Yurtdışı Bilgileri
Yurtdışı Bilgileri
Eee arkadaşlar ozanlar her zaman gezmeyi sever hatta çok severler ben de bu başlığı gezmeyi seven ozanlar için açtım. Yurtdışına bir şekilde yolu düşenlerin belki yollarının düştüğü ülkeler hakkında bilgi verebileceklerini düşündüm. Bilmiyorum nasıl düşündüm?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Eh yapabiliriz öyle ancak özgür bırakmak daha doğru geldi insanları çünkü bu bölüm bir çeşit sitenin ana temasından bağımsız bir bölüm...
Ben başlayayım o zaman... New York ABD nin ekonomisinin başkenti. Bir bakıma bizim İstanbul gibi. New York un Manhattan adı verilen ünlü ilçesinin güney ucunda iki aya yaklaşan bir zaman geçirdim. Bu süre artıyor da üstelik...
Burası nasıl? Belki biraz Türkiye gibi ya da beklenmedik değil bir bakıma çünkü biz buranın nasıl olabileceğini filmlerden gazetelerden durmadan öğreniyoruz. Ancak ilk aklımda canlanan New York sahnesinden farklı bir sahne gördüm şehirde...
New Yorkta yaşayan arkadaşım kenti çöplüğe benzetmişti ya da hurdacı dükkanına... Hakkaten bir Avrupa şehrini bekleyen bir kişi bu izlenimi edinebilir. Hurda gibi otobüsler, raylarının arasında sıçanların cirit attığı metro hatları. Hiç özürsüz trafiğe kapatılan caddeler. Biraz bizi andırıyor. Hatta bazı yerlerde bizi geçiyor bile...
Ancak insanların hoşuna gidebilecek belli yanlar da var. Bu belki herkesin hoşuna gitmeyebilir ama muazzam bir çeşitlilik var burada... Farklı kültürler ve anlayışları şehir kabul etmekle kalmıyor onlara yol da gösteriyor.
Aklınızda her hangi bir ürün varsa her hangi bir amaca yönelik her hangi bir ürün burada olma olasılığı çok yüksek... Mesela bir maskeli baloda kapıya koyacak bir mumya maketi ( Maket diyorum ama kağıttan falan değil gerçek boyutlarda ve son derece gerçekçi) arıyorsanız caddeleri dolaşırken dört beş defa karşınıza çıkabilir. Beni en çok ilgilendiren dev kitap dükkanlarından ( Beş altı katlı aklınıza gelecek her tür kitap var) yaklaşık yarım saatlik yürüme mesafemde beş altı tane var... Bunun yanında küçükler de var tabii.
Her şey için ayrı bir dükkan yarattıkları için ( Sadece dergi satan bir dükkan var mesela) farklı ürünlerin bir arada bulunduğu bizdeki süpermarketlerin benzerine New York ta rastlamadım. ABD nin başka yerlerinde sanırım bunlardan varmış. Belki Manhattandan uzakta da vardır.
şimdilik bu kadar ama daha çok buradayım. Aklıma geldikçe başka özelliklerini yazarım.
Ben başlayayım o zaman... New York ABD nin ekonomisinin başkenti. Bir bakıma bizim İstanbul gibi. New York un Manhattan adı verilen ünlü ilçesinin güney ucunda iki aya yaklaşan bir zaman geçirdim. Bu süre artıyor da üstelik...
Burası nasıl? Belki biraz Türkiye gibi ya da beklenmedik değil bir bakıma çünkü biz buranın nasıl olabileceğini filmlerden gazetelerden durmadan öğreniyoruz. Ancak ilk aklımda canlanan New York sahnesinden farklı bir sahne gördüm şehirde...
New Yorkta yaşayan arkadaşım kenti çöplüğe benzetmişti ya da hurdacı dükkanına... Hakkaten bir Avrupa şehrini bekleyen bir kişi bu izlenimi edinebilir. Hurda gibi otobüsler, raylarının arasında sıçanların cirit attığı metro hatları. Hiç özürsüz trafiğe kapatılan caddeler. Biraz bizi andırıyor. Hatta bazı yerlerde bizi geçiyor bile...
Ancak insanların hoşuna gidebilecek belli yanlar da var. Bu belki herkesin hoşuna gitmeyebilir ama muazzam bir çeşitlilik var burada... Farklı kültürler ve anlayışları şehir kabul etmekle kalmıyor onlara yol da gösteriyor.
Aklınızda her hangi bir ürün varsa her hangi bir amaca yönelik her hangi bir ürün burada olma olasılığı çok yüksek... Mesela bir maskeli baloda kapıya koyacak bir mumya maketi ( Maket diyorum ama kağıttan falan değil gerçek boyutlarda ve son derece gerçekçi) arıyorsanız caddeleri dolaşırken dört beş defa karşınıza çıkabilir. Beni en çok ilgilendiren dev kitap dükkanlarından ( Beş altı katlı aklınıza gelecek her tür kitap var) yaklaşık yarım saatlik yürüme mesafemde beş altı tane var... Bunun yanında küçükler de var tabii.
Her şey için ayrı bir dükkan yarattıkları için ( Sadece dergi satan bir dükkan var mesela) farklı ürünlerin bir arada bulunduğu bizdeki süpermarketlerin benzerine New York ta rastlamadım. ABD nin başka yerlerinde sanırım bunlardan varmış. Belki Manhattandan uzakta da vardır.
şimdilik bu kadar ama daha çok buradayım. Aklıma geldikçe başka özelliklerini yazarım.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
- Contact:
sakız adası'na kesinlikle gidin biz okul gezisiyle gittik 4 kişi çok güzeldi açıkçası ilk gün yapıcağımızı yaptık sonra gezdik yunanlılarla birlikte çok güzeldi özellikle sakız likörü çok güzel ve ucuz (çeşmede ıstakozcu can baba vardır bilen bilir, o adamla tanışmıştık orada bizi bayağı bi yerlere götürmüştü o yerlerden birinden aldık likörü 5€'muydu neydi ki cidden çok güzel çok rahat sek içiliyo tat katmanız gerekmiyo illaki) ve sabundu mabundu herşeyin damla sakızlı olduğu yerler var cidden çok hoş bi ada şu an vize de istemiyolar sadece pasaport kesin gidin
Yunanistan a ben de gitmiştim. Mütiş sıcak insanlar doğrusu birçoğu da bize çok sıcak davrandı. şehirler kumsallar bizim Ege bölgesine benziyor. Üç gün Selanik te kaldık. Çok güzel bir tatil olmuştu.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Suudi Arabistandayım. Allah'a küfür ettiği idda edilen ve kafaları kesilmek istenen, Mekke ve Medinenin bulunduğu ülke.
Yönetim şekli, şeriyat ve en başında ise kral var. Suudi insanı burada çok değerli. Bir Suud duran arabanıza arkadan çarpsa dahi, siz orada olmasaydınız çarpmayacağı için tamamen suçsuzdur.
Suudi Arabistan vatandaşı olmak için kıstaslar;
Babanız Suudi Arabistan vatandaşı olmalı
Doğumunuz burada olmalı
Ayrıca belli bir yaşa kadar bu topraklarda büyümeli
Mekkeye giriş için sadece müslümanlara izin var. şimdiye kadar herhangi bir kontrol olduğunu görmedim ama olduğuna dair duyum aldım. Özellikle Hac zamanı kontrol olması çok normal.
Bir tarafı kızıl deniz ile çevrili ve denizin rengi geröekten de çok güzel. Kum, deniz, güneş. Tatil dediğinizde ilk aklınıza bunlar geliyorsa bir daha düşünün.
Hava sıcaklıkları... çok sıcak. Bulut gördüşünde mutlu oluyorsun. Avrupa'nın orta ve kuzey kesimlerinden gelen insanların burada oldukça zorlanacaklarını düşünüyorum.
Girişler sadece kefil ile olabiliyor. Kefilliği ise sadece bir Suudi vatandaşı yapabilir. Burada kefillik bir sektör haline gelmiş.
Kadınların kapanması gerekiyor. Suud bayanları bazıları gözlerine kadar kapanırken, bazen gözlerini açıkta bırakıyorlar. Suudi dışındaki müslümanlar saçlarını kapatıyorlar ancak başka Arabistan devletlerinden gelipte saçları gözükecek şekilde sadece saçlarını örten bayanlar da gördüm. Müslüman olmayan bayanların ise saç kapatma zorunululukları yok. Müslüman olup olmadı ise ikame'sinin yeşil yada bordo olup olmamasına göre değişiyor.
Herhangi bir vergilendirme sistemi olmadığı için oldukça ucuz bir ülke. Ã?rneğin elektronik eşyaları Türkiye'nin yarısına bulabilirsiniz. Esas gelir kaynaklşarı olan yakıtlar ise inanılmaz ucuz. Hayatımda litrenin paradan daha hızlı gittiğini gördüğüm tek ülke. 60 litre bir benzini yaklaşık 40 riyal (SAR) yani bu günün kuru ile 15 milyon. SAR hep dolar ile aynı gittiği için şu sıralar daha fazla olduğunu tahmin edebilirsiniz herhalde.
şehirler güzel ama gezmek bir kabusa dönüşebilir. Yakıt sudan ucuz, arabalar ucuz ve milletin para bulma konusunda bir sorunu olmadığını düşünecek olursanız tarfiğin ne kadar karışacağını da bilirsiniz. Neyseki petrolün bir yan mamülü olan zift son derece fazla bulunuyor ve yollar Türkiye'ye göre oldukça kaliteli.
Her petrol rezervinin üstünde bir su paketi vardır. E demekki burada bir sürü su paketi de var.
Rüzgarları kesecek bir engebe yok, kum suyu tutma özelliğine çok fazla sahip değil ve çok fazla güneş yediğinden çöl olarak kalıyor diye düşünüyorum.
Aklıma gelenler bunlar.
Yönetim şekli, şeriyat ve en başında ise kral var. Suudi insanı burada çok değerli. Bir Suud duran arabanıza arkadan çarpsa dahi, siz orada olmasaydınız çarpmayacağı için tamamen suçsuzdur.
Babanız Suudi Arabistan vatandaşı olmalı
Doğumunuz burada olmalı
Ayrıca belli bir yaşa kadar bu topraklarda büyümeli
Mekkeye giriş için sadece müslümanlara izin var. şimdiye kadar herhangi bir kontrol olduğunu görmedim ama olduğuna dair duyum aldım. Özellikle Hac zamanı kontrol olması çok normal.
Bir tarafı kızıl deniz ile çevrili ve denizin rengi geröekten de çok güzel. Kum, deniz, güneş. Tatil dediğinizde ilk aklınıza bunlar geliyorsa bir daha düşünün.
Hava sıcaklıkları... çok sıcak. Bulut gördüşünde mutlu oluyorsun. Avrupa'nın orta ve kuzey kesimlerinden gelen insanların burada oldukça zorlanacaklarını düşünüyorum.
Girişler sadece kefil ile olabiliyor. Kefilliği ise sadece bir Suudi vatandaşı yapabilir. Burada kefillik bir sektör haline gelmiş.
Kadınların kapanması gerekiyor. Suud bayanları bazıları gözlerine kadar kapanırken, bazen gözlerini açıkta bırakıyorlar. Suudi dışındaki müslümanlar saçlarını kapatıyorlar ancak başka Arabistan devletlerinden gelipte saçları gözükecek şekilde sadece saçlarını örten bayanlar da gördüm. Müslüman olmayan bayanların ise saç kapatma zorunululukları yok. Müslüman olup olmadı ise ikame'sinin yeşil yada bordo olup olmamasına göre değişiyor.
Herhangi bir vergilendirme sistemi olmadığı için oldukça ucuz bir ülke. Ã?rneğin elektronik eşyaları Türkiye'nin yarısına bulabilirsiniz. Esas gelir kaynaklşarı olan yakıtlar ise inanılmaz ucuz. Hayatımda litrenin paradan daha hızlı gittiğini gördüğüm tek ülke. 60 litre bir benzini yaklaşık 40 riyal (SAR) yani bu günün kuru ile 15 milyon. SAR hep dolar ile aynı gittiği için şu sıralar daha fazla olduğunu tahmin edebilirsiniz herhalde.
şehirler güzel ama gezmek bir kabusa dönüşebilir. Yakıt sudan ucuz, arabalar ucuz ve milletin para bulma konusunda bir sorunu olmadığını düşünecek olursanız tarfiğin ne kadar karışacağını da bilirsiniz. Neyseki petrolün bir yan mamülü olan zift son derece fazla bulunuyor ve yollar Türkiye'ye göre oldukça kaliteli.
Her petrol rezervinin üstünde bir su paketi vardır. E demekki burada bir sürü su paketi de var.
Aklıma gelenler bunlar.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
- Contact:
açıkçası suudi arabistan bırakın yaşamak yada belli bir süre iş için kalmayı tatile bile gitmek eğer müslümansanız çok sıkıcı ve zor. hayat ucuz o olayı güzel fakat şeriat her yerde açıkçası pasaport işlemleri yapılırken adamlara "ben dinlere inanmıyorum kardeşim benim için bir güç var ama ne olduğu belirsiz" deyip içeriye girmek çok zor olur heralde. ama gidip bişi almak ve geri dönmek için iyi ama şunu diyeyim yaşamak için dünyadaki en iyi yerler bence şu sırada :
1- Hollanda (kimse kimseye birbirlerine zarar vermedikçe yada iş imkanlarını kesmedikçe karışmıyor suç oranıda düşük, her görüşünüz dinleniyor ve kız arkadaşınızdan falan ayrıldıysanız genelevler tam anlamıyla harika yani
felekten bi gece çalmak için harika bir yer)
2- Yunanistan (ada kısımları özellikle yoksa atina falan yalan yani)
3- İngiltere
4- İzlanda (Allah'ın unuttuğu bir yer, sakin, sessiz, gerçi intihar oranı yüksek ama insanlar birbirlerine zarar vermiyo, sadece çok soğuk)
1- Hollanda (kimse kimseye birbirlerine zarar vermedikçe yada iş imkanlarını kesmedikçe karışmıyor suç oranıda düşük, her görüşünüz dinleniyor ve kız arkadaşınızdan falan ayrıldıysanız genelevler tam anlamıyla harika yani
2- Yunanistan (ada kısımları özellikle yoksa atina falan yalan yani)
3- İngiltere
4- İzlanda (Allah'ın unuttuğu bir yer, sakin, sessiz, gerçi intihar oranı yüksek ama insanlar birbirlerine zarar vermiyo, sadece çok soğuk)
Hollanda'da çekim yapılırken bile bir spikeri tehdit edip uyuşturucu parası almışlardı. Suç oranı nasıl düşük olabiliyor. Bir sürü müptelşa var aslında.
Yunanistan ile Türkiye arasındaki farkı gerçekten anlayamadım. Yani insanları mı daha sıcak, yoksa denizleri mi daha tuzsuz? Değişik bazı şeyler görmeye gidelecek bir yer diyorsun ama belkide.
İngiltere gerçekten çok güzeldi. Orada kendimi, Türkiye de hissettiğimden daha fazla i
nsan gibi hissettim. Çok pahallı bir ülke ama 2. el eşya pazarı da bir o kadar gelişmiş. Gıdasız yaşayamayacağın yine de orada iş bulmadığın sürece, yada elinde gerçekten iyi bir gelirin olmadığı sürece fazla kalamazsın.
Yazın dışarıda Türkiyede olduğu gibi yanmadığımdan dolayı ingiltere benim gibi daha açık tenli insanlar için ger.ekten rahatlatıcı. Kışın ise çok buradan daha kötü olduğunu düşünüyorum. Ne olursa olsun, o Londra'nın kaliteli yollarında ve Oxford'un rahat ahalisi içinde bir kere dolaşmak isterim.
Yunanistan ile Türkiye arasındaki farkı gerçekten anlayamadım. Yani insanları mı daha sıcak, yoksa denizleri mi daha tuzsuz? Değişik bazı şeyler görmeye gidelecek bir yer diyorsun ama belkide.
İngiltere gerçekten çok güzeldi. Orada kendimi, Türkiye de hissettiğimden daha fazla i
nsan gibi hissettim. Çok pahallı bir ülke ama 2. el eşya pazarı da bir o kadar gelişmiş. Gıdasız yaşayamayacağın yine de orada iş bulmadığın sürece, yada elinde gerçekten iyi bir gelirin olmadığı sürece fazla kalamazsın.
Yazın dışarıda Türkiyede olduğu gibi yanmadığımdan dolayı ingiltere benim gibi daha açık tenli insanlar için ger.ekten rahatlatıcı. Kışın ise çok buradan daha kötü olduğunu düşünüyorum. Ne olursa olsun, o Londra'nın kaliteli yollarında ve Oxford'un rahat ahalisi içinde bir kere dolaşmak isterim.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Yunanistan bir bakıma Ege gibi sıcak, insanları da sıcak. Akdenizin bir boş vermişliği var şehirlerin üzerinde... Elbette adalar bunu hem bizim hem de Yunanistanın Ege sahillerinden daha güçlü yaşıyordur. Bizdeki Bozcaada gibi... O nedenle Ege kıyılarındaki ufak tatil kasabalarını sevenler muhtemelen Yunan adalarını ve bizim Bozcaadayı daha çok seveceklerdir.
Hollanda ya hiç gitmedim. Ancak hakkında duyduğum en güzel söz günahlar ülkesi uyuşturucu serbest. Başka nedenler de var mıdır bu şekilde adlandırılmasında bilmiyorum. Ancak Türkiyede ABD de ve pek çok ülkede ifade edilmesi linç nedeni olan kimi görüşlerin bu ülkede ne kadar çoğu insan tarafından nefret edilse de ifade edilmesinin serbest olduğunu duydum. Açıkçası bu duyduklarımda pek benim yaşayabileceğim bir ülke değil.
İngiltere ye küçükken dil kursu için gitmiştim. Hakkını vereyim güzel ülke dönerken niye dönüyorum diye üzüldüğüm tek Avrupa ülkesi idi bugüne kadar gittiğim.
Ancak farklı bir tarz yaşamları var Almanlar kadar düzenli ya da Fransızlar kadar boş vermiş değiller.
Benim en çok tepkimi çeken yanı gerek gezmek için gerek okumak için gidildiğinde inanılmaz engeller çıkarıyorlar. İngilterenin büyük okullarından birini burslu olarak kazanırsanız, ya da kazanan bir arkadaşınızı duyarsanız kendinizle ya da arkadaşınızla gurur duyun... Başka her hangi bir ülkede burs kazanmaktan çok daha zor bir şeyi başarmış demektir..
Doğrusu Suudi Arabistan a gitmek isterim kardeş... Türkiyenin doğu ve güneyindeki ülkelere her gitmek istediğimde bir engel çıktı karşıma e gidemedim. Ancak doğrusu bir fırsat çıkarsa gitmek ve görmek istiyorum. Belki beraber gideriz.
Hollanda ya hiç gitmedim. Ancak hakkında duyduğum en güzel söz günahlar ülkesi uyuşturucu serbest. Başka nedenler de var mıdır bu şekilde adlandırılmasında bilmiyorum. Ancak Türkiyede ABD de ve pek çok ülkede ifade edilmesi linç nedeni olan kimi görüşlerin bu ülkede ne kadar çoğu insan tarafından nefret edilse de ifade edilmesinin serbest olduğunu duydum. Açıkçası bu duyduklarımda pek benim yaşayabileceğim bir ülke değil.
İngiltere ye küçükken dil kursu için gitmiştim. Hakkını vereyim güzel ülke dönerken niye dönüyorum diye üzüldüğüm tek Avrupa ülkesi idi bugüne kadar gittiğim.
Ancak farklı bir tarz yaşamları var Almanlar kadar düzenli ya da Fransızlar kadar boş vermiş değiller.
Benim en çok tepkimi çeken yanı gerek gezmek için gerek okumak için gidildiğinde inanılmaz engeller çıkarıyorlar. İngilterenin büyük okullarından birini burslu olarak kazanırsanız, ya da kazanan bir arkadaşınızı duyarsanız kendinizle ya da arkadaşınızla gurur duyun... Başka her hangi bir ülkede burs kazanmaktan çok daha zor bir şeyi başarmış demektir..
Doğrusu Suudi Arabistan a gitmek isterim kardeş... Türkiyenin doğu ve güneyindeki ülkelere her gitmek istediğimde bir engel çıktı karşıma e gidemedim. Ancak doğrusu bir fırsat çıkarsa gitmek ve görmek istiyorum. Belki beraber gideriz.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
-
Dreamscape
- Kullanıcı

- Posts: 718
- Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
- Location: Kuzeyden Nordland'den...
- Contact:
Bende gezdiğim yerleri sizlere anlatayım o zaman...
Almanya; Dortmund'a her ne kadar küçük yaşta gitsemde beni oldukça etkilemeş bir ülkedir.Yurtdışı olarak ilk defa bu ülkeye gitmiştim.Herşeyden önce yaşantıları biz Türklerden çok ama çok farklı.İşlerini oldukça iyi yapıyorlar.
Sokakta yürürken yaşlı Alman bir kadın bile size selam verir.Ã?ocuk olsanız dahi.
He birde Dortmund şehri çok ateşli bir taraftara sahip.şehrin biraz dışındaki yerleşim yerlerinde neredeyse her evin önünde Borussia Dortmund bayrağı vardır...
Hollanda;Gittiğimde kendimi ırklar birliğinin içinde bulmuştum...Zencisi,esmeri,sarısı ne ararsanız var.Çok fazla milletten insanların yaşadığını zaten biliyorsunuzdur.İnsanlarda sanılanın aksine Almanlara karşı bir nefret var sanırım.En azından ben böyle anladım.Bir çoğu Almanca bilmesine rağmen Almanlarla konuşmuyorlar.Sokakları özellikle giyim mağazalarının olduğu sokaklar tam kadınlara hitap ediyor..Ama pahalı
İngiltere;İyi kötü ingilizce bildiğim zamanlar gittiğim tek kelime bile edemeden geri döndüğüm ülke..Neredeyse heryer tarihi binalarla dolu.Çok ama çok fazla turist var.Özellikle çekik gözlü turistler sanki buraya akın ediyorlar.Hepsinin elinde bir video kamera,ve hepsi birden sırıtkan
Bunun dışında Pular var tam içmelik ve futbol muhabbeti için ideal olduğunu söylüyorlar.(Her ne kadar gitmesemde...)
He birde heryer kırmızı iki katlı otobüzler var..
Norveç;En çok kanımı kaynatan ülke.Özellikle fiyordları oldukça güzel.Küçük bir fiyorda gittiğimde çok etkilenmiştim..
Bergende kalkıpta deniz kenarında somon balığı yemezseniz,boşuna gidilmiş sayarım.O balığın tadı hala damağımda.Hayatımda gördüğüm en güzel restorantların olduğu ve en güzel balığın yapıldığı yer.
İnsanları sanılanın aksine oldukça sıcak kanlı.Hala görüştüğüm arkadaşlarım var.Bunun dışında doğada hoşça vakit geçirmeniz için bazı yerler var.Dağa bu yollar sayesinde tırmanabiliyorsunuz..Neredeyse her insan haftada birkaç kez doğa yürüyüşü yapıyor.Oldukça sevilen bir iş.
Almanya; Dortmund'a her ne kadar küçük yaşta gitsemde beni oldukça etkilemeş bir ülkedir.Yurtdışı olarak ilk defa bu ülkeye gitmiştim.Herşeyden önce yaşantıları biz Türklerden çok ama çok farklı.İşlerini oldukça iyi yapıyorlar.
Sokakta yürürken yaşlı Alman bir kadın bile size selam verir.Ã?ocuk olsanız dahi.
He birde Dortmund şehri çok ateşli bir taraftara sahip.şehrin biraz dışındaki yerleşim yerlerinde neredeyse her evin önünde Borussia Dortmund bayrağı vardır...
Hollanda;Gittiğimde kendimi ırklar birliğinin içinde bulmuştum...Zencisi,esmeri,sarısı ne ararsanız var.Çok fazla milletten insanların yaşadığını zaten biliyorsunuzdur.İnsanlarda sanılanın aksine Almanlara karşı bir nefret var sanırım.En azından ben böyle anladım.Bir çoğu Almanca bilmesine rağmen Almanlarla konuşmuyorlar.Sokakları özellikle giyim mağazalarının olduğu sokaklar tam kadınlara hitap ediyor..Ama pahalı
İngiltere;İyi kötü ingilizce bildiğim zamanlar gittiğim tek kelime bile edemeden geri döndüğüm ülke..Neredeyse heryer tarihi binalarla dolu.Çok ama çok fazla turist var.Özellikle çekik gözlü turistler sanki buraya akın ediyorlar.Hepsinin elinde bir video kamera,ve hepsi birden sırıtkan
He birde heryer kırmızı iki katlı otobüzler var..
Norveç;En çok kanımı kaynatan ülke.Özellikle fiyordları oldukça güzel.Küçük bir fiyorda gittiğimde çok etkilenmiştim..
Bergende kalkıpta deniz kenarında somon balığı yemezseniz,boşuna gidilmiş sayarım.O balığın tadı hala damağımda.Hayatımda gördüğüm en güzel restorantların olduğu ve en güzel balığın yapıldığı yer.
İnsanları sanılanın aksine oldukça sıcak kanlı.Hala görüştüğüm arkadaşlarım var.Bunun dışında doğada hoşça vakit geçirmeniz için bazı yerler var.Dağa bu yollar sayesinde tırmanabiliyorsunuz..Neredeyse her insan haftada birkaç kez doğa yürüyüşü yapıyor.Oldukça sevilen bir iş.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Bu sene İspanya'nın katalonya bölgesinin başkenti olan Barcelona daydım. Haftanın 7 gününüde gördüm. Tipik bir Akdeniz ülkesi. Akdeniz yemekleri ve tabiki zeytinyağını yemeklerde oldukça çok görüyorsunuz...Tapa yapan yerler var. Tapalar birayla son derece iyi giden aperatifler...
Tipik Akdeniz ülkesi dedim açıklayayım... Dışarıda acayip bir gürültü, siren sesleri insan seslerine karışıyor. Her tarafta inanılmaz gösteriler yapan sokak sanatçıları var. Uzun sahilleri,dalgalı denizleri ve köpük partileri...
Tabiki dünyada sanatçılara ev sahipliği yapmış bir yer aynı zamanda Gaudi, Picasso, Dali ve daha niceleri...
Fiyat olarak bakarsanız bence İstanbul artık bir dünya şehri ve hemen hemen İstanbulun fiyatlarıyla aynı...
Costa brava denen bir sahil kesimi var. Hayatımda gördüğüm en korkunç sahneleri orda gördüm
insanlar orda çok rahat bir şekilde üstsüz güneşleniyor. Vallaha Trenle geçerken bi sürü adam gördüm ıyyy...
Çok rahatlar ve yerlileri pakistanlılara benziyor... Açıkcası yerliden çok alman görmek mümkün...
Tipik Akdeniz ülkesi dedim açıklayayım... Dışarıda acayip bir gürültü, siren sesleri insan seslerine karışıyor. Her tarafta inanılmaz gösteriler yapan sokak sanatçıları var. Uzun sahilleri,dalgalı denizleri ve köpük partileri...
Tabiki dünyada sanatçılara ev sahipliği yapmış bir yer aynı zamanda Gaudi, Picasso, Dali ve daha niceleri...
Fiyat olarak bakarsanız bence İstanbul artık bir dünya şehri ve hemen hemen İstanbulun fiyatlarıyla aynı...
Costa brava denen bir sahil kesimi var. Hayatımda gördüğüm en korkunç sahneleri orda gördüm
Çok rahatlar ve yerlileri pakistanlılara benziyor... Açıkcası yerliden çok alman görmek mümkün...
İngiltere gidipte acayip kazıklandığım ender ülkelerden. Çok pahalı demek yetmez korkunç bir şey. İnanılmaz...
Çok düzenli, çok katı... Her an yağmur yağıyor... En kınadığım yanları ise Fish&Cips ten başka geleneksel yemekleri yok absurt absurt şeyler var mutfaklarında... Sizi bilmem ama ben en çok parayı yemek için harcamıştım... Hediyelik fln olayı girilmemesi gereken olaylar...
Çok düzenli, çok katı... Her an yağmur yağıyor... En kınadığım yanları ise Fish&Cips ten başka geleneksel yemekleri yok absurt absurt şeyler var mutfaklarında... Sizi bilmem ama ben en çok parayı yemek için harcamıştım... Hediyelik fln olayı girilmemesi gereken olaylar...
Almanya sanıyorum... Artık içinde yaşamaya başladığım ülke dışında en çok yazacağım ülke... Sekiz yıl adamların okulunda okudum. Bunu söylemek belki biraz ters ama bir parça Almanlaştım da belki... Bu nedenle en rahat eleştirdiğim millettir.
Çok disiplinli ve dakiktirler bu kadar disiplin ve dakiklik sizin ilk gittiğiniz günlerde çok hoşunuza gider. Yemekler zamanında gelir. ( Mesela Macaristanda bir salata için bir saat beklemek olasıdır) otobüsler trenler vaktinde gelir. Sokaklar düzenlidir. İnsanlar hep beklediğiniz gibi davranır.
Ancak bir süre sonra onlardan yeni farklı beklenmedik bir şey beklersiniz. Onlar yine her zamanki gibidir. Bizim gibi Akdeniz insanları sanıyorum bir süre sonra Almanya nın havasında boğulmaya başlıyor. İngilterede de aslında benzer bir durum var.
Biz biraz daha zaman zaman kafamızın estiği gibi davranmayı, şarkının da dediği gibi alıp başımızı gitmeyi seven bir milletiz. Avrupa da sanırım en fazla bize yakın olanlar Yunanlılar İtalyanlar ve İspanyollar.
Çok disiplinli ve dakiktirler bu kadar disiplin ve dakiklik sizin ilk gittiğiniz günlerde çok hoşunuza gider. Yemekler zamanında gelir. ( Mesela Macaristanda bir salata için bir saat beklemek olasıdır) otobüsler trenler vaktinde gelir. Sokaklar düzenlidir. İnsanlar hep beklediğiniz gibi davranır.
Ancak bir süre sonra onlardan yeni farklı beklenmedik bir şey beklersiniz. Onlar yine her zamanki gibidir. Bizim gibi Akdeniz insanları sanıyorum bir süre sonra Almanya nın havasında boğulmaya başlıyor. İngilterede de aslında benzer bir durum var.
Biz biraz daha zaman zaman kafamızın estiği gibi davranmayı, şarkının da dediği gibi alıp başımızı gitmeyi seven bir milletiz. Avrupa da sanırım en fazla bize yakın olanlar Yunanlılar İtalyanlar ve İspanyollar.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Ben Berlinde Türkçe kahvaltı-gözleme vs. tarzda yazılar gördüğümde çok şarşırmıştım.
Özellikle 2. Dünya şavaşı kalıntıları ve anıları için gitmiştim ama... Heralde Hitler döneminin izlerini mümkün olduğunca iyi silmeye çalışıyorlar ki sovyetler ve müttefik kuvvetlerin eşyaları gamalı haç pazu bantlarından daha fazla. Hatta gamalı haç yok. şok olmuştum.
Macaristana gitmek isterim aslında efsaneli bir ırk benim için Slav+Türk karması
Özellikle 2. Dünya şavaşı kalıntıları ve anıları için gitmiştim ama... Heralde Hitler döneminin izlerini mümkün olduğunca iyi silmeye çalışıyorlar ki sovyetler ve müttefik kuvvetlerin eşyaları gamalı haç pazu bantlarından daha fazla. Hatta gamalı haç yok. şok olmuştum.
Macaristana gitmek isterim aslında efsaneli bir ırk benim için Slav+Türk karması
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests