Haberler..
Haberler..
Buyrun dünyadan, Türkiyeden güncel yada değil paylaşmak istediğiniz haber varsa, buraya yazın...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Radikal elfleri ve orkalari
Elf'ler Ork'lar ve bizim Tepegöz
İsmet Berkan
05/01/2003 (1094 defa okundu)
Eminim hatırlayanlar vardır, bir zamanlar çok 'moda' bir bilimsel disiplin vardı, semiyoloji ya da Türkçesiyle göstergebilim. İnsanlar semiyolojiyle yatar semiyolojiyle kalkarlardı, Türkçede bile bir sürü kitap çıktı bu konuda.
şimdi kimsenin ondan söz etmemesi, semiyolojinin yok olduğu ya da kelimeleri, cümleleri, metinleri, eserleri anlamlandırma konusunda söylediklerinin kullanışsız olduğu anlamına gelmiyor kuşkusuz.
Bir arkadaşım, Fransa'da film yönetmenliği eğitimi alırken semiyoloji dersine giren profesörün "Eğer İncil'i bilmiyorsanız, eski ve yeni ahit kaynaklı mitolojiden haberiniz yoksa, izlediğiniz filmleri anlamanıza da imkân yoktur" dediğini anlatmıştı.
Amerikan filmlerini, Avrupa filmlerini bir de bu gözle izleyin. İçinde Yahudi-Hıristiyan kültürüne ve mitolojisine ister istemez bir sürü göndermeler olduğunu göreceksiniz. Bu en basit macera filmi için de böyledir, aşk filmi için de, komedi filmi için de...
* * *
Bu yazıları yazmaya başlarken bir soru vardı: "Neden bir Türk de fantastik edebiyat eserleri veremesin, neden Türklere ait fantastik edebiyat eserleri dünya çapında başarı kazanmasın?"
Evet neden kazanmasın? Ama bu sanıldığı kadar kolay değil. Ã?ünkü
hitap etmek istediğimiz, daha doğrusu doğal olarak en büyük pazar olan Batı pazarında bu kitapların potansiyel okuyucuları hep kendi masallarıyla büyümüş insanlar.
Oysa bir Türk tarafından yazılacak fantastik edebiyat eseri, ister istemez bizden 'göstergeler' içerecek; Türk ya da İslam mitolojisine göndermelerde bulunacak. Ama o okur, bunu anlamayacak, çünkü o mitolojinin yabancısı olacak.
Bakın 'Yüzüklerin Efendisi'ne... Bütün göndermeler, bütün semboller Sakson, İskandinav, Germen mitolojilerine ve masallarına dayanır. Dünyayı insanlarla birlikte paylaşan diğer canlılar, Elfler, Hobbitler, Orklar vs. hepsi zaten masallarda, mitolojide olan canlılardır.
O yüzden Batılı okur, özellikle de Anglo-sakson okur, Tolkien'i eline aldığında yabancılık çekmez, kendini kolayca hikâyenin içinde bulur ve sonunda da kitabı 'kült kitap' olarak bir yere yerleştirir.
Mesele, tamamen bir 'tanıdık gelme' meselesi.
İşin tuhafı, Yüzüklerin Efendisi, özellikle kitaplar Türkçeye çevirildikten
ve filmler gösterime girdikten sonra pek çok Türk için de 'kült' haline geldi. Yani, Tolkien'in yarattığı dünya onlara 'tanıdık' geliyor. Peki acaba Tepegöz aynı insanlara tanıdık geliyor mu? Sanmıyorum.
Burada eğer bir kabahat varsa bu Tepegöz'ü bilmeyen insanların kabahati değil. Türkiye, yavaş yavaş kendi kültürel özünü kaybediyor. İşte yaşanan da o kaybın belirtilerinden sadece biri. Özellikle Türk eliti, içinden geldiği eğitim ortamından, ailesinin önem verdiği değerlerden, kendi yaşam tarzından vs ötürü bu kültürel yabancılaşmayı en çok yaşayan kesim.
Ramazan ayı olup birlikte çalıştığı arkadaşlarının, en yakınlarının vs. oruç tuttuğunu görünce şaşırıyor. Pek de dindar sayılamayacak insanların o 30 gün boyunca içki içmemesini yadırgıyor.
Ve biz, kendi toplumuna ve kültürüne yabancılaşmaya başlamış bu insanların
bazı eğilimlerine bakarak, "Acaba neden bizden fantastik edebiyat eserleri çıkmıyor" diyoruz.
Konuya devam edeceğim...
Elf'ler Ork'lar ve bizim Tepegöz
İsmet Berkan
05/01/2003 (1094 defa okundu)
Eminim hatırlayanlar vardır, bir zamanlar çok 'moda' bir bilimsel disiplin vardı, semiyoloji ya da Türkçesiyle göstergebilim. İnsanlar semiyolojiyle yatar semiyolojiyle kalkarlardı, Türkçede bile bir sürü kitap çıktı bu konuda.
şimdi kimsenin ondan söz etmemesi, semiyolojinin yok olduğu ya da kelimeleri, cümleleri, metinleri, eserleri anlamlandırma konusunda söylediklerinin kullanışsız olduğu anlamına gelmiyor kuşkusuz.
Bir arkadaşım, Fransa'da film yönetmenliği eğitimi alırken semiyoloji dersine giren profesörün "Eğer İncil'i bilmiyorsanız, eski ve yeni ahit kaynaklı mitolojiden haberiniz yoksa, izlediğiniz filmleri anlamanıza da imkân yoktur" dediğini anlatmıştı.
Amerikan filmlerini, Avrupa filmlerini bir de bu gözle izleyin. İçinde Yahudi-Hıristiyan kültürüne ve mitolojisine ister istemez bir sürü göndermeler olduğunu göreceksiniz. Bu en basit macera filmi için de böyledir, aşk filmi için de, komedi filmi için de...
* * *
Bu yazıları yazmaya başlarken bir soru vardı: "Neden bir Türk de fantastik edebiyat eserleri veremesin, neden Türklere ait fantastik edebiyat eserleri dünya çapında başarı kazanmasın?"
Evet neden kazanmasın? Ama bu sanıldığı kadar kolay değil. Ã?ünkü
hitap etmek istediğimiz, daha doğrusu doğal olarak en büyük pazar olan Batı pazarında bu kitapların potansiyel okuyucuları hep kendi masallarıyla büyümüş insanlar.
Oysa bir Türk tarafından yazılacak fantastik edebiyat eseri, ister istemez bizden 'göstergeler' içerecek; Türk ya da İslam mitolojisine göndermelerde bulunacak. Ama o okur, bunu anlamayacak, çünkü o mitolojinin yabancısı olacak.
Bakın 'Yüzüklerin Efendisi'ne... Bütün göndermeler, bütün semboller Sakson, İskandinav, Germen mitolojilerine ve masallarına dayanır. Dünyayı insanlarla birlikte paylaşan diğer canlılar, Elfler, Hobbitler, Orklar vs. hepsi zaten masallarda, mitolojide olan canlılardır.
O yüzden Batılı okur, özellikle de Anglo-sakson okur, Tolkien'i eline aldığında yabancılık çekmez, kendini kolayca hikâyenin içinde bulur ve sonunda da kitabı 'kült kitap' olarak bir yere yerleştirir.
Mesele, tamamen bir 'tanıdık gelme' meselesi.
İşin tuhafı, Yüzüklerin Efendisi, özellikle kitaplar Türkçeye çevirildikten
ve filmler gösterime girdikten sonra pek çok Türk için de 'kült' haline geldi. Yani, Tolkien'in yarattığı dünya onlara 'tanıdık' geliyor. Peki acaba Tepegöz aynı insanlara tanıdık geliyor mu? Sanmıyorum.
Burada eğer bir kabahat varsa bu Tepegöz'ü bilmeyen insanların kabahati değil. Türkiye, yavaş yavaş kendi kültürel özünü kaybediyor. İşte yaşanan da o kaybın belirtilerinden sadece biri. Özellikle Türk eliti, içinden geldiği eğitim ortamından, ailesinin önem verdiği değerlerden, kendi yaşam tarzından vs ötürü bu kültürel yabancılaşmayı en çok yaşayan kesim.
Ramazan ayı olup birlikte çalıştığı arkadaşlarının, en yakınlarının vs. oruç tuttuğunu görünce şaşırıyor. Pek de dindar sayılamayacak insanların o 30 gün boyunca içki içmemesini yadırgıyor.
Ve biz, kendi toplumuna ve kültürüne yabancılaşmaya başlamış bu insanların
bazı eğilimlerine bakarak, "Acaba neden bizden fantastik edebiyat eserleri çıkmıyor" diyoruz.
Konuya devam edeceğim...
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Ben katılıyorum bazı söylediklerine. Mesela şu tanıdık gelme meselesine. Ben açıkçası Grimm masallarından sonra YE'yi okudum ve hiç yabancı gelmedi. Bizden ise başarılı (satış bazında) eserler çıkmamasının bir nedeni de kendi mitimizden yararlanmayıp, bazı çevrelerin sömürdüğü kavramlarla, başkalarının belirlediği fikirlerle kopya eserler çıkartmamız...
Açıkçası, ben beğendim bu yazıyı...
Saygılarımla...
Açıkçası, ben beğendim bu yazıyı...
Saygılarımla...
Türklider...
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Abi ben de arkadaşın görüşüne katılmıyorum. Ã?ncelikle ben kültürlerin de globalleşmesi gerektiğine inanlardanım. O nedenle ingiliz amerikan kültürünün mitlerini okunması bence o kadar da sorun değil.
şu konuda da arkadaşa katılmıyorum ki. Bence en azından unutulmıuş diyarlarda arap kültürü ve hatta göçebe kültürlerden de epey bir iz var.. Türk kültüründen daha az iz olduğu doğru ama bunun nedeni bizim kültürümüzü tanıtamıyor oluşumuz. Bir hint mitolojisi mesela bizim mitolojimize göre çok daha yaygın.. (uçan halı tamamen onlara ait mesela)
şu konuda da arkadaşa katılmıyorum ki. Bence en azından unutulmıuş diyarlarda arap kültürü ve hatta göçebe kültürlerden de epey bir iz var.. Türk kültüründen daha az iz olduğu doğru ama bunun nedeni bizim kültürümüzü tanıtamıyor oluşumuz. Bir hint mitolojisi mesela bizim mitolojimize göre çok daha yaygın.. (uçan halı tamamen onlara ait mesela)
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Yok abi, bence laf bize de geliyor diye gocunduğumuzdan dolayı savunma (saldırma) ihtiyacı duyuyoruz ama adam gerçekten haklı... Kendi mitinden iğrenen bir toplum olduk... Bilmedikleri bir yana; "Türk mitolojisinde oyun mu oynanırmış be!" diye beni tersleyenler çıktı Türk mitolojisini baz alarak oyunlar yapacağımı duyduklarında...
Ben hak veriyorum açıkçası yukarıdaki yazıya...
Saygılarımla...
Ben hak veriyorum açıkçası yukarıdaki yazıya...
Saygılarımla...
Türklider...
yazı doğru unsurlar içeriyor. Ama teorisinin mantıklı olmadığına bende katılıyorum.
Evet kendi kültürümüze yabancılaşma var. Eski hikayelerimiz masallarımız, destanlarımız giderek unutuluyor. Ben küçükken televizyonda boğaç han gibi tek bölümlük eski türk masal ve destanlarının cizgi filmlerini izlerdim. şimdiki çocukların boğaç han'ı bildiğini hiç zannetmiyorum. Yada bizim bazıları
tarafından (kasıtlı olarak) dalga geçilen Ergenekon destanımız vardı. Dağın eritilmesi bir kurt'un yol göstermesi. Buda bizim destanlarımızdandı kimse yunan mitolojisine bakıp
"hehehehe hiç tek boynuzlu at olurmu lan salak bunlar" yada "oooo hem at hem insan yani ne saçmalık lan bu" demiyor ama tutup "hehehe ergenekon'dan kurt çıkarmış hadi be" diyebiliyor. başkalarının efsaneleri değer kazanırken bizimki aşşağılanıp unutuluyor. herkes kendi mit'lerini yaşatıyor ama biz öldürüyoruz çok garip.
ama bu neden bizde fantastik edebiyat eseri verilmiyorun cevabı değil. Evet Tepegöz en eski Türk efsanelerinde masallarında vardı ama bunu yabancılarda tanıyor ben bir çok yerde gördüğümü hatırlıyorum. yanılmıyorsam Heroes M&Magic diye bir oyun vardı onda da mevcuttu. aslının kimden çıktığını bilmiyorum ama sonuçta bizden çıkmış olsa bile bilinen bir canlı. aslında bu önemli değil. Bilinmeyen bir tür canlı ortaya at ne olacak. ben yüzüklerin efendisini okumadan önce ork nedir bilmiyordum ne oldu
-bana yabancı ne lan bunlar ben bunu okumam arkadaş deyip bir kenaramı attım.
hem sen tutup hangi canlıdan bahsedeceksinde batılılar onu tanımayacak ben çok merak ettim.
evet tüm batılı filmlerde yahudi-hristiyan kültürüne göndermeler yapılır ama bunun konuyla hiç ilgisi yok o sadece onların kendi inanışlarını empoze etme çabaları
gelelim neden Türkiye den bu alanda büyük yakı uyandıracak bir eserin çıkamama sebebine. Ã?ünkü bizim insanımız bu edebiyat dalını küçümsüyor. hemde çok matıksız salakça bir şekilde. bu gün bile herkül'ü Zeyna'yı izleyen, Vampir ve Kurtadam filmleri seven insanlar ben fantastik edebiyattan bahsedince yada elimde kitabı görünce küçümsüyorlar. lan sen aynı kaynatan(tür olarak) cıkan öykülerin filmlerini dizilerini saatlerce televizyonda izliyorsun.
Napalım bizim halkımızda böyle. GHOST filminde adam hayalet olarak geri dönmüş, sevgilisini kurtarmaya çalışıyor bu olay gerçekmiş yada gerçek olabilirmiş gibi salya sümük ağlar ama ben Yüz.Ef. zilerken saçma gerçek olamayacak şeyleri boşuna izliyor olurum. Ama olsun ben genede bu kerataları seviyorum
Evet kendi kültürümüze yabancılaşma var. Eski hikayelerimiz masallarımız, destanlarımız giderek unutuluyor. Ben küçükken televizyonda boğaç han gibi tek bölümlük eski türk masal ve destanlarının cizgi filmlerini izlerdim. şimdiki çocukların boğaç han'ı bildiğini hiç zannetmiyorum. Yada bizim bazıları
"hehehehe hiç tek boynuzlu at olurmu lan salak bunlar" yada "oooo hem at hem insan yani ne saçmalık lan bu" demiyor ama tutup "hehehe ergenekon'dan kurt çıkarmış hadi be" diyebiliyor. başkalarının efsaneleri değer kazanırken bizimki aşşağılanıp unutuluyor. herkes kendi mit'lerini yaşatıyor ama biz öldürüyoruz çok garip.
ama bu neden bizde fantastik edebiyat eseri verilmiyorun cevabı değil. Evet Tepegöz en eski Türk efsanelerinde masallarında vardı ama bunu yabancılarda tanıyor ben bir çok yerde gördüğümü hatırlıyorum. yanılmıyorsam Heroes M&Magic diye bir oyun vardı onda da mevcuttu. aslının kimden çıktığını bilmiyorum ama sonuçta bizden çıkmış olsa bile bilinen bir canlı. aslında bu önemli değil. Bilinmeyen bir tür canlı ortaya at ne olacak. ben yüzüklerin efendisini okumadan önce ork nedir bilmiyordum ne oldu
-bana yabancı ne lan bunlar ben bunu okumam arkadaş deyip bir kenaramı attım.
hem sen tutup hangi canlıdan bahsedeceksinde batılılar onu tanımayacak ben çok merak ettim.
evet tüm batılı filmlerde yahudi-hristiyan kültürüne göndermeler yapılır ama bunun konuyla hiç ilgisi yok o sadece onların kendi inanışlarını empoze etme çabaları
gelelim neden Türkiye den bu alanda büyük yakı uyandıracak bir eserin çıkamama sebebine. Ã?ünkü bizim insanımız bu edebiyat dalını küçümsüyor. hemde çok matıksız salakça bir şekilde. bu gün bile herkül'ü Zeyna'yı izleyen, Vampir ve Kurtadam filmleri seven insanlar ben fantastik edebiyattan bahsedince yada elimde kitabı görünce küçümsüyorlar. lan sen aynı kaynatan(tür olarak) cıkan öykülerin filmlerini dizilerini saatlerce televizyonda izliyorsun.
Napalım bizim halkımızda böyle. GHOST filminde adam hayalet olarak geri dönmüş, sevgilisini kurtarmaya çalışıyor bu olay gerçekmiş yada gerçek olabilirmiş gibi salya sümük ağlar ama ben Yüz.Ef. zilerken saçma gerçek olamayacak şeyleri boşuna izliyor olurum. Ama olsun ben genede bu kerataları seviyorum
Fantastik edebiyatın küçümsenmesinin bir neden olduğuna katılıyorum . Benzer bir nedenden ötürü bizim bilimkurgu edebiyatımız da yok mesela. Kendi tarihimizin epey bir geçmişi var ama öncelikle oradaki öğeler birçok defa o dönemin farklı ülkelerinden ital edilmiş olduğundan ve o geçmişi kara Murat filmindekinden daha iyi yansıtamadığımızdan bu tarih işimize yarayamıyor.
Bu arada yunanlıların kendi mitolojilerini nisbeten daha iyi yansıttıklarını düşünüyorum. Bizim anlatış tarzımızda bence üslup eksik. Ã?yküye kendi tarihimizle övünmenin dışında evrensel bir şeyler katamıyoruz. Ama yunan mitolojisinde mesela getirilen birçok tanım ve fikir bugün günlük yaşama kadar girmiş. Ã?rnein Justisia adalet kavramının neredeyse oluşmasını sağlayan sembol denebilir. Ergenekonda da sorun efendim kurt çıkar da konuşur mu değil. Bu olabilir sorun değil. Belki de birilerinin bu tarihi inceleyip içine bugünkü yaamımızla bağdaştırabileceği bir şeyler koyması gerekiyor.
Bu arada yunanlıların kendi mitolojilerini nisbeten daha iyi yansıttıklarını düşünüyorum. Bizim anlatış tarzımızda bence üslup eksik. Ã?yküye kendi tarihimizle övünmenin dışında evrensel bir şeyler katamıyoruz. Ama yunan mitolojisinde mesela getirilen birçok tanım ve fikir bugün günlük yaşama kadar girmiş. Ã?rnein Justisia adalet kavramının neredeyse oluşmasını sağlayan sembol denebilir. Ergenekonda da sorun efendim kurt çıkar da konuşur mu değil. Bu olabilir sorun değil. Belki de birilerinin bu tarihi inceleyip içine bugünkü yaamımızla bağdaştırabileceği bir şeyler koyması gerekiyor.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
tabiki efsanelerden destanlardan esinlenip bunlara katkılarda bulunup yeni şeyler ortaya çıkartabilirsin. benim bahsettiğim şey başkalarının masallarıyla uyuyup bizim destanlarımızla alay eden insanlar.
gerçi böyle devam ederse onların alaylarından da kurtulacağız
alay edecek bişeyleri kalmayacak. bu kültür unuulup gidecek.
fantastik değil belki ama adamların bir kral artur'u var ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. senin bir Atilla'n var bir uğraşsan onlarca bölüm film çekersin ama biz tutup onu unutturmaya çalışanlara çanak tutuyoruz.
sorun burda
gerçi böyle devam ederse onların alaylarından da kurtulacağız
alay edecek bişeyleri kalmayacak. bu kültür unuulup gidecek.
fantastik değil belki ama adamların bir kral artur'u var ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. senin bir Atilla'n var bir uğraşsan onlarca bölüm film çekersin ama biz tutup onu unutturmaya çalışanlara çanak tutuyoruz.
sorun burda
Abi sana accikli birkac sey soyleyeyim. Atillanin filmi cekilmis ve yabancilar cekmis. Cengiz hanin filmi var .. Yine yabancilarin... Bir turk yazarinin eseri Kara Mehmet yabancilar tarafindan filme cekildi. Baska bir turk edebiyati eserini yunanistanda filme cakiyorlar. En son Turkiye projeye katilmama karari almisti.
Sorun biraz da sunda yatiyor .. Tarihle ilgili filmlerde o kadar alingan oluyor ki bazi cevreler.. Ornegin eski bir tarihi filmin tarlalardaki basaklar kisa diye dava edildigini duymustum. Baska bir filmde padisah oldu diye yonetmen dava edilmis. (olum sekli degil direk olmesiymis neden)
Deko1r ve butce olarak zayif olsa da senaryo ve oyunculuk acisindan gelmis gecmis en iyi tarih filmimiz saydigim Istanbul kanatlarim altinda da zaten Dorduncu Murat icki icmezdi diye dava edilmisti.
Abi Artur filmi turkiyede olsa eminim filme tarihi yanlis yansitmaktan oturu bir suru dava acilirdi. Oncelikle her halde efendim sen lancelota nasil Iranli dersin diye acarlardi davayi.
Turuva da da muhtemelen Paris oyle Hektorun ayaklarina kapanmis olamaz diye dava acilirdi.
Bunlar cogalabilir.
Bu mantikla da tarihi film yapilmaz abi yapilirsa Amerikalilarin Kara Sahin Dustusune benzer. Ve oyle power playin filme yanimis halinden hoslanan insanlar haric de insanlara hitap etmez.
Sorun biraz da sunda yatiyor .. Tarihle ilgili filmlerde o kadar alingan oluyor ki bazi cevreler.. Ornegin eski bir tarihi filmin tarlalardaki basaklar kisa diye dava edildigini duymustum. Baska bir filmde padisah oldu diye yonetmen dava edilmis. (olum sekli degil direk olmesiymis neden)
Deko1r ve butce olarak zayif olsa da senaryo ve oyunculuk acisindan gelmis gecmis en iyi tarih filmimiz saydigim Istanbul kanatlarim altinda da zaten Dorduncu Murat icki icmezdi diye dava edilmisti.
Abi Artur filmi turkiyede olsa eminim filme tarihi yanlis yansitmaktan oturu bir suru dava acilirdi. Oncelikle her halde efendim sen lancelota nasil Iranli dersin diye acarlardi davayi.
Turuva da da muhtemelen Paris oyle Hektorun ayaklarina kapanmis olamaz diye dava acilirdi.
Bunlar cogalabilir.
Bu mantikla da tarihi film yapilmaz abi yapilirsa Amerikalilarin Kara Sahin Dustusune benzer. Ve oyle power playin filme yanimis halinden hoslanan insanlar haric de insanlara hitap etmez.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
diğerlerini bilmiyorum ama atilanın film olduğunu biliyorum hatta dizi bir bölümüne 5-10 dakika bakmıştım. Benim takıldığım konu film değil.
zaten o alanda çok yetersiziz, filmlere açılan davalar konusundada haklısın
benim anlatmak istediğim bizim bölümlerce film olacak bir atillamız var daha nice filmler çekilecek olaylarımız ve kahramanlarımız var biz bunlardan neredeyse utanacak hale gelmişiz. bırak filmi falan biz atillanın adının bahsedilmesinden çekiniyoruz. benim derdimburada yoksa olayı film bazında düşünürsen biz her taraftan patlak veriyoruz.
yaa atilla'yı boş ver bana parayı ver sana çanakkale'den onlarca film çıkarayım. mesele bizim kendi kültürümüzü küçümseyip hatta utanıp yok saymamız, unutmamız.
zaten o alanda çok yetersiziz, filmlere açılan davalar konusundada haklısın
benim anlatmak istediğim bizim bölümlerce film olacak bir atillamız var daha nice filmler çekilecek olaylarımız ve kahramanlarımız var biz bunlardan neredeyse utanacak hale gelmişiz. bırak filmi falan biz atillanın adının bahsedilmesinden çekiniyoruz. benim derdimburada yoksa olayı film bazında düşünürsen biz her taraftan patlak veriyoruz.
yaa atilla'yı boş ver bana parayı ver sana çanakkale'den onlarca film çıkarayım. mesele bizim kendi kültürümüzü küçümseyip hatta utanıp yok saymamız, unutmamız.
Türk miti ve destanları ile bildiklerimizi paylaşalım o zaman.
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... a74e#68757
http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... a74e#68757
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
Abi Atilla hakkında benim bildiğim iki büyük kaynak var.. İkisi de yabancı... Büyük ihtimalle bu kaynaklardan her hangi biri türkiyede filme çevrilse .. Efendim Attilla zehirlenmiş olamaz diye ortalık ayağa kalkar. Tarih kitabımızda Atillanın bir Romalı prensesle evlendiği gece öldüğünü yazdığını hatırlıyorum. Nedense zehirlendiği düşünüldüğü yazmamıştı oraya...
Abi dediğim gibi bu tip kaynaklar çıkmazsa türk tarihi öğrenilmez. Ben bunun kısır döngü olduğunu düşünüyorum. Kendi tarihimizi mitolojimizi anlatan kaynaklar çıkmazsa ( çocuk masalı anlatır gibi anlatan kaynaklar değil düzgün bir uslupla anlatan kaynaklar sonuçta ingiliz mitolojisini anlatan onlarca kitap var ama biz Tolkieni okuyoruz) o zaman ne dünyada ne de türkiyede kimse türk tarihine ilgi duymaz . Bu kadar duyulan ilgi bile bence şaşırtıcı .. Büyük ihtimalle de tarihimizin diğer ülkelerdeki yankılarından kaynaklanıyor.
Bu noktada da fantastik edebiyat konusunda söz sahibi kişilerin devreye girmesi. ve fantastik edebiyatının şu elf cüce eksenini genişletmesi gerekiyor.
Ã?anakkaleye gelince oradan çok güzel film olacağını ben de düşünüyorum ama yine suya sabuna dokunmak gerekecek. Bu arada acıklı bir şey bu konuda yapılan tek filmi de ingilizler yapmış . Gallipoli gibi bir ismi olan bi filmdi.
Abi dediğim gibi bu tip kaynaklar çıkmazsa türk tarihi öğrenilmez. Ben bunun kısır döngü olduğunu düşünüyorum. Kendi tarihimizi mitolojimizi anlatan kaynaklar çıkmazsa ( çocuk masalı anlatır gibi anlatan kaynaklar değil düzgün bir uslupla anlatan kaynaklar sonuçta ingiliz mitolojisini anlatan onlarca kitap var ama biz Tolkieni okuyoruz) o zaman ne dünyada ne de türkiyede kimse türk tarihine ilgi duymaz . Bu kadar duyulan ilgi bile bence şaşırtıcı .. Büyük ihtimalle de tarihimizin diğer ülkelerdeki yankılarından kaynaklanıyor.
Bu noktada da fantastik edebiyat konusunda söz sahibi kişilerin devreye girmesi. ve fantastik edebiyatının şu elf cüce eksenini genişletmesi gerekiyor.
Ã?anakkaleye gelince oradan çok güzel film olacağını ben de düşünüyorum ama yine suya sabuna dokunmak gerekecek. Bu arada acıklı bir şey bu konuda yapılan tek filmi de ingilizler yapmış . Gallipoli gibi bir ismi olan bi filmdi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Canakkale konusunda acı bir gerçek istersen:
bu sene içinde mayıs ayındadı heralde belgesel ile film arası bir çalışma sinamalarda BEDAVA gösterilmiş. yanılmıyorsan adı son kale çanakkale idi. ben o sıralar Ankara'da değildim gelince öğrendim sizler duydunuzmu yada gittinizmi bilmiyorum ama ben nasıl olduğunu öğrenmek istedim ve çevremde izleyen bir kişi bulamadım.
bu sene içinde mayıs ayındadı heralde belgesel ile film arası bir çalışma sinamalarda BEDAVA gösterilmiş. yanılmıyorsan adı son kale çanakkale idi. ben o sıralar Ankara'da değildim gelince öğrendim sizler duydunuzmu yada gittinizmi bilmiyorum ama ben nasıl olduğunu öğrenmek istedim ve çevremde izleyen bir kişi bulamadım.