X-WORLD: LYDRONK STRIKES BACK!

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Post Reply
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

X-WORLD: LYDRONK STRIKES BACK!

Post by catboy »

X-WORLD: LYDRONK STRIKES BACK!

Mavi sakalını kaşırken geğirmeyi de ihmal etmeyen Lydronk adamlarına seslendi. Geminin yalpalanması midesini bulandırsa da şikâyet etmemeye dikkat ediyordu bu konuda, ama yatağının içinden fırlamış çiviler şikâyet nedeni olabilirdi.

Lydronk adamlarından ses seda çıkmayınca güverteye çıkmaya karar verdi. Gemisi İzmir kıyılarına varmak üzeredeydi. Konteynırlara yüklenen eşyaların listesini kontrol eden tayfasına: “Beni duymazlığa gelmeye utanmıyor musunuz, eşek çuvalı?” diye ensesine vurdu.

Tayfası enseye aldığı darbeyle elindeki kağıda yapışan sümüğü hemen çıkartmaya çalıştı ama tam tersi iyice kağıda dağıldı. Tayfa: “Özgünüm, Kaptan! Sadece listede bir yanlışlık olduğunu düşünüyordum.” diye belirtti.

“Ben Mavi Sakal Kaptan Lydronk, suların imparatoru, dalgaların hâkimi. Bu listeyi oluşturan benim, sen bana ne demek istiyorsun, iskemle beyinli?” diye kükredi Lydronk.
“Bilmiyordum efendim, sadece silahları nasıl kek hamuru olarak gösterebildiğinizi anlayamamıştım.” dedi tayfa ağlayarak.

Lydronk, güverteye çıkan diğer tayfalarına: “Benim sümüklü bebelere ihtiyacım yok, atın bunu denize. Belki sahil güvenlik bulur da bir güzel dayak atar.” dedi.

“Sahil güvenlik ne diye dayak atsın ki bana?” dedi kafası karışan tayfa.

“Ã?ünkü seni ülkelerine küfür ederek hareket çeken bir zenci sanacaklar. Hangi milletten olduğunu anlayana kadar da artık ne yaparlar bilemem.”

“Ama ben zenci değilim ki hem ne diye küfür edeyim durduk yere.”

“Daha fazla açıklama yapmam gerekecek mi? Atın artık şu geveze serçeyi denizin bağrına!”

Diğer tayfalar, sümüklü tayfayı Lydronk’un isteği doğrultusunda denize atıverdiler bir saniye bile düşünmeden. Denize düşen tayfa çırpınırken Lydronk’un gemisi uzaklaşmaktaydı

“Sahil güvenlik dayağı hususunda şaka yapıyordunuz değil mi, kaptan?” dedi tayfalardan biri kaptanın omzuna şakadan vururken.

Lydronk birden cebinden çıkardığı gümüş tabancayı sırıtık tayfanın alnına doğrulttu: “Sence şaka yapan bir halim mi vardı?”

Gümüş mermi kafatasına yerleştikten sonra sırıtık tayfayı da denize attılar.

Lydronk: “İşte uzun zamandır bu anı bekliyordum.” diye bağırırken etrafını askerlerin sardığını fark etti. Helikopterler, tekneler geminin etrafını kuşatıyordu. Lydronk şaşırarak: “Benim döndüğümü nereden öğrendiler ki?” diye sordu.

Arkasındaki tayfalar da yavaşça yok olurken yaşlı bir adam ortaya çıktı. Lydronk: “Dwaxer, oyuncakçı dedenin ne işi ola ki bu engin denizlerde?” diye bağırdı.

“Zihin benim alanımdır ve engin denizlere yer yoktur.” dedi kısaca Dwaxer.

Helikopterler ve tekneler de Dwaxer’in zihin oyunlardandı, Lydronk bunu sezdiğinde Dwaxer’e: “Benim irademle baş edemezsin.” diye kükredi. Sol elini ileri uzatıp: “Artık sen zıplayan bir topsun.” dedi ve bir süre sonra Dwaxer durmaksızın hoplayıp zıplamaya başladı.

Lydronk, gümüş tabancasıyla Dwaxer’i vurmaya hazırlanıyordu ki tabancası tahtaya dönüverdi: “Darkgnome, ünlü element dönüştürücü de burada imiş!”

Darkgnome eline aldığı tahta sopayı demire dönüştürdükten sonra Lydronk’un kafasına indirdi: “Doğru bildin!”

Lydronk ayağa kalkarak: “Bu sopayı bence kendi kafana burmak istiyorsun!” diye bağırdı ve Darkgnome demir sopayı kafasına indirirken bir çift silah sesi duyuldu ve demir sopa Darkgnome’un elinden düşüverdi.

Mark tabancalarını Lydronk’a doğrulturken: “Kimsenin kafasına demir bir sopa inmeyecek bugün.” diye uyardı.

“Elindeki taze muzları yemeye ne dersin?” diye önerdi Lydronk da. Mark tabancalarını ısırmayı denerken Darkgnome yere düşen demir sopasının peşindeydi kendi kafasına vurmak için.

Bedenini saran elektrikle ortaya çıkan Clicks: “Beni yenmek için tüm suları başıma yıkman gerekecek ama, ben kolay lokma değilim.” diye uyarısını yaptı.

“Kolay lokma olmaman yemek borusundan geçemeyeceğin anlamına gelmiyor.” dedi gülümseyerek Lydronk ve arkasında tuttuğu bir kova suyu çıkardı. Clicks’e fırlattığında ise bedenini elektrikle donatan Clicks bir kova suya bile dayanamadı ve yere yıkıldı.

“Silah ticareti yapmak için yanlış yere geldin!” dedi Efla. Efla’nın yanında duran Firble: “Yeniden savaş çıkarmana müsaade etmeyeceğiz. Senin yüzünden çok canlar yandı. Bir daha silah satmana izin veremeyiz.” diye belirtti.

“Zihni sonsuzlukta dolaşan Efla ile yalan metrede çığır açan Firble de buradaymış. Ne yapacaksın Efla, matematik sorusu mu soracaksın bana? Ya da sen Firble yalanlarımı mı bulmaya çalışacaksın?”

Bir helikopter sesi duyulduğunda: “Sanırım bu Dwaxer’in oyunlardan olamaz.” diye düşündü Lydronk. Ã?ünkü Dwaxer hala hoplamaktaydı.

General Sacokhan helikopterini geminin üzerinden uçururken: “Kaptan Lydronk, bu ülkeye girmen yasaklanmıştı. Hala ne diye buraya girmek için kurnazlıklarla uğraşmaktasın?” diye seslendi.

“General piyonlarını çek de öyle konuşalım?” diye önerdi Lydronk.

O sırada bir çarpma sesi Darkgnome’un amacına ulaştığını gösteriyordu. Demir sopa Lydronk’un ayaklarına yuvarlanmıştı. Sopayı eline alan Lydronk: “Artık ben geri döndüm.” diye haykırdı. Ama unuttuğu şey yerlerin ıslak olmasıydı ve ayağı kayan Lydronk kafasına demir sopayı yiyiverdi.

Firble yardım etmek için adım attığında ise Efla durdurdu: “Dur, sakın yapma!”

“Neden? Bizler iyi biriyiz, o kötü biri olsa bile adil bir şekilde yargılanmayı hak ediyor.”

“Ondan demiyorum, yukarıdan bir şey gelecek.”

“Tanrı elini mi uzatacak?” dedi Clicks sinirle hala bedeninin çarpan elektrikle uğraşırken.

“Hayır, ilahi bir güç değil. Sadece bir doğa olayı!” diye karşılık verdi Efla.

Bir yıldırım Lydronk’un tam arkasına düştü ve Lydronk yıldırımın açtığı delikten aşağıya yuvarlandı: “Bu haksızlık, kimse benim güçlerimle başa çıkamaz. Senarist taraf tutuyor.”

General Sacokhan helikopteri gemiye indirdikten sonra: “Lydronk’u tesisimize kapatacağız.” diye bilgilendirdi.

“Adil yargılanmayı hak etmiyor mu?” diye sordu Firble.

“Kendi silahlarını yemeye mahkûm bırakılmış arkadaşına bir danışmamı istemezsin herhalde bu konuda.” dedi Sacokhan ve Firble’nin yanından ayrıldı.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests