Denge Savaşçıları
Posted: Wed May 20, 2009 12:27 am
Bölüm 1 : Uyarı
Noraid irkilerek kulübedeki odasında uyandı.
Korudaki ilk günleri sakin geçmişti; Başdruid efendi Joras'ın himayesinde olmak ona güven ve umut aşılasa da geceleri kendiyle başbaşaydı.
"Artık çocuk değilsin." Demişti Joras ona. "Doğa ruhları ile konuşabiliyorsun oğlum. Geleceğin parlak olmalı."
"Evet efendim." Demişti Joras. Toprağı arındıracaktı. Tüm hayatını bu uğurda feda etmişti. Doğanın hizmetkarlığı zor ama 'eğer başırabilirse' sonsuz bir umut sağlayacak kutsal bir görevdi.
Kalktı; cüppesini ve asasını kuşanarak çıktı orman koruluğuna.
Efendi Joras etrafta görünmüyordu. Nerede olduğu bilinmezdi. Yaşlı druid o kadar fazla süredir bu topraklardaydı ki, artık diyarla bir bütün olmuştu.
"Nasıl olsa beni bulacaktır" diye düşündü Noraid. Bu sırada yanına Gelaith gelmişti.
"Sonunda uyandın." Dedi. Gelaith belki bir asırdır buralarda dolanan bir elf korucusuydu. Gümüş yayı ve oklarıyla korunun kıdemli askerlerinden biriydi.
"Evet...Aynı rüyayı gördüm."
"İblisi mi?
"Evet..." Noraid asasına dayanarak rüzgarı ve ağaçları dinledi. Cevap vermediler.
"Bir uyarı olabilir mi?"
"Ã?yleyse bile neden bana geldi? Efendi Joras'ın bile bundan haberi yok."
"Onun herşeyden haberi var Noraid. Ã?ğrencisinin rüyalarını da elbet görebilir."
Noraid başını salladı. "Haklısın. Neler olduğundan haberi vardır."
"Değişen birşeyler var. Bunu ben bile farkediyorum. " Dedi elf ve zarif yürüyüşüyle uzaklaştı.
Genç druid düşündü : "Uyarı öyle mi? O iblis neyin uyarısı olabilir?"
Noraid düşünürken cüppesinin etekleri rüzgarda dalgalandı; meşe asasına baktı. Yıllar önce Efendi Joras vermişti bunu ona. "İçindeki tılsımı zamanla çözeceksin" demişti. Genç druid henüz bunu öğrenemese de asasının asaleti ona kuvvet veriyordu.
"Belki de..." Dedi druid. "Belki de efendinin bahsettiği tehlikeler bunlardır."
"Doğa herzaman düzen içinde kalamıyor." Demişti yaşlı druid. "Her zaman tehdit altındadır. Dengeyi sağlamak bizim görevimiz..."
Yer sarsıldı; fakat Noraid korkmamıştı. "Efendi Joras" dedi.
ak sakallı druid çok yaşlıydı. Genel olarak çağırdığı doğa elementlerinin üzerinde yolculuk ederdi.
Bu kez de dev bir "toprak ruhunun" omzuna binmiş, heybetle geliyordu. Ã?ğrencisini görünce gülümsedi.
"Selam Noraid." Dedi kısık sesiyle.
Noraid saygıyla eğildi. "Selam sana efendi Joras."
"Düşünceli görünüyorsun evlat."
"Sana birşey danışmam gerek..."
"şimdi olmaz." Diye kestirip attı yaşlı adam. "Gece konuşuruz. Güneyde bazı orklar avlanıyorlar. Sayıları oldukça fazla ve vahşilikleri bölgeyi rahatsız ediyor. Onları birşekilde uzaklaştırmalıyız. Korucuları gönderirdim; ama sanırım senin gitmen daha faydalı olur."
"Pekala. Fazla uzun sürmeyecek efendim..."
Yaşlı druid gitmişti bile. Devasa toprak ruhunun attığıadımlar yeri titrtmeye devam etti.
Devam edeceğim.
Noraid irkilerek kulübedeki odasında uyandı.
Korudaki ilk günleri sakin geçmişti; Başdruid efendi Joras'ın himayesinde olmak ona güven ve umut aşılasa da geceleri kendiyle başbaşaydı.
"Artık çocuk değilsin." Demişti Joras ona. "Doğa ruhları ile konuşabiliyorsun oğlum. Geleceğin parlak olmalı."
"Evet efendim." Demişti Joras. Toprağı arındıracaktı. Tüm hayatını bu uğurda feda etmişti. Doğanın hizmetkarlığı zor ama 'eğer başırabilirse' sonsuz bir umut sağlayacak kutsal bir görevdi.
Kalktı; cüppesini ve asasını kuşanarak çıktı orman koruluğuna.
Efendi Joras etrafta görünmüyordu. Nerede olduğu bilinmezdi. Yaşlı druid o kadar fazla süredir bu topraklardaydı ki, artık diyarla bir bütün olmuştu.
"Nasıl olsa beni bulacaktır" diye düşündü Noraid. Bu sırada yanına Gelaith gelmişti.
"Sonunda uyandın." Dedi. Gelaith belki bir asırdır buralarda dolanan bir elf korucusuydu. Gümüş yayı ve oklarıyla korunun kıdemli askerlerinden biriydi.
"Evet...Aynı rüyayı gördüm."
"İblisi mi?
"Evet..." Noraid asasına dayanarak rüzgarı ve ağaçları dinledi. Cevap vermediler.
"Bir uyarı olabilir mi?"
"Ã?yleyse bile neden bana geldi? Efendi Joras'ın bile bundan haberi yok."
"Onun herşeyden haberi var Noraid. Ã?ğrencisinin rüyalarını da elbet görebilir."
Noraid başını salladı. "Haklısın. Neler olduğundan haberi vardır."
"Değişen birşeyler var. Bunu ben bile farkediyorum. " Dedi elf ve zarif yürüyüşüyle uzaklaştı.
Genç druid düşündü : "Uyarı öyle mi? O iblis neyin uyarısı olabilir?"
Noraid düşünürken cüppesinin etekleri rüzgarda dalgalandı; meşe asasına baktı. Yıllar önce Efendi Joras vermişti bunu ona. "İçindeki tılsımı zamanla çözeceksin" demişti. Genç druid henüz bunu öğrenemese de asasının asaleti ona kuvvet veriyordu.
"Belki de..." Dedi druid. "Belki de efendinin bahsettiği tehlikeler bunlardır."
"Doğa herzaman düzen içinde kalamıyor." Demişti yaşlı druid. "Her zaman tehdit altındadır. Dengeyi sağlamak bizim görevimiz..."
Yer sarsıldı; fakat Noraid korkmamıştı. "Efendi Joras" dedi.
ak sakallı druid çok yaşlıydı. Genel olarak çağırdığı doğa elementlerinin üzerinde yolculuk ederdi.
Bu kez de dev bir "toprak ruhunun" omzuna binmiş, heybetle geliyordu. Ã?ğrencisini görünce gülümsedi.
"Selam Noraid." Dedi kısık sesiyle.
Noraid saygıyla eğildi. "Selam sana efendi Joras."
"Düşünceli görünüyorsun evlat."
"Sana birşey danışmam gerek..."
"şimdi olmaz." Diye kestirip attı yaşlı adam. "Gece konuşuruz. Güneyde bazı orklar avlanıyorlar. Sayıları oldukça fazla ve vahşilikleri bölgeyi rahatsız ediyor. Onları birşekilde uzaklaştırmalıyız. Korucuları gönderirdim; ama sanırım senin gitmen daha faydalı olur."
"Pekala. Fazla uzun sürmeyecek efendim..."
Yaşlı druid gitmişti bile. Devasa toprak ruhunun attığıadımlar yeri titrtmeye devam etti.
Devam edeceğim.