Page 1 of 11

Kara Toprak

Posted: Mon Dec 21, 2009 2:33 am
by yeminer
Uzun süredir sessizdi diyar. Herkes kendi derdine düşmüştü. Geçiş tamamlandıktan sonra ne büyük lordlar kalmıştı, ne de büyük savaşçılar. Bir çokları yok olmuşlardı yeni dünyaya geçerken ve geriye kalanlarsa başlarını sokabilecekleri bir yer derdine düşmüşlerdi.

Archi de onlardan biriydi. Üzerinden yıllar geçmişti büyük yıkımın ama hala izleri tazeydi bu göçebe halk üzerinde. Eski dünyanın ihtişamı hala akıllardaydı ama şimdi ellerinde olanlarla idare etmeyi öğrenmiştiler.

Achi bir zamanlar olduğu kişi olmaktan çıkmış, yeni bir kişi olmuştu. Artık yaşamak için ne gerekiyorsa onu yapıyordu.

Yıkımdan ve göçten sonra insanlar tarafından sahip çıkılmış ve bu şekilde genç bir delikanlı olmayı başarmıştı bu zorlu diyarda. Sakın küçümsemeyin, koca koca savaşçıların başaramadığı birşeydi bu diyarda hayatta kalmak.

Ve şimdi birkaç arkadaşı ile birlikte ilk geçişin olduğu tepeden sadece 200 merte uzakta, hakim bir tepenin üzerindeki iki katlı hanı tamamlamıştı. O geçişten beri insanlar çok fazla uzaklaşamamıştı buradan. İnsanların birlik olduğu, güvenli olduğu yer neredeyse tek yer burasıydı ve buradaki ilk hanı da Archi açıyordu.

Eski diyardaki kadim Kara Toprak hanına özenti gibi görünse de yeni dünyanın ilk hanına Kara Toprak adını vermeyi uygun görmüştü genç hancı.

Genç archi tezgahın başına geçti ve gelecek müşterileri beklemeye başladı. Her müşteri onun için bir dünyaydı. Herkes hanlara kendi hikayesi ile gelir, ona birşeyler katar ve giderdi. Akıllı bir hancının kulağı delik olmalıydı.

Archi deneyimli bir hancı değildi ancak bir hanın satılan biralarla değil öğrenilen ve satılan bilgilerle büyüyüp gelişeceğini düşünüyordu.

..

Posted: Mon Dec 21, 2009 3:23 am
by scythe
genç adam içeri girdi..zayıflıktan çökmüş yanakları,seyrek saçları ve haftalardır kesmediği kirli sakallarıyla, herşeyiyle yeni olan mekanla müthiş bir tezat oluşturuyordu..elinde tuttuğu gümüş bir parayla tezgaha doğru ilerledi..Archi kendisini tuhaf bakışlarla süzmekteydi..bakışlara aldırmadan yüksek tabürelerden birine oturdu..parayı tezgaha yavaşça bıraktı..

"bir bardak soğuk su" dedi..

Posted: Mon Dec 21, 2009 3:29 am
by yeminer
İlk müşterim diye içini çek Archi, genç adamın perişan haline bakılırsa çok uzun süre de müşteri olabilecek biri de değildi.

Ama gelip tezgahın üzerine bir gümüşlük bıraktığında Archinin gözleri hafiften büyüdü. Bu pejmürde adamın parası vardı anlaşılan ve ne istemişti öyle, su?

"Selam yolcu, hanıma hoş geldin." dedi hemen. Müşteriler ilgisiz bırakılmamalıydı. Her ne kadar garip de olsa müşteri ne isterse haklıdır kabilinden bir kupa su verdi Archi genç adama ve istemeden de olsa gümüşlüğü alıp birsürü bozukluğunu emecek parayı cebine attı. Ama henüz erkendi. Elbet daha içer diye düşündü ve yüzünde hafif bir gülümsemeyle.

"Halin pek iyi görünmüyor yolcu, dışarılardan mı geliyorsun?" dedi.

..

Posted: Mon Dec 21, 2009 3:40 am
by scythe
"gizli bi geçidin falan mı var,her gelen dışardan gelmez mi zaten"

güldü..ne kadar zamandır birisiyle konuşmamıştı..halbuki insanlarla konuşmayı ne kadar da severdi..günlerdir yürüdüğü yolların nereye gittiğini bilmeden yürümüştü ve dönüp dolaşıp yine aynı tepeye gelmişti..ama bu sefer tepe ıssız değildi,güzel bi han inşa edilmişti..bozuklukların hepsini geri uzattı..

"burda kalcam bu gece" dedi. "yeter mi? ne kadar yeterse o kadar kalcam..bakarsın param bitene kadar müşterilerin gelir de sen de bi işçiye ihtiyaç duyarsın"

çok arsız bi iş teklifiydi ama artık yalnız olmaktan sıkılmıştı..bi şekilde insanlarla konuşmayı içiçe olmayı özlemişti..

Posted: Mon Dec 21, 2009 3:46 am
by yeminer
Bir gümüşlük bir gümüşlüktür dedi içinden Archi.

Espirili bir adama benziyor.

"Sorma zaten hepimiz koca bi delikten gelmedik mi bu dünyaya" dedi genç hancı. Bazılarına göre biraz uygunsuz düşebilirdi ama sonuçta herkes bu dünyaya açılan o portaldan gelmişti. Müşteri başka birşey anlarsa o onun içinin fesatlığıydı.

"İşler kesat bu aralar yabancı, seni işe alırım ama karın tokluğuna çalışırsın başlarda. Tabi bir de müşterilerden ne kadar bahşiş alabilirsen" dedi gülerek.

Bahşiş vereceklerini sanmıyordu Archi hiçbir müşterinin bu sıkıntılı zamanlarda ama adamın gözünü korkutmayayım dedi. Hanı çekip çevirmek için bi genç el işe yarardı.

"Çok mu uzaklara gittin yabancı?" dedi Archi ve yabancının adını bilmediğini farketti. Çok mu acele ettim acaba diye düşündü içinden ama ne olabilirdi ki.

"Bu arada adın ne?"

Posted: Mon Dec 21, 2009 3:56 am
by WeS_DeX
Ahh diyar!... dedi ve iç çekti Donaef Loaroam. Ne kadar da özlemişti buraları böyle. Uzun, çok uzun zaman olmuştu buralardan gideli. Gitmek istediginden degildi bu gidiş...Bu gidiş mecburiyettendi. Etrafına baktı, doganın güzelliğini süzdü, bir yandan yürürken bir yandan da şarkı söylemeye başladı sessizce. Su diyardaki tek kirlilik gırtlagından cıkan her kelimeydi belkide, fakat yine de şarkısını söylemeye devam etti içindeki heyecanla birlikte.

Gece olur fırtınalar baslar denizlerde
Gündüz olur korkular biter, güneşin ışığı vurur güverteye
Ahh nerde eski kokular, eski dostlar
İcelim hep beraber, serefe dostlar
Bırakın alsın rüzgar düsünceleri
Bırakın geride kalsın eski anılar

..

Posted: Mon Dec 21, 2009 3:57 am
by scythe
yine güldü..ortam öyle sıcaktı ki ilk seferki gibi tedirgin değildi gülümsemesi bu sefer

"inan ki bilmiyorum ne kadar uzağa gittiğimi..geçitten çıktım yürüdüm yürüdüm yine buraya geldim..tozlu topraklı yollarda canlılık adına hiç bir şeye denk gelmedim..ya ben yanlış yerlerde yürüdüm ya da ölü yahu burası"

doğruldu yerinde,Archi'nin yüzüne baktı..

"anlaştık" dedi "müşteriler artarsa yine gelirim ama yanına"

"böyle saçla sakalla çalışabilir miyim,yoksa güzel şeyler mi vereceksin bana..bu arada ismim Salmir..patron da derim ama senin de adını merak ettim"

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:05 am
by yeminer
"Evet bu sakallarla çalışamazsın. Benim traş bıçağımı vereyim sana. Bi traş ol. Giysi konusunda da çok birşey yapamam şimdilik ama bi önlük veririm idare eder." dedi Archi.

İlk çalışanını almıştı işe. "Daha müşteri gelmeden kadro genişletmeye başladık ama sonumuz hayrola " diye düşündü genç adam.

"Gel bakalım Salmir, şurada üstünü başını düzelt" dedi genç adama ve tezgahın arkasından mutfağüa geçen kapıdan içeri yolladı.

"Acele et ama, müşteri gelirse bomboş durmasını istemiyorum hanın" diye ekledi aceleyle.

Bu adam ortalıkla iligli bilgi sahibi olmuştu. Archi henüz hiç bu kanyondan dışarı çıkmamıştı. Ama çıkan birileri müşterilerinin işine yarardı.

..

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:15 am
by scythe
mutfağın arkasındaki küçük bölmeye geçti -Archi orayı göstermişti-.elbiseler için askı,traş olması için bıçaklar ve küçük bir sandalye vardı..

"ne güzel" diye düşündü.."ne kadar sade,ne kadar güzel ve ne kadar normal bi hayat..nihayet"

traş oldu..mutfakta dolaştı..neyi nasıl kullanabilir diye düzenine baktı..üzerine siyah bir önlük geçirip salona çıktı..biraz üşüyordu ama kesilen sakallarla birlikte derin gamzeleri de açığa çıkmıştı..kesinlikle hoş bir garson olacaktı..pek yakışıklı olmasa da..

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:18 am
by Alenthas
Kapıyı umduğundan daha da sert açmıştı, kapı hızlıca duvara çarptığında suratını ekşitti. "Hay aksi. Kusura bakmayın." deyip bara doğru kısa ve dikkatli adımlarla yürüdü, fakat ona rağmen sarhoş olduğu belli oluyordu.

Dikkatlice bir tabureye oturdu. "Muhtemelen ne istediğimi soracaksın. Biliyorum, para harcamayan müşteri kötü müşteridir ama şöyle bir oturup soluklanmak, iki lakırtı edip kalkmak için geldim hancı. Bir yere gittiğim yok zaten. Alkol stoğum da bitmek üzere. Bol bol gelip para harcayacağıma emin olabilirsin, içini ferah tut.

"Bu arada ben Alenthas."

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:25 am
by WeS_DeX
Sarkısını yarıda kesti Donaef Loaroam. Tepede az ileride gördügü yer bir handı. Buraya bir han açıldığını bilmiyordum dedi ve yorgun bacaklarının uzunca bir dinlenmeye ihtiyacı olduğunu farketti. Hem mideside boştu bu korsanın. Hanın önünde durdu yukardaki tabela ona tanıdık gelmişti. Hemde çok tanıdık gelmişti "Kara Toprak" demek ha?

İceriye ilk adımını attı. Sonra ikinci adımını attı daha dikkatli bir sekilde. Ferah bir havası vardı hanın. Hem sakindi de, bu sakinlik hosuna gitti ve adımlarına devam ederek tezgaha dogru yürüdü. Kösedeki taburenin üzerine oturup derin bir nefes cekti. "Su yorgun korsan bozuntusu midesine bir adet bira indirse hicte fena olmaz hancı başı" diyerek hafif yüksek bir sesle seslendi. Yakısıklı ve ince yüz hatlarına sahipti Donaef Loaroam. Böyle temiz bir yüzle korsan olmak hicte kolay olmamıstı baslarda, fakat sonralardan yapması gerekeni eksiksiz yaptıgı icin sorun diye bir sey kalmamıstı uzun yıllar boyunca.

Kafasındaki koyu yeşil rengindeki bandanayı cıkardı ve uzun saclarının rahatladığını hissetti. Bir kaç kisi daha vardı kendisinin dışında.

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:37 am
by yeminer
AlenthasLeasess wrote:Kapıyı umduğundan daha da sert açmıştı, kapı hızlıca duvara çarptığında suratını ekşitti. "Hay aksi. Kusura bakmayın." deyip bara doğru kısa ve dikkatli adımlarla yürüdü, fakat ona rağmen sarhoş olduğu belli oluyordu.

Dikkatlice bir tabureye oturdu. "Muhtemelen ne istediğimi soracaksın. Biliyorum, para harcamayan müşteri kötü müşteridir ama şöyle bir oturup soluklanmak, iki lakırtı edip kalkmak için geldim hancı. Bir yere gittiğim yok zaten. Alkol stoğum da bitmek üzere. Bol bol gelip para harcayacağıma emin olabilirsin, içini ferah tut.

"Bu arada ben Alenthas."
Archi kapının öylece duvara vurulmasından hiç hoşlanmamıştı aslında ama bundan şikayetçi olacak hali de yoktu.

"Hoş geldin dostum" dedi hancı. Adam sarhoştu ve potansiyel iyi müşteriydi. Ã?rkütmenin anlamı yok hem muhabbet de iyi olur dedi içinden.

"Ã?ekinme otur" dedi Archi ve ayakta dikilip sakallarından arınmış Salmir'e göz ucuyla ne dolanıyon oralarda. İş bul kendine der gibi bir bakış attı. Adamın bişeyler yapıyo gibi durması lazımdı en azından.

"Bu bira benden olsun, muhabbet edecek kişi lazım zaten" dedi Archi yeni doldurduğu buz gibi birayı yeni müşterinin önüne koyarken.

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:40 am
by yeminer
WeS_DeX wrote:Sarkısını yarıda kesti Donaef Loaroam. Tepede az ileride gördügü yer bir handı. Buraya bir han açıldığını bilmiyordum dedi ve yorgun bacaklarının uzunca bir dinlenmeye ihtiyacı olduğunu farketti. Hem mideside boştu bu korsanın. Hanın önünde durdu yukardaki tabela ona tanıdık gelmişti. Hemde çok tanıdık gelmişti "Kara Toprak" demek ha?

İceriye ilk adımını attı. Sonra ikinci adımını attı daha dikkatli bir sekilde. Ferah bir havası vardı hanın. Hem sakindi de, bu sakinlik hosuna gitti ve adımlarına devam ederek tezgaha dogru yürüdü. Kösedeki taburenin üzerine oturup derin bir nefes cekti. "Su yorgun korsan bozuntusu midesine bir adet bira indirse hicte fena olmaz hancı başı" diyerek hafif yüksek bir sesle seslendi. Yakısıklı ve ince yüz hatlarına sahipti Donaef Loaroam. Böyle temiz bir yüzle korsan olmak hicte kolay olmamıstı baslarda, fakat sonralardan yapması gerekeni eksiksiz yaptıgı icin sorun diye bir sey kalmamıstı uzun yıllar boyunca.

Kafasındaki koyu yeşil rengindeki bandanayı cıkardı ve uzun saclarının rahatladığını hissetti. Bir kaç kisi daha vardı kendisinin dışında.
Sarhoşa bir göz attı Archi, muhabbet edecek birine benziyordu ama müşteriye birasını acilen vermek gerekiyordu.

"Hoş geldin Kara Toprak hanına yabancı. Burada aradığın herşeyi bulabilirsin" dedi imalı bir sözle. Bilginin aktığı bir yer olmasını istiyordu buranın ve anlaşılan bu yabancı da muhabbet etmeye gönüllüydü.

Fıçıdan doldurduğu birayı müşteriye verirken ekledi.

"Keyfini çıkart"

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:54 am
by Alenthas
"İyi adammışsın hancı." dedi Alenthas. "Bu arada. Adını sormayacağım ama, sana ne diye hitab etmemi istersin?" Birasından küçük bir yudum aldı.

Posted: Mon Dec 21, 2009 4:58 am
by WeS_DeX
Uzun zamandır yürümenin verdigi yorgunluk ve susuzluktan dolayı birayı hemen mideye indirmeye basladı. Yarısında bardağı tezgaha koydu ve yan taraftaki iki adamı süzdü.
"Hoş geldin Kara Toprak hanına yabancı. Burada aradığın herşeyi bulabilirsin" dedi imalı bir sözle. Bilginin aktığı bir yer olmasını istiyordu buranın ve anlaşılan bu yabancı da muhabbet etmeye gönüllüydü.

Fıçıdan doldurduğu birayı müşteriye verirken ekledi.

"Keyfini çıkart"
Hancıya baktı "Kara Toprak demek ha? Bu isim bana tanıdık geliyor hancı başı. Eskileri çağırıştırıyor bana. Belki eskiden bu isimde bir barda oturup eglenmiştim, içmiştim, yemiştim ve uyumuştum günlerce. Belki de bunların hepsi hafızamın bana oynadığı lanet oyunlardan birisi." dedi sakince ve ekledi "Burada aradığım herseyi bulabilirim demek hahaha. O zaman su boş midemi, yiyecek birseylerle doldurabilirim demek oluyor bu. Ne olursa Hancı Başı, ne olursa kabul ederim yeterki su migdeye bir seyler girsin!" dedi ve kesesinden bir gümüş para ve 5 adet ceyreklik cıkardı tezgaha koydu. "Umarım bir porsiyon yemek ve yanında bir adet daha biraya yetiyordur." dedi gülümseyerek. Korsan olarak geçirdiği günlerden dolayı oldukça parası vardı Donaef Loaroam'ın.