Macera Arayanı Bulur ( RP Ekranı )

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Liero 'Rahatsızlığı veren biz olduğumuz için ilk olarak kendimizi tanıtmamız daha uygun olur.' dedi Huor'a. Sonra yabancıya dönerek 'Benim adım Liero, arkadaşımın adı da Huor. Ve sabahın köründe ormanda dolanmamızın sebebi de karnımızın gittikçe artan gurultusu.'
Hakikatli-TormII
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 205
Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
Location: Ankara- susuz diyar
Contact:

Post by Hakikatli-TormII »

Nielas onların konuşmalarını dinledi. Adamaın konuşmaları hala aksiydi ve kılıcı elindeydi. Ama pekde saldıracakmış gibi durmuyordu. Arkadaşları kendilerini tanıtıyorlardı. Liero'nun konuşması bitince kendisini şimdi tanıtmazsa daha sonra kabalık olabileceğini fark etti. Adam yerini öğrenecekti ama yo belki de öğrenemeyecekti...
Oturduğu daldan aşağı bağırdı; "Bende Nielas, önünde gördüğün grubun diğer bir üyesi." belki adam onları daha kalabalık sanabilir ve saldırmayı düşünüyorsada bunu aklından çıkarabilirdi. Sonra devam etti; " Sabah gezintimize gelince , seninle ilgili olan kısmı belki fazla yemeğinin olabileceği ve bizimle paylaşabileceğin ya da satabileğindir. şimdi efendi sana istediğin cevapları verdiğimize göre kenidini tanıtma ve bu ormanda neden bulunduğunu açıklama sırası sende" dedi ve eğer yerinde kalırsa adamın yerine saptayabileceğini düşünerek ağaçtan aşağı inmeye başladı. Yere yaklaşınca atladı ve adama bakarak yere eğilip kibar bir reverans yaptı.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
slickblade
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 182
Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
Location: Eskisehir
Contact:

Post by slickblade »

Sr.Bors 30 metre ötesinde zemine inen orta boylu zayıf insanı farketti. Adamın sırtında sıkış tepiş doldurulmuş bir çanta ve diğer gerekli ekipmanlar vardı. Bu ekipmanlar arasında eğri kılıcı göze çarpıyordu. Bir deri zırhı sıkı sıkıya giyinmişti.
Barzini
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Tue May 29, 2007 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Barzini »

Bors önce Huor'a baktı, muhtemel bir maceracıdan daha çok sokakta yaşayan bir zavallıya benziyordu, içinden güldü, ardından kafasını isminin Liero olduğunu söyleyen adama baktı söylediklerine inanmaya başlamıştı sanki, inanmasa bile şehrin yerini biliyor olsagerek bu adamlar diye düşünüyordu hala. Klıcını yanına indirmişti yüzündeki öfkeli ifade gitmişti bunları düşünürken. Ardından Nielas’a ufak tefek olan şu hokkabaz kılıklı adama baktı.

Tekrar kensiyle konuşmuş olan Liero’ya döndü; "Ben Bors" dedi, "Sör Bors" "Bir vazife için yollardayım uzun süredir, biraz dinlenmek için mola vermiştim ama anlıyorum ki yanlış yer seçmişim. Yemek konusuna gelince… Evet. Bir miktar yemeğim var ve sanırım sizde de benim ihtiyacım olan bir bilgi mevcut, sanırım şehrin yerini biliyorsunuz. Benim en yakın şehre ulaşmam lazım. Eğer yerini biliyorsanız beni orya ulaştırın.”

Kılıcı artık bacağının yanında duruyordu ama ağaçtan inen Nielas isimli adama hiç güvenmemişti. Kendisini saklamış ve uzun bir süre çıkmamıştı, belki de onu öldürebilridi. Yoksa eğer isteseydi imkanı olduğunda yaparmıydı?
-Fac fortia et patere-
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Bors'unkılıcını indirmesi ve yüzündeki sinirli bakaşısın silinmesiyle Liero da rahatladı.

'Anlaşılan yollarımız kesişiyor. Beraber yolculuk yapmamızda bir mahsur görmüyorum.' Bir an acaba çok mu çabuk güveniyorum bu adama diye düşündü.
'Biraz daha aç beklersek boş midelerimizin sesi atının homurtularını geçecek. Yemeğimizi yiyip bir an önce yola çıkalım. Güneş iyice yükselmeden yola koyulsak iyi olur.'
slickblade
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 182
Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
Location: Eskisehir
Contact:

Post by slickblade »

Sr.Bors wrote: "Bir vazife için yollardayım uzun süredir, biraz dinlenmek için mola vermiştim ama anlıyorum ki yanlış yer seçmişim. Yemek konusuna gelince… Evet. Bir miktar yemeğim var ve sanırım sizde de benim ihtiyacım olan bir bilgi mevcut, sanırım şehrin yerini biliyorsunuz. Benim en yakın şehre ulaşmam lazım. Eğer yerini biliyorsanız beni orya ulaştırın.”
"şehir? Bize köy gibi bir yerden söz etmişlerdi." dedi keşiş çantasından kendi yiyeceklerini çıkarırken" şu vazifeniz için bir köy işinizi görmez mi?"
Sihirbaz Liero wrote:'Anlaşılan yollarımız kesişiyor. Beraber yolculuk yapmamızda bir mahsur görmüyorum.'
Liero'nun sözleri üstüne " Bence de sorun yok. Yolumuz nereye kadar kesişiyorsa oraya kadar bizimle gelebilirsin" diye belirtti fikrini Huor.
Hakikatli-TormII
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 205
Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
Location: Ankara- susuz diyar
Contact:

Post by Hakikatli-TormII »

Arkadaşlarının adama gideceği yere kadar yol göstermeyi kabul ettiğini duydu. Bunun bir sakıncası yoktu Nielas'a göre. Hem dört kişi üç kişiye göre daha güvenli bir yolculuk yapacaktır diye düşündü.
Diğerlerinin yanına doğru ilerlemeye başladı. Ama Nielas kimseye tamamen güvenmemeyi öğrenmişti. Evet keşişe ve büyücüye herhangi birine olabileceğin kat kat fazla güven duyuyordu. Bakalım bu adam nasıl çıkacak?
Adımlarını atarken kafasında bir sürü soru dönüyordu. Yanlarına geldiğine yüzünde bir gülümesmeyle elini bu yabancıya uzattı...
" Size vazifenizde yardım etmekten ve yanımızda bulunmandan onur duyarım. Memnun oldum" dedi ,adamın havadaki elini boş bırakıp bırakmayacağını ve sonuçlarını bir an için aklından geçirdi.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
Barzini
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Tue May 29, 2007 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Barzini »

Bors adamın havada duran eline baktı, kılıcını son kez kaldırdı ve kınına yerleştirdi ardından Nielas'ın elini sıktı; "bende memnun oldum" kısa bir el sıkışmanın erdından Bors; gülerek ve eşyalarının olduğu tarafı göstererek; "sanırım aradığınızı buldunuz, şimdi bişeyler yiyelim ve yola koyulalım. Ne kadar erken, o kadar iyi."

Bors çantasını açarak, yanında getirdiği ekmek ve peyniri bu yeni tanıdığı ve az kalsın ikisini harcayacağı adamlarla paylaştı. Ve yemek yerken bir yandanda düşünüyordu; hala aklından çıkmıyorudu ve az kalsın benzer bi şey daha yapacaktı, sinirlerine hakim olmazsa eğer sadece inançlarını değil, hayatının da kaybedebilrdi. Bu düşüncelerle yemeğe devam etti.
-Fac fortia et patere-
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Bors'un peşinden eşyalarının yanına ilerledi Liero. Uzattığı ekmeği ve peyniri hevesle kaptı. 'Yemeğini bizimle paylaştığın için tekrar teşekkürler.'

Bir taraftan tıkınıp bir taraftan da yeni tanıştığı ve bir süre aynı yolu izleyecekleri adamı inceliyordu. Yakın dövüşte marifetli birisine benziyordu, ama aynı zamanda çabuk sinirlenen bir yapısı vardı sanki.
Hakikatli-TormII
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 205
Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
Location: Ankara- susuz diyar
Contact:

Post by Hakikatli-TormII »

Adamın elini sıkışı kuvvetli ama içten değildi. Tabi şimdilik yemek onun için adamın ellerinden biraz daha önemliydi. Bors'un sunduğu yemeği aldı. Nielas yemeği yetrli ve lezzetli buldu ne de olsa elindeki tek yemek oydu.
Bir süre sonra açlığını bastırmıştı ve kendini daha iyi hissediyordu. Adamı incelemeye başladı. Kılıcını ne kadar iyi kullanabildiğini bilmiyordu ama ona güvendiğine göre bildiği bir şeyler vardır diye düşündü. Adamın ilk karşılaştıklarında verdiği tepkilerini düşündü. Yeni karşılaştığı yolculara pek de kibar davranmamıştı. Ayrıca kılıcnı uzun süre indirmemişti ama adamı tanımadığı için belki de kötü bir geçmişi vardır asabi davranışları bu yüzdendir diye düşündü. Aynı benim gibi diye ekledi kendi kendine.
Düşüncelere dalmışken yemeğini bitirdi ve arkadaşlarını beklemeye başladı, gözleri uzaklara dalmıştı...
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
Barzini
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Tue May 29, 2007 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Barzini »

Aceleyle, midesini tıkabasa doldurmadan yemeğini bitirdi ve Nielas'a baktı o da çabuk yemişti. Sonra kafasını diğer yeni tanıdığı adamlara çevirdi; kim bilir ne kadar zamandır yoldalardı, gerçi Bors kadar olamazdı ama, ne kadar acıktıkları her hallerinden belli oluyordu. Diğerlerinin de yemeklerini bitirmesini bekledi; "afiyet olsun" dedi ve ayaklandı; "acele ederseniz sevinirim beyler" eşyalarını toplayıp, atına yüklemeye başlamıştı bile.
-Fac fortia et patere-
liero
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 622
Joined: Fri Aug 29, 2003 10:00 am
Contact:

Post by liero »

Bors'un ayağa kalkmasını izledi. Yemeğin üzerine biraz keyif yapmak isterdi ama macera beklemezdi.
'Evet, yola koyulmak lazım.' dedi ve ayağa kalktı. Asasına yaslanıp diğerlerinin hazırlanmasını bekledi.
Hakikatli-TormII
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 205
Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
Location: Ankara- susuz diyar
Contact:

Post by Hakikatli-TormII »

Nielas Bors'un hareketlendiğini görünce düşüncelerinden sıyrıldı ve diğerlerine baktı. Liero'da ayağa kalkmış kendişlerini beklemekteydi ama Bors kadar istekli olmadığı her halinden belliydi. Oda ayağa kalktı. Ã?antasını kontrol etti ve yola çıkmaya hazır olduğuna karar verince " Ben hazırım" dedi.
Huor'a baktı hala oturan tek kişi oydu; "Hadi Huor, ormanda keyif çatmanın sırası değil" diye takıldı ona neşeli bir şekilde. Az öneceki düşünceli halini çok çabuk üzerinden atmıştı.
Yeniden yola çıkacak olmanın içinde yarattığı hafif mutluluk ve heyecanı pek çok şeye değişmezdi ve sabırsızca geldikleri yola baktı.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
Barzini
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Tue May 29, 2007 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Barzini »

Tek başına oturup yenmek yiyen Hour'a bakıyordu arada. Tüm eşyalarını toplayıp atının sırtına attı, eşyaların dengesini kontrol etti ve atının ağaca bağlı olan iplerini çözdü.
Sonra Nielas'ın sözlerini duydu; ormanda keyif çatmak... Evet kesinlikle keyif çatmanın sırası değildi, değil keyif için birilerini beklemek için bile vakti yoktu aslında. Hour'a döndü; "acele et" dedi sadece bu kadar, çok fazla konuşmak istemiyordu bu adamlarla, şu anda sadece onlara ihtiyacı vardı, onlarında Bors'a.
Hour'a seslendikten sonra atının iplerini eline aldı, üstünü başını kontrol etti, yayını omzundan geçirdi ve ağaca dayadığı kalkanını sırtına astı, kılıcını kontrol etti ve artık ayaklanmış olmasını umut ederek sonkez Hour'a baktı.
-Fac fortia et patere-
slickblade
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 182
Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
Location: Eskisehir
Contact:

Post by slickblade »

Huor kendine bakan gözlerin baskısına daha fazla dayanamadı ve son lokmasını da zorla yutarak ayağa kalktı. Toprak zeminden kirlenen arkasını silkeledi ve grubun en arkasına takıldı sessizce.

_____________________________________________

Maceracıların yoldan ayrılıp buraya kadar geldikleri yol tenhalığını koruyordu. Ormana girerken gördüklerinden beri değişen tek şey kendi bıraktıkları izlerdi.
Bulundukları yerden yolun bulunduğu açıklık görünmüyordu. Tahmini olarak yayan 1-2 dakika sürerdi yola varmaları.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest