>ÖATLAK KAZAN<

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: >ÖATLAK KAZAN<

by Firble » Sat Dec 11, 2004 8:42 am

RP DIşI: Dostlarım isterseniz RP ye tapınaktaki karanlığa direniş başlığında devam edin. Orada sizleri bekliyoruz.

by Efla » Sat Dec 11, 2004 7:12 am

Bu Efla'nın arkadaşı olan ozan ne kadar da iyiydi. Neredeyse tek tesellisiydi. Umut dolu konuşuyordu. Konuşmasını biliyordu. Bir ozan gibi.. At arabasının gıcırtıları Ozanın müziğine karıştı gitti. Buruk, gergin ve kısa bir yolculuk olacaktı..

Evet yeni bir han kuracaklardı. Daha iyi...

by wicked_one » Sat Dec 11, 2004 6:47 am

Kalktı ozan müziğini bitirdiğinde...Ruhunun bir parçasını burada bırakırken,korkularının,sevgisinin,anılarının bir parçasını burda bırakırken...Gözlerini kapadı...Gözyaşları akmaya başladığında eşyalarını topladı...HAncının yanına gitti...'Geri döndüğümüzde'dedi gülümseyerek 'Yeniden yaşamaya başlayacağımız yere,yeni bir han kuracağız...Efla'yı ve eski dostlarımızı bekleyeceğiz...Ve ben hancı,eğer istersen sana yardımcı olmak için orada olacağım'...'Gülümsemesi genişledi...Sonra bir ıslık çalarak at arabasına,hancının yanına atladı...Hanın yeniden kurulacağı yere doğru sürülen at arabasında,flüdünü çalmaya başladı...Bedenler rahatlarken,ruhların huzur bulmasını sağladı...Kulağında halen yüce ozanın şarkısını çınlarken,o melodiyi yeniden çalmaya başladı...

by Efla » Fri Dec 10, 2004 9:26 pm

Lemmak ilk önce sesi kulaklarıyla duyduğunu zannetti. Fakat bunun bir duyma duyusu olmadığını anladı zamanla. Ne diyordu şarkıda. Evet hava gerçekten de ısınmıştı. Ama bunun yanan ateşten olmadığı belliydi. Zira ateşin pek bir etkisi olmamıştı. Ölüler diyarı mı diye söylendi şaşkınlıkla. Dışarı çıktı derhal. Gökyüzüne baktı. Gökyüzü yoktu.. Burası gerçekten de 10 kasaba olamazdı. Yani binalar dışında. Ne yapması gerekiyordu ki? Burada yaşayamazdıı. Sorular beynini yiyordu. Tekrar bir hanı olmuştu. Bunun mutluluğu ise yok olmuştu artık. Gitmek zorundaydı, bırakmak. Hayır yapamazdı bunu. Peki ne yapacaktı? Başka şansı olmadığını anladı. Toplayabileceği kadar çok şey alıp gitmeye karar verdi. Ahırdaki atlardan bir yük arabası hazırlanması için direktif verdi. Bir süre sonra araba hazırdı. Hüzünlüydü ama yapabileceği birşey yoktu. Ã?nce değerli eşyaları yükletti arabaya. SAndıklar, emanet eşyalar., Değerli şaraplar, biralar, kuru yiyecekler(Çok işe yarayacağını düşünüyordu),...
Ama öyle kolay pes etmeyecekti. Her nereye giderse gitsin hanı olacaktı. Gerekirse daha çok uğraşacaktı ve daha iyisini yapacaktı. Bu adil miydi. Hanın içindekiler de çağrıyı duyduktan sonra dağılmış sayılırdı. Bazıları hemen handan ayrıldılar. Bazıları ise toplanmaya yardım etmişlerdi belki de yapacak başka birşeyleri olmadığınsdan. Yük arabası hazırdı. İçeride kimse kalmamıştı. Son bir kez içeriye hüzünle baktı. Neredeyse ağlayacaktı. Ama Lemmak o kadar yumuşak biri değildi. Ağlamayacaktı. Kapıyı kapattı. Kitledi her zamanki bir alışkanlık olarak. "Kimbilir belki birgün..." sözünü tamamlayamadı. DAha sonra Hanın tabelası gözüne çarptı. "Ã?atlak Kazan" diyordu. Bu han kısa süredir onundu ama ona çok daha uzun süre gibi geliyordu. Ne çok kişinin anıları vardır burada kimbilir. Diye düşündü. Ve son olarak tabelayı söktü, arabaya koydu. Gitmeye hazırdı artık araba.

by Firble » Fri Dec 10, 2004 6:33 pm

Ses çok güçsüz bir fısıltı gibi geliyordu yine de çok net bir şekilde ezgi duyulabiliyordu. Dinleyenler sesin sanki flütten değil de zihinlerinden onlara seslendiğini düşündüler.

Gnomun şarkısı o anda başladı.

Soğuyup ısıyan havayı hissettiniz hepiniz
Bakın şimdi de yukarıdaya kan ağlayan gökyüzüne
Anımsayın efsanelerde anlatılan o korkunç ülkeyi
Efsane zannedilen ama varolan cehennemi
İyi bakın etrafınıza ve anlayın nerede olduğunuzu
Kapılmayın umutsuzluğa var bu kabustan çıkış yolu
Göreceksiniz ilerde yukarı uzanan merdivenleri
Ã?ıkış bekliyor sizi bu merdivenlerin ardında
Güneş kadar parlak altın renkli kapıda
Hizmetkarları zamanın ve adaletin orada bekleyecek
Her biriniz çıkana kadar cehennemi terk etmeyecek

Kasabalılar hazırlanıp yola çıkın bir an önce
Daha fazla kalmayın ölümün diyarı olan bu yerde
Yaşamın diyarına uzanan yola koyulun bir an önce

by wicked_one » Fri Dec 10, 2004 2:59 am

Ozan söylenen sözü duydu...Anlamaya çalıştı...Balkanlar da neydi?Durdu,gülmeye başladı...Isınacaklardı....

Rp dışı:Abi o nasıl bi espridir ya...Öldürdün beni gülmekten ya :lol: :lol: :lol: :D :D :D :lol: :lol: :lol:

by Logan » Thu Dec 09, 2004 6:56 pm

rp dışı ama rp içi bilgi : :D beyler havalar iblisten gelen sıcaklık ile balkanlardaki havanında etkisyle ısınmıştır
bkn. ____> orenin rp si

by Efla » Thu Dec 09, 2004 3:06 am

Rp Dışı 10 kasaba artık Oren'in cehenneminde. Burada olmak için çok önceden gelmiş olam gerekirdi. Eğer geldiysen de çıkman biraz zor gözüküyor. Yani bu son measja gerekenin yapılması gerekiyor sanırım.

by wicked_one » Wed Dec 08, 2004 4:40 am

Gözlerini kapadı Ozan Granluder...Kalbine dolan korku,soğuk gibi tenine işledi...Büyülü olduğu belliydi bu soğuğun...Kıyafetlerini almak için eşyalarının bulunduğu köşeye gitti...İşe yaramayacağını biliyordu...Yine de bu soğukta bir süre daha hayatta kalmasını sağlayabilirdi...İnsanların hüzünleri kalbine işlerken,gözlerini kapadı...Ve bütün tanrılara dua etti elindeki flütle...İçinde korku büyürken...İnsanların çığlıkları artarken,O müziğinin sesini arttırdı...Korkuları kalplerden söküp atmak için çaldı...Tanrıların onu duyması için çaldı...Hanı kurtarmak için çaldı...

by Efla » Mon Dec 06, 2004 9:34 am

http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... 02551b6702 den alıntıdır:
Oren_Dautry wrote:Firble sözlerini söyledi ve ifrit ona yanan gözlerle baktı ve pis bir kahkaha attı

"HAHAHAHAHAHA... peki efendi öyle olsun..."

bu sözlerle birlikte hava kararmaya ve kızıl bulutlar 10 kasabnın üzerinde dans etmeye başladı... etraf yavaş yavaş değişiyor ve hava hızla soğuyordu...


erethan tam büyüsüne başlayacaktı ki terin sallanması ve havanın soğuyuşu konsantrasyonunu bozdu.

gökyüzü kan kızılına bürünmüştü etrafta ölümün sessizliği ve soğuğu vardı...

firble burayı tanıyordu. en son geldiğinde sıcak ve gürültülü olsa da burası Oren in cehennemiydi..

(-24 derece) (10 kasaba olduğu gibi Oren in cehennemine çekildi)

rp dışı: Calisin hesabı ödeyip handan çıktığını varsaymak zorundayım. Tapınakta kendini kurban etti. Aynı zamanda burada olamaz


Rp içi:
Birden içeriye soğuk havanın hucüm ettiğini hissetti. Fena derecede soğuktu. İçerideki herkes titredi. İçindeki yaşam enerjisinin soğuduğunu hissetti içeridekiler.. Ani bir titremeyle irkildi Lemmak. Derhal dışarı baktı. Gökyüzü artık normal değildi. Neler oluyordu böyle. şimdi düşünmenin sırası değildi. "A-ateşi besleiyn diyebildi sadece. İçerideki içkiler bile donuyordu. İnsanlar ilk şaşkınlığı atlatamamıştı. Soğuktan mıdır, şaşkınlıktan mı donakalmışlardı. Ne bulursa ateşi besliyordu insanlar hemen ateşin beslenmesine yardım ettiler. Ateş bile yeterli gözükmüyordu. Yiyecekler, içecekler hepsi donmuştu. Kimse ateşin yakınından uzaklaşamıyordu. Bütün kapılar pencereler kapalı olduğu halde ısınmıyordu içerisi.

by calis » Sat Dec 04, 2004 6:25 am

Calis hancı ya teşekkür etti ve elf çiçeği şarabından bir yudum aldı.Yudumunu almasıyla gözlerini kapadı.Kendi yurdunu düşündü,arkadaşlarını,gülüp oynayan etrafta koşuşturan elf çocuklarını,kadim valenağaçları geldi aklına calis 'in
Bütün tanıdıklarını özlüyodu.Yurdu adeta burnunda tütüyordu.
Sonra iştahla önünde duran baharatlı patetes ten bir kaşık adlı.
-Hmmmm çok güzel dedi kendince.....

by wicked_one » Sat Dec 04, 2004 5:44 am

Tam-tamlarını yerine koyduktan sonra Granluder yeni gelen e selam verdi,sözleri hoşuna gitmişti...İçerdeki birkaç kişinin siparişini aldıktan sonra içeri gitti...Hancının biraz zorlandığını gördü,yeni gelmiş olmalıydı...Gülümsedi...Ona halen yabancı bir hareketti bu...'Neyse'dedi içinden...Gerekli olanları hemen topladı,içeri götürdü...Bir dakikada geri gelmişti...'Söyle'dedi hancıya...'Neleri arıyorsun?'

by Efla » Sat Dec 04, 2004 2:46 am

Hemen mutfağa ilerledi. şarapların olduğu bir dolabı açtı. Parmağını şarapların üzerindeki kağıtlar üzerine gezdirdi. Bir yandan" Elf çiçeği şarabı" diye mırıldanıyordu. Hala herşeyin yerini tam bilmiyordu. SAnırım bir düzenleme yapsam iyi olacak diye düşündü. Başka bir dolap açtı. Biraz taradıktan sonra bulabildi. şişeyi aldı. Tezgahtan bir kadeh aldı ve şaraptan koydu. Yeni pişen haşlanmış patateslerden tabağa koydu.Sıcaktan dolayı yanan eline üfledi. İçeride insanın içine cesaret veren bir tür müziğin çaldığını duydu. şu Efla'nın dostu iyi çocuktu doğrusu. Adamın masasına gitti ve siparişleri bıraktı. "Başka bir arzunuz olursa lütfen çağırın" dedi ve hızlı adımlarla mutfağa gitti yeniden.

by calis » Fri Dec 03, 2004 5:28 am

Yabancı bir flüdden çıkan hoş sawaş ilahisini dinledi.İnsana cesaret veren bir ilahiydi.Flüdü çalan ozana baktı ve gözleri bir anda ozanla yabancı at içinde bir korku belirdi.Kimdi bu yabancı die sordu kendi kendine.Yabancının ağzından bi kaç kelime döküldü
-Çok güzel çalıyorsun dedi yabancı.Ozan duymamasına rahmen yabancının sölzerini anlamıştı...

by wicked_one » Fri Dec 03, 2004 4:27 am

Ozan,flüdünden kafasını kaldırdığında,hanın biraz daha kalabalıklaşmış olduğunu gördü...Dikkat etti,bazı gelenlerin daha önceden gelmiş olduklarını gördü...Hancının ortalarda görülmeyişinden onun servis yapmakta olduğunu anladı...Ruhu güçlenip bedeni zayıflarken,uzun zamandır kullandığı içkisini çıkardı cebinden...Bir yudum aldı...Eşyalarını koyduğu köşeye gitti...Eşyalarının arasından barbarlara yaptığı ziyaret sırasında hayatını kurtaran tam-tamları aldı...Bir sandalye çekti...Tam-tamları önüne koyduğunda yeniden bir ilahi çalmaya başladı....Bir savaş ilahisi...

Top