squva için özgürlük esaret tartışması

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

squva için özgürlük esaret tartışması

Post by pyros »

evet squva açtım sana topic
dök içini rahatla
User avatar
squva
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 280
Joined: Sun Oct 26, 2003 10:00 am

Post by squva »

Sag olasin
son merakimiz felsefe
nereden mi çikti?
özgür irade ve gerekircilik hakkinda bir ödev yazmam gerekiyor.
genelde ödevi yapar kurtulurum ama az biraz felsefeyle ilgim olunca dayanamadim.
özgürlük sözcügünün gerçekten bir karsit anlami var midir acaba? ben bulamiyorum. Pyros sen sanirim 'esaret' diyorsun.
ama bence burada bir sorun var.
simdi özgürlük bizim elimizdeyse esareti de kedimize uyguluyor olmaliyiz. bir insan böyle bir eylemi kendi çapinda gerçeklestirebilir mi?
cidden kafam karismis durumda...
beni aydinlatmanizi bekliyorum arkadaslar.
ve tabi ki baska karsit anlam önerilerini de bekliyorum.
<div>isin felsefesi felsefenin olmamasi yani dusunmek de olmayabilir. kisacasi anlasilmaz kisacasi anlamsiz kisacasi anlamazsiniz ve anlayamazsiniz. sacmalik gorunen sacma olmayabilir ya da sacmadir zaten ya da sacmalik da yoktur belki de yoksundur belki
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

benim kendi inancımın sana felsefe konusunda hiçbir yardımı olmayacağından onu burada açık açık belirtmeyeceğim
başka bir açıdan yaklaşacağım

özgürlüğün iki türü var
toplumsal
bireysel
toplumsal özgürlük statüyle alakadar, mesela köle ve hür insan gibi
bireysel özgürlük ise, zihinde ve ruhta uyum demektir. Ama her istediğini her istediğin anda yapma dürtüsü özgürlük değildir. Hayvanlar da istediği zaman yiyip içip çiftleşip avlanıyorlar. Esas özgürlük karar verme anında sonradan pişman olmayacağın bir kararı vermektir. Bunu da ancak sağduyunla ve vicdanınla yapabilirsin.

esaret de aynı şekilde iki türlüdür
toplumsal olanı zaten belli,
bireysel olanı ise, kendinizle ve evrenle uyumunuzu engelleyen, iç huzurunuzu bozan, bağımlılık yapan, vidanınızı rahatsız eden ne kadar çok şey varsa, madde dünyanın kısıtlı algılarına o kadar esirsiniz demektir
User avatar
squva
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 280
Joined: Sun Oct 26, 2003 10:00 am

Post by squva »

Felsefeciler olayı biraz daha genelinden yakalamaya çalışıyorlar. Yani olayı bireysellik ya da toplumsallık olarak düşünmüyorlar.
Özgürlük , zorlama yokluğudur. (bkz. Tüsiad felsefe 2002)
Olayı zorlama durumuna indirgersen özgürlüğün karşıtı zorlama olabiliyor ya da esaret. Ã?ünkü esaret zorlamayı da içeriyor. Yalnız benim burada bu soruya gelmem sebep olan olay çok daha farklı bir noktadan.
Bazı filozoflar özgürlüğü tanımlayamayız düşüncesine kadar gidebilirken, bazıları özgürlüğün bizim içimizde olduğunu söylüyor. Ben de bu sorunu yaratan da ikinci tür filozofların düşüncesini anlayamamamdan ileri gelebilir.
Peki zorlama yoluğu ve esareti kabul edersek şu tarz bir sorun çıkmaz mı? ; özgürlük bize 3. kişi tarafından verilebilir. Ã?ünkü zorlamayı yapan da 3. tekildir zorlamayı ortadan kaldıracak olan da.
Bu da benim Satre"nin kısa bir yazısından sonra yazdığım bir laf yıını. Ve bu beni özgürlüğün tersi nedir sorusuna sürükledi"
özgür olduğumu düşünmem benim için bir sınırlama olabilir. Özgür olduğum adına bir çok olguyu aşabilirim. Eğer kendi özgürlüğümle sınırlarımı çizersem yine özgürlüğümle olguları aşamayabilirim. Sonuçta aslında özgür iradeyle ilerlesem bile özgürce davranamam çünkü kendi özgürlüğümle kendimi kısıtlamışımdır. Burada özgürlüğün içinden özgür olmama durumu doğar. Özgür olmama durumu zaten kendiliğinden özgür olma olgusunu getirir. Aslında ikisi de iç içe geçmiştir. Ve belki de bu yüzden ikisi de aynı şeydir.

Özgür irade olayına gelince burada daha çok insanların her türlü ön deneyimden ve zorlamadan yoksun olduğunu düşünerek başlıyorlar ve bu tarz bir insanın daha önce karşılaşmadığı bir durumdaki tepkisinin özgür irade olduğunu söylüyorlar. Bu ne kadar gerçek??
<div>isin felsefesi felsefenin olmamasi yani dusunmek de olmayabilir. kisacasi anlasilmaz kisacasi anlamsiz kisacasi anlamazsiniz ve anlayamazsiniz. sacmalik gorunen sacma olmayabilir ya da sacmadir zaten ya da sacmalik da yoktur belki de yoksundur belki
User avatar
squva
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 280
Joined: Sun Oct 26, 2003 10:00 am

Post by squva »

Zorunluluk, -olmamazlık edemeyen şey- özgürlük ve sorumluluğu dışlar. -----Nedir bu ya kardeşim!!!!----
tamam özgürlügü anladim sorumluluk nereden çikti

zorunluluk neden olmamazlik edemeyen sey oluyor?
<div>isin felsefesi felsefenin olmamasi yani dusunmek de olmayabilir. kisacasi anlasilmaz kisacasi anlamsiz kisacasi anlamazsiniz ve anlayamazsiniz. sacmalik gorunen sacma olmayabilir ya da sacmadir zaten ya da sacmalik da yoktur belki de yoksundur belki
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

hangi galakside var olacağımı ben seçmedim
güneş sistemini de
dünyayı da
kıtayı da
ülkeyi de
şehri de
annemi babamı da
nüfus kağıdına yazdıkları ve doğru dürüst öğretmedikleri dini de
sonra görünürde bir "özgür iradem" oldu, ama beni toplum şekillendirdi, annem babam şekillendirdi, kozmik yıldızlardan gelen ışımalar şekillendirdi

her neyse ben varlığın var olmadığını, daha doğrusu tümel tek bir yapıdan ibaret olduğunu düşünüyorum, bu sebeple özgürüz, ama özgür değiliz

aslında bence 3. tekil şahıs diye bir şey de yok ama bu konuya dalarsak deli olduğumu falan düşünebilirsiniz o yüzden geçiyorum normal insan muhabbetine
---------------------------------------------------------------

dışarıdan gelen etkiler iç dünyaya yansır, böylece her dayatmanın iç dünyada bir semeresi vardır, özgürlük dayatılmaz, sadece görünüş itibarıyla dayatılabilir. Esirlik dayatılır ve o da sadece görünüş itibarıyladır.
zira kişi zihnen özgürse onu kimse ESİR edemez, kişi zihnen esirse onu dışarıdan birisi özgür bırakamaz. Ã?ünkü kozasından çıkmaya hazır olmayan birisini özgür bırakmaya çalışmak, daha olgunlaşmasını tamamlamayan bir civcivin yumurtasını kırmak gibi olur

PS: ayrıca zorunluluk ve sorumluluk ayrı şeylerdir
The_Exile
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 393
Joined: Fri Oct 10, 2003 10:00 am

Post by The_Exile »

Evet bu konuyu iki kişi arasındaki karşılıklı muhabbet olmaktan kurtararak şöyle diyorum.


İlk insanları düşünün.Sorumlulukları neydi?Yaşamak!şimdi kendimizi düşünelim.En büyük sorumluluğumuz nedir?Yaşamak!
Ne değişti dostlar?
Koşullar değişti.Belki yaşamak için farklı yollara başvuruyoruz ama hayat hep aynı.

Hep aynı....
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

güzel görüş, insanca

ama sadece yaşamaya -ve hatta daha iyi yaşamaya- çalışarak ömür tüketen birisi

öldükten sonra yok olmazsa

sorunlar o zaman başlar ve geri dönüş de olmaz

neyse . . .
User avatar
squva
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 280
Joined: Sun Oct 26, 2003 10:00 am

Post by squva »

deli olduğunu düşüneceğimi sanmıyorum yalnız olayı dagıtıyoruz...

hiçbir şeyi biz seçmedik teknik olarak. yani ancak yaşayıp, bunun bilincine vardıktan sonra bir şeyler seçiyoruz. yani çevremizden etkilenip bir tercih yapiyoruz ve yaparken de özgür olduğumuzu düşünüyoruz. özgürlüğümüz doğmamızdan itibaren sahi olamadığımız bir yeti oluyor zaten. çünü dediğin gibi hiç birini biz seçmedik.
fakat şunu da söylemeliyim ki ben burada daha çok bizden önce olayı düşünmüş amcaların düşüncelerini incelerken aklıma gelen garip düşünceleri yazıyorum. ya da kafama takılan durumları.
bu yüzden kendi özgürlük düşüncemi karıştırmak istemiyorum...

şimdi yaşamayı biz mi seçtik ki bu bizim sorumluluğumuz oluyor? aslında bu da bir zorunluluk değil mi? buna sorumluluk olarak mı bakmak gerek? bu içsel bir zorlama değil mi? içgüdü denilen olay. tamamen genetik bir güdü, ötesinde istemsiz olarak devreye giriyor ve en basit (yeni doğmus bebek mesela) yapı da bile mevcut ve içgüdü diye adlandırılması için gereken tüm özellikere sahip.
yani yaşama güdüsünü biz seçmiyoruz. o zaman daha bu noktadan esir değil miyiz?
(doğru kelime esir ise...)

squva wrote:
zorunluluk neden olmamazlik edemeyen sey oluyor?
buna yanit veren vr mi? hala kafami karistiriyor da...
<div>isin felsefesi felsefenin olmamasi yani dusunmek de olmayabilir. kisacasi anlasilmaz kisacasi anlamsiz kisacasi anlamazsiniz ve anlayamazsiniz. sacmalik gorunen sacma olmayabilir ya da sacmadir zaten ya da sacmalik da yoktur belki de yoksundur belki
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

cevap basit

eğer olmamazlık (yani olmazsa olmaz) durumu yoksa zorunluluk değildir keyfe veya seçime bağlıdır
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem

Post by Raistlin »

Hiç birimiz özgür değiliz. Hepimiz etrafımızdaki her bir kavramın, insanın hatta varlığın esirleriyiz. Kararlarımızı özgürce verdiğimizi zannediyoruz fakat aslında koşulların gerektirdiğini yapmak zorunda kalıyoruz. Ölümden gayri özgürlük yok bu dünyada, ki o bile sonsuz bir esaretin başlangıcı olabilir...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

ki o bile sonsuz bir esaretin başlangıcı olabilir
bundan şüphelenmiyor değilim hani
User avatar
squva
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 280
Joined: Sun Oct 26, 2003 10:00 am

Post by squva »

sanirim hepimiz bir cesit kisitlamalar icerisinde bogusuyoruz. yani bu hic ozgur olamayacagimiz anlamina mi geliyor??

olumun bir ozgurluk oldugunu dusunmeyi yeglerim bir umut olur benim icin.

dusunmeden de edemiyorum yasadigimiz surece hic ozgur olduk mu? hep kisitlanmadik mi bir sekilde? bir yanlis anlasilma bile bizim varligimizi kisitlamadi mi? ne zaman tam olarak ozgur oldu ki, ozgur olabilecegiz?
<div>isin felsefesi felsefenin olmamasi yani dusunmek de olmayabilir. kisacasi anlasilmaz kisacasi anlamsiz kisacasi anlamazsiniz ve anlayamazsiniz. sacmalik gorunen sacma olmayabilir ya da sacmadir zaten ya da sacmalik da yoktur belki de yoksundur belki
pyros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2069
Joined: Sat Nov 29, 2003 10:00 am

Post by pyros »

uyuyan kişiler özgür değildir
uyanmış kişiler özgürdür
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Özgür olduğum adına bir çok olguyu aşabilirim. Eğer kendi özgürlüğümle sınırlarımı çizersem yine özgürlüğümle olguları aşamayabilirim. Sonuçta aslında özgür iradeyle ilerlesem bile özgürce davranamam çünkü kendi özgürlüğümle kendimi kısıtlamışımdır. Burada özgürlüğün içinden özgür olmama durumu doğar. Özgür olmama durumu zaten kendiliğinden özgür olma olgusunu getirir. Aslında ikisi de iç içe geçmiştir. Ve belki de bu yüzden ikisi de aynı şeydir.
Karşıtların birliği yasasından 'özgürlük' karşıtı olan 'esareti' (öyle kabul edersek) içinde barındırır. Bu iki kavram birbiryle çatışır fakat birbirinin güçlenmesini de sağlar. İç içe geçmilerdir diyebiliriz, bir noktaya kadar, fakat kesinlikle aynı şey değillerdir.
hangi galakside var olacağımı ben seçmedim
güneş sistemini de
dünyayı da
kıtayı da
ülkeyi de
şehri de
annemi babamı da
nüfus kağıdına yazdıkları ve doğru dürüst öğretmedikleri dini de
sonra görünürde bir "özgür iradem" oldu, ama beni toplum şekillendirdi, annem babam şekillendirdi, kozmik yıldızlardan gelen ışımalar şekillendirdi
aslında öyle olsaydı, 'evrim' olmaz, mağara insanından da farkımız kalmazdı. Bizi elbette ki; toplum ve ailemiz şekillendirdi. Fakat asıl etkiyi kendimiz yaptık; düşünerek - bizden önceki düşünceleri tartışarak ve ilerleterek. Özgür irade nedir; insanın kendine bir hayat görüşü oluşturması ve her durumda - özgürlük ve esarette onu uygulamasıdır. Mesela sırtınıza silah dayanmışken, siz kendi fikirleriniz doğrultusunda hareket edebiliyorsanız özgür iradeniz vardır demektir. Peki özgür irade doğrultusunda hareket edebilen bir insan esir olabilir mi? Kesinlikle hayır... Ã?yleyse kabaca bir özgürlük tanımı yapmak gerekirse; 'özgür iradesini kullanabilen insan özgürdür' diyebiliriz. Bu da demek oluyor ki düşünme yetisini geliştirememiş ya da bir hayat görüşü oturtamamış insanlar esirdir!
İlk insanları düşünün.Sorumlulukları neydi?Yaşamak!şimdi kendimizi düşünelim.En büyük sorumluluğumuz nedir?Yaşamak!
Ne değişti dostlar?
şu değişti ilk insanlar yaşamak için kaslarını kullanırken biz beynimizi kullanıyoruz. ve yaşamak kadar yaşatmayı da düşünüyoruz...

hiçbir şeyi biz seçmedik teknik olarak. yani ancak yaşayıp, bunun bilincine vardıktan sonra bir şeyler seçiyoruz. yani çevremizden etkilenip bir tercih yapiyoruz ve yaparken de özgür olduğumuzu düşünüyoruz. özgürlüğümüz doğmamızdan itibaren sahi olamadığımız bir yeti oluyor zaten. çünü dediğin gibi hiç birini biz seçmedik.
yaşamayı ben seçmedim ki! eğer şu an yaşamını sürdürüyorsan yaşamayı sen seçmişsindir. zira yaşamını sonlandırma lüksü elinde...
Ölümden gayri özgürlük yok bu dünyada, ki o bile sonsuz bir esaretin başlangıcı olabilir...
Ölüm'e çeşitli anlamlar yüklememek lazımdır. Ölüm sadece bitiş benim gözümde, bir sinema filminin sonundaki 'Son' yazısı...
Post Reply