Dungeons & Dragons Online MOMG Tanıtım YazısÄÂ

Mucit Gnomların hayal makineleri, pc, konsol oyunları hakkında her sey..
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 12:00 am
Location: Istanbul

Dungeons & Dragons Online MOMG Tanıtım YazısÄÂ

Post by Bogus »

Belki başlamak istediğiniz bir MOMG vardır diye size şu anda oynamakta olduğum bu oyunu biraz tanıtmak istiyorum.

Bir yılı aşkın bir süredir oynanmakta olan, WoC'un kendisini online oyunlarda kanıtlamış Turbine firmasına yaptırdığı DDO oyununu yaklaşık 8 aydır oynuyorum. Oyun her ay yeni çıkarılan update'ler ile sürekli olarak büyüyen ve gelişen bir oyun.

World of Warcraft'dan farklı olarak oyun sistemi ve dinamikleri insanı ekran başında köleleştirmeyecek şekilde geliştirilmiş. Aynı questleri, raidleri ve sandıkları sürekli olarak "farm" etmemeniz için geliştirilmiş yöntemler var. Level atlamak bir ızdırap değil, günde bir saat oynayarak en kötü ihtimalle 4 ayda son level bir karaktere sahip olabiliyorsunuz.

Oyunda bar kavgaları dışında PvP yok. Bu her nekadar bir dezavantaj gibi gözükse de oyunun atmosferini çok daha arkadaşça kılıyor. Yukarıda saydığım özellikleri yüzünden bir online oyuna çok fazla zamanını ve emeğini harcamak istemeyen insanlar için birebir...

Zaman kuyusu olmasını engellemek için alınan önlemleri dilerseniz kısaca anlatayım...

1) Oyunda herhangi bir noktadan o noktaya en uzaktaki görev'in başlangıcına gitmek 5 dakikadan uzun sürmüyor. Her yerde portallar var. WoW'daki gibi bitmek tükenmek bilmeyen "travel time"'lar yok.

2) Oyunun en uzun quest chain'i profesyonel bir grupla yaklaşık 6 saat sürüyor. Ancak bu kadar zamanı olmayanlar düşünülerek bu görev 6 parçaya bölünmüş. Dilediğiniz yerde bırakıp hiç bir kaybınız olmadan başka bir zaman başka bir grupla tekrar devam edebiliyorsunuz. Bu görev değerli hazineler bıraktığı için sadece bu görevin oynanmasını engellemek adına görevi bitirdikten sonra en az 2 gün beklemek zorundasınız.

3) Bir eşyayı düşürmek için arka arkaya aynı görevi yapmak gibi bir şey yok. Bir görevi ne kadar çok tekrar ederseniz o görevden o kadar az eşya ve xp almaya başlıyorsunuz. Ta ki hiç bir şey almayıncaya kadar...

4) Oyunda ulaşılmaz olan eşya "pek" yok. Biraz şans ve para ile herkes istediği eşyaya sahip olabiliyor.

5) Gerçekten iyi niyetli bir xp penalty var. Özellikle düşük seviyelerde öldüğünüzde neredeyse hiç bir kaybınız olmuyor. Ancak en son seviyede ölmek biraz üzücü.


Gelelim oyunu farklı kılan bir kaç özelliğine...

1) Interactive bir zindan tasarımı var! Yürüdüğünüz yerler altınızda çökebiliyor, bastığınız yerde trap varsa üzerinize ateş, acid ve zehir gibi envai çeşit illet püskürebiliyor. Duvardan çıkan bıçaklar, yerden fırlayan kazıklar var. Gruptan sadece bir kişi geçince kapanan ve grubun geri kalanını dışarıda bırakan trap doorlar mevcut. Bunun dışında spoiler olmasını istemediğim başka sürprizler de var. Oyuna "Dungeons" and "Dragons" denmesinin hakkını vermişler.

2) Oyunda hareket eden her şeyden kaçabiliyorsunuz! WoW'da size birisi ok attığında eğer vurduysa vurur, vuramadıysa ıskalar. Siz ok atılırken bir kayanın arkasına saklansanız dahi ok gelir sizi vurur. Bu oyunda bütün hareketler eş zamanlı! Eğer ok sana gelmeden tumble atıp yana kaçarsan ok seni ıskalıyor. Range attack büyüler, charge eden minatorlar ve tuzaklar da aynı şekilde. Sana gelen bir şeyi görebiliyorsan ondan kaçabilirsin de...

Bu sadece ranged ataklar ile sınırlı değil. Melee savaşlarında da rakip sana vurmadan arkasına zıplayabilir, tumble edebilir veya yürüyebilirsin. Ancak tabi 3.5 kurallarındaki belli başlı featleri almadan bu kadar çok kıpırdamak pek sağlıklı olmuyor.

3) Oyunu anlatan bir DM var! Kimi zaman etrafı size tasvir ediyor. Hatta oyunlardan birinin DM'i Gary Gygax. Eğer spotunuz yeterince yüksek ise ve gizli atılan roll'u tutturduysanız diğerlerine anlatılmayan detaylar size anlatılıyor. Yerde bir rune görüyorsun, şurada bir kan izi var gibi... (Kan izinin yanında da gizli bir trap olabiliyor mesela...) Aynı şekilde spotu yüksek olanlar sadece izleri değil, trapleri de hissedebiliyorlar. Ancak nerede olduğunu göremiyorlar. Trapleri bulmanız için istemli olarak search yapmanız gerekiyor. Eğer tutturursanız traplerin yeri yoktan beliriyorlar. Aynı şekilde grubun fighterı bir boşluğa doğru koşarken siz arkadan "hide" etmiş pusuyu görebiliyor ama voicechatten "duuuur" diyene kadar iş işten geçmiş olabiliyor.

4) Oyunda her karakter aynı süre nefesini tutamıyor, aynı yüksekliğe sıçrayamıyor. Skill pointler senin daha yükseğe sıçramanı ve dövüşürken kendine bazı avantajlar kazandırmanı sağlayabiliyor.

5) Multiclass, feat, ve oyuna özgü normal D&D'de olmayan level atladıkça aldığın enhancement'lar sayesinde son derece özgün bir karakter yaratabiliyorsun. Özellikle son update'den sonra doğru hazırlanmış multiclass yapıları oldukça zevkli ve başarılı olabiliyorlar.

6) Oyunu Turbine yaptı. Grafikler mükemmel. Bahsettiğim gibi son derece özgür bir dövüş şekli var oyunun. Fighter olmak belirli kombolarda tuşlara basmak değil, sürekli hareket halinde olman gerekiyor, doğru rakibe doğru taktik ve silahla saldırmak neredeyse şart.

şimdi gelelim oyunun kötü yönlerine...

1) PvP yok. Ne olursa olsun PvP renk katar ve bar kavgası dışında PvP yapamıyorsunuz. Dolayısı ile evil karakter de yok. Herkes dost canlısı..

2) Oyunun gerçekten çok az travel time'ı olması uzun süre oyun oynamayı sevenler için bir zaman sonra kapı kapı komşu dolaşmaya benziyor. Çok profesyonelseniz ve günde 3 saatten fazla zaman harcamayı düşünüyorsanız oyun sizi hemen sıkacaktır.

3) Oyun günün belirli zamanlarında tenhalaşıyor. WoW'daki curcunanın en ufak bir izi bile yok.

4) Oyunda bir elin parmağı kadar Türk var. Almanlar, İngilizler, İtalyanlar ve Fransızlar çoğunlukta. Bu yüzden biraz içiniz burkuluyor.

5) Oyunda sadece Thief, Warrior, Ranger, Paladin, Sorcerer, Wizard, Barbarian ve Bard var.

6) Oyuna hemen draw olarak başlayamıyorsunuz. Bunun için 400 favor point toplamanız gerekiyor. 400 Favor point toplamak günde bir saatten yaklaşık 2-3 hafta sürüyor. (İlla drow olacam diyenlere)

7) En uzun görev 1.5 saat sürdüğü için içinden çıkılmaz zorlukta ve taktik isteyen bir şey yok. (Bir iki görev dışında.. onda da daha önce bilen birisi düşerse grubunuza kolayca geçiyorsunuz.) Profesyonel WoW oyuncuları için özellikle ilk 10 level (Bu ayın sonunda 12'den 14'e çıkacak) çayırda gezinti gibi.

Kısacası basit ve eğlenceli bir MOMG (Massive Online Multiplayer Game)arıyorsanız fazla zamanınız yoksa ve yeni başlıyorsanız oyun tam size göre. Bu konularda görmüş geçirmiş bir insansanız ve oyuna ayırabilecek çok zamanınız varsa bu oyun size göre değil.

Daha fazla bilgi için www.ddo-europe.com'a bir göz atın.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 12:00 am
Location: Necropolis

Post by Lord Necros »

Başlık Klavyeüstü RYO'ya taşınmıştır.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 12:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul

Post by Mark »

Bogus teşekkürler. Siteye baktım, beğendim.
Avatarının da benim için önemi büyük :)
Kendime o kıyafeti diktirmek istiyorum. :angel:
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

HImm güzel bir oyuna benziyor. Sürekli takip gerektirmeyen ve başkaları ile oynayabileceğim bir oyun aramaktaydım aslında. Grafikerl felanda iyise beki bir göz atabilirim. (Tabii yeni bir bilgisayar aldıktan sonra :cry: )
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 12:00 am
Location: Istanbul

Post by Bogus »

Image

Oyunun grafiklerini merak edenlere oyunun en basit raidlerinden biri olan Tempest Spine'dan, End Boss'a girmeden önceki portalın başında çekilmiş bir resim.

Karakterimin adı Filore, level 8 Cleric. Gördüğünüz gibi arayüz son derece kolay, 3 tool bar yetiyor. Raidler 12 kişilik, grubun tek cleriği olma talihsizliğini yaşıyorum.

Yeşil yazılar parti içi konuşmalar, Bulwey dikkat ettiyseniz ölmüş... Tek vuruşta ölmesi üzerine bana AC'sinin ve Hp sinin az olduğunu söylemişti, ben de ona daha dikkatli bakacağımı söylemişim.

Grafikler bende orta seviyede, eğer isterseniz size bir kaç tane screenshot alıp grafikleri gerçek kalitesinde gösterebilirim.

Not: Resim kalitesi sizi yanıltmasın... Aslında sitesinde daha profesyonel alınmış screen shotlar bulabilirsiniz.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Yener
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1742
Joined: Wed Jan 12, 2005 12:00 am
Location: İstanbul

Post by Yener »

Bu DDO yu sende gördüğümde baya hoşuma gitti aslında bogus. Daha öncesinde bu oyunu kimse met etmiyordu millet WOW dan vazgeçmem DDO kötü olmuş diyorlardı. Ama bunu belirten adamlar sabaha kadar WOW oynayan adamlardı bu memnuniyetsizliklerinin sebebi ondan olsa gerek. Bende çok uzun saatler PC başında kalıp online oyun oynamayı pek sevmem. DDO tam benlik yani.

Bence burada kendi gurubumuzu oluşturalım Türk bir paty olarak hep beraber dalalım DDO 'nun Eberron alemine :) .
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 12:00 am
Location: Istanbul

Post by Bogus »

WoW'da oynamış birisi olarak WoW'un tadının ve keyfinin başka olduğunu ben de kabul ediyorum ama... İşe başlamadan önceki yaz bir arkadaşımın evine kapanıp günde 16 saatten, iki öğün yemek, bir iki istisna hariç hiç kalkmadan oturup WoW oynadık. Ã?ıktığımızda ben 4 kilo vermiştim, berbat bir sakalım vardı ve resmen gözlerim zonkluyordu... Birlikte daha önceden parasını ödemiş olduğumuz bir tatile gitmek zorunda olmasaydık onun okulu başlayana kadar devam da ederdik, tatili iptal etmeye çalışmıştık da parayı kurtaramamıştık çünkü...

İşe başladıktan sonra ki ikinci pazartesi günü WoW accountumu kapadım. Ã?ünkü o hafta içinde takıldığım, tanıdığım herkes beni geçmişti... WoW'da özellikle üst seviyelerde oyun sitillerini tanıdığınız oyunculara ihtiyaç duyuyorsunuz. Agro management oldukça çetrefilli bir iş ve tanımadığınız insanlarla oynarken durum hüsran olabiliyor. Günde bir iki saat oynamak da WoW için akıntıya karşı kürek çekmek. İşe gitmesem herhalde dayanamaz yine WoW'a dönerdim.

DDO'nun oyuncu profilinden de biraz bahsetmek isterim. Oyun görece kolay olduğu için oyunda gerçekten inanılmayacak kadar fazla kadın oyuncu var. Son 4 senedir online oyunlar oynadığım için kadın oyuncularının sayısının her geçen gün daha da arttığını rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle ev kadınları arasında online oyunlar oldukça revaçta... DDO'da çalışan kadınlarda azınlık sayılmazlar... Genel olarak karı koca bu oyunu satın alıp oyun oynuyorlar... Oyunu oynarken kendinizi oldukça genç hissediyorsunuz. Mesela yukardaki resimde dikkat ederseniz "Jymmie" neden benim çocuklarım var diye yakınıyor. "Babası tuvalete gittiğinde çocuğu bilgisayarı kapıp Jymmie'yi portaldan atlatıp end boss'un kucağına atmış...Kimseyi unuttum mu diye kafaları sayan liderimiz paladin Celliana'da bir önceki satırda kim girdi içeri diye soruyor... :D "

DDO'da karşıma çıkan en küçük velet ise şimdiye kadar 13 oldu. DDO'da çok çok az küçük çocuk var. (Genelde WoW'a yönelirler...) Online oyunlar ile ilgilenmeyenler bunda ne sakınca var diye düşünüyor olabilirler ama özellikle aklı başında olmayan küçük çocuklar oldukça can sıkıcı olabiliyorlar. Mesela sürekli etrafta zıplayıp duruyorlar, beklemeden paldır küldür gördükleri her şeye saldırıyorlar, sürekli olarak etrafınızda dönerek sizi çıldırtabiliyorlar ama haklarını da vereyim veletler inanılmaz güzel de oynayabiliyorlar.

Yener'in önerisinin gerçek olmasını ben de çok isterim... Oyun D&R'da bulunabilir. Aylık ücreti ise $14.99.

Oyun hakkında ki bir diğer güçlü yön de yardım istedikten yaklaşık 3 dakika sonra oyuna bir GM geliyor. Çok çok nadir de olsa olması gereken bir sandık yoksa, birisi bir yere "stuck" olmuşsa, herhangi bir bug tespit edilmişse, bir mob ölmek istemiyorsa, bir end boss çıkmamışsa vs... hemen bir GM çağırıyorsunuz ve o sizin içinde bulunduğunuz Dungeon'a kendi karakteri ile geliyor ve derdiniz ne ise çözüyor. Oyunun ilk zamanlarında böyle sorunlar daha sık oluyordu ama benim başıma son 4 aydır bunun gibi bir olay hiç gelmedi. Diğer online oyunlarda genelde bunun için oyunu açıp kapamanız gerekir... Müşteri servisi benim şimdiye kadar gördüklerim arasında en başarılısı... WoW'da teknik bir soruya bir cevabın 3 gün sürdüğü bile olur. (Ama tabi o kadar milyon insana hizmet verip cevap yazabilmek bu oyunun 3dk. sinden daha büyük bir başarı elbette...)

Kısacası kendi yağında kavrulan bir oyun bahsettiğim gibi... Asla ve asla bir WoW'un yerini tutamaz. Eğer sizin yaşam şeklinize ve beklentinize uyuyorsa alın, çünkü bir WoW olmadığı için Türkiye'de ikinci eli de yok. Son sahibi siz olabilirsiniz ona göre... :wink:

Ama haydi bir fiştek vereyim size... Eğer kendi grubumuzla bu işe dalarsak karakterlerimize göre Roleplay'de yapabiliriz voicechatten... kendi dilimizde ;)
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>