Bunu gören oldu mu hiç ?
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Bunu gören oldu mu hiç ?
Thanks Mario but The princess is in another castle!!

Benim pek hoşuma gitmedi.Tamam işi kolaylaştırıyo vesaire vesaire ama bizim hayl gücümüzü kullandığımız işleri bilgisayar yapacaksa. Biz de savaşmak için menüden özellikler arasından bir şeye tıklayacaksak o işin oyun atmosferi falan kalmamış demektir. Hiç zevkli olmaz demiyorum ama bunu oynamak yerine başka bir bilgisayar oyunun multiplayer oynamak tercih edilebilir. Neticede burdaki de bilgisayar oyunu gibi olmuş...
Ama teknolojik olarak bakarsak baya birşeyler yapılabileceğini gösteriyor.
Ama teknolojik olarak bakarsak baya birşeyler yapılabileceğini gösteriyor.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Çok güzel bir düşünce ama izlerken dahi iğrendim. Bir hareket ardından kılıç savurmak için, güçler sekmesinden bilmemkaçıncı seviyelere girip, oradan gücü seçip sonrasında gideceğin yolu çizip, direwolf'u seçip, bazı animasyonlar ile gelen zarların gelmesini bekleyip.... (Süper program ile 4E)
ya da
"Abi, direwolf'a diğerlerinin bana saldırmasına imkan vermeyecek şekilde yaklaşıyorum ve kılıcımı olağanca gücümle savunuyorum." (2E)
Yani bu programda bir de direwolf'u öldürdükten sonra pis adam kahkahası yaptırabiliyormusun acaba karakterine.
Burada sözüm sisteme değil programın mantığınadır. Bence oyunu hızlandırmaktan çok yavaşlatıyor, kişileri birbirlerine karşı rol yapmaktansa ekranın başına kitliyor.
FRP'de atmosfer için tavsiye veren tüm tecrübeli oyuncuların ortak başlama cümlesi vardır.
"İlk olarak masa üstündeki tüm teknolojik aygıtlardan kurtulalım. Bir ortaçağ oyunu oynuyoruz..."
NOT: En azından benim bildiğim tecrübeli oyuncular.
ya da
"Abi, direwolf'a diğerlerinin bana saldırmasına imkan vermeyecek şekilde yaklaşıyorum ve kılıcımı olağanca gücümle savunuyorum." (2E)
Yani bu programda bir de direwolf'u öldürdükten sonra pis adam kahkahası yaptırabiliyormusun acaba karakterine.
Burada sözüm sisteme değil programın mantığınadır. Bence oyunu hızlandırmaktan çok yavaşlatıyor, kişileri birbirlerine karşı rol yapmaktansa ekranın başına kitliyor.
FRP'de atmosfer için tavsiye veren tüm tecrübeli oyuncuların ortak başlama cümlesi vardır.
"İlk olarak masa üstündeki tüm teknolojik aygıtlardan kurtulalım. Bir ortaçağ oyunu oynuyoruz..."
NOT: En azından benim bildiğim tecrübeli oyuncular.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
.
Benim hoşuma giden kısmı, zar atması, minyatürleri ilerletmesi değil, çünkü onları elle yapmak daha zevkli. Ama altta istediğin haritayı cuk diye çıkartabilmek çok kullanışlı. Hem zamandan tasarruf, hem de en kaliteli şekilde zindan ya da arazinin resmini görebiliyorsun. Diğer türlü o haritaları hazırlamak, basmak filan DM için çok zahmetli işler.
.
Benim hoşuma giden kısmı, zar atması, minyatürleri ilerletmesi değil, çünkü onları elle yapmak daha zevkli. Ama altta istediğin haritayı cuk diye çıkartabilmek çok kullanışlı. Hem zamandan tasarruf, hem de en kaliteli şekilde zindan ya da arazinin resmini görebiliyorsun. Diğer türlü o haritaları hazırlamak, basmak filan DM için çok zahmetli işler.
.
Kuralların işlenişi açısından büyük kolaylık sağlıyor. Orası kesin. Haritayı orada yerleştirip karelere bölmesi sayesinde kim nereye nasıl gider ve nelerle karşılaşır, üstesinden gelmek için nasıl hareket etmeli hepsi oyuncu ve oynatıcının gözünde. Benim sözüm atmosfereydi zaten.
Koskoca ekranı sadece resimleri göstermek için almak bana biraz fazla gibi geldi. ilgisayardan da aynısını yapabiliriz bence. Ama ekran büyüklüğü oyuna farklı bir hava katabilir. Bedava verseler kesin alırım ve yeri geldikçe de kullanırım ama fazla lüks.
Zar atma kısmını bence iyi düşünmemişler. Ben zarları elimde tutup gereken sayıya göre fazladan sallayıp, reiki, chi, şaringan, ninjitsu, pozitif, negatif hangi enerjiler varsa zarlara göndermeyi tercih ederim. Tabi atalarımdan kalma büyüsel "hadibe olum", "Koçumsun", "Kemik" gibi sözleri de bu ekrandan işlemeyecektir. Acı ama gerçek... Zarları da atılan ve tabana gelen sayıyı gösteren bir programla getirseler çok daha zevkli olurmuş mesela.
Haritalarda hoşuma gitmeyen taraf, karelere bölünmüş halleriydi. Gerçi beyaz yerine daha ortama uygun olabilecek bir renk veya o karelerin minyatürlerden biri kaldırıldığında ortaya çıkması bence çok daha güzel bir ortam yaratabilirdi. Bu sadece bir programcılık işi ve giderilebilecek bir problem.
Ben mum alevinde FRP'ye başladığımdan olsa gerek, yapay ışıklar bana biraz itici geliyor. Ampul ışığında dahi oynamayı pek sevmeyen birisiyim aslında.
Efla'nın dediği gibi bu kadar çok görsellik bence hayal gücünden ve kağıt kalemle hoppa oynanması gerektiğini düşündüğüm bir hobi için fazla kaçmaya başladı. Ben eski kafalıyım ondan bu kadar hoşlanmıyorum. Herhalde bu gibi yeniliklerden hoşlananlarda benim oynadığım oyunlarda sıkılırlardı.
Koskoca ekranı sadece resimleri göstermek için almak bana biraz fazla gibi geldi. ilgisayardan da aynısını yapabiliriz bence. Ama ekran büyüklüğü oyuna farklı bir hava katabilir. Bedava verseler kesin alırım ve yeri geldikçe de kullanırım ama fazla lüks.
Zar atma kısmını bence iyi düşünmemişler. Ben zarları elimde tutup gereken sayıya göre fazladan sallayıp, reiki, chi, şaringan, ninjitsu, pozitif, negatif hangi enerjiler varsa zarlara göndermeyi tercih ederim. Tabi atalarımdan kalma büyüsel "hadibe olum", "Koçumsun", "Kemik" gibi sözleri de bu ekrandan işlemeyecektir. Acı ama gerçek... Zarları da atılan ve tabana gelen sayıyı gösteren bir programla getirseler çok daha zevkli olurmuş mesela.
Haritalarda hoşuma gitmeyen taraf, karelere bölünmüş halleriydi. Gerçi beyaz yerine daha ortama uygun olabilecek bir renk veya o karelerin minyatürlerden biri kaldırıldığında ortaya çıkması bence çok daha güzel bir ortam yaratabilirdi. Bu sadece bir programcılık işi ve giderilebilecek bir problem.
Ben mum alevinde FRP'ye başladığımdan olsa gerek, yapay ışıklar bana biraz itici geliyor. Ampul ışığında dahi oynamayı pek sevmeyen birisiyim aslında.
Efla'nın dediği gibi bu kadar çok görsellik bence hayal gücünden ve kağıt kalemle hoppa oynanması gerektiğini düşündüğüm bir hobi için fazla kaçmaya başladı. Ben eski kafalıyım ondan bu kadar hoşlanmıyorum. Herhalde bu gibi yeniliklerden hoşlananlarda benim oynadığım oyunlarda sıkılırlardı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Ama o zaten bilgisayar, yani sadece FRP oyun makinası değil, her türlü kullandığın bir bilgisayarın masa boyutunda interaktif ekranı. (aslında meraklısına) Sanırım 5 bin dolar filan olacak o masa piyasaya çıktığı zaman.Darkgnome wrote:Koskoca ekranı sadece resimleri göstermek için almak bana biraz fazla gibi geldi.
Katılıyorum aynen.Darkgnome wrote:Zar atma kısmını bence iyi düşünmemişler. Ben zarları elimde tutup gereken sayıya göre fazladan sallayıp, reiki, chi, şaringan, ninjitsu, pozitif, negatif hangi enerjiler varsa zarlara göndermeyi tercih ederim. Tabi atalarımdan kalma büyüsel "hadibe olum", "Koçumsun", "Kemik" gibi sözleri de bu ekrandan işlemeyecektir. Acı ama gerçek... Zarları da atılan ve tabana gelen sayıyı gösteren bir programla getirseler çok daha zevkli olurmuş mesela.
İyi de D&D haritaları öyle olur; her kare 5 ft gösterecek, vs.Darkgnome wrote:Haritalarda hoşuma gitmeyen taraf, karelere bölünmüş halleriydi.
.
Dediğim gibi. eski kafalı olduğumdan hoşlanmıyorum. Bana arada kaç kare olduğu değil, aramızdaki tahmini mesafenin ne kadar olduğu verilse daha çok zevk alırım. Kurallar çerçevesinde yapabileceklerimi hesaplamaktansa....
yani öyle işte. Kare olayında canımı sıkan görüntünün kirlenmesiydi. Bu kadar girdili çıktılı bir sistemde karelerin görüntü kirliliğinden insanları kurtaracak bir sistem koysalar daha iyi olurmuş. Sadece belli durumlarda karelerin çıkması ya da sizin ve düşmanlarınızın etki alanlarının belli bir komutla gösterilmesi gibi. Yapmışlar ama onu da beğenemedim. Üstüne de fazla kafa yormak gereksiz olacak gibi (mi acaba?).
yani öyle işte. Kare olayında canımı sıkan görüntünün kirlenmesiydi. Bu kadar girdili çıktılı bir sistemde karelerin görüntü kirliliğinden insanları kurtaracak bir sistem koysalar daha iyi olurmuş. Sadece belli durumlarda karelerin çıkması ya da sizin ve düşmanlarınızın etki alanlarının belli bir komutla gösterilmesi gibi. Yapmışlar ama onu da beğenemedim. Üstüne de fazla kafa yormak gereksiz olacak gibi (mi acaba?).
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
occultsearcher
- Kullanıcı

- Posts: 368
- Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
D&D, böyle oynanıyor, konuyla alakalı yapılabilecek bir şey yok. Farklı şekilde oynamayı tercih edebilirsiniz fakat insanlar da böyle oynamaktan hoşlanıyorlar.
Ã?rneğin Savage Worlds oynasanız, kare saymanıza filan gerek yok. Fakat onu da kitabına göre oynamanız durumunda, elinizde minyatürleriniz ve inç ölçebileceğiniz bir cetveliniz olması gerek, örneğin.
Daha "rahat" oyunlar var. Onları da tercih edebilirsiniz tabii. Taktik yönü daha az olan filan. Ã?rneğin Spirit of the Century'nin savaş mesafelerini belirlemek için kullandığı yöntemler "zone"lardır. Sizin zone'unuzda olan adama silahsız saldırı yapabilirsiniz. Bir yan zone'da olanlara kısa menzilli silahlarla, iki öte zone'da olanlara orta menzilli silahlarla, üç öte zone'da olanlara uzun menzilli silahlarla saldırma filan gibi bir mantığı var. Çok kafa karıştırmayan buna rağmen çok iyi simüle edemeyen bir konsept, dikkat edebileceğiniz üzere...
Ã?rneğin Savage Worlds oynasanız, kare saymanıza filan gerek yok. Fakat onu da kitabına göre oynamanız durumunda, elinizde minyatürleriniz ve inç ölçebileceğiniz bir cetveliniz olması gerek, örneğin.
Daha "rahat" oyunlar var. Onları da tercih edebilirsiniz tabii. Taktik yönü daha az olan filan. Ã?rneğin Spirit of the Century'nin savaş mesafelerini belirlemek için kullandığı yöntemler "zone"lardır. Sizin zone'unuzda olan adama silahsız saldırı yapabilirsiniz. Bir yan zone'da olanlara kısa menzilli silahlarla, iki öte zone'da olanlara orta menzilli silahlarla, üç öte zone'da olanlara uzun menzilli silahlarla saldırma filan gibi bir mantığı var. Çok kafa karıştırmayan buna rağmen çok iyi simüle edemeyen bir konsept, dikkat edebileceğiniz üzere...
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
"When you see filth, call it filth"
Bence D&D için karelere bölünmekten daha iyi bir çözüm sunulabilir. Sonuçta mesafeleri bilgisayar hesaplıyor. Mesela mouse gördüm orada. Hedefinizin üstüne geldiğinizde aranızda kaç kare olduğunu ve yaklaşmak için aç kare harcayacağınızı gösteren bir sekme çok daha güzel olabilir.
Ã?rneğin bir büyücü alevtopu atacak. Atmayı düşündüğü noktaya imleci getirir (Ya da hem karakteri üstüne hem de o nokta üstüne parmağı ile baskı uygular) ve iki nokta arasında kaç kare olduğunu görür. Aynı zamanda oraya alev topunu attığında ne kadar alanı etkileyeceğini gösteren bir alan belirebilir. Bu alan kareler ile belirtilerek kimlerin etkilenip etkilenmeyeceğini de gösterir.
Hedef noktaya 2 defa hızla parmağıyla dokunması durumunda ise alet topu atılır. Bu şekilde oyuncunun oyunun içinde hissetme ihtimali de artmış olur bence.
Aynı hareketi örneğin hareket etmek için kullanırsa, karakterinin üstüne basar sonra son hareket noktasına. Eğer arada kendisine zarar verebilecek bir engel var ise karakterine basar sonra hareketinin ilk hedef noktasına. Ardından karakteri üstünden elini çeker ve ikinci hareket noktasının üstüne basar. Bu şekilde düz değil dolambaşlı bir şekilde hedefine gideceği yolu belirleyebilir.
Fırsat saldırılarına karşı da programda fırsat saldırısı almadan diğer noktaya ulaşmanın en kısa yolu programı var. Onu kullanabilir.
Kareleri gözle saymak yerine bilgisayara saydırmak ve oyuncuyu daha çok rolüne ve atmosferine odaklamak işini gerçekleştiremiyorsa, bence bu aletin anlamı kalmıyor. Olabildiğince bilgisayarın nimetlerinden yararlanması gerek hakkını vererek bir alet yapmak istiyorlarsa.
Karelerin kaldırılması hem haritayı daha göze hitap eder hale getirecektir, hem de dediğim gibi oyuncunun matematiksel hesaplar yapmasını engelleyecektir.
Ã?rneğin bir büyücü alevtopu atacak. Atmayı düşündüğü noktaya imleci getirir (Ya da hem karakteri üstüne hem de o nokta üstüne parmağı ile baskı uygular) ve iki nokta arasında kaç kare olduğunu görür. Aynı zamanda oraya alev topunu attığında ne kadar alanı etkileyeceğini gösteren bir alan belirebilir. Bu alan kareler ile belirtilerek kimlerin etkilenip etkilenmeyeceğini de gösterir.
Hedef noktaya 2 defa hızla parmağıyla dokunması durumunda ise alet topu atılır. Bu şekilde oyuncunun oyunun içinde hissetme ihtimali de artmış olur bence.
Aynı hareketi örneğin hareket etmek için kullanırsa, karakterinin üstüne basar sonra son hareket noktasına. Eğer arada kendisine zarar verebilecek bir engel var ise karakterine basar sonra hareketinin ilk hedef noktasına. Ardından karakteri üstünden elini çeker ve ikinci hareket noktasının üstüne basar. Bu şekilde düz değil dolambaşlı bir şekilde hedefine gideceği yolu belirleyebilir.
Fırsat saldırılarına karşı da programda fırsat saldırısı almadan diğer noktaya ulaşmanın en kısa yolu programı var. Onu kullanabilir.
Kareleri gözle saymak yerine bilgisayara saydırmak ve oyuncuyu daha çok rolüne ve atmosferine odaklamak işini gerçekleştiremiyorsa, bence bu aletin anlamı kalmıyor. Olabildiğince bilgisayarın nimetlerinden yararlanması gerek hakkını vererek bir alet yapmak istiyorlarsa.
Karelerin kaldırılması hem haritayı daha göze hitap eder hale getirecektir, hem de dediğim gibi oyuncunun matematiksel hesaplar yapmasını engelleyecektir.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
occultsearcher
- Kullanıcı

- Posts: 368
- Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Darkgnome, o dediğin hesapları zaten alet yapıyor. Videoda da görebilirsin, flaming orb atacağı zaman adam, tüm alanı gösteriyor filan. Zaten alet şu an karesiz çalışabilir halde. Kare, oyuncuların referans noktası olması için koyulmuş, bilgisayarın değil... Bilmiyorum, final product'a belki grid'i açıp kapamayı koyabilirler. Mümkün neticede.
Son not: Kutu oyununun nesi yanlış onu anlayabilmiş değilim mesela...
Son not: Kutu oyununun nesi yanlış onu anlayabilmiş değilim mesela...
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
"When you see filth, call it filth"
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
occultsearcher: Tanıtımı ben de izledim ama bahsettiğim gibi çözümler yerine kareler üstüne dah çok görev yüklemişler. Bence o karelere düşen yük azaltılarak olabildiğince bilgisayarın nimetinden yararlanılmalı diyorum.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
