MASAL TADINDA BİR AşK
İlk bakışta aşk böyle bir şeymiş…
Islak avuçlarının içinde tuttuğu bir kar tanesinin ömrü kadar kısa bir an. O baktı ben eridim, ben eriyordum o bakıyordu. Sırılsıklam olmuştum, titriyordum. Göz kapaklarım engellercesine onu seyretmeme kapanıyordu sanki. Kim lütfetmişti onu bana, kim vermişti bu şansı.
Peki, neden şimdi bir şey kalbimi ısırıyordu. Tüm bunlara rağmen hala bakıyordu. Ve işte direncini kaybetmiş kalbim kanıyordu. Belki zamanla kabuk tutacaktı, iyileşecekti. Belki de gömleğimin altından sızan her daim kanayan bir yara olacaktı. Biliyor musun ben artık hiçbir şeyden korkmuyorum. Ve yine ben bir daha âşık olmak istemiyorum.
Ona aşkımı anlattığım ama göndermeye cesaret edemediğim mektup…
Bir tutku ile başlayan şaşkınlık, işte bu senin aşkın. Tutamıyordum kalbimi yerinden çıkacak diye korkuyordum, benim ondan başka bir şeyim yok biliyorsun…
Susamaz mıyım sanıyorsun gözlerinden içtiğim sular serinletmese, üşümez miyim gülüm saçlarının alevi ısıtmasa, kısık ateşte yanmış dudaklarını öpmesem, tenini koklamasam doyar mıyım? Peki ya o ellerin tutmasam düşerim bilmiyor musun?
Ağlama güzelim kıyamam, gözlerinden düşen damlalarda boğulur, ölürüm. Bizi üzen hep yanlışlıklardı, yanlış mutsuzluklarla dolu içimden aşkını istediler vermedim, direndim gülüm. Sanıyorsun ki ben yokmuşum, gerçek değilmişim. Oysa gülen gözlerinden doğan benim, ağlayınca ölen yine ben.
şimdi gökyüzünde kayan bir yıldızı düşün… O düşerken için gidiyor ama elinden bir şey gelmiyor ya ben seni her gördüğümde en yükseklerden en alçaklara düşüyorum, o zaman da elinden bir şey gelmez mi?
Düşerken seni hatırlıyor, seni özlüyorken kirpiklerinin arasından sızan güneş olmak, gözlerine dokunmak, saçlarından düşen alevlerin açtığı çiçekleri koklamak istediğim için mi teninin sıcaklığında üşüyorum, gözlerinden geçen gemileri seyrediyor, seni düşünüyor, seni seviyorum...
Meğer aşk ne zormuş…
Günün birinde kendi halinde zavallı bir çocuk âşık olmuş. Başta anlayamamış ne olduğunu... Geçer sanmış, önceleri. Bu böyle devam etmiş, yaralı yüreğiyle ne kadar olursa tabi. Ama işler onun düşündüğü gibi gitmemiş. Ã?ocuk âşık ama bi o kadar da çaresiz. Sormuşlar çocuğa senin derdin ne diye... Susmuş. Ee tabi hak vermek lazım çocuğa biçare ne desin ki…
Zaman geçmiş günler sanki uzamış. Her şey herkes üstüne gelir olmuş çocuğun. Herkes yanlış anlıyormuş bir, bir. Zavallının şansına bakın, ondan aşkını isteyen birisi de çıkmaz mı? Ã?ocuk güzelliklerin bittiği hep mutsuzların umutsuzların yüzdüğü bir nehirde boğuluyormuş. Bağırıyor, çığlıkları ayyuka çıkıyormuş ama kimsecikler elini uzatmıyor, onu bu elem vaziyetten kurtarmıyormuş.
Ã?ocuk iyiymiş aslında, kötülüğü sevmezmiş. İyilik yap kötülük bul sözünü de bilmiyormuş üstelik... Ona iyilik yap denize at demişler. Ã?ocuk ondan aşkını isteyen şu deli kıza zarar vermemek, üzmemek için, sadece iyilik olsun diye iyi davranmış. Ve söz gerçekleşmiş... Ã?ocuk âşıktı ya, sonra mutsuz olmuştu, şimdi ise umutsuzluk eklenmiş o yaralı yüreğine. Onun küçük aklında çaresizlik yuva etmiş. İçinde fırtınalar kopuyor, yalnızlığının biteceği günü düşünüyor, aşkına satırlar yazıyor, bir dirhem da olsa rahatlıyormuş. Sonra aşkını satırlara sığdırmaya teşebbüsten idam kararı çıkarıyor. Bir kalem de aklını, kalbini, düşüncelerini idam ettiriyormuş.
Yorgun gözlerinden sızan yaşları azarlıyormuş üstelik. Soğuk gecelerde uyanıp, ağlıyormuş bu çocuk, yalandan sevişiyormuş yıldızlarla. Burnunu çekip çekip aşkını düşünüyorken uykuya dalıyormuş. Uyandığında rolüne olduğu yerden devam ediyormuş. Okuduğu bütün masallar mutlu sonla biterken onun masalı inadını çaresiz, yeterince gereksiz bir sonla bitivermiş. Ã?ocuk iyiye olan inancını kaybetmiş. Eğer olurda bir yerde bu çocuğa rastlarsanız, ondan onu teselli edecek birkaç sözü esirgemeyin olur mu?
Korkarım boş kalacak yüreğim…
Hiç unutmam bana aşkı öğreten, o sihirli sözcükleri kulağıma çalan, belki de konuşan tek çiçek olan, o güzelim kırlarda buram buram kokan papatyalarmış. Bir avuç koparmış ağzıma doğru götürüyormuşum ki, o uzun saçlı, pembe elbiseli abla almış elimden ve şöyle demiş:
— Bakalım, o da seni seviyor mu?
Ve koparmış yapraklarını birer birer…
Hiç anlamamıştım ama nedense aklımda yer etmiş, komşunun kızı da sorunca beni seviyor musun diye, bilmem papatyalara soralım demişim. O da öpmüş beni. Ben bunları ikinci ağızdan anlatıyorum kusura bakmayın, hani masal ya, o sebepten.
Neyse çişimi tutmayı öğrendiğimden beri sevebiliyormuşum sizin anlayacağınız. O zaman bu zamandır, papatyalar ve yıldızlara söylemişim sevdiğim kızları. Onlar da bir sır gibi saklamışlar, taki o kıza âşık olana kadar. O öyle bir yarenmiş ki papatyalar susmuş, yıldızlar parlamaz olmuş.
Oysa tek istediğim onun da beni sevdiğini bilmekmiş, yıldızlarda gözlerini görebilmekmiş bütün derdim. İşte o gece küsmüşüm papatya ve yıldızlara...
Artık eskisinden de yalnızmışım. Kırlara gidecek, gökyüzüne bakacak yüzüm de yokmuş üstelik. İşte bu yüzden uyuyormuşum gece gündüz, gece yatağımda uyurken gündüz ayakta uyumaya mecbur oluşum da meçhul hani…
Her gün güneşin doğuşuyla uyanıyor, yıldızlar çıkmadan uyuyormuşum. Bahar geldi mi dışarı bile çıkmıyormuşum, korkumdan.
şimdi bir elimde susamış yaprakları baharın, bir elimde üşümüş martıların kanatları…
Kendimi bekliyormuşum uzak yollardan…
Kayıp Sevdalar Aranıyor…
Kuytulara saklanmış karanlığa meydan okudum, günahlarıma ihanet ettim bu gece... Yürüdükçe uzaklaştım, koştukça yaklaştım haram sevdaya. Kime hesap soruyordum, kim cevap vermiyordu? Ben yürüyordum, yağsa da yağmur, dolu yağsa da yürüyordum işte. Bir an uzaklaştığımı sanıp aşkımızdan ters yöne koşuyordum, sonra yine yürüyordum, yürüyordum bitmeyeceğini bile bile yalnızlığım. Fısır fısır konuşan kuşları dinliyordum gecenin karanlığında elimi uzatıyordum ama tutmuyordu. Ağlamaklı yola devam ediyordum, sonraları kendi verdiğim molalarda ağlıyordum sessiz çığlıklarla.
Güneş doğuyordu aniden, yağmurun ardından gökkuşağı beliriyordu. Ben yine koşuyordum, gökkuşağının düştüğü yere doğru. Bir nehrin ucuna düşüyordu, peşinden atlıyordum, boğulacağımı göze alarak atlıyordum işte. Ã?ünkü sonunda seni buluyordum, ellerini tutuyordum, gözlerim gözlerin oluyordu, sözlerinle uyanıyordum. Neden bilmiyorum hemencecik kayboluyordun, zihnimde bıraktığın izlerin aksine. Banaysa yine ölmek kalıyordu, çaresiz ölüyordum...
Bir türlü alışamadım şu yalanlara, şu yalan hayata...
Nedir bu insanların sıradan olmamak uğruna sıradan bir hayat sürme çabası... Bir tomar yalan söyledim yine kendime ve hepsine inandım o kadar önceden uyarmama rağmen kendimi. Pencereden insanları mı yoksa kuşları mı yoksa bulutlarımı seyredeyim karar veremedim. Evet, pis yalancının ayrıca korkağın biriyim ben biliyorum. Böyle değildim aslında inanması zor ama ben artık bir başkası oldum. O başkası da bambaşka biri oluyor yavaş yavaş… Sanırım bu artık ben değilim. Tek tesellim yalnız kendim olan ben olabilecek olma ihtimalim.
şimdi tırnaklarımın üstündeki etler kanıyor ve kanayan yerler çok acıyor. Acı öyle büyüyor ki parmaklarım kayboluyor sanki. İçimde de böyle bir acı var aslında yüreğim kanıyor, acıyor ve bu yara bu acı öyle büyüyor ki aşk içimde kayboluyor… Tam seni buluyorum, o zaman da acım diniyor, yaralar aşkın büyüsüne kapılıp iyileşiyor. Sonraları yokluğuna alışıp susuyorum, sustukça daha çok yanıyor canım. Seninle konuşmak, anlatmak istiyorum ama korkuyorum. Sonra bi bakmışsın yine oturmuş kendime yalanlar söylüyor, söylediğim yalanlara inanıyorum. şimdi ne mi yapıyorum kaybettiğim duygularımı arıyorum...
Ucuz şarap içmek mi yoksa gereksiz cümleler kurmak mı lazım yaşamak için…
Eğer bir güneş çizersen kendi karanlığına aydınlığı hayal etmiş olursun. Eğer bir gün o hayallerin gerçek olup da aydınlanırsan karanlıkta çizdiğin güneşin içini boyamayı sakın unutma. İşte karanlıkla aydınlığın arasında tutsak kalmış, güneş mi yoksa ay mı çizmeli bilmeyen bir gencin sözleri bunlar. Biraz iç acıtıcı biliyorum ama sizde şunu bilin onun da canı acıyor. O yaptıklarına ya da yapamadıklarına değil yapacaklarına üzülüyor. Yapmadığı, henüz yapmadığı belki hiçbir zaman yapmayacağı hatalar için af diliyor.
Onun için aşk duyguların en ucuzu en gereksiziydi. Ne gerek vardı ki acıdan zevk almak için çabalamaya… Oysa ucuz bir şarap içse ya da gereksiz cümleler kursa en fazla berduş, en fazla geveze derdi insanlar. Peki, o ne yaptı. Ne yaptı ki aşk şarkıları dinlemekten başka, ne yaptı ki o şarkılarla ağlamaktan başka...
Aşk için nelerden vazgeçebilir ki bir insan o mutluluktan vazgeçti yetmez mi? Sürekli mutsuz olanlar bilir bir süre sonra unutuverirsin, sonraları ne unuttuğunu da unutursun bir bakmışsın her şeyi unutmuşsun. Belki de en büyük tesellisi onun unutmak, ya vazgeçtiğin güzellikler hep aklında olsaydı daha zor olmaz mıydı? Sanırım artık tek hayali bir uğur böceğinin eline konmasını beklemek, beklemek ve eline konunca dileğini tutup, şarkısını söylemek. Böyle yaparsa uğur böceği diğer adıyla uç uç böceği yuvasına gidecekti ve dileği gerçekleşecekti. En azından küçüklere böyle denirdi. Onlar inanmayı öğrenirdi bu masalla... Bana da uç uç böceği öğretti inanmayı ilk dileğimi onunla tuttum, neden bilmiyorum dileğimin gerçekleşeceğine inandım, imkânsız gözükse de bir gün dilediğim mutluluğa kavuşacağıma hala inanıyorum. İnanıyorum çünkü bunlar benim cümlelerim...
Tüm frp sevenler sadece okuyun ve fikrinizi söyleyin..
- Thief_dodo
- Kullanıcı

- Posts: 30
- Joined: Sun Jul 16, 2006 10:00 am
Tüm frp sevenler sadece okuyun ve fikrinizi söyleyin..
Kalem tutamaz oldu ellerim yoksa âşık mıyım onu da bilmiyorum...Eskiden oyuncaklarım vardı oynadığım, şimdi oyuncak olmuşum ellere bunun sonu nedir, o nu da bilmiyorum...
-
Aredheliquas
- Kullanıcı

- Posts: 1039
- Joined: Sat Apr 23, 2005 10:00 am
- Location: Ankara
- C_Deschain
- Kullanıcı

- Posts: 291
- Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
- Location: ankara
-
DefenderOfCorpsE
- Kullanıcı

- Posts: 74
- Joined: Mon Aug 28, 2006 10:00 am
Ã?nce cinsel tercihleri sordun sonra aşkdan bahsediyorsun.
www.gonulcelen.com buyrun buradan yakın, sevgili başlığı açan arkadaşımızıda buraya bekliyoruz.
hayatımın homoseksüel bayanını buradan bulacağım ben inanıyorum.(cinsel tercihler başlığına atıftır)
www.gonulcelen.com buyrun buradan yakın, sevgili başlığı açan arkadaşımızıda buraya bekliyoruz.
hayatımın homoseksüel bayanını buradan bulacağım ben inanıyorum.(cinsel tercihler başlığına atıftır)
-
Aredheliquas
- Kullanıcı

- Posts: 1039
- Joined: Sat Apr 23, 2005 10:00 am
- Location: Ankara
iide başlıklar farklı kişilere aituLtior wrote:Ã?nce cinsel tercihleri sordun sonra aşkdan bahsediyorsun.
www.gonulcelen.com buyrun buradan yakın, sevgili başlığı açan arkadaşımızıda buraya bekliyoruz.
hayatımın homoseksüel bayanını buradan bulacağım ben inanıyorum.(cinsel tercihler başlığına atıftır)
<div>Duvarlar renkli olsada, karanlıkta ne görebilirsinki?... Bir köre rengi, nasıl anlatabilirsinki?</div><br>
- Thief_dodo
- Kullanıcı

- Posts: 30
- Joined: Sun Jul 16, 2006 10:00 am
