Başka söze ne gerek
Bende bir anımı paylaşmak isterim, sanırım en güzel anılarımdan biri
Bildiğiniz üzere istanbula geçen sene hiç kar yağmamıştı. Bu sene kar yağdığında iki dileğimde gerçekleşmiş oldu. Diğer dileğimse yaklaşık 1 yıldır görmemiş olduğum, benim için çok büyük şeyler ifade eden kişiyi görmek oldu. Tesadüfi değil planlanmış bir görüşmeydi tabii ki. Kimseye vermediğim ve başkasına da vereceğimi hiç sanmadığım kitap koleksiyonumdan kara elf üçlemesinin üçünüde vermiş ve yine yaklaşık 1 yıl boyunca kitaplarım onda kalmasına karşın hiç ses çıkartmamıştım. Gelirken mezarlığın yanından geçmişlerdi ve arkadaşı ona "in çıkcak, cin çıkcak" diye korkutmuştu. Ve bende üzerimdeki kapşonlu sweat shirtün kapşonunu kafama geçirip aşağılara doğru çekince bir Azrail görüntüsü ortaya çıkmıştı ister istemez. Onlarda beni görünce korkmuşlar yazık
Neyse, onların geldiği yoldan gerisin geriye yürürken biraz çekingen olsamda sonradan duruma alışıp kartopu savaşını resmen ilan etmiş bulundum! Tabii gelen karşılıklar karla değil 2 sene önceki çok güzel anılarımı uyandıracak şekilde kalem batırıp tekme atmasıyla karşı karşıya kalmıştım. Kitaplarımı almak için evine doğru yürüdüğümüz sıralarda ben bir zafer kazanarak onunda bana kartopuyla cevap vermesini sağlamış ve böyle bir zafer kazanmama karşın biraz kar yemiş oldum. Sonra evine giderken onu ıslattığım gerekçesiyle kitaplarımı camdan atmakla tehdit edince içeri girmek zorunda kaldım. Tabii bu sırada birazda kendimi filmlerdeki canavarlar gibi hissediyordum

Nedeni suratıma sürekli parfüm sıkılması ve ellerinden geleni ardlarına komamaları olmuştu. Tabii bir de "Kaaç!" şeklinde atılan naralarda kendimi öyle hissetmeme neden oluyordu

Onu ittiğimde yatağa düşüp "Hiii! Sapık, beni o pis emellerine alet etme," diyip beni gülmekten yerlere yatırmıştı. Sonunda Sürgün kitabım camdan aşağıya fırladığında aceleyle odasına gidip diğer kitaplarımı almış ve aceleylen aşağıya inmiştim. Allah'tan kitap yanlamasına düşmüş ve hiç bir zarar gelmemişti. Ben odasına gittiğimde o Harry Potter posterlerini yırtacağım şeklinde bir izlenime kapılmış, hatta bunu yapmadığım için bi hayli şaşırmıştı.
Ve son olarak suratımda bir gülümseme ve kafamda ne harika bir gün olduğu hakkındaki düşüncelerle evimin yolunu tutmuştum...
O kadar cana yakın, o kadar hayata bağlı, o kadar komik birisi ki, beni üzmeyi bir kenara bırak, ne zaman kötü olsam hep güldürmeyi başarmış birisidir

İyiki varsın...