Ozan Akademisi
Edmon gözünü açtığında buradaydı.Ã?antası yanında idi.Ancak çantasında kılıcı yoktu.Edmon inanılmaz bir şekilde bunun bir rüya olduğunu anladı.Uyanayım dedi.Olmadı.Sonra kapıyı gördü.Bir şiir söylemesi gerektiğini anladı.Edmon sevdiğini aklına getirdi.Söylemeye koyuldu.Neyini çıkardı.Bir yandan da neyini üflüyordu.
şimdi burayı bilmesem de
Korku yok şu an içimde
Tek sen varsın kalbimde
Bilmiyorum neden hep aklım böyle
Ney notaları
Buradaki çınlamalar
Kulağımda ötüyor
Sesindeki notalar
Gönlümde yansıyor
Ney notaları
Gireceğim şimdi içeri
Yok içimde cesaretten gerisi
Sevda ile karışmış
Aşktan berisi
şimdi beklemeye koyuldu
şimdi burayı bilmesem de
Korku yok şu an içimde
Tek sen varsın kalbimde
Bilmiyorum neden hep aklım böyle
Ney notaları
Buradaki çınlamalar
Kulağımda ötüyor
Sesindeki notalar
Gönlümde yansıyor
Ney notaları
Gireceğim şimdi içeri
Yok içimde cesaretten gerisi
Sevda ile karışmış
Aşktan berisi
şimdi beklemeye koyuldu
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Hmmm diye bir ses duyuldu kapının arkasından... Sonra aniden başlayan alkış seslerini işitti Edmond...
Kapı ardına kadar açıldı. Ve boyunun yarısı kadar bir gnom dışarı çıktı. Güzeldi güzeldi aslında yani çok da güzeldi şarkın ziyaretçi. Seni çok kutlarım ben...
Başını hafifçe utanarak yana eğdi. Ben Yoruk... şey akademinin bekçisiyim. Hmmm akademide olduğunu biliyorsun değil mi? Burası ozanların eğitilmek için geldikleri yer... Kendilerini keşfedebilmek için... Ve ben tabii ki de bekçisiyim buranın da...
Eğer amacın burada öğrenci olmaksa ziyaretçi... Başlayalım hemen... İyisin çok iyisin... İlk defa ilk cesaret şarkısının bu kadar güzel olduğunu duydum.. Eğer yolda ilerlemek istersen büyük bir ozan olabilirsin..
Neyse işte öğrenci kararını söyle bakalım... İstersen önce oturabilirsin. dedi Yoruk Edmond un içeriyi görmesi için kapıyı daha da açarak.. Edmond Çok geniş bir salon gördü. Divanlardan yer miderlerine tahta han masalarına kraliyet koltuklarına kadar oturabileceği bir çok mekan vardı...
Yoruk içeriyi gösterip ziyaretçi evet evet işte otura istersen eğer... Sonra da örenci olmayı isteyip istemediğini söle bakalım... [/b]
Kapı ardına kadar açıldı. Ve boyunun yarısı kadar bir gnom dışarı çıktı. Güzeldi güzeldi aslında yani çok da güzeldi şarkın ziyaretçi. Seni çok kutlarım ben...
Başını hafifçe utanarak yana eğdi. Ben Yoruk... şey akademinin bekçisiyim. Hmmm akademide olduğunu biliyorsun değil mi? Burası ozanların eğitilmek için geldikleri yer... Kendilerini keşfedebilmek için... Ve ben tabii ki de bekçisiyim buranın da...
Eğer amacın burada öğrenci olmaksa ziyaretçi... Başlayalım hemen... İyisin çok iyisin... İlk defa ilk cesaret şarkısının bu kadar güzel olduğunu duydum.. Eğer yolda ilerlemek istersen büyük bir ozan olabilirsin..
Neyse işte öğrenci kararını söyle bakalım... İstersen önce oturabilirsin. dedi Yoruk Edmond un içeriyi görmesi için kapıyı daha da açarak.. Edmond Çok geniş bir salon gördü. Divanlardan yer miderlerine tahta han masalarına kraliyet koltuklarına kadar oturabileceği bir çok mekan vardı...
Yoruk içeriyi gösterip ziyaretçi evet evet işte otura istersen eğer... Sonra da örenci olmayı isteyip istemediğini söle bakalım... [/b]
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmon şaşırdı.*Nasıl yani burası bir akademi mi?* diye sordu.Sonra *Eğer öyleyse elbette öğrenci olmak isterim* dedi.İçeri geçti
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Seviyosun sen dedi Yoruk Edmon a dik dik bakarak Kısa konuşmayı seviyosun sen. Kısa ve öz konuşmak.
Güzel yeni öğrendin buranın bir akademi olduğunu ama örenci olcan.. İyi çok güzel madem istiyorsun olursun..
Bir yandan Edmonla beraber içeride ilerliyordu. Büyük salonun ucunda bir şöminenin karşısındaki iki koltuğa gelince durdu. Neden oturmuyosun buraya o zaman örenci...
Ã?renmeye bu kadar açık olman güzel.. Ne öreneceğini tam bilmesen de... Ama bunun ne önemi var ki di mi? Bu nasıl olsa rüya..
Bi çalgısı da vaaaaarrr. Vaov be... Aslan örenci gerçi bu da uzun ama iyi... diyerek Firble içeri girdi. Sonra itiraz edeceğini düşünüp Yoruk a döndü. şu var ki Yoruk benim örenci sessizce oturuyo.. ben öreteceğimi örettim ama sonra yapması gerekenleri yapmayı düşünmüyo sankii. Neyse işte... Yeni adama döndü. Elini tutup tekrar tekrar salladı. Ben Firble örenci adım bu işte Firble senle de tanıştık.. Yoruk a döndü.. Bu kaçıncı acaba? Üstelik hiç biri de bitirmedi di mi?
sağolun Konuşmanız için üstadım dedi Yoruk ama sanırım öğrenci de derse başlamayı ister di mi dedi göz ucuyla Edmon a bakarak.
Firble beklemeden Eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee tamam başlayalım ya iişte öleyse diye yüksek sesle haykırdı.
şey üstad Firble dedi Yoruk önce Üstad Palisdan eğitim verecek Edmon a.... Amaaaaaaaaaan dedi Firble neyse versin bari.. Zaten ikisi de elf di mi? işte.. Gerçi Palisdan yarımdı di mi diye ekledi gülerek.
NOT: Edmon arada yaptıklarını hissettiklerini ekleyebilirsin.. Ama asıl şimdi top Üstad Palisdan da... Akademinin en yeni üstadı
Güzel yeni öğrendin buranın bir akademi olduğunu ama örenci olcan.. İyi çok güzel madem istiyorsun olursun..
Bir yandan Edmonla beraber içeride ilerliyordu. Büyük salonun ucunda bir şöminenin karşısındaki iki koltuğa gelince durdu. Neden oturmuyosun buraya o zaman örenci...
Ã?renmeye bu kadar açık olman güzel.. Ne öreneceğini tam bilmesen de... Ama bunun ne önemi var ki di mi? Bu nasıl olsa rüya..
Bi çalgısı da vaaaaarrr. Vaov be... Aslan örenci gerçi bu da uzun ama iyi... diyerek Firble içeri girdi. Sonra itiraz edeceğini düşünüp Yoruk a döndü. şu var ki Yoruk benim örenci sessizce oturuyo.. ben öreteceğimi örettim ama sonra yapması gerekenleri yapmayı düşünmüyo sankii. Neyse işte... Yeni adama döndü. Elini tutup tekrar tekrar salladı. Ben Firble örenci adım bu işte Firble senle de tanıştık.. Yoruk a döndü.. Bu kaçıncı acaba? Üstelik hiç biri de bitirmedi di mi?
sağolun Konuşmanız için üstadım dedi Yoruk ama sanırım öğrenci de derse başlamayı ister di mi dedi göz ucuyla Edmon a bakarak.
Firble beklemeden Eeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee tamam başlayalım ya iişte öleyse diye yüksek sesle haykırdı.
şey üstad Firble dedi Yoruk önce Üstad Palisdan eğitim verecek Edmon a.... Amaaaaaaaaaan dedi Firble neyse versin bari.. Zaten ikisi de elf di mi? işte.. Gerçi Palisdan yarımdı di mi diye ekledi gülerek.
NOT: Edmon arada yaptıklarını hissettiklerini ekleyebilirsin.. Ama asıl şimdi top Üstad Palisdan da... Akademinin en yeni üstadı
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmon düşündü.Rüya da mıydı yoksa gerçekte mi?Eğer rüyada olsa idi her şeyi kendisi yapabilirdi.Gerçekte olsa idi anlardı.O zaman anladı başka bir alemde idi
Edmon atıldı.Pekala üstad derse başlayabiliriz.Anladığım kadarıyla ki pek bişey anlayamadım dedi gülerek burada bir nevi Ozan'lık dersi veriyorsunuz.Sonra derse nasıl başlayacağız dedi.Sonra tekrar üstad denilen Firble'a döndü.Peki ya nasıl Ozan olacağım.Bildiğim kadarıyla Ozan olmak için önce bir yetenek lazım dedi.Sonra bende bu yeteneğin olup olmadığını biliyor musunuz ki? dedi.Edmon şaşırdı.Ustam da benim gibi bir Half-Elf mi olacak dedi.şaşırmalı mı sevinmeli mi bilmiyordu.İşin güzel tarafı sonunda bir işe yarayacak bir işe giriyordu.İşin kötü tarafı bu gerçek dünya değildi.Belki gerçek dünya idi.Ama Ã?bür Dünya'dan farklı idi.Derse başlıyor muyuz diye sordu usulca
Edmon atıldı.Pekala üstad derse başlayabiliriz.Anladığım kadarıyla ki pek bişey anlayamadım dedi gülerek burada bir nevi Ozan'lık dersi veriyorsunuz.Sonra derse nasıl başlayacağız dedi.Sonra tekrar üstad denilen Firble'a döndü.Peki ya nasıl Ozan olacağım.Bildiğim kadarıyla Ozan olmak için önce bir yetenek lazım dedi.Sonra bende bu yeteneğin olup olmadığını biliyor musunuz ki? dedi.Edmon şaşırdı.Ustam da benim gibi bir Half-Elf mi olacak dedi.şaşırmalı mı sevinmeli mi bilmiyordu.İşin güzel tarafı sonunda bir işe yarayacak bir işe giriyordu.İşin kötü tarafı bu gerçek dünya değildi.Belki gerçek dünya idi.Ama Ã?bür Dünya'dan farklı idi.Derse başlıyor muyuz diye sordu usulca
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
*Palisdan
Firble daha gülmesini bitirmemişti ki çeri şık giyinimli bir adam girdi. Bir elf gibi görünüyrdu. Zarif kibar... Fakat biraz daha dikkatli bakıldığında elf olmadığı anlaşılabilirdi. Belki de sadece elf olan birinin sahip olamayacağı bir espri anlayışına sahipti. Kapıdan içeri girerken manalı bir gülümseme vardı.
"Söylediklerinizi duydum üstad Firble"dedi Firble'a gülüşünde eşlik ederek. Hadi ben neyse amayarımlar öyle çağırılmaktan hoşlanmazlar." Elini yeni gelen öğrencinin omzuna koydu "Ã?yle değil mi dostum" dedi gülümseyerek.
Aaaah kendimi takdim etmeme izin ver. Ben ozan Palisdan Üstad Firble ve Üstad Galadlirim gibi akademinin eğitmenlerindenim. Tokalaşmak için elini uzattı ve ardından devam etti.
Dilersen bir an önce başlayalım. Müzik beklemez değil mi? Dilersen bir yürüyüş yapıp biraz sohbet edelim. dedi sağ koluyla öğrenciyi dışarıya davet ederek.
Ã?ğrenci çıktıktan sonra. Kapıdan içeri doğru bir referans yaptı bir gülümseme eşliğinde.
İyi günler dilerim dostlarım
Ã?ğrencinin yanında yerini alarak bahçede beraber yürümeye başladı. Palisdan burayı seviyordu. Güller, goncalar, laleler... Güzelliklere her zaman saygı duymuştu. Aslına bakılırsa o bütün güzelliklere aşıktı.
Umalım ki bir gün sadece bir yarımızla hitap etmemeyi öğrenirler... iki yarım aslında bir bütün eder değil mi? Dedi göz kırparak. Yaşamayan bilmez hele bunu söyleyen neşeli bir gnomsa hiç kızamıyor insan, ya da elf herneyse işte canım... Neşeli bir kahkaha geldi sözlerinin ardından. Yİne de konuyu değiştirmek ister gibiydi. Yüzündeki ifade ciddileşti:
Cesaret sınavını duydum söylemem gerekir ki gerçekten etkileyiciydi. İlk sınavda öğrencilerden cesaretten başka birşey beklemeyiz. Adı bu yüzden cesaret sınavı zaten. Fakat sınavında cesaretten fazlası vardı. Duygularını ben de hissedebildim diyebilirim. Zaten burada yapmaya çalıştığımız da bu. Hayat bir hisseteme serüvenidir, birçok duyguyu tatma... Sanat ise duyguları hissettirmenin bir anahtarı. Müzikle, şiir ise bizim silahlarımız
Palisdan pembe güllerin önünde durdu.
Biz ozanlar ise dostum, duyguların sözcüleriyiz. Ama birşeyi anlatmak için bilmeliyiz, bilmek içinse yaşamalıyız. Bizi diğerlerinden daha farklı kılanın yetenek olduğunu söylerler ben pek katılmıyorum. Biz sadece duyguları daha yoğun yaşıyoruz. Ruhumuz bununla besleniyor. Geriye bir tek onları anlatmak kalıyor.
Belki en kolayı... belki de aslında en zoru. Kendini anlatmak... İçinden geçen duyguları sözlere, notalara dönüştürmek. İlk sınavın için senden isteyeceğim bu dostum. Kendi hislerini anlatacaksın.
Bir gülü koparmadan parmağıyla okşadı ve tekrar Edmonda döndü gülümseyerek.
Ona ne kadar güzel olduğunu anlatacaksın. Aslında onu ne kadar sevdiğini. Aşkını anlatacaksın...
Sözlerini yeni öğrencinin gözlerine dikmişti. Sanki gözlerinden ne düşündüğünü biliyordu. Belki daha fazlasını. Zaten bu bir rüya değil miydi? herşey olabilirdi...
Biliyorum biraz zor olacak ama cesaretini ispatladın değil mi? Bunu herkes yapamaz seni temenni ederim. Ayrıca zaten bir rüyadasın. Ama unutma bir gün gerçek olabilecek bir rüya...
İltiraf et de ruhun rahatlasın
Güçlü ol da cesaretin kaçmasın
İyi anlat da iyice bilsin anlasın
Sevgi için, şiir için aşk için,
şarkım bitsin artık sınav başlasın..
Ve Edmond kendisini onun karşısında buldu. İşte sevgili elf prensesi... Birşeyler söylemesini bekler gibiydi kaşlarını çatmış ona bakıyordu. Evet bir iltirafı dinlemek istiyordu. O anda Edmond hatırladı bu bir sınavdı, bir rüyaydı...
ama bir gün gerçek olabilecek bir rüya...
Firble daha gülmesini bitirmemişti ki çeri şık giyinimli bir adam girdi. Bir elf gibi görünüyrdu. Zarif kibar... Fakat biraz daha dikkatli bakıldığında elf olmadığı anlaşılabilirdi. Belki de sadece elf olan birinin sahip olamayacağı bir espri anlayışına sahipti. Kapıdan içeri girerken manalı bir gülümseme vardı.
"Söylediklerinizi duydum üstad Firble"dedi Firble'a gülüşünde eşlik ederek. Hadi ben neyse amayarımlar öyle çağırılmaktan hoşlanmazlar." Elini yeni gelen öğrencinin omzuna koydu "Ã?yle değil mi dostum" dedi gülümseyerek.
Aaaah kendimi takdim etmeme izin ver. Ben ozan Palisdan Üstad Firble ve Üstad Galadlirim gibi akademinin eğitmenlerindenim. Tokalaşmak için elini uzattı ve ardından devam etti.
Dilersen bir an önce başlayalım. Müzik beklemez değil mi? Dilersen bir yürüyüş yapıp biraz sohbet edelim. dedi sağ koluyla öğrenciyi dışarıya davet ederek.
Ã?ğrenci çıktıktan sonra. Kapıdan içeri doğru bir referans yaptı bir gülümseme eşliğinde.
İyi günler dilerim dostlarım
Ã?ğrencinin yanında yerini alarak bahçede beraber yürümeye başladı. Palisdan burayı seviyordu. Güller, goncalar, laleler... Güzelliklere her zaman saygı duymuştu. Aslına bakılırsa o bütün güzelliklere aşıktı.
Umalım ki bir gün sadece bir yarımızla hitap etmemeyi öğrenirler... iki yarım aslında bir bütün eder değil mi? Dedi göz kırparak. Yaşamayan bilmez hele bunu söyleyen neşeli bir gnomsa hiç kızamıyor insan, ya da elf herneyse işte canım... Neşeli bir kahkaha geldi sözlerinin ardından. Yİne de konuyu değiştirmek ister gibiydi. Yüzündeki ifade ciddileşti:
Cesaret sınavını duydum söylemem gerekir ki gerçekten etkileyiciydi. İlk sınavda öğrencilerden cesaretten başka birşey beklemeyiz. Adı bu yüzden cesaret sınavı zaten. Fakat sınavında cesaretten fazlası vardı. Duygularını ben de hissedebildim diyebilirim. Zaten burada yapmaya çalıştığımız da bu. Hayat bir hisseteme serüvenidir, birçok duyguyu tatma... Sanat ise duyguları hissettirmenin bir anahtarı. Müzikle, şiir ise bizim silahlarımız
Palisdan pembe güllerin önünde durdu.
Biz ozanlar ise dostum, duyguların sözcüleriyiz. Ama birşeyi anlatmak için bilmeliyiz, bilmek içinse yaşamalıyız. Bizi diğerlerinden daha farklı kılanın yetenek olduğunu söylerler ben pek katılmıyorum. Biz sadece duyguları daha yoğun yaşıyoruz. Ruhumuz bununla besleniyor. Geriye bir tek onları anlatmak kalıyor.
Belki en kolayı... belki de aslında en zoru. Kendini anlatmak... İçinden geçen duyguları sözlere, notalara dönüştürmek. İlk sınavın için senden isteyeceğim bu dostum. Kendi hislerini anlatacaksın.
Bir gülü koparmadan parmağıyla okşadı ve tekrar Edmonda döndü gülümseyerek.
Ona ne kadar güzel olduğunu anlatacaksın. Aslında onu ne kadar sevdiğini. Aşkını anlatacaksın...
Sözlerini yeni öğrencinin gözlerine dikmişti. Sanki gözlerinden ne düşündüğünü biliyordu. Belki daha fazlasını. Zaten bu bir rüya değil miydi? herşey olabilirdi...
Biliyorum biraz zor olacak ama cesaretini ispatladın değil mi? Bunu herkes yapamaz seni temenni ederim. Ayrıca zaten bir rüyadasın. Ama unutma bir gün gerçek olabilecek bir rüya...
İltiraf et de ruhun rahatlasın
Güçlü ol da cesaretin kaçmasın
İyi anlat da iyice bilsin anlasın
Sevgi için, şiir için aşk için,
şarkım bitsin artık sınav başlasın..
Ve Edmond kendisini onun karşısında buldu. İşte sevgili elf prensesi... Birşeyler söylemesini bekler gibiydi kaşlarını çatmış ona bakıyordu. Evet bir iltirafı dinlemek istiyordu. O anda Edmond hatırladı bu bir sınavdı, bir rüyaydı...
ama bir gün gerçek olabilecek bir rüya...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Edmon içeriye gelen kişiyi dikkatlice südükten sonra onunda kendi gibi olduğunu anladı.O da bir half-elf idi.Konuşması etkileyici idi.En azından neşeli idi.Sonra elini Edmond'un üzerine koyması Edmond'u daha şaşırttı.Hemde sevindirdi.Ã?ünkü cana yakın birisi idi.Sohbet teklifine karşı koyamadı Edmond.Dışarı çıktıklarında muhteşem bir yerde olduğunu anladı.Edmon üstad'ın kendisi övmesi üzerine etkilendi.Oysa o sadece içinden gelenleri aktarmıştı.Bu kadar övgüyü hakedecek birşey değildi bu!
Üstad'ın sözlerini dikkatlice dinleyen Edmond sonunda görevini anladı.Gerçekleri söylemek...
Aşkını anlatmak mı.Bu Edmond'un görünüşünde dahi belli olan bir şey idi.şimdi tek yapması gereken sadece bunları sözlere dökmekti.
Edmond konuşmaya başladı.
Ben onu seviyorum
O beni sevmese de
Ben onun için ölürüm
O beni reddetsede
Onu ilk gördüğümde
Sıradan biri sandım
Aşkımı anladığımda
Acıdan çok yandım
Sevgim ileri benim
Oysa anlamıyor sevdiğim
Beni hiç tanımıyor
Gönül eğlendirdiğimi sanıyor
Kavga ettik bir dost ile
Gitti yalan söyledi sevdiğime
Sevmiyor Edmond seni
Dalga geçiyor seninle
Sevdiğim buna inandı.
Geldi bir tokat attı
Lanet olsun düşmanlığa
Ve de böyle dostlara
Edmond düşüncelerini anlatmamıştı.O resmen hayatını anlatmıştı.Ancak bunun karşısındakinin üstad olması ile alakası yoktu.O herkese söyleyebilrdi bunları.Bunlar onun sırrı değildi
Üstad'ın sözlerini dikkatlice dinleyen Edmond sonunda görevini anladı.Gerçekleri söylemek...
Aşkını anlatmak mı.Bu Edmond'un görünüşünde dahi belli olan bir şey idi.şimdi tek yapması gereken sadece bunları sözlere dökmekti.
Edmond konuşmaya başladı.
Ben onu seviyorum
O beni sevmese de
Ben onun için ölürüm
O beni reddetsede
Onu ilk gördüğümde
Sıradan biri sandım
Aşkımı anladığımda
Acıdan çok yandım
Sevgim ileri benim
Oysa anlamıyor sevdiğim
Beni hiç tanımıyor
Gönül eğlendirdiğimi sanıyor
Kavga ettik bir dost ile
Gitti yalan söyledi sevdiğime
Sevmiyor Edmond seni
Dalga geçiyor seninle
Sevdiğim buna inandı.
Geldi bir tokat attı
Lanet olsun düşmanlığa
Ve de böyle dostlara
Edmond düşüncelerini anlatmamıştı.O resmen hayatını anlatmıştı.Ancak bunun karşısındakinin üstad olması ile alakası yoktu.O herkese söyleyebilrdi bunları.Bunlar onun sırrı değildi
Süzülmüş beyinler sanki cam fanusta
Durma noktasında kalp,atardamarında
Gurur,saygı var bizim gibilerde
Kansızsız olum bak,büyün çok olsada
Seni toprak kabullenmez,almalı betona katmalı
Yakmalı heryerini savurmalı
İti kopuk soysuzlar zengin oldu bir anda
Kara para curcuna hepsi onlarda
şarlatan,soytarılar sizi
ancar ancak o kapıyı takageronun sesii
Ruhu sanji şeytana temsil eder gibiydi yorumsuz kaldı bu bedende
Durma noktasında kalp,atardamarında
Gurur,saygı var bizim gibilerde
Kansızsız olum bak,büyün çok olsada
Seni toprak kabullenmez,almalı betona katmalı
Yakmalı heryerini savurmalı
İti kopuk soysuzlar zengin oldu bir anda
Kara para curcuna hepsi onlarda
şarlatan,soytarılar sizi
ancar ancak o kapıyı takageronun sesii
Ruhu sanji şeytana temsil eder gibiydi yorumsuz kaldı bu bedende
*Palisdan
Edmond şiirini bitirdiğinde herşeyin yine normale döndüğünü farketti. En azından artık yarı-elf ozanın karşısındaydı.
Bu güzel bir şiir Edmond aslında senden beklediğimi yaptın... yani en azından bir kısmını. Kendini anlattın. Fakat bir ozan belli bir konuda da şiir yazabilmeli. Farklı konularda da olsa hala kendini anlatabilir.
Biraz daha yoğunlaşman gerek. Gözlerini kapat ve düşün dostum. Onu düşün sevginin hasretinin içinde canlanmasına izin ver. Sonra duygularını dilinin ucundan serbest bırak... Aslında bu kadar kolay. Sadece öğrenmek gerek.Biraz zaman alabilir belki ama korkma. Zamanımız var değil mi?
İstediğin zaman deneyebilirsin sadece hazır olduğunda bana söyle istersen sonra istersen hemen şimdi. Tek bir duyguya odaklanmanı istiyorum senden. Hissettiklerini ona da hissettirmeni.
Hah... büyücüler büyüyü sihirli sözcüklerde ararlar. Ve o garip malzemelerde. Doğru kullanıldığında her sözcük sihirlidir. Birisinin kalbini elde etmek için bir şiir bütün sihirlerden daha kuvvetli olabilir. Sen de artık bir ozansın bu güç sana da bahşedilmiş. Kullan onu...
Dediğim gibi istediğin zaman denemekte özgürsün Edmond.
Edmond şiirini bitirdiğinde herşeyin yine normale döndüğünü farketti. En azından artık yarı-elf ozanın karşısındaydı.
Bu güzel bir şiir Edmond aslında senden beklediğimi yaptın... yani en azından bir kısmını. Kendini anlattın. Fakat bir ozan belli bir konuda da şiir yazabilmeli. Farklı konularda da olsa hala kendini anlatabilir.
Biraz daha yoğunlaşman gerek. Gözlerini kapat ve düşün dostum. Onu düşün sevginin hasretinin içinde canlanmasına izin ver. Sonra duygularını dilinin ucundan serbest bırak... Aslında bu kadar kolay. Sadece öğrenmek gerek.Biraz zaman alabilir belki ama korkma. Zamanımız var değil mi?
İstediğin zaman deneyebilirsin sadece hazır olduğunda bana söyle istersen sonra istersen hemen şimdi. Tek bir duyguya odaklanmanı istiyorum senden. Hissettiklerini ona da hissettirmeni.
Hah... büyücüler büyüyü sihirli sözcüklerde ararlar. Ve o garip malzemelerde. Doğru kullanıldığında her sözcük sihirlidir. Birisinin kalbini elde etmek için bir şiir bütün sihirlerden daha kuvvetli olabilir. Sen de artık bir ozansın bu güç sana da bahşedilmiş. Kullan onu...
Dediğim gibi istediğin zaman denemekte özgürsün Edmond.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Edmond tamam dedi.Anlatacaktı neler hissettiğini
Onu görmemek ölmek demek
Görmekse dirilmek
Benim için en zor şey
Aşkımı ilan etmek
Düşünüyorum şu an
Ya öldürülürse biri tarafından
Gerçi bir lütüf ölüm Tanrı'dan
Ayrılıksa ceza bana ondan
Ölüm ölümü düşündüm
Nedir ki, sadece ölüm
Ölüm rüya'dan uyanma
Ama bana her zaman ceza
Lütüf verdi Tanrı bana
Sevdirdi seni bana
Ancak ayırdı seni benden
Seviyorum ben ezelden
Aşığım deli gibi sana
Gördüğümde yıkılıyor tüm Dünya
Titriyor ellerim doyasıya
Duruyor kalbim atmıyor bir daha
Aşkımdan ölmüşüm
Deli gibi yanmışım
Ateşlere atlamışım
Ama aşk yüzünden yanmışım
Sevdiğimden uzaklaştım
Görmemek üzere ayrıldım
Biliyorum görmeyeceğimi
Hasretinden öleceğimi
Edmon sonunda şiiri söylemişti.Üstad'ın ne dyeceğini merak ediyordu
Onu görmemek ölmek demek
Görmekse dirilmek
Benim için en zor şey
Aşkımı ilan etmek
Düşünüyorum şu an
Ya öldürülürse biri tarafından
Gerçi bir lütüf ölüm Tanrı'dan
Ayrılıksa ceza bana ondan
Ölüm ölümü düşündüm
Nedir ki, sadece ölüm
Ölüm rüya'dan uyanma
Ama bana her zaman ceza
Lütüf verdi Tanrı bana
Sevdirdi seni bana
Ancak ayırdı seni benden
Seviyorum ben ezelden
Aşığım deli gibi sana
Gördüğümde yıkılıyor tüm Dünya
Titriyor ellerim doyasıya
Duruyor kalbim atmıyor bir daha
Aşkımdan ölmüşüm
Deli gibi yanmışım
Ateşlere atlamışım
Ama aşk yüzünden yanmışım
Sevdiğimden uzaklaştım
Görmemek üzere ayrıldım
Biliyorum görmeyeceğimi
Hasretinden öleceğimi
Edmon sonunda şiiri söylemişti.Üstad'ın ne dyeceğini merak ediyordu
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Edmond bu sefer şarkısını bitirdiğinde karşısında Palisdanı görmemişti. Karşılaştığı şey günya üzerindeki birçok şeye değebilirdi. Gördüğü artık sert ve sorgulayan gözlerle bakmayan güzel bir elf yüzüydü. Belki biraz şaşkınlık ama sevgi... İşte başarmıştı. Sevgi tohumları kalbe ekilmişti.
Fakat Edmond hatırladı. Bu bir rüyaydı... Bu bir an karamsarlığa kapılmasına neden oldu fakat aklında üstadın sesleri birkez daha yankılandı:
Ama unutma bir gün gerçek olabilecek bir rüya...
İşte bu kalbine yeniden umudu alevlendirmeye yeterdi. Bir kez başarmıştı. birkez daha neden olmasın?
Tekrar karşısında Palisdanı gördü. Tekrar gülümsüyordu.
İşte bunlar gerçekten kalbe dokunan sözlerid dostum. Tecrübelerime dayanarak konuşuyorum pekçok kişi bunlara karşı duramaz.
Onunla karşılaşınca hazır olacaksın.
Haa unutmadan. Tebrik ederim. ilk sınavı geçtin...
Fakat Edmond hatırladı. Bu bir rüyaydı... Bu bir an karamsarlığa kapılmasına neden oldu fakat aklında üstadın sesleri birkez daha yankılandı:
Ama unutma bir gün gerçek olabilecek bir rüya...
İşte bu kalbine yeniden umudu alevlendirmeye yeterdi. Bir kez başarmıştı. birkez daha neden olmasın?
Tekrar karşısında Palisdanı gördü. Tekrar gülümsüyordu.
İşte bunlar gerçekten kalbe dokunan sözlerid dostum. Tecrübelerime dayanarak konuşuyorum pekçok kişi bunlara karşı duramaz.
Onunla karşılaşınca hazır olacaksın.
Haa unutmadan. Tebrik ederim. ilk sınavı geçtin...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
** Bu bölüm Takagero ile ilgili.. Eğer RP yapmak istiyorsa karakterinin ismini belirtirse olası karışıklıklar daha doğru engellenebilir di mi ama?
Yoruk yeni geleni bir süzdü...
İlk şarkı için çok garip bir şarkı olduğunu sanırım itiraf edcem ziyaretçi. Garip bi de ilk girenler etrafına felan da bakarlar sen direk şarkını söleyerek girdin demek ki hakkaten de vay be... Neyse iişte biliyo gibisin burası bi ozan akademisi.. Sen uyuyosun şu anda rüya görüyosun.. Yani rüyanda görüyosun burayı. Bilmiyom sana hiç sen anca rüyanda görürsün ozanlığı demişler miydi?
Kendi yaptığı şakaya gülmeden konuşmaya devam etti Yoruk... Eeee neyse işte kardeş hoş geldin buraya akademiye kapıyı açıp içeriyi gösterdi ziyaretçiye.
Sonra beraber içeri girdiler.. Sert rahatsız görünümlü taburelere oturdular. şimdi ziyaretçi eğer burada öğrenci olmak istiyorsan ozanlık yolunda sana akademinin üstadlarının rehberlik etmesini istiyonsa sanırım başlayabiliriz. Ama istersen dinlenebilirsin de...
Yoruk yeni geleni bir süzdü...
İlk şarkı için çok garip bir şarkı olduğunu sanırım itiraf edcem ziyaretçi. Garip bi de ilk girenler etrafına felan da bakarlar sen direk şarkını söleyerek girdin demek ki hakkaten de vay be... Neyse iişte biliyo gibisin burası bi ozan akademisi.. Sen uyuyosun şu anda rüya görüyosun.. Yani rüyanda görüyosun burayı. Bilmiyom sana hiç sen anca rüyanda görürsün ozanlığı demişler miydi?
Kendi yaptığı şakaya gülmeden konuşmaya devam etti Yoruk... Eeee neyse işte kardeş hoş geldin buraya akademiye kapıyı açıp içeriyi gösterdi ziyaretçiye.
Sonra beraber içeri girdiler.. Sert rahatsız görünümlü taburelere oturdular. şimdi ziyaretçi eğer burada öğrenci olmak istiyorsan ozanlık yolunda sana akademinin üstadlarının rehberlik etmesini istiyonsa sanırım başlayabiliriz. Ama istersen dinlenebilirsin de...
Last edited by Firble on Mon Jul 10, 2006 7:38 am, edited 1 time in total.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmon Elbette başlamak istiyorum.Özellikle de bu kadar ilerlemişken dedi.Ã?ünkü bir kez yapmıştı.Bu kadar ilerlemişti.Onu birkez daha görmek için devam etmeye karar verdi
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Güzeeeel diye bir ses duydu Edmon arkada... Döndüğünde sanki bir anda arkada belirmiş olan Yoruk u gördü. Üstadımın da dediği gibi şiiriniz güzeldi öğrenci Edmon. Dorusu üstad Palisdan bayanları etkilemeyi iyi başarır aslını sorarsan. diye ekledi gülümseyerek onun onayını aldısan o zaman senin durumun da fena değildir.
Neyse örenci ben kızlardan pek anlamam ama şiirin güzeldi. İlk adımı sağlam attın dorusu şimdi ikinciyi atcan.
Ben deeeee senin üstaaadııın olcam işteeee diye bir ses duydu arkadan.. Akademinin üstad olan öbür gnomu Firble de belirmişti arkada...
Edmon kardeş... man işte örenci Edmon... İyiydin yahuu öncekinde dorusu... Seni kutlarım ve çoook da tebrik ederim. Ozanlıın ilk aşaması kednini anlama ve anlatmadır sanrım... Tabii onu aşamaya bölmeye çalışırsa birimiz...
Ama bu akademide de aşamaya bölmeden olmuyodu naapalım işte diye ekledi gönülsüzce.
şimdi örenci bir ilerisini örenmen gerek... İkinci adım yolda ki ikinci durak. Hııımmm bu duraın ismini sanaaaa sölemeycem işte... Nassı olsa sen bulursun ismini di mi ama yahuuu...
Neyse işte dur bakalımmm.
Son kelime söylendiğinde Palisdan ve Yoruk kaybolmuştu. Edmon ve Firble de oradaydı. Orası ise... Edmon bir çevresine bakınca inanamadı. Orası o mekandı. Onun aşkını ilan ettiği mekan...
Gnom Edmon a bakıp gülümsedi... şeeey işte ben Palisdan kadar... Nassı diyosunuz düşünceli olamadım da... Neyse işte hadi bakalım...
Kendi üzerine baktığında ise Edmon muhtemelen ikinci şaşkınlığı geçirecekti. Ã?ünkü üzerinde kadın giysileri olduğunu hissetti. Ellerine ve yüzüne dikkatli baktığında ise anladı. O bir kadına döünüşmüştü. Hatta elf kadınına dönüşmüştü...
İlk şaşkınlığı üzerinden atınca çok farklı hissettiğini fark edecekti. Sanki tüm doğa onun bağrından çıkmış gibiydi. Sonra çevredeki erkeklerin ona bakışını imrenmesini hissetti.Başka kadınların düşmanca bakışlarını. Kendini yıllarca öğrenilmiş güçsüzlükle savunmasız hissetti. Sonra bunu nasıl aşacağını kendini tekrar nasıl cesur hale getirebileceğini buldu... Bu garip hislere daha yeni alışmıştı ki üstadının sesini işitti.
şimdi örencim eveet biraz garipsemiş olabilirsin de belki bu bedenini amaaan neyse işte bunu garip bi şaka gibi düşün. Ã?te yandan asşık olduğun kadının hislerini anlayabilmek bi aşık için de değerlidir di mi? Bi kadının hislerini anlayabilmek de öle... Tabii bunun için onların bedenine giremezsin ya da onların yaptıını yapamazsın... Önemli olan bunu yapmadan anlamaktır onların hislerini... Sadece kadınların değil hislerini anlamak istediğin her insan için bu geçerli...
Ama işte bu defalık mızıkçılık yaptık.. Bu son mızıkçılığımız işteeee... Neyse şunu diycem sana aşık olduğun insana hislerini anlatmak zordur yıllardır onlarca ozan bunun için bir sürü şiir denedi... Ama sana aşık olana cevap vermek. Bak sana şunu diyim bunu yapabilen çok daha az.
şimdi sen bunu yapcan işte hislerini anlatcan aşığına anlatcan yaniii kime Edmon a. Ã?nce ama hislerini yaşaman lazım di mi?
Firble bir an sonra kayboldu. Kadın kendisini izleyen erkeklerden birinin yaklaştığını gördü. Adam bir an kararsız kaldı sonra anlatmaya başladı satırlar onun aşkının ne kadar saf ve duru olduğunu anlatıyordu.
Sonra kadın hissetti. adama duyduğu sevgiyi hissediyordu. Ama hissediyordu kadın o adamın kendisinde bir tanrıçayı gördüğünü hissediyordu. Oysa o öyle değildi. O mükemmel değildi. Ve yine biliyordu adam kendisini tanıyınca bir defa hayal kırıklığına uğrayacaktı. Bunu hissediyordu. Bir tanrıça gibi görünmek hoşuna gidiyordu belki de bu da bu adamı hayal kırıklığına uğratmak istememesinin başka bir nedeniydi.
Ama bir anda yine adamın yaşadığı tereddütü anladı. Kadın adama eğer neler hissettiğini anlatmazsa o adam asla bilmeyecekti. Soğuk bir reddediş ya da kaçma o ona tapan ilk adamı hayatı boyunca kayıp biri olması demekti. Kadın bunu istemiyordu. Adama anlatması gerektiğini hissetti tüm hislerini anlatmalıydı. Ama öyle anlatmalıydı ki adam kırılmamalı yalnızca onu anlamalıydı. Sözcüklerini ustalıkla dokumalıydı bir ozan gibi...
İçinden bir ses duydu kadın.. Bunu birisi mi söylemişti yoksa kendisi mi düşünmüştü acaba... Ses şöyle diyordu. Bu ikinci sınavın Edmon ya da eitimin. Kolay gelsin baklım...
Tekrar kendine geldiğinde adam karşısındaydı. Söylenmesi gerekenleri söylemeliydi.
Neyse örenci ben kızlardan pek anlamam ama şiirin güzeldi. İlk adımı sağlam attın dorusu şimdi ikinciyi atcan.
Ben deeeee senin üstaaadııın olcam işteeee diye bir ses duydu arkadan.. Akademinin üstad olan öbür gnomu Firble de belirmişti arkada...
Edmon kardeş... man işte örenci Edmon... İyiydin yahuu öncekinde dorusu... Seni kutlarım ve çoook da tebrik ederim. Ozanlıın ilk aşaması kednini anlama ve anlatmadır sanrım... Tabii onu aşamaya bölmeye çalışırsa birimiz...
Ama bu akademide de aşamaya bölmeden olmuyodu naapalım işte diye ekledi gönülsüzce.
şimdi örenci bir ilerisini örenmen gerek... İkinci adım yolda ki ikinci durak. Hııımmm bu duraın ismini sanaaaa sölemeycem işte... Nassı olsa sen bulursun ismini di mi ama yahuuu...
Neyse işte dur bakalımmm.
Son kelime söylendiğinde Palisdan ve Yoruk kaybolmuştu. Edmon ve Firble de oradaydı. Orası ise... Edmon bir çevresine bakınca inanamadı. Orası o mekandı. Onun aşkını ilan ettiği mekan...
Gnom Edmon a bakıp gülümsedi... şeeey işte ben Palisdan kadar... Nassı diyosunuz düşünceli olamadım da... Neyse işte hadi bakalım...
Kendi üzerine baktığında ise Edmon muhtemelen ikinci şaşkınlığı geçirecekti. Ã?ünkü üzerinde kadın giysileri olduğunu hissetti. Ellerine ve yüzüne dikkatli baktığında ise anladı. O bir kadına döünüşmüştü. Hatta elf kadınına dönüşmüştü...
İlk şaşkınlığı üzerinden atınca çok farklı hissettiğini fark edecekti. Sanki tüm doğa onun bağrından çıkmış gibiydi. Sonra çevredeki erkeklerin ona bakışını imrenmesini hissetti.Başka kadınların düşmanca bakışlarını. Kendini yıllarca öğrenilmiş güçsüzlükle savunmasız hissetti. Sonra bunu nasıl aşacağını kendini tekrar nasıl cesur hale getirebileceğini buldu... Bu garip hislere daha yeni alışmıştı ki üstadının sesini işitti.
şimdi örencim eveet biraz garipsemiş olabilirsin de belki bu bedenini amaaan neyse işte bunu garip bi şaka gibi düşün. Ã?te yandan asşık olduğun kadının hislerini anlayabilmek bi aşık için de değerlidir di mi? Bi kadının hislerini anlayabilmek de öle... Tabii bunun için onların bedenine giremezsin ya da onların yaptıını yapamazsın... Önemli olan bunu yapmadan anlamaktır onların hislerini... Sadece kadınların değil hislerini anlamak istediğin her insan için bu geçerli...
Ama işte bu defalık mızıkçılık yaptık.. Bu son mızıkçılığımız işteeee... Neyse şunu diycem sana aşık olduğun insana hislerini anlatmak zordur yıllardır onlarca ozan bunun için bir sürü şiir denedi... Ama sana aşık olana cevap vermek. Bak sana şunu diyim bunu yapabilen çok daha az.
şimdi sen bunu yapcan işte hislerini anlatcan aşığına anlatcan yaniii kime Edmon a. Ã?nce ama hislerini yaşaman lazım di mi?
Firble bir an sonra kayboldu. Kadın kendisini izleyen erkeklerden birinin yaklaştığını gördü. Adam bir an kararsız kaldı sonra anlatmaya başladı satırlar onun aşkının ne kadar saf ve duru olduğunu anlatıyordu.
Sonra kadın hissetti. adama duyduğu sevgiyi hissediyordu. Ama hissediyordu kadın o adamın kendisinde bir tanrıçayı gördüğünü hissediyordu. Oysa o öyle değildi. O mükemmel değildi. Ve yine biliyordu adam kendisini tanıyınca bir defa hayal kırıklığına uğrayacaktı. Bunu hissediyordu. Bir tanrıça gibi görünmek hoşuna gidiyordu belki de bu da bu adamı hayal kırıklığına uğratmak istememesinin başka bir nedeniydi.
Ama bir anda yine adamın yaşadığı tereddütü anladı. Kadın adama eğer neler hissettiğini anlatmazsa o adam asla bilmeyecekti. Soğuk bir reddediş ya da kaçma o ona tapan ilk adamı hayatı boyunca kayıp biri olması demekti. Kadın bunu istemiyordu. Adama anlatması gerektiğini hissetti tüm hislerini anlatmalıydı. Ama öyle anlatmalıydı ki adam kırılmamalı yalnızca onu anlamalıydı. Sözcüklerini ustalıkla dokumalıydı bir ozan gibi...
İçinden bir ses duydu kadın.. Bunu birisi mi söylemişti yoksa kendisi mi düşünmüştü acaba... Ses şöyle diyordu. Bu ikinci sınavın Edmon ya da eitimin. Kolay gelsin baklım...
Tekrar kendine geldiğinde adam karşısındaydı. Söylenmesi gerekenleri söylemeliydi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Edmond inanılmaz derecede şaşırmıştı.Düşündü.Bu nasıl olsa bir rüya idi.şimdi sevdiği kızın kendisini sevdiğini hissediyordu.Ancak daha zor bir şey vardı.Kendisine ilan edecekti aşkını.Sözler Edmond'un istediği gibi değilde sanki sevdiğinin istediği gibi akıyordu.
Yeni anladım seni sevdiğimi
Bilmiyordum beni sevdiğini
İnandım senin dostuna
Güvendim senden başkasına
Titriyorum seni görünce
Ölüyorum görmeyince
Görmek bir ölümse
Görmemek bir işkence
Dostunun söylediği yalanmış
Senin duyduğun gerçek aşkmış
Ölüme bedel bir sevda ile
Gönlün alev almış
Ama bilmiyorsun ki sen beni
Tanrıça'ya benzemediğimi
Güzel bile değilim
Yanlızca sevilen biriyim
Aşığım bende sana
Dökülmüyor sözler dudağıma
Sanki konuşayacağım bir daha
Ölüyorum senin için anlasana
Edmon daha doğrusu sevdiği kız Edmond'a ilan etmişti aşkını.Ancak bunu Edmond gerçekleştirmemişti sanki.Sadece o an onun içine girmişti.Ancak unuttuğu bir şey vardı.O gerçekte onu terketmişti.Edmond bir daha uyanmamak istedi.Rüya en güzel şey idi sanki.Sonra testin nasıl geçtiğini merak ettiği için beklemeye başladı
Yeni anladım seni sevdiğimi
Bilmiyordum beni sevdiğini
İnandım senin dostuna
Güvendim senden başkasına
Titriyorum seni görünce
Ölüyorum görmeyince
Görmek bir ölümse
Görmemek bir işkence
Dostunun söylediği yalanmış
Senin duyduğun gerçek aşkmış
Ölüme bedel bir sevda ile
Gönlün alev almış
Ama bilmiyorsun ki sen beni
Tanrıça'ya benzemediğimi
Güzel bile değilim
Yanlızca sevilen biriyim
Aşığım bende sana
Dökülmüyor sözler dudağıma
Sanki konuşayacağım bir daha
Ölüyorum senin için anlasana
Edmon daha doğrusu sevdiği kız Edmond'a ilan etmişti aşkını.Ancak bunu Edmond gerçekleştirmemişti sanki.Sadece o an onun içine girmişti.Ancak unuttuğu bir şey vardı.O gerçekte onu terketmişti.Edmond bir daha uyanmamak istedi.Rüya en güzel şey idi sanki.Sonra testin nasıl geçtiğini merak ettiği için beklemeye başladı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests

