Kardeşliğin Tohumu (Hikaye)
Alperen namazı bitirdiğinde, halk sersem bir şekilde dışarı çıktı.En az 1 saattir oradalardı!Hiç durmamıştı Alperen, bağıra bağıra getirmişti tekbirleri.3. yahut 4. rekatta 2 sayfa okumuştur.
Alperen de imam da sırıtıyordu.Alperen imama, *Bu kafirlere böylesi gerek, bundan sonra her gün gidin kahveye, hepsini totun getürün.*
İmam sırıtırken Alperen geri dönmeye başladı.Kahveye gelmişti.Louis'i görmüştü ne zamandır ilk kez.Ne yapıyordu ki kendi başına o?
*Selamunaleyküm beyler.*
Alperen de imam da sırıtıyordu.Alperen imama, *Bu kafirlere böylesi gerek, bundan sonra her gün gidin kahveye, hepsini totun getürün.*
İmam sırıtırken Alperen geri dönmeye başladı.Kahveye gelmişti.Louis'i görmüştü ne zamandır ilk kez.Ne yapıyordu ki kendi başına o?
*Selamunaleyküm beyler.*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Hasan konuşmadı susmayı tercih etti. Krotis ise Edmond'a cevap verdi. Sizin o garip harflerinizi anlamaya calisti. Amma zor bu firenklerin alfabesi biz rumlarinkinden de basittir. Eh Tirabzonda da gördüm birkac yazilarini... İki çizgi bir yuvarlak o kadar harfler. Her halde Anadoluya bu alfabe gelse herkes okur yazar olurdu. dedi gülümseyerek.
Eh dedi Alperen'e namaziniz bitti her halde... Ne yapalim sence? Yatalim mi?
Hasan İsterseniz benim evime gelebilirsiniz ağalar dedi. Boş ev... Ailem yok. Bu gece misafirim olun sonrasında zaten birlikteyiz.
Krotis kendini tuhaf hissetmişti. Ã?ocuğun ailesi ile onca anısının olduğu evde kalmak ona sanki kutsal bir mabede saygısızca girmek gibi geliyordu. Ne cevap vereceğini ne yapmak gerektiğini bilemedi.
Eh dedi Alperen'e namaziniz bitti her halde... Ne yapalim sence? Yatalim mi?
Hasan İsterseniz benim evime gelebilirsiniz ağalar dedi. Boş ev... Ailem yok. Bu gece misafirim olun sonrasında zaten birlikteyiz.
Krotis kendini tuhaf hissetmişti. Ã?ocuğun ailesi ile onca anısının olduğu evde kalmak ona sanki kutsal bir mabede saygısızca girmek gibi geliyordu. Ne cevap vereceğini ne yapmak gerektiğini bilemedi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Alperen gülümseyerek baktı:
*Ne deyi sorun olsun ki gardaş?*
Hasan'a baktılar.Gülümsüyordu.
*Ne deyi sorun olsun ki gardaş?*
Hasan'a baktılar.Gülümsüyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
O zaman gidelim ağalar dedi Hasan üç gezgine. Krotis daha fazla ısrar etmeden peşi sıra gitti Hasan'ın ve üç arkadaşının. Birkaç saat önce gittikleri sokaklardan tekrar geçtiler ve az önce Hasan'ın önünde oturduğu eve girdiler.
Ev dağınıktı çok dağınıktı. Bir zamanlar belki de esnaf olan bir aileye ait olduğu çok belliydi. Baştan savma da olsa temizlendiği anlaşılıyordu. Ancak yine de belki de Dünya'nın en temiz insanlarının yaşadığı Anadolu standartlarına göre kesinlikle kirliydi. ( RP DIşI: Belki de Fransız standartlarına göre öyle olmayabilir. Lafım Luis'e: ) ) ) )
RP'nin devamı: Hasan deli gibi koştururak belli ki uzun süredir kimsenin oturmadığı minderleri getirdi ve oturacak yer yaratmaya çalıştı. Krotis bir an boğazına bir şeyin düğümlendiğini hissetti. Sonra... Sagolasin be Hasan kardesim evsiz birakmadin bizi disarida dedi. Sonra da minderlerden birine oturdu. Eeee sen de otur da bi sohbet edelim istersen diye devam etti.
Çok fazla aşım yok dedi Hasan.. Biraz ekmek var sadece dedi. Biraz da ayran komşu İbrahim Aga getirmişti ayranı... Onlara sormadan getirdi yemekleri. Yiyelim beraber isterseniz sonra da yatarız dedi. Yüzünü buruşturarak biraz düşündü. Yukarıda döşekler var. İki tane... Ben çuvalların üzerinde yatarım. Ama bi tane de...
Ben de yatarim çuvallarin üzerinde vre... dedi Krotis Hem zaten alişkin değilimdir pek de öle döşeklere... Hem seninle konuşuruz biraz vre Hasan dedi Krotis. Sonra da iki gezgin ozanın kabul etmeyeceğinden korkarak onların kafasını hafifçe sallayarak kendi önerisini onaylamalarını sağlamaya çalıştı.
Eh o zaman gel beraber karnimizi doyuralım dedi ekmeklerden birisini alıp sürahiden de çocuğun getirdiği hafif paslı taslardan birisine ayran doldurarak.
RP DIşI: Arkadaşlar... hem Krotis hem de Hasan karakterini tanıdınız sonuçta rahatlıkla hikayenin devamını yazabilirsiniz. Belki de akşam yatana kadar olan bölümünü... Lütfen çekinmeyin. : ) ) )
Ev dağınıktı çok dağınıktı. Bir zamanlar belki de esnaf olan bir aileye ait olduğu çok belliydi. Baştan savma da olsa temizlendiği anlaşılıyordu. Ancak yine de belki de Dünya'nın en temiz insanlarının yaşadığı Anadolu standartlarına göre kesinlikle kirliydi. ( RP DIşI: Belki de Fransız standartlarına göre öyle olmayabilir. Lafım Luis'e: ) ) ) )
RP'nin devamı: Hasan deli gibi koştururak belli ki uzun süredir kimsenin oturmadığı minderleri getirdi ve oturacak yer yaratmaya çalıştı. Krotis bir an boğazına bir şeyin düğümlendiğini hissetti. Sonra... Sagolasin be Hasan kardesim evsiz birakmadin bizi disarida dedi. Sonra da minderlerden birine oturdu. Eeee sen de otur da bi sohbet edelim istersen diye devam etti.
Çok fazla aşım yok dedi Hasan.. Biraz ekmek var sadece dedi. Biraz da ayran komşu İbrahim Aga getirmişti ayranı... Onlara sormadan getirdi yemekleri. Yiyelim beraber isterseniz sonra da yatarız dedi. Yüzünü buruşturarak biraz düşündü. Yukarıda döşekler var. İki tane... Ben çuvalların üzerinde yatarım. Ama bi tane de...
Ben de yatarim çuvallarin üzerinde vre... dedi Krotis Hem zaten alişkin değilimdir pek de öle döşeklere... Hem seninle konuşuruz biraz vre Hasan dedi Krotis. Sonra da iki gezgin ozanın kabul etmeyeceğinden korkarak onların kafasını hafifçe sallayarak kendi önerisini onaylamalarını sağlamaya çalıştı.
Eh o zaman gel beraber karnimizi doyuralım dedi ekmeklerden birisini alıp sürahiden de çocuğun getirdiği hafif paslı taslardan birisine ayran doldurarak.
RP DIşI: Arkadaşlar... hem Krotis hem de Hasan karakterini tanıdınız sonuçta rahatlıkla hikayenin devamını yazabilirsiniz. Belki de akşam yatana kadar olan bölümünü... Lütfen çekinmeyin. : ) ) )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Alperen gülümseyerek Hasan'ın telaşlı davranışlarını seyrediyordu.Ne kadar da güzel bir çocuktu.Kim bilebilir, belki Alperen'in kendi ailesini kaybetmesi ona öyle güzel getiriyordur çocuğu, belki de çocuğun ailesiz olduğunu bilmek, belki, belki....
Alperen yatakları düşündü, yatmak mı?Bu evde mi?Alperen'in evde geçirdiği her saniye onu düşüncelere boğarken mi?Olamazdı, yatamazdı Alperen o evde.Belki o gün Hasan'ı gördüğü için o akşam hiçbir yerde yatamazdı ya.
Alperen Louis'e bakarak:
*Eh birader, ne diğin, neğedek?Yatabileceğen mi bu akşam.Ben yatamam zâr.Hele Hasan'ı gördüm ya(Bu sırada Hasan ayran almaya mutfağa gitmişti, duymamıştı), Ellehem heç yatamam bu akşam.*
Sonra Krotis'e bakarak:
*Gırotis birader, sen dilediğin gibi, dilediğin yerde yat, ben bu akşam yatmiğicim.*
Ardından sırtını duvara dayadı.Sağ bacağı dik duruyordu.Sol bacağını da onun üstüne atıp, ellerini yere paralel duran sol bacağının üstüne koydu.Sonra durakladı bir an.Gülümsedi, Louis'e baktı.O da gülüyordu.Ã?ıkardı neyini.Louis ise ecnebi neyini çıkardı.Ney idi adı, fölüt mü?
Alperen bağdaşını kurmuştu, neyini sol bacağına koydu.Başını hafif sağa yasladı ve çalmaya başladı.
Alperen yatakları düşündü, yatmak mı?Bu evde mi?Alperen'in evde geçirdiği her saniye onu düşüncelere boğarken mi?Olamazdı, yatamazdı Alperen o evde.Belki o gün Hasan'ı gördüğü için o akşam hiçbir yerde yatamazdı ya.
Alperen Louis'e bakarak:
*Eh birader, ne diğin, neğedek?Yatabileceğen mi bu akşam.Ben yatamam zâr.Hele Hasan'ı gördüm ya(Bu sırada Hasan ayran almaya mutfağa gitmişti, duymamıştı), Ellehem heç yatamam bu akşam.*
Sonra Krotis'e bakarak:
*Gırotis birader, sen dilediğin gibi, dilediğin yerde yat, ben bu akşam yatmiğicim.*
Ardından sırtını duvara dayadı.Sağ bacağı dik duruyordu.Sol bacağını da onun üstüne atıp, ellerini yere paralel duran sol bacağının üstüne koydu.Sonra durakladı bir an.Gülümsedi, Louis'e baktı.O da gülüyordu.Ã?ıkardı neyini.Louis ise ecnebi neyini çıkardı.Ney idi adı, fölüt mü?
Alperen bağdaşını kurmuştu, neyini sol bacağına koydu.Başını hafif sağa yasladı ve çalmaya başladı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Krotis de elinden geldiğince sessiz olmaya çalışıp cevap verdi.
Sen yatmayabilirsin vre Alperen... Ancak simdi reddedersen yatmayi Hasan yanlis düsünebilir. O nedenle cikin yukari hic olmazsa Luis ile... Orada oturusunuz belki de... Hem iki ozan icin zor olmaz her halde beraberce bulmak sabahi.
Sen yatmayabilirsin vre Alperen... Ancak simdi reddedersen yatmayi Hasan yanlis düsünebilir. O nedenle cikin yukari hic olmazsa Luis ile... Orada oturusunuz belki de... Hem iki ozan icin zor olmaz her halde beraberce bulmak sabahi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Louis Alperen'e bakarak "Bak Alperen... Görüyor musun dini yayma çabasının zararlarını? Görüyor musun savaşın bıraktığı izleri, yaraları? Bu mudur din, hristiyanlık, islamiyet. Bu mudur adalet? Tekrar sorarım sana Alperen, hâlâ ısrar ediyor musun dinini yaymakta? Bunca şeyi gördükten sonra... Son olarak, Krotis haklı, Hasan yanlış anlayabilir. Uyumasak bile yukarı çıkmamız gerekiyor."
O sırada Hasan ayran ve biraz ekmek getirerek sofraya koydu. "Bismillah," diyerek sofraya oturduktan sonra "E hadi yiyin agalar," deyip yemeye koyuldu.
O sırada Hasan ayran ve biraz ekmek getirerek sofraya koydu. "Bismillah," diyerek sofraya oturduktan sonra "E hadi yiyin agalar," deyip yemeye koyuldu.
Alperen gülümsedi.
*Bre luyiz, ateş zararlı bir şey midir?Ã?ünkinem, ateş yüzünden şeherler yaniği.Sırf şeherleri yaktığı için ateşe zararlı demek iyi bir şey midir.Değeldir, çünkü ateşi kullanmayı bilirsen doyurur.Yemek yapar, bilemezsen şeher yakar.Yürek yakar.
İşte savaş da böyle bir şeydir.Niyetine göre değişir.Timur bunu yapmak zorunda değeldi.Hem möslümlük böylen yayılmaz.Sence barış savaşlan yayılır mı.Timur'un hatası budur.Amma Muhammedî'lik dostluklan, anlatarak yayılır.Anlattın mı zaten, "Hak Dinidir" o.Doğruları anlattın mı aklı olan herkes inanır.*
Ardından ekledi.
*Ã?yleysen ben Luyiz'len sabahlayacam.*
*Bre luyiz, ateş zararlı bir şey midir?Ã?ünkinem, ateş yüzünden şeherler yaniği.Sırf şeherleri yaktığı için ateşe zararlı demek iyi bir şey midir.Değeldir, çünkü ateşi kullanmayı bilirsen doyurur.Yemek yapar, bilemezsen şeher yakar.Yürek yakar.
İşte savaş da böyle bir şeydir.Niyetine göre değişir.Timur bunu yapmak zorunda değeldi.Hem möslümlük böylen yayılmaz.Sence barış savaşlan yayılır mı.Timur'un hatası budur.Amma Muhammedî'lik dostluklan, anlatarak yayılır.Anlattın mı zaten, "Hak Dinidir" o.Doğruları anlattın mı aklı olan herkes inanır.*
Ardından ekledi.
*Ã?yleysen ben Luyiz'len sabahlayacam.*
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Neyse kardesler dedi Krotis iki gezgin ozana... Sanirim artik yatabiliriz her birimiz de... Yarin yola cikacagiz ve de uzun yol olacak bu yol...
Ã?uval torbalarından birine uzandı. Eh benim uykum geldi bile... diye devam etti. Yolda geçen günlerden sonra rahat bir gece olacak bu gece...
RP DIşI: Arkadaşlar yukarıda birbirinizle konuşmaya devam edebilirsiniz. Ben aşağıda sizin yattığınızı belirttiğiniz mesajdan hemen sonra benim Krotis le Hasan'ın da yattığını yazacağım. Eğer gecikirsem doğrudan ertesi sabaha da geçebilirsiniz. : )
Ã?uval torbalarından birine uzandı. Eh benim uykum geldi bile... diye devam etti. Yolda geçen günlerden sonra rahat bir gece olacak bu gece...
RP DIşI: Arkadaşlar yukarıda birbirinizle konuşmaya devam edebilirsiniz. Ben aşağıda sizin yattığınızı belirttiğiniz mesajdan hemen sonra benim Krotis le Hasan'ın da yattığını yazacağım. Eğer gecikirsem doğrudan ertesi sabaha da geçebilirsiniz. : )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Uzun bir gece oldu o gece... Konuşulacak çok şey vardı. Krotis ile Hasan'ın arasında da... Birbirlerine hayatlarını anlattılar. Farklı yerlerde başlayan ve daha bir gün öncesinde birleşen bir hayatı...
Geleceğin onlara ne getireceği henüz belli değildi. Ancak ne olursa olsun o anı o geceyi yaşamak onlar için önemli idi.
Ertesi gün Sivas'tan ayrılarak doğuya doğru yola çıktılar.
Sonbahar hükmünü gösteriyordu yavaş yavaş... Doğunun yollarında yağmurlar başlamıştı. Ve ddört yolcu zaman zaman iliklerine kadar ıslanarak doğunun yollarında yol aldılar.
Selçuklu döneminden kalan artık eski ve köhne hale gelmiş hanlarda geçirdiler gecelerini... Ve oralar da bir parça olsun sıcağı hissedip rahat edebildiler...
Bir köydü her halde... Erzurum'un yakınlarıydı... Evler iç içe geçmişti. Sanki bir tehlikeden bir araya gelerek korunmak istiyor gibi.. Bir tek kişi yoktu çevrede... Köylerin ıssız olması o dönemin Anadolusunda rastlanan bir durumdu. Ancak o sırada sanki hayvan bile yoktu dışarda...
Nasıl olduğunu anlamadılar. Bir anda çevrelerinde belirdi askerler. Atılan ufak oklar hedefini buldu.
Sonrası.....
Sonra karanlık bir odadalardı.
Aslında tam da karanlık değildi. Duvarlarda yakılmış mumlar vardı. Ve de askerler...
Krotis ile Hasan'ın uyandığını görünce yüzlerinde alaycı bir ifade ile onların yakınına geldiler.
Vay vay vay..... Hoşgeldiniz hepiniz... Timur'un askerleri olarak sizi misafir etmek onur veriyor bize...
Hasan Timur ismini duyunca kendine hakim olamadan titremeye başladı. Krotis elini Hasan'ın omzuna atmak istedi ama elleri bağlıydı. Yapabildiği tek şey Hasan'a bakmaktı. Bu Hasan'ın biraz da olsa kendine hakim olmasını sağladı.
Asker sordu... Eee anlatın bakalım kimsiniz siz? Niye geldiniz bizim ordumuzun yakınlarına kadar?
Ben Krotisim dedi Krotis. Tirabzonluyum ve kendi sehrime gidiyodum. Hasan dedi çocuğa bakarak... Benim kardesimdir. Onunla batida tanistik o da benimle geliyor... Diğer arkadaslarim ozandir. Onlar dolasiyor Anadolu'da... O nedenle...
Asker yüksek sesle güldü. Bir rumla bir Türk kardeş demek dedi. Krotis'e tükürür gibi baktı. Bu Hristiyanlara da haddini bildirmek vardı ama... dedi sonrasında içinde kalan bir şeyi ifade edememeyi anlatan bir iç çekişle...
Merak etme dedi daha otoriter sesle konuşan bir asker. Osmanlıdan sonra Trabzon'u da halledeceğiz. Timur öyle söylemiş diyorlar.
Hasan adamlara bir an tükürür gibi baktı. Hristiyan da olsa başka bir şehrin yağmalanacağını duymak onun o an kaldırabileceği bir şey değildi.
Krotis biraz da onun dikkat çekmesini önlemek için devam etti. Kolay değildir almak Tirabzon'u ancak kendinize güveniyorsaniz agalar kusatin sehri bakalim.
Sözleri tehlikeli idi. Askerler o anda ona her şeyi yapabilirlerdi. Ancak kendine çok güvenen bir ordunun askerleri vardı karşısında o nedenle sözlerine güldüler sadece..
Sonra Luis ile Alperen'e döndüler. Demek ozansınız sizler dediler. Timur sever ozanları... Belki sizleri de kabul eder huzuruna... Adam karşısındakilerle alay eder gibi bir kahkaha attı... Ama anlatın bakalım. Kimsiniz nesiniz nereden geliyorsunuz hem...
Geleceğin onlara ne getireceği henüz belli değildi. Ancak ne olursa olsun o anı o geceyi yaşamak onlar için önemli idi.
Ertesi gün Sivas'tan ayrılarak doğuya doğru yola çıktılar.
Sonbahar hükmünü gösteriyordu yavaş yavaş... Doğunun yollarında yağmurlar başlamıştı. Ve ddört yolcu zaman zaman iliklerine kadar ıslanarak doğunun yollarında yol aldılar.
Selçuklu döneminden kalan artık eski ve köhne hale gelmiş hanlarda geçirdiler gecelerini... Ve oralar da bir parça olsun sıcağı hissedip rahat edebildiler...
Bir köydü her halde... Erzurum'un yakınlarıydı... Evler iç içe geçmişti. Sanki bir tehlikeden bir araya gelerek korunmak istiyor gibi.. Bir tek kişi yoktu çevrede... Köylerin ıssız olması o dönemin Anadolusunda rastlanan bir durumdu. Ancak o sırada sanki hayvan bile yoktu dışarda...
Nasıl olduğunu anlamadılar. Bir anda çevrelerinde belirdi askerler. Atılan ufak oklar hedefini buldu.
Sonrası.....
Sonra karanlık bir odadalardı.
Aslında tam da karanlık değildi. Duvarlarda yakılmış mumlar vardı. Ve de askerler...
Krotis ile Hasan'ın uyandığını görünce yüzlerinde alaycı bir ifade ile onların yakınına geldiler.
Vay vay vay..... Hoşgeldiniz hepiniz... Timur'un askerleri olarak sizi misafir etmek onur veriyor bize...
Hasan Timur ismini duyunca kendine hakim olamadan titremeye başladı. Krotis elini Hasan'ın omzuna atmak istedi ama elleri bağlıydı. Yapabildiği tek şey Hasan'a bakmaktı. Bu Hasan'ın biraz da olsa kendine hakim olmasını sağladı.
Asker sordu... Eee anlatın bakalım kimsiniz siz? Niye geldiniz bizim ordumuzun yakınlarına kadar?
Ben Krotisim dedi Krotis. Tirabzonluyum ve kendi sehrime gidiyodum. Hasan dedi çocuğa bakarak... Benim kardesimdir. Onunla batida tanistik o da benimle geliyor... Diğer arkadaslarim ozandir. Onlar dolasiyor Anadolu'da... O nedenle...
Asker yüksek sesle güldü. Bir rumla bir Türk kardeş demek dedi. Krotis'e tükürür gibi baktı. Bu Hristiyanlara da haddini bildirmek vardı ama... dedi sonrasında içinde kalan bir şeyi ifade edememeyi anlatan bir iç çekişle...
Merak etme dedi daha otoriter sesle konuşan bir asker. Osmanlıdan sonra Trabzon'u da halledeceğiz. Timur öyle söylemiş diyorlar.
Hasan adamlara bir an tükürür gibi baktı. Hristiyan da olsa başka bir şehrin yağmalanacağını duymak onun o an kaldırabileceği bir şey değildi.
Krotis biraz da onun dikkat çekmesini önlemek için devam etti. Kolay değildir almak Tirabzon'u ancak kendinize güveniyorsaniz agalar kusatin sehri bakalim.
Sözleri tehlikeli idi. Askerler o anda ona her şeyi yapabilirlerdi. Ancak kendine çok güvenen bir ordunun askerleri vardı karşısında o nedenle sözlerine güldüler sadece..
Sonra Luis ile Alperen'e döndüler. Demek ozansınız sizler dediler. Timur sever ozanları... Belki sizleri de kabul eder huzuruna... Adam karşısındakilerle alay eder gibi bir kahkaha attı... Ama anlatın bakalım. Kimsiniz nesiniz nereden geliyorsunuz hem...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Alperen sinirli bir şekilde:
*Yaa, demek öyle, Timur'un karşısına çıkıp, sizin yaptıklarınızı anlattığım zaman senin halini çok merak ediyorum bıre kendine Möslüm diye kahpe!*
Adam neye uğradığını şaşırmıştı.
*Timur beni karşısında görünce, bakam neye uğrayacak!*
Adam bağırdı hiddetle:
*Sen kendini ne zannediyorsun köpoğlu!*
Alperen sırıtarak:
*Timur'u bilmiğin sen.Onun ne eylemek istediğini, amma eski dostunu görünce bakam neye uğrayacak.Senin bize yaptığını görünce bakam neye uğrayacak?*
Adam korkmaya başlamıştı hafiften.
*Görürük!*
Adam kendisine olan bütün güvenini yitirmişti ama o an durumu öylesine kurtarmak istiyordu ki.
Alperen sırıttı:
*Göreceğen!*
Adam yüzünü buruşturarak:
*Yarın Timur'un karşısına çıkartacağak sizi, bu akşam burada kalacağanız.Alperen'len Hasan, Allah gecenizi mübarek eylesin.*
Alperen sinirle:
*Hey bre ede, kaç namaz kaçırdık biz?Bırak da yatsıyı kılalım Hasan'lan ben!*
Adam sinirle:
*Hayır, bu gece yatsıyı kılmayıverin, yarın da sabahı.Timur sizi görsün hele.*
Alperen bağırarak:
*Bre kahpe, kendine möslüm mü diyi....*
Yüzüne yediği yumruk, Alperen'i susturmuştu.İçinden:
*Munafıklığın cezası Timur'ca idamdır kahpe!*
dedi.
*Yaa, demek öyle, Timur'un karşısına çıkıp, sizin yaptıklarınızı anlattığım zaman senin halini çok merak ediyorum bıre kendine Möslüm diye kahpe!*
Adam neye uğradığını şaşırmıştı.
*Timur beni karşısında görünce, bakam neye uğrayacak!*
Adam bağırdı hiddetle:
*Sen kendini ne zannediyorsun köpoğlu!*
Alperen sırıtarak:
*Timur'u bilmiğin sen.Onun ne eylemek istediğini, amma eski dostunu görünce bakam neye uğrayacak.Senin bize yaptığını görünce bakam neye uğrayacak?*
Adam korkmaya başlamıştı hafiften.
*Görürük!*
Adam kendisine olan bütün güvenini yitirmişti ama o an durumu öylesine kurtarmak istiyordu ki.
Alperen sırıttı:
*Göreceğen!*
Adam yüzünü buruşturarak:
*Yarın Timur'un karşısına çıkartacağak sizi, bu akşam burada kalacağanız.Alperen'len Hasan, Allah gecenizi mübarek eylesin.*
Alperen sinirle:
*Hey bre ede, kaç namaz kaçırdık biz?Bırak da yatsıyı kılalım Hasan'lan ben!*
Adam sinirle:
*Hayır, bu gece yatsıyı kılmayıverin, yarın da sabahı.Timur sizi görsün hele.*
Alperen bağırarak:
*Bre kahpe, kendine möslüm mü diyi....*
Yüzüne yediği yumruk, Alperen'i susturmuştu.İçinden:
*Munafıklığın cezası Timur'ca idamdır kahpe!*
dedi.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
Louis tüm bu olaylar sırasınca sessiz kalmıştı. Bir fransız olduğunu, hatta ve hatta soylu bir aileden geldiğini duyduklarında pek hoş şeylerin olacağını düşünmüyordu. İçini çekerek sessizce duruyordu ki Alperen'in blöfü işe yaramış, askerler ona bakmadan gitmişlerdi. Ama o an içine bir kurt düştü, Alperen gerçekten onu tanıyor muydu?
Alperene baktı, burnu hafif kanamıştı. "İyi misin?" dedi Alperen'e bakarak. Ardından kendi burnunun kemiğinden sıkarak "bak böyle yapacaksın, o zaman fazla kanamaz," dedi.
"İyiyem," dedi Alperen. Siniri yüzünden okunuyordu, yumruğa değil de daha çok namaz kılamadığı için sinirlenmiş gibi görünüyordu.
"Boşver kardeş, tanrı seni bilir. İbadetini yapamadıysan bu onların suçudur, senin değil," diye teselli etmeye çalıştı. Bir süre sessiz kaldıktan sonra merakına yenik düşerek "Timur'u gerçekten tanıyor musun?"
Alperene baktı, burnu hafif kanamıştı. "İyi misin?" dedi Alperen'e bakarak. Ardından kendi burnunun kemiğinden sıkarak "bak böyle yapacaksın, o zaman fazla kanamaz," dedi.
"İyiyem," dedi Alperen. Siniri yüzünden okunuyordu, yumruğa değil de daha çok namaz kılamadığı için sinirlenmiş gibi görünüyordu.
"Boşver kardeş, tanrı seni bilir. İbadetini yapamadıysan bu onların suçudur, senin değil," diye teselli etmeye çalıştı. Bir süre sessiz kaldıktan sonra merakına yenik düşerek "Timur'u gerçekten tanıyor musun?"
Krotis için Alperen'i anlamak gerçekten zordu. Belki büyük hükümdarlarla bir arada bulunmuş olmak onu kendine aşırı güvenli kılıyordu. Ancak tam bu nedenle çok daha fazla insanın düşmanlığını üzerine çekeceğini bilmesi gerekirdi. Eh o zaman neden sonunun yüzüne inecek bir yumruk olduğunu bile bile...
Hasan'a baktı. yüzü bembeyazdı. Merak etme kardesim dedi Hasan'a Timur sever ozanlari, cikacagiz buradan...
Bir iki saat sonra komutan geldi. Timur'a haber ulaştırdık. Yarın görüşeceksiniz onunla. Ancak yalnız ikiniz dedi Luis ile Alperen'e... Yani ozanlar diğerleri burada kalacak. Ve de gitmeden önce üzerinizdeki her şeyi çıkaracak ve bizim vereceğimiz giysileri giyeceksiniz.
Eğer kabul ediyorsanız, yarın sizi Erzurum kalesine götürmek için buraya geleceğim. O zamana kadar size Tahir göz kulak olur dedi yanındaki askere hafifçe göz kırparak.
Tahir denen adam hafifçe sırıttı. Timur'un ozanları sevdiğini o da biliyordu belki çok ters bir davranışı kafasını bile götürebilirdi. O nedenle kesinlikle dikkatli olacaktı. Ancak en azından konuşarak biraz eğlenmesine Timur da bir şey demezdi. Sonuçta asıl gücünün şairlerden değil askerlerden geldiğini biliyordu Timur.
Evet kararınız nedir? diye sordu adam. Gözü kapıda cevabı alır almaz gitmeye hazır şekilde.
Hasan'a baktı. yüzü bembeyazdı. Merak etme kardesim dedi Hasan'a Timur sever ozanlari, cikacagiz buradan...
Bir iki saat sonra komutan geldi. Timur'a haber ulaştırdık. Yarın görüşeceksiniz onunla. Ancak yalnız ikiniz dedi Luis ile Alperen'e... Yani ozanlar diğerleri burada kalacak. Ve de gitmeden önce üzerinizdeki her şeyi çıkaracak ve bizim vereceğimiz giysileri giyeceksiniz.
Eğer kabul ediyorsanız, yarın sizi Erzurum kalesine götürmek için buraya geleceğim. O zamana kadar size Tahir göz kulak olur dedi yanındaki askere hafifçe göz kırparak.
Tahir denen adam hafifçe sırıttı. Timur'un ozanları sevdiğini o da biliyordu belki çok ters bir davranışı kafasını bile götürebilirdi. O nedenle kesinlikle dikkatli olacaktı. Ancak en azından konuşarak biraz eğlenmesine Timur da bir şey demezdi. Sonuçta asıl gücünün şairlerden değil askerlerden geldiğini biliyordu Timur.
Evet kararınız nedir? diye sordu adam. Gözü kapıda cevabı alır almaz gitmeye hazır şekilde.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

