Bard birliği

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Bard birliği

by Firble » Mon May 17, 2010 11:43 am

Zaman ne zaman başladı?
Az önce
Saatime baktığımda
Daha önce zaman yoktu
Bir sonsuzluk vardı
Geçmişin dünün
Ã?ocukluğun yetişkinliğin
Yılların yüzyılların
Birbirine karıştığı
Sonra bir tiktak sesi
Yelkovan yetişmeye çalışırken akrebe
Ben bir şeyler için geç
Bir şeyler içinde erken olduğunu anladığım an tam olarak
Zaman denen şey başladı
Eh bu defa ne kadar yaşar zaman bilmiyorum
Elbet yine bir an gelecek
Belki yarın
Belki bir hafta sonra
Bir saat için belki
Ya da bir an
Yine bitireceğim zamanı ben
Sonra yeniden ve yeniden başlatmak üzere.

by Firble » Mon Apr 26, 2010 8:55 am

Bir kahraman neden kahramandır?
Hangi an onu yükseltir kahramanlığa
Mesela Yunan efsaneleri Tanrılardan bir bağ verir
Kahramanlara
Ã?yle midir?
Hakkaten kim
Hiç umulmayan anda sıradışı bir şey yapmak ister

şöhret ve hatırlanmak bir neden midir?
Ama bir insan hatırlanmak için yaptığı bir şeyi
Nice zaman planlamaz mı zaten
O zaman umulmadık bir anda çıkmış gibi olsa da
Aslında onun bir oyunu değil midir
Yaratılan kahramanlık hikayesi
Ve umulmadık bir anda
Hiçbir plan olmadan
Atılmayan adam
Aslında sahte bir kahraman değil midir?

Belki farklıdır senin fikrin
Ama ben tam tersine
Kahramanların unutulmak istediklerine inanırım
Hiç umulmadık bir anda
Her şeyi değiştirmek
Ã?ylesi bir taddır ki
Bunun üstüne hiçbir şey istemez insan
şöhret ve taktir edilmek bile
Bozar zihnindeki o tarif edilmez tadı
O nedenle her gerçek kahraman
Bence
Unutulmak ister....

Başka bir şey yaratır kahramanı
Ã?yle bir an gelir
En cesur sanılan insanlar geriye çekilir
Ve bir anda
Hem kendine inancı
Hem de Dünyaya duyulan sevgi
Yaratır kahramanlık denen şeyi
İster yıllarca sürsün
İster bir saniye
Tüm kahramanlar bir anda yaratılır
Ve bir defa gerçek bir kahraman olmuş adam ya da kadın için
Artık hayatının en değerli anıdır o an
Bir daha ömür boyu hiç yaşamayacak da olsa
Ã?ylesine eşsiz ve öylesine güzel bir anı.

by Walter » Sat Apr 24, 2010 11:45 pm

Dünyanın Umuduna.....

Zamanın başlangıcında bir şey söylendi,
Bir adamın, gücü Tanrılarla, eş,
Yıkımı, çağların değişimine denk,
Amacı, Justisarı'n ilerlermesine sevk

Olacak, ve Tanrılara başkaldıracaktı.

Fakat bunlar yine bir şey değiştiremeyecekti,
Kehanet buydu, yazan ölmüş,
Dağıtan unutulmuştu köhne tarihte,
Zamanı gelene kadar kimse inanmadı,

Dünyanın Umudunun gerçekten geleceğine...

Gecenin sabaha dönüştüğü andı,
Bir kehanetin yerine getireleceği zamandı,
Bir kahraman yine bir kahramanı doğuracaktı,
Silvan, Robin'i kendi ateşinde yoğuracaktı.

Ve Dünyanın umudu böyle doğacaktı....

Yine buradan hikaye anlatacağım sizlere,
Bu yaşlı ozan, ilgi bekler,sadece,
Ama unutmayın doğrudur söylediklerin,
Kulakta küpe akılda fikir olsun söylediklerim....

Nickoy Waldemer....

4. Ã?ağ, Toluyka...

by Firble » Tue Oct 20, 2009 1:23 am

Güzel yazmışsın Efla kardeş... : ) )) )) ) ) ) Ne diyeyim? Bu konu benim için cidde derin bir konu... Neyse ben de bir şiir daha yazayım...

Gölge de Mükemmeldir

Bir cisme ışık tutup yaratırsınız gölgeyi
Sonra da bakarsınız ona
Bir kopya gibidir o sizin için
Elinizdeki mükemmel cismin
Belki de bir çiçeğin
Dört dörtlük bir heykelin
Sevdiğiniz kadının
Bir kopyası
Ve neyse sizin gölgede gördüğünüz
Onun zayıf bir tasviri gibidir gölge sizin için
Gerçeğini hatırlatacak
Ama asla gerçeği gibi olmayacak

Oysa yanlıştır bu
Her gölgenin ayrı bir yaşamı vardır.
Işık belirler bu yaşamı
Ve de ışığın önünde duran cisim ve cisimler
Ancak bu yaşam yine de kendine özgüdür
Eğer doğru bakmaya cesaret ederseniz
Hiçbir gölge aynı değildir
Onu yaratan cisim ve ışık aynı da olsa

Ve de eğer siz onu yaratan cismi değil de
Gölgeyi görmek anlamak istediğiniz de
Fark edersiniz
Bir cismin zayıf bir kopyası değildir gölge
Kendine özgüdür
Mükemmeldir
Onu kusurlu yapan kendisi değildir
Sizin zihninizdir
Onun kendine değil de
Bambaşka bir varlığa benzemesini isteyen
Ve de benzemeyince de onu kusurlu bulan zihniniz

Her hangi bir cisme
Ya da insana
Ya da yaşadığınız ana bakıp da
Onun başka bir şeye benzemesini istediğinizde
Sevmezsiniz o cismi, insanı, anı
Ã?ünkü hiçbir şey benzeyemez başka bir şeye
Bu onların kusuru değildir
Onların benzemesini isteyen bizlerin kusurudur
Başka cisimlerle, insanlarla, anlarla benzerliklerini görsek
Ve bu mutlu etse de bizi
Onları olduğu gibi kendileri olarak kabul etmeliyiz
Ancak o zaman onları sevebiliriz.

Ozan Firble

by Efla » Thu Oct 01, 2009 8:18 pm

Eline sağlık üstadım. Duygularına eşlik etmek istedim ben de...

Sen yoktun ama,
Kentin ışıklarını seyrettik beraber,

Tek bir ses çıkmasa bile senden.
Sohbet ettik sabahlara kadar,

Gözlerimi kapattım...
Göremedim ama baktım yüzüne,

Senin sesin olmadan,
Beraber söyledik şarkıyı.

Ã?nce burada yoktun,
Sonra tamamen kayboldun...

by Firble » Thu Oct 01, 2009 1:45 pm

Harlemin Işıklarını Seyrettik

Ne zamandır bir kentin ışıklarını seyretmemiştim tek başıma
Bir pencerenin kenarında
Hafifçe esen rüzgar vururken yüzüme
Bana bakan
Baktı mı ne der diye düşüneceğim kimse yokken
Müzik de tam
İşte biri olacaktı dedirten bir müzik iken

O anda oradaydın sen
Görmedim ama hissettim seni
Dokunmadım ellerine
Yine de el eleydik ikimiz
Ve dans ettik
Hiç kıpırdamamış olsam da ben
Pencerenin önünden

Sonra son sözleri çalınırken müziğin
Karanlık odanın çok ötesinde
Bir şehrin ufak apartmanlarında yaşayanları izledik uzaktan
Onları düşündük birlikte
Bir an için
Sadece bir an

Sonra o an geçti
Sustu müzik
Kalktım pencerenin önünden
Döndüm karanlık odaya doğru
Biliyordum bitmişti
Sen yoktun

by Firble » Sat Sep 19, 2009 12:17 am

Seviyorum Bu Kenti

Yüzlerce insanın olduğu sokaklarda yürürken
Başbaşa kalabilmeyi kendimle seviyorum
Mırıldanmak
Bağırmak
şarkı söylemek
O kadar sıradan o kadar kolay ki burada
Ve tam ihtiyacın olurken metronun içinde
Ya da en işlek sokakta
Ya da parkın ortasında
Mekanik bir ses değil
Bir insanın
Tam ihtiyacın olan şarkıyı söylemesini seviyorum
Her biri kendi hayatını yaşasa da
Hayal etmekten korkmayan
Ne kadar kötü durumda olsalarda
Gülmeye devam eden
Bazen onları izlediğimi bile anlamayan
Ama bana güç veren
Dünyanın onca ülkesinden gelen insanlarını seviyorum
Bir zenginlik kenti hayal etmiştim gelirken
Hayır öyle bir kent değil burası
Daha çok umudun kentin
Hem tek tek yaşıyan insanların
Sürekli yaşayan, gerçekleşen ve yenilenen umutları
Hem de tüm Dünyayı kaplayan umutların kentin
İyi ki gelmişim bu kente
İyi ki buradayım.

by Firble » Tue Sep 08, 2009 3:35 am

Bir otelin bodrum yani
Yani basimda sehir
Ve ben belki en yalniz anlarindan birindeyim zamanin
Etrafinda akan onca yasam
Ve benimle bir arada olanlar
Hicbiri ulasamaz simdi bana
Oylesine sarmis aklimi dusunceler
Ve oyle ki bir bosluk acmak istiyorum
Bir seyleri gorebilecegim
Konusabilecegim
Ama olmuyor her zaman
Ve etrafimi saran dusunceler
Ayiriyorlar beni herkesten

by Firble » Fri Sep 04, 2009 1:27 am

Walter kardeş. Daha önce bunu okuyanlar muhtemelen artık bıkmıştır ama ben yine de tekrarlayayım. Bence şiir yazıyorsan, yazmayı seviyorsan kendini ozan olarak isimlendirmen son derece doğru bir şeydir.

şiir yazmaya başladıktan sonra ozan olmak için geçilmesi gereken bir sınırın olmadığını düşünüyorum. Ozan olmayan şairler ve ozan şairler yoktur bence. Sadece ozanlar ve daha iyi ozanlar vardır.

Neyse ben yine şiirle yazayım bir de...

Ozanlığı varılacak bir şehir gibi görür bazıları
Yola çıkarak kalemi kağıdı alıp da
Uzun yıllar sonra
Belki bir gün kapısından girilecek
Bir defa girildi mi de
Bir ömür boyu içinde kalınacak bir şehir gibi.

Ben farklı düşünüyorum ama
Ozanlık bir yoldur bence
Ve her insanın ayağının önündedir bu yol
Yaşı kaç olursa olsun
Nerede ne yapıyor olursa olsun
Yazabilen hatta yazmayıp da konuşan her insan
Bir an uzaklıktadır ozanlığa
Kendi zihninden gelen sözcükleri yazması bir kağıt parçasına
Ya da öylecene mırıldanması belki sessizce
Yeterlidir

Ve ayağını koymuştur artık yola
Yürümeye ve içindeki sesi şiire dönüştürmeye devam ettikçe
Ozandır o benim için
Ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun şiirleri
şiir yazıyordur sonuçta
Bu yeterlidir benim için bir kişiye ozan demeye

Daha iyi hatta çok daha iyi şiirler vardır elbette
Ozanlık yolunda daha çok yürümüş ozanlarındır bu şiirler
Ancak ne kadar ustalaşmış olursa olsun bir ozan
Ulaşılacak ve bir daha hiç içinden çıkılmayacak bir şehir yoktur asla
Bir ozan için hep varılacak daha iyi bir nokta
Yazılacak çok daha iyi bir şiir vardır.
Ve bir ozan, yani şiir yazan herkes
Kendisi karar verir ne kadar hızlı yürüyeceğine bu yolda
Ve ne kadar hızlı ya da yavaş gitse de
Çok daha güzel gelir
Yolda yürümenin verdiği tad çoğu zaman
Yol boyunca geçtiğin yerlerin güzelliklerinden

Böyle işte kardeşler
Kendi halinde bir adamın fikirleri idi bunlar
İstediğinize inanmak size kalmış elbet
Ve de seçtiğiniz yolda yürümek

by Walter » Thu Sep 03, 2009 12:27 am

Ben ozan değilim kendimi asla o kadar iyi görmedim şiirde. Yazıda iyi olduğumu söylerler ama şiirde pek acınası haldeyim :) Bu şiirinde o kadar güzel olduğunu düşünmedim ama yayınlayayım benden de esinti olsun istedim. Yine de bana selam geçtiğin için teşekkürler
firble...

by Firble » Wed Sep 02, 2009 5:10 am

Walter yeni bir ozani aramizda gormek cok guzel... Ben de katilayim bir seyler yazayim...

Ofkeliysen kendine hakim olamayacak kadar
Nefes al once
Bil ki ne sekilde olursa olsun sana zarar verecek o ofke
Yine de atamiyorsan onu, icinde tut once.
Ofkenin nedeni kimse anlamasin sakin
Bir dostun varsa ya da o an icin guvendigin biri anlat ona
Ama yikmadan kopruleri
Ne insanligin, ne de eger bir arkadasinsa ofkelendigin arkadasligin
Oyle ki evet yasa ofkeni care yoksa ama ofke gectiginde
Elinde kirik camlarla dolu bir oda
Ve bir daha kurulamayacak bir hayat kalmasin sakin.

by Walter » Sat Aug 29, 2009 8:16 am

Efla'nın davetiyle bende bakayım dedim pek iyi sayılmam ama bir hikayem için gerekliydi onun hakkında bir şiir yazayım dedim, bakalım siz nasıl bulacaksınız. Hatamız varsa affola....


Üç Avcılar'ın Liderine


Burada bunca hikaye yazıldı, bunca efsane söylendi,
Ki bir adam vardı, Yıllarca efsanelerde adı geçti,
O bir Kılıç Ustasıydı, namı duyuldu çağlarca,
Sürerdi atını Derin Karanlıklara,…”

O ki karanlıklara sürerken atını
Duraksamadı hiç çünkü ölümdü kararı
Yemin etmişti iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe bir solukta.
Korumak için onları tüm ruhunla

Adı Silvan’dı, gözleri yeşil, düşüncesiydi dert.
Adımlarını atarken mağrurdu, sözleri sert
Bakışları ki eritirdi bir güzelliği, ya da yakardı düşmanları
Ama bilirdi gücün de sevgide olacağını

Onun grubuna avcı derlerdi, üç kişiydiler…
Gördükleri kötüleri nasıl da dize getirdiler
Adaleti kılıçla, zekayla bilediler, maydanlarda
Nizam getirdiler Kaosun diyarına

Silvan, Braiyn, March idi adları…
Yaptıkları değildi herkesin harcı
Ã?ünkü işleri korkuyu korkutmak uzaklaştırmaktı.
Diğerlerinin cesaretleri söndüğünde onların yardımına koşmaktı

İşte bu hikaye onlarındır tamamıyla
Onlar ki karanlıktan korkmadılar, onun hiçbir adıyla
Onlar ki masumu korudular, Ã?ektikleri binlerce cefayla
Onlar ki Efsanelerde adı geçti Kaosun çağında

şimdi size onların hikayesini anlatacağım yavaşça
İyi dinleyin! Ã?ünkü bu Üç Avcıların Hikayesi unutulmuştur yıllarda
Bir daha duyamayabilirsiniz, karanlıkların arasında...


Nickoy Waldemer.

Sitihis Halk Ozanı, Kadim Efsaneler Araştırmacısı

Bar Toplantılarından 4. çağ sonlarında kaleme alınmıştır….

by Efla » Tue Aug 18, 2009 7:48 pm

Tozlanmıştı eski hanın rafları,
Ama hiç eskimedi ahşapları.

Tek sakini yuva yapmış kuşları,
Gözlenirdi gelenlerin yolları

Bazen uyusa bile ozanları,
Hatırlanır düşlerde şiirleri.

Sussa bile çalgıların sesleri,
Rüzgar söyler o eski şarkıları,

Dönmüş ise meclisin sakinleri,
Açılsın kapıların kilitleri.

şenlensin de kaybolmasın neşesi,
Sönmesin hiç ocağının ateşi.


Daha ilk döndüğüm anda hece ölçüsüyle yazmanın ne kadar zor olduğunu hatırlattı başlık. Normalde daha serbest yazıyorum ama böyle şeylere gitmiyor değil =)

Burayı hortlatmanın zamanı geldi sanıyorum. Bir çok kişinin şiir yazmaya başladığı yerdi burası. Başkalarına da vesile olur belki.

Eski ozanları ve yeni ozanları selamlarım. Başlığa bir şey karalamak için lütfen çekinmeyin. ZAmanında neredeyse herkes "ama ben şiir yazamam ki" diye başlamıştı. Sıkılmazsanız okuyun =)

by dwaxer » Mon Feb 18, 2008 4:52 am

Dreamscape wrote:Mükemmel Dwaxer... :clap:
Estağfurullah. :mrgreen: Teşekkür ederim.

by Dreamscape » Mon Feb 18, 2008 4:15 am

Mükemmel Dwaxer... :clap:

Top