...Ölülerin Bekçisi - Özgür Bir Adam...Yorumlar
...Ölülerin Bekçisi - Özgür Bir Adam...Yorumlar
Yorumlarınızı bekliyorum. Ölülerin Bekçisi benim ilk hikayemdir, ona geri dönüş yaptım bu sefer farklı bir yönden işliyorum bekçiyi geçmişin gölgesinde kalmasa da... Greece ,iki günde bir yazmaya çalışacağım bir öykü dizisi olacak.
Takibinizi bekliyorum teşekkürler...
Takibinizi bekliyorum teşekkürler...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Güzel bir betimleme Efla bunu sevdim =)
Yorumun için teşekkürler gerçekten, Greece nedir ya da ne değildir ileride gerçekten ortaya çıkacaktır belki de çıkmayacaktır. Bunu göreceğiz... =)
Tekrardan teşekkürler...
Yorumun için teşekkürler gerçekten, Greece nedir ya da ne değildir ileride gerçekten ortaya çıkacaktır belki de çıkmayacaktır. Bunu göreceğiz... =)
Tekrardan teşekkürler...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Ã?yle çok da zerzavata ihtiyaç duymadan işini halleden bi kahramana benziyor. Hançer, kukri, el ayak kafa göz kafi zaten, gönüllü bir keşiş olan, bana göre..
Benziyor diyorum; Walter'in öykülerinde merakta bırakma burada da var alenen..
Neden ölüler mesela, niye mahlle bekçisi değil..? Ne diye lanetlenmiş..?
Olayların betimlemesi yetmiyor bir de sonrasını, öncesini merak ediyor insan..
Aşağıdaki notun rivayetine binaen; seriymiş madem bakalım bir sonraki yazıda ne cevaplar ve ne gibi yeni sorularla karşılaşacağız..
Kalemine kudret..
Benziyor diyorum; Walter'in öykülerinde merakta bırakma burada da var alenen..
Neden ölüler mesela, niye mahlle bekçisi değil..? Ne diye lanetlenmiş..?
Olayların betimlemesi yetmiyor bir de sonrasını, öncesini merak ediyor insan..
Aşağıdaki notun rivayetine binaen; seriymiş madem bakalım bir sonraki yazıda ne cevaplar ve ne gibi yeni sorularla karşılaşacağız..
Kalemine kudret..
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Mekanı ve kişileri tasvirini zaten çok beğeniyordum. Burada da aynısını görmek beni hiç şaşırtmadı açıkçası. Yine mekan ve kişiler tam olarak karşımdaydı. Ve evet merak unsuru oldukça fazla. İleriki bölümlerde belki nedenlerini öğreneceğiz onun için birşey demiyorum. Güzel bir başlangıç yapmışsın. Devamı da istediğin ölçüde güzel olur umarım..
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

Bak gene yapmış, şimdi bu Zeyd de kim gel de merak etme arkadaş..
Kahramanın ölüm ve yaşam dengesi üzerine telakkileri de hoşuma gitmedi değil, çok çekmiş zamanında belli, dertli adamın hali bi başka canım..
Bi de bu kahraman keşiş çıkmış olsaydı gör bak bendeki sevinci..
Kahramanın ölüm ve yaşam dengesi üzerine telakkileri de hoşuma gitmedi değil, çok çekmiş zamanında belli, dertli adamın hali bi başka canım..
Bi de bu kahraman keşiş çıkmış olsaydı gör bak bendeki sevinci..
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
Yorumlar için teşekkürler arkadaşlar, Yeni bölümü de bugün ekledim. Yorumlarınızı bekliyorum. Yanlış veya saçma gördüğünüz kısımları da eleştirin arkadaşlar. Özgür bir adamın yürüyüşüne bir bakın bakalım...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Zeyd'imiz meğer buradaymış:
http://www.frpworld.com/modules.php?nam ... pic&t=8386
"Geçmişi gören" ve "Geçmişi yaşayan" olan iki kahramanın karşılaşması da bir o kadar epik bir olay Walter'ın kurgusundaki evrende anlaşılan..
Bir nevi herkül-zeyna, buffy-angel karşılaşmaları gibi farklı iki destansı karakter karşılaşır.. Lirik bir vedayla - Ã?öl rüzgarlarıyla taşınan bir veda'yla - son bulmak yakışırdı elbet buna da..
Karakterlerin ait olduğu kurgudaki destansılığına, önemine binaen bu yorum kaleme alınmıştır..
kırçıklı pembe karanfil..
http://www.frpworld.com/modules.php?nam ... pic&t=8386
"Geçmişi gören" ve "Geçmişi yaşayan" olan iki kahramanın karşılaşması da bir o kadar epik bir olay Walter'ın kurgusundaki evrende anlaşılan..
Bir nevi herkül-zeyna, buffy-angel karşılaşmaları gibi farklı iki destansı karakter karşılaşır.. Lirik bir vedayla - Ã?öl rüzgarlarıyla taşınan bir veda'yla - son bulmak yakışırdı elbet buna da..
Karakterlerin ait olduğu kurgudaki destansılığına, önemine binaen bu yorum kaleme alınmıştır..
kırçıklı pembe karanfil..
<div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlığın kendinden başka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
Görünüşe göre Greece epey güçlü bir karakter. Bu duruma da epey alışmış gibi görünüyor. Pek ciddi bir rakiple karşılaşmıyor. Aslında bu dövüşleri oldukça sinematik ve ilginç yapıyor. Ama belki de karakterimizn bu denli giçlü olması bizde merak duygusunun kuvvetlenmesini engelliyor. Yani bir şekilde son sözü söyleyen ve yenen bir karakter olduğundan pek zor bir durumda kalmıyor.
Bir şekilde kendi kafasında bir iyilik ve düzen anlayışı oturtmuş. Uguladığı yöntemler bana göre tamamen kötü olsa da (evil manasında kötü) kendisine göre bazı değerleri var. Açıkçası ben böyle karakterlerin gerçek felsefi çelişkiler yaşamasını seviyorum.
Zeydi bilmediğim için karşılaşma sıradan bir karşılaşma gibi gelmişti. Daha sonra devreye gireceğini düşünüyordum. Aslında bu tarz hikayeler arası konuk oyuncuları çok severim.
Biraz epik bir hikaye olmuş. Ben epik hikayelerdeki epik karakterleri daha sıkıcı bulurum. Daha çok sıradan karakterleri severim. Burada da şimdilik çocuk ilgimi çekiyor özellikle ruh hali. Ruh hali hakkında daha fazsla şey görmek isteyebilirdim belki çocuğun. Neticede bir çocuğun o kadar şeyi birden görüp
sonra normal yaşamına devam etmesi de zor olurdu. Muhtemelen bir psikolojik rahatsızlık çıakrdı.
Bir şekilde kendi kafasında bir iyilik ve düzen anlayışı oturtmuş. Uguladığı yöntemler bana göre tamamen kötü olsa da (evil manasında kötü) kendisine göre bazı değerleri var. Açıkçası ben böyle karakterlerin gerçek felsefi çelişkiler yaşamasını seviyorum.
Zeydi bilmediğim için karşılaşma sıradan bir karşılaşma gibi gelmişti. Daha sonra devreye gireceğini düşünüyordum. Aslında bu tarz hikayeler arası konuk oyuncuları çok severim.
Biraz epik bir hikaye olmuş. Ben epik hikayelerdeki epik karakterleri daha sıkıcı bulurum. Daha çok sıradan karakterleri severim. Burada da şimdilik çocuk ilgimi çekiyor özellikle ruh hali. Ruh hali hakkında daha fazsla şey görmek isteyebilirdim belki çocuğun. Neticede bir çocuğun o kadar şeyi birden görüp
sonra normal yaşamına devam etmesi de zor olurdu. Muhtemelen bir psikolojik rahatsızlık çıakrdı.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Greece zamanına göre güçlü bir karakter. Burada bir karakterin büyümesi olarak Walger'ı, Ã?evresine yabancılaşmış, güçlü ama bu gücün bir amacı olarak sadece bir çocuk olan. Yıllarca Ölüler Arasında bekçilik yapmış bir adam, yöntemleri kötü demiş Efla, doğrudur. Greece'in ruh halini anlatan bir estantanedir, o kölelerin ağılığını yakması. Greece böyle bir karakter. Abartı olarak görünüyor mu bilmiyorum öyleyse düzeltmeye çalışırım haraketlerini...
Zeyd, başka bir öyküden konuk oyuncu dediğiniz gibi. =) Birbirlerine ufak da olsa bağlamaları dokunuşlarını seviyorum.
Bu Epik bir hikaye gibi görünüyor ama yukarda dediğim gibi, Karakterlerin Epik bir amacı yok, Biri sadece korunmayı öğrenen, Greece'in yaşattığı bir çocuk, Diğeri ise öldürmekten çok yaşatmayı öğrenen, zamana mekana yabancılaşmış bir adamın hikayesi....
Yorumlar için teşekkürler Efla, yorumların gelmesi dileğiyle...
Tekrar Teşekkürler...
Zeyd, başka bir öyküden konuk oyuncu dediğiniz gibi. =) Birbirlerine ufak da olsa bağlamaları dokunuşlarını seviyorum.
Bu Epik bir hikaye gibi görünüyor ama yukarda dediğim gibi, Karakterlerin Epik bir amacı yok, Biri sadece korunmayı öğrenen, Greece'in yaşattığı bir çocuk, Diğeri ise öldürmekten çok yaşatmayı öğrenen, zamana mekana yabancılaşmış bir adamın hikayesi....
Yorumlar için teşekkürler Efla, yorumların gelmesi dileğiyle...
Tekrar Teşekkürler...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Ayrıca, Hikayenin başına bir resim de ekledim, Greece'in Harabeyi terkediş ve Özgür bir Adam olduğu anı, beğenmenizi umuyorum...
Teşekkürler...
Teşekkürler...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Belki de hikayeyi ilgi çekici yapan şeylerden biri epik bir karakterin kendine sıradan bir hayat ve amaç arıyormuş gibi görünmesi. Ama geçmişi bunu engellemekte ısrarlı olacak gibi görünüyor.
Belki de amaç bulabilmesi için karşısına mücadele edebileceği "kendisi gibi" bir şey gelmesi gerekecek. Bakalım neler yapacak.
Bu arada resim de hoş olmuş hikayenin atmosferine uymuş
Belki de amaç bulabilmesi için karşısına mücadele edebileceği "kendisi gibi" bir şey gelmesi gerekecek. Bakalım neler yapacak.
Bu arada resim de hoş olmuş hikayenin atmosferine uymuş
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 10:00 am
- Location: Ýstanbul
- Contact:
Edebiyatla ilgili bir bölüm okuyordun sanırsam?
Yanlışım varsa düzeltirsin ama yazıyı bir edebiyat öğrencisine yakıştıramadım.
Ortada güzel bir hikaye var anlatmak istediğin, ama ben okuyamıyorum.
Gereğinden fazla virgüller yazının her yerine yayılmış. Ben de noktalama işaretlerine veya yazım kurallarına çok önem gösteren birisi değilim yazarken ama virgüllere geldiğimde bir duraksarım. Yazı içinde öyle cümleler var ki, bütün akışı kesiyor benim açımdan.
"Barbar darbenin etkisiyle geriye doğru fırlayarak, silahını bıraktı"
"Tavşan, diye düşündü. Önemli bir şey değil, yavaş yavaş ilerledi."
"Sol ayağını hareket ettirerek, döndü."
"Ã?antasının içerisinden ufak bir hançer çekip çıkararak, fırlattı."
"Etrafına baktı kayalık ve çorak bir alandı, Tavşanın rengi ise beyaz, burada o kadar yol yürümüş canlıya rast gelmemişti."
"İblisler, buradaki bütün canlıların kökünü kazımıştı, Bu hayvan bir tuzaktı, basit ama ölümcül bir tuzak."
Pek özenle yazılmamış gibi düşünüyorum. Yani Walter kalitesine yakışmamış. Üstte ki örnekler 1-2 paragraftan sadece, yazının tamamı bu şekilde devam ediyor ve benim açımdan akıcılığın önünü kesiyor. Sadece bu da değil, çok fazla devrik ve anlamsız cümle de sıklıkla karşılaştığımız virgül problemine eşlik ediyor.
Aksiyon sahnelerinin tasvirleri hoşuma gitti. Uzun zamandır bu kadar ayrıntılı ve çok aksiyon yazısı okumadım. Belki Salvatore'dan beri
Ama daha önceden de belirttiğim anlam bozuklukları ve virgüller de bu kısımların ön plana çıkmasını engelliyor.
Sana tavsiyem, yazını benim gözümden okumaya çalışıp, anlam bozukluklarını ve imla hatalarını düzeltmeye çalışmandır. Hiç olmadı bazı virgülleri noktaya çevirebilirsin.
Başarılarının devamını diliyorum.
Kaleminin asla kırılmaması
ve virgüllerin senden bucak bucak kaçması dileğimle.
Yanlışım varsa düzeltirsin ama yazıyı bir edebiyat öğrencisine yakıştıramadım.
Ortada güzel bir hikaye var anlatmak istediğin, ama ben okuyamıyorum.
Gereğinden fazla virgüller yazının her yerine yayılmış. Ben de noktalama işaretlerine veya yazım kurallarına çok önem gösteren birisi değilim yazarken ama virgüllere geldiğimde bir duraksarım. Yazı içinde öyle cümleler var ki, bütün akışı kesiyor benim açımdan.
"Barbar darbenin etkisiyle geriye doğru fırlayarak, silahını bıraktı"
"Tavşan, diye düşündü. Önemli bir şey değil, yavaş yavaş ilerledi."
"Sol ayağını hareket ettirerek, döndü."
"Ã?antasının içerisinden ufak bir hançer çekip çıkararak, fırlattı."
"Etrafına baktı kayalık ve çorak bir alandı, Tavşanın rengi ise beyaz, burada o kadar yol yürümüş canlıya rast gelmemişti."
"İblisler, buradaki bütün canlıların kökünü kazımıştı, Bu hayvan bir tuzaktı, basit ama ölümcül bir tuzak."
Pek özenle yazılmamış gibi düşünüyorum. Yani Walter kalitesine yakışmamış. Üstte ki örnekler 1-2 paragraftan sadece, yazının tamamı bu şekilde devam ediyor ve benim açımdan akıcılığın önünü kesiyor. Sadece bu da değil, çok fazla devrik ve anlamsız cümle de sıklıkla karşılaştığımız virgül problemine eşlik ediyor.
Aksiyon sahnelerinin tasvirleri hoşuma gitti. Uzun zamandır bu kadar ayrıntılı ve çok aksiyon yazısı okumadım. Belki Salvatore'dan beri
Sana tavsiyem, yazını benim gözümden okumaya çalışıp, anlam bozukluklarını ve imla hatalarını düzeltmeye çalışmandır. Hiç olmadı bazı virgülleri noktaya çevirebilirsin.
Başarılarının devamını diliyorum.
Kaleminin asla kırılmaması
ve virgüllerin senden bucak bucak kaçması dileğimle.
Been there. Seen that. Got the scars.
Evet, okuduğum alan Türk Dili Edebiyatı ancak yazım noktalama gibi dersler yerine bütün türklerin kullandığı eski dilleri ve metinleri öğretiyorlar da neyse =)
Zamanında hiç virgül kullanmayan biriydim o yüzden de çok eleştirildim tabi. Bu bende virgül saplanıtısı mı oluştu bilinmez. Bir kez baktığımda cidden çok virgül kullanmışım farkında bile değilim. Bunu sen gösterdin bana, beni bilirisin hiç bir zaman yazım ve noktalamada çok iyi olamamışımdır. Sanırım bu okuma alışkanlığından geliyor okurken noktalamalara dikkat etmiyorum, Greece'i tekrar okudum yollamadan ama virgülleri fark etmememişim bile beynim onları atlıyor mu yoksa refleks icabı mı konuyor oraya bilmiyorum
Aksiyon sahnelerini, Salvator kadar karışık değil, daha anlaşılır bir şekilde aktarmaya çalışıyorum, doğru harketleri doğru şekilde verebilmek için o haraketleri önce deniyor kendimi gözlemledikten sonra yapmayı seçiyorum. Böylece kişiler hayal ederken görüntü aklında canlanıyor bence, neyse..
Devrik cümleye gelince arada kullanıyorum, durumuna göre göze batan yanlar kaçırdığım noktalar olabilir tabi.
Yorumlar ve Teknik konusundaki Eleştrilerin için çok teşekkürler...
Walter...
Zamanında hiç virgül kullanmayan biriydim o yüzden de çok eleştirildim tabi. Bu bende virgül saplanıtısı mı oluştu bilinmez. Bir kez baktığımda cidden çok virgül kullanmışım farkında bile değilim. Bunu sen gösterdin bana, beni bilirisin hiç bir zaman yazım ve noktalamada çok iyi olamamışımdır. Sanırım bu okuma alışkanlığından geliyor okurken noktalamalara dikkat etmiyorum, Greece'i tekrar okudum yollamadan ama virgülleri fark etmememişim bile beynim onları atlıyor mu yoksa refleks icabı mı konuyor oraya bilmiyorum
Aksiyon sahnelerini, Salvator kadar karışık değil, daha anlaşılır bir şekilde aktarmaya çalışıyorum, doğru harketleri doğru şekilde verebilmek için o haraketleri önce deniyor kendimi gözlemledikten sonra yapmayı seçiyorum. Böylece kişiler hayal ederken görüntü aklında canlanıyor bence, neyse..
Devrik cümleye gelince arada kullanıyorum, durumuna göre göze batan yanlar kaçırdığım noktalar olabilir tabi.
Yorumlar ve Teknik konusundaki Eleştrilerin için çok teşekkürler...
Walter...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Yeni bölümü ekledim bu sefer virgüllere dikkat ederek. Greece'in geçmişi hakkında çok şey öğreneceğiniz bölüm bu bölüm.
İyi okumalar...
İyi okumalar...
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
