Yeşeren Umutlar
Huor yorgun bir şekilde:
*Bak, baban ölürken, son arzusunu Druid konseyine iletmişti.Bir kartal olup, senin yanında kalmak.Druidlerde bu arzusunu yerine getirdiler.*
Elessar şaşkın sordu:
*Neden babamın bu zor isteğini yerine getirdiler.*
Huor daha da şaşkın:
*Ã?ünkü baban lideriydi oranın.Neyse, devam edeyim.Baban da kartalın içinde yaşıyor, fakat kartal baban değil, baban yalnızca misafir, konuşamaz o kartal.Ama babandan emir alır.*
Elessar hafif utanç içinde:
*Demek Druid konseyi beni bu yüzden arıyordu.*
Huor sırıtarak:
*Ã?ünkü varis sensin ve seni hala arıyor olmalılar.*
*Bak, baban ölürken, son arzusunu Druid konseyine iletmişti.Bir kartal olup, senin yanında kalmak.Druidlerde bu arzusunu yerine getirdiler.*
Elessar şaşkın sordu:
*Neden babamın bu zor isteğini yerine getirdiler.*
Huor daha da şaşkın:
*Ã?ünkü baban lideriydi oranın.Neyse, devam edeyim.Baban da kartalın içinde yaşıyor, fakat kartal baban değil, baban yalnızca misafir, konuşamaz o kartal.Ama babandan emir alır.*
Elessar hafif utanç içinde:
*Demek Druid konseyi beni bu yüzden arıyordu.*
Huor sırıtarak:
*Ã?ünkü varis sensin ve seni hala arıyor olmalılar.*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
"O halde aramaya devam etsinler." dedi Safir.
"Elessar geri dönmek istiyorsa dönebilir. Bizim acelemiz var." diye de devam etti.
"Her şey için teşekkürler, Heres."
"Bir şey değil, Safiel." Sonra Deru ve Lydronk'a döndü: "Grubunuzda hala sadece fiziksel değil ruhen de yorgun olanlardan var. İsterseniz onlar sizi benim yanımda beklesinler. Siz Revendeki işiniiz hallettikten sonra grubunuza tekrar katılırlar." dedi Heres.
Tekrar grup yola çıktı. Ama Deru ve Lydronk yaşlı Heres'in yanında kaldılar.
"Elessar geri dönmek istiyorsa dönebilir. Bizim acelemiz var." diye de devam etti.
"Her şey için teşekkürler, Heres."
"Bir şey değil, Safiel." Sonra Deru ve Lydronk'a döndü: "Grubunuzda hala sadece fiziksel değil ruhen de yorgun olanlardan var. İsterseniz onlar sizi benim yanımda beklesinler. Siz Revendeki işiniiz hallettikten sonra grubunuza tekrar katılırlar." dedi Heres.
Tekrar grup yola çıktı. Ama Deru ve Lydronk yaşlı Heres'in yanında kaldılar.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Gördüklerine inanmak için birkaç defa daha bakmaları gerekiyordu. Ã?ylesine devasa birşeydi ki.
" Bunu kim inşa etti acaba? " dedi, büyücü.
Kocaman simsiyah küre ormanın derinliklerinde krater açmıştı. Ama öylesine değil, etrafında gözle görülebilir, ölüm işaretleri vardı. Cesetler yığılmış, havada çürümüşlük kokusu hakimdi. Ã?evresi çorak bir hale gelmişti, sanki içinden çıkan birşey, yaşamı yiyip bitirmek istiyordu. Kürenin içinde zifiri karanlık vardı.
" Bunu kim inşa etti acaba? " dedi, büyücü.
Kocaman simsiyah küre ormanın derinliklerinde krater açmıştı. Ama öylesine değil, etrafında gözle görülebilir, ölüm işaretleri vardı. Cesetler yığılmış, havada çürümüşlük kokusu hakimdi. Ã?evresi çorak bir hale gelmişti, sanki içinden çıkan birşey, yaşamı yiyip bitirmek istiyordu. Kürenin içinde zifiri karanlık vardı.
Last edited by Mark on Tue May 06, 2008 7:05 am, edited 1 time in total.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
"Ölüm Kapısı..." diyebildi Gerrfer.
Teemieri çocuğun elinden tuttu: "Ölüm kaçınılmaz tek gerçektir." diye bağırdı.
Gerrfer şaşkınlıktan hiç bir şey yapamıyordu.
Jeriol yalvarıyordu: "Lütfen."
"Gerçek, tek Gerçek Efendinin kendisini görme onuruna ulaşacaksın." diye açıkladı Teemieri.
"Sen özel bir çocuksun ve efendimizin sana ihtiyacı var. Bu büyük onur sana verirdi. şimdi korkusuzca ölüme kucak aç." diye devam etti Teemieri.
Teemieri çocuğun elinden tuttu: "Ölüm kaçınılmaz tek gerçektir." diye bağırdı.
Gerrfer şaşkınlıktan hiç bir şey yapamıyordu.
Jeriol yalvarıyordu: "Lütfen."
"Gerçek, tek Gerçek Efendinin kendisini görme onuruna ulaşacaksın." diye açıkladı Teemieri.
"Sen özel bir çocuksun ve efendimizin sana ihtiyacı var. Bu büyük onur sana verirdi. şimdi korkusuzca ölüme kucak aç." diye devam etti Teemieri.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
" Biz zaten ölüyüz. " Teemieri, derin konuyu çocuğa nasıl izah edebilirdi ki. Ölüme tapan biri olaran, çocukluktan beri en gizli sırları öğrenmişti.
" İşte." Kahkaha attı. Ã?ocuğu sürüklemeye başladı.
" Gerrfer, Efendimiz bizi bekliyor. "
Kürenin içine doğru girdi.
İskeletse bir köşede cansız halde yatıyordu, artık.
" İşte." Kahkaha attı. Ã?ocuğu sürüklemeye başladı.
" Gerrfer, Efendimiz bizi bekliyor. "
Kürenin içine doğru girdi.
İskeletse bir köşede cansız halde yatıyordu, artık.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Tekrar Burtha Salonlarına adım atmışlardı.
İlerde bir kafes görmüşlerdi. içerde biri kız üç tane çocuk vardı. Erkek oğlanlardan biri elfti,. Kız ise bir buçukluktu.
Gerrfer çocukların bedenlerindeki sembollerden neyin simgesi olduğunu çıkarmıştı:
"Kız Hira'nın simgesi. Elf ise Loune'nin simgesi. diğer oğlanda Esod'un simgesi."
Gerrfer birden şaşırdı: "Peki Revendeki çocuk Esod'un simgesi değil miydi?"
Bir ses: "Hayır. Ordaki çocuk Benim simgem. Esod kendi simgesini takas ettirmek için Revendeki benim simgemi kaçırtacaktı."
"Essun!" dedi Gerrfer ve yerlere kadar eğildi.
Yakışıklı bir insan bedenindeydi Essun.
"Tamam bu kadar yeter. Ã?ocuğu kafese bırakın ve geri dönün. Esten'in size vericeği başka görevler daha var."
İlerde bir kafes görmüşlerdi. içerde biri kız üç tane çocuk vardı. Erkek oğlanlardan biri elfti,. Kız ise bir buçukluktu.
Gerrfer çocukların bedenlerindeki sembollerden neyin simgesi olduğunu çıkarmıştı:
"Kız Hira'nın simgesi. Elf ise Loune'nin simgesi. diğer oğlanda Esod'un simgesi."
Gerrfer birden şaşırdı: "Peki Revendeki çocuk Esod'un simgesi değil miydi?"
Bir ses: "Hayır. Ordaki çocuk Benim simgem. Esod kendi simgesini takas ettirmek için Revendeki benim simgemi kaçırtacaktı."
"Essun!" dedi Gerrfer ve yerlere kadar eğildi.
Yakışıklı bir insan bedenindeydi Essun.
"Tamam bu kadar yeter. Ã?ocuğu kafese bırakın ve geri dönün. Esten'in size vericeği başka görevler daha var."
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
" Emredersiniz, Essun. " Ã?ocuğu, kafese doğru götürdü.
" Jer, gurur duymalısın. Elveda. "
Kafesin kapısını kilitledi, bulduğu gibi.
Büyücüyle birlikte, ölüm kapısından tekrar geçti.
" Jer, gurur duymalısın. Elveda. "
Kafesin kapısını kilitledi, bulduğu gibi.
Büyücüyle birlikte, ölüm kapısından tekrar geçti.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Mikael derin derin iç çekti. Çok yanlızlık çekiyordu burada. Kaçıp gitmek istiyordu ama onu sürekli kollayan bu kişilerin arasından kaçmak imkansızdı. Thereon'a baktı, onunla ilgilenecek bir tek o vardı, ama o ise öyle sessiz sakin durup düşüncelere dalmaktan başka bir şey yapmıyordu. Canı sıkılmıştı, yapacağı pek bir şey kalmamıştı Lydronk gittikten sonra. En azından onun tornavidasını çalabilirdi...
Ama yapacak pek bir şey yoktu, o da Thereon'a biraz takılmayı seçti. Haince sırıtarak arkasından yaklaştı ve sessiz sessiz yürümeye başladı. Bir plan düşünüyordu...ne olabilirdi ki acaba? Bir çığlık koyarak Thereon'u hazırlıksız yakalayan Mikael omuz atarak Thereon'un sendelemesine yol açtı. Böyle yaparak düşüremeyeceğini anlayan Mikael Thereon'un kafasına şaplak atarak kendisini yere atmasına neden oldu. Bir kez daha çığlık attıktan sonra "Kafasında Kerkastrobus böceği vaar!" diye bağırdı herkesi şaşkınlık içerisinde bırakarak.
Ama yapacak pek bir şey yoktu, o da Thereon'a biraz takılmayı seçti. Haince sırıtarak arkasından yaklaştı ve sessiz sessiz yürümeye başladı. Bir plan düşünüyordu...ne olabilirdi ki acaba? Bir çığlık koyarak Thereon'u hazırlıksız yakalayan Mikael omuz atarak Thereon'un sendelemesine yol açtı. Böyle yaparak düşüremeyeceğini anlayan Mikael Thereon'un kafasına şaplak atarak kendisini yere atmasına neden oldu. Bir kez daha çığlık attıktan sonra "Kafasında Kerkastrobus böceği vaar!" diye bağırdı herkesi şaşkınlık içerisinde bırakarak.
Ruhen yorgun? Pöh, bu Lydronk'a tamamen zıt bir tanımdı! Hastalığı olabilirdi belki; öksürükleri atlatmıştı gerçi. Boğazı da ağrımıyor değildi hani. Gerçi Heres de espriden anlamıyor değildi ama Lydronk yaşlı adamlara ağır şakalar yapmamayı deniyordu. Gerçi pek uzun zaman geçirmemişlerdi adamla. şakaları şimdiye kadar kelime oyunları dışına taşmamıştı, taşmayacaktı da kendine hakim olabilirse. Bugünün bir önemi vardı sanki, ona kafasını o kadar takmıştı ki Lydronk!
Kendi doğumgünü mü? Yok, olamazdı onu çok iyi biliyordu... Annesi, babası? Yoo... Onların evlilik yıldönümü olabilir miydi? Ya da bir arkadaşının büyük bir icat günü? Kutlama haftalarından biri olması muhtemel miydi? Mesela 'İcat icadı' haftası? Bunu düşününce sırıttı Lydronk, o yarışmada bir kere ödül kazanmıştı. Aslında tek kazanan o değildi, bir arkadaşıyla paylaşıyordu birinciliği. Kendi icadı çoğu zor bir işi kolaylaştırıyordu gnomlar için. Küçük tombul eller için vida sıkabilir, çivi çakabilir veya raf asabilir bir icattı. Bazı gnomlar bu konuda fena olmuyorlardı ama, ellerini becerikli kullanıyorlardı. Arkadaşınınki ise garip bir çalgıydı. Ã?yle herkes bilmese de, müzikle ilgilenen çoğu kişinin şimdilerde bildiği bir çalgıydı. Adı neydi? Teltur mu? Evet, buydu adı. Büyük ihtimalle Huor biliyordu bu çalgıyı. Nereden gelmişti ki buraya. Ah, evet, bu günün önemi. Telturun icadı değildi herhalde.
Sonra aniden aklına geldi! Doğru ya, bugün...! Thereon etrafta değildi, Lydronk emindi. Yine de o etraftayken rahat rahat konuşamıyordu bu konuları. Hatta düşünürken bile onu dinliyor olabileceğine dair bir düşünceye kapılmıştı. Thereon etrafta değildi elbet; ama düşüncelerini yutuverdi. Denedi en azından. Teltur nasıl bir şeydi? Evet, düşünceleri kayıyordu.
Her gnom gibi bir dahi olan arkadaşı notalar konusunda Huor'dan geri kalmıyordu. Yine de standart çalgılar onun yaratıcı zihnine yetmiyordu. Çalgı, telli bir çalgıydı. Sadece dört teli vardı görünüşte; ama dikkatle bakanlar o dört telin arkasında da dört tane görebilirlerdi. Telturla çalmak için biraz çalışmak gerekiyordu elbet; ama arkadaşı mükemmel müzikler yapabiliyordu telturla! Asıl özelliği ise, Tellerin tam altından geçen çubuklu bir çarktı. Müzisyen, istediği an o çarkı döndürüp tellerin hepsinden çok hoş bir ses çıkarabiliyordu. Aslında ustalaşması da başlaması kadar zor olan bu aleti arkadaşı çalmasaydı kesinlikle birinci olamazdı!
Kendi doğumgünü mü? Yok, olamazdı onu çok iyi biliyordu... Annesi, babası? Yoo... Onların evlilik yıldönümü olabilir miydi? Ya da bir arkadaşının büyük bir icat günü? Kutlama haftalarından biri olması muhtemel miydi? Mesela 'İcat icadı' haftası? Bunu düşününce sırıttı Lydronk, o yarışmada bir kere ödül kazanmıştı. Aslında tek kazanan o değildi, bir arkadaşıyla paylaşıyordu birinciliği. Kendi icadı çoğu zor bir işi kolaylaştırıyordu gnomlar için. Küçük tombul eller için vida sıkabilir, çivi çakabilir veya raf asabilir bir icattı. Bazı gnomlar bu konuda fena olmuyorlardı ama, ellerini becerikli kullanıyorlardı. Arkadaşınınki ise garip bir çalgıydı. Ã?yle herkes bilmese de, müzikle ilgilenen çoğu kişinin şimdilerde bildiği bir çalgıydı. Adı neydi? Teltur mu? Evet, buydu adı. Büyük ihtimalle Huor biliyordu bu çalgıyı. Nereden gelmişti ki buraya. Ah, evet, bu günün önemi. Telturun icadı değildi herhalde.
Sonra aniden aklına geldi! Doğru ya, bugün...! Thereon etrafta değildi, Lydronk emindi. Yine de o etraftayken rahat rahat konuşamıyordu bu konuları. Hatta düşünürken bile onu dinliyor olabileceğine dair bir düşünceye kapılmıştı. Thereon etrafta değildi elbet; ama düşüncelerini yutuverdi. Denedi en azından. Teltur nasıl bir şeydi? Evet, düşünceleri kayıyordu.
Her gnom gibi bir dahi olan arkadaşı notalar konusunda Huor'dan geri kalmıyordu. Yine de standart çalgılar onun yaratıcı zihnine yetmiyordu. Çalgı, telli bir çalgıydı. Sadece dört teli vardı görünüşte; ama dikkatle bakanlar o dört telin arkasında da dört tane görebilirlerdi. Telturla çalmak için biraz çalışmak gerekiyordu elbet; ama arkadaşı mükemmel müzikler yapabiliyordu telturla! Asıl özelliği ise, Tellerin tam altından geçen çubuklu bir çarktı. Müzisyen, istediği an o çarkı döndürüp tellerin hepsinden çok hoş bir ses çıkarabiliyordu. Aslında ustalaşması da başlaması kadar zor olan bu aleti arkadaşı çalmasaydı kesinlikle birinci olamazdı!
Kartallara doğru yola çıkmışlardı.Elessar gelen kartala eskisi gibi bakmıyordu artık.Daha doğrusu babasına mı demeliydi?
Huor hafif tedirgindi, Minnä da öyle.Fakat bunu belirtmiyordu.Huor arada sırada düşünceleri okuyordu.Tedirginlik, korku, sevgi her şey vardı.Hiçbirinin adam gibi bir düşüncesi yoktu.Ne olacaktı, nasıl olacaktı hiçbir fikri yoktu kimsenin
Huor hafif tedirgindi, Minnä da öyle.Fakat bunu belirtmiyordu.Huor arada sırada düşünceleri okuyordu.Tedirginlik, korku, sevgi her şey vardı.Hiçbirinin adam gibi bir düşüncesi yoktu.Ne olacaktı, nasıl olacaktı hiçbir fikri yoktu kimsenin
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
ElessarTelemnar
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
- Location: Ankara/Bruxelles
- Contact:
Birsure daha yurumuslerdi ormanlik alan adeta bir yamaca tirmanircasina yukseliyordu.Reven gittikleri yolun tam tersindeydi.Elessar hala cok stresliydi hatta pek havasinda degildi buyuzden Algéniaya bile yaklasmiyordu kartali hala omzundaydi.Ona bakiyor ve belkide hayatinda 1kere gordugu babasini hissetmeye calisiyordu.Belki sadece gozlerinden.
Bide su druid konseyinin kendisini aramasi vardi.Gerci daha druidlik tam olrak nedir felsefesi nasildir onu bile bilmiyordu.Bunlari dusunurken yola bakmayi unutmustu.
Huor bir ara elini elessar'in omzuna koymustu.Refleks olarak Elessar geriye dogru donmus huor elini cekmeden gozuyle ileriyi isaret etmisti.Kafasini geri dondurdugunde burnunun dibinde devasa bir kartal vardi.Elessar biran yutkundu.Birsure sanki kartal ona saldiracakmiscasina tepkisiz kaldi.
"Bizde sizi bekliyorduk efendi Elessar"dedi karsisindaki kartal yanliz bu ses sadece beyninde yankilaniyor kartal ise bir tek tuyunu bile kipirdatmamisti.
"Pekala bizi goturecekmisiniz?"
"Evet efendi elessar, size eslik edecegiz...... yalniz siz ve elfler disindakiler sirtimiza binemezler " demisti
Elessar sorgulamadan gruba dondu ve kartallarin soylediklerini anlatti ardindan Enbuyuk ve yasli olani Elessar'in yaninda durmus ve binmesini beklemisti Elessar bindikten sonra Algénianinda kendisiyle gelmesini istemis oda bindikten sonra kartal bir anda buyuk bir ivmeyle yerden kalkmisti
Ve diger kartalin uzerine Minnä ve Huor bindiler. Ve sonuncunun penceleri arasindada buyucu ve cocuklar vardi Cok buyuk bir hizla ucuyorlardi.Elessar ilk defa boyle bir duyguyla karsilasiyor ve dusmektende korkuyordu Ama mazaranin guzelligi karsisinda adeta buyulenmisti
Bide su druid konseyinin kendisini aramasi vardi.Gerci daha druidlik tam olrak nedir felsefesi nasildir onu bile bilmiyordu.Bunlari dusunurken yola bakmayi unutmustu.
Huor bir ara elini elessar'in omzuna koymustu.Refleks olarak Elessar geriye dogru donmus huor elini cekmeden gozuyle ileriyi isaret etmisti.Kafasini geri dondurdugunde burnunun dibinde devasa bir kartal vardi.Elessar biran yutkundu.Birsure sanki kartal ona saldiracakmiscasina tepkisiz kaldi.
"Bizde sizi bekliyorduk efendi Elessar"dedi karsisindaki kartal yanliz bu ses sadece beyninde yankilaniyor kartal ise bir tek tuyunu bile kipirdatmamisti.
"Pekala bizi goturecekmisiniz?"
"Evet efendi elessar, size eslik edecegiz...... yalniz siz ve elfler disindakiler sirtimiza binemezler " demisti
Elessar sorgulamadan gruba dondu ve kartallarin soylediklerini anlatti ardindan Enbuyuk ve yasli olani Elessar'in yaninda durmus ve binmesini beklemisti Elessar bindikten sonra Algénianinda kendisiyle gelmesini istemis oda bindikten sonra kartal bir anda buyuk bir ivmeyle yerden kalkmisti
Ve diger kartalin uzerine Minnä ve Huor bindiler. Ve sonuncunun penceleri arasindada buyucu ve cocuklar vardi Cok buyuk bir hizla ucuyorlardi.Elessar ilk defa boyle bir duyguyla karsilasiyor ve dusmektende korkuyordu Ama mazaranin guzelligi karsisinda adeta buyulenmisti
Huor kartalların üzerinde kendisini deli gibi hissediyordu.Minnä da öyle, öylesine bir duyguydu ki pençelerin arasında uçmak, Huor hiçbir şeyi, görevi, amacı hatırlayamıyordu.
Uçuyordu....
Uçuyordu....
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Uçmak çokta alışık olmadığı bir şey değildi. GrifFonlar üzerinde çok seyahat etmişti. Büyük kartala sevgiyle yaklaşmış, düşünce gücüyle konuşuyordu. "Asilliğiniz her canlıda bulunmaz. Tüylerini okşamamda bir sakınca var mı?" diye sormuştu. Kartaldan cevap olarak "Hayır prenses." gelmişti. "Demek sana kadar duyuldu. Halbuki saklamaya çalışmıştım." dedi kıkırdayarak. Kıkırdaması etrafa garip gelmişti. Ama çok ilgilenmediler çünkü uçuyorlardı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests

