by catboy » Tue Jul 24, 2007 7:36 am
“Savaş yalnızca acı getirmez. Fiziki acının yanında asıl getirdiği bir de manevi acı vardır. Ailenden, sevdiğinden ayrıldığın o an, sadece vatanını koruma içgüdününe yenik düşmene, bütün hedeflerini, isteklerini, inançlarını aklından çıkartmana, tek düşünceni kana ve düşmandan gelen çığlığın bedenini ne kadar da rahatlatıyormuş gibi hissettiğini düşündüğün zamana ayırmana sebep olmaz. Aynı zamanda kendini ikili bir oyun içinde hissetmene sebep olur. Hangi taraf haklı kimin umrunda? Sen sadece savaş der beyninin içinden bir ses. Hayır bu beyninden gelmiyordur, bu ses arkandan emirler yaydıran komutanından geliyordur. Maalesef o komutanlardan biri de ben olacağım yakında yapılacak olan savaşta...”
Okuma-yazmayı hep öğrenmek istemişti Komutan Thordan. Günlüğünü yatağının altına koyduğu sırada çadırının kapısı yerine geçen perdelik sert gelen bir rüzgar yüzünden açılmıştı. Bir üşümedir almıştı Thordan’ı. Küçüklüğünü düşündü. Onun yaşadığı yerde tek eğitim at ve kılıç üzerine olurdu. Her ne kadar çok istese de okuma-yazmayı çevresinde bilen pek fazla insan yoktu. Eğitimin önemi üzerinde özellikle duran Işık Tarikatıyla bu sayede tanışmıştı. O sırada zaten tanınmış bir yüzbaşı olmuştu bile. Ak Rahip’in kısa zamanda en sevdiği askeri olmuştu. Sonunda komutanliğa kadar yükselmesini sağlamıştı. En büyük tutkusunu okuma-yazmayı öğrenme isteğini gerçekleştiren Ak Rahip’e çok şey borçluydu. O asla borcunu unutmazdı.
Yatağına yattıktan sonra her ne kadar çok üşüse de usanmışlığından perdeyi çekmek gelmedi. O soğukta uyuyakaldı.
“Savaş yalnızca acı getirmez. Fiziki acının yanında asıl getirdiği bir de manevi acı vardır. Ailenden, sevdiğinden ayrıldığın o an, sadece vatanını koruma içgüdününe yenik düşmene, bütün hedeflerini, isteklerini, inançlarını aklından çıkartmana, tek düşünceni kana ve düşmandan gelen çığlığın bedenini ne kadar da rahatlatıyormuş gibi hissettiğini düşündüğün zamana ayırmana sebep olmaz. Aynı zamanda kendini ikili bir oyun içinde hissetmene sebep olur. Hangi taraf haklı kimin umrunda? Sen sadece savaş der beyninin içinden bir ses. Hayır bu beyninden gelmiyordur, bu ses arkandan emirler yaydıran komutanından geliyordur. Maalesef o komutanlardan biri de ben olacağım yakında yapılacak olan savaşta...”
Okuma-yazmayı hep öğrenmek istemişti Komutan Thordan. Günlüğünü yatağının altına koyduğu sırada çadırının kapısı yerine geçen perdelik sert gelen bir rüzgar yüzünden açılmıştı. Bir üşümedir almıştı Thordan’ı. Küçüklüğünü düşündü. Onun yaşadığı yerde tek eğitim at ve kılıç üzerine olurdu. Her ne kadar çok istese de okuma-yazmayı çevresinde bilen pek fazla insan yoktu. Eğitimin önemi üzerinde özellikle duran Işık Tarikatıyla bu sayede tanışmıştı. O sırada zaten tanınmış bir yüzbaşı olmuştu bile. Ak Rahip’in kısa zamanda en sevdiği askeri olmuştu. Sonunda komutanliğa kadar yükselmesini sağlamıştı. En büyük tutkusunu okuma-yazmayı öğrenme isteğini gerçekleştiren Ak Rahip’e çok şey borçluydu. O asla borcunu unutmazdı.
Yatağına yattıktan sonra her ne kadar çok üşüse de usanmışlığından perdeyi çekmek gelmedi. O soğukta uyuyakaldı.