A Little Trip to Heaven, Slumdog Millionaire ve Üç Maym

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
Post Reply
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 10:00 am

A Little Trip to Heaven, Slumdog Millionaire ve Üç Maym

Post by devrimk »

Bu üç filmle ilgili şahsi görüşlerimdir, yazıda filmlerin öyküsü hakkında bazı ipuçları vardır.

A Little Trip to Heaven 2005 yapımı bir film. Amerikada açlık ve sefillikle yaşayan, sigorta şirketini dolandırmak için adam öldürmekten çekinmeyen küçük ve basit insanların öyküsü.

Slumdog Millionaire İngiliz yapımı bir film. Hindistan'da sefillik içinde yaşayan, güçlünün güçsüzü ezdiği şansı sayesinde zengin olup sevdiği kıza kavuşan gencin öyküsü.

Üç Maymun Türk yapımı bir film. Sefillik yüzünden başkasının yerine hapis yatan, zavallı insanların öyküsü.

Bu üç film benim birbirine benzettiğim filmler. Bazı büyük farkları var onları burada yazacağım ama asıl büyük fark insanların bakış açısında.

İlk film Amerika'nın hiç görmediğimiz bir yüzünü yansıtıyor bize, hatta seyrederken Amerika'da böyle yerler bu durumda yaşayan insanlar var mı diye düşünüyorsunuz. Tanrının unuttuğu medeniyetin yok saydığı bir bölgede korkunç şartlarda yaşayan insanlar. Bu insanlar aynı zamanda ahlaksız üç kağıtçı ve dolandırıcı. Dürüst sigorta müfettişinin gelip olayı çözmesi ile sonuçlanır bu film.

Kenar mahalle milyoneri'de öyle, devletin bir otoritesi olmadan işlenen suçlar, acımasızlık, ahlaksızlık. Buna dur diyecek dürüst kanun adamı çıkmıyor bu filmde tam tersine polis bir tv spikerinin ricasıyla birini alıp sabaha kadar işkence etmekten çekinmeyecek kadar şuursuz.
Adalet bir şekilde tecelli ediyor yine de. Sonunda alay eder gibi sonucu "Kader"e bağlasa bile.

Üç Maymun'da da aynı ahlaksız ve acımasız insanları görüyoruz. Bu sefer filmde adalet duygusu tamamen yok olmuş. Polis en küçük olayı çözmekten bile aciz. Başkan adayının cinayetinin üstlenilmesiyle (üstelik şöförün yaşadığı mahalledeki biri tarafından) dosyanın kapanması akıl alacak gibi değil.

Kenar mahalle milyoneri Amerika'da ya da İngiltere'de geçemez miydi? Geçemezdi çünkü o zaman yakışıklı FBI, CSI ya da MI5 ajanları gelir ve suç işleyenleri şıp diye yakalayıverirdi. Bize filmlerden öğrettikleri Batı bu çünkü.

Doğuda insanlar iğrenç, pis, kanunsuz, ahlaksız bir şekilde yaşarlar, batı da ise etraf doğrular için savaşan kahramanlarla doludur. Batının bu özelliklerini övmek için bol bol film yaparsınız. Doğu için ise ingiliz bir yönetmen ve Hindistan'ı hiç görmemiş Hint kökenli oyuncular bulursunuz. Bol bol ödül ve övgü yağdırırsınız ki insanlar bu filmi seyretsin.

Tabii bunun daha kolayı ve daha ucuzu da var, kendi insanlarından nefret eden yönetmenler, yazarlar ve sanatçılara ödül verirsiniz, övgüler yağdırırsınız.

Batının sistemini eleştiren, oradaki kötü insanları gösteren filmleri de hasır altı edersiniz.Forest Whitaker'a oradaki oyunculuğuyla değil, The Last King of Scotland'daki oyunculuğuyla Oscar verirsiniz.

Sanat bu aralar hiç olmadığı kadar kirli.
Possessed
Site Çizeri
Posts: 958
Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
Contact:

Post by Possessed »

Ben katılmıyorum.

Filmleri izlerken de hiç böyle etkilenmiyorum, alttan filmle alakasız mesajlar almıyorum. İnsanlar gerçekten böyle batıyı yüceltip doğuyu yeren (niye?) mesajlar alıp düşünce sistemleri etkileniyorsa onların problemi.

Oskar'a gelince... Oskar Amerikan işi diye göz önünde. Eğer Türkiye süper güç olsaydı, Altın Portakal falan böyle olacaktı. Oskar jürisinin değerlendirmesi tabii ki tartışılır. "Hayda bu niye ödül aldı?!" dediğim çok film oldu.
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Oscarın bu kadar önemsenmesinin sebebini Amerika'nın süper güç olmasına dolaylı olarak bağlıyorum ben. Eğer bu koşullarda Hollywood Türkiye'de olsaydı süper güce gerek kalmazdı. Ama sanırım bunu lması güçle alakalı.

Sanırım başka yerlerde çok ödül almış filmlere tekrar ödül vermemeye dikkat ediyorlar. Bir de oscar'a yakın vizyona grmiş olması da önemli sanırım. Mesela Batman uzun süre imdbde en iyi film durumunda olmasına rağmen pek adı geçmiyordu oscarı almak için.

Eğer sadece filme bakıyor olsalardı zaten yüzüklerin efendisi serisinde diğer filmler hiçbirşey almazken son film aday olduğu tüm alanlarda oscarı toplamazdı.

Hint kliplerinden edindiğim kötü izlenim nedeniyle slumdog millionere pek sıcak yaklaşmamıştım :D Ama sanırım bir izlemek lazım. Oscar aldığına göre boş olamaz.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Post by Alenthas »

Devrimk'e katılıyorum. Amerika milliyetçi bir ülke. Başka ülkelerden giden insanlar bile bir kaç yıl sonra kendilerini Amerikan bayrağını selamlarken buluyorlar. Ã?ünkü Amerika milliyetçiliği yaymayı gerçekten çok iyi biliyor. Filmlerin böyle olmasının sebebi bu.

Oyuncular, yönetmenler, filmler hakkında bir şey diyemeyeceğim. Ã?ünkü ben filmi sadece izlerim, isimlere pek takılmam, zaten aklımda da tutamam. Oskarın da sadece başlarını izledim.
Efla wrote:Mesela Batman uzun süre imdbde en iyi film durumunda olmasına rağmen pek adı geçmiyordu oscarı almak için.
Zaten oskarın başlarında da bununla ilgili bir şov vardı.
Image
lightflarer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 639
Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am

Post by lightflarer »

Possessed wrote:Ben katılmıyorum.

Filmleri izlerken de hiç böyle etkilenmiyorum, alttan filmle alakasız mesajlar almıyorum. İnsanlar gerçekten böyle batıyı yüceltip doğuyu yeren (niye?) mesajlar alıp düşünce sistemleri etkileniyorsa onların problemi.

Oskar'a gelince... Oskar Amerikan işi diye göz önünde. Eğer Türkiye süper güç olsaydı, Altın Portakal falan böyle olacaktı. Oskar jürisinin değerlendirmesi tabii ki tartışılır. "Hayda bu niye ödül aldı?!" dediğim çok film oldu.
o oskar jürisini bir yakalarsam zaten... ya en iyi efekt ödülünün kesinlikle The Dark Knight'a en iyi erkek oyuncununda Mickey Rourke'a gitmesi lazımdı. The Wrestler kadar oyuncunun öne çıktığı film az izlemişimdir.
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul

Post by Starfell »

Bu filmleri henüz izleme fırsatım olmadı baştan söyleyim. Ama yinede az çok bilgiye sahibim bunlarla ilgili.

şimdi akademi ödülleri neden bu kadar önemli (üstelik sadece amerikan sinemasını değerlendiriyorlar. Yalansa söyleyin benim bildiğim en iyi yabancı film oskarından başka ödül verilmiyor) ??

Önemli çünkü, nasıl ki bilim konusunda dünya göbekten amerikaya bağlı, aynı şekilde finans açısından... Aynı sebeplerden dolayı holiwood da dünya sinemasında inanılmaz paralar harcanarak, inanılmaz bağlantılar kurularak dünyaya izletiliyor.

Bugün kaç kişi 2009 altın portakal listesinden ödül almış 5 filmi sayabilir. şahsen ben sayamam. Neden hem altın portakal aynı olgunlukta değil, Hemde aynı reklam kaynakları yok. Bugün oskar olmadan önce oskarın ne zaman, nerde yapılacağını herkes biliyor.Nasıl ?? Reklam sayesinde...

Peki gelelim Amerikan film endüstürisine( bu kelimeyi hiç sevmiyorum sanayi daha iyi bence) şimdiki hali nispeten daha iyi olan bu sanayi eskiden her filmin sonunda bir amerikan bayrağını gözümüze sokardı. Arka fonda çalan birde amerikan marşı vardı. İnsanların kendi marşlarını bile doğru düzgün bilmedikleri bir memlekette. Pek tabiki amerikan milli marşı kullaklara son derece hoş gelen bir klasik müzik dinletisi gibi geliyordu.

Ardından dünya yavaştan uyandımı?? Sanmıyorum... Ama bir şeyler oldu ve amerikan film sanayisi vermek istedikleri mesajları biraz daha değişik yollarla vermeye başladı. Ama bu yollarda insanlar üzerinde o kadar kullanıldıki (bkn. İyi polis-kötü polis, şerif, Ölkesi için savaşan deniz piyadeleri ve ajanlar.) Bunlarda bir yerden sonra her uyuşturucunun yaptığı gibi yeterli gelmedi ve dozajı biraz daha arttırıldı. Seyirciye keyif vermesi için biraz daha macera katıldı işin için (action) (bkn. Shooter, James bond, Seven vs.)

Bu saatten sonra mesajlar üzeri kapalı verilmeye başlandı. Ã?ünkü o kadar yoğun bir çatışma hali izletiliyordu ki insanlara bırakın mesajı insanlar sahneleri kaçırmamak için alt yazı bile okuyamaz hale geldiler. Artık mesajlar görüntülerle birlikte ve/veya birkaç slogan olabilicek sözcükle veriliyordu. (bkn. God bless the US) yada (bkn. Uzaylılar ve meteorlar neden hep amerika kıtasına gelir) Bunlar o kadar ilmi bir şekilde işlenen olaylarki inanılmaz teknik detaylar barındırıyor içlerinde. (bununla ilgili bir kaç şey okumuştuım ama pek bişi anlamamıştım. :D )

Konuyu tolamak gerekirse amerika kendi propandasını yapmaya çıok iyi biliyor ve bunu da paraları sayesinde hiç zorlanmadan yapıyorlar. Kendi propandasını yaparken sadece sinemayı değil bütün kaynaklarıda kullandıkları gerçek. Fillm dünyasında ise en amerikancı şirket olarak Universal'ı görürüm ben hep. Ve dikkat edin universala filmden çıktığınızda yaşasın amerika diyor olacak bir tarafınız hep. şimdi adını hatırlayamadım zaten çok sanatsal bir değeri olmayan bir universal filmi vardı. CIA afganistanı sovyetlerin elinde kuratarıyordu. Son sahnesinde Afganistandaki genç nüfüs için "Biz ordaki çocuklara umut verdik. Okul ve kitap verdik. şimdi ihtiyacımız olan bu hayali geliştirmek onların bize ihtiyacı var bizler herzaman ezlimiş afgan halkının arkasında olacağız." gibisinden bi mesaj veriliyordu. Ben universal filmine gittiğimi bilerek gözlerimi dört açarak izlediğimden çok yemedim ama eminim orda o replikten sonra alkış tutan çok insan olmuştur. Dikkat etmek lazım.

Vayy be çok uzun oldu. Okuyanlara bin selam olsun :D:D
lightflarer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 639
Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am

Post by lightflarer »

Amerika kendi propogandasını çok iyi yapmasını bilmeseydi ve ülkede aslında yönetimden çok gizli servislerin fikir üretip yasaya geçirmesinden oluşmasaydı, bu kadar güçlü bir ülke olmazdı. Ã?in hem ekonomik hem askeri açıdan ABD'den çok daha güçlü, Rusya'nın inanılmaz bir silah ve nükleer teknolojisi var ki çoğu sovyetler zamanından kalma ve ABD hala aynılarını yapamıyor (bakınız AK-47) ama ABD bu tür eğitimi az, kısıtlı ya da araştırmayı sevmeyen toplum üzerinde sinema ve diğer yollardan yaptığı reklamlar sayesinde tüm dünya çevresinde en çok insanın desteğini topluyor, toplamasa bile satın alıyor. Stalingrad muharebesi kazanıldıktan sonra ABD'nin Avrupa'yı Sovyetler'e bırakmama politikasından beri bu tür şeyler var, daima Amerikanlar üstün gösteriliyor, öyleki Hitler'in politikalarının eleştirildiği bir filmde bile Amerikan halkı hakkında aynı üstünlük propogandası çaktırmadan yapılıyor. Aslında bu tür şeylerin tek elde toplanması yalnış ama filmlerde çok güzel be kardeşim.
Possessed
Site Çizeri
Posts: 958
Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
Contact:

Post by Possessed »

Birinin kendi ülkesi hakkında film yapması kadar doğal bir şey yok. Ama bu filmi yapan ABD olunca garip milliyetçi eleştirilere maruz kalıyor. Hollywood'un da belli bir çerçevesi vardır, örneğin filmde kötü karakterler kazanamaz, ABD kaybedemez gibi. Bazı sosyal mesajlar vermesi gerektiği de doğrudur. Ama soruyorum size, bir film yapsanız Türkiye'yi kaybettirir misiniz yoksa kazandırır mısınız? Filminizde bir uzay aracı gelecek olsa nereye gelir, Türkiye'ye değil mi?

Ã?rneğin Hollywood dışı bağımsız filmlerde kötüler kazanabilir. İzlemişseniz bilirsiniz, ABD kazanacak diye bir şart da yoktur. Hollywood filmlerini izleyip "Neden hep ABD?" diye sormak biraz komik geliyor bana.

Benim de kızdığım nokta Oskar global bir organizasyon değil, keşke global olsa; ama değil. Oskar'ı popüler yapan diğer ülkelerdeki izleyenler. İzlemezsiniz, olur biter.

Bir de şöyle düşünelim:
Battal Gazi gibi filmlerimizde düşman zevk için istediğini öldürür, istediğine tecavüz eder, barbar gibi yaşar, Türkleri aşağılar. Bir Türk çıkar gelir, bir tokatla üç adam öldürür, hristiyanları müslüman yapar, krallar öldürür, ordular tüketir, tek başına kaleler kuşatır. Amanın, korkunç bir Türk propagandası dönmüyor mu ortada?! Tüm dünya kötüdür, bir Türk çıkar hepsini tekmeler. Bir yabancı oturup ciddiyetle o filmleri izlese böyle bakmaz mı? İşte siz de olaya böyle bakıyorsunuz. ABD tabii ki biraz da kendi propagandasını yapacak. Özellikle 2.Dünya Savaşı'ndan sonra bir tarafları kalkmıştır, orada sanırım hemfikiriz :D Eğer ABD merkezini bozmak istiyorsanız oturun, adamlardan daha iyi işler çıkarın. Böyle yattığımız yerden konuşmak kolay.

lightflarer, bir şey söylemek isterim. Ã?in demişsin ama Ã?in süper güç falan olamaz. Ucuz üretim ve kalitesiz taklit ürünler üzerine bir ekonomileri var. Parayı da devalüasyonla kazanıyorlar. Adamların ordusundaki silahlar bile taklit. Bir süre sonra Ã?in balonu sönecektir, merak etmeyin.
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
Post Reply