Ağlayan Kadın Hanı ( RP BAşLIğI)

Anlatacak komik veya enteresan FRP anıları olanlar için. Geyiğin sınırları burada belirlenecektir...
Ayyaş Porsuk Hanı'nın bu güzide salonu, tüm ziyaretçilerimize açıktır.
Post Reply
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

Rp dışı:
ElessarTelemnar wrote:...hancinin arkasindan felnall inmisti ...
Sana ismimi söylemedim, nerden biliyorsun benim kim olduğumu bakiyim :)

---

"Hey, kahvaltı..." diye yardımcıya seslenecek oldu Felnall, ama adam hızla dışarı fırlayınca sözleri havada asılı kaldı.

Berbat bir koku burnuna geldiğinde hafifçe küfretti ve sayısız ceplerinden birinden bir mendil çıkartıp burnunu kapadı. Adam geri döndüğünde yemeğin ne zaman hazır olacağını sormaya yeltendi fakat garson kimseye bakmadan direk mutfağa daldı.

Ã?fkeli bir an boyunca adamın peşinden gidip bu umursamaz tavrını ona ödetmeyi düşündü, ama öfkesini çabucak yatıştırdı. Bu ani irade değişiminde köşede oturan tiefling de etkili olmuştu. Felnall bu küçük boyutdışı yaratığın cüssesinin aldatıcı olduğunu çoktan farketmişti.

Berbat koku geçince mendilini burnundan çekip ceplerinden birine geri tıktı, ve keskin gözleri merdivenlerden inen kişiyi görünce kurnazca parıldadı.
celeraen wrote:...?başka çaresi olmadan,ona yardıma gelen fakat kendisi gibi kesesini çaldıran yabancının aşağıya inmesinin umarak beklemeye koyuldu
Kadını bir süre izledi, düşünceli ve rahatsız görünüyordu. Elbette ki böyle olmalıydı, beş parasız bir halde ortada kalmıştı ve Felnall bu kasabada ona yardım edebilecek hiçbir elf arkadaşı olmadığına, hatta bütün diyarda hiçbir elf-olmayan arkadaşı olmadığına neredeyse emindi. şu an herhangi birinden gelebilecek her türlü yardımı umutsuzca kabul edecek bir konumdaydı.

Yani Felnall'in tam istediği konumda.

Genç hırsız zarifçe ayağa kalktı ve elf hanımın masasına gelip eğilerek reverans yaptı, "Günaydın, hanımım." dedi içten bir gülümsemeyle. "Yanlış anlamayın, ama sizinle biraz sohbet etmek istiyorum. Kahvaltıda size katılmak istesem beni kabul eder misiniz?"
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

yanına gelen bu yabancıya nasıl davranması gerektiğini bilemeyen celeraen -bu onun tanıştığı sayılı elf olmayan canlıydı- soğuk bir ifadeyle önce onu süzdü sanki güveniliirliğini sınıyormuş gibi...daha sonra kesesini çalanı bulmasına yardım edebileceğini düşünerek,hatta belki de çalanın o olduğu düşüncesine kapılarak teklifini kabul etti
--tabiii...oturun... dedi pek de arkadaş canlısı olmayan bşr sesle onun konuşmasını sorularu ilk onun sormasını bekledi,böylece güveniğ güvenemiyeceğini biraz daha iyi anlayabilirdi belki...sessizlik onu boğuyordu belli ki bu yabancı da onu aynı düüncelerle süzüyordu ya da o öle sanmıştı
--dün bir sarsıntı duydunuz mu acaba? diye sordu elindne geldiğince kayıtsız görünmeye çalışarak
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

celeraen wrote:tabiii...oturun... dedi pek de arkadaş canlısı olmayan bşr sesle
Felnall, elfin pek dostane olmayan tavrını zaten bekliyordu. Kadınla yüz yüze konuşabliceği bir sandalyeyi seçti ve oturup ellerini masanın üstünde, çene hizasında birleştirerek çenesini parmaklarına dayadı. Hareketleri her insan kadını etkileyecek kadar zarifti, elbette karşısındaki bu elfi, yani estetiğin ve zarafetin somut hali olan ırkının bir örneğini olan kişiyi bu şekilde etkileyemeyeceğini biliyordu. Ancak hedefi halkından uzaktaki bu elfe kendi ırkını hatırlatmak ve bilinçaltına kendisinin bir dost olduğu fikrini sızdırmaktı.
celeraen wrote:dün bir sarsıntı duydunuz mu acaba? diye sordu elindne geldiğince kayıtsız görünmeye çalışarak
"Ah, sorma." dedi başını sallayıp yüzünü buruşturarak, "En korkunç gecelerimden biri olmuştur herhalde. Hiçbir uykudan o denli çabuk uyandığımı hatırlamıyorum.". "Ama bu aramızda kalırsa sevinirim." dedi hafifçe gülümseyerek. "Bilirsin, böyle ortamlarda olabildiğince sert görünmek gerekir." diyerek elfe göz kırptı.

Genç dolandırıcı, bir anda elini alnına attı, "Tanrım, ne kadar da kabayım, henüz sana kendimi takdim bile etmeden gevezelik etmeye başladım. İsmim Felnall." dedi ve içten gülümsemesini tekrar takınarak el sıkışmak için elini elfe uzattı.
Amras__Fefalas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 207
Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Amras__Fefalas »

RP DIşI: İlk olarak özür dilerim millet--midterm sınavlarım vardı bikaç tane giremedim foruma ama başlık almış başını gitmiş hepinize helal olsun :D.. En son kaldığım yerden sonra bira içip odama gitmiş olarak düşünün lütfen ve celeraen leydim sizi de kargaşadan sonra içkinin etkisiyle orada unuttum kusura bakmayın tabi :wink:

Zaowyn'in başı çatlayacak gibiydi, bu odaya nasıl geldiğini hayal meyal hatırlamaya başladı. Kavga çıkmıştı, ortalık kızışmıştı, arada biri kesesini cebe indirmişti ama arada hatırlayamadığı birşey vardı.. Neyse hatırlarım heralde diyerek kahvaltı için aşağıya inmeye başladı. Ne unut..." diye kafa yoramadan elf leydisini gördü ve aklına olaylar geldi. Tabi ya--elf leydisine yardım etmesi gerekiyordu ama Zaowyn onu tamamen unutmuş güzel bir uyku için odasına çıkmıştı.Zaten elfler sıcakkanlı davranmıyorlardı kendi ırklarından olmayan canlılara karşı,bir de unutup gidince... Nasıl özür dileyeceğini düşünerek yanına iniyordu ki düşünceleri leydinin yanında oturan adamı gördü.Nerden tanıdık geliyordu ki?? Başı hala zonkluyordu ve "kahvaltımı ettikten sonra kendime gelirim, ondan sonra düşünürüm" diyerek hancının yanına gitti. Leydinin yanındaki adamdan huzursuz olmuştu ve o kalkana kadar da elf kızından özür dilemeye gitmeyecekti. Hancıya: "bana bir kahvaltı hazırlarmısın dostum,çok acıktım da.." dedi ve parayı bulmak için elini cebine attığında 3 gümüşünün kaldığını farketti ve ekledi: "... bir de buralarda iş bulabileceğim bir yer biliyormusunuz?"
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.



Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

celeraen dedi elf kız çekingen bir halde elini uzatarak...yine o sessizlik başlamıştı kabul etmeliydi pek de kötülük yapacak birine benzemiyordu,belki de güvenilirdi..ama yine de...oooof iyice kafası karışmıştı en iyisi ne olur ne olmaz diye ağzını aramaktı,nasıl knouşması gerektiğini bilmiyordu ki...elfler dışında herkese çok yabancıydı
--eeee dün ne kadar da karmaşa içindeydi burası böyle...bir hırsız da bu anı fırsat bilerek iş başı yapmış dye sessizliği bozdu tekrar
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

celeraen wrote:eeee dün ne kadar da karmaşa içindeydi burası böyle...bir hırsız da bu anı fırsat bilerek iş başı yapmış dye sessizliği bozdu tekrar
Ciddi bir şekilde başıyla onayladı, "Sorgipol'de yeni olmalısın. Eğer şehrin eskilerinden olsaydın, keseni kemerine zincirle bağlaman gerektiğini bilirdin, zira bunu şehirde yaşadığım uzun yıllar sonucu acı deneyimlerle öğrendim." dedi buruk bir tebessümle. "Umarım fazla bir kaybın olmamıştır?".

'Oniki altın, onbeş gümüş, yirmi bakır ve bir ziynet.' diye zihninden kendi sorusunu cevapladı ve gülmesine engel olmak için büyük çaba sarfetti.
calis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 738
Joined: Wed Apr 21, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by calis »

Firble wrote:. Ã?nceki akşamdan kısılmış sesini olabildiğince yükselterek baylar kahvaltıya katılmaz mısınız? diye sordu. Yardımcım da geliyor çay da var. diye ekledi.
Demek hanın sahibi bu buçukluk idi.Biraz şaşırmıştı zira daha önce bir han işleten buçukluk görmemişti."Ah şu buçukluklar boylarından büyük işlere burunlarını sokamya ne kadar da çok bayılıyorlar"diye düşündü kendince.Fakat düşünceleri karnın guruldaması ile bozuldu.Draconas yüzünü ekşiterek hancının yanına doğru gitmeye başladı.

Draconas bir kaç masayı geçti vede masanın birinden dün geceden kalma boş bardakları taşıyan buçukluğun yanına geldi.Ã?nce iyi niyetlerini belirtmek amacı ile
-"Yeni hanınız size iyi kazançlar ve dostluklar bizede diyarda ki felaketleri biraz da unutturması dileği ile."dedi.Daha sonra reverans yaparak
-"Bendeniz Dra...İsbar" bir an ağzından çıkan gerçek ismini yutarak son anda durumu kurtarmıştı.
-"Acaba masa ma tek kişilik kahvaltı yollayabilirmisiniz.Ayrıca bir de oda istiyecektim.Umarım odalarınız tahta sandalyeleriniz kadar konforsuz değildir"dedi tebessüm ederek...
No one hears him cry so he turns to evil...
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

-yok yok sadece azcık para bir de ee eeeee diye duraksadı ....doğruyu söyleyemezdi....savaşta ölen babamdan kalma bir ziynet,maddii açıdan çok deerli olmasa da manevi değeri çok büyük dedi elindn geldiğince inandırıcı olmaya çalışmıştı
-hmmm tanınmış hırsızlar ar mıdır peki buralarda? diye konuyu değiştirdi hemen...ayrıca bi yerden para bulması da acilen lazımdı
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
Amras__Fefalas
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 207
Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Amras__Fefalas »

Zaowyn hala hancıyı bekliyordu,cok meşgul olduğundan işleri zar zor yetiştiriyordu. Bu sırada elf leydisinin olduğu masaya bir göz attı ama başını hemen geri çevirdi; adam hala oturuyordu. Neyse diye düşündü Zaowyn beklerim,nasıl olsa bir yere yetişmem gerekmiyor. Ve hancıya dönüp beklemekten sıkıldığını göstermeye çalıştı...
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.



Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
findor
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2247
Joined: Mon Jun 28, 2004 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by findor »

Firble wrote:Dün tanışma fırsatı bulamadık. İsmim Anton. Hobbitköyden geldiğimi belki söyledim. Buraya uzak.. Ama bugünlerde felaketler insanı uzaklara sürüklüyor. Sen neredensin? Adın ne? Adamın tuhaf görünüşü biraz dikkatini çekmişti. Ama yetişkin bir aygırdan bile daha uzun olan insanlardan daha az tuhaf olduğu kesindi.

"Ben ordan bi yerdenim " dedi hafifçe tebessüm ederek...
"Sadece geziyorum " diye mırıldandı ardından...
"ismim konusuna gelince rebelde dersen sevinirim" dedi.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

celeraen wrote:-yok yok sadece azcık para bir de ee eeeee diye duraksadı ....doğruyu söyleyemezdi....savaşta ölen babamdan kalma bir ziynet,maddii açıdan çok deerli olmasa da manevi değeri çok büyük dedi elindn geldiğince inandırıcı olmaya çalışmıştı
Felnall'in gözleri bir an, kısacık bir an için parladı ve hemen ardından anlayışlı tavrına geri döndü. Savaşçı bir elfin ziyneti, elbette ki büyülü bir eşya olacaktı.

"Paralardan umudu kesebilirsin, ancak ziynet için umut var." dedi güvenilir bir ses tonuyla. "Bu ziyneti bana tarif edebilirsen onu bulabilirim, bu şehirde pek çok bilgi kaynağım vardır ve şimdiye kadar bana veya dostlarıma bulaşan hiçbir hırsız elimden kurtulamadı." dedi ve elfe gülümseyerek göz kırptı.
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

celeraen onun ziyneti bulabileceğine inanmıştı!ee ne de olsa kimseyi bilmiyordu bir anda inanıvermişti,zaten bu ziynetti oydu buydu pek deneyimli değildi bu ilk macerasına nasıl bulaştı ona da heyret ediyordu ya neyse

-eeeee gümüşten işlemelerle kaplı ve ortasında sönük yeşil bir taşı var sanki bir kolye ucu gibi duruyor pek büyük sayılmaz diye anlatmaya başladı hemen...iyiden iyiye güvenmişti

fakat birden salaklık yaptığını düşünüp

-e malum param yok,bir şeyler yapmam lazım diyerek hancıdan yardım istemek için veda ederek yabancınn yanından kalktı
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

celeraen wrote:-eeeee gümüşten işlemelerle kaplı ve ortasında sönük yeşil bir taşı var sanki bir kolye ucu gibi duruyor pek büyük sayılmaz diye anlatmaya başladı hemen...iyiden iyiye güvenmişti
Felnall ziynetin tarifini ilgisizce dinledi. Elbette ki ziynetin her bir girinti ve çıkıntısını biliyordu. Tam asıl sormak istediği şeyi soracak, konuyu ziynetin büyülü özelliklerine getirecekti ki...
celeraen wrote:-e malum param yok,bir şeyler yapmam lazım diyerek hancıdan yardım istemek için veda ederek yabancınn yanından kalktı
"Hayır!" diyerek hızla ayağa fırladı Felnall.

"Hayır, hiç gerek yok." dedi hemen ardından, yumuşak ve güvenilir bir ses takınarak "Sizi böyle kötü bir durumda bırakacağımı zannetmiyordunuz herhalde. Lütfen otur, ben de gidip ikimiz için kahvaltılık alayım. Hem seninle konuşmak istediğim daha başka konular da var." dedi masumane bir gülümseyişle.

Felnall'in kafası hararetle çalışıyordu. Aceleciliği için kendine küfretti. Bu işin püf noktası adım adım ilerlemekti, oysa o bir acemi gibi bir anda çok ileri gitmişti. Böyle bir hatayı yapmasına neyin neden olduğunu düşünmedi, şu anda zihninin her zerresine ihtiyacı vardı.

Aklına gelen bir fikir, ona planını yola sokabileceğini ve elfi sandalyeye geri oturtabileceğini fısıldadı.

Sağını ve solunu kontrol edip elfe biraz yaklaştı, "Üstelik, şüphelendiğim biri de yok değil." dedi sadece elfin duyabileceği kadar yüksek bir sesle.
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

bir anda ona böyle karşı çıkan yabancı şaşırtmıştı celeraen'i anında şüphelenmeye başladı,böylelerini bir çok savaşa katılıp bir çok insan tanımış olan babasının hikayelerinde bulunurdu....ona güveni tamamen kaybolmasa da temkinli olmakta yarar var dedi,başkasına muhtaç olamayacak kadar kibirliydi

-yok kendi paramı kazanmayı tercih ederim sağol...diyerek geri çevirdi fakat şüphelendiği kişiyi merak etmişti,ne de olsa buralıydı ve herkesi tanıyordu,hırsızları da dahil............
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
User avatar
mikael
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 692
Joined: Fri Apr 07, 2006 10:00 am
Contact:

Post by mikael »

celeraen wrote:-yok kendi paramı kazanmayı tercih ederim sağol...diyerek geri çevirdi fakat şüphelendiği kişiyi merak etmişti,ne de olsa buralıydı ve herkesi tanıyordu,hırsızları da dahil............
'Hay bin lanet.' diye sövdü içinden Felnall, ama yüz ifadesini sakin tutmayı başardı. "Pekala, nasıl istersen." dedi eğilip selam vererek. "Sohbetinden zevk aldım, Celeraen, seninle ilerde tekrar konuşmak isterim." dedi ve arkasını dönmeden önce ekledi, "Eğer yardıma ihtiyaç duyarsan, yardımcı olmaktan memnun olurum.". Ardından Elfin ağzını açmasına fırsat vermeden hızlı adımlarla bara doğru ilerledi.

'Lanet, binlerce lanet.' diye hırladı içinden. Elf düşündüğünden de çetin çıkmıştı, oysa ki Felnall bu ırkı hep zayıf görmüştü. Elbette elf onun yardımı olmadan buralarda kalamazdı ve büyük ihtimalle yurduna dönecekti, artık her neden Sorgipol'e geldiyse, ve Felnall de ziynetin sırlarını öğrenmek için bir büyücüye binlerce altın verecek, sonra da büyük ihtimalle verdiği paranın yarısına değmeyecek şeyler öğrenecekti.

Barın yanına gidip alev saçan gözlerle hancıyı aramaya başladı.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests