by Skylancer » Sat Dec 11, 2004 9:16 am
vampirolan insanlıktan çıkmıştır demiyorum..diyemem...ancak bu kaçınılmaz bir sonuçtur....
anlaşılmaz cümlelerle saçmalamak yerine şu şekilde anlatayım; vampir olduktan sonra kişilik bunalımını ölümlü özünüze sarılarak, onu sahiplenerek çıktığınız varsayalım. ne kadar dikkatli ve özverili olsanız bile geçen zaman içinde özünüzü, insanlığınızı kaybettiğiniz göreceksiniz, ve en başta insanlığınızı sahiplendiğiniz için onu ne kadar kaybederseniz o kadar sıkı sarılacaksınız. ve ne kadar cesur olsanızda, ne kadar cengaver olsanızda kendinizi öldürmek hiçde seçilesi bir yol değildir netekim ölümlü hayatınızı isterseniz peygamber isa kadar temiz geçirmiş olun, vampir olmak lanetli olmak demektir..ve vampirleri son ölümden sonra bekleyen kader asla ve kat'a şefkatli yahut merhametli olmayacaktır...ve vampirler bunu çok iyi bilir. bu noktada her 100 vampirden 98'i aynı şeyi yapar, yaşlandıkça, insanlıklarından koptukça ve o insanlığa daha sıkı yapıştıkça bunalıma girerler ve kendilerini tamamiyle dışarıdaki dünyadan izole ederler. sonuçta onlar ölümsüz ve istedikleri zaman kaldıkları yerden konuya devam edebilir.
ya jander? dediğiniz gibi bir geronimoluk içinde dünyayı kurtarmaya niyetleniyor. tamam duygusal açıdan, fedakarlıkları ile belki içimizdeki münir özkul'a hitap ediyor olabilir, ama bunun dışında jander haddinden fazla, olmaması gerektiği kadar "iyi" ve "fedakar" ve hatta "cefakar" bir vampir, ki bu da onun potansiyel başarılı karakter olma yolunda önüne set koyuyor.
velhasıl kelam, bu benim görüşüm, benim fantazi edebiyatı ve dünyası algıma yönelik yorumumdur. aksini düşünebilirsiniz, ne de olsa zevkler ve renkler tartışılmaz =)
vampirolan insanlıktan çıkmıştır demiyorum..diyemem...ancak bu kaçınılmaz bir sonuçtur....
anlaşılmaz cümlelerle saçmalamak yerine şu şekilde anlatayım; vampir olduktan sonra kişilik bunalımını ölümlü özünüze sarılarak, onu sahiplenerek çıktığınız varsayalım. ne kadar dikkatli ve özverili olsanız bile geçen zaman içinde özünüzü, insanlığınızı kaybettiğiniz göreceksiniz, ve en başta insanlığınızı sahiplendiğiniz için onu ne kadar kaybederseniz o kadar sıkı sarılacaksınız. ve ne kadar cesur olsanızda, ne kadar cengaver olsanızda kendinizi öldürmek hiçde seçilesi bir yol değildir netekim ölümlü hayatınızı isterseniz peygamber isa kadar temiz geçirmiş olun, vampir olmak lanetli olmak demektir..ve vampirleri son ölümden sonra bekleyen kader asla ve kat'a şefkatli yahut merhametli olmayacaktır...ve vampirler bunu çok iyi bilir. bu noktada her 100 vampirden 98'i aynı şeyi yapar, yaşlandıkça, insanlıklarından koptukça ve o insanlığa daha sıkı yapıştıkça bunalıma girerler ve kendilerini tamamiyle dışarıdaki dünyadan izole ederler. sonuçta onlar ölümsüz ve istedikleri zaman kaldıkları yerden konuya devam edebilir.
ya jander? dediğiniz gibi bir geronimoluk içinde dünyayı kurtarmaya niyetleniyor. tamam duygusal açıdan, fedakarlıkları ile belki içimizdeki münir özkul'a hitap ediyor olabilir, ama bunun dışında jander haddinden fazla, olmaması gerektiği kadar "iyi" ve "fedakar" ve hatta "cefakar" bir vampir, ki bu da onun potansiyel başarılı karakter olma yolunda önüne set koyuyor.
velhasıl kelam, bu benim görüşüm, benim fantazi edebiyatı ve dünyası algıma yönelik yorumumdur. aksini düşünebilirsiniz, ne de olsa zevkler ve renkler tartışılmaz =)