Fantazi edebiyatı üzerine

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Fantazi edebiyatı üzerine

by QuelSaruk » Sun Jul 18, 2004 2:13 am

Bence fantezi edebiyatı asla bir kaçı yada kurtuluş olamaz .ama bir arayış olduğu kesin.
Yaşadığımız gerçekliğin güzellikleri azaldığından dolayı biz ve bizim gibi düşünce ve kişiliğe sahip insanların kendini daha iyi ifade edebileceği alanları seçmesidir.aslında bir çok şey yazılabilir bu konu hakkında.şayet benim özümde doğa,macera ve hayaller varsa ben bunların anlatıldığı şeyleri okumayı tercih ederim

Yani fantezi edebiyat bazı insanların içinde olanı çıkartan geç kalmış bir akım sadece.şöyle açıklamak gerekirse diyelim ben çok duygusal bir hatunum fakat gerçek dünyada bu yönümü tatmin edicek pek fazla bir alan yok .böyle bir alanı doldurucak akım çıktığı zaman elbetteki ben bu akıma kapılıcam .bide sen diyelim hayalcisin ve tarihi (yada bilimi)seviyorsun.bu yaşına kadar tarih kitapları okuyarak büyüyorsun.fakat hep bir tarafının eksik kaldığını hissediyorsun.yani sıkılıyorsun diyelim .ve böyle bir anda tolkien diye bi amca çıkıp fantezi edebiyat akımın başlatıryor ve normal olarak sen buraya kayıyorsun.işin aslında fantezi edebiyatta bir edebiyat akımıdır ve bu akımlar arasında insanlar özünde barındırdıkları alana yönelir.eğer fanteziye kaçış diyorsa insanlar edebiyat dalının tüm akımları bir kaçışı simgeler

by Firble » Sun May 23, 2004 4:35 am

Öle belki de yeni bir klasiğin çıkması lazım ancak bence fr veya dl öyküsü olan bir klasik çıkmayacak çünkü bu üdnyalar. (muzaam geniş olan fr bile) .Ã?oğu yazarın hayal güçlerini sınırlıyo bence.

by fingolfin » Sat May 15, 2004 3:12 am

Ã?ncelikle 'fantastik edebiyat' diye adlandırılan akımda allegori yoktur. Bunda anlaşalım.
Klasiklerle karşılaştırdığımızda fantastik eserlerin 'çoğu'nun yetersiz kalması gayet doğal. 'Klasik' diye nitelendirilen eserler zaten aynı türdeki eserlerden ileridirler. Fantastik kurguda da ön plana çıkan eserler ve yazarlar vardır. Bunlar da fantastik yazının klasikleridirler. Nasıl Tolstoy veya Balzac'ı çığu fantastik kurgu yazarıyla karşılaştıramassak, Tolkien'i veya Eddings'i de çoğu romancıyla karşılaştıramayız.

by pyros » Sun Dec 28, 2003 3:49 am

hmm aslında okuyunca anlaşılıyor
ben kendi mesajımın altında bu yazıyı görünce
o sözlerin bana yazıldığını sandım
pardon

by ketchup » Sun Dec 28, 2003 2:03 am

pyros wrote:
ketchup wrote:roman,hikaye,deneme,şiir...v.b gibi dallar edebiyat içinde yer alır ve bu türler her zaman insanlar tarafından yazılır.ve bu türlerin içinde ister fantastik olsun ister bilimkurgu olsun ister aşk olsun daima insana ait özellikler değişik şekillerde resmedilir.sonuçta herşey insan beynini bir ürünüdür.bunun amacı ne olursa olsun insan beyni üretir ve bu fikirlerini diğer insanlara sunar,ve her kitap bir insandan başka bir insana bir köprü vazifesi görür.dünyada hiçbir kitap boştur diyemezsiniz.belki yanlıştır belki size ters gelebilir ama o kitaptada bir fikir vardır bir ruh vardır.
ve birisi kalkıp birşeyi kötülüyorsa onun yerine gelecek olan iyi şeyide sunmak zorundadır,bence bu kötü der ve iyisini sunmazsa ben o insana inanmam.onun sadece birşeyleri kırmak bozmak yok etmek çabasında olduğunu düşünürüm.ve bu insanın kötü dediği şeyin iyi olduğuna bile inanabilirim.
son olarak bir tezi çürütmek yetmez sadece o tezin anti tezinide sunmak zorundasın ve bana fantazi edebiyatta eksik olan şeylerin nasıl giderebileceğinide söylemeni isteyeceğim.
ayrıca fantazi edebiyat insanın hayal kurabilmesi için güzel bir yol,tolstoy daha güzel bir öykü yazabilmek için napolyonu istanbula saldırtamaz?ama bunu tolkien yapabilir....
aradaki farkta bu....
sonuçta sen elma ile armutu eşitlemeye çalışıyorsun....
bunu ben mi yapıyorum?
pyros sen benim demek istediğimi anlayamadın ama şu kadarına emin ol bu sadece matteonun fikirlerine yazılmış bir yazıydı,ve senin fikirlerine tamamen katılıyorum:D
bu yanlış anlamaya benim sebep olduğumu düşünerek senden özür diliyorum.yazıyı yazarken matteonun yazdıklarından alıntı yapmam lazımdı,üzgü :oops: nüm

by pyros » Sat Dec 27, 2003 10:04 pm

ketchup wrote:roman,hikaye,deneme,şiir...v.b gibi dallar edebiyat içinde yer alır ve bu türler her zaman insanlar tarafından yazılır.ve bu türlerin içinde ister fantastik olsun ister bilimkurgu olsun ister aşk olsun daima insana ait özellikler değişik şekillerde resmedilir.sonuçta herşey insan beynini bir ürünüdür.bunun amacı ne olursa olsun insan beyni üretir ve bu fikirlerini diğer insanlara sunar,ve her kitap bir insandan başka bir insana bir köprü vazifesi görür.dünyada hiçbir kitap boştur diyemezsiniz.belki yanlıştır belki size ters gelebilir ama o kitaptada bir fikir vardır bir ruh vardır.
ve birisi kalkıp birşeyi kötülüyorsa onun yerine gelecek olan iyi şeyide sunmak zorundadır,bence bu kötü der ve iyisini sunmazsa ben o insana inanmam.onun sadece birşeyleri kırmak bozmak yok etmek çabasında olduğunu düşünürüm.ve bu insanın kötü dediği şeyin iyi olduğuna bile inanabilirim.
son olarak bir tezi çürütmek yetmez sadece o tezin anti tezinide sunmak zorundasın ve bana fantazi edebiyatta eksik olan şeylerin nasıl giderebileceğinide söylemeni isteyeceğim.
ayrıca fantazi edebiyat insanın hayal kurabilmesi için güzel bir yol,tolstoy daha güzel bir öykü yazabilmek için napolyonu istanbula saldırtamaz?ama bunu tolkien yapabilir....
aradaki farkta bu....
sonuçta sen elma ile armutu eşitlemeye çalışıyorsun....
bunu ben mi yapıyorum?

by serinafairuza » Sat Dec 27, 2003 9:30 pm

Okumayı öğrendiğimden beri elime geçirdiğim iyi kötü herşeyi okurken fantastik kurguyu dışladım hep. Yıllarca tolkien okuyanlarla dalga geçtim. Ã?ocuk kitapları olarak yaftaladım fantastik kurgu romanlarını. kendim de okumaya başlayana kadar. Kaçış edebiyatı olmasının nedeni ne? hayal gücünü serbest bırakması mı? birkaç ay önce Yüzüklerin efendisi furyası ile ilgili bi program izlemiştim. Sunucunun vurguladığı bişey çok ilgimi çektiği için aktarıyorum. insanların bu kadar ilgi göstermesinin nedeni gerçek dünyanın zorluklarından kaçmak olamaz diyor. çünkü orta dünya güllük gülistanlık, sorunsuz, huzurlu bir yer değil ki oraya kaçıp sorunlardan azade yaşayabilelim. fantastik kurgu okumayan bi insanın yorumu!
ikinci olarak edebi akımları eleştirirken uyabileceğimiz genel geçer kriterlerden söz edemeyiz bence. her tür kendi kriterleri doğrultusunda aynı türe ait eserlerle kıyaslanarak eleştirilmeli. fantezinin de ayrı bir edebi tür olarak kendi kural ve kriterleri var. rus realizmine sözüm yok ama savaş ve barışla yaz alevi ejderhalarını kıyaslamak sizce de insafsızlık değil mi?
bi de kusura bakmazsan Matteo Tolkienin kitaplarını yazarken nelerden ve kimlerden esinlendiğini, alegori yapıp yapmadığını tolkienin kendisi mi bilir yoksa Tolkien tarihçileri mi? Adam inatla alegori yapmıyorum demiş zira üstüne basa basa.

by ketchup » Wed Dec 24, 2003 3:59 am

roman,hikaye,deneme,şiir...v.b gibi dallar edebiyat içinde yer alır ve bu türler her zaman insanlar tarafından yazılır.ve bu türlerin içinde ister fantastik olsun ister bilimkurgu olsun ister aşk olsun daima insana ait özellikler değişik şekillerde resmedilir.sonuçta herşey insan beynini bir ürünüdür.bunun amacı ne olursa olsun insan beyni üretir ve bu fikirlerini diğer insanlara sunar,ve her kitap bir insandan başka bir insana bir köprü vazifesi görür.dünyada hiçbir kitap boştur diyemezsiniz.belki yanlıştır belki size ters gelebilir ama o kitaptada bir fikir vardır bir ruh vardır.
ve birisi kalkıp birşeyi kötülüyorsa onun yerine gelecek olan iyi şeyide sunmak zorundadır,bence bu kötü der ve iyisini sunmazsa ben o insana inanmam.onun sadece birşeyleri kırmak bozmak yok etmek çabasında olduğunu düşünürüm.ve bu insanın kötü dediği şeyin iyi olduğuna bile inanabilirim.
son olarak bir tezi çürütmek yetmez sadece o tezin anti tezinide sunmak zorundasın ve bana fantazi edebiyatta eksik olan şeylerin nasıl giderebileceğinide söylemeni isteyeceğim.
ayrıca fantazi edebiyat insanın hayal kurabilmesi için güzel bir yol,tolstoy daha güzel bir öykü yazabilmek için napolyonu istanbula saldırtamaz?ama bunu tolkien yapabilir....
aradaki farkta bu....
sonuçta sen elma ile armutu eşitlemeye çalışıyorsun....

by pyros » Tue Dec 23, 2003 5:16 am

haklısın

bence bu başlı başına bir tür teşkil ediyor, ki bana kalırsa bir Tolkien de şu anda dünya klasikleri arasındadır ve bundan yüz sene sonra da unutulmayacaktır. O zaman Tolstoy ve Balzac'ın yanında Tolkien'in ismi de yer alacak ve ders kitaplarında başlı başına bir akımın yaratıcısı olarak yerini alacaktır

elli sene geçti, daha filmini çekecek teknolojiye yeni erişildi,
bence Tolkien'in yarattığı şey de "denizler altında yirmi bin fersah"ın ardından gelen "çağını aşmış" bir eser

ders kitabı olarak okutulmalı

by raini » Tue Dec 23, 2003 4:46 am

Yeorda ve Estebinin yargılarına katılıyorum. Bence elli yılı geçmemiş bir ömrü olan bu yazım türünü böyle yargılamak yanlış. Ayrıca fantazi edebiyatı yeni ve orjinal bir çok fikir de çıkarmıştır. Tanrıların sürülmesi gibi bir fikir örneğin bildiğim kadarı ile hiçbir mitolojide yok... ve Drizzt evet karar elf toplumuna benzeyen bir papaz grubundan bahseden bir hikaye olabilir ama bu fikri bir ırkın çocukluktan ölüme yaşamına uyarlamak bana oldukça orjinal geliyor. Yükselişin oradaki şekli buna rağmen koruyabildikleri birlikleri. Ã?arpık adaletleri bunların hepsi orjinal fikirler bence.. Bir takım şeylerde esinlenme olabilir ama bu ufak ayrıntılardan kesin yargıya ulaşmak bana çok ani ve haksız bir karar gibi geliyor.
Ayrıca bir de kaçıştan bahsedildikçe aklıma Tolkienin sözü geliyor. Kaçıştan en çok gardiyanlar korkar. Hoşumuza giden bir ortamdan kaçmak bence o kadar da yanlış değildir. Tabii ki kalıp onu değiiştirmeye daha güzel yapmaya çalışmak daha doğrudur. Ama önce bu dünyadan kaçıp daha güzel bir dünyayı kafamızda canlandırmak bana gerekli geliyor.
Kısaca birçok insanın zevk aldığı bir edebiyatı böyle yorumlamak bence ona ancak derin olmayan bir okuyuşla bakıldığında mümkün Mateoya tavsiyem biraz daha derindeki anlamları görmeye çaılşarak okusun bence daha fazla zevk alacak.. Ve Tolstoy Balzac gibi yazarlarda bulduğu anlamın çok daha fazlasını bulacak.
Bu arada umarım eleştirilerden alınmadı.

elflerin merak edilen yanlarına mı değinelim?

by Estebin » Tue Dec 23, 2003 1:33 am

Ben şahsen fantezi edebiyatı ürünlerinin kendini tekrarladığı görüşüne karşıyım. Normalde edebiyat da aşk konusunu milyonlarca kez işlemiştir. Gene de kimse aşk konusu tekrarlanıyor demez. Neden dersin arkadaşım? Ã?ünkü her seferinde aşk farklı bir yönüyle farklı bir üslupla işlenir.
Peki sence fantezi ürünü bir eserde büyünün pek çok kez işlenmesi çok mu tekrar? Hiç sanmıyorum. Nitekim ben aynı büyünün aynı şekillerde tekrar edildiğini hiç görmedim. Ancak defalarca aynı tarz üsluplarla sevişme sahnelerinin anlatımını görmüşümdür ve inan bana ben o tarz kitapları okuyan biri değilimdir. Seni bilmem.
Aslında bence fantezi edebiyatı tarzında sevişmede yazılmayacak bir şey değil ama şimdiye kadar hiçbir yazarın aklına gelmememiş, meraklısı da vardır hani. Ben bunun detaylı bir anlatımını şu ana kadar hiiiç merak etmemiştim. Acaba oyuncunun el kitabında bu konu hakkında bir şeyler var mıdır? Yoksa epic level handbook da mı geçer?
Zaten önceden geçmiş olan olayların üzerinde giderek onlara ilave yapmayı düşünen bir zihniyet bence fantezi edebiyatı da çok iyi yazmıyordur. Elflerin hayatını bilip sevişmelerini merak etmek gibi.
Ancak çok daha farklı bir ırk yaratıp, ve bu gerçekten farklı bir ırk olacak ve bunları çok farklı bir atmosferde ve koşullarda yaşatırsa yazar ben buna daha çok saygı duyarım. Ama bu da fantezi edebiyatına özgü güzelliklerden biridir. Normal diğer edebiyat türlerinde böylesi bir yaratıcılık ürünü söz konusu da olamaz. Her zaman insan faktörünün farklı bir yanı üzerinde yoğunlaşmak zorunluluk gibidir. Peki insanlar devamlı insanı farklı bir gözden, farklı bir felsefeden görmeye çalışan edebiyatın diğer ürünlerinden sıkılmışsa kaçıyor mudur? Yoksa diğerleri tekrar olduğunun farkında mı değildir? Buna sen karar ver.
şimdi sen bir de ordaki elfler de insandan yaratılmış demeye kalkarsın. Böyle bir şeyi de diyebileceğini sanmıyorum. Gene de dersen konuşuruz, beklerim.

by yeorda » Sat Dec 20, 2003 9:34 pm

Fantazi edebiyatını hiçbir zaman kaçış olarak düşünmedim. Daha çok içinde yaşamadığımız farklı bi dünyayı hayal etme gibi bir şey.. Bir çeşit masal gibi... Bir şey yaratmayı düşünen tüm insanların yaşaması gereken bir deneyim bence bu... Bir çeşit masal gibi (ki bildiğim kadarı ile bugün pek çok kişi masalın çocuklar için yararlı olduğunu kabul ediyor) ama onun daha ayrıntılı hali... Ben mesela adla okurken gerçek dünya ile bağlıntı kurarak okumayı sevemem. Kitabı okumak onun içindeki dünyada kendini hissedince güzel... Tabiii sonra bazı olaylarda oradaki olaylardan ders alınarak hareket edilebilir. Bu ayrı bir şey ama eğer o kitapta ben ancak kendi hayatımı görüyorsam veya bugünü (tabii eğer gerçek konu bugünde geçmiyorsa) bence çok bir şey katmıyordur o kitap.. Evet bu şekilde bakılırsa aslında tüm kitaplara da kaçış denebilir. Tolstayda da 21. yüzyılın gerçeklerinden kaçıp örneğin Napolyon savaşlarına sığınıyor bir insan ve aynı fantazi edebiyatında yaşandığı gibi bu yazarlar da kendini kaptırıp gerçek dünyadan soyutlanan insanlar var ama orada yazanları yorumlayıp sonra gerçek yaşamında onlardan yararlananlar var... Ã?rnğin Drittz ben orada Belwar ve Drizzt dostluğundan çok hoşlanırım.. Ve ayrıca tüm drizzt kitaparında en fazla hoşuma giden sahne Clacera Drittzin adın neydi diye sorduğu sahnedir .. Bunun dışında da örneğin o dünyanın günlük yaşamını ve çok daha ayrıntılı entrikalarını yazan insanlar da var ve örneğin ellain Cunningham.. Kadın bir sürü entrikanın arasına günlük yaşamın ufak sahnelerini sokmuş ki bence muhteşem.. Ama ondan çoğu insan hoşlanmıyor daha çok dövüş olmadığı için aslında bu sorun sadece fantazi edebiyatının değil yüzyılın sorunu aksiyon olmayan kitapların çok rağbet görmemesi.. Ve fantazi edebiyatının belki şanssızlığı bu dönemde gelişmiş olması Matteonun saydığı yazarların hepsi hatırladığım kadarı ile 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında yaşamışlar .. Tolkien bile eserlerini bu akımın yükselişinden önce yazdı. Bir de tabii fantazi alanında derin öykü yazmanın zorluğu var zaten içinde yaşadığın dünyada derin öykü yazmak bence tamamen hayal ürünü olan bir dünyada bunu yazmaktan daha kolaydır.. Bu açıdan bence fantazi yazarları zor olanı seçiyorlar ve bu da yeni olan bu alanda başaranların sayısını daha da azaltıyor .. Aynı sorun bildiğim kadarı ile bilimkurguda da var birçok eser o dönem teknolojilerini tanıtmaktan fazlasını yapamıyor ama birkaç eser var ki (tabii bilimkurgunun yine daha eski olduğunu kabul etmek lazım bu alan yine görece basit denbilecek kitaplar yazan ama yine de bence tolkien kadar önemli bir iş becermiş jules vernele başladı) bunların bana vediği tad günümüzde geçen bir çok derin eseri aşıyor çünkü bunlar anlatmak istediklerini farklı bir dünyaya yerleştirip anlatmayı başarıyorlar. Ve herşeye rağmen birçok fantazi eserinde de aksiyonun arka planında güzel bir öykü de bulunduğunu düşünüyorum belli esinlenmeler olabilir ama bu zaten bütün yazarlarda yok mu klasiklarde bile Ã?rneğin sheakspearde belli mitoloji öylülerindeki öğelerini aldığı söylenir ama o mitoloji eserleri değil şekspir okunuyor niye çünkü o bunları daha güzel anlatmış aynısı bence fantazi eserleri için geçerli...

by pyros » Wed Dec 17, 2003 8:08 pm

matteo çok teşekkür ediyorum, edebi hayatında başarılar diliyorum

by Matteo » Wed Dec 17, 2003 2:29 am

Allegori açısından yanılıyosun. National Geographics'te bi belgesel izledim. Ki Tolkien uzmanından tut, tarihçilere kadar, karaktererin tarihteki yansımalarından örnek vermişler. Aragorn'u William Wallace'a, Gondor'un savaşlarını Royal Air Force'un WWII'de alman hava kuvvetleri (Luftwaffe)ne karşı savaşlarına, Gandalf'ın bilgeliğini Benjamin Franklin'e(?),Wormtongue'u Rusyanın son Ã?arlık ailesinin danışmanı Rasputin'e fln benzetmişler. Ki bu bir edebi eserin kalitesini düşürmez.
Benim eleştirdiğim Tolkien değil, Tolkienden sonra gelen yazarlar. Hepsi neredeyse aynı anlatımlar (ki bi çok dünya klasiklerinde temaları ve anlatım biçimleri vardır) üzerinden yola çıkar.
...
İnsan yarattığı her türlü imgeye insansal bir özellik koyar. Bu sadece edebiyatta değil sinema filmlerinde de böyle olur.Kendi yarasttığı tanrılara da içinde bulundukları koşullardan edindikleri özellikleri koyarlar.Elf'ler ve cücelerde bu insansal özellikleri ister istemez taşırlar.Cüceler tıpkı Vikingler gibi savaşçı ataerkillerdir. Elflere de anaerkil özellikler koyulmaya çalışılmış ama ahlaki sınırlamalara kurban gitmişlerdir mesela.
Fantazi edebiyatı bir tür oluşturamadı.TOlkien ise eserlerini masal çerçevesinde değerlendirdi hep. Yaratılan yeni bir akım değil, yeni bir ticari meta oldu.

by pyros » Sun Dec 14, 2003 3:04 am

matteo alınma ama bence fantezi dünyasında allegori yok
yani tolkienin de dediği gibi sauron, hitleri temsil etmiyor
middle earth savaşı da ikinci dünya savaşını

buna birçok kişide rastladım fantezi edebiyatını dünya edebiyatından örneklerle bir yerlere sokma çabası bu!
neden ki?

neden başlı başına bir tür değil, neden bir fantezi yazarı mutlaka bir ekolün veya ustanın etkisi altında olmalı?

verdiğin örnekler doğru . . . ama bunlar bütün edebiyat türlerine yansır

sevgi dünya kurulduğundan beri sevgiydi, savaş desen aynı, seks, ihtiras, güç tutkusu, dostluk . . . uzar gider

galiba insanların anlayamadığı ve bir yere sokmaya çalıştığı bir insanın değil de bir elfin veya cücenin sevmesi, güce hasret duyması, savaşması . . . yine uzar gider

Top