ISLANDA ..... MACERA!!
.
Kaddim Kai, fiyakalı bir sıçrayışla yumurtayla havada buluştu. 150 ft kadar yüksekten düşen yumurta elemantalın kristal çubuklu kafasında patlar. Bu yetmezmiş gibi Kaddim, Orbis’in üzerine düşer. Ters bir pozisyonda yere kapaklanırlar, ikisi de hafifçe yaralanmıştır. (ikisinin de 1’er healing surge harcandı!) Üstleri başları yumurta sıvısı olmuştur. Ayrıca yerde bir de ölü griffon civcivi görürler.
İki yumurta yakalayıcısı kafadar denizde üstünü başını yıkamaya çalışır. Biraz yola devam edip ağaçların gölgesinde mola verirler.
Nature check:
Orbis ve Kalazhad, ikişer kişilik (günlük) meyve ve yemiş bulurlar bazı ağaçlardan. (isterseniz yarısını başkasına verin, isterseniz saklayın)
Karınlarını doyururlar ve dinlendikten sonra yine düşerler yola. Bu arada 2 kere karşı yönden gelen tüccarlara rastlarlar. Bunlar genelde en az 3 koruma, patron ve 2-3 yardımcısı ve binek hayvanlarının çektiği vagon şeklinde oldu. Sadece selamlaşma ve yola devam edildi.
Akşamüstü oldu, güneş ufukta kızıllaşırken, dolunay da diğer taraftan gösterir kendini. Grup bir iki saat içinde kamp kurmayı düşünmektedir. Bu arada yol kenarında duran birini görürler. Bu human ırkından esmer, yabani bakışlı bir adam. Adam, grup yaklaşana kadar bekleyerek, “fakirim, bana yardımcı olur musunuz? Biraz yiyecek verir misiniz?” diye sorar.
.
Kaddim Kai, fiyakalı bir sıçrayışla yumurtayla havada buluştu. 150 ft kadar yüksekten düşen yumurta elemantalın kristal çubuklu kafasında patlar. Bu yetmezmiş gibi Kaddim, Orbis’in üzerine düşer. Ters bir pozisyonda yere kapaklanırlar, ikisi de hafifçe yaralanmıştır. (ikisinin de 1’er healing surge harcandı!) Üstleri başları yumurta sıvısı olmuştur. Ayrıca yerde bir de ölü griffon civcivi görürler.
İki yumurta yakalayıcısı kafadar denizde üstünü başını yıkamaya çalışır. Biraz yola devam edip ağaçların gölgesinde mola verirler.
Nature check:
Orbis ve Kalazhad, ikişer kişilik (günlük) meyve ve yemiş bulurlar bazı ağaçlardan. (isterseniz yarısını başkasına verin, isterseniz saklayın)
Karınlarını doyururlar ve dinlendikten sonra yine düşerler yola. Bu arada 2 kere karşı yönden gelen tüccarlara rastlarlar. Bunlar genelde en az 3 koruma, patron ve 2-3 yardımcısı ve binek hayvanlarının çektiği vagon şeklinde oldu. Sadece selamlaşma ve yola devam edildi.
Akşamüstü oldu, güneş ufukta kızıllaşırken, dolunay da diğer taraftan gösterir kendini. Grup bir iki saat içinde kamp kurmayı düşünmektedir. Bu arada yol kenarında duran birini görürler. Bu human ırkından esmer, yabani bakışlı bir adam. Adam, grup yaklaşana kadar bekleyerek, “fakirim, bana yardımcı olur musunuz? Biraz yiyecek verir misiniz?” diye sorar.
.
Kai, adama arkasını dönen Orbis'e kızmıştı.Kendisinin -orbis- vermemiş olması, adamı kovmasını gerektirmiyordu.
Orbis'e sinirli bir şekilde ayağa kalktı.Adamın yanına gitti ve yemeğinden, hem kendisini o akşamlık doyuracak, hem de adamı doyuracak bir parça verdi adama.
"Lanet olsun sana"
derken içinden, Orbis'e kötü bir şekilde bakmıştı.Aslında daha biraz önce, adama bakmamışken, şimdi yemek vermesinin iki sebebi vardı.
Birincisi, Orbis'i gıcık etmekti ki bunu bariz bir şekilde belli ediyordu.
İkincisi ise, fakirliğin ne demek olduğunu o biliyordu, aslında adamı aç bırakmayı kesinlikle düşünemezdi ama bunu kendisi yapmayı düşünmemişti.Adama insanların yemek vermesini beklemişti mantıklı olarak, ama Orbis adamı kovduktan sonra -hem de bir Eladrin olmasına rağmen!- adam gitmesin diye, diğerlerini beklememişti.
"Varsın ben aç kalayım!"
dedi açlığa talimli olduğunu -olmadığı hâlde- belirterek.
Orbis'e sinirli bir şekilde ayağa kalktı.Adamın yanına gitti ve yemeğinden, hem kendisini o akşamlık doyuracak, hem de adamı doyuracak bir parça verdi adama.
"Lanet olsun sana"
derken içinden, Orbis'e kötü bir şekilde bakmıştı.Aslında daha biraz önce, adama bakmamışken, şimdi yemek vermesinin iki sebebi vardı.
Birincisi, Orbis'i gıcık etmekti ki bunu bariz bir şekilde belli ediyordu.
İkincisi ise, fakirliğin ne demek olduğunu o biliyordu, aslında adamı aç bırakmayı kesinlikle düşünemezdi ama bunu kendisi yapmayı düşünmemişti.Adama insanların yemek vermesini beklemişti mantıklı olarak, ama Orbis adamı kovduktan sonra -hem de bir Eladrin olmasına rağmen!- adam gitmesin diye, diğerlerini beklememişti.
"Varsın ben aç kalayım!"
dedi açlığa talimli olduğunu -olmadığı hâlde- belirterek.
Orbis yemek veremiyecek olmasını içtenlikle söylemişti.Fakat Kai'nin o sinirli bakışından sonra adamla dalga geçtiğini sandığını düşünmeye başlamıştı.
Kai'ye döndü,
"Neden öyle baktın? Bizim çok yemeğimiz var da insanlaramı dağıtacağız? Eğer bizi Hoswin kasabasına götürecek kadar yememiğimiz olduğundan emin olsaydım, emin ol ki tereddüte düşmeden yemeğimi paylaşırdım.Ama kendimizi de düşünmek zorundayız."
Fakir adama döndü,
"Tekrar kusura bakma ben veremeyeceğim."
Orbis grubu düşünüyordu. Kimsenin bunu düşünmediğine emindi, özellikle Kai'nin. İçlerinden birinin fakir adama yiyecek vereceğini biliyordu. Kendisi de verseydi arkadaşları yine de verecekti. Ağaçtan bulduğu meyveleri paylaşmamasının tek nedeni yemeği bol görüp arkadaşlarının fazladan yiyeceğiydi.Yemekleri aç kalma durumunu göz önünde bulundurarak saklıyordu.
Kai'nin yeterince zeki olmadığını düşünmeye başlamıştı. Nasıl olurda Jones'un kesin yemek vereceğini düşünemezdi.
Yere oturdu ve arkadaşlarını beklemeye başladı.
Kai'ye döndü,
"Neden öyle baktın? Bizim çok yemeğimiz var da insanlaramı dağıtacağız? Eğer bizi Hoswin kasabasına götürecek kadar yememiğimiz olduğundan emin olsaydım, emin ol ki tereddüte düşmeden yemeğimi paylaşırdım.Ama kendimizi de düşünmek zorundayız."
Fakir adama döndü,
"Tekrar kusura bakma ben veremeyeceğim."
Orbis grubu düşünüyordu. Kimsenin bunu düşünmediğine emindi, özellikle Kai'nin. İçlerinden birinin fakir adama yiyecek vereceğini biliyordu. Kendisi de verseydi arkadaşları yine de verecekti. Ağaçtan bulduğu meyveleri paylaşmamasının tek nedeni yemeği bol görüp arkadaşlarının fazladan yiyeceğiydi.Yemekleri aç kalma durumunu göz önünde bulundurarak saklıyordu.
Kai'nin yeterince zeki olmadığını düşünmeye başlamıştı. Nasıl olurda Jones'un kesin yemek vereceğini düşünemezdi.
Yere oturdu ve arkadaşlarını beklemeye başladı.
Kaddim somurttu.
"Bizim yemeğimiz öyle çok olmayabilir belki, fakat inan bana, biz burada bir grubuz, istesek yemek bulabiliriz, öyle zor da sayılmaz.Üstelik elimizde az yemek yoktu, yarın tekrar yemek buluruz, bugün doyduk, ve de, bugün o adam da doydu.
şimdi durumu ele alalım, hepimiz tokuz, ve yarın yeniden yemek bulacağız.Fakat biz yemeğiizi vermezsek, o adam aç kalacak, ve biz bir gün keyif yapacağız."
Orbis'in bencilliği hat safadaydı.Tamamen "eğer birisi yemek verecekse, o ben değilim!" anlayışıyla düşünüyordu."Başka birisi versin!" diyen bir grup olamazdı.Olmamıştı da.
Kaddim'in en başta vermemesinin sebebi, bu görevi adamın ırkdaşlarının yapmasının gerekmesiydi, ama adam kovulduktan sonra duruma bir "dur" demesi gerekiyordu.
"Bizim yemeğimiz öyle çok olmayabilir belki, fakat inan bana, biz burada bir grubuz, istesek yemek bulabiliriz, öyle zor da sayılmaz.Üstelik elimizde az yemek yoktu, yarın tekrar yemek buluruz, bugün doyduk, ve de, bugün o adam da doydu.
şimdi durumu ele alalım, hepimiz tokuz, ve yarın yeniden yemek bulacağız.Fakat biz yemeğiizi vermezsek, o adam aç kalacak, ve biz bir gün keyif yapacağız."
Orbis'in bencilliği hat safadaydı.Tamamen "eğer birisi yemek verecekse, o ben değilim!" anlayışıyla düşünüyordu."Başka birisi versin!" diyen bir grup olamazdı.Olmamıştı da.
Kaddim'in en başta vermemesinin sebebi, bu görevi adamın ırkdaşlarının yapmasının gerekmesiydi, ama adam kovulduktan sonra duruma bir "dur" demesi gerekiyordu.
Kaddim'e bakıyordu sinirlenmişti, ayağa kalktı. Kai anlamak mı istemiyordu yoksa bilerek mi yapıyordu, anlamak ta güçlük çekiyordu Orbis.
"Demek öyle, biz bugün yemek bulmak istemedik o yüzden bulmadık değil mi? Yarın da kesinlikle yemek bulacağız di mi? Çok hayalperestsin Kai. Kusura bakma ama birinin grubu düşünmesi lazımdı ve anladığım kadarıyla sen de düşünmüyorsun.Düşün belki anlarsın ne demek istediğimi."
"Ooff kime anlatıyorum ki?"diye geçirdi içinden,
Tekrar yere oturdu.
"Demek öyle, biz bugün yemek bulmak istemedik o yüzden bulmadık değil mi? Yarın da kesinlikle yemek bulacağız di mi? Çok hayalperestsin Kai. Kusura bakma ama birinin grubu düşünmesi lazımdı ve anladığım kadarıyla sen de düşünmüyorsun.Düşün belki anlarsın ne demek istediğimi."
"Ooff kime anlatıyorum ki?"diye geçirdi içinden,
Tekrar yere oturdu.
-
Murwinduck
- Kullanıcı

- Posts: 51
- Joined: Sat Nov 08, 2008 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
"Arkadaşlar " grubun dikkatini üstüne çekmek ister.
"Gündüz güzel bir rüya gibi olan iklim, gece kabusa dönebilir ve ekvatorda gece birden olur. Elimizi çabuk tutup bir barınak hazırlamalıyız. Yağmurun yağma ihtimalini göz ardı edemeyiz.Ayrıca saga sola kap benzeri nesneler koyarsak yağmurun yağması durumunda suyumuz olur."
"Gündüz güzel bir rüya gibi olan iklim, gece kabusa dönebilir ve ekvatorda gece birden olur. Elimizi çabuk tutup bir barınak hazırlamalıyız. Yağmurun yağma ihtimalini göz ardı edemeyiz.Ayrıca saga sola kap benzeri nesneler koyarsak yağmurun yağması durumunda suyumuz olur."
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Yolarkadaşlarına öfkelenmiştir, özellikle zeki olduğunu düşündüğü orbis'in yaptığına sinirlenmişti. İri savaşçının söylediği gibi, herkesin çantasında on günlük yemek vardı ve yardıma muhtaç adama yemeğimiz yok diye yalan söylemişti büyücü. Banshee omzuna elini dolamışken, jones'un kızdığını yakından daha net anlamıştı.
" Arkadaşlarım pek net düşünemiyor, pelor'un dusturlarından biri yardıma ihtiyacı olanlara el uzatmaktır. " Ã?antasından, yol yemeğini çıkardı.
" Burada mı oturuyorsunuz, bayım. Yoksa kayıp mı oldunuz? Gece vakti ormanda nelerin olduğunu bilemeyiz. Kampımıza katılmanızda ısrar ediyorum. "
" Arkadaşlarım pek net düşünemiyor, pelor'un dusturlarından biri yardıma ihtiyacı olanlara el uzatmaktır. " Ã?antasından, yol yemeğini çıkardı.
" Burada mı oturuyorsunuz, bayım. Yoksa kayıp mı oldunuz? Gece vakti ormanda nelerin olduğunu bilemeyiz. Kampımıza katılmanızda ısrar ediyorum. "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Onaylarcasına Jones'e bakıyordu. Jones bir paladindi ve yardıma muhtaç birisine, yardım isteyen birisine yardım etmesinden daha normal bir şey olamazdı. Biliyordu ki yol arkadaşları bunu engellemeye çalışırsa Jones hayato pahasına hepsiyle kavga ederdi. Bir paladinin bildiğini okuması, hiç bir engel tanımaması demekti.
Hafif ve güümseyen bir iç çekilşle teslim oldu. Jones bir ögünlük yemeğini verdiğine göre, kendisinin bir öğününü Jones ile paylaşabilir ve pekala ikiside yeterince doyabilirdi. Geçirdikleri sert eğitim sırasında bir çok kez bunu yapmışlardı.
"Gündüz güzel bir rüya gibi olan iklim, gece kabusa dönebilir ve ekvatorda gece birden olur. Elimizi çabuk tutup bir barınak hazırlamalıyız. Yağmurun yağma ihtimalini göz ardı edemeyiz.Ayrıca saga sola kap benzeri nesneler koyarsak yağmurun yağması durumunda suyumuz olur."
"Sanırım haklısın. Jones çadırı kursan iyi edersin, yakında soğuk geleceğe benziyor."
Hafif ve güümseyen bir iç çekilşle teslim oldu. Jones bir ögünlük yemeğini verdiğine göre, kendisinin bir öğününü Jones ile paylaşabilir ve pekala ikiside yeterince doyabilirdi. Geçirdikleri sert eğitim sırasında bir çok kez bunu yapmışlardı.
"Gündüz güzel bir rüya gibi olan iklim, gece kabusa dönebilir ve ekvatorda gece birden olur. Elimizi çabuk tutup bir barınak hazırlamalıyız. Yağmurun yağma ihtimalini göz ardı edemeyiz.Ayrıca saga sola kap benzeri nesneler koyarsak yağmurun yağması durumunda suyumuz olur."
"Sanırım haklısın. Jones çadırı kursan iyi edersin, yakında soğuk geleceğe benziyor."

-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Kızın sözleri ruhunu rahatlatır paladinin, bu hep böyleydi. Tanıştıkları zamandan beri, banshee'ye karşı bir takım hisler besliyordu.
Lacivert gökyüzüne, denizden gelen rüzgarı içine çekerek bakar. Uygun bir yeri aradıktan ve arkadaşlarına sorduktan sonra dayısının verdiği büyülü çadırı yere koyar ve çalıştırıcak büyülü sözcükleri söyler.
Lacivert gökyüzüne, denizden gelen rüzgarı içine çekerek bakar. Uygun bir yeri aradıktan ve arkadaşlarına sorduktan sonra dayısının verdiği büyülü çadırı yere koyar ve çalıştırıcak büyülü sözcükleri söyler.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Genç büyü savaşçısı, biraz gülümseyerek, biraz da kırgın Jones ve Banshee'ye baktı.İki gün boyunca doyacaktı adam.Hem Jones'ın, hem de kendisinin verdiği yemek vardı.Aslında kendisi yemek vermesine rağmen neden şovalyenin yemek verdiğini anlamamıştı ama, belki de tip bir insan adeti idi.
"Nöbeti kim tutacak?"
Aslında kendisi tutabilirdi fakat o gün biraz bali incinmişti, iyice biraz dinlenmesi lazımdı.Üstelik gece yağmur yağma ihtimâline karşı biçim değiştirmesi gerekiyordu.Ã?adırı kurmasını bekledi Jones'ın.Fakat önce bir şey yapması gerekiyordu.
"Siz yata durun, benim 15 dakikalık bir işim var."
Biraz ormana doğru girip biçim değiştirecekti.Önemli olan, dostlarının kendisini biçim değiştirirken görmesini istememesiydi.Eğer dostları o şekilde görürlerse, korkabilirlerdi.Kumsaldan gittikleri için, "Su hâline" ihtiyacı vardı.
Short Rest : WATERSOUL
Biçim değiştirdikten sonra tekrar dostlarının yanına gelecekti.
"Nöbeti kim tutacak?"
Aslında kendisi tutabilirdi fakat o gün biraz bali incinmişti, iyice biraz dinlenmesi lazımdı.Üstelik gece yağmur yağma ihtimâline karşı biçim değiştirmesi gerekiyordu.Ã?adırı kurmasını bekledi Jones'ın.Fakat önce bir şey yapması gerekiyordu.
"Siz yata durun, benim 15 dakikalık bir işim var."
Biraz ormana doğru girip biçim değiştirecekti.Önemli olan, dostlarının kendisini biçim değiştirirken görmesini istememesiydi.Eğer dostları o şekilde görürlerse, korkabilirlerdi.Kumsaldan gittikleri için, "Su hâline" ihtiyacı vardı.
Short Rest : WATERSOUL
Biçim değiştirdikten sonra tekrar dostlarının yanına gelecekti.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
