DnD Temelli Hikayeler ( Bikmadik hala tartisiyoruz. ; ) )
aslında ortada bir abartma olduğu doğru ama frp abartıyor demek yanlış olur. FRP deyince aklına D&d gelen insanlar arasına katılmış oluruz biz de.
Evet kabul edebilirim d&d abartıyor.
Bunun da belli sebepelri var aslında. Belli bir yere kadar abartmak da zorunda fantastik bir dünyanın temelleri zaten abartıya dayanıyor. Gerçekten de efsanelerde bahsi geçen yaratıklar D&D de hiçde aynı havada değil. Maşallah sürüsüne bereket her birinden. Bahsi geçen minatourlar ya da medusalar efenim ne söyleyeyim tepegözler efsanelerde genellikle bir tanedir. Ama oyunlarda bir çok.
Aslında bu durumun açıklaması basit. Efsanelere edebi eser gözüyle bakarsak bahsi geçen şeyden sadece bir tane olması gayet yeterli hatta daha etkileyici oluyor. İnsana gerçekten hissetirmesei gereken duyguyu hissettiriyor. ZAten o bir tanenin hikayesi başlı başına bir hikaye oluyor...
Ama söz konusu bir oyun olunca oyunu tasarlayanların aynı zamanda oyunla ilgili malzemeleri de tasarlaması gerekiyor. Ve özellikle içinde aksiyon geçiyorsa bilgisayar oyunlarında dahi birsürü abartı vardır. Mesela neredeyse bütün fps oyunlarında bizim yönettiğimiz şahsiyet normal insanın birkaç kat abartılmış halidir. Normal bir insanı yere yıkmak için bacağına bir mermi yeter de artar bile... Üstüne bir de D&D nin ticari yanını ekleyince ve de belli noktada oyuncuların beklentisininaksiyon olduğunu düşününce kaçınılmaz oluyor. Yani firma bir nevi talebi karşılıyor. Dwaxerın anketinde frp oyunları içerisinde savaş kısmını sevenlerçoğunluktaydı en son baktığımda =) Bu durum da savaşacak bir sürü değişik yaratık gereksinimi doğuruyor. Söz konusu yaratıktan bir tnae olduğu varsayımı üzerine oyun yapılsaydı bu malzeme en fazla bir oyun için malzeme olurdu...
Ama edebi eselrlede tabii ki mesele işin orjinalliğini korumak oluyor. Bazen oyunlara da bu durumu uygulamayı başarabiliyoruz nadir olsa bile. Rol yapma güdüsüyle alakalı bir durum. Bence insan her ne kadar savaşmasını bilse de karşısına bodur yeşil bir yaratık çıktığında bu yaratıktan ilk kez görüyorsa bir çekinir ve korkar. Ama bir d&d oyununda ilk kez goblin gören bir savaşçının tepkisi kılıcını çekip onu ikiye ayırmak şeklinde olacaktır muhtemelen. İşte olmadığı bir zaman olursa bu bence oyuncunun başarılı bir rol yapıcı olduğunu gösterir.
D&D nin sevemediğim yanlarından birisi de yaratıkları elbet kesilecek birer obje oalrak görmesi. Yaratk varsa kesilmek için vardır. VE oyuncuların gücü onunla baş etmek için kesin yeterlidir. Bu mantık çok da houma gitmiyor =)
Evet kabul edebilirim d&d abartıyor.
Bunun da belli sebepelri var aslında. Belli bir yere kadar abartmak da zorunda fantastik bir dünyanın temelleri zaten abartıya dayanıyor. Gerçekten de efsanelerde bahsi geçen yaratıklar D&D de hiçde aynı havada değil. Maşallah sürüsüne bereket her birinden. Bahsi geçen minatourlar ya da medusalar efenim ne söyleyeyim tepegözler efsanelerde genellikle bir tanedir. Ama oyunlarda bir çok.
Aslında bu durumun açıklaması basit. Efsanelere edebi eser gözüyle bakarsak bahsi geçen şeyden sadece bir tane olması gayet yeterli hatta daha etkileyici oluyor. İnsana gerçekten hissetirmesei gereken duyguyu hissettiriyor. ZAten o bir tanenin hikayesi başlı başına bir hikaye oluyor...
Ama söz konusu bir oyun olunca oyunu tasarlayanların aynı zamanda oyunla ilgili malzemeleri de tasarlaması gerekiyor. Ve özellikle içinde aksiyon geçiyorsa bilgisayar oyunlarında dahi birsürü abartı vardır. Mesela neredeyse bütün fps oyunlarında bizim yönettiğimiz şahsiyet normal insanın birkaç kat abartılmış halidir. Normal bir insanı yere yıkmak için bacağına bir mermi yeter de artar bile... Üstüne bir de D&D nin ticari yanını ekleyince ve de belli noktada oyuncuların beklentisininaksiyon olduğunu düşününce kaçınılmaz oluyor. Yani firma bir nevi talebi karşılıyor. Dwaxerın anketinde frp oyunları içerisinde savaş kısmını sevenlerçoğunluktaydı en son baktığımda =) Bu durum da savaşacak bir sürü değişik yaratık gereksinimi doğuruyor. Söz konusu yaratıktan bir tnae olduğu varsayımı üzerine oyun yapılsaydı bu malzeme en fazla bir oyun için malzeme olurdu...
Ama edebi eselrlede tabii ki mesele işin orjinalliğini korumak oluyor. Bazen oyunlara da bu durumu uygulamayı başarabiliyoruz nadir olsa bile. Rol yapma güdüsüyle alakalı bir durum. Bence insan her ne kadar savaşmasını bilse de karşısına bodur yeşil bir yaratık çıktığında bu yaratıktan ilk kez görüyorsa bir çekinir ve korkar. Ama bir d&d oyununda ilk kez goblin gören bir savaşçının tepkisi kılıcını çekip onu ikiye ayırmak şeklinde olacaktır muhtemelen. İşte olmadığı bir zaman olursa bu bence oyuncunun başarılı bir rol yapıcı olduğunu gösterir.
D&D nin sevemediğim yanlarından birisi de yaratıkları elbet kesilecek birer obje oalrak görmesi. Yaratk varsa kesilmek için vardır. VE oyuncuların gücü onunla baş etmek için kesin yeterlidir. Bu mantık çok da houma gitmiyor =)
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Eh Efla hakli sayilirsin... Biraz DnD frpdir gibi yazmis oldum... Ne yazik ki buna en cok ben karsi cikmis olsam da zamaninda o hataya dusuyor insan...
Ama iste DnD nin yapmasi gereken belki de efsanevi yaratiklari alip klonlamak yerine, bir takim genel kurallar ve bir takim tavsiyeler yaratmak.. Herkesin de mumkunse kendi ozgun fantastik Dunyasini tasarlamasini saglamak...
FR DL bir takim ornek Dunyalar olarak tasarlanabilirler tabii ama bu durumda hakikaten biraz daha nasil denir abartisiz diyecegim yine yanlis anlasilacak, tadinda birakarak diyeyim tasarlamak daha iyi olur gibi... Isteyen bu Dunyalarda oynar isteyen yenisini tasarlar sonucta...
Ama olaya isletme basarisi olarak bakarsak tabii DnD basarili tum Dunyada onca fanatigi var Frp denince akla gelen sadece ilk degil tek sey olmayi basariyor. Ama ben biraz da yaratilan hikaye ve oyunlarin orjinalligi acisindan bakiyorum... Bir de acikcasi tercihim bu isin liderliginin kar amaci pesindeki bir sirketten bir cesit Dunya capina yayilmis gonullu fantastik edebiyat severler organizasyonunun elinde olmasi...
Tabii mermi meselesi de dogru... Bence bu da frp oyunlarini biraz gariplestiriyor. Adam kafasina balta darbesi yiyor ama daha "cani'nin onda biri ancak gidiyor. Ben bunun yerine dovusu uzatip mantiksiz hareketleri daha ufak darbelerle cezalandirmayi tercih ederdim... Neyse RP isine hic girmemeli belki de..
Ama iste DnD nin yapmasi gereken belki de efsanevi yaratiklari alip klonlamak yerine, bir takim genel kurallar ve bir takim tavsiyeler yaratmak.. Herkesin de mumkunse kendi ozgun fantastik Dunyasini tasarlamasini saglamak...
FR DL bir takim ornek Dunyalar olarak tasarlanabilirler tabii ama bu durumda hakikaten biraz daha nasil denir abartisiz diyecegim yine yanlis anlasilacak, tadinda birakarak diyeyim tasarlamak daha iyi olur gibi... Isteyen bu Dunyalarda oynar isteyen yenisini tasarlar sonucta...
Ama olaya isletme basarisi olarak bakarsak tabii DnD basarili tum Dunyada onca fanatigi var Frp denince akla gelen sadece ilk degil tek sey olmayi basariyor. Ama ben biraz da yaratilan hikaye ve oyunlarin orjinalligi acisindan bakiyorum... Bir de acikcasi tercihim bu isin liderliginin kar amaci pesindeki bir sirketten bir cesit Dunya capina yayilmis gonullu fantastik edebiyat severler organizasyonunun elinde olmasi...
Tabii mermi meselesi de dogru... Bence bu da frp oyunlarini biraz gariplestiriyor. Adam kafasina balta darbesi yiyor ama daha "cani'nin onda biri ancak gidiyor. Ben bunun yerine dovusu uzatip mantiksiz hareketleri daha ufak darbelerle cezalandirmayi tercih ederdim... Neyse RP isine hic girmemeli belki de..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
insanlar aksiyonu daha çok seviyor şu sıralar çünkü, mesela LOTR'un ilk filmi diğer iki filme göre çok tutmazken(yine de çok izlendi o ayrı), iki ve üç patlama yaşatmıştı. Bana göre fark etmez ama savaş sahneleri, kamera çok fazla titremezse iyi oluyor, heyecan katıyor. Ama şu sıralar neredeyse her yeni filmde kamera rahat durmadığı için biz bir şey anlamıyoruz o ayrı.
ayrıca baldur's gate ve icewind dale gibi oyunları oynayanlar bilecektir, o oyunların en zevkli yanları diyaloglar ve takım içindeki olaylar dışında sizden güçlü rakiplerle karşılakmaktır. Mesela BG2'de oyuna renk katan 4 ejderha vardır ve biz bunlardan hiç birini öldürmek zorunda olmasakta bence o oyunu oynayan herkes en az bir kere o ejderhalardan en az 2 tanesini öldürmüş yada öldürmeyi denemiştir, çoğu zaman savaşsız bir uzlaşmaya varabilecekken direkt dalmıştır. Bende sağda solda anka kuşu görmekten çok memnun değilim ama heyecan kattıklarını inkar edemezsiniz. Eh dnd'de edebiyattan çok aksiyon üzerine kurulu olduğundan ...
ayrıca baldur's gate ve icewind dale gibi oyunları oynayanlar bilecektir, o oyunların en zevkli yanları diyaloglar ve takım içindeki olaylar dışında sizden güçlü rakiplerle karşılakmaktır. Mesela BG2'de oyuna renk katan 4 ejderha vardır ve biz bunlardan hiç birini öldürmek zorunda olmasakta bence o oyunu oynayan herkes en az bir kere o ejderhalardan en az 2 tanesini öldürmüş yada öldürmeyi denemiştir, çoğu zaman savaşsız bir uzlaşmaya varabilecekken direkt dalmıştır. Bende sağda solda anka kuşu görmekten çok memnun değilim ama heyecan kattıklarını inkar edemezsiniz. Eh dnd'de edebiyattan çok aksiyon üzerine kurulu olduğundan ...
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Bende zaten o manada yazmadım. Onu vermek istemediğin zaten belliydi.catboy7402 wrote:Ben aslında o örneği kitaplarla filmleri karşılaştıralım diye vermemiştim. O da Robin Hood gibidir demek istemiştim. Baş karakterler Frodo ve Sam o kadar da güçlü değillerdir, zaten kitabın amacı da budur. Bizi güçlü yapan yüreğimizdir.
Dünyayı küçük insanlar değiştirir!
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

Eeee işte kardeş... İnsanlar seviyor daha farklı bir tartışmadır... : ) ) )
Neyse işte RP ile bilgisayar oyunları konusuna dalarsam eğer işi gücü bırakıp bir ay bunu tartışırız... Doğrusu zarlı ve sayılı sistemin fanatik ve iflah olmaz bir karşıtıyım...
Ama.... en azından şu anda en azından birileri konuyu açıp da beni nasıl denir heyecanlandırmadıkça o tarz Rp oyununu oynamayı seven arkadaşlar oynasın diyorum...
Ancak en azından edebiyat eserlerinde eserler hareketli sahneler içerse bile öncelikle ayakları yere basan bir hikaye bekliyorum öncelikle... Ayakları yere basar derken şunu kastettim.. Çok uç noktayı düşünüyorum Ahmet annesini ziyaret için ormana gider... Yol boyunca üç ejderha, 100 adet minator içeren bir minator sürüsü, yedi medusa ( bu da nasıl oluyorsa Medusa özel isimdir. Hani 7 Firble demek gibi bir şey) 1000 ork ( bu alıntı) öldürür ve en sonunda annesinin evine varır. Annesi sevinç içinde Ahmeti karşılar ve hikaye biter.. Böyle bir hikayenin üstüne 500 sayfalık kitap yazılır mı çok güzel yazılır, ama bunun yerine bir dövüş klubünün hikayesini anlatsalar da hiç hikaye uydurmasalar daha iyi olur derim.
İkincisi de hikaye ayakları yere bassa bile bir şekilde dövüş sahneleri hani sanki bazı RPlerde deneyim puanı kazanmak için yapılan dövüşlere benzemesin. Dövüşlerin hikaye ile bir bağlantısı olsun... Yani Robin Hood Sherwood ormanında bir takım ayıları öldürmüş olabilir. Ama öldürülen ayıların ana olayla bağlantısı yoksa bunun hikayede olmasının anlamı yok...
Eğer yazar ya da filmlerde yönetmen bol dövüşlü bir hikaye yaratmak istiyorsa konuyu da ona göre ayarlar böylece hikaye bol dövüşlü olur. Mesela dediğim gibi bir dövüş kulübünün hikayesinde bol dövüş olur... Hatta bu kulup zevk için adamların önüne on tane ayı ya da ne bileyim 50 minator çıkarıp hadi bunlarla dövüşün de diyor olabilir.
Ne bileyim İspanya'da insanlarla boğaları dövüştürüyorlar sayılır. Pratikte de FR minatoru ile günümüz Dünyasının boğası da pek farklı sayılmazlar... : ) ) ))
Neyse işte RP ile bilgisayar oyunları konusuna dalarsam eğer işi gücü bırakıp bir ay bunu tartışırız... Doğrusu zarlı ve sayılı sistemin fanatik ve iflah olmaz bir karşıtıyım...
Ama.... en azından şu anda en azından birileri konuyu açıp da beni nasıl denir heyecanlandırmadıkça o tarz Rp oyununu oynamayı seven arkadaşlar oynasın diyorum...
Ancak en azından edebiyat eserlerinde eserler hareketli sahneler içerse bile öncelikle ayakları yere basan bir hikaye bekliyorum öncelikle... Ayakları yere basar derken şunu kastettim.. Çok uç noktayı düşünüyorum Ahmet annesini ziyaret için ormana gider... Yol boyunca üç ejderha, 100 adet minator içeren bir minator sürüsü, yedi medusa ( bu da nasıl oluyorsa Medusa özel isimdir. Hani 7 Firble demek gibi bir şey) 1000 ork ( bu alıntı) öldürür ve en sonunda annesinin evine varır. Annesi sevinç içinde Ahmeti karşılar ve hikaye biter.. Böyle bir hikayenin üstüne 500 sayfalık kitap yazılır mı çok güzel yazılır, ama bunun yerine bir dövüş klubünün hikayesini anlatsalar da hiç hikaye uydurmasalar daha iyi olur derim.
İkincisi de hikaye ayakları yere bassa bile bir şekilde dövüş sahneleri hani sanki bazı RPlerde deneyim puanı kazanmak için yapılan dövüşlere benzemesin. Dövüşlerin hikaye ile bir bağlantısı olsun... Yani Robin Hood Sherwood ormanında bir takım ayıları öldürmüş olabilir. Ama öldürülen ayıların ana olayla bağlantısı yoksa bunun hikayede olmasının anlamı yok...
Eğer yazar ya da filmlerde yönetmen bol dövüşlü bir hikaye yaratmak istiyorsa konuyu da ona göre ayarlar böylece hikaye bol dövüşlü olur. Mesela dediğim gibi bir dövüş kulübünün hikayesinde bol dövüş olur... Hatta bu kulup zevk için adamların önüne on tane ayı ya da ne bileyim 50 minator çıkarıp hadi bunlarla dövüşün de diyor olabilir.
Ne bileyim İspanya'da insanlarla boğaları dövüştürüyorlar sayılır. Pratikte de FR minatoru ile günümüz Dünyasının boğası da pek farklı sayılmazlar... : ) ) ))
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
şimdiye kadar light-dark flarer dan gördüğüm en mantıklı açıklama en güzel yazı olmuş. Bu konuda kesinlikle katılıyorum light-dark' a.lightflarer wrote:abi bu nasıl bir mantık? daha önce ben de benzer birşey söylemiştim çok laf yemiştim ardından (harry potter'la alakalıydı galiba). Fantastik edebiyat abarmaların ve gerçek dışı olan şeylerin edebiyatıdır, FR'da eski efsanelerin üzerine kurulu bir diyar, zaten hepsinden birşeyler bulunan bir nevi ravenloft'un medenileşmiş diyarı diyebiliriz faerun için. Ona bakarsan mantikor sürüleri ve dev sülaleleride var fr'da. Fantastik edebiyatla ilgili "abartılı" sıfatıyla negatif bir söz söylemek çok mantıksız geliyor bana.Firble wrote:Frp her konuyu abartiyor. Daha once de yazmistim. Gercek efsanelerde tek bir minatordan soz edilir. Ancak Fr da minator suruleri var.
Kaldı ki her frp oyununda minator sürüleri, envai çeşit ejderha olacak diye bir kural kaide yok. Zaten bunun içinde low fantasy, high fantasy - epic fantasy gibi ayrımlar var, oyunları buna göre hazırlayabilirsin. İstersen minatorların hüküm sürdüğü bir dünyada geçer oyunun, hatta 5 yaşında bi okul çocuğunun bile 0. level büyüleri ezbere bildiği diyarlarda oynarsın büyünün gırla olduğu, yada öle bir dünya yaparsın ki yeryüzünde yaşayan tek bir ejderha vardır oda sadece efsanelerde bilinir falan filan.
Defalarca dediğim gibi frp yi sadece dnd ile sınırlamamakta fayda var, ufkun genişlemesi açısından.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Zaten firble'ın eleştirdiği D&d'nin önümüze koyduğu standart kurallar ve diyar sanırım. Onu kastettiğini ve onu demek istemediği konusunda hemfikir olmuştuk.
Evet farklı seviyelerde fantastik öğe içeren rol yapma oyunlarıi, diyarları var. Hatta rol yapma oyunlarındaki diyar, senaryo kimi zaman fantastik olmak zorunda bile değil. O zaman mitolojiler bile fazla abartı geliyor. Hatta mitolojik yaratıklar ve kahramanlar normal hayatagöre baktığımızda epey abartı. Yaptıkları işlere bakılırsa =)
Ama şu da bir gerçek ki çoğu kişinin frp namına oynadığı şey d&d'nin standart kural setinden ibaret. Biraz da burada onun mücadelesini veriyoruz zaman zaman.
Ama aslında catboy da güzel bir nokta yakalamış. Her zaman önemli olan miktarın abartılmış olması değil. Yüzüklerin efendisi örneği güzeldi elflerden cücelerden orklardan birsürü olduğu halde hikayenin kahramanı nitelikleri hiç de abartılı olmayan hatta mütevazı sayılabilecek hobitler olabiliyor. Yani böyle düşününce de işin içindeki heyecanı ve güzelliği yakalamak için sayıların abartılı olup olmadığından çok hikayenin kurgusuna da bakmak gerekebilir.
Yani içinde binlerce minotaurun belki birsürü medusanın olduğu bir hikayenin potansiyel olarak mitolojik eserlerden daha çok ilgi çekici olmaması için bir sebep de yok. Hatta bi de şöyle düşünelim. Orada bir tane olan yaratıklardan aslında daha fazla olduğunu varsayıp bu canlıların kuracağı bir medeniyetin özelliklerini düşünmek fena da bir zihin jimnastiği sayılmaz. Hatta abartıyorum öyle bir düzen düşünün ki insan dediğimiz yaratık o diyarda bir tane ve benzersiz olsun. Alın size hayal gücü =)
Evet farklı seviyelerde fantastik öğe içeren rol yapma oyunlarıi, diyarları var. Hatta rol yapma oyunlarındaki diyar, senaryo kimi zaman fantastik olmak zorunda bile değil. O zaman mitolojiler bile fazla abartı geliyor. Hatta mitolojik yaratıklar ve kahramanlar normal hayatagöre baktığımızda epey abartı. Yaptıkları işlere bakılırsa =)
Ama şu da bir gerçek ki çoğu kişinin frp namına oynadığı şey d&d'nin standart kural setinden ibaret. Biraz da burada onun mücadelesini veriyoruz zaman zaman.
Ama aslında catboy da güzel bir nokta yakalamış. Her zaman önemli olan miktarın abartılmış olması değil. Yüzüklerin efendisi örneği güzeldi elflerden cücelerden orklardan birsürü olduğu halde hikayenin kahramanı nitelikleri hiç de abartılı olmayan hatta mütevazı sayılabilecek hobitler olabiliyor. Yani böyle düşününce de işin içindeki heyecanı ve güzelliği yakalamak için sayıların abartılı olup olmadığından çok hikayenin kurgusuna da bakmak gerekebilir.
Yani içinde binlerce minotaurun belki birsürü medusanın olduğu bir hikayenin potansiyel olarak mitolojik eserlerden daha çok ilgi çekici olmaması için bir sebep de yok. Hatta bi de şöyle düşünelim. Orada bir tane olan yaratıklardan aslında daha fazla olduğunu varsayıp bu canlıların kuracağı bir medeniyetin özelliklerini düşünmek fena da bir zihin jimnastiği sayılmaz. Hatta abartıyorum öyle bir düzen düşünün ki insan dediğimiz yaratık o diyarda bir tane ve benzersiz olsun. Alın size hayal gücü =)
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Yahu mesela Icewind Dale 2 oynuyorum, adamlar kendi kurallarıyla dalga geçiyorlardı. Mesela bir konuşmayı yazayım:
"Hiç yaban domuzu gördünüz mü?"
"Evet gördük. Büyük beyaz yaban domuzları, kılıç kadar keskin dişleri ve kolun kadar büyük boynuzları vardı."
"Gerçekten mi?! Onları öldürdünüz mü?"
"Tabii ki öldürdük Thomas. Bizler *maceracıyız*! O yaban domuzları önemli bir parşömen ya da altın yutmuş olabilirlerdi."
4e'nin gelişiyle DnD iyice abarttı. Dönerek kılıçlarından elektrik saçan rangerlar (?), birisi öldüğünde "pöh önemli değil şehrin şifacısı onu iki dakikada diriltir." şeklinde diyaloglar, küçücük çocuğun bile çok normalmiş gibi büyü yapması... Oyunun mistikliği tamamiyle öldü diyebilirim. Her şey gayet normalmiş gibi gösteriliyor FRP'lerde. Goblinler mesela Noel'i bozmak için çıkan bir canavar olan "Grinch"den esinlenilmiştir diye düşünüyorum. LotR'daki Orclar dışında diğer sistemlerdeki (Warcraft, Elder Scrolls, Gothic, DL, FR gibi) Orclar da olabilir. Firblenin dediği gibi Grinch de tek bir yaratık olmasına rağmen FRP oyunlarında sürüsüyle mevcut. Ya da mesela Yetiler? Koca ayak olarak Star Wars'daki Wookie'leri örnek verebilirim. E tabii ki bunların birden fazla olması düşününce normal olsa bile bu kadar abartılmasına karşıyım.
Ayrıyetten ben Elflerin hristiyan inancındaki Noel babaya yardım eden cinler olduğunu duyduğumda hayal kırıklığına uğramıştım. Ben bütün o ırkların Tolkien'in kafasından çıktığını düşünüyordum fakat böyle olduğunu duyduğumda çok üzülmüştüm. Hayal kırıklıkları peşi sıra gelmeye devam etti sonra... Griffonlar, ejderhalar, Centaur'lar... Bütün bu yaratıklar gerçek hayatta var olduğu varsayılan yaratıklarmış meğersem! Çok büyük hayal kırıklığı yaşamıştım...
"Hiç yaban domuzu gördünüz mü?"
"Evet gördük. Büyük beyaz yaban domuzları, kılıç kadar keskin dişleri ve kolun kadar büyük boynuzları vardı."
"Gerçekten mi?! Onları öldürdünüz mü?"
"Tabii ki öldürdük Thomas. Bizler *maceracıyız*! O yaban domuzları önemli bir parşömen ya da altın yutmuş olabilirlerdi."
4e'nin gelişiyle DnD iyice abarttı. Dönerek kılıçlarından elektrik saçan rangerlar (?), birisi öldüğünde "pöh önemli değil şehrin şifacısı onu iki dakikada diriltir." şeklinde diyaloglar, küçücük çocuğun bile çok normalmiş gibi büyü yapması... Oyunun mistikliği tamamiyle öldü diyebilirim. Her şey gayet normalmiş gibi gösteriliyor FRP'lerde. Goblinler mesela Noel'i bozmak için çıkan bir canavar olan "Grinch"den esinlenilmiştir diye düşünüyorum. LotR'daki Orclar dışında diğer sistemlerdeki (Warcraft, Elder Scrolls, Gothic, DL, FR gibi) Orclar da olabilir. Firblenin dediği gibi Grinch de tek bir yaratık olmasına rağmen FRP oyunlarında sürüsüyle mevcut. Ya da mesela Yetiler? Koca ayak olarak Star Wars'daki Wookie'leri örnek verebilirim. E tabii ki bunların birden fazla olması düşününce normal olsa bile bu kadar abartılmasına karşıyım.
Ayrıyetten ben Elflerin hristiyan inancındaki Noel babaya yardım eden cinler olduğunu duyduğumda hayal kırıklığına uğramıştım. Ben bütün o ırkların Tolkien'in kafasından çıktığını düşünüyordum fakat böyle olduğunu duyduğumda çok üzülmüştüm. Hayal kırıklıkları peşi sıra gelmeye devam etti sonra... Griffonlar, ejderhalar, Centaur'lar... Bütün bu yaratıklar gerçek hayatta var olduğu varsayılan yaratıklarmış meğersem! Çok büyük hayal kırıklığı yaşamıştım...
Tolkien efsanelerdeki farklı ırkları alıp değiştiriyor, elfler de bu şekilde cüceler hatta Orklar da sanırım... Ancak onun özgün yanı fantastik Dünya'nın fantastik yanını biraz daha ön planda görebiliyoruz. Ã?rneğin ölümsüzlüğün ne menem bir şey olduğunu anlayabiliyoruz ya da hobbitlerin yaşam tarzları hikayenin zaten içine sinmiş.... Hobbit deyince öyküde yüzlerce olsana hakikaten daha önce görmediğimiz farklı bir ırk geliyor gözümüzün önüne... Bu diğer DnD temelli hikayelerde hiç yok değilse de daha zayıf...
Yoksa elbette ejderha sürüleri de olabilir. Ancak ben biraz da böyle bir Dünyanın kendine özgün yanlarını keşfetmesini beklerim fantastik eserden... Filanca savaşçı için bir tür dövüş antremanı malzemesi olarak yaratılmamalı o bin ejderha eğer yaratıldıysa...
Yoksa elbette ejderha sürüleri de olabilir. Ancak ben biraz da böyle bir Dünyanın kendine özgün yanlarını keşfetmesini beklerim fantastik eserden... Filanca savaşçı için bir tür dövüş antremanı malzemesi olarak yaratılmamalı o bin ejderha eğer yaratıldıysa...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ad benzerliği çok saçma bir savunma. Ã?ünkü noel babaya yardım eden elflerin kulakları da uzun. Sadece boyları kısa, gnomlar kadar. Ki elflerin de boyları o kadar uzun sayılmaz hani.catboy7402 wrote:Hey, tolkien elfleri yaratırken noel babanın yardımcı cinleri olan elflerden etkilenmedi ki? ikisinin alakası bile yok, sadece ad benzerliği var.
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Elf olayı aslında apayrı bir tartışma konusu konudan sapılmasını istemem ama birkaç şey de söyleyerek geçelim madem.
Elf sanırım "peri" gibi bir kavram. Yani efsanelerde falan karşınıza çıkabilir farklı efsanelerde farklı kavramları temsil edebilir.
Sanırm tolkien de ne elfleri ne cüceleri kendi kafasından yaratmamış. Ork ve hobbit kavramından emin değilim ama gnomeduri elftir cücedir(dwarf) daha önceden efsanelerde yerini almış kavramlar.
Tolkien'in Orta Dünya'yı yaratırken fin efsanelerinden ve fin dilinden oldukça etkilenip faydalandığı bilinen bir gerçek. (Elfçe de finceye benziyormuş sözümona. Ayrıca tanrı isimleri de kuzey efsanelerindeki isimlere çok benziyor) Elf kavramı ise Alman ve kuzey mitolojilerinde geçiyor. Yüzüklerin efendisinde karşımıza çıkan şekilde mükkemmelleştirilmiş insan modeli şeklinde. Bu benim kendi görüşümdür ama bence Tolkien Elf kavramına İngiliz'lerin özelliklerinden de eklemeyi pek ihmal etmemiş. Okçuluk mevzusunda olduğu gibi...
Burada yaşanan tartışma ise değişik biraz. Benzetilen noel babanın yanındaki elflerle yüzüklerin efendisindeki elfleri karşılaştırmak doğru olmaz. Noel baba da hristiyanlıkla beraber gelen ve eski mitolojilere dayanmayan bir kavram olduğundan elf kavramını başka bir yerden aldığını düşünebiliriz. Ki bu da muhtemelen ingiliz kültürü olur. İngiliz kültüründe elf kısa boylu yabanı yaratıklara verilen bir ad. Hani şu genelde yeşil giyen gçkkuşağının altında altın saklayan. Hatta efsanenere göre yakalamyı başarırsanız size bir kazan dolusu altının yerini söyleyecek olan yaratıklar. Sanırım Boston Celtics'in amblemindeki de bu yaratıklardan.
Noel babanın yardımcıları olan elflerin bunlardan etkilendiğini tahmin ediyorum.
Yani isim benzerliği diyemeyiz hepsinin kavram olarak benzer bir kökeni var. Yani hepsine elf denmesinin ortak bir sebebi var. catboy gendelde aynı kavrama karşılık gelmeyen fakat aynı olan kelimelere bu teşhisi koyabiliyor sanırım.
Neyse işte muhakkak alakası var. Araştırırsak neredeyse bütün fantastik yaratıkalra bir mitolojik köken bulabiliriz. Hatta böylece bir çeşit genel kültür edinmiş bile oluruz. Bir insana kültürlü ve entellektüel denmesiyle "boş işlerle uğraşıyor" denmesi arasındaki çizgi o kadar da kalın değil belkide.
Elf sanırım "peri" gibi bir kavram. Yani efsanelerde falan karşınıza çıkabilir farklı efsanelerde farklı kavramları temsil edebilir.
Sanırm tolkien de ne elfleri ne cüceleri kendi kafasından yaratmamış. Ork ve hobbit kavramından emin değilim ama gnomeduri elftir cücedir(dwarf) daha önceden efsanelerde yerini almış kavramlar.
Tolkien'in Orta Dünya'yı yaratırken fin efsanelerinden ve fin dilinden oldukça etkilenip faydalandığı bilinen bir gerçek. (Elfçe de finceye benziyormuş sözümona. Ayrıca tanrı isimleri de kuzey efsanelerindeki isimlere çok benziyor) Elf kavramı ise Alman ve kuzey mitolojilerinde geçiyor. Yüzüklerin efendisinde karşımıza çıkan şekilde mükkemmelleştirilmiş insan modeli şeklinde. Bu benim kendi görüşümdür ama bence Tolkien Elf kavramına İngiliz'lerin özelliklerinden de eklemeyi pek ihmal etmemiş. Okçuluk mevzusunda olduğu gibi...
Burada yaşanan tartışma ise değişik biraz. Benzetilen noel babanın yanındaki elflerle yüzüklerin efendisindeki elfleri karşılaştırmak doğru olmaz. Noel baba da hristiyanlıkla beraber gelen ve eski mitolojilere dayanmayan bir kavram olduğundan elf kavramını başka bir yerden aldığını düşünebiliriz. Ki bu da muhtemelen ingiliz kültürü olur. İngiliz kültüründe elf kısa boylu yabanı yaratıklara verilen bir ad. Hani şu genelde yeşil giyen gçkkuşağının altında altın saklayan. Hatta efsanenere göre yakalamyı başarırsanız size bir kazan dolusu altının yerini söyleyecek olan yaratıklar. Sanırım Boston Celtics'in amblemindeki de bu yaratıklardan.
Noel babanın yardımcıları olan elflerin bunlardan etkilendiğini tahmin ediyorum.
Yani isim benzerliği diyemeyiz hepsinin kavram olarak benzer bir kökeni var. Yani hepsine elf denmesinin ortak bir sebebi var. catboy gendelde aynı kavrama karşılık gelmeyen fakat aynı olan kelimelere bu teşhisi koyabiliyor sanırım.
Neyse işte muhakkak alakası var. Araştırırsak neredeyse bütün fantastik yaratıkalra bir mitolojik köken bulabiliriz. Hatta böylece bir çeşit genel kültür edinmiş bile oluruz. Bir insana kültürlü ve entellektüel denmesiyle "boş işlerle uğraşıyor" denmesi arasındaki çizgi o kadar da kalın değil belkide.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.


