squva için özgürlük esaret tartışması

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
Theodoric
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 63
Joined: Sat Jan 17, 2004 10:00 am
Location: istanbul

Post by Theodoric »

eğer ortada bir "seçim" varsa bir "neden" de vardır.yani yaşamayı biz seçmiş olsak da bazı nedenleri olacaktı.bu da zaten özgür değiliz demektir.kimse bana yemek yememi söylemiyor ben özgür irademi kullanarak yemek yiyorum.peki aç olmasam yemek yermiydim??açlığın esiri değilmiyim??
bence insan dünyada var olduğu sürece esirdir."insan" "seçim","seçim" "neden","neden" se "esaret" getirir.(bkz. 29 mart seçimleri :D )
pelinpel
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Sep 08, 2003 10:00 am
Location: istanbul

Post by pelinpel »

herkes kendince haklı
Gittikçe uzaklaşıyorum, her şey bulanık gözüküyor, bir şey beni çekip götürüyor.....engelleyemiyorum.... sonsuzluğun içinden kısık bir ses geliyor....naber lan ?
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir

Post by Fallen »

Yaptığımız her davranışın bir tetikleyicisi vardır, insan kendinde bir tür gerginlik hissetmeden hiçbir eyleme geçmez; açlık hissetmek gibi, ama bu özgür olmamakla aynı şeymidir onu bilemem, öncelikle hepimiz benzer iç güdüleri taşıyoruz bu sebeple pek çok davranışımız birbirine benziyor ama bunun yanında hepimizin kendine özel geliştirdiği bir aklı var, biz aklımızı bize gelen uyarıcıları şekillendirmek için kullanıyoruz ve bana görede özgürlük budur işte; bize gelen uyarıcıları bize göre şekillendirmek.
Ama iş burada bitmiyor çünkü çevremizin bize yaptığı baskılar uyaranları nasıl değerlendirmemiz gerektiğini öğretiyor bize, biz doğruyu yada yanlışı kendimiz seçemiyoruz genelde, çünkü bize doğrular öğretiliyor, işte kendi hür aklını geliştirememiş bir kişi tam toplumun istediği gibi bir birey oluyor
ve o toplum içinde kendi gibi olan insanlar arasında mutlu yaşıyor, kendi hür aklını geliştirenler ise toplumdan dışlanıyor ve yanlızlığa sürükleniyor; yani ben diyorum ki özgür insan yanlız insandır.
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Theodoric wrote:eğer ortada bir "seçim" varsa bir "neden" de vardır.yani yaşamayı biz seçmiş olsak da bazı nedenleri olacaktı.bu da zaten özgür değiliz demektir.kimse bana yemek yememi söylemiyor ben özgür irademi kullanarak yemek yiyorum.peki aç olmasam yemek yermiydim??açlığın esiri değilmiyim??
bence insan dünyada var olduğu sürece esirdir."insan" "seçim","seçim" "neden","neden" se "esaret" getirir.(bkz. 29 mart seçimleri :D )
katılıyorum sana.

insanlar yaratılmışlığın esareti altında sürdürür varlığını .ölüm bir kaçışmı sanırsınız yoksa .yoksa özgürlüğün gerçek olduğunumu savunuyorsunuz :twisted:
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Thlyrotel wrote:Yaptığımız her davranışın bir tetikleyicisi vardır, insan kendinde bir tür gerginlik hissetmeden hiçbir eyleme geçmez; açlık hissetmek gibi, ama bu özgür olmamakla aynı şeymidir onu bilemem, öncelikle hepimiz benzer iç güdüleri taşıyoruz bu sebeple pek çok davranışımız birbirine benziyor ama bunun yanında hepimizin kendine özel geliştirdiği bir aklı var, biz aklımızı bize gelen uyarıcıları şekillendirmek için kullanıyoruz ve bana görede özgürlük budur işte; bize gelen uyarıcıları bize göre şekillendirmek.
Ama iş burada bitmiyor çünkü çevremizin bize yaptığı baskılar uyaranları nasıl değerlendirmemiz gerektiğini öğretiyor bize, biz doğruyu yada yanlışı kendimiz seçemiyoruz genelde, çünkü bize doğrular öğretiliyor, işte kendi hür aklını geliştirememiş bir kişi tam toplumun istediği gibi bir birey oluyor
ve o toplum içinde kendi gibi olan insanlar arasında mutlu yaşıyor, kendi hür aklını geliştirenler ise toplumdan dışlanıyor ve yanlızlığa sürükleniyor; yani ben diyorum ki özgür insan yanlız insandır.
e sende haklısınm ama özgürlükten öte gerçeğin peşinde olanlar ve ötesine geçenlerin kaderidir bence yalnızlık.çünkü hiç kimse düşüncelerindeki derinliği algılaya bilecek beyne sahip olmaz ve gerçek çelişkilerle eşdeğerdir.yani gerçek dediğin bir yalan yalan dediğin bir geçek.bu konuya parmak basan bir hikye yazıyorum şu anda 7 sayfa ve sitede yayınlamayı düşünüyorum.neyse

varlık ve yaşam kavramları içinde barındırdığı tüm konularla başlı başına bir çelişki zaten aşmak lazım bunları ama bu çaba bile bir tabu değilmi zaten :D
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

tek sözüm
-yaratılmışsın bir kere kaçıcak yer yok

derin bir düşünceye iter adamı bu söz .inançlarınız sarsılır inanın bana :twisted:
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir

Post by Fallen »

Yani gerçek sofistlerin dediği gibi kişiden kişiye değişir bunumu söylemek istiyodun Quelsaruk? ayrıca yaratılmak bana ters geliyor biraz, burda bahsettiğin yaratıcı tanrı'mı yoksa toplummu?
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
QuelSaruk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 370
Joined: Mon May 31, 2004 10:00 am
Location: Mat-la-Tari

Post by QuelSaruk »

Thlyrotel wrote:Yani gerçek sofistlerin dediği gibi kişiden kişiye değişir bunumu söylemek istiyodun Quelsaruk? ayrıca yaratılmak bana ters geliyor biraz, burda bahsettiğin yaratıcı tanrı'mı yoksa toplummu?
tanrıdan bahsediyorum dostum.bir ruh olarak yaratıldın ölmüş olsanda yaşıyor olucaaksın ve biri tarafından yaratılmış olarak yani anlatmak istediğim bu.hani birine sakalın kesik kalmak deyimi vardır ya.yani sen her daim birine yada bir şeye bağımlısın.inanma ihtiyacı gibi .söylesene bunun ötesine geçebilen varmı ben bile söylediklerime inanarak takılmış durumdayım bir şeylere :d aslında aderin bir konu hatta çok derin bir konu.sadece yaşamla ölüm arasındakini kapsayan değil bu konu.

neyse bunuda başka bir başlığa taşımayı düşünüyorum ama biraz tehlikeli olduğu için tedirginim .çünkü insanlar önyargılarıyla örülmüş bir yaratım .

beni anladığını biliyorum dostum ben bir sofist değilim :D
aslında ne olduğumada anlam vermiş değilim ama deli hiç değil :D
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Vampir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 33
Joined: Thu Dec 11, 2003 10:00 am
Location: Bilinen Uzay
Contact:

Post by Vampir »

En baştan yani dünyaya gelişten itibaren sorunu değerlendirecek olursak.Geliş bizim seçmediğimiz bir hal.Burda bildiğimiz hiçbir seçim şansımız yok.
O zaman başka bir problem doğuyor.Zorunlu olarak geldiğimiz yaşamda, eylemler yaşama gelişteki çerçeveden farklı olabilir mi?

Daha önce şunu açığa kavuşturmak lazım.Kavramlar bizim anlamlandırdığımız şeylerdir.Özgürlük de istisna değildir.Bu kavramın içini doldurduğumuzu iddia eden bizleriz.
Türk Dil Kurumunun özgürlük tanımı şu:
"Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbesti:"

Bu tanım problemli.Ã?ünkü tanımın iddia ettiği durum hiç oluşmuyor.Hiçbir an boyunca çevredeki şartlardan kendimizi mutlak anlamda arındıramıyoruz.Bu tanım fazla kusursuz.Halbuki doğal olarak kusurlu bir dünya da yaşıyoruz.

Varoluşçu felsefede insanın varlığının özünden önce geldiği, yani kendini tanımlamayı kendi seçtiği için, özgürdür insan deniliyor.Ã?ünkü kendi seçimlerini bağımsız iradesiyle kendisi oluşturuyor.Yalnız, insanın kendi bağımsız iradesiyle dışarıdan etkilenmeden seçim yaptığı fikri mutlak anlamda doğru olamaz bana göre.Mesela arkadaşlarınızı seçeceksiniz ama seçiminizi sizinle arkadaş olmak isteyen ya da arkadaş seçmeniz için önünüze konulmuş bir kısııtlı bir gruptan seçeceksiniz.Yani seçim olgusu seçenek darlığıyla sizi kısıtlıyor.Seçim şansı bizim özgür olduğumuz anlamına gelmiyor.Belki seçimleri siz yapıyorsunuz ama seçim şartlarını çevre oluşturuyor.

Benim vardığım sonuç şudur..Biz mutlak özgürlüğü sahip olamayız ve bilmeyiz de.Ã?ünkü biz biricik değiliz.Biz, bizden başka hiçbir gücün olmadığı bir tanrı değiliz.şöyle bir kestirmede bulunabilirim: Mutlak bir özgürlük mutlak bir kudret gerektirir.Biz ancak bize sunulan evrenin imkanları kadar özgürüzdür.Ve asıl önemli olan şey de kısılıp kalmadan bu imkanların sınırlarına sürmektir atımızı.Hep daha fazla özgürlük için çabalamak ve yaşamaktır.
"Ve sancaklar duvarlardan ve payandalardan çekilip alınıyor ve o Kulelerin Kulesi'ne götürülüyor ve atalarının tozlarının arasına yatırılıyor." - (Mervyn Peake - Titus Groan)
Vampir
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 33
Joined: Thu Dec 11, 2003 10:00 am
Location: Bilinen Uzay
Contact:

Post by Vampir »

En baştan yani dünyaya gelişten itibaren sorunu değerlendirecek olursak.Geliş bizim seçmediğimiz bir hal.Burda bildiğimiz hiçbir seçim şansımız yok.
O zaman başka bir problem doğuyor.Zorunlu olarak geldiğimiz yaşamda, eylemler yaşama gelişteki çerçeveden farklı olabilir mi?

Daha önce şunu açığa kavuşturmak lazım.Kavramlar bizim anlamlandırdığımız şeylerdir.Özgürlük de istisna değildir.Bu kavramın içini doldurduğumuzu iddia eden bizleriz.
Türk Dil Kurumunun özgürlük tanımı şu:
"Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbesti:"

Bu tanım problemli.Ã?ünkü tanımın iddia ettiği durum hiç oluşmuyor.Hiçbir an boyunca çevredeki şartlardan kendimizi mutlak anlamda arındıramıyoruz.Bu tanım fazla kusursuz.Halbuki doğal olarak kusurlu bir dünya da yaşıyoruz.

Varoluşçu felsefede insanın varlığının özünden önce geldiği, yani kendini tanımlamayı kendi seçtiği için, özgürdür insan deniliyor.Ã?ünkü kendi seçimlerini bağımsız iradesiyle kendisi oluşturuyor.Yalnız, insanın kendi bağımsız iradesiyle dışarıdan etkilenmeden seçim yaptığı fikri mutlak anlamda doğru olamaz bana göre.Mesela arkadaşlarınızı seçeceksiniz ama seçiminizi sizinle arkadaş olmak isteyen ya da arkadaş seçmeniz için önünüze konulmuş bir kısııtlı bir gruptan seçeceksiniz.Yani seçim olgusu seçenek darlığıyla sizi kısıtlıyor.Seçim şansı bizim özgür olduğumuz anlamına gelmiyor.Belki seçimleri siz yapıyorsunuz ama seçim şartlarını çevre oluşturuyor.

Benim vardığım sonuç şudur..Biz mutlak özgürlüğü sahip olamayız ve bilmeyiz de.Ã?ünkü biz biricik değiliz.Biz, bizden başka hiçbir gücün olmadığı bir tanrı değiliz.şöyle bir kestirmede bulunabilirim: Mutlak bir özgürlük mutlak bir kudret gerektirir.Biz ancak bize sunulan evrenin imkanları kadar özgürüzdür.Ve asıl önemli olan şey de kısılıp kalmadan bu imkanların sınırlarına sürmektir atımızı.Hep daha fazla özgürlük için çabalamak ve yaşamaktır.
"Ve sancaklar duvarlardan ve payandalardan çekilip alınıyor ve o Kulelerin Kulesi'ne götürülüyor ve atalarının tozlarının arasına yatırılıyor." - (Mervyn Peake - Titus Groan)
The_Exile
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 393
Joined: Fri Oct 10, 2003 10:00 am

Post by The_Exile »

Varoluşçulukla çok ilgilenirim gerçekten doğru bir noktaya değinmişsin.
Post Reply