Yeni Dünya ( RP EKRANI )
Bir kez daha baktı shruiak çevresine, kırmızı göğe ve dejavu yaşadığını hissetti daha önce de olmuştu sanki bu belki bir rüyada,yada bir imgelemde iki kızıl göğün çarpışması siyah bir alevle donanmış kızıl bir pençe...
Çok ender görülür bir şekilde kaşlarını çattı ve yüzünü donuklaçtırdı.bu onun mutlaka büyük bir şeyler yapaacağı anlamına geliyordu.önündeki insanları sert bir şekilde ittirerek açmaya başladı yolu- yüzü korkunç bir hal almıştı-.Elfin koluna girmiş olan Xyra`ya ve elfe doğru döndü: ''Ben bu lanet herifi durdurmaya gidiyorum benimle gelin, çabuk olun!Bir şeyler çok kötü gidecek bunu bi şekilde hissettim.Lanet olsun çabuk olun!''
Tepkilerini beklemden yürümeye daha doğrusu insanları çarparak yarmaya devam etti.Sol eliyle -bir zamanlar lanet izinin bulunduğu eliyle dokunarak ilerliyordu.Dokunuşu soğuk ve böyle bir atmosferde bile ürkütücüydü- dokunduğu insanlar ölü gibi bir suratla kendilerine dokunan bu drowa bakıp ya ürkerek çekiliyor yada ilahlarına veya karılarına ve çocuklarına sıkı sıkı sarılıyorlardı.Ama shruiak bunların hiçbirini fark etmedi bile.Onun amacı çok daha önemliydi.İçindeki tehdit git gide büyüyordu ve bunun kıyametten çok daha tehlikeli olabileceğini hissetti bir an için.Artık büyücünün olduğu alana gelmişti vücucunda bir bitkinlik hissetti.Dizlerinin bağı çözülmeye başlamıştı, ama sonra Elethir`in görüntüsü geldi aklına, Düşen sonbahar yaprakları arasında yaşayan halinden bile güzel bir şekilde yatarken toprağı parçalayarak almıştı bir el onu içeri, ölüsüne bile rahat yoktu elf kızının.İçine bir güç geldi neden bilinmez ve son bir hamle daha yaptı büyü platformuna sıçramak için çevik bir biçimde.
Çok ender görülür bir şekilde kaşlarını çattı ve yüzünü donuklaçtırdı.bu onun mutlaka büyük bir şeyler yapaacağı anlamına geliyordu.önündeki insanları sert bir şekilde ittirerek açmaya başladı yolu- yüzü korkunç bir hal almıştı-.Elfin koluna girmiş olan Xyra`ya ve elfe doğru döndü: ''Ben bu lanet herifi durdurmaya gidiyorum benimle gelin, çabuk olun!Bir şeyler çok kötü gidecek bunu bi şekilde hissettim.Lanet olsun çabuk olun!''
Tepkilerini beklemden yürümeye daha doğrusu insanları çarparak yarmaya devam etti.Sol eliyle -bir zamanlar lanet izinin bulunduğu eliyle dokunarak ilerliyordu.Dokunuşu soğuk ve böyle bir atmosferde bile ürkütücüydü- dokunduğu insanlar ölü gibi bir suratla kendilerine dokunan bu drowa bakıp ya ürkerek çekiliyor yada ilahlarına veya karılarına ve çocuklarına sıkı sıkı sarılıyorlardı.Ama shruiak bunların hiçbirini fark etmedi bile.Onun amacı çok daha önemliydi.İçindeki tehdit git gide büyüyordu ve bunun kıyametten çok daha tehlikeli olabileceğini hissetti bir an için.Artık büyücünün olduğu alana gelmişti vücucunda bir bitkinlik hissetti.Dizlerinin bağı çözülmeye başlamıştı, ama sonra Elethir`in görüntüsü geldi aklına, Düşen sonbahar yaprakları arasında yaşayan halinden bile güzel bir şekilde yatarken toprağı parçalayarak almıştı bir el onu içeri, ölüsüne bile rahat yoktu elf kızının.İçine bir güç geldi neden bilinmez ve son bir hamle daha yaptı büyü platformuna sıçramak için çevik bir biçimde.
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Uyandığımda kıyametin yaklaşan sıcaklıgı ruhumu sarmış, bedenimden ayırmak istercesine kavuruyordu.İnsanlar etrafta koşuşturuyorlar amaçlarını yitirmişler belli ki,umursamıyorum. Sadece biraz serinlemek istiyorum ve şimdi soguk bir kan var damarlarımda. Her zaman olduğu gibi hissetmiyorum kendimi ve insanların haykırışları aciz geliyor ilk defa. Ã?ıldırdığımı düşünüyorum, insanlar da benden sakınıyor sanki. Pek önemsemiyorum... Ölümün bu kadar çıldırtıcı olacağını hiç düşünmemiştim de zaten. Kurak topraklar üzerinde bir su birikintisi çarpıyor gözüme aniden. Onun orada daha önce olmadığını biliyorum. Yine önemsemiyorum. “Kaderimize şimdiye kadar boyun egdik neden şimdi isyan edelim?” diyorum ve birikintiye ilerliyorum.Bu ben degilim, olamam. Haykırıyorum. Haykırışım kahkaya dönüyor. Artık çıldırdığıma eminim. Suda bir yansıma görüyorum derken.Bir elf ya kara bir elf ya da karanlıktan dolayı bana oyle geliyor. Yansıma da karanlıga zıt tek varlık onun saçları. Evet saçları büyüleyici.... büyüleyici....Kader bana yol gösteriyor şimdi anlıyorum ölümün bile bir yolu var. Neden degiştim, gerçekten çıldırdım mı merak etmeye başlıyorum. Ve kendimi kulenin yolunda ilerlerken buluyorum. Katedilen yol uzadikça bir gücün varlığını hissediyorum.......
Ellerimi uzatarak onun saçlarına dokunmaya çalışıyorum.Cehennemin bir melegi benim için gelmiş olmalı..
Ellerimi uzatarak onun saçlarına dokunmaya çalışıyorum.Cehennemin bir melegi benim için gelmiş olmalı..
I will show you the fear in a handful of dust
-
WizardOfQuarks
- Kullanıcı

- Posts: 757
- Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Doğru duyduğundan emin değildi. Bunu düşünüyor olamazdı. Lanet olası melez... Hemen arkasına düşüp bu aptalca düşüncesini uygulamaya geçirmeden onu durdurmalıydı. Ã?evredekilerin dehşet dolu ifadelerini görmezden gelip hedefine yoğunlaştı. Tam melez büyü platformuna geçebilmek için hamle yaptığı sırada pelerinini tutmayı başardı ama platforma geçmesini engeleyip engelleyemeceğini kestiremedi bir an ve yaşadığı şokun etkisiyle kendini kaybedip drow dilinde ona bağırmaya başladı.''Ben bu lanet herifi durdurmaya gidiyorum benimle gelin, çabuk olun!Bir şeyler çok kötü gidecek bunu bi şekilde hissettim.Lanet olsun çabuk olun!''
“Ph' dos vigh? Vel'bol xun dos talinth dos ph' xunin? Dos orn elgg udossa jal! Dos zhaun naubol bauth wlalths. Ol zhah ichl sreenath.”
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..." Einstein
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Susy, Piijek in Asasinin gelmemesine dikkat ediyordu. Platform a yaklaşmamasını sağlamaya çalışıyordu, herkesin.
"Geride Durun, diyorum size. " bağırıyordu. Gözleri de, Arza yükselen kızıl ateşin üzerindeydi.
"Piijek, yardım et." diye bağırdı. İleriye atılan drowun üzerine atladı. Xyra ile birlikte onu tutmaya çalışıyordu. Suratı harcadigi kuvvet yüzünden kırmızılaşmaya başlamıştı.
"Xyra, arkadaşın hepimiz öldürmeye mi çalışıyor." Xyra ile birlikte, Melezi tutuyordu. Halka da bağırmaya devam ediyordu. "Geride Durun. Geridee"
"Piijek, yardım et"
"Geride Durun, diyorum size. " bağırıyordu. Gözleri de, Arza yükselen kızıl ateşin üzerindeydi.
"Piijek, yardım et." diye bağırdı. İleriye atılan drowun üzerine atladı. Xyra ile birlikte onu tutmaya çalışıyordu. Suratı harcadigi kuvvet yüzünden kırmızılaşmaya başlamıştı.
"Xyra, arkadaşın hepimiz öldürmeye mi çalışıyor." Xyra ile birlikte, Melezi tutuyordu. Halka da bağırmaya devam ediyordu. "Geride Durun. Geridee"
"Piijek, yardım et"
-
haldor_goraxe
- Kullanıcı

- Posts: 275
- Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul, sen??
- Contact:
"Piijek, yardım et"
Kara tenlinin kötü olduğunu biliyordu. Ve bunların başına geleceğini. Piijek Susy kenara itip kara tenlinin karşısını geçti.Gözlerinin içine bakarak:
"Hey şimdi beni dinle kara tenli. Aklında ne var bilmiyorum ama daha fazla ilerleyemezsin. Buna izin vermem. Ölücez zaten hepimiz. Bırakta yaşlı adam şansını deesin. Eğer korkuyorsan çek git buradan. Daha fazla ilerlersen istemediğim şeyler yapıcam..." deyiverdi.
Gözleri parlıyordu ve eğer geri durmazsa bu kara tenli gerçekten kötü şeyler olacaktı. Yıllarca dinlediği o hikayeler umurunda değildi. Evet Piijek'te korkuyordu fakat şu anda başka şansları yoktu. Yaşlı adama - her ne yapıyorsa- güvenmelilerdi...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
Kafasında yankılanan sesler Shruiak`ı delirtmek üzereydi ki onu çekiştiren bir el hissetti.Drowca söylenn sözleri anlamıştı ama bunu neden yapıyordu Xyra?
Tamam belki büyüler hakkında hiçbir şey bilmiyordu ama bunu hissetmişti gelen şeyi görmüştü zihninde-daha doğrusu ona gösterilmişti.Bu çok kötüydü çünkü diğerlerinden büyücüyle tanımadığı bir adam daha ona yetişmişti .Xyra`yı kibarca ama sert bir şekilde itti.Büyücü kadınaysa ortak lisanda: ''Ben hiçbirinize zarar vermek niyetinde değilim lütden beni bırakın hanımefendi'' dedi.
Sonra Xyra`ya döndü:
''Usstan tlun naut vigh.Usstan shlu'ta naut tesso ol nin,ka nindel m'elzar pahnte l' obsul'e,ka nind shlu'ta doer ulu nindol zik'den'vever, naut fridj sol lagna jal l' byr phrengen orn'la tlu elggat.''
Ã?nünü tıkayan adam saçma bir şeyler geveliyordu.Büyücü büyünün sonlarına gelmişti ve ırkçı bir pislikle kaybedecek vakti yoktu:
Eğer hemen yolumdan çekilmezsen lanetli bir drowu nasıl durdurduğunu sümüklü arkadaşlarına anlatmak yerine diğer çoğu boyuttakiler gibi soğuk ve karanlık bir son ve sonsuz bir köleleikle çürüyeceksin.Bak, ben kötü bir drow değilim senin o küçük kafandakinden çok daha fazla şey gördüm şimdi izin ver de şu lanet herifi durdurayım.Eğer şimdi durursa, yalnızca biz ölürüz,(bir kaç cümleden beri barğırabildiği kadar yüksek sesle diğer insanlara ve Susy`e dönük olarark konuşuyordu.)
Ama eğer o kapı açılırsa, sanırım bu şeyleri tanrılar bile durduramaz.
Kılıcını çekti ve sol eline aldı büyü platformuna atlamsı için önündeki engeli kaldırmaya hazırdı.
''Sana veya herhangi birine zarar vermek istemiyorum, yalnızca olacakları biliyorum.Lütfen çekil önümden.''
Kıvrık bir kılıç sol elinde adamın üstüne yürüdü.Daha doğrusu o yokmuş gibi davranarak platforma sıçramaya hazırlandı.
Tamam belki büyüler hakkında hiçbir şey bilmiyordu ama bunu hissetmişti gelen şeyi görmüştü zihninde-daha doğrusu ona gösterilmişti.Bu çok kötüydü çünkü diğerlerinden büyücüyle tanımadığı bir adam daha ona yetişmişti .Xyra`yı kibarca ama sert bir şekilde itti.Büyücü kadınaysa ortak lisanda: ''Ben hiçbirinize zarar vermek niyetinde değilim lütden beni bırakın hanımefendi'' dedi.
Sonra Xyra`ya döndü:
''Usstan tlun naut vigh.Usstan shlu'ta naut tesso ol nin,ka nindel m'elzar pahnte l' obsul'e,ka nind shlu'ta doer ulu nindol zik'den'vever, naut fridj sol lagna jal l' byr phrengen orn'la tlu elggat.''
Ã?nünü tıkayan adam saçma bir şeyler geveliyordu.Büyücü büyünün sonlarına gelmişti ve ırkçı bir pislikle kaybedecek vakti yoktu:
Eğer hemen yolumdan çekilmezsen lanetli bir drowu nasıl durdurduğunu sümüklü arkadaşlarına anlatmak yerine diğer çoğu boyuttakiler gibi soğuk ve karanlık bir son ve sonsuz bir köleleikle çürüyeceksin.Bak, ben kötü bir drow değilim senin o küçük kafandakinden çok daha fazla şey gördüm şimdi izin ver de şu lanet herifi durdurayım.Eğer şimdi durursa, yalnızca biz ölürüz,(bir kaç cümleden beri barğırabildiği kadar yüksek sesle diğer insanlara ve Susy`e dönük olarark konuşuyordu.)
Ama eğer o kapı açılırsa, sanırım bu şeyleri tanrılar bile durduramaz.
Kılıcını çekti ve sol eline aldı büyü platformuna atlamsı için önündeki engeli kaldırmaya hazırdı.
''Sana veya herhangi birine zarar vermek istemiyorum, yalnızca olacakları biliyorum.Lütfen çekil önümden.''
Kıvrık bir kılıç sol elinde adamın üstüne yürüdü.Daha doğrusu o yokmuş gibi davranarak platforma sıçramaya hazırlandı.
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
lienas cody kendisini sürüklerken hiç sesini çıkartmadı. sonuçta kalablıktan kurtulacağını düşündükçe içten içe seviniyordu... ne kadar kalabalıktı etraf.. herkez çıldırmış gibiydi... gözleri etrafı taradı.. dikkatlice baktı.. gergindi..
ve cody onu götürdüğünde tekrar çevresine bakındı... pek çok kişi vardı. gözleri büyük bir dikkatle etrafı tararken cody nin sorusunu duydu
''Nasılsın ,nerelerdeydin ve niye ''
ciddi ve saf gözlerle cody nin miğferinin tepesine baktı. hala etraftan kendi yararına ne yapabileceğini düşünüyordu. ellerini çıtlattı. tekradan cody e baktı.
"ben iyiyim ama sen pek iyi gözükmüorsun? her şey ok adar karışık ki... ben arada sıkıştım..."
sonra gerince toplananlara bir daha baktı. sonra kara deriliyi gördü.. bir yerden.. sanki daha önceden.. görmüşmüydü.. emin deildi... başka bir tane daha... onuda görmüş gibiydi.. hafızasını yokladı ama bu karmaşada pek bir şey çıkaramadı.. şimdi ne yapacaktı.. sonra cody e tekrar döndü..
"ben emin deilim ama onlar kim?" bu sırada drowları gösteriyordu
"ve ne yapıorlar gerçekten annamadım?"
yüzünüde aptal bir ifade ile topluluğa bakmaya devam etti. bu sırada hızlıca kafasında cody nin ona vereceği cevaba göre neler yapabileceğini sıraya koyuyor, parmaklarını insanın içini uçuracak şekilde çıtırdatıyordu...
ve cody onu götürdüğünde tekrar çevresine bakındı... pek çok kişi vardı. gözleri büyük bir dikkatle etrafı tararken cody nin sorusunu duydu
''Nasılsın ,nerelerdeydin ve niye ''
ciddi ve saf gözlerle cody nin miğferinin tepesine baktı. hala etraftan kendi yararına ne yapabileceğini düşünüyordu. ellerini çıtlattı. tekradan cody e baktı.
"ben iyiyim ama sen pek iyi gözükmüorsun? her şey ok adar karışık ki... ben arada sıkıştım..."
sonra gerince toplananlara bir daha baktı. sonra kara deriliyi gördü.. bir yerden.. sanki daha önceden.. görmüşmüydü.. emin deildi... başka bir tane daha... onuda görmüş gibiydi.. hafızasını yokladı ama bu karmaşada pek bir şey çıkaramadı.. şimdi ne yapacaktı.. sonra cody e tekrar döndü..
"ben emin deilim ama onlar kim?" bu sırada drowları gösteriyordu
"ve ne yapıorlar gerçekten annamadım?"
yüzünüde aptal bir ifade ile topluluğa bakmaya devam etti. bu sırada hızlıca kafasında cody nin ona vereceği cevaba göre neler yapabileceğini sıraya koyuyor, parmaklarını insanın içini uçuracak şekilde çıtırdatıyordu...

- C_Deschain
- Kullanıcı

- Posts: 291
- Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Clesnyé,bakışlarını kızıl renge bürünmüş gökyüzüne kaydırdı.Ve huşu içinde olanları izlemeye başladı.Bu arada dikkatini kalabalık çekti.Oralarda bir şeyler oluyordu ve Clesnyé de neler döndüğünü merak ediyordu.
Yavaşça ayağa kalktı,eşyalarını bir kez daha yokladıktan sonra ağır adımlarla kalabalığın içine doğru ilerledi..İlerlerken içinden bir düşünce geçti.Kalabalığın içinde belki kendine yakın birilerini bulup,onlarla olanlar hakkında konuşabilirdi,belki de arkadaş bile olabilirdi.. "Arkadaş" kelimesini kısık bir sesle kendi kendine mırıldandı ve yüzüne geniş bir tebessüm yayıldı...
şimdi ağır olan adımları hızlanmış,büyük bir istekle kalabalığa doğru ilerliyordu...
Yavaşça ayağa kalktı,eşyalarını bir kez daha yokladıktan sonra ağır adımlarla kalabalığın içine doğru ilerledi..İlerlerken içinden bir düşünce geçti.Kalabalığın içinde belki kendine yakın birilerini bulup,onlarla olanlar hakkında konuşabilirdi,belki de arkadaş bile olabilirdi.. "Arkadaş" kelimesini kısık bir sesle kendi kendine mırıldandı ve yüzüne geniş bir tebessüm yayıldı...
şimdi ağır olan adımları hızlanmış,büyük bir istekle kalabalığa doğru ilerliyordu...
<div>Tári Nénharma....</div><br>
-
haldor_goraxe
- Kullanıcı

- Posts: 275
- Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul, sen??
- Contact:
Bütün hakaretleri sindirmişti içinde su an sinirlenmenin değil soğukkanlılığın zamanıydı. Bir şey sezinlemişti Piijek, bu kara tenli doğruyu söylüyordu. Bunu yalnızca hissetmişti. Yaptığı bütün yolculuklarda hislerine güvenerek hayatta kalmıştı. şimdide öyle yapacaktı.ben kötü bir drow değilim senin o küçük kafandakinden çok daha fazla şey gördüm şimdi izin ver de şu lanet herifi durdurayım.Eğer şimdi durursa, yalnızca biz ölürüz,
Ama eğer o kapı açılırsa, sanırım bu şeyleri tanrılar bile durduramaz.
"Sana geçit veririm yalnızca ne bildiğini söyle. Eğer haklıysan senin yanında yürürüm. yalnızca doğruyu söyle."
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
Jinakuma karaelfin saçlarına dokunmak üzereyken elf bir melezin arkasından ilerlemeye başladı. Neler olduğunu bile anlayamadan kapılmış olduğu cazibenin arkasından nefes almaya bile ihtiyaç duymadan ilerledi. Onu kimsenin yaklaşmak istemediği bir bölgeye kadar takip etti. O bölgeye vardığında tehlikeyi hissetmişti. İçinde kontrol edemediği bir gücün varlığını hissetti. Birden vucudunu saran sogukluk karşınsında çıldırmamış olduğunu bu olanların hayal olamayacağını anladı. Bütün bedeni buz kesmiş gibiydi, elini drowa dogru uzattı ve sadece "Yardım et!" diyebildi. Tek umudunun bu kadın olduğunu düşünüyordu ve bekledi...
I will show you the fear in a handful of dust
Shruiak kılıcını saplayarak güç almaya hazırlanmıştı platforma çıkmak için.şansına büyücü büyüsünü daha bitirmemişti.O sırada insandan hiç beklemediği bir cevap aldı,silahını taştan çıkarıp ona döndü:
Artık çok geç buna ister dejavu de,ister kader.Bir şekilde biliyorum bu işin sonunu.Ã?ünkü bu şey bilinmeyen bir diyarda,sevdiğim elf kızının da başında geldi.bir insan seçilecek, ve o hepimizi ölüme götürecek.Kızıl bir göğün altında kömürleşmiş kara bir toprak...
O sırada ayağa kalktı ve çırakların onu faketmiş olduklarını düşündü.İnsanlara baktı; umutsuz, solgun,korkmuş,öfkeli,delirmiş,ağlayan,düşünen,bayılmış vesaire o kadar insan...
Ne yapabilirim diye düşündü hızlıca kızıl-kara el aklından çıkmıyordu.
Artık çok geç buna ister dejavu de,ister kader.Bir şekilde biliyorum bu işin sonunu.Ã?ünkü bu şey bilinmeyen bir diyarda,sevdiğim elf kızının da başında geldi.bir insan seçilecek, ve o hepimizi ölüme götürecek.Kızıl bir göğün altında kömürleşmiş kara bir toprak...
O sırada ayağa kalktı ve çırakların onu faketmiş olduklarını düşündü.İnsanlara baktı; umutsuz, solgun,korkmuş,öfkeli,delirmiş,ağlayan,düşünen,bayılmış vesaire o kadar insan...
Ne yapabilirim diye düşündü hızlıca kızıl-kara el aklından çıkmıyordu.
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Shruiak kılıcını saplayarak güç almaya hazırlanmıştı platforma çıkmak için.şansına büyücü büyüsünü daha bitirmemişti.O sırada insandan hiç beklemediği bir cevap aldı,silahını taştan çıkarıp ona döndü:
Artık çok geç buna ister dejavu de,ister kader.Bir şekilde biliyorum bu işin sonunu.Ã?ünkü bu şey bilinmeyen bir diyarda,sevdiğim elf kızının da başında geldi.bir insan seçilecek, ve o hepimizi ölüme götürecek.Kızıl bir göğün altında kömürleşmiş kara bir toprak...
O sırada ayağa kalktı ve çırakların onu faketmiş olduklarını düşündü.İnsanlara baktı; umutsuz, solgun,korkmuş,öfkeli,delirmiş,ağlayan,düşünen,bayılmış vesaire o kadar insan...
Ne yapabilirim diye düşündü hızlıca kızıl-kara el aklından çıkmıyordu.
Artık çok geç buna ister dejavu de,ister kader.Bir şekilde biliyorum bu işin sonunu.Ã?ünkü bu şey bilinmeyen bir diyarda,sevdiğim elf kızının da başında geldi.bir insan seçilecek, ve o hepimizi ölüme götürecek.Kızıl bir göğün altında kömürleşmiş kara bir toprak...
O sırada ayağa kalktı ve çırakların onu faketmiş olduklarını düşündü.İnsanlara baktı; umutsuz, solgun,korkmuş,öfkeli,delirmiş,ağlayan,düşünen,bayılmış vesaire o kadar insan...
Ne yapabilirim diye düşündü hızlıca kızıl-kara el aklından çıkmıyordu.
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
-
haldor_goraxe
- Kullanıcı

- Posts: 275
- Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul, sen??
- Contact:
Artık çok geç buna ister dejavu de,ister kader.Bir şekilde biliyorum bu işin sonunu.Ã?ünkü bu şey bilinmeyen bir diyarda,sevdiğim elf kızının da başında geldi.bir insan seçilecek, ve o hepimizi ölüme götürecek.Kızıl bir göğün altında kömürleşmiş kara bir toprak...
Bir sürü soru vardı zihninde Piijek'in... Ne yapacağını ne yapması gerektiğini bilemedi. Eğer doğruyu söylüyorsa aynen söylediği gibi kara tenlinin yanından yürürdü. Fakat ya yanılıyorsa!.. O zaman bu insanların kurtuluş şanslarını ellerinden almış olacaktı. Piijek'in içinde kötü bir hi vardı. Ama ne yazık ki bu his düşünerek geçemezdi. Sonra birden bir şey oldu Piijek'e. Büyücüye güvenmeliydi. Hem Kara Tenli başka bir boyuttaki sevgilisinden bahsediyordu... Eğer doğruysa nasıl bilebilirdi ki böyle birşeyin olduğunu... Büyücüye güvenmeliydi.
"Bak sevdiğin elf kızına ne oldu bilmem, fakat su anda buradayız. İnan bana benimde hoşuma gitmiyor su an... Fakat yapabileceğimiz bir şey yok. Büyücü tek şansımız. Bırak adam gönlünce büyüsünü yapsın. Bırak bize şans tanısın. Sen de bir şey var Kara Tenli. Bunu hissediyorum. Fakat tek şansımız bu adam!.."
dedi ve epesini çekti kınından...
"Kavga istemiyorum. Yeni mekanda neler olacağını veya nelerle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Gücümüzü onlara saklayalım."
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
''Hepimizin iyiliği için haklı olduğunu umalım.Belki de benim yaşadığım olay sadece bir bilinç yanılmasıydı eski anılarımla ilgili.''
Kılıcını kınına geri soktu ve büyü alanından uzaklaştı.
''Ne olursa olsun,eğer o portallar açıldıktan sonra büyücü kötü bir şey yapmaya kalkarsa bu tılsımı kullan.''
dedi ve gümüş kenarları parıldayan obsidyan taşından bir ortası olan bir tüe nişan çıkardı ve adama uzattı:
''Umarım kullanmana gerek kalmaz.''
Kılıcını kınına geri soktu ve büyü alanından uzaklaştı.
''Ne olursa olsun,eğer o portallar açıldıktan sonra büyücü kötü bir şey yapmaya kalkarsa bu tılsımı kullan.''
dedi ve gümüş kenarları parıldayan obsidyan taşından bir ortası olan bir tüe nişan çıkardı ve adama uzattı:
''Umarım kullanmana gerek kalmaz.''
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...
drow atasözü
Susy endişe ile büyücüye baktı. Adamın yaptığı büyüyü inceledi, tanıdık bir büyü değildi kesinlikle. Sözlerini duyamayacak kadar uzaktaydı ama bildiği herhangi bir büyü olmadığı kesindi.
Ama kullandığı şeylerden ve büyünün yapılış biçiminden elementlerle ilgili bir büyü yaptığını tahmin etti. Belki bir çağırma büyüsü ama bu durumda çok mantıksız geliyordu. Belki de yanlış yorumlamıştı.
Shuriak yanındaki drow ile birlikte ilerliyordu ki büyücünün yaptığı şeyler ilginçleşmeye başladı. Drowdan bir büyü yapıp yapamayacağını sormuştu ama pek olası görmüyordu.
Drow daha çok kendi dertleri ile uğraşıyordu. Gecenin ortasında bir anda parlayan alevler drowun gözlerini yakmış, istemsizce yanındaki elfin kolunu sıkmasına neden olmuştu. Drow korku ile gökyüzüne baktı ve kapkara göğü kırmızının ve tonlarına boyayan büyüyü seyretti, büyünün yapıldığı tepenin 200 metre kadar yukarısında bulut gibi şeyler toplanıyordu ve drowun kulakları alışık olmadığı sesler duyuyordu. Havanın alışılağelmişin dışında ısındığını o dahil herkes farketmişti. Gökyüzünde kanat çırpan birşeyler toplanıyordu.
Cody endişeliydi ? Tüm bu olanlara anlam vermekte zorlanıyordu. Ne büyüye ne de büyücülere güvenesi geliyordu, zaten buraya tesadüfen gelmişti.
Bir tarihi sahne olan drowun elfin kolundan tutması meselesi olayın dehşeti yanında sadece birkaç saniye savaşçının aklını meşgul edebilmişti. Onun daha çok dikkatini çeken zaman geçtikçe şöineler arasındaki havanın katılaşıp bir kubbe gibi yükselmesi ve yukarıda birşeylerin kanat çırpıp çığlık atmasıydı.
Ales brşeylerin garip, yanlış belki de eksik olduğunu hissetmişti ama ne olduğunu, nedne olduğunu bir türlü anlayamıyordu. Bu büyüde bir gariplik olduğu kesindi, en başta çalışması, hatta yaplması bile saçmaydı ama onu asıl endişelendiren şey büyünün var olmaması ! olabilir miydi ? Saçmalıyor olmalıydı... Ama bir şekilde burada büyücüden çıkan ve tanığı bir büyü hiisedemiyordu.
Argay bu garip topluluğa doğru yanaşırken onlara kendisine bile saçma gelen bir şekilde seslenmişti ? Neden ? O da bilmiyordu ama bir şekilde yanlız kalmak istemediğini, saçma da olsa bir tepki almanın iyi olacağını düşündü. Bu karşısındakiler de pek normale benzemiyordu, garipsemezlerdi herhalde.
Kathranis in Susy için yol açma çabaları başarılı olmuştu, bunda kurdunun hırlamalarının çok büyük etkisi olduğu muhakkaktı ve bu sayede Susy daha hızlı bir şekilde ilerleme şansı buldu. Arkadaşlları da onu takip eidyordu. İnsanlar endişelenmiş, korkuya kapılmıştı ve onları gütmek şu anda kolay oluyordu.
Edmond kendine gelmeye çalışıyordu. Halüsinasyonlar mı görüyordu ? Bu da neydi böyle ? Korkudan mı oluyordu tüm bunlar ? Olmayacak gibi de değildi hani ama nedense içinden bir ses bunun içinde birşeylerin gerçek olduğunu söylüyordu. Yoksa ona birşeyler mi anlatmaya çalışıyorlardı ?
Lienas zorlukla ilrliyordu, herkes endişeli görünüyor ve kimse başkasına dikkat etmiyordu. İleride Cody'nin miferini ve onun vücudunu gördüğünde bir anda dünyalar onun olmuş gibi geldi. Ona seslendi ama duymuş muydu ?
Cody kalabalığın arasında isminin seslenildiğini duydu ? Ya da sadece hayal mi etmişti. Arkasında biyerlerdeydi belki de ?
Swain büyücüyü dikkatle izlemiş, işini bilir bir eda ve soğukkanlılıkla onları belaya bulaştırmasını hayretle karışık seyretmişti. Kötülüğü hissedebiliyordu. Bir tanrısı ve büyüleri olmasa da bunu hissedebiliyordu. Adeta kötülük maddeselleşiyordu ? Ya da o herşeyi böyle mi düşünüyordu ? Lanet olası büyücü birşeyler yaparken iyilik yolundakilerle olmadığı kesindi Swain 'e göre.
Shuriak duygusal bir burhan yaşıyordu, nereden geldiğini bilmediği bir ilhamla bir anda tüm bunların kötü olduğu konusunda emin olmuştu. Kötü olmak bir yana bunlar etraftakı herkesin ölümüne neden olabilecek kadar ve belki de daha kötüsüne neden olacak kadar kötüydüler.
Shuriak bir anda ileriye atıldı, yanındakilere yarım yamalak fikrini anlattı ve hızla kalabalığın arasına karışıp büyücüye ulaşmak için vargücü ile koşmaya başladı. Bu esnada karşısına çıkan herkesi itiyor, korkutuyor ve amacına ulaşmak için elinden ne gelirse yapıyordu.
jinakuma meleğinin peşinden hızla ilerliyordu çünkü meleği hızlanmıştı. O mu onu kovalıyor yoksa jinakuma mı ölümü kovalıyordu anlayamadı ama kafasının karışık olduğu kesindi. Bir anda bedeninin ısındığı, herşeyin değişmeye başladığını farketti. Ya da soğumuş muydu ? Kıyamet böyle olmalıydı...
Shuriak hızla kalabalığa dalınca Xyra da peşinden kalabalığın arasına girmişti. Shuriak Xyra nın dalgınlığından faydalanıp zaman kazanmıştı ama yolu açması zaman alıyordu. Bu esnada Susy'de kalabalığı platformdan uzak tutmaya çalışıyordu.
Fakat Susy daha ne olduğunu farkedemeden kara bir şekil hızla şöminelerin birinin yanından geçti, arkasında zorla farkedebildiği Xyra melezin pelerini ile duruyordu. Hızlı melezin pelerinini yakalayabilmişti drow ama kopan bağcık sahibine yardım etmişti ve büyük bir hızla melez platformun içine girdi.
Normal şartlarda Khedan bu kadar önemli bir büyü yapacağı zaman etrafı ölümcül bariyerlerle kapar ve rahatsız edilmesini önlerdi ama şimdi böyle bir şansı yoktu. Büyünün dengesini bozabilecek herhangi bir kumar oynayamazdı nitekim onun büyüsünün dengesi yoktu.
Melez hızla beşgenin içine girdiğinde her şömine en yakınındaki iki şömine ile aralarında bir ışık demeti ile bağlanmış ve yerdeki toprak adeta fokurdamaya başlamıştı. Dışarıdan görenler toprağın bir tenceredeki su gibi kaynadığını idda ederdi ama Shuriak böyle olmadığını biliyordu. Toprak gayet sertti ve hala büyücüye doğru hızla ilerliyordu. Bu esnada çığlıklar arttı, istemeden melez kafasını yukarıya çevirdi ve kendisine doğru gelen onlarca alev topunu farketti. Kanatlı alev toplar ?
lienas kendini Cody'nin geniş ellerine teslim etmiş ve kalabalığın arasından onu kurtarmasını beklemişti. Cody de bunu başarmıştı zaten.
Etrafına bakınıyordu ki deri şeritlerin birbirlerine çarpma seslerini andıran kanat çırpış sesleri doldu Lienas'ın kulaklarına. Neler oluyordu ?
Kafasını yukarı kaldırdığında alevler içinde dev vücutları ile onlarca cehennem yaratığının hızla ortadaki kızıl büyücünün üstüne doğru diklemesine indiklerini gördü. Neler oluyordu ? O kara şekillerden biri hızla büyücünün yanına doğru koşuyordu.
Bu cehennem yaratıkları salaktı galiba, böyle diklemesine inerlerse yere çakılırlardı ? ya da bir anda dönüp ovadaki kalabalığa saldırırlardı ? Amanııın
Herkesin içini bir anda dehşet sarmıştı. Bir zamanlar tanrıları sayesinde korkudan uzak yaşayanlar bile bu olayın dehşetini iliklerinde hissetmişlerdi ve kaçmak arzusu heryerlerini sarmıştı. Ya da savaşmak, ama nasıl, kiminle ? neyle ? niçin ?
Khedan kendisine doğru gelen kara şekli farketti, endişelenmiş miydi ? Evet ama kendisinden çok gelen bu kişi için endişeliydi.Yeni dünyaya geçmek... İşte bu kişi biryerlere geçeceği kesin olanlardandı ama Khedan onun yerinde olmak istemezdi. Onun için iblislerle anlaşmıştı. Onlar heybetle üzerlerine gelirken neden onlardan yardım istediğini ve onlara yardım önerdiğini bir kez daha çok iyi anladı kızıl cüppeli büyücü.
Kesinlikle korkunç ve huşu uyandıracak kadar güzellerdi. Cehennemin ateşinin oğulları kaynayan torrağa çarpacaklardı ve bu zavallı da onlarla birlikte yere girecekti. Ölür müydü ? Belki de ölmezdi, zaman herşeyi gösterecekti.
Uzun süredir hiç yolunda gitmediği kadar iyi gitmişti büyü ve şu anda Khedan gugurla onun ortasında duruyordu. Bu gün için büyüleirni ezberlemiş, büyülerini yapabnileceği bir yere çıkmak, ölümüne savaşmak, kan dökmek, yıkmak ve zafer kazanmak için hazırlanmıştı kızıl cüppeli. Sefilce ve büyüsüz yaşamak artık yoktu. Büyünün damarlarında coşkun bir nehir gibi akmasını özlemişti kızıl cüppeli ve olan olayların kalabalık üzerindeki etkileri onu azıcık olsun etkilemiyordu.
Birkaç saniye geçmişti ki kara şekil toprağa batmaya başladı, Khedan ile aralarında sadece birkaç metre vardı ve yukarıdan gelen cehennem zabanileri ile ise sadece santimler. Bir anda 7 tonluk dev zebani toprağa giriverdi. Patlama mı oldu ? Hayır, aksine bir hava boşluğuna girer gibi kolayca girivermişti toprağa... Ardından bir iki üç.. yanan birçok dev zebani toprağın içinde kayboldular.
Ama kullandığı şeylerden ve büyünün yapılış biçiminden elementlerle ilgili bir büyü yaptığını tahmin etti. Belki bir çağırma büyüsü ama bu durumda çok mantıksız geliyordu. Belki de yanlış yorumlamıştı.
Shuriak yanındaki drow ile birlikte ilerliyordu ki büyücünün yaptığı şeyler ilginçleşmeye başladı. Drowdan bir büyü yapıp yapamayacağını sormuştu ama pek olası görmüyordu.
Drow daha çok kendi dertleri ile uğraşıyordu. Gecenin ortasında bir anda parlayan alevler drowun gözlerini yakmış, istemsizce yanındaki elfin kolunu sıkmasına neden olmuştu. Drow korku ile gökyüzüne baktı ve kapkara göğü kırmızının ve tonlarına boyayan büyüyü seyretti, büyünün yapıldığı tepenin 200 metre kadar yukarısında bulut gibi şeyler toplanıyordu ve drowun kulakları alışık olmadığı sesler duyuyordu. Havanın alışılağelmişin dışında ısındığını o dahil herkes farketmişti. Gökyüzünde kanat çırpan birşeyler toplanıyordu.
Cody endişeliydi ? Tüm bu olanlara anlam vermekte zorlanıyordu. Ne büyüye ne de büyücülere güvenesi geliyordu, zaten buraya tesadüfen gelmişti.
Bir tarihi sahne olan drowun elfin kolundan tutması meselesi olayın dehşeti yanında sadece birkaç saniye savaşçının aklını meşgul edebilmişti. Onun daha çok dikkatini çeken zaman geçtikçe şöineler arasındaki havanın katılaşıp bir kubbe gibi yükselmesi ve yukarıda birşeylerin kanat çırpıp çığlık atmasıydı.
Ales brşeylerin garip, yanlış belki de eksik olduğunu hissetmişti ama ne olduğunu, nedne olduğunu bir türlü anlayamıyordu. Bu büyüde bir gariplik olduğu kesindi, en başta çalışması, hatta yaplması bile saçmaydı ama onu asıl endişelendiren şey büyünün var olmaması ! olabilir miydi ? Saçmalıyor olmalıydı... Ama bir şekilde burada büyücüden çıkan ve tanığı bir büyü hiisedemiyordu.
Argay bu garip topluluğa doğru yanaşırken onlara kendisine bile saçma gelen bir şekilde seslenmişti ? Neden ? O da bilmiyordu ama bir şekilde yanlız kalmak istemediğini, saçma da olsa bir tepki almanın iyi olacağını düşündü. Bu karşısındakiler de pek normale benzemiyordu, garipsemezlerdi herhalde.
Kathranis in Susy için yol açma çabaları başarılı olmuştu, bunda kurdunun hırlamalarının çok büyük etkisi olduğu muhakkaktı ve bu sayede Susy daha hızlı bir şekilde ilerleme şansı buldu. Arkadaşlları da onu takip eidyordu. İnsanlar endişelenmiş, korkuya kapılmıştı ve onları gütmek şu anda kolay oluyordu.
Edmond kendine gelmeye çalışıyordu. Halüsinasyonlar mı görüyordu ? Bu da neydi böyle ? Korkudan mı oluyordu tüm bunlar ? Olmayacak gibi de değildi hani ama nedense içinden bir ses bunun içinde birşeylerin gerçek olduğunu söylüyordu. Yoksa ona birşeyler mi anlatmaya çalışıyorlardı ?
Lienas zorlukla ilrliyordu, herkes endişeli görünüyor ve kimse başkasına dikkat etmiyordu. İleride Cody'nin miferini ve onun vücudunu gördüğünde bir anda dünyalar onun olmuş gibi geldi. Ona seslendi ama duymuş muydu ?
Cody kalabalığın arasında isminin seslenildiğini duydu ? Ya da sadece hayal mi etmişti. Arkasında biyerlerdeydi belki de ?
Swain büyücüyü dikkatle izlemiş, işini bilir bir eda ve soğukkanlılıkla onları belaya bulaştırmasını hayretle karışık seyretmişti. Kötülüğü hissedebiliyordu. Bir tanrısı ve büyüleri olmasa da bunu hissedebiliyordu. Adeta kötülük maddeselleşiyordu ? Ya da o herşeyi böyle mi düşünüyordu ? Lanet olası büyücü birşeyler yaparken iyilik yolundakilerle olmadığı kesindi Swain 'e göre.
Shuriak duygusal bir burhan yaşıyordu, nereden geldiğini bilmediği bir ilhamla bir anda tüm bunların kötü olduğu konusunda emin olmuştu. Kötü olmak bir yana bunlar etraftakı herkesin ölümüne neden olabilecek kadar ve belki de daha kötüsüne neden olacak kadar kötüydüler.
Shuriak bir anda ileriye atıldı, yanındakilere yarım yamalak fikrini anlattı ve hızla kalabalığın arasına karışıp büyücüye ulaşmak için vargücü ile koşmaya başladı. Bu esnada karşısına çıkan herkesi itiyor, korkutuyor ve amacına ulaşmak için elinden ne gelirse yapıyordu.
jinakuma meleğinin peşinden hızla ilerliyordu çünkü meleği hızlanmıştı. O mu onu kovalıyor yoksa jinakuma mı ölümü kovalıyordu anlayamadı ama kafasının karışık olduğu kesindi. Bir anda bedeninin ısındığı, herşeyin değişmeye başladığını farketti. Ya da soğumuş muydu ? Kıyamet böyle olmalıydı...
Shuriak hızla kalabalığa dalınca Xyra da peşinden kalabalığın arasına girmişti. Shuriak Xyra nın dalgınlığından faydalanıp zaman kazanmıştı ama yolu açması zaman alıyordu. Bu esnada Susy'de kalabalığı platformdan uzak tutmaya çalışıyordu.
Fakat Susy daha ne olduğunu farkedemeden kara bir şekil hızla şöminelerin birinin yanından geçti, arkasında zorla farkedebildiği Xyra melezin pelerini ile duruyordu. Hızlı melezin pelerinini yakalayabilmişti drow ama kopan bağcık sahibine yardım etmişti ve büyük bir hızla melez platformun içine girdi.
Normal şartlarda Khedan bu kadar önemli bir büyü yapacağı zaman etrafı ölümcül bariyerlerle kapar ve rahatsız edilmesini önlerdi ama şimdi böyle bir şansı yoktu. Büyünün dengesini bozabilecek herhangi bir kumar oynayamazdı nitekim onun büyüsünün dengesi yoktu.
Melez hızla beşgenin içine girdiğinde her şömine en yakınındaki iki şömine ile aralarında bir ışık demeti ile bağlanmış ve yerdeki toprak adeta fokurdamaya başlamıştı. Dışarıdan görenler toprağın bir tenceredeki su gibi kaynadığını idda ederdi ama Shuriak böyle olmadığını biliyordu. Toprak gayet sertti ve hala büyücüye doğru hızla ilerliyordu. Bu esnada çığlıklar arttı, istemeden melez kafasını yukarıya çevirdi ve kendisine doğru gelen onlarca alev topunu farketti. Kanatlı alev toplar ?
lienas kendini Cody'nin geniş ellerine teslim etmiş ve kalabalığın arasından onu kurtarmasını beklemişti. Cody de bunu başarmıştı zaten.
Etrafına bakınıyordu ki deri şeritlerin birbirlerine çarpma seslerini andıran kanat çırpış sesleri doldu Lienas'ın kulaklarına. Neler oluyordu ?
Kafasını yukarı kaldırdığında alevler içinde dev vücutları ile onlarca cehennem yaratığının hızla ortadaki kızıl büyücünün üstüne doğru diklemesine indiklerini gördü. Neler oluyordu ? O kara şekillerden biri hızla büyücünün yanına doğru koşuyordu.
Bu cehennem yaratıkları salaktı galiba, böyle diklemesine inerlerse yere çakılırlardı ? ya da bir anda dönüp ovadaki kalabalığa saldırırlardı ? Amanııın
Herkesin içini bir anda dehşet sarmıştı. Bir zamanlar tanrıları sayesinde korkudan uzak yaşayanlar bile bu olayın dehşetini iliklerinde hissetmişlerdi ve kaçmak arzusu heryerlerini sarmıştı. Ya da savaşmak, ama nasıl, kiminle ? neyle ? niçin ?
Khedan kendisine doğru gelen kara şekli farketti, endişelenmiş miydi ? Evet ama kendisinden çok gelen bu kişi için endişeliydi.Yeni dünyaya geçmek... İşte bu kişi biryerlere geçeceği kesin olanlardandı ama Khedan onun yerinde olmak istemezdi. Onun için iblislerle anlaşmıştı. Onlar heybetle üzerlerine gelirken neden onlardan yardım istediğini ve onlara yardım önerdiğini bir kez daha çok iyi anladı kızıl cüppeli büyücü.
Kesinlikle korkunç ve huşu uyandıracak kadar güzellerdi. Cehennemin ateşinin oğulları kaynayan torrağa çarpacaklardı ve bu zavallı da onlarla birlikte yere girecekti. Ölür müydü ? Belki de ölmezdi, zaman herşeyi gösterecekti.
Uzun süredir hiç yolunda gitmediği kadar iyi gitmişti büyü ve şu anda Khedan gugurla onun ortasında duruyordu. Bu gün için büyüleirni ezberlemiş, büyülerini yapabnileceği bir yere çıkmak, ölümüne savaşmak, kan dökmek, yıkmak ve zafer kazanmak için hazırlanmıştı kızıl cüppeli. Sefilce ve büyüsüz yaşamak artık yoktu. Büyünün damarlarında coşkun bir nehir gibi akmasını özlemişti kızıl cüppeli ve olan olayların kalabalık üzerindeki etkileri onu azıcık olsun etkilemiyordu.
Birkaç saniye geçmişti ki kara şekil toprağa batmaya başladı, Khedan ile aralarında sadece birkaç metre vardı ve yukarıdan gelen cehennem zabanileri ile ise sadece santimler. Bir anda 7 tonluk dev zebani toprağa giriverdi. Patlama mı oldu ? Hayır, aksine bir hava boşluğuna girer gibi kolayca girivermişti toprağa... Ardından bir iki üç.. yanan birçok dev zebani toprağın içinde kayboldular.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests