bnm izlediim en güzel oyun sen de gitme triyandafilis ti... sonunda göz yaşlarınızı tutamıyorsunuz çok güzel birşey... bi de suç ve ceza ya gittim; o çok etkilemişti bni ama ona gittiğimde küçücük olduum için gösterilirse tekrar gideceğim... bir de prömiyerine gittiğim atları da vurular harika hala oynanıyorken kesinlikle izleyin gerçekten çok hoştu... hala etkisindeyim...
~~Gittiğiniz En Güzel Tiyatro Oyunu~~
- felix_felis
- Kullanıcı

- Posts: 66
- Joined: Wed Nov 30, 2005 10:00 am
- Location: ankara
~~Gittiğiniz En Güzel Tiyatro Oyunu~~
büyük bi tiyatro fanı olarak oturdum ve düşündüm... neden böyle bir başlık yok diye sonra da açmaya karar verdim... hayal kırıklığına uğratmayın bni... gidiosunuz dimi abi tiyatroya???
bnm izlediim en güzel oyun sen de gitme triyandafilis ti... sonunda göz yaşlarınızı tutamıyorsunuz çok güzel birşey... bi de suç ve ceza ya gittim; o çok etkilemişti bni ama ona gittiğimde küçücük olduum için gösterilirse tekrar gideceğim... bir de prömiyerine gittiğim atları da vurular harika hala oynanıyorken kesinlikle izleyin gerçekten çok hoştu... hala etkisindeyim...
bnm izlediim en güzel oyun sen de gitme triyandafilis ti... sonunda göz yaşlarınızı tutamıyorsunuz çok güzel birşey... bi de suç ve ceza ya gittim; o çok etkilemişti bni ama ona gittiğimde küçücük olduum için gösterilirse tekrar gideceğim... bir de prömiyerine gittiğim atları da vurular harika hala oynanıyorken kesinlikle izleyin gerçekten çok hoştu... hala etkisindeyim...
İsimleri hatuırlama konusundaki başarısızlığımı affet lütfen. İsminiş hatırlayamadığım bir komedi oyununa itmiştim. Aslında çok gülmüştüm ama işte hafızada kalmıyor.
Konusu, eski yunan yazarlarından birinin eksik kalmış ve unutulmuş hikayesi ile ilgiliydi. Yunan yazarın hikayesinde zeus savaşa giden bir generalin karısyla birlikte olmak için generalin kılığına giriyordu ve olaylar burada başlıyordu.
Hani tiyatroya pek bir gitmişliğim yok aslında. Hayatım boyunca ancak 10 defa gitmişimdir.
Konusu, eski yunan yazarlarından birinin eksik kalmış ve unutulmuş hikayesi ile ilgiliydi. Yunan yazarın hikayesinde zeus savaşa giden bir generalin karısyla birlikte olmak için generalin kılığına giriyordu ve olaylar burada başlıyordu.
Hani tiyatroya pek bir gitmişliğim yok aslında. Hayatım boyunca ancak 10 defa gitmişimdir.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
BrokenBlade
- Süresiz Banlanmıştır
- Posts: 441
- Joined: Mon Aug 01, 2005 10:00 am
- Location: GraveYard
- Contact:
Sinema varken tiyatroya gitmek saçma geliyor diyip fikrimi savunsam....
şimdiye kadar "2" kere gittim,adlarını hatırlamıyorum,sonlarını hatırlamıyorum(uyumak),birinin konusu ailesel ilişkilerdi...
Sonra hiç gitme gereksinimi duymadım.Ona vereceğim paraya bir sinema filmine daha gitmeyi uygun gördüm...Belki yanlış,belki doğru.
Ama sanırım Zeki Alasya-Metin Akpınar İkililerinin " Deliye her gün Bayram" adlı(Tam hatırlamıyorum) izlemiştim Cd'den...Oluyo mu o
şimdiye kadar "2" kere gittim,adlarını hatırlamıyorum,sonlarını hatırlamıyorum(uyumak),birinin konusu ailesel ilişkilerdi...
Sonra hiç gitme gereksinimi duymadım.Ona vereceğim paraya bir sinema filmine daha gitmeyi uygun gördüm...Belki yanlış,belki doğru.
Ama sanırım Zeki Alasya-Metin Akpınar İkililerinin " Deliye her gün Bayram" adlı(Tam hatırlamıyorum) izlemiştim Cd'den...Oluyo mu o
- felix_felis
- Kullanıcı

- Posts: 66
- Joined: Wed Nov 30, 2005 10:00 am
- Location: ankara
bn de sanırım iki yılda toplam 10 tane tiyatroya gittim
napıyım insan fanı olunca olayın bırakamıyor... ama şöyle de bi olayım var; hiçbir popüler tiyatroya gitme şansım olmadı
yine cd den de izlemek bi olay... en azından izlemişsin... mesela bnde istanbulda gösterilen ama ankarada oynanmayan oyunları öyle izliyorum... o kadar zevkli değil ama işte... yine de tiyatro seyrediosn
napıyım insan fanı olunca olayın bırakamıyor... ama şöyle de bi olayım var; hiçbir popüler tiyatroya gitme şansım olmadı
yine cd den de izlemek bi olay... en azından izlemişsin... mesela bnde istanbulda gösterilen ama ankarada oynanmayan oyunları öyle izliyorum... o kadar zevkli değil ama işte... yine de tiyatro seyrediosn
Gerçekten güzel bir tiyatronun tadı farklıdır. Bir filmi izlediğinde yaratılmış bitmiş bir şeyi izlersin. Ama tiyatroda eser sen izlerken yaratılır. Senaryo belirli olsa da oyuncular aynı olsa da ikinci defa oyunu izlediğinde aynı oyun değildir.
Bu aralar tiyatroya fazla gidemediğimi itiraf edeyim. Neden gidemiyorum. Bu aralar yapmak isteyip yapamadığım pek çok şeyden birisi aslında...
Gittiğim en güzel tiyatroya gelince okulumun tiyatro ekibi ile ekibin rejisör asistanı gibi havalı bir ünvanla, aslında kimsenin yapmadığı ayak işlerini yapan eleman olarak, : ) Almanya ya gitmiştim. İzlediğim oyunların hepsi çok çok hoşuma gitti.
Ama özellikle Kaspar diye bir oyun vardı ki süperdi. Oyun konusunu dağda kendi halinde büyüyüp oniki yaşlarında bir zenginin biraz eğlence için evlat edindiği hep yarı hayvan gibi görünen bir çocuğun yaşamından esinlenmiş. Ama en güzel yanı oyunu arada durdurup oyuncuların neler hissettiğini vermesi oldu. Kötü bir karakteri oynatırken oyuncunun aslında nasıl kendi oynadığı karaktere isyan ettiği ama öyküyü değiştiremediğini çok güzel anlatmış.
Bir de bir şeyler yap Med diye bir tiyatro vardı. Oyun insanların on sekiz yaşından hemen sonra yaşamaya devam etmek için bir şeyler yapmaları gereken bir ülkede geçiyor. On sekiz yaşına bastıklarında doktor diye hitab edilen bir şahıs eve geliyor. Yaptıkların eğer gerçekten yaşamaya değerse o zaman sana bir süre daha yaşama şansı veriyor yoksa bir elinde ekmek öbür elinde zehir olan bir kap sunuyor. Ekmeği yersen bir günün daha oluyor. Başaramazsan o zaman ya zehiri içmek ya da kuru kalabalık denen alt düzey insanların seni parçalamalarına izin vermek gerekiyor. Çok güzel bir öyküydü ve bu öykü de çok muhteşem işlenmişti.
Son zamanlarda pek gidemedim. Aslında Ankarada sinemaya da pek gidemedim. Sanırım tiyatronun en büyük sorunu tiyatro eserlerini tanımak biraz daha uğraş gerektiriyor. Oysa sinema filmlerinin tanıtımları her yerde. Sonuç olarak öylesine bir karar verip bir yere gidileceğinde sinema konusunda daha isabetli karar verilebiliyor. Ama kesinlikle tiyatronun bambaşka bir tadı olduğuna katılıyorum. Bence FRP nin en güzel yanı çok çok çok ufak da olsa bu tadı hissettirebilmesi.
Bu aralar tiyatroya fazla gidemediğimi itiraf edeyim. Neden gidemiyorum. Bu aralar yapmak isteyip yapamadığım pek çok şeyden birisi aslında...
Gittiğim en güzel tiyatroya gelince okulumun tiyatro ekibi ile ekibin rejisör asistanı gibi havalı bir ünvanla, aslında kimsenin yapmadığı ayak işlerini yapan eleman olarak, : ) Almanya ya gitmiştim. İzlediğim oyunların hepsi çok çok hoşuma gitti.
Ama özellikle Kaspar diye bir oyun vardı ki süperdi. Oyun konusunu dağda kendi halinde büyüyüp oniki yaşlarında bir zenginin biraz eğlence için evlat edindiği hep yarı hayvan gibi görünen bir çocuğun yaşamından esinlenmiş. Ama en güzel yanı oyunu arada durdurup oyuncuların neler hissettiğini vermesi oldu. Kötü bir karakteri oynatırken oyuncunun aslında nasıl kendi oynadığı karaktere isyan ettiği ama öyküyü değiştiremediğini çok güzel anlatmış.
Bir de bir şeyler yap Med diye bir tiyatro vardı. Oyun insanların on sekiz yaşından hemen sonra yaşamaya devam etmek için bir şeyler yapmaları gereken bir ülkede geçiyor. On sekiz yaşına bastıklarında doktor diye hitab edilen bir şahıs eve geliyor. Yaptıkların eğer gerçekten yaşamaya değerse o zaman sana bir süre daha yaşama şansı veriyor yoksa bir elinde ekmek öbür elinde zehir olan bir kap sunuyor. Ekmeği yersen bir günün daha oluyor. Başaramazsan o zaman ya zehiri içmek ya da kuru kalabalık denen alt düzey insanların seni parçalamalarına izin vermek gerekiyor. Çok güzel bir öyküydü ve bu öykü de çok muhteşem işlenmişti.
Son zamanlarda pek gidemedim. Aslında Ankarada sinemaya da pek gidemedim. Sanırım tiyatronun en büyük sorunu tiyatro eserlerini tanımak biraz daha uğraş gerektiriyor. Oysa sinema filmlerinin tanıtımları her yerde. Sonuç olarak öylesine bir karar verip bir yere gidileceğinde sinema konusunda daha isabetli karar verilebiliyor. Ama kesinlikle tiyatronun bambaşka bir tadı olduğuna katılıyorum. Bence FRP nin en güzel yanı çok çok çok ufak da olsa bu tadı hissettirebilmesi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Logan
- Kullanıcı

- Posts: 1963
- Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
- Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
ESasında bir 2 oyunagitmiştim ama hatırlamıyorum...
Ama gittim ama tiyatro gerçekten zevkli bir... etkinlik...
HEr etkinlik gibi kendi başına yapmayı sevmiyorum çevremde de gitmek isteyen olmıyınca sık gidemiyorum...
Ama gittim ama tiyatro gerçekten zevkli bir... etkinlik...
HEr etkinlik gibi kendi başına yapmayı sevmiyorum çevremde de gitmek isteyen olmıyınca sık gidemiyorum...
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
-
Aredheliquas
- Kullanıcı

- Posts: 1039
- Joined: Sat Apr 23, 2005 10:00 am
- Location: Ankara