>ÖATLAK KAZAN<

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Ozan söylenen sözü duydu...Anlamaya çalıştı...Balkanlar da neydi?Durdu,gülmeye başladı...Isınacaklardı....

Rp dışı:Abi o nasıl bi espridir ya...Öldürdün beni gülmekten ya :lol: :lol: :lol: :D :D :D :lol: :lol: :lol:
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ses çok güçsüz bir fısıltı gibi geliyordu yine de çok net bir şekilde ezgi duyulabiliyordu. Dinleyenler sesin sanki flütten değil de zihinlerinden onlara seslendiğini düşündüler.

Gnomun şarkısı o anda başladı.

Soğuyup ısıyan havayı hissettiniz hepiniz
Bakın şimdi de yukarıdaya kan ağlayan gökyüzüne
Anımsayın efsanelerde anlatılan o korkunç ülkeyi
Efsane zannedilen ama varolan cehennemi
İyi bakın etrafınıza ve anlayın nerede olduğunuzu
Kapılmayın umutsuzluğa var bu kabustan çıkış yolu
Göreceksiniz ilerde yukarı uzanan merdivenleri
Ã?ıkış bekliyor sizi bu merdivenlerin ardında
Güneş kadar parlak altın renkli kapıda
Hizmetkarları zamanın ve adaletin orada bekleyecek
Her biriniz çıkana kadar cehennemi terk etmeyecek

Kasabalılar hazırlanıp yola çıkın bir an önce
Daha fazla kalmayın ölümün diyarı olan bu yerde
Yaşamın diyarına uzanan yola koyulun bir an önce
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Lemmak ilk önce sesi kulaklarıyla duyduğunu zannetti. Fakat bunun bir duyma duyusu olmadığını anladı zamanla. Ne diyordu şarkıda. Evet hava gerçekten de ısınmıştı. Ama bunun yanan ateşten olmadığı belliydi. Zira ateşin pek bir etkisi olmamıştı. Ölüler diyarı mı diye söylendi şaşkınlıkla. Dışarı çıktı derhal. Gökyüzüne baktı. Gökyüzü yoktu.. Burası gerçekten de 10 kasaba olamazdı. Yani binalar dışında. Ne yapması gerekiyordu ki? Burada yaşayamazdıı. Sorular beynini yiyordu. Tekrar bir hanı olmuştu. Bunun mutluluğu ise yok olmuştu artık. Gitmek zorundaydı, bırakmak. Hayır yapamazdı bunu. Peki ne yapacaktı? Başka şansı olmadığını anladı. Toplayabileceği kadar çok şey alıp gitmeye karar verdi. Ahırdaki atlardan bir yük arabası hazırlanması için direktif verdi. Bir süre sonra araba hazırdı. Hüzünlüydü ama yapabileceği birşey yoktu. Ã?nce değerli eşyaları yükletti arabaya. SAndıklar, emanet eşyalar., Değerli şaraplar, biralar, kuru yiyecekler(Çok işe yarayacağını düşünüyordu),...
Ama öyle kolay pes etmeyecekti. Her nereye giderse gitsin hanı olacaktı. Gerekirse daha çok uğraşacaktı ve daha iyisini yapacaktı. Bu adil miydi. Hanın içindekiler de çağrıyı duyduktan sonra dağılmış sayılırdı. Bazıları hemen handan ayrıldılar. Bazıları ise toplanmaya yardım etmişlerdi belki de yapacak başka birşeyleri olmadığınsdan. Yük arabası hazırdı. İçeride kimse kalmamıştı. Son bir kez içeriye hüzünle baktı. Neredeyse ağlayacaktı. Ama Lemmak o kadar yumuşak biri değildi. Ağlamayacaktı. Kapıyı kapattı. Kitledi her zamanki bir alışkanlık olarak. "Kimbilir belki birgün..." sözünü tamamlayamadı. DAha sonra Hanın tabelası gözüne çarptı. "Ã?atlak Kazan" diyordu. Bu han kısa süredir onundu ama ona çok daha uzun süre gibi geliyordu. Ne çok kişinin anıları vardır burada kimbilir. Diye düşündü. Ve son olarak tabelayı söktü, arabaya koydu. Gitmeye hazırdı artık araba.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
wicked_one
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 595
Joined: Sat Jun 19, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by wicked_one »

Kalktı ozan müziğini bitirdiğinde...Ruhunun bir parçasını burada bırakırken,korkularının,sevgisinin,anılarının bir parçasını burda bırakırken...Gözlerini kapadı...Gözyaşları akmaya başladığında eşyalarını topladı...HAncının yanına gitti...'Geri döndüğümüzde'dedi gülümseyerek 'Yeniden yaşamaya başlayacağımız yere,yeni bir han kuracağız...Efla'yı ve eski dostlarımızı bekleyeceğiz...Ve ben hancı,eğer istersen sana yardımcı olmak için orada olacağım'...'Gülümsemesi genişledi...Sonra bir ıslık çalarak at arabasına,hancının yanına atladı...Hanın yeniden kurulacağı yere doğru sürülen at arabasında,flüdünü çalmaya başladı...Bedenler rahatlarken,ruhların huzur bulmasını sağladı...Kulağında halen yüce ozanın şarkısını çınlarken,o melodiyi yeniden çalmaya başladı...
<div>De profundis clamavi at de Domine, serva animos nostros...</div><br>
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Bu Efla'nın arkadaşı olan ozan ne kadar da iyiydi. Neredeyse tek tesellisiydi. Umut dolu konuşuyordu. Konuşmasını biliyordu. Bir ozan gibi.. At arabasının gıcırtıları Ozanın müziğine karıştı gitti. Buruk, gergin ve kısa bir yolculuk olacaktı..

Evet yeni bir han kuracaklardı. Daha iyi...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

RP DIşI: Dostlarım isterseniz RP ye tapınaktaki karanlığa direniş başlığında devam edin. Orada sizleri bekliyoruz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests