Yıkımdan Sonra (Fallout oyun)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

"Mümkünse dışarıda yürürken konuşsak?"

Der ve dışarı çıkar. Bay white ğeşinden gelirse.

"Bayh White. Sizin kilisenizde bir süredir devam eden bir uyuşturusu alışverişi var. Bazı sokak serserileri, sokaklarda insanları müptela eden şu Jet denen mereti buradan temin ediyorlar. Kilisede ise sizden başka bu lanet şeyi yapabilecek kadar kimya bilgisine sahip biri yok."

Biraz duru ve White ile yüz yüze gelir. Bu sefer yüzündeki o her zamanki gülüşi yoktur.

"Nereye vardığımı anlıyorsunuz değil mi?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am

Post by devrimk »

"Evet bu aralar serseri kılıklı biri daha bu konuyu araştırıyordu. Siz neden araştırıyorsunuz? Para için o adamı öldürmeniz mi söylendi yoksa?"
Gülümsedi.
"Kim ölümden korkmaz biliyor musunuz Albert? Zaten ölmüş olan bir adam." Tekrar öksürmeye başladı.
"Yaptığım şeyi yapmaya devam edeceğim tartışmaya gerek yok. şimdi beni öldürmek istiyorsan kozlarımızı paylaşalım yoksa önümden çekil."
Yumuşak yüzü kaybolmuştu, sanki başka biri girmişti adamın içine.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

"Ã?ocuklara yardım ediyorsun, kiliseye bağış yapıyorsun ama bir yandan insanlara jet satıyorsun. Neden? Elindekilere sana neden yetmiyor? Böyle devam edersen, sen öldükten sonra ne olacak? Yaydığın jetler sonrasında müptelası olmuş adamlar mafyaya daha çok para kazandıracak. Dünyayı olduğundan daha kötü bir hale getirmekten başka ne kazanacaksın? Ã?ocuğunu düşünmüyor musun white?"

Yüzü biraz daha somurttu.

"Ben senin yanıdayım adamım. Ama bu şekildeyken değil."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am

Post by devrimk »

Bay White acı acı güldü.
"Ne söylediğin hakkında hiç bir fikrin yok. Görüşme benim açımdan bitmiştir, çocuklarımın ders saati geldi ona yetişmeliyim."
Kiliseye gider ve çocuklara ders vermeye başlar.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Lanet olsun.

Albert elinden geleni yapmıştı. Adamı sadece sözleri ile ikna edemeyecekti. Elinde başka da silahı kalmıyordu. Peki "Ne söylediğin hakkında hiç bir fikrin yok derken ne demek istemişti." Acaba bu jetler ile diğerleri arasında bir fark mı vardı? Yoksa umutsuzluğundan tutunacak bir dal mı arıyordu.

Lanet olsun!

Bu adamın ellerinden çıkan bir jet ile normal bir jet'i karşılaştırmalıydı. Kendisinde normal bir jet vardı. Karaböcekten kalan bir jet bulabilirse bu onun karşılaştırmayı yapmak için denemesi için bir şanstı. Bu onun istenileni yapmasında nasıl bir artı sağlayacaktı bilmiyordu.

Bir yanda jetlerin farklı ve hatta White'ın yaptığının bir şekilde yararlı olması için dua ediyordu. Bu sayede onun hakkında yanılmadığını düşünebilecekti.

Bir yandan da aynı jet çıkmasını istiyordu. Ã?ünkü bu White hakkında yanıldığını ve onunda diğerleri gibi olduğu anlamına gelecekti. Bundan sonra zor kullanmaktan çekinmeyecekti.

Diğerlerinin bu konu hakkındaki görüşlerini öğrenmek için onlara danıştı.

"White yaptığım işe devam edeceğim dedi. Söylediğine göre kaybedeceği hiç bir şeyi yok. Bu adam kesinlikle işin içinde. Ama anlamadığım bir nokta var. Adama insanları zehriliyorsun dediğimde bana, benim konu hakkında hiç br fikrim olmadığını söyledi."

"Olay düşündüğümden daha mı derine gidiyor?"

Koyu bir öksürük nöbeti tuttu. Ciğerleri çıkacakmışçasına öksürüyordu. Onun stres altında olduğu belliydi. Kendi etik değerlerini çiğneyen biri olmaktan korkuyordu. Oysa makineler ile uğraşmak ne kadar daha kolaydı. Biraz sonra öksürmesini kontrol altna almaya başladı. Nefesini düzeltmeyi bile beklemeden devam etti.

"Bana karaböcekteki şu Heizenberg yapımı jetlerden biri lazım. İki jet'in karışımını karşılamak ve etkilerini anlamak istiyorum."

Seis kısık ama anlaşılırdı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am

Post by devrimk »

Albert jet üzerinde araştırmalar yaparken diğerleri dönüşümlü olarak bay White'ı göz hapsinde tutuyorladı.
İki gün sonra bay White kendisini izleyen Dean'in yanına gelerek "Kim için çalışıyorsunuz? Görüşmek istediğimi iletin. Anlaşma yapabiliriz." dedi.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

devrimk wrote:Albert jet üzerinde araştırmalar yaparken diğerleri dönüşümlü olarak bay White'ı göz hapsinde tutuyorladı.
İki gün sonra bay White kendisini izleyen Dean'in yanına gelerek "Kim için çalışıyorsunuz? Görüşmek istediğimi iletin. Anlaşma yapabiliriz." dedi.
Dean:
"Nasıl bir anlaşmadan bahsediyorsun bay W. Daha önce de söylediğim gibi bu adamların şakası yoktur. Bana ne istediğini söyle ileteyim?"

.
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am

Post by devrimk »

"İş iştir, birbirimizi yiyeceğimize, ortak çalışmaktan bahsediyorum."
Albert'in bahsettiği garip bakışları görmüştü Dean'de.
"Ayrıca benim de şakam yoktur. Gerekirse patronuna beraber gideriz, teklifimi beğenmezlerse o zaman öldürürsünüz beni. Ya da beni şimdi vurursun ve hayatının fırsatını elinden kaçırmış olursun."
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

devrimk wrote:"İş iştir, birbirimizi yiyeceğimize, ortak çalışmaktan bahsediyorum."
Albert'in bahsettiği garip bakışları görmüştü Dean'de.
"Ayrıca benim de şakam yoktur. Gerekirse patronuna beraber gideriz, teklifimi beğenmezlerse o zaman öldürürsünüz beni. Ya da beni şimdi vurursun ve hayatının fırsatını elinden kaçırmış olursun."
Dean:
"Dostum sen ilaç filan mı aldın; bir agresiflik seziyorum sende; o aile babası hâlin kaybolmuş gibi... Eğer istediğin buysa sana bir görüşme ayarlarız, ama şimdi olmaz, sana haber vereceğiz zamanını."

.
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am

Post by devrimk »

Bay Montana'ya Bay White'ın görüşme isteğini iletirler. Montana ve White görüşür anlaşmaya varırlar. Sonrasında Bay Montana hepsini görüşmeye çağırır.
"Doğrusu düşündüğümden de becerikliymişsiniz. Bana karlı bir anlaşma fırsatı sundunuz. Alın bu sizin."
2.000$ lık para koyar masaya.
Pencereden Ford Falcon'a bakamaktadır.
"Araban hazır olmak üzere, böyle çalışmaya devam edin yakında kavuşacaksın."
Gülümsedi oğlunun suratının alacağı şekli düşünüyordu belli ki.

Albert Jet üzerinde yaptığı araştırmalardan bir sonuç çıkaramamıştır, sadece çok kaliteli olduğunu tasdik edebilmiştir.


Bölüm 7:

Bana Onun Kellesini Getirin!

Tilki iki gün sonra "New Reno Arms"a damladı. Albert'te silahı üzerindeki çalışmalarını bitirmek üzereydi.
"Hey adamım ne haber? Bay Montana son görevimizi verdi. İspanyolların işini bitireceğiz! Başlarında bir eleman var "Fındık Carlos" en tehlikelileri o, adam 1.50 ya var ya yok ama tam bir canavar. İhtişamlı bir villada kalıyorlar, dev gibi bir bahçesi var ve bir çok gözetleme kameraları. Adam takıntılı biraz hiç kimseye güvenmiyor en yakın arkadaşını öldürdü geçen gün. Neyse Montana hepsinin ölmesini istiyor."
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

Bir süre dilini yutmuşçasına sustu. Yüzündeki gülümseme ile gözlerinden şaşkın bakış aynı şeyi söylemiyordu.

"K... Koca bir ailenin işini bitirmemizi mi istiyor Bay Montana. Ihhhhı! Ihhhhııı!. İçeriye silahlarla girip hepsini öldürelim mi yani. Çok zor bir iş adamım. Eheheheeh ıııhhhh!"

Bu adamım sözü diline fazla dolanmıştı. Tilki salağın tekiydi ama insanın beynini yıkayabiliyordu.

"Bu aile hakkında daha fazla bilgi verebilir misin? Yani korumları ve evin içinde yaşayan baka kişiler, "Ne tip silahları var?" gibi."

Vay anasını

"Saol adamım. Birtakım özel teçhizatlara ihtiyacımız olabilir. Bunları sizden temin etmemizin bir sakıncası olmaz umarım?"

Yine yaptım.

"Bizimkilere haber vereceğim. Zor olsa da imkansız değil. Bir şekilde üstesinden geleceğiz. Ama biraz zaman alabilir. Bay Montanaya teşekkürlerimizi ilet lütfen."

Tilki gittikten sonra işine biraz devam etmeye çalıştı ama aklını veremiyordu. Sİnirleri bozulmuştu. Diğerleri kendisi kadar üzülmeyecekti herhalde ama... Üstüne ceketini geçirdi ve silahını aldı. Artık silahsız hareket dahi edemiyordu ve her gelen müşteriye sanki onu öldürmeye gelmiş gibi bakıyordu. Patrondan izin alıp çıktı. Patronu son zamanlarda ona daha iyi davranıyordu sanki. Eskiden de fena adam değildi aslında.

Cabal'ın korumalık yaptığı yere gitti. Billy ile birlikte hala insanlarla eskisi gibi ilişki kurabiliyolardı. Onlar bu dünyaya zaten alışkınlardı. Bu şehirde olmaktan en rahatsız olan Dean ve kendisi olsa gerekt. Dean'in ise leşlerinden değil sadece arabsı ile dolaşamadığından bu halde olduğunu düşünüyordu. Gittikçe daha da sinirli biri haline geliyordu sanki.

"Naber Billy."

Bir selam çaktı. Cabal'a doğru topalladı. Aslında her seferinde onların yanına elmektense, Tilkiyi onlara yönlendirse belki daha iyi olurdu.

"Sen biraz buraya göz kulak olsan da ben Cabal il konuşsam ir sorun olmaz değil mi Billy? Sonra her şeyi Cabal sana anlatır."

Cabal ile şu dayak odasına girip kapıyı kapattıktan hemen sonra

"Cabal. Bizden İspanyolların tamamını yok etmemizi istiyorlar. Dördümüz koca bir aileyi yok edeceğiz.Tilikiye bazı özel teçhizatlara ihtiyacımız olursa onlara danışabileceğimizi belirttim."

"Fındık diye bir adam varmış. Fındık... Carlos. Adam paranoyakmış. Büyük ihtimalle kendini savunacak sistemler ile donatılmıştır evi. En yakın arkadaşını bile güvenmediğinden öldürmüş!"

"Zehirlemek bir yol olabilir. Tüm ailenin yemeğini yediği bir kabı zehirlemek, geri kalanlaını da siz temizlersiniz. Ama tehlikeli bir yöntem. Bu sebeple daha çok bilgi istedim Tilkiden."

Gelecek bilgilere göre daha fazla plan yapabiliriz sanırım. Dean nerede?
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 12:00 am

Post by devrimk »

"Damlar birazdan. Burada bir striptizciye mi tutuldu nedir her akşam geliyor. Fındık'ı duymuştum, biri kendine "Fındık" dedi diye adamı öldürüvermişti. Zor iş!"
Ensesini kaşıdı
"Ben biraz kapıda durayım Billy'i yollayayım Dean'i de telsizle çağır gelir buralardadır."

Cabal çıktı biraz sonra Dean ve Billy içeri girdiler. Albert burada dayak yemek için bulunmadığına dua etti dev Billy kapıdan zor sığıyordu neredeyse.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

"Bir görev daha Dean. Sonra arabanı alacağız. Ama seni o arabaya nasıl sığdıracağız bilemiyorum Billy. Ehehehe ıhhh!"

Albert onlara da Tiliki il olan konuşmayı iletti.

"Ben hareket edemı değilim biliyorsunuz. Bu adamın yanına hareket adamı olarak girebileceğimizi de sanmıyorum. Burada bir ev dolusu silahlı adamdan bahsediyoruz. Uzaktan iş göremeyiz. Sonuna kadar köklerini kazımamız gerek."

"Yanlarına da yaklaşamıyoruz çünkü adam bir paranoyak ve çekinmeden bize saldıracaktır."

"Adamlara çaktırmadan yemeklerine zehir koyabiliriz. Sonra kalanları da haklamaya çalışırız. Ancak yemek haneye bir gul ya da Mutant'ın girmesine izin vermeyeceklerdir."

Gözlerini Dean'e çevirdir. Tehlikeli.

"Onlar için öylesine cezbedici ama tehlikeli bir şey buluruz ki, adamların güçlerini ikiye böldürtürüz. Ama bunun en olduğunu Tilki geldiğinde anlayabileceğiz sanırım."

"En yakın arkadaşını dahi vurduğuna göre Fındık bir şeyden ölesiye korkuyor olmalı. O boyda biri herhalde en çok ayak altında kalmaktan korkar. Eheheeheh ıııh!"

Yine pek gülünmemişti espriine.

"Yerinde gözü olan bir başkası olabilir. Onun yerinde gözü olan biri var ise adam bu kdar strese girer. Onun rakibini bulalalım. Bakalım rakibi ile ters düştüğünde aile ne hale gelecek."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am

Post by dwaxer »

Darkgnome wrote:"Bir görev daha Dean. Sonra arabanı alacağız. Ama seni o arabaya nasıl sığdıracağız bilemiyorum Billy. Ehehehe ıhhh!"
Dean:
İri yarı mutantı şöyle bir tepeden tırnağa inceler. "Hakkatten ya!.. Kusura bakma dev adam ama benim arabama sığacağını sanmıyorum. Gerçi zaten yanımıza bol bol malzeme alacağımıza göre, bir de kamyon ya da ikinci bir taşıt kesin gerekli... Hey bu çete infaz işi güzel denk geldi, bu çetenin arabaları kesin vardır, nasıl olsa öleceklerine göre bizim almamıza aldırmazlar... Evet, iyice çete olduk biz de. Albert bence sen çok ince düşünüyorsun; tamam zeki olabilirsin ama belki de fazla zekisin, her seferinde sol kulağını sağ elinle gösteriyorsun. Adamın rakibini bulup arkadaş olacağız ardından çete içi bir rekabet filan mı yaratacağız, entrikalarla mı çökerteceğiz çeteyi? İstersen kılık değiştirip o çetenin içine sızayım ne dersin? Dostum yerin altından eve tünel kazsak daha çabuk ilerleriz!.. Tünel... Hey bu hiç fena bir fikir değil esasında... Aslında patlayıcıları yollayıp evi havaya uçuralım, ya da jeneratör odasını uçurup kameraları etkisiz hale getirelim filan gibi fikirler aklıma geliyor ama fazla patlayıcı da ganimetleri haşat eder. Zehiri nasıl so9kçan içeriye, zehir aslında temiz iş ama..."

.
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 12:00 am
Location: Ankara

Post by Darkgnome »

"Pek ala. Planlara açığım. isterseniz içeriye zehirli gaz dahi atabiliriz. Ama onların yanına nasıl yaklaşmayı düşünüyorsun?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka