Posted: Wed Mar 10, 2004 11:14 am
İyi bir okuyucu olarak söyleyebilirm ki, basit fakat rahat bir giriş olmuş. Okurken sıkılmadım, ancak bildiğin gibi asıl zorluk yeni başlıyor - hem senin için, hem de hikayedekiler için. "Bildiğimiz kahramanlık hikayeleri" grubuna yeni bir tanesinin daha eklenmemesini dilerim.
İlk eleştirim, çok basit bir konuda olacak. Bir-iki tane de görmüş olsam, yazım hatalarına lütfen dikkat et, hemen göze çarpar. Hele ki yarışmaya göndermişsin.
İkincisi, her karakterin kendine has bir konuşma tarzının (sertlik-yumuşaklık, tekrarlar, kelime seçimleri, vs.) olması gerektiğini düşünüyorum. Hikayende bunu farkedemedim. Tırnak içinde yazdığın karakter konuşmalarına biraz daha dikkat.
Üçüncüsü, tasvirlerini beğendim. Çok rahat anlaşılır ve sıkıcı değil.
Dördüncüsü, - tamamen benim görüşüm - bir bölüme ya da paragrafa giriş yaparken "Bir gün,.." "Bir akşam,..." gibi girişleri zorunlu olmadıkça kullanmamalısın. Biraz daha uğraşarak, çok daha iyi girişler bulabilirsin. Özellikle 4.bölümün başındaki "Bir gün" tamamen gereksiz olmuş, zaten hangi gün olduğunu açıklamışsın.
Son söz: Hikayenin devamını bekliyorum. En kötü hikaye, tamamlanmamış olandır.
İlk eleştirim, çok basit bir konuda olacak. Bir-iki tane de görmüş olsam, yazım hatalarına lütfen dikkat et, hemen göze çarpar. Hele ki yarışmaya göndermişsin.
İkincisi, her karakterin kendine has bir konuşma tarzının (sertlik-yumuşaklık, tekrarlar, kelime seçimleri, vs.) olması gerektiğini düşünüyorum. Hikayende bunu farkedemedim. Tırnak içinde yazdığın karakter konuşmalarına biraz daha dikkat.
Üçüncüsü, tasvirlerini beğendim. Çok rahat anlaşılır ve sıkıcı değil.
Dördüncüsü, - tamamen benim görüşüm - bir bölüme ya da paragrafa giriş yaparken "Bir gün,.." "Bir akşam,..." gibi girişleri zorunlu olmadıkça kullanmamalısın. Biraz daha uğraşarak, çok daha iyi girişler bulabilirsin. Özellikle 4.bölümün başındaki "Bir gün" tamamen gereksiz olmuş, zaten hangi gün olduğunu açıklamışsın.
Son söz: Hikayenin devamını bekliyorum. En kötü hikaye, tamamlanmamış olandır.