Yeni Dünya ( RP EKRANI )

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Edmond çevreyi gözlüyor ve yapacağı şeye karar vermeye çalışıyordu. Dikkatini çeken birinin yanına yanaşıp onunla konuşmayı denedi. Bu esnada bu tarafta kalan son cehennem varlıkları da hızla toprağın içine geçiyordu.

Amora platforma yaklaşmıştı ve platformda ona yaklaşıyordu, gittikçe daha hızlı bir şekilde genişleyen platform yakında onu da yutacaktı ve görüleri ona hiç kopya vermiyordu. Ne kötülük, ne de iyilik hiisedebiliyordu artık.

Susy'nin toprağa batmadan önce yapmayı başarabildiği son şey asasını bir sonraki şömineye fırlatmak olmuştıu ama bunun ona kazandırdığı sadece kayıp bir asa olmuştu nitekim asa devirmeyi şöyle bırak, şömineye yaklaşamamıştı bile. Susy toprağa battı ... battı.. ve hayretle ölümün onu kucaklamadığını, hala nefes alıp duyabildiğini fark etti. Sadece bir toprak yığınının içinde kalmıştı.. Değişik birşeyler oluyordu ama Susy ne olduğunu kavrayamadı. Etrafındaki toprak yığını çok kalın görünmüyordu.

Clesnyé merakla büyücünün cevabını bekliyor ve gittikçe genişleyen bataklığa dikkat etemden edemiyordu. Çok yakında onu da yutacaktı bu bataklık.

Shuriak görüşünü kullanmayı denedi fakat toprağın içinde bu sonuç vermemişti. Ama biğrkaç saniye sonra buna zaten ihtiyaç duymadığını fark etti acı ile çünkü biraz önce yumuşak bir şekilde gelen çarpma son seferinde bir balyoz gibi onu vurmuş ve toprak yığınından drow melezini kurtarıp savurmuştu. Kızıl ötesinde olan görüşü anında çevrede olanları fark etti. Bir cehennem yaratığı taştan birşeylere saldırıyordu. Heykel ?? Ama hareket eden dev bir heykel.

Piijek hareket etmeyi denedi, yüzebileceğini düşünmüştü ama bunun yerine yavaşça zemine düştü. Anlaşılan bir su gibi değildi bu kum, ama tekrar ayağa kalkabildi ve buradan kurtulmayı denedi. İçerisinde bulunduğu toprak yığınından kurtulması biraz zaman almıştı, kafasını toprak yığınından çıkardığında hayretle cehennem yaratığını ve onun saldırdığı duvarı gördü. ( bilgelik, başarısız )

Balamir içindeki coşkuyu dinlemiş ve platforma koşmuştu, ailesi için, herkes için birşeyler başarabileceğini hissediyordu ama bataklık gibi platforma girdiğinde heyecan yerini korkuya bıraktı, herkes gibi o da batıyordu.

Elenore toprağın içine gömülürken neyi beklediğini bilmiyordu ama onun ümidi vardı, başaracağına inanıyordu ve toprağın içinde nefes alıp hareket edebilirken de hala bu düşünceleri tazeydi. Ta ki bir devin midesinin gurultusunu andıran bir gürleme duyana kadar ? Her nerdeyse pek de hoş biryer gibi görünmüyordu. Ve o da nefes alabildiği ! bir toprağın içindeydi, yüzer gibi hareket edebiliyordu.

Swain bozulan kalkanın etkisi ile yere doğru savrulmuş ama normalde biryerklerini kıracak çarpmadan sıyrıksız bir şekilde kurtulup zemine batmıştı. Lanet büyücü toprağı bir bataklık haline getirmişti ve bu büyü onu yutacak, öldürecekti. Ã?ırpındı, birşeyler aradı yakalamak için ama onun yerien battığını sandığı çamurun yerine bir kez daha havayı hissetti ve bir kez daha nefes alabiliyordu. Hala havadaydı ama tamamen farklı bir yerde. Görebildiği şey etrafta kırmızı kırmızı parlayan cehennemin varlıklarıydı. Ama hepsi birşeylerkle savaşıyordu. Paladinin yarattığı ışık birkez daha etrafını aydınlattı ve paladin şeytanların savaştığı toprak elementlerini gördü. Ama bunlar onun bildiğinden çok daha büyük ve dehşet vericiydiler. Acaba büyücü başarmış olabilir miydi ? Bu cehennem yaratıkları onları korumak için çağrılmış olabilir miydi ? Paladin bir anda sorulara boğuldu. İyilik yapmak için kötü varlıkları kullanmış olabilir miydi büyücü ?

Argay kendisine cevap verecek birilerini bulma umuduyla iki kişiye sorular sordu, umudu birşeyler anlayabilmekti ama bozulan platform hızla yaklaşıyordu. Onlar da yakında bataklığa karışacak gibi görünüyordu.

Alegria hareket edebilmeyi ve nefes alabilmeyi başarmıştı. Buraya dalan drow ve diğerleri demek birşeyler biliyorlardı. Ã?aresizce yapacak birşeyler arıyor, toprağın içerisinde neden nefes alabildiğini ve hareket edebildiğini merak ediyordu. Bu esnada dışarıdan ! sesler geldiğini duydu. DIşarısı ? sanki bir toprak yığınının içine hapsolmuştu ama birazcık hareket edince bu yığından kurtulup çevresini görme fırsatı buldu. Bu görüntü onu şok etmeye yetmişti. Biraz önce buraya giren cehennem varlıkları birşeylerle savaşıyordu ve o esnada büyücüye vurmaya çalışan uçan adamın tavandan mağara şeklindeki yere daldığını fark etti. Onun girişi ışığı da mağraya getirmişti ve olanları görme fırsatı yakaladı Algria ve kendisine doğru gelen devasa yaratığı da. Yavaş hareket ediyordu ama sadece 10 metre uzaktaydı ve direk savaşçıya doğru ilerliyordu.

Cody toprağa gömülmüştü, atı çaresizce kişniyor, kurtulmaya çalışıyor ama başaramıyordu. Cody dehşetle atı ile birlikte kendisinin de battığını ve birşey yapamadığını fark etti. Birkaç saniye sonra atı ve ondan biriki saniye sonra da Cody toprağa gömülmüş ama ölüm beklediği gibi onu bulmamıştı. Sanki kumdan bir havuzda sıkışmıştı ama nefes alabiliyor ve hareket edebiliyordu. Ne yazıkki atı buınu farkedememiş ve kişnemeyi kesmişti. ( at kalp krizinden öldü )

Amora şömineyi kaldırmak için platforma ilerlemiş ama ona ulaşmayı başaramadan önce bataklık onu yutmuştu. Amora zaten genişleyen platformu yani bataklıklaşan kumları fark edebiliyordu. Platform bir çöl gibi sadece kumdan oluşuyordu ve şömine devrildikten sonra beşgenin dışına taşmıştı bu kum denizi ve gittikçe de genişliyordu. Amora umutsuzca şömineye ulaşmayı denemiş ama onun yerine toprağa gömülmüştü. Bir kez daha görüleri harekete geçmişti ama ne iyilik ne de kötülük hissediyordu. Sadece heyecan ve hüzün vardı görülerinde.

Ales hüzünle olanları farketti ve daha sonra büyünün bozulmadığını, sadece değiştiğini fark etti. Platform yok olmak yerine genişlemeye başlamıştı. Bu ne getirecekti, hızla genişleyen platformdan kaçmalı mı ? Ona girmeli miydi bilmiyordu Ales ama çabucak karar vermesi gerektiğini, yoksa karar vermesine gerek kalmadan kum denizi tarafından yutulacağını farketti elf.

Lienas battı ve beş on saniye sonra bu batışı son buldu, birbuçuk metre kadar bir yükseklikten sonra ayağının altınad sert zemini, havada ışıklar içinde uçan meleği ve savaşan cehennem yaratıklarını farketti hayretle.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
darkelven
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 229
Joined: Fri Dec 29, 2006 10:00 am
Location: khalkedon
Contact:

Post by darkelven »

Gözleri hayretle açıldı drow melezinin.Bir kayanın arkasına hızlıca ama dikkat çekmeden yuvarlanmayı denedi.

Savaş gittikçe kızışmaya başladı.Ateşin oğullarının savaştığı yaratıkları görüyordu Shruiak.Toprak elementalleri.Ama normalden büyük ve korkunç şekilliydiler.Karanlık altı mağaralarında karşılaştıklarıma benzemiyor diye düşündü Shruiak.

Kafası karışmıştı drowun:

''Nerdeyim?,Ne yapmalıyım? hangisi bizim tarafımızda,belki de ikiside birbirlerinin ve benim düşmanımdır.'' diye düşündü shruiak.Kılıçlarına gitti eli,ama sonra vazgeçti.Savaşmak aptallık olurdu.BU sırada diğerlerinin çıktığını gördü arkasına baktığında.

Xyra`yı göremiyordu ama drowun kendisini görebildiğini umarak sessiz işaret diliyle ''Saklan'' dedi.
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

drow atasözü
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Susy'nin yapacağı pek birşey yoktu. Karanlık içinde, kendini sakinleştirdi.

Toprağın içinde batarken, gözlerini açıp etrafına baktı. Görebildiği karanlıktan başka birşey değildi.

Beklemeye karar verdi.
Argay
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 191
Joined: Tue Feb 21, 2006 10:00 am
Contact:

Post by Argay »

Argay bataklığa baktı.Ardından Edmond'a " Hey Edmond başka bir seçeneğimiz yok galiba"dedi ve nefesini tutup kendii bataklığa attı.yüzeyde birileri daha vardı.çırpınan veya kendini büyünün insafına bırakan.

nefesini fazla tutamadı...öksürerek ağzını açtı.ama nefes alabiliyordu.vücudu tamamen bataklığın içindeydi ama nefes alabiliyordu.

"büyücü bişeyler biliyormuş"dedi kendi kendine"ve galiba ölme zamanım henüz gelmedi "
User avatar
devolet
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 31
Joined: Thu Jan 25, 2007 10:00 am
Contact:

Post by devolet »

Balamir bu lanet bataklıktan kurtulmaya çalışıyordu ileride bi savaşçının bataklığa atladığını ve battığını gördü(Argay) ama kendiside yavaş yavaş batıyordu. tamamen batmadan önce derin bi nefes aldı ve toprağa gömüldü. Nefesini kullanabildiği kadar kullandı ama en sonunda dayanamayıp ağzını açtı. Nefes alabiliyordu. Yüzmeyi denedi savaşçının(Argay) battığı yöne doğru gitmeyi denedi
User avatar
C_Deschain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 291
Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by C_Deschain »

Clesnyé,hızla genişleyen bataklığa baktı..Anlaşılan bu bataklık eninde sonunda onuda yutacaktı.O yüzden kendi rızasıyla atlamanın zamanı geldi diye düşündü.Yanındaki Edmond'a döndü..
"Sanırım hareket zamanı geldi.Bakalım neymiş şu bataklığın içindeki zımbırtı." dedi ve arkasına bakmadan bataklığın içine doğru ilerlemeye başladı.Hızla temposunu artırdı...İlk başta yürüyen Clesnyé şimdi koşarcasına bataklığa doğru ilerliyordu.Yüzünde gittikçe genişleyen bir gülümseme...İnsanlar onu gördüklerinde bir bataklığa değilde ailesine kavuşan birisi zannedebilirdi,bu delice tavırlarından dolayı...
Ve son sürat hızla bataklığın içine atladı.Son kez gökyüzüne baktı ve buralara veda haykırışını koyverdi...

Bataklığa dalınca öleceğini sandı.Elbet tuttuğu nefes biticekti.Ve bitti de...Ama o da ne eskisi gibi nefes alabiliyordu..Kendini rahat bıraktı ve bataklığın onu götürceği yeri beklemeye başladı....
<div>Tári Nénharma....</div><br>
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond hızla koşan Clesnyé'ye baktı.Arkasından *Hayır, Clesnyé gel buraya* diyecek oldu ama çok geçti.Clesnyé de gömülmüştü o toprağa.Edmond durdu, galiba vakti gelmişti.Gitmesi gerekiyordu.Sonra Argay'a baktı, o da gitmişti.Tek kalmıştı.Edmond atına baktı.Gözleri doldu.*Ey, hayatımdaki tek dostum.Galiba ayrılık zamanımız geldi.* dedi titreyerek.Öleceğinden değil atından ayrıldığına üzülüyordu.Başka çaresi yoktu, yeni iki arkadaşı da içerideydi.Onları yanlız bırakamazdı.Gitmesi gerekiyordu.Gözleri yaşlı bir şekilde elinde asası ile koşmaya başladı.Koştu Clesnyée ile Argay'a yetişip içeri atladı onlarla birlikte.Batmadan evvel *BENSİZ NEREYE GİDİYORSUNUZ* dedi ve bir nara attı.İçeri girdikten sonra ölmeyeceğini biliyordu ama nefes alabileceğini tahmin etmiyordu.Ardından kendini zorlayarak aşağıya düşmeye çalıştı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Swain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 103
Joined: Thu Aug 18, 2005 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Swain »

Swain havada yer altının karanlıgına Oren’in adalet dağıttığı gibi ışık dağıtırken çevresinde olup bitenler onu hayrete düşürmüştü. Az önce yanından geçip toprağa giren İblisler onları korurcasına Toprak elementleriyle canla başla savaşıyorlardı. Bu durum onu çok şaşırtsa da çabuk toparlanmayı bildi ve Büyüsünü yoğunlaştırdı. Yer altı karanlığına alışık bu yaratıkların bu denli yoğun ışıkta görülerinin zayıflayacağını tahmin ediyordu. Buda onlara bir avantaj sağlayabilirdi. Bunlar zihnini meşgul ederken gözleri de mağara zeminini taramakla meşguldü. büyücüyü bulmaktı niyeti. Büyük bir hata yaptığını anlamıştı ve şimdi onu koruyarak hatasını telafi etmeye çalışacaktı.
EldariL
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 137
Joined: Mon Sep 18, 2006 10:00 am
Contact:

Post by EldariL »

Alegria debelendiği toprak yığınından kurtulur kurtulmaz, aynı yoldan içeri giren paladinin yaydığı ışık sayesinde manzarayı açıkça görmüştü ancak anlam verememişti. İblisler devasa toprak elementalleriyle savaşıyorlardı. Daha şaşkınlığını üzerinden atamadan yaklaşan tehlikeyi gördü. Onlardan biri ağır ama tehditkar bir tavırla dosdoğru üzerine geliyordu.

Kaçmakla savaşmak arasında kaldığı ender anlardan biriydi. Ama bu kadar büyük bir elementalle dövüşten galip çıkabileceğini hiç sanmıyordu.

Savaşan yaratıklardan uzak durmaya çalışarak daha sakin, karanlık ve saklanılabilecek bir yer arayarak kaçmaya başladı. Bulduğu ilk deliğe ya da kayanın arkasına sıvışacaktı.
haldor_goraxe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 275
Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
Location: İstanbul, sen??
Contact:

Post by haldor_goraxe »

Piijek kumdan düşmüş ve ayaklanmıştı. Etrafına bakındı. Cehennem yaratıkları Bir şeylere vuruyordu. "Bu ne olabilir ki?" diye merak etti. Neden bilmiyordu ama sessiz gitmesi lazımdı. Bu koca yaratıkların kendisine saldırmasını istemezdi. Etrafına bakındı. "Belki Kara Tenli'de buralardadır" dedi.

Ve ilerde yuvarlanarak bir şey geçmişti. Siyah bir top gibiydi bu ama bu top bir anda ayaklanmıştı.

"Hey! Kara Tenli! Kumun içine atlayıpta benden kaçabileceğini mi zannettin! Ve şu madalyon bu nedir? Ã?yle taktım ama, gerçekten güzel bir şey... Ve şu yaratıklar hakkında ne yapmayı düşünüyorsun?" diye bağırdı.

Epesini çekmiş ve ucunu bir kayaya koyarak duruyordu. Ve gülümsüyordu...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
calida
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 293
Joined: Mon Feb 27, 2006 10:00 am
Contact:

Post by calida »

Topragin icinde batmaya devam ederken; kulagina garip seslerin geldigini fark etti, garip bi gurultuyu andiran bi ses. Duydugundan pek hoslanmis gibi degildi. Sesin geldigi yonun tam aksine dogru cirpine cirpina gitmeye basladi.Bir yandanda kilicini elinde sIkIca tutmaya devam ediyordu. 'Su lanet yerden biran once ciksam cok daha iyi hissedicem.' diye dusundu. Gozlerini aralayip etrafa bakma istegi icinde giderek buyuyordu. Hic bir sey goremiyceginden ve bu igrenc camurun gozlerine kacicagindan ne kadar emin olsada dayanamadi. Fazla uzaginda olmadigini anladigi buyuk bi parlaklik(paladin) gordu cizgi kadar araladigi gozleriyle, isiga, o buyuk parlakliga dogru delicesine debelenmeye basladi, bu camur havuzundan fazlasiyla sIkIlmisdi.
darkelven
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 229
Joined: Fri Dec 29, 2006 10:00 am
Location: khalkedon
Contact:

Post by darkelven »

Shruiak sessiz işret dilini kodlamayı bitirdiğinde ona doğru bağıran bir ses işitti ve Piijek`i gördü.Sorularına cevap verecekti ama daha önce epesini kyaya dayayıp gülümseyen adamı saklaması gerekliydi.Onu omuzlarından tutup indirdi.Kayanın arkasındaydılar ve bir paladinışık saçmaya uğraşıyordu.Shruiak içinden Paladin`e küfretti.

''Bak,dostum.Bunlar dost mu düşman mı bilemiyorum.İblisler bizi korurmuş gibi savaşıyorlar ama bu çok farklı da olabilir.Yani iki tarafta düşmanımız olabilir.Oyüzden-tabii eğer bu yaratıklarla yüzleşmek istemiyorsan-bir kayanın arkasında saklansan iyi edersin.''

Biraz bekledi cevap alabilmek için ve yüzünü savaşın olduğu yöne çevirdi.Sonra tekrar dönerek:

''Seni gördüğüme sevindim.O lanet yerde ölmen hiç iyi olmazdı.-hafifçe gülümsedi-O madalyona gelince, güçlerinin sınırını ben de bilmiyorum ama burası her neresiyse çok uzaktaki bir diyarda elf bir Sorcerer tarafından Elénis`e verilmişti.Elf kızı ölürken bunu bana bıraktı ama madalyonun sırları da onunla birlikte göçtü gitti.Kullanmasını tam olarak bilmiyorum ama-eliyle ütündeki kızıl taşı gösterdi-ne zaman başım ciddi bir belada olsa bu taşın siyah bir dumanla içten içe parıldadığını görürüm.Bu da bana garip bir güç verir.''
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

drow atasözü
esen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 809
Joined: Fri Sep 10, 2004 10:00 am
Contact:

Post by esen »

Artık hiç bir şey hissetmiyordu... Ne bir korku, nede bir hüzün tüm duyguları sanki kısa bir süreliğine elinden alınmış gibiydi. İşin komik tarafı olayların hemen öncesinde kaderlerinin birbirine bağlı olduğunu gördüğü grup birer birer toprağa batıyor yada batmıştı. Amora kısa süre sonra kendisininde batacağını farketmişti. Bunu engellemenin hiç bir anlamı yoktu, görüleri daima çıkardı. şu andan itibaren kaderlerini kendileri b elirleyeceklerdi. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa yapacaktı, ne pahasına olursa olsun. şömineye ulaşamadan yavaş yavaş toprağa battığını hissetti... Bir kaç dadika sonra toprağın tamamen altına girecekti ve derin bir nefes aldı...
..........................................

Gözlerini açmaya aynı zamanda nefes almaya korkuyordu. Bir kaç saniye daha öylece batmaya devam etti. Nefes almazsa kendi sonunu hazırlayacaktı ve daha fazla beklemeden nefes almaya çalıştı. Çok iyi olmamakla birlikte nefes aldığını anladığında gözlerinide yavaş yavaş açtı. Karanlık ve gürültülü bir yerdeydi. Seslerin nerden geldiğini anlamıyordu ama savaşan birileri varmış gibi bir izlenim edinmişti. Nerde olduğunu tam olarak bilmemekle birlikte etrafta yalnız olup olmadığını anlamak için yavaş yavaş yürümeye başladı.
haldor_goraxe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 275
Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
Location: İstanbul, sen??
Contact:

Post by haldor_goraxe »

Piijek, Kara Tenli'nin haklı olduğunu anladı. Ve saklanmaya çalıştı.
Kullanmasını tam olarak bilmiyorum ama-eliyle ütündeki kızıl taşı gösterdi-ne zaman başım ciddi bir belada olsa bu taşın siyah bir dumanla içten içe parıldadığını görürüm.Bu da bana garip bir güç verir.
"İyi o zaman kalsın bakalım. Siyah dumanlı halini merak ettim. Bence beklemek yerine buradan uzaklaşmalıyız. Nereye gidebiliriz bilmiyorum ama... şu duvarlarla dövüşen geri şeytanlardan uzaklaşalım. Bunlar kafayı üşütmüş galiba. Neden durup dururken duvarla kavga taşlarla kavga edersin ki?.."
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
Kathranis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Wed Jan 10, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Kathranis »

Kathranis toprağın içinden sert bir zemine düştüğünü fark etti.Ayağa kalkıp etrafına baktı esefle; çamur koyu yeşil pelerinin ve kurt derisi zırhın üzerinde yer yer iz bırakmıştı.
Çok geçmeden önünde iki yaratık gördü. Eğer yanılmıyorsa bunlar biraz önce gökten düşen iblislerle bir çeşit elementaldi!!
Saklanacak bir yer aradı ancak aklına Volan geldi. Etrafına baktığında kurdun tavandan sallanan bacaklarını gördü. hızlı bir sıçrayışla kurdun bacaklarına tutundu ve onu yere çekmeye çalıştı ancak kaya gibi sağlm ve ağırdı. Kımıldamıyordu.
Başka bir çaresi olmadığını görerek bir an önce bir yere saklanması gerektiğini anladı. yere çömeldi e saklanacak bir yer ararken önünde Pijek i ve biraz önce platformdan çöktüğünü gördüğü drow u gördü.
Hızla dizlerinin üzerine çökerek onlara doğru ilerledi.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests