Oyun Değerlendirme

Mucit Gnomların hayal makineleri, pc, konsol oyunları hakkında her sey..
Post Reply
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Oyun Değerlendirme

Post by Alenthas »

Evet, bu başlık altında oynadığınız oyunların iyi ve kötü yönlerini. Oynanabilinir mi yoksa almaya bile değmez mi olduğunu tartışacak ve oyunları birbiriyle karşılaştıracağız. Son zamanlarda sitede oyunlar hakkında çok başlık olmasından dolayı böyle bir başlık açma gereksinimi duydum.

Oyunlarda mükemmeliyetçiyimdir. Ã?vmekten çok söverim :) Yani okuyunca "bu ne kötü oyunmuş yahu" demeyin, muhtemelen o kadar da kötü değildir :D

(Not: Değerlendirilmesi yapılmış bir oyun, sonradan başka biri tarafından tekrar değerlendirilebilinir. Sonuçta herkesin düşüncesi farklı olacağından böyle bir kısıtlama yoktur.)



Kabus 22

Hayatımda oynadığım ve oynayabileceğim en berbat oyunlardan bir tanesi. Flash oyunları bile tercih ederim (en azından daha zevkli). Kamera açıları iğrenç, mesela karşınıza bir canavar çıktığında onu göremiyorsunuz bile! Eşya kullanmak için oyunu durdurmanız gerekiyor. Silahı bir yere doğrulttuğunuzda yürüyemiyorsunuz. Bulmacalar çok yavan. Grafikler milattan önce kalma. Olmayan Türk oyun sektörünün tam bir yüz karası diyebiliriz. 21. yüz yılda milattan öncesini yaşıyoruz!

Seslendirme 3/10
Grafikler 1/10
Oynanış kolaylığı 0/10
Hikaye 2/10
Gerçekçilik 4/10
Atmosfer 2/10


Resident Evil 4 - Biohazard


Capcom'u zaten sevmem ama oyunun adı var ve zamanında 2'ncisini oynayıp beğendiğim için almıştım. Yine güzel bir seriyi üç boyutlu oyun piyasasına kurban verdik. Bu kadar mı kötü kontroller olur. Playstationda oynuyormuş gibi nişan almak için klavyeyi kullanıyorsunuz. Hikayesi çok dandik. Ve grafiklerden söz etmiyorum bile. Bitirmekle zaman bile harcamadım. Resident Evil 2'yi tercih ederim.

Seslendirme 4/10
Grafikler 3/10
Oynanış kolaylığı 2/10
Hikaye 1/10
Gerçekçilik 3/10
Atmosfer 7/10


The Elder Scrolls IV - Oblivion

Karakterinizi istediğiniz gibi yaratabiliyorsunuz. Gözlerinin yakınlığından yanakların şekline kadar herşeyi!

Savaş sistemi güzel oturtulmuş. Fakat assassin olduğunuzda hiç bir şey yapamıyorsunuz (sneak attack yaptığınızda en fazla x6 hasar veriyor ki sıyrık bile atamıyorsunuz bununla). Assassin'den sonra Knight oynamak bana tanrı oynuyormuşum gibi bir his uyandırmıştı. Büyüler biraz yavan. Ve büyüleri satın almak biraz garibime gitti. Hani para verip öğrenmek neyse de büyü nasıl satın alınır yahu? İki kılıç dövüş tekniği yok ki en sevdiğim şeydir bu. Olmaması çok sinirime dokunmuştu. Gerçi bunun için bir mod bulmuştum fakat modda elinde kalkan tutan adam sana kalkanıyla vuruyormuş, o yüzden indirmemiştim.

Role Play berbat, asla alternatif bir seçiminiz yok. Ve diyeceğiniz şeylerin tamamını yazmıyor. Sadece önemli kısımlarını yazıyor siz basarken. O yüzden ne dediğinizi tam olarak bilmiyorsunuz. Kişilerle muhabbet ederek onların size güvenmesini sağlamak güzel bir özellik. Fakat eğer personality düşükse çok aptalca durumlar gerçekleşebiliyor. Mesela lord için hayati önem taşıyan bir görevi tamamladığınızda lord size tamamen güvenemeyebiliyor (öyle ki bu görev gerçekte olsa o lordun sizin kulunuz köleniz yapacak bir düzeydedir). Personality yüksek olduğunda ise bu sefer hiç muhabbet etmenize gerek kalmıyor, direk maksimumda oluyor.

At kullanmak çok zevkli, fakat at üzerinde savaşamamak kötü olmuş. Bir de harita üzerinde bir yerden bir yere anında atlayabilmek gerçekçiliği kaldırmış. En azından daha önce gitmediğin şehire atlanmayacak şekilde yapılsaydı iyi olurdu (daha önce keşfetmediğin yerlere gidemiyorsun zaten ama ben şehirlerden bahsediyorum). Üstüne üslük şehirden şehire atlayabilmene rağmen harita inanılmaz derecede küçük! Görevini tamamlamak için nereye gitmen gerektiğini haritada göstermesi oyunu kolaylaştırsa da gerçekçiliğini ortadan kaldırmış. 3rd person oynarken eğer çapraz koşarsanız ileri koşuyormuş gibi görünüyor. Ve ok atarken nereye nişan alacağınızı göstermiyor. Ve bunun gibi bir çok hata var. O yüzden mecburen 1st person oynamak zorundasınız. Ve en önemlisi harita çok küçük! Tüm bunların dışında hikayesi güzel, görevleri eğlenceli ve monotonluktan uzak. Oyundaki tek monoton şey sürekli Oblivion kapılarını kapatma görevi olmuş. Sürekli benzer mekanlardan geçiyorsunuz.

Zindanları çok caf caflı fakat zayıf. Çok az tuzak var, ama eğer güzel bir taktik kurarsanız bu tuzakları düşmanlarınıza karşı kullanabilirsiniz. Mağaraların içlerine doğru ilerlediğinizde etraf kararmıyor. Bu ambiyansa büyük bir eksi ekliyor ne yazık ki.

Assassin's Creed oynadıktan sonra bu oyunu oynamayın, yoksa sürekli çatılarda dolaşmaya çalışıp hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz (gerçi benim için oynamak değil sadece kapak coverını görmek yetmişti).

Oyunun fanları tarafından geliştirilmiş birsürü eğlenceli mod var. Oyunun grafikleri muhteşem. Özellikle eğer gün doğumunda bir dağın tepesinde ilerliyorsanız. Alın, oynayın. Pişman olmazsınız.

Seslendirme 8/10
Grafikler 7/10
Oynanış kolaylığı 9/10
Hikaye 4/10
Gerçekçilik 7/10
Atmosfer 9/10


Call of Duty

Bu oyunu bilmeyen mi var? Captain Price'ı kurtarmaya gittiğinizde gardiyanı bayıltıp anahtarları almasını mı demeli, yoksa o muhteşem Pegasus Day savaşını mı anlatmalı? Hadi onu bırakın da, Sovyet bayrakları eşliğine yoğun MG42 ateşi altında koşturmak? Hele hele oyunun sonunda Sovyet askerlerinin Berlin binasının balkonundan Sovyet bayrağını sallaması? Oyun dediğin böyle olacak işte :)

Seslendirme 7/10
Grafikler 5/10
Oynanış kolaylığı 9/10
Hikaye 6/10
Gerçekçilik 8/10
Atmosfer 8/10



Call of Duty 2


Eski fakat muhteşem bir oyun. Hele ki Amerikan birlikleriyle yoğun bombardıman ateşi altında kaldığınız bölüm gerçekten harikaydı. Tek cümle: "Let's go get the bastards!"

Seslendirme 7/10
Grafikler 7/10
Oynanış kolaylığı 9/10
Hikaye 6/10
Gerçekçilik 8/10
Atmosfer 9/10



Call of Duty 4

Komik diyalogları ve muhteşem grafikleriyle tam bir şölen. Özellikle oyundaki bazı süprizler gerçekten çok hoştu. Mesela batan gemide herşeyin yamuk gözükmesi, Sarhoş düşmanın elindeki içki şişesiyle dolaşması, maske takarken maskeyi görmek, helikoptere sıçrarken aşağıya doğru kaymanız ve Cpt. Price'ın sizi tutması gibi. Unutmadan: Cpt. Price CoD 4'da bile yaşıyor, kaç yaşındadır kim bilir. Ama o bizim kahramanımız!

Seslendirme 9/10
Grafikler 8/10
Oynanış kolaylığı 9/10
Hikaye 7/10
Gerçekçilik 9/10
Atmosfer 10/10

şimdilik bu kadar, tamamlanmamış bir kaç oyun daha var. Onları da zaman zaman buraya yazacağım.
Last edited by Alenthas on Thu Aug 28, 2008 10:48 am, edited 1 time in total.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Assassin's Creed:

Artık ne diyebilirim ki, oyun dünyasında bir devrim, senaryoda bir devrim, fantastik bilim-kurgu diyebileceğimiz, muhteşem bir oyun.

Oyun sırasında geçen türkçe "KAÃ?MA, GEL BURAYA" gibi türkçe cümlelerde ayrı bir hava katmış.At üstünde katliam bambaşka.

Fakat silah vs. alamamak yerden, ya da "ben bilmiyorum belki de" arbalet kullanamamak çok kötü.

Oyunda suikastçıdan çok savaşçıyız, bu olmasa oyun 10 üzerinden 10 olurdu belki de.

Ve oyunun hikayesi, kuşkusuz en güzel yanı.

Grafik:9
Ses:8
Oynanış:8
Hikaye:10
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
middle-earth
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 73
Joined: Sun Jan 20, 2008 10:00 am
Location: Bursa

Post by middle-earth »

Thief:Deadly Shadows

şu ana kadar oynadığım en zevkli oyunlardan birisi diyebilirim. Hırsızlık için bir çok işe yarar aletimiz var. Kilitli kapıları açmak için maymuncuktan tutunda yanan meşaleyi söndürmek için kullanılan oklara kadar ne ararsanız kullanabiliyorsunuz. Lakin şehirde dolanırken öldürdüğünüz/bayılttığınız guardların yere düşen oklarını ya da kılıçlarını alamamak bir eksiklik olmuş bence. Ama ok kullanırken mekanik göz sayesinde zoom yapabilmek de ayrı bir güzel :D

Eğilerek yürürken birisinin arkasından yaklaşıp onun asasını ya da para kesesini almakta ayrı bir zevk veriyor insana.Ayrıca eğer guarlar tarafından yakalanırsanız girdiğiniz hapisaneden kaçmak çok zevkli bir şey. Elinizden alınmış hırsızlık aletlerini alırken hapisanedeki diğer değerli eşyaları çalmak da cabası :D

Son olarak da şunu söylemek isterim ki Shalebridge Cradle (yanlış yazmış olabilirim) adlı tımarhanede geçen bölümde oynarken aşırı derece de korktuğumdan dolayı oyunua hala bitremedim :D

Grafik: 8/10
Ses: 9/10
Oynanış:8/10
Hikaye 9/10
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Battle Realms

Çok az bilinen bir oyun olmasına rağmen, Dünya'da oynarken en zevk aldığım 3 oyundan biridir.Dünya'daki ilk 3 boyutlu gerçek zamanlı taktik oyunu olmasına rağmen, nedense hiç tutmamıştır.

Oyun babasının öldürülmesinden sorumlu tutulan bir samurai'ın, tahtını kapmasıyla başlıyor.İsterseniz iyilerin tarafında olup, kötülere kan kusturabiliyor, isterseniz kötülerin tarafında olup, halkı katledebiliyorsunuz.

Oyunda savaşlarda vs. istediğiniz adamınıza at vermek, ya da adamlarınıza can vermek için geisha'larınıza harakiri bile yaptırmak mümkün.

Oyunun grafikleri iyi olmasa da, oyunun müzikleri harika, adamlarınız yorulduğu zaman koşamıyor, veya yaralandıkları zaman topallıyorlar.Hoş yani :D

Grafik:6
Ses:9
Oynanış:Altılı üstlü strateji işte :D Ama tabiî ki ilk kez bir oyunda askerleri CTRL tuşuyla gruplayabilmek, veya siz savaştayken kendi kendine evden çıkan insanları (oyunda sadece işçi çıkıyor, siz bunları binalara yönlerdirerek asker yapıyorsunuz) binalara sağ tuşla yönlendirerek asker üretmek müthiş bir şey.Veya bir savaşçı binasından çıkan askerleri, okçu binasına yönlendirerek, hem savaşçı hem okçu üretmek, bambaşka :D
Hikaye:Ã?mrümde gördüğüm en güzel hikaye.Hele hele oynun sonunda, neyse anlatmayayım :D
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Post by Alenthas »

Edmond wrote:Ama tabiî ki ilk kez bir oyunda askerleri CTRL tuşuyla gruplayabilmek
Zaten hemen hemen bütün strateji oyunlarında gruplama tuşu "Control + Num pad"dir. Sen böyle anlattın ya canım Red Alert çekti :( Aah ah olsa da oynasak.

Ayrıyetten Stronghold oynamışsan eğer, onda da işçileri savaşçı yapıyorsun. Ve işçileri kontrol edemiyorsun, eğer fazla yemek vermezsen, vergileri yükseltirsen gidiyorlar. Onu da anlatıcam.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Alenthas ilk kez gruplama var dedim ben, CTRL tuşuyla ilk kez gruplama değil :D

Ve şu an Crysis oynuyorum, sanırım grafikleri benim bilgisayar adam gibi kaldırmadı :(
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

middle-earth wrote:Thief:Deadly Shadows

şu ana kadar oynadığım en zevkli oyunlardan birisi diyebilirim. Hırsızlık için bir çok işe yarar aletimiz var. Kilitli kapıları açmak için maymuncuktan tutunda yanan meşaleyi söndürmek için kullanılan oklara kadar ne ararsanız kullanabiliyorsunuz. Lakin şehirde dolanırken öldürdüğünüz/bayılttığınız guardların yere düşen oklarını ya da kılıçlarını alamamak bir eksiklik olmuş bence. Ama ok kullanırken mekanik göz sayesinde zoom yapabilmek de ayrı bir güzel :D

Eğilerek yürürken birisinin arkasından yaklaşıp onun asasını ya da para kesesini almakta ayrı bir zevk veriyor insana.Ayrıca eğer guarlar tarafından yakalanırsanız girdiğiniz hapisaneden kaçmak çok zevkli bir şey. Elinizden alınmış hırsızlık aletlerini alırken hapisanedeki diğer değerli eşyaları çalmak da cabası :D

Son olarak da şunu söylemek isterim ki Shalebridge Cradle (yanlış yazmış olabilirim) adlı tımarhanede geçen bölümde oynarken aşırı derece de korktuğumdan dolayı oyunua hala bitremedim :D

Grafik: 8/10
Ses: 9/10
Oynanış:8/10
Hikaye 9/10
middle-earth arkadaşımızın bu yazdıklarına aynen katılıyorum. Grafik:8 olabilir ama bunun yanına Atmosfer:10 dersek herhâlde abartı olmaz. Henüz bitirmedim ama oyunu beğendim. Bu oyunu oynayacak olanlara tavsiyem mümkünse kulaklıkla oynamaları; gecenin bir yarısı şatoya gizlice girmişsiniz, etrafta nöbetçiler var, saklandığınız yerden adamların taş zemin üzerindeki ayak seslerinin yaklaşıp uzaklaştığını duyabiliyorsunuz ya da esnemeleri ve kendi kendilerine homurdanmalarını. Doğrusu zevkli bir stres yaratıyor.
.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Neyse bari ben de ortama değişik hava katayım:

MAX PAYNE

Sanırım bunu tek cümleyle açıklamak mümkün (kaybedecek hiçbir şeyi olmayan yalnız bir adam) ama ben yine de uzun uzun anlatacağım.

Oyun, az önce Battle Realms'te bahsettiğim "en sevdiğim 3 oyun" kategorisinde yine.Az sonra bir diğerini de yazacağım.

şimdi Max Payne'den bahsedelim.

Oyunda en güzel şey AYRINTI.Ã?rneğin bir damacanaya silah sıktığınızda su fışkırması, ya da elektro-gitar'ın üstünden geçerken DOİNGG diye sesler çıkarması harika.

En başta karım ve çocuğum (ben Max Payne'im ya :D 1. tekil'den anlatıyorum :D ) öldüğünde, ağlayacak gibi oldum, elimi başıma "Hass" diye başlayan bir cümleyle attıktan iki üç saniye sonra aynısını Max Payne de yaptı.Bu zaten beni oyuna âşık etti.

Ayrıca uçarak kapıdan daldım, fakat komik bir şekilde yere düştüğümde değişik bir şeyle karşılaştım.Yerden etrafa baktım ve 10 kişinin Colt adlı (Counter oynunda 4-3 :D ) silahı bana doğrulttuğunu gördüm.Yanlarında bir kadın bana şırınga tutuyordu.Gülmekten gebermiştim.Üstelik elimde iki beretta vardı.Harbiden değişik şeylerle karşılaşmak hoş bir şey.

Uçarak beretta kullanmak, veya uçarken, pompalının pompasını çekmek manyak bir duygu.Üstelik insanı sanki "kendisi Max'miş" şeklinde bir havaya sokuyorlar.Yani oyunda adamın yerine kendini koymak çok rahat.Oysa diğer oyunlarda hep insan izliyor gibi oluyor.Bunda içeridesin!

Ve müzikler, bir kapıdan daldığında baterinin DUM hareketiyle başlayan bir savaşın başladığı haberi, ardından gelen müthiş müzik, veya oynun sonundaki duygusal müzik, apayrı.

Müzik harici seslerde mükemmel.

Ã?rneğin bir satanist ayinini basarken elemanın teki CIRTLAK bir sesle:

"I am the WOLFFF, YOU MUSTTT DİEEEEEE"

diye çığlıklar atıyordu.Hoştu yani :D

Grafik:7
Oynanış:9
Ses:10
Hikaye: 10 üzerinden 11
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Mafia

Aklıma gelen en değerli yazılabilinecek oyun budur. Oyun ilk çıktığında herkesi hayran bıraktı. Bunun sebebi ise o yılda bir oyunun bu kadar kalteli bir grafiğe sahip olması. şuan çıkan çoğu oyundan bile hala çok daha güzel bir grafiği var diyebilirim. İnce ayrıntılar ve oyun zamanındaki atmosfer muhteşemdi. Bundan sonra çıkan mafia tarzı oyunlardan onun kadar zevk alamadım. Oyun hem zorlayıcı hem sarıcıydı. Uzun bölümler ve mükemmel kaçış sahneleri vardı. Oyunun devamının çıkacağını belirttikleri zaman çok meraklanmıştım. Ve aynı karakterle devam edileceğini duyunca.

Silahlar o yılda zamanına çok iyi uydurulmuştu. Sanıyorum grafik sınırını son damlasına kadar zorlamışlardı (Eidos tarafından). Ã?oğu zamanda oyun formatında güçsüz sahnelerdeydi baş karakter. Yani elindeki çok mermisi olan bir tabancayla otomatik silahlı 10 15 kişinin olduğu bir yere girmek gibi. Ki buna yakın şeylerde olmadı değil.

Ayrıca kurgusuna da kötü bir açıdan hiç bir şey diyemem. Oda olağanüstüydü. Belki biraz abartılı anlattım ama gerçekten benim en sevdiğim ve en iyi gördüğüm oyun.

Daha fazla anlatıcak bir şey bulamıyorum. Birazda yorum siz yapın :) ...

Grafik: 10/10
Ses: 7/10
Oynanış: 9/10
Hikaye: 10/10
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Alenthas
Forum Yöneticisi
Posts: 2670
Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
Location: Innsmouth

Post by Alenthas »

Edit: Değerlendirme kısmına gerçekçilik, atmosfer ve oyun müziği eklenirse sevinirim.

Edmond arkadaşın bahsettiği silah M4A1'dır :) Colt bir markaymış öğrendiğime göre, yani bunun tabancasıda var.

Gelecek oyunlar:

-Gothic 3
-Legacy of Kain - Defiance
-Prince of Persia - Warrior Within ve Two Thrones
-Farcry
-S.T.A.L.K.E.R. - Shadow of the Chernobyl
-Thief 3 - Deadly Shadows
-Sid Meier's Pirates
-Tom Clancy's Splintercell - Pandora Tomorrow
-Tom Clancy's Splintercell - Double Agent
-Tom Clancy's Rainbow Six - Vegas 2
-Unreal Tournament III
-Bioshock
-Assassin's Creed
-Crysis
-F.E.A.R. - First Encounter Assault Recon
-Stronghold 2 ve Stronghold Legend
-Red Alert 1 ve 2 (eğer bulabilirsem çıkacak olan 3.sü hakkında bir kaç bilgide ekleyebilirim)

Ve oyunların kendi serisi içerisinde karşılaştırılması bölümü

-Carmageddon Serisi - 1, 2 ve TDR2000
-Worms Serisi - Armageddon / World Party ve Worms 3D karşılaştırılması (eğer yetiştirebilirsem Worms Mayhem'ide ekleyebilirim)
Total War Serisi - Rome Total War (ek paketi Barbarian Invasion ile birlikte) ve Medieval 2 Total War

Birbirinden farklı oyunların karşılaştırılması

The Elder Scrolls - Oblivion ve Gothic 3
Assassin's Creed ve Thief 3 - Deadly Shadows
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

AlenthasLeasess wrote:Edit: Değerlendirme kısmına gerçekçilik, atmosfer ve oyun müziği eklenirse sevinirim.

Edmond arkadaşın bahsettiği silah M4A1'dır :) Colt bir markaymış öğrendiğime göre, yani bunun tabancasıda var.

Gelecek oyunlar:

-Gothic 3
-Legacy of Kain - Defiance
-Prince of Persia - Warrior Within ve Two Thrones
-Farcry
-S.T.A.L.K.E.R. - Shadow of the Chernobyl
-Thief 3 - Deadly Shadows
-Sid Meier's Pirates
-Tom Clancy's Splintercell - Pandora Tomorrow
-Tom Clancy's Splintercell - Double Agent
-Tom Clancy's Rainbow Six - Vegas 2
-Unreal Tournament III
-Bioshock
-Assassin's Creed
-Crysis
-F.E.A.R. - First Encounter Assault Recon
-Stronghold 2 ve Stronghold Legend
-Red Alert 1 ve 2 (eğer bulabilirsem çıkacak olan 3.sü hakkında bir kaç bilgide ekleyebilirim)

Ve oyunların kendi serisi içerisinde karşılaştırılması bölümü

-Carmageddon Serisi - 1, 2 ve TDR2000
-Worms Serisi - Armageddon / World Party ve Worms 3D karşılaştırılması (eğer yetiştirebilirsem Worms Mayhem'ide ekleyebilirim)
Total War Serisi - Rome Total War (ek paketi Barbarian Invasion ile birlikte) ve Medieval 2 Total War

Birbirinden farklı oyunların karşılaştırılması

The Elder Scrolls - Oblivion ve Gothic 3
Assassin's Creed ve Thief 3 - Deadly Shadows
Worms Mayhem, bütün WORMS serisi içindeki en güzel oyundur diyerek başlıyorum :) Bütüüüünü worms oyunlarını sildim süpürdüm.Fakat Worms Mayhem kadar güzeline rastlamadım diyebilirim.3 boyutlu oyunu, dezavantaj değil, avantaj olarak kullanmayı bilmişler. (nişan alınan solucanın, elleriyle diğer arkadaşını göstermesi, "no please" diye yalvarırken elleriyle hayır işareti yapması vs.)


-Tom Clancy's Splintercell - Double Agent

Oynunu ise hâlen oynuyorum, oynun müzikleri öyle çok güzel değil, fakat suya dalarken ki ses vs. harika.Grafiğe elbette ki diyecek laf yok.Oynanış bir şaheser.Amma hikayeyi çok sevmedim ben.İkili ajanları oldum olası sevmemişimdir :D

Grafik:9,5 (10'u yalnızca gerçek dünya alıyor :D )
Ses:9
Müzik:5
Oynanış:9 (sanal gerçeklik 10 :D )
Atmosfer:9
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
MECHWARRIOR 4 - MERCENARIES

Image

Bu oyun, "meraklısı" için çok tatmin edici. 1000 yıl sonrasında geçen bir bilimkurgu oyunu. Resimdekine benzer çeşit çeşit Mech adı verilen savaş makinelerine ve kurduğunuz ekibe kumanda ediyorsunuz. Kurşunlar, laserler, roketler etrafınızdan vızır vızır geçerken savaş alanında Mech sürmek çok güzel oluyor. Görevleri başardıkça ele geçirdiğiniz başka başka Mechleri değişik ekipmanlar ve silahlarla donatmak belki de işin en zevkli kısmı. Göreve götüreceğiniz makinelere ne silah koyacağınız tamamen size bağlı. Otomatik silahlar, toplar, laserler, roketler ve daha niceleri. Ve bütün silahların değişik efektlerini savaşırken görmek muhteşem. Ã?rneğin hedefe kilitlenen roketleri ateşlediğinizde, roket hedefi ıskalasa bile bir daire çizip geri dönüyor ve hedefe isabet ediyor.

Konusu: Siz birkaç gezegende devam eden savaşa paralı asker olarak katılıyor, işinize gelen tarafta mücadeleye katılıyorsunuz. Senaryo pek ahım şahım değil. Bir de arena dövüşleri yapılan bir gezegen var; burada da hafif, orta ve ağır Mech kategorilerinde üç değişik arenada dövüşlere çıkıyorsunuz; bu da zevkli bir bölüm.

Kontrol düğmelerini önce kendinize göre bir ayarlamanız gerekebilir ama bir kere alıştıktan sonra Mechleri idare etmek çok kolay.

Oyunun tek kötü yanı çok uzun sürmemesi, tadının damağında kalması. Ben birçok defa yeniden başlayıp bitirdim oyunu.

Grafik:8
Atmosfer:9
Oynanabilirlik:9
Müzik:7
Ses:9
Senaryo:6

.
Post Reply