Yıkımdan Sonra (Fallout oyun)
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
"Yaaa ne demezsin." Elleriyle tırnak işareti yaparak devam etti.
"(Bay Beyin)in de fikrini alalım. Konuşarak alır belki arabayı."
Sonra Dean'e döndü:
"Yine de beni yanlış anlama, öyle kavga dövüşten çekinmeyen bir olduğumu anlamışsındır. Reno'da bir sürü tanıdığım var ve bu lanet ülkede yıllarca dolaştım en rahat ettiğim yerlerden biri burası. O arabayı alsak bile yakamızdan düşmezler. Acaba parayı sonra vermeye anlaşsak "Tesis 65"den toplayacağımız eşyalarla 7.500 papel ödeyebilir miyiz?"
"(Bay Beyin)in de fikrini alalım. Konuşarak alır belki arabayı."
Sonra Dean'e döndü:
"Yine de beni yanlış anlama, öyle kavga dövüşten çekinmeyen bir olduğumu anlamışsındır. Reno'da bir sürü tanıdığım var ve bu lanet ülkede yıllarca dolaştım en rahat ettiğim yerlerden biri burası. O arabayı alsak bile yakamızdan düşmezler. Acaba parayı sonra vermeye anlaşsak "Tesis 65"den toplayacağımız eşyalarla 7.500 papel ödeyebilir miyiz?"
-
dwaxer
- Kullanıcı

- Posts: 6687
- Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am
.
Dean:
"Kendi arabamı satın mı alacağım yani..." Yakışıklı Jhonny'nin cesedine bir tekme atar; "@##!! Senin yüzünden düştüğüm hallere bak!!"
Desert Eagle’ları inceler, "hey bunları ben alabilir miyim? Bir iki de stimpak fena olmazdı... Evet, dediğin gibi yapalım madem; çalanları geberttik ama arabayı borcuna karşılık vermiş, alan adam da haklı eğer hikaye doğruysa... Berbat bir durum... Siz beni karıştırmadan teklifi götürün, kabul etmezlerse ben de sizi karıştırmadan çalarım arabayı. Kabul ederlerse artık bakarız... Yalnız o son kaçanı da gebertmem lazım."
.
Dean:
"Kendi arabamı satın mı alacağım yani..." Yakışıklı Jhonny'nin cesedine bir tekme atar; "@##!! Senin yüzünden düştüğüm hallere bak!!"
Desert Eagle’ları inceler, "hey bunları ben alabilir miyim? Bir iki de stimpak fena olmazdı... Evet, dediğin gibi yapalım madem; çalanları geberttik ama arabayı borcuna karşılık vermiş, alan adam da haklı eğer hikaye doğruysa... Berbat bir durum... Siz beni karıştırmadan teklifi götürün, kabul etmezlerse ben de sizi karıştırmadan çalarım arabayı. Kabul ederlerse artık bakarız... Yalnız o son kaçanı da gebertmem lazım."
.
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
"Boşver. Sağ kalsın ki ne tip adam olduğunu anlasın millet. Arabanı geri aldığımızda Reno'da kimsenin bir daha buna yeltenmeyeceği kesin."
Yere yuvarlanmış viski şişesini gördü.
"Heyy! Bak burada ne varmış. İster misiniz?" İçeriden bardak getirdi, viskiden okkalı bir yudum aldıktan sonra sırıttı.
"şimdi o herifin anlatacaklarını düşünüyorum da!:
"Heyy adamım sakin sakin konuşuyorduk adam birden çiftesiyle Bobby'nin midesini patlattı."
Hah ha! Kısa sürede ünlü olacağız burada."
"Siz istediğinizi alın kalanları bizim Süpo var ona satmaya çalışırız. Mermi ilaç filan da bulabiliriz ondan."
Yere yuvarlanmış viski şişesini gördü.
"Heyy! Bak burada ne varmış. İster misiniz?" İçeriden bardak getirdi, viskiden okkalı bir yudum aldıktan sonra sırıttı.
"şimdi o herifin anlatacaklarını düşünüyorum da!:
"Heyy adamım sakin sakin konuşuyorduk adam birden çiftesiyle Bobby'nin midesini patlattı."
Hah ha! Kısa sürede ünlü olacağız burada."
"Siz istediğinizi alın kalanları bizim Süpo var ona satmaya çalışırız. Mermi ilaç filan da bulabiliriz ondan."
-
Darkgnome
- Kullanıcı

- Posts: 3918
- Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
- Location: Ankara
"Arabayı çalmak zaten pek mantıklı olmazdı." diyerek yanlarına topalladı Albert. Sonra konyaktan kendisi biraz aldı ve ciherine kadar yandığını hissetti. Herhalde vurulmakta böyle bir şey olsa gerekti.
"Ihhhhhhhh! Eheeheheheh! Amma yaktım be."
"O arabanın peşinde olduğumuzu şimdi herkes biliyor. Kesinlikle peşlerine düşecekleri kişiler oluruz."
"İleride parasını getireceğimizi de söyleyemeyiz. Düşünsene bay Montana'nın karşısındasın ve oan kısa zamada 7500 kazanacağını söylüyorsun."
Konyaktan bir yudum daha aldı. Bu seferki suskunluğu biraz daha kısa sürmüştü.
"Bay montana için bu arabanın çok önemi olmaz. Fiyakalı bir sürü arabası var. Ancak onun için daha önemli daha pek çok şey olduğuna eminim. BUradaki adamlar çöl adamı değiller. Ama hemen yanımızda bir yol sürücüsü var. Hem de kıyak adam. Eheeheheheh. Ihhhh!"
"Ancak bay Montana'nın karşısına pat diye çıkamayız. Onun yerine Montana Jr.'lardan biri ile konuşmalıyız. Arabayı hediye etmiş olduğu diyelim. Montana iş için değil ama çocuklarından biri için almış olabilir o arabayı. Ã?ocukalrı bazı konularda kandırmak çok daha kolay olur. Belki bay Montana'ya bile çıkmadan işi bitirebiliriz."
Jhonny'nin evraklarına bakmaya başladı. Aslında pek evrak tutacak tip değildi ama Mbay Montana bu konuda daha titiz olabilirdi. En azından ip ucu olacak bir yazı.
"Eeee? Siz ne bekliyorsunuz. Bakalım bu arabayı teslim alan adam kimmiş. Belki daha iyi bilgi toplayabiliriz. Bundan sonra battı balık yan gider. Balık nedir biliyorsun değil mi Dean. Uçsuz bucaksız sularla kaplı bölgelerde yaşayan, su soluyan bir canlı. Artık pek deniz nedir bilen biri ile karşılaşmıyoruz. Eheeehehehe. Ihhh!"
"Ihhhhhhhh! Eheeheheheh! Amma yaktım be."
"O arabanın peşinde olduğumuzu şimdi herkes biliyor. Kesinlikle peşlerine düşecekleri kişiler oluruz."
"İleride parasını getireceğimizi de söyleyemeyiz. Düşünsene bay Montana'nın karşısındasın ve oan kısa zamada 7500 kazanacağını söylüyorsun."
Konyaktan bir yudum daha aldı. Bu seferki suskunluğu biraz daha kısa sürmüştü.
"Bay montana için bu arabanın çok önemi olmaz. Fiyakalı bir sürü arabası var. Ancak onun için daha önemli daha pek çok şey olduğuna eminim. BUradaki adamlar çöl adamı değiller. Ama hemen yanımızda bir yol sürücüsü var. Hem de kıyak adam. Eheeheheheh. Ihhhh!"
"Ancak bay Montana'nın karşısına pat diye çıkamayız. Onun yerine Montana Jr.'lardan biri ile konuşmalıyız. Arabayı hediye etmiş olduğu diyelim. Montana iş için değil ama çocuklarından biri için almış olabilir o arabayı. Ã?ocukalrı bazı konularda kandırmak çok daha kolay olur. Belki bay Montana'ya bile çıkmadan işi bitirebiliriz."
Jhonny'nin evraklarına bakmaya başladı. Aslında pek evrak tutacak tip değildi ama Mbay Montana bu konuda daha titiz olabilirdi. En azından ip ucu olacak bir yazı.
"Eeee? Siz ne bekliyorsunuz. Bakalım bu arabayı teslim alan adam kimmiş. Belki daha iyi bilgi toplayabiliriz. Bundan sonra battı balık yan gider. Balık nedir biliyorsun değil mi Dean. Uçsuz bucaksız sularla kaplı bölgelerde yaşayan, su soluyan bir canlı. Artık pek deniz nedir bilen biri ile karşılaşmıyoruz. Eheeehehehe. Ihhh!"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
"Herifçioğlu dedi ya Bobby Montana'ya verdim arabayı diye. Bobby ufak çocuklardan biri görmüşsündür zibidinin teki, şımarık velet. şöyle saçları jöleli Elvis filan dinliyorlar."
"Konuşmak istersek Büyükbaba Montanayla olmasa bile daha ufak kuzenlerden filan biriyle görüşme ayarlayabilirim herhalde. Ama ne diyeceğiz? Tam anlamadım orasını."
"İçeri odaya geçelim bari etraf kan gölü oldu yahu!"
"Konuşmak istersek Büyükbaba Montanayla olmasa bile daha ufak kuzenlerden filan biriyle görüşme ayarlayabilirim herhalde. Ama ne diyeceğiz? Tam anlamadım orasını."
"İçeri odaya geçelim bari etraf kan gölü oldu yahu!"
-
Darkgnome
- Kullanıcı

- Posts: 3918
- Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
- Location: Ankara
Yüzünde düşündüğünü belirten değişik bir mimik oluşyu. Gulyabanilerde mimikler pek belli olmuyordu.
"Hıım. Sanırım bu Bobby'nin benimle pek işi olmuyor. Onun nasıl birisi olduğunu dahi hatırlayamadım ama hele bir görelim ne istediğini. Ã?ocuk parası yerine bir şey isteyebilir. Mesela bir silah. Eheheehehheh ıııh! Sanki babasında çok yokmuş gibi. Ehehehıhııııııı."
"Hıım. Sanırım bu Bobby'nin benimle pek işi olmuyor. Onun nasıl birisi olduğunu dahi hatırlayamadım ama hele bir görelim ne istediğini. Ã?ocuk parası yerine bir şey isteyebilir. Mesela bir silah. Eheheehehheh ıııh! Sanki babasında çok yokmuş gibi. Ehehehıhııııııı."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
"Tamam o zaman bu akşam ben bir kolaçan edeyim etrafı, bir tanıdık bulurum mutlaka. Yarın sabah buluşuruz "Texas Chainsaw Massaccre"de. Kahvaltısı güzeldir."
Topladığı stimpaklardan birini Dean'e fırlattı.
"Al sana lazım olur bu kafayla, şu diğer hapları ben alıyorum kimse istemiyorsa."
Stimpak (1 adet)
Pompa (1 adet)
Sakız (2 adet)
Sikko (1 adet)
"Diğer silahlarla para sende kalsın Albert sen satarsın sonra hesaplaşırız. Haa bir de şu çocuğun yaralarına bak be! Köpeğiyle daha çok ilgilendin yaralandığında."
Cabal gittikten sonra Albert kalan viskiyi Dean'in yarasına boca ederek bir güzel temizler sonra mermiyi çıkartıp yaraya dikiş atar.
Albert İlkyardım 88+10=98, DC:93 başarılı.
Albert Dean'in gece havale geçirmesi riskine karşılık yanında bulunmak için evine davet eder. Aslında buna ev denemez tek odası olan apartman içinde ufacık bir yerdir.
Ertesi sabah Cabal Albert'in odasına gelir. Yanında ufak tefek sinsi tipli bir adam vardır.
"Albert Montana ailesinden birini buldum. Tilki Jimmy bizi Bobby ile konuşturabilirmiş. Yalnız uyarayım arabanı çok sevmiş cilalama parlatma işine bile girişmişler."

Tilki Jimmy
şehrin kuzaydoğu bölgesine doğru giderler, etrafı üç metre yüksekliğinde çitlerle çevrili bir bahçeye gelirler. Büyük kapısının önünde iki koruma vardır.
Tilki Jimmy kapıdakilere afili bir selam çakar.
"Na'ber çocuklar? Nası gidiyo?"
Bahçede ilerlerler, bir çok silahlı adam kimi nöbet tutmakta, kimi dalga geçmektedir. Çok lüks ve büyük bir villanın önüne gelirler içine girmeden arkasına dolaşırlar.
Büyük bir garajın önünde Dean'in arabası durmaktadır. Kaportasının bazı parçaları sökülmüş boyanmaktadır. Tarifinden Bobby olduğunu anladığınız çocuk arabanın üzerine eğilmiş kaportadaki hatalara bakmaktadır. Neşeli olduğu bellidir kendi kendine konuşmaktadır.
"Vayy be! Kızım çok güzel olacak işimiz bitince senle!"
Tilki Jimmy lafa girer:
"Hey adamım nasılsın? Bak bahsettiğim elemanlar burada."

Bobby Montana
Bobby gıcıklanmış bir şekilde bizimkilere bakar. Arabanın ön kaputuna oturur her haliyle her tavrıyla bu mekan da bu araba da benim demektir adeta. Sakızını çiğnerken bizimkilere seslenir.
"Evet bahsetmiştin. Ne vardı?"
Topladığı stimpaklardan birini Dean'e fırlattı.
"Al sana lazım olur bu kafayla, şu diğer hapları ben alıyorum kimse istemiyorsa."
Stimpak (1 adet)
Pompa (1 adet)
Sakız (2 adet)
Sikko (1 adet)
"Diğer silahlarla para sende kalsın Albert sen satarsın sonra hesaplaşırız. Haa bir de şu çocuğun yaralarına bak be! Köpeğiyle daha çok ilgilendin yaralandığında."
Cabal gittikten sonra Albert kalan viskiyi Dean'in yarasına boca ederek bir güzel temizler sonra mermiyi çıkartıp yaraya dikiş atar.
Albert İlkyardım 88+10=98, DC:93 başarılı.
Albert Dean'in gece havale geçirmesi riskine karşılık yanında bulunmak için evine davet eder. Aslında buna ev denemez tek odası olan apartman içinde ufacık bir yerdir.
Ertesi sabah Cabal Albert'in odasına gelir. Yanında ufak tefek sinsi tipli bir adam vardır.
"Albert Montana ailesinden birini buldum. Tilki Jimmy bizi Bobby ile konuşturabilirmiş. Yalnız uyarayım arabanı çok sevmiş cilalama parlatma işine bile girişmişler."

Tilki Jimmy
şehrin kuzaydoğu bölgesine doğru giderler, etrafı üç metre yüksekliğinde çitlerle çevrili bir bahçeye gelirler. Büyük kapısının önünde iki koruma vardır.
Tilki Jimmy kapıdakilere afili bir selam çakar.
"Na'ber çocuklar? Nası gidiyo?"
Bahçede ilerlerler, bir çok silahlı adam kimi nöbet tutmakta, kimi dalga geçmektedir. Çok lüks ve büyük bir villanın önüne gelirler içine girmeden arkasına dolaşırlar.
Büyük bir garajın önünde Dean'in arabası durmaktadır. Kaportasının bazı parçaları sökülmüş boyanmaktadır. Tarifinden Bobby olduğunu anladığınız çocuk arabanın üzerine eğilmiş kaportadaki hatalara bakmaktadır. Neşeli olduğu bellidir kendi kendine konuşmaktadır.
"Vayy be! Kızım çok güzel olacak işimiz bitince senle!"
Tilki Jimmy lafa girer:
"Hey adamım nasılsın? Bak bahsettiğim elemanlar burada."

Bobby Montana
Bobby gıcıklanmış bir şekilde bizimkilere bakar. Arabanın ön kaputuna oturur her haliyle her tavrıyla bu mekan da bu araba da benim demektir adeta. Sakızını çiğnerken bizimkilere seslenir.
"Evet bahsetmiştin. Ne vardı?"
Last edited by devrimk on Fri Aug 28, 2009 6:57 am, edited 1 time in total.
-
Darkgnome
- Kullanıcı

- Posts: 3918
- Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
- Location: Ankara
"Vay canına. Eheheh Ihhh!"
Diye yüzüne büyük bir gülücük kondurur Albert. Gülüşü çok güzel değildir ama samimidir. (gibidir!)
"Boby Montana. Montana ailesinin bir üyesi. Bahsettikleri kadar varmış."
Sonra yüzündeki gülüşü biraz azalır. Bu şekilde fazla durmakta yorucudur.
"Arabayı güzel yapmışsın gerçekten ama çölün ortasında güzel bir araba sana ne kazandırabilir ki?"
Diye yüzüne büyük bir gülücük kondurur Albert. Gülüşü çok güzel değildir ama samimidir. (gibidir!)
"Boby Montana. Montana ailesinin bir üyesi. Bahsettikleri kadar varmış."
Sonra yüzündeki gülüşü biraz azalır. Bu şekilde fazla durmakta yorucudur.
"Arabayı güzel yapmışsın gerçekten ama çölün ortasında güzel bir araba sana ne kazandırabilir ki?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
Darkgnome
- Kullanıcı

- Posts: 3918
- Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
- Location: Ankara
Yüzüne bir gülümseme daha yerleşti.
"Eheheheeh ıııhhhh! Güzel espri Boby. Ama arabalar konusunda doğru diyorsun. Güzel arabayla dolaşmasını herkes sever. Ama bu araba güzel araba kategorisine girmiyor. Nasıl desem sana, sen şu anda bir kaktüsü, bir kum perisine döndürmeye çalışıyorsun."
Sonra biraz durdu ve arabadaki kusurlara bakmaya başladı. Bu sırada Boby'nin hareketlerini de kontrol ediyordu.
"Eheheheeh ıııhhhh! Güzel espri Boby. Ama arabalar konusunda doğru diyorsun. Güzel arabayla dolaşmasını herkes sever. Ama bu araba güzel araba kategorisine girmiyor. Nasıl desem sana, sen şu anda bir kaktüsü, bir kum perisine döndürmeye çalışıyorsun."
Sonra biraz durdu ve arabadaki kusurlara bakmaya başladı. Bu sırada Boby'nin hareketlerini de kontrol ediyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
"Dur sakın söyleme! Sen kendini de yakışıklı zannediyorsundur şimdi. Hahahaa! Tilki oğlum ne biçim adamlar getirdin lan bana?"
Tilki'nin kafasını kolunun altına sıkıştırır.
"Bi boktan anladığın yok, bu olmasa var yaaaa!"
Tilkinin kafasını hoyratça sıkmaktadır, sonra birden bırakıp gülmeye başlar.
"Neyse sevdim omlet suratı bahçıvanlık filan verin bir görev buna ara sıra gelir şaklabanlık yapar güldürür beni."
Sonra arabasına tekrar döner. Kafasını bunlara çevirmeden eliyle kışt kışt yapar. Tilki korkulu gözlerle bizimkileri çekiştirerek dışarı çıkartmaya uğraşırken iri kıyım bir koruma yanlarına gelip
"Beyler Bay Montana sizinle görüşmek istiyor." der.
Tilki "Bay Montana'mı BAY Montana yani? Niye ki biz önemsiz insanlarız hem..."
"Seni değil." der adam "Siz ikiniz lütfen beni takip edin."
Villanın içine doğru girerler üst katına çıkarlar sessizlik ahbapların sinirini bozmaktadır. Büyük kapılı odanın önünde ellerinde ağır silahlarla iki süper dev koruma vardır. Kapıyı açarlar uzun boylu zayıf yaşlıca bir adam pencereden aşağıya bakmaktadır. Devler Albert'le Cabal'ın silahlarını almaya yeltenirlerken.
"Gerek yok." der içeriden adam otoriter bir sesle.

Tony Montana
"Albert'ti değil mi ismin? Gel yanıma Albert bak bakalım ne göreceksin buradan."
Albert adamın yanına gidip bahçeye bakar bir kaç koruma gözüne çarpar, aile ferdi olduğu belli olan şişman iki adam masada oturmaktadır. Havuzda kızlar ve adamlar yüzmektedir.
Albert ne diyeceğini bilemez. Kafası karışık bir şekilde adama bakar.
"Ã?ekinme söyle." adam kısık gözleriyle sanki Albert'in zihnini okumaya çalışmaktadır.
"Ben söyliyeyim o zaman bir yığın gübre çuvalı görüyorum. Zenginlik ve paradan yumuşamış tembel pezevenklerle doldu ailem!" diye bağırmaya başlar.
Diğer pencereye doğru yürür aşağıda Bobby arabayla uğraşmaktadır hala.
"Arabayı istiyorsunuz biliyorum, salak oğlum dün bu araba için cinayet işleyen adamların burnunun dibine girdiğini bile farketmedi."
Dönüp Albert'i yakalamanın sevinciyle gözlerine bakar, tebessüm eder.
"Geç otur bir şeyler için ve biraz iş konuşalım."
Masasındaki zile iki defa tıklar bir uşak girip istedikleri içecekleri sorar ve getirmek için gider.
"şimdi olayı aşağı yukarı biliyorum, Yakışıklı bir halt etmiş sizde biletini kesmişsiniz. Arabanızı almak istiyorsunuz ama şunu anlayın o arabanın karşılığı vardı ve oğlum da onu satın aldı. Ama ona güzel bir ders vermek isterim. Eğer benim için şu aşağıdaki bok sürüsünden daha değerli olduğunuzu ıspatlarsanız."
Koltuğunun arkasına yaslandı.
"Bırakın arabayı parlatsın, boyatsın, motoruna baksın benim için çalışırsanız bir hafta sonunda araba garajdan çıkmaya hazır olduğunda anahtarını size vereceğim."
"Gidin arkadaşınızla da konuşun Tilki'ye ayrıntıları bildiririm, umarım olumlu kararınızı yollarsınız."
Sonra masasının önündeki kağıtlara döndü. Albert ve Cabal gitme zamanının geldiğini anlayıp Dean ile buluşmaya çıktılar.
Tilki'nin kafasını kolunun altına sıkıştırır.
"Bi boktan anladığın yok, bu olmasa var yaaaa!"
Tilkinin kafasını hoyratça sıkmaktadır, sonra birden bırakıp gülmeye başlar.
"Neyse sevdim omlet suratı bahçıvanlık filan verin bir görev buna ara sıra gelir şaklabanlık yapar güldürür beni."
Sonra arabasına tekrar döner. Kafasını bunlara çevirmeden eliyle kışt kışt yapar. Tilki korkulu gözlerle bizimkileri çekiştirerek dışarı çıkartmaya uğraşırken iri kıyım bir koruma yanlarına gelip
"Beyler Bay Montana sizinle görüşmek istiyor." der.
Tilki "Bay Montana'mı BAY Montana yani? Niye ki biz önemsiz insanlarız hem..."
"Seni değil." der adam "Siz ikiniz lütfen beni takip edin."
Villanın içine doğru girerler üst katına çıkarlar sessizlik ahbapların sinirini bozmaktadır. Büyük kapılı odanın önünde ellerinde ağır silahlarla iki süper dev koruma vardır. Kapıyı açarlar uzun boylu zayıf yaşlıca bir adam pencereden aşağıya bakmaktadır. Devler Albert'le Cabal'ın silahlarını almaya yeltenirlerken.
"Gerek yok." der içeriden adam otoriter bir sesle.

Tony Montana
"Albert'ti değil mi ismin? Gel yanıma Albert bak bakalım ne göreceksin buradan."
Albert adamın yanına gidip bahçeye bakar bir kaç koruma gözüne çarpar, aile ferdi olduğu belli olan şişman iki adam masada oturmaktadır. Havuzda kızlar ve adamlar yüzmektedir.
Albert ne diyeceğini bilemez. Kafası karışık bir şekilde adama bakar.
"Ã?ekinme söyle." adam kısık gözleriyle sanki Albert'in zihnini okumaya çalışmaktadır.
"Ben söyliyeyim o zaman bir yığın gübre çuvalı görüyorum. Zenginlik ve paradan yumuşamış tembel pezevenklerle doldu ailem!" diye bağırmaya başlar.
Diğer pencereye doğru yürür aşağıda Bobby arabayla uğraşmaktadır hala.
"Arabayı istiyorsunuz biliyorum, salak oğlum dün bu araba için cinayet işleyen adamların burnunun dibine girdiğini bile farketmedi."
Dönüp Albert'i yakalamanın sevinciyle gözlerine bakar, tebessüm eder.
"Geç otur bir şeyler için ve biraz iş konuşalım."
Masasındaki zile iki defa tıklar bir uşak girip istedikleri içecekleri sorar ve getirmek için gider.
"şimdi olayı aşağı yukarı biliyorum, Yakışıklı bir halt etmiş sizde biletini kesmişsiniz. Arabanızı almak istiyorsunuz ama şunu anlayın o arabanın karşılığı vardı ve oğlum da onu satın aldı. Ama ona güzel bir ders vermek isterim. Eğer benim için şu aşağıdaki bok sürüsünden daha değerli olduğunuzu ıspatlarsanız."
Koltuğunun arkasına yaslandı.
"Bırakın arabayı parlatsın, boyatsın, motoruna baksın benim için çalışırsanız bir hafta sonunda araba garajdan çıkmaya hazır olduğunda anahtarını size vereceğim."
"Gidin arkadaşınızla da konuşun Tilki'ye ayrıntıları bildiririm, umarım olumlu kararınızı yollarsınız."
Sonra masasının önündeki kağıtlara döndü. Albert ve Cabal gitme zamanının geldiğini anlayıp Dean ile buluşmaya çıktılar.
Last edited by devrimk on Fri Aug 28, 2009 6:51 am, edited 1 time in total.
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
Bölüm 3:
Anlaşma ya da Anlaşmama:
Bara oturmuş birşeyler içiyorlar ve hala karar vermeye çalışıyorlardı, bekledikleri adam "Tilki" kapıda göründü.
"Merhaba çocuklar nası gidiyo yo yo?" dedi eliyle repçiler gibi hareketler yaparak.
"Bay Montana beni çağırdı sonra da şöyle söyledi: Güvenini kazanmanız için bir kaç iş yapmanız gerekiyormuş* ilk iş olarak "İspanyollar" çetesinden alınacak bir mal varmış. Bol miktarda Jet sanırım. Yarın sabah size parayı getireceğim sonra gidip değiştokuşu yapacağız."
"Ne diyorsunuz var mıyız bu işe süper kıvırırız bu işi adamım!"
*DM'nin notu: Üç iş.
Anlaşma ya da Anlaşmama:
Bara oturmuş birşeyler içiyorlar ve hala karar vermeye çalışıyorlardı, bekledikleri adam "Tilki" kapıda göründü.
"Merhaba çocuklar nası gidiyo yo yo?" dedi eliyle repçiler gibi hareketler yaparak.
"Bay Montana beni çağırdı sonra da şöyle söyledi: Güvenini kazanmanız için bir kaç iş yapmanız gerekiyormuş* ilk iş olarak "İspanyollar" çetesinden alınacak bir mal varmış. Bol miktarda Jet sanırım. Yarın sabah size parayı getireceğim sonra gidip değiştokuşu yapacağız."
"Ne diyorsunuz var mıyız bu işe süper kıvırırız bu işi adamım!"
*DM'nin notu: Üç iş.
-
Darkgnome
- Kullanıcı

- Posts: 3918
- Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
- Location: Ankara
"Hepsinizi bize kullandırtmayacaksa olur tabi. Eheııııhhhhhhhh."
Dünyanın yeni düzeni buydu işte. Daha iyi bir yer bulunana kadar da yaşamak için silahları satacak, ya kullanacak ya da insanları zehirleyecektin. Aslında ilk ikisine göre daha masum bir yoldu bu.
"Bay Montana'nın bize teklif yapması dahi onurlandırıcıydı. Hem burada onca ihtiyacı olan varken insanları bu jet'lerden mahrum edemeyiz değil mi? Ben varım."
Dünyanın yeni düzeni buydu işte. Daha iyi bir yer bulunana kadar da yaşamak için silahları satacak, ya kullanacak ya da insanları zehirleyecektin. Aslında ilk ikisine göre daha masum bir yoldu bu.
"Bay Montana'nın bize teklif yapması dahi onurlandırıcıydı. Hem burada onca ihtiyacı olan varken insanları bu jet'lerden mahrum edemeyiz değil mi? Ben varım."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
devrimk
- Kullanıcı

- Posts: 2082
- Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am
"Süper adamım süper! Dean'ın omzuna bir şaplak attı. Yanlız sağlam gelin haa! Ne olur ne olmaz. Yarın görüşürüz o zaman. Hadi ben kaçtım." dedi ve ayrıldı Tilki.
"Bu ispanyolları duymuştum piyasaya yeni girmeye çalışan bir çete. Bizim Billy Joe'yu da çağırayım yarına ne olur ne olmaz. Fazladan silahın hatta ağır silahın bir zararı olmaz." dedi Cabal.
Soğumaya yüz tutmuş kahvesini yudumladı.
"Ya Albert şu benim bıçağı tüfeğime süngü gibi takma aparatı yapacaktın hani? İşin gücün yaparım ederim. Boş zamanın varsa akşam geleyim de hallet."
"Bu ispanyolları duymuştum piyasaya yeni girmeye çalışan bir çete. Bizim Billy Joe'yu da çağırayım yarına ne olur ne olmaz. Fazladan silahın hatta ağır silahın bir zararı olmaz." dedi Cabal.
Soğumaya yüz tutmuş kahvesini yudumladı.
"Ya Albert şu benim bıçağı tüfeğime süngü gibi takma aparatı yapacaktın hani? İşin gücün yaparım ederim. Boş zamanın varsa akşam geleyim de hallet."