Sandeila-Learon
Sandeila babasından ayrı bir insan köyünde yaşıyordu.Babası ise bir Elf köyünde hayatını sürdürüyordu.Sandeila 2-3 günde bir olarak babasının yanına geliyordu.Babası insan köyünde oğlunun ne yaptığını merak etsede fazla uğraşmıyordu.Sandeila’nın yaşadığı yer bir insan köyü olmasına rağmen o bir büyücük kulesinde çıraklık yapıyordu.Yaklaşık 20 yaşından beri o kuleye düzenli olarak gidip geliyordu.Ustası gerçekten iyi biri olmasına rağmen ustası Sandeila’nın babası ile de iyiydi.Bu nedenle düzenli olarak Sandeila’nın babasına rapor veriyordu.
Son 2-3 gündür Sandeila’da bir değişiklik vardı.Her zamanki neşesiyle dolaşmıyordu.Ustası bunu farketmişti hatta damgayı da koymuştu:Aşk.....
Ustası o gün babasına gidip durumu bildirdi.Babasının tepkisi çok sert olmuştu.Sandeila babasının yanına gittiğinde çok kötü tartıştılar.Babası sürekli olarak *Sen bir Elf'sin, lanet olası bir insanla evlenemessin* diyip duruyordu.Sandeila sonra orayı terketti.
Sandeila babasının sözlerine kulak asmıyordu.O seviyordu, insan olsa bile sevdiği.Ne kadar saçma bir kuraldı!Neden Elf’ler İnsan’larla evlenemesin ki?Bu kadar kibirli olunmazdı.Sandeila bunu biliyordu.Her ne kadar kibirli birisi de olsa babasını seviyordu.Tabî babasından daha çok sevdiği birisi vardı:Learon.
Sadece babası değil ölüm bile engelleyemezdi bu sevgiyi.Annesi keşke ölmemiş olsa idi de babasına karşı gelseydi.Ancak lanet olası savaş.Nefret ediyordu savaştan Sandeila.Ancak annesi bir Paladin’di.Mecburen katılacaktı bu savaşa. Ancak savaştan sağ çıkamayacağını bilmiyor da değildi.Babası uzun süre onu ikna etmeye çalıştı.Ancak nâfile.Sandeila’nın annesi savaşta öldü.O zamandan beri Sandeila’ya babası bakıyordu.
Ölüm Yolunda Yaşam
Ölüm Yolunda Yaşam
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
İtiraz
Sandeila evden ayrıldıktan sonra bir süre nereye gideceğini bilemedi.Ã?ünkü ustasının yanına gitmeyi hiç istemiyordu.Ustası söylemişti büyük ihtimalle babasına.Sandeila’nın gözleri bir anda faltaşı gibi açıldı.Nereye gideceğini bulmuştu:Han’a
Han insan köyündeki zengin bir adamın yeriydi.Bu adamın özelliği ise Sandeila’nın sevdiği kızın yanı Learon’un babasıydı.Soğuk birisiydi.Fazla gülmezdi.Sandeila’ya da fazla ısınmamıştı zaten.
Sandeila wizard olmayı seçmişti çünkü savaştan nefret ediyordu.Evet, wizard’da biraz savaşçı sınıfı olabilir fakat Sandeila savaşı dindirmek için wizard olmuştu.Savaşı savaşarak dindirebileceğini sanıyordu saçma bir hayalle
Sandeila köyde fazla sevilmiyordu.Bu yüzden gezmek için sadece hana gidiyordu.Sandeila’nın duyguları karşılıklı olmasına rağmen ikisinin de bundan haberi yoktu.Hatta Sandeila’nın Learon’un başkasını sevdiğini düşündüğü bile oluyordu.
Sandeila hana gittiğinde ustasının orda olduğunu farketmedi.Ustası onu izliyordu.Hem de çok açık bir şekilde.Fakat Sandeila başı öne eğik bir şekilde bir şeyler yiyordu.Sandeila ustası sayesinde para kazanıyordu.Ayrıca büyü de öğreniyordu.Ustasının ona çok yararı dokunmasına rağmen o an ustasına inanılmaz bir kin duyuyordu.Ustası bunun farkında olmasına rağmen sadece gülümsüyordu.Sandeila sonra açık kapıdan içeriye baktı.Orda duruyordu.Learon tüm güzelliğiyle kendisine bakıyordu.Sandeila bir an ne yapacağını bilemedi.Sonra heyecanlanıp elindeki bardağı düşürdü.Learon ve ustası Sandeila’nın bu haline sadece gülümsediler.
Sandeila evden ayrıldıktan sonra bir süre nereye gideceğini bilemedi.Ã?ünkü ustasının yanına gitmeyi hiç istemiyordu.Ustası söylemişti büyük ihtimalle babasına.Sandeila’nın gözleri bir anda faltaşı gibi açıldı.Nereye gideceğini bulmuştu:Han’a
Han insan köyündeki zengin bir adamın yeriydi.Bu adamın özelliği ise Sandeila’nın sevdiği kızın yanı Learon’un babasıydı.Soğuk birisiydi.Fazla gülmezdi.Sandeila’ya da fazla ısınmamıştı zaten.
Sandeila wizard olmayı seçmişti çünkü savaştan nefret ediyordu.Evet, wizard’da biraz savaşçı sınıfı olabilir fakat Sandeila savaşı dindirmek için wizard olmuştu.Savaşı savaşarak dindirebileceğini sanıyordu saçma bir hayalle
Sandeila köyde fazla sevilmiyordu.Bu yüzden gezmek için sadece hana gidiyordu.Sandeila’nın duyguları karşılıklı olmasına rağmen ikisinin de bundan haberi yoktu.Hatta Sandeila’nın Learon’un başkasını sevdiğini düşündüğü bile oluyordu.
Sandeila hana gittiğinde ustasının orda olduğunu farketmedi.Ustası onu izliyordu.Hem de çok açık bir şekilde.Fakat Sandeila başı öne eğik bir şekilde bir şeyler yiyordu.Sandeila ustası sayesinde para kazanıyordu.Ayrıca büyü de öğreniyordu.Ustasının ona çok yararı dokunmasına rağmen o an ustasına inanılmaz bir kin duyuyordu.Ustası bunun farkında olmasına rağmen sadece gülümsüyordu.Sandeila sonra açık kapıdan içeriye baktı.Orda duruyordu.Learon tüm güzelliğiyle kendisine bakıyordu.Sandeila bir an ne yapacağını bilemedi.Sonra heyecanlanıp elindeki bardağı düşürdü.Learon ve ustası Sandeila’nın bu haline sadece gülümsediler.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Ölüme Yolculuk
Sandeila Learon'un içeri girdiğini farketti.Yanına yaklaşıyordu.Sandeila'nın kalp atışları hızlanıyordu.Learon yaklaşmaya devam etti.Sandeila hafif terleyerek etrafına baktı.Learon yanından geçip gitti.Sandeila'nın kalp atışları düzeldi.Biraz bozulmıuştu.Ardından masasında bir kağıt farketti.Kağıdı Learon bırakmıştı belli ki.Açıp açmamakta biraz tereddüt etse de açmaya karar verdi.Kağıtta
*Handan ayrılma* yazıyordu.Neden? diye sordu kendi kendine.Aradan biraz zaman geçti.Akşam geçmeye başlamıştı.10 bardaktan fazla su içmişti ve bu karnına dokunmuştu.Gitmesi gerekiyordu ama gidemezdi.Belki bu ilk ve son fırsatıydı.Sonra odasına çekildi.
şafak ışıklarıyla birlikte kapısının açıldığını farketti.Rüya gördüğünü zannetti bir an.Ardından Learon yaklaşmaya başladı.Sandeila yutkundu.Sonra Learon elini tuttu.*Götür beni* dedi.*Ama nasıl*, *Hangi parayla götürürüm* dedi.Learon ise gülümseyerek *Sanırım az önce bir hırsızlık yaptım* dedi.Elinde bir bohça duruyordu.Gülümsüyordu.Sonra Sandeila korka korka kabul etti.
Sandeila Learon'un içeri girdiğini farketti.Yanına yaklaşıyordu.Sandeila'nın kalp atışları hızlanıyordu.Learon yaklaşmaya devam etti.Sandeila hafif terleyerek etrafına baktı.Learon yanından geçip gitti.Sandeila'nın kalp atışları düzeldi.Biraz bozulmıuştu.Ardından masasında bir kağıt farketti.Kağıdı Learon bırakmıştı belli ki.Açıp açmamakta biraz tereddüt etse de açmaya karar verdi.Kağıtta
*Handan ayrılma* yazıyordu.Neden? diye sordu kendi kendine.Aradan biraz zaman geçti.Akşam geçmeye başlamıştı.10 bardaktan fazla su içmişti ve bu karnına dokunmuştu.Gitmesi gerekiyordu ama gidemezdi.Belki bu ilk ve son fırsatıydı.Sonra odasına çekildi.
şafak ışıklarıyla birlikte kapısının açıldığını farketti.Rüya gördüğünü zannetti bir an.Ardından Learon yaklaşmaya başladı.Sandeila yutkundu.Sonra Learon elini tuttu.*Götür beni* dedi.*Ama nasıl*, *Hangi parayla götürürüm* dedi.Learon ise gülümseyerek *Sanırım az önce bir hırsızlık yaptım* dedi.Elinde bir bohça duruyordu.Gülümsüyordu.Sonra Sandeila korka korka kabul etti.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Kaçış
Sandeila, sevdiğiyle dışarı çıktığında havanın soğuk olduğunu farketti.Olsun, sevdiğiyle birlikteyken insan üşüyemezdi.İnsanı üşüten yanlızlıktı.O yanlız değildi.Bir müddet hiç konuşmadan yürüdüler.Taa ki şehirden çıkana kadar.Sandeila biraz uzaklaştıktan sonra bir nara attı.Kurtulmuştu artık.Sonra bir an durdu.Sevdiğinin ismini bile bilmiyordu.Ve bunu yeni farketmişti.
-İsmini bile bilmiyorum.Neden benim aşkıma karşılık verdin ki?
-Aşk için isim lazım değil.İsmim Learon, senin ki
-Sa-sa-sa, Sandeila
-Kekeme olduğunu bilmiyordum.
-İnan bana, ben de bilmiyordum.
Bu cevaba iki aşık da güldüler.Sonra,*Sen neden kaçtın* diye sordu büyücü.Bir süre sustu kız, ancak sonra *Babamın işkencesinden bıktım.Sanki kızı değil de kölesiydim, ama artık önemi yok* dedi.Bir süre tekrar sustular.Kız gencin elini tuttu.Sandeila bir an ne diyeceğini bilemese de sonra alıştı.Artık alışması gerekiyordu.Ormana girmişlerdi.Gün ise öğlen olmuştu.Hava cıvıl cıvıldı, özellikle gençler için.Hayvanlar ve bitkiler dışında yanlızdılar.Ancak bu yanlızlık kısa sürecekti
Sandeila, sevdiğiyle dışarı çıktığında havanın soğuk olduğunu farketti.Olsun, sevdiğiyle birlikteyken insan üşüyemezdi.İnsanı üşüten yanlızlıktı.O yanlız değildi.Bir müddet hiç konuşmadan yürüdüler.Taa ki şehirden çıkana kadar.Sandeila biraz uzaklaştıktan sonra bir nara attı.Kurtulmuştu artık.Sonra bir an durdu.Sevdiğinin ismini bile bilmiyordu.Ve bunu yeni farketmişti.
-İsmini bile bilmiyorum.Neden benim aşkıma karşılık verdin ki?
-Aşk için isim lazım değil.İsmim Learon, senin ki
-Sa-sa-sa, Sandeila
-Kekeme olduğunu bilmiyordum.
-İnan bana, ben de bilmiyordum.
Bu cevaba iki aşık da güldüler.Sonra,*Sen neden kaçtın* diye sordu büyücü.Bir süre sustu kız, ancak sonra *Babamın işkencesinden bıktım.Sanki kızı değil de kölesiydim, ama artık önemi yok* dedi.Bir süre tekrar sustular.Kız gencin elini tuttu.Sandeila bir an ne diyeceğini bilemese de sonra alıştı.Artık alışması gerekiyordu.Ormana girmişlerdi.Gün ise öğlen olmuştu.Hava cıvıl cıvıldı, özellikle gençler için.Hayvanlar ve bitkiler dışında yanlızdılar.Ancak bu yanlızlık kısa sürecekti
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Gençler yürüdüler, yürüdüler.Hiç bir yiyecekleri kalmamıştı.Yaklaşık 1 haftadır yürüyorlardı.2 saat önce bütün yiyeceklerini tüketmişlerdi.Ne yapacaklarını bilmiyorlardı.Tek tesellileri birlikteydiler.Seviyorları birbirlerini.Yaklaşık 1 gün daha idare edebilirlerdi.Ondan sonrası artık ümitsizdi.O şekilde 2 saat, 3 saat derken akşam olmuştu.Korkmaya başlamıştı güzel kız.Ne yapacağını bilmiyordu.Sandeila'nın elinden tuttu.O akşam ne de çabuk geçmişti.
Sabah karın guruldamalarıyla uyandılar.Ardından ormandan çıkış yolunu gördüler.Koşmaya başladılar.Bir ümit ışığı doğmuştu yeniden içlerine.Sonuçta bir kasaba göründü uzaktan.Kasaba neşeli bir yer gibi görünüyordu.İçerden çocuk cıvıldamaları geliyordu.Learon başını Sandeila'nın omzuna yasladı.Bir kaç dakika durdular öylece.Gülüyorlardı ikisi de.Anlaşılan yeni evlerine gelmişlerdi.
Yavaş adımlarla ilerlemeye başladılar.Kasabanın kapısına gelmişlerdi.İçeri sakin adımlarla girdiler.İleride hafif yıkık bir han duruyordu.İçeri girmekte biraz tereddüt etseler de yine de girdiler.hanın sahibi üler yüzle karşıladı onları.Elf'i görünce biraz tereddüt etse de, Elf'in güleryüzlülüğünü görünce tekrar düzeldi.*Buyrun Genç âşıklar ne istemiştiniz* dedi sakince.Gençler biraz tereddüt etsede sonra konuşmaları gerektiğini anladılar.*Bize kısa bir süreliğine bir oda.Ayrıca karnımız çok aç* dedi sakince Sandeila.
Sabah karın guruldamalarıyla uyandılar.Ardından ormandan çıkış yolunu gördüler.Koşmaya başladılar.Bir ümit ışığı doğmuştu yeniden içlerine.Sonuçta bir kasaba göründü uzaktan.Kasaba neşeli bir yer gibi görünüyordu.İçerden çocuk cıvıldamaları geliyordu.Learon başını Sandeila'nın omzuna yasladı.Bir kaç dakika durdular öylece.Gülüyorlardı ikisi de.Anlaşılan yeni evlerine gelmişlerdi.
Yavaş adımlarla ilerlemeye başladılar.Kasabanın kapısına gelmişlerdi.İçeri sakin adımlarla girdiler.İleride hafif yıkık bir han duruyordu.İçeri girmekte biraz tereddüt etseler de yine de girdiler.hanın sahibi üler yüzle karşıladı onları.Elf'i görünce biraz tereddüt etse de, Elf'in güleryüzlülüğünü görünce tekrar düzeldi.*Buyrun Genç âşıklar ne istemiştiniz* dedi sakince.Gençler biraz tereddüt etsede sonra konuşmaları gerektiğini anladılar.*Bize kısa bir süreliğine bir oda.Ayrıca karnımız çok aç* dedi sakince Sandeila.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Gençler uzun süreli açlıklarına rağmen yemeklerini yavaş yemişlerdi.Tadını çıkara çıkara, doya doya yemişlerdi.Hancı ile iyi anlaşmışlardı.Sonra yapmaları gereken şeyler olduğunu farkettiler.Ã?ncelikle bir ev, sonra bir iş.Hancıya durumdan yüzeysel olarak bahsettiler.Kaçtıklarını ve bir ev, bir işe ihtiyaçları olduğunu anlattılar.Hancı Sandeila'yı hana aldı.Handa basit işleri yapacaktı.Sonra ise hafif yıkık dökük bir ev buldu gençlere.Bulmaktan ziyade, verdi.Ã?ünkü ev kendi eviydi.Hancı zengin birisiydi.Bu da işlerine bayağı yaramıştı.Oldukça yardım etmişti hancı.Ã?ncelikle evi toparlamada, düzenlemede ve handa verdiği işle çocukların kurtarıcısı olmuştu.
Gençlerin evlerine yerleşmeleri yaklaşık 1 haftayı buldu.Sandeila'nın işe alışması ise 2 günde hallolmuştu.Müşteriler memnundu.Hancı memnundu.Gençler memnundu.Hayat o an için güzeldi.Ancak kısa sürecekti o mutluluk.Çok kısa
Gençlerin evlerine yerleşmeleri yaklaşık 1 haftayı buldu.Sandeila'nın işe alışması ise 2 günde hallolmuştu.Müşteriler memnundu.Hancı memnundu.Gençler memnundu.Hayat o an için güzeldi.Ancak kısa sürecekti o mutluluk.Çok kısa
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Yaklaşık 1 hafta daha geçmişti. Gençler iyice alışmışlardı yeni kasabalarına. Hancı onlara çok yardım etmişti. Ev 1 haftada harabeden saraya dönmüştü. Her şey güzelleşmeye başlamıştı. Hayat güzelleşmeye başlamıştı.
Sandeila hancıyla iyi anlaşıyordu. Kısa sürede kasabanın bir ferdi olmuşlardı. Kasabadaki insanlar iyilerdi. Kasaba temiz ve düzenliydi. Sandeila'nın handaki yükü epey hafifti. Sadece para toplama işine bakıyordu. Learon ise evi temizlemekle uğraşıyordu. Yiyecek veya içecek sıkıntıları olmuyordu. Sandeila arada sırada kasaba dışına çıkıp, avcılıkla uğraşıyordu.
Sandeila kasabaya geldiğinden beri savaşçılıkla uğraşıyordu. Kısa zamanda geliştirmişti kendini. Elf olması nedeniyle okçuluğa doğuştan yeteneği vardı. Kılıç konusunda da ustaydı. Biraz çelimsiz olmasına rağmen çevikliğiyle kurtarıyordu durumu. Ancak kendisini büyü konusunda da serbest bırakmıyordu. Burada da büyücülük okuluna gidiyordu. Ayrıca diğerlerine oranla oldukça sağlam bir hafızası vardı.şimdilik böylece geçiniyorlardı
Sandeila hancıyla iyi anlaşıyordu. Kısa sürede kasabanın bir ferdi olmuşlardı. Kasabadaki insanlar iyilerdi. Kasaba temiz ve düzenliydi. Sandeila'nın handaki yükü epey hafifti. Sadece para toplama işine bakıyordu. Learon ise evi temizlemekle uğraşıyordu. Yiyecek veya içecek sıkıntıları olmuyordu. Sandeila arada sırada kasaba dışına çıkıp, avcılıkla uğraşıyordu.
Sandeila kasabaya geldiğinden beri savaşçılıkla uğraşıyordu. Kısa zamanda geliştirmişti kendini. Elf olması nedeniyle okçuluğa doğuştan yeteneği vardı. Kılıç konusunda da ustaydı. Biraz çelimsiz olmasına rağmen çevikliğiyle kurtarıyordu durumu. Ancak kendisini büyü konusunda da serbest bırakmıyordu. Burada da büyücülük okuluna gidiyordu. Ayrıca diğerlerine oranla oldukça sağlam bir hafızası vardı.şimdilik böylece geçiniyorlardı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Uzun zaman geçmişti aradan.Yeni yerlerine iyice yerleşmişlerdi.Genç aşıkların bir de çocuğu olmuştu:*Huor Tinéhtélé*
Henüz 3 aylıktı.Daha dünyayı tanımıyordu.Gülümseyen bir yüze sahipti.Ancak tamamen bir insan görümüne sahipti.Üzerinde Elf'lere dair hiçbir iz yoktu gülümseyen yüzünde.Seviyordu dünyayı, bilmiyordu başına gelecekleri.Gerçi kim bilebilirdi ki?
Sandeila bir zaman sonra büyücülükte kendini geliştirmeyi bırakmıştı.Yanlızca bildiği büyüleri geliştiriyordu.Kendini neredeyse sırf savaşçılığa yöneltmişti.
Gençlerin evleri uzaktan bakıldığında gösterişten yoksundu.Ancak içerisi çok daha farklıydı.İçeride çeşit çeşit kılıçlar ve yaylar vardı.Bir adet uzunca asa vardı ancak 'sadece süs için varmış' havası veriyordu.
İçinde bulundukları kasaba, yaklaşık 4 metre yüksekliğindeki tahta çitle korunuyordu.İçeride çeşit çeşit dükkanlar vardı.şehrin kuzey tarafı tamamen mezarlıktı ve fazla gidilmezdi oraya.Ayrıca o tarafta kapıda yoktu.Ancak kasabanın doğu tarafı çok neşeli bir yerdi.Kasabanın dükkanları burada kuruluydu.Sandeila ile Learon kaçtıklarında kasabaya buradan girmişlerdi.Doğu tarafındaki kapıdan çıkar çıkmaz orman başlıyordu.Kasabanın batı kısmını fakir kesim oluşturuyordu.Aslında onlarda fakir sayılmazlardı ancak doğu kesmine oranla fakirlerdi.Kasabanın güney kısmını iste yolcular için olan hanlar ve dükkanlar oluşturuyorlardı.
Kasaba, kıtanın Kuzeydoğu tarafındaydı.Batısında kurak ve uzun bir arazi, doğusunda ise geniş bir orman vardı.
Aşıkların evi ise kasabanın en batısındaydı.Kapıdan girer girmez hemen sağdaydı evleri.
Aşıklar ve Huor için zaman daralıyordu.
Henüz 3 aylıktı.Daha dünyayı tanımıyordu.Gülümseyen bir yüze sahipti.Ancak tamamen bir insan görümüne sahipti.Üzerinde Elf'lere dair hiçbir iz yoktu gülümseyen yüzünde.Seviyordu dünyayı, bilmiyordu başına gelecekleri.Gerçi kim bilebilirdi ki?
Sandeila bir zaman sonra büyücülükte kendini geliştirmeyi bırakmıştı.Yanlızca bildiği büyüleri geliştiriyordu.Kendini neredeyse sırf savaşçılığa yöneltmişti.
Gençlerin evleri uzaktan bakıldığında gösterişten yoksundu.Ancak içerisi çok daha farklıydı.İçeride çeşit çeşit kılıçlar ve yaylar vardı.Bir adet uzunca asa vardı ancak 'sadece süs için varmış' havası veriyordu.
İçinde bulundukları kasaba, yaklaşık 4 metre yüksekliğindeki tahta çitle korunuyordu.İçeride çeşit çeşit dükkanlar vardı.şehrin kuzey tarafı tamamen mezarlıktı ve fazla gidilmezdi oraya.Ayrıca o tarafta kapıda yoktu.Ancak kasabanın doğu tarafı çok neşeli bir yerdi.Kasabanın dükkanları burada kuruluydu.Sandeila ile Learon kaçtıklarında kasabaya buradan girmişlerdi.Doğu tarafındaki kapıdan çıkar çıkmaz orman başlıyordu.Kasabanın batı kısmını fakir kesim oluşturuyordu.Aslında onlarda fakir sayılmazlardı ancak doğu kesmine oranla fakirlerdi.Kasabanın güney kısmını iste yolcular için olan hanlar ve dükkanlar oluşturuyorlardı.
Kasaba, kıtanın Kuzeydoğu tarafındaydı.Batısında kurak ve uzun bir arazi, doğusunda ise geniş bir orman vardı.
Aşıkların evi ise kasabanın en batısındaydı.Kapıdan girer girmez hemen sağdaydı evleri.
Aşıklar ve Huor için zaman daralıyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
İlk önce bir vızıltı geldi. Sonra da bir saplanma sesi. Ã?ıtırtılar yükseldi ardından kasabada ve o sesi de çığlıklar takip etti. Bir anda ok yağmuru yağmaya başlamıştı kasabaya. Alevli oklar. Kasabadaki evlerin samandan yapılması da yangını hızlandırıyordu. Zaten kasabanın surları bile odundandı. Ve işin bir kötü yanı daha vardı. Kasabanın doğu tarafı ormandı. Eğer ki yangın ormana sıçrarsa, durdurulamayabilirdi.
Oklar kasabanın doğu tarafından geliyordu. Ormanların arasından. Huor'un ailesi hızla evden ayrılmıştı çünkü evleri en doğudaydı. Ancak surlardan çıkmak mümkün değildi. Ã?ünkü surlar cayır cayır yanıyordu. Kapı çökmüştü ve geçmek tamamen olanaksızlaşmıştı.
Sandeila bir büyü düşündü, ancak korkudan aklına en basit büyüler bile gelmiyordu. Akıllarına en güvenli yer olarak mezarlık geldi. Orada bina yoktu ve açık alandı. Kolay kolay bir şey olmazdı orada. Sandeila, Learon ile oğlunu hızla oraya götürdü. Sessiz bir şekilde Learon ile tartışmaya başlamışlardı
*Sen burada bekle ben tüm kasabayı buraya getireceğim*
*Hayır, buna asla izin veremem*
*Özgünüm, ama ilk kez sana karşı koyacağım*
Bu tartışmadan sonra iki tarafta gözü yaşı olarak kaldı. Ardından Sandeila koşarak ayrıldı. Sonra da tüm kasaba teker teker ama hızlı bir şekilde mezarlığa akın etti. Kısa bir süre içinde Sandeila tüm kasabayı mezarlığa toplamıştı. Kasabanın küçük bir yer ancak mezarlığının geniş bir alan olması işi kolaylaştırıyordu. Bir anda arkadaki surlardan dev bir goblin sürüsü akın etti. Herkes kaçmak için arkasına baksa da orası da çoktan goblin dolmuştu. Bir anda etrafları çevrilmişti. Herkes panik içindeyken, bir anda Sandeila sur tarafındaki goblinlerin ortasına dev bir ateş topu gönderdi. Ateş topu önce goblinleri sonra surları eritip geçti. Ancak kasabanın iç tarafındaki goblinler sinirlendiler ve bir anda saldırıya geçtiler. Zaten goblinlerin en yakınında bulunan Learon ile Huor’u ezip geçtiler. Sonra da tüm kasaba halkını…
Hava kararmaya başlıyordu. Kasaba hala yanıyordu. Tek sağ kalan Huor gibi görünüyordu. Learon’un koruması altında yaşamayı başarmıştı. Kasabadan çıkan dumanlar görmeyi olanaksızlaştırıyordu. Cübbeli bir adam belirdi Huor’un yanında. Adamın yüzü gözükmüyordu. Learon’un kolunu hafifçe kaldırdı ve Huor’u aldı. Ardından gözden kayboldu.
Oklar kasabanın doğu tarafından geliyordu. Ormanların arasından. Huor'un ailesi hızla evden ayrılmıştı çünkü evleri en doğudaydı. Ancak surlardan çıkmak mümkün değildi. Ã?ünkü surlar cayır cayır yanıyordu. Kapı çökmüştü ve geçmek tamamen olanaksızlaşmıştı.
Sandeila bir büyü düşündü, ancak korkudan aklına en basit büyüler bile gelmiyordu. Akıllarına en güvenli yer olarak mezarlık geldi. Orada bina yoktu ve açık alandı. Kolay kolay bir şey olmazdı orada. Sandeila, Learon ile oğlunu hızla oraya götürdü. Sessiz bir şekilde Learon ile tartışmaya başlamışlardı
*Sen burada bekle ben tüm kasabayı buraya getireceğim*
*Hayır, buna asla izin veremem*
*Özgünüm, ama ilk kez sana karşı koyacağım*
Bu tartışmadan sonra iki tarafta gözü yaşı olarak kaldı. Ardından Sandeila koşarak ayrıldı. Sonra da tüm kasaba teker teker ama hızlı bir şekilde mezarlığa akın etti. Kısa bir süre içinde Sandeila tüm kasabayı mezarlığa toplamıştı. Kasabanın küçük bir yer ancak mezarlığının geniş bir alan olması işi kolaylaştırıyordu. Bir anda arkadaki surlardan dev bir goblin sürüsü akın etti. Herkes kaçmak için arkasına baksa da orası da çoktan goblin dolmuştu. Bir anda etrafları çevrilmişti. Herkes panik içindeyken, bir anda Sandeila sur tarafındaki goblinlerin ortasına dev bir ateş topu gönderdi. Ateş topu önce goblinleri sonra surları eritip geçti. Ancak kasabanın iç tarafındaki goblinler sinirlendiler ve bir anda saldırıya geçtiler. Zaten goblinlerin en yakınında bulunan Learon ile Huor’u ezip geçtiler. Sonra da tüm kasaba halkını…
Hava kararmaya başlıyordu. Kasaba hala yanıyordu. Tek sağ kalan Huor gibi görünüyordu. Learon’un koruması altında yaşamayı başarmıştı. Kasabadan çıkan dumanlar görmeyi olanaksızlaştırıyordu. Cübbeli bir adam belirdi Huor’un yanında. Adamın yüzü gözükmüyordu. Learon’un kolunu hafifçe kaldırdı ve Huor’u aldı. Ardından gözden kayboldu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
