Kasabamız kendi hâlinde sakin, aslında yeni kurulmadı ama nüfusu pek de fazla olmayan bir yerleşim yeri. Burdan gelip geçen çok oluyor ama yerleşmek isteyenler pek fazla değil nedense. Ama burada yaşayanların çoğu kasabalarını seviyor.
.
Last edited by dwaxer on Sun Dec 21, 2008 9:48 pm, edited 5 times in total.
Gandalf aslında bu kasabaya geleli fazla olmamıştı ama beyaz uzun sakalları onu kasabanın en eskilerindenmiş gibi mi gösteriyordu acaba? şimdi de mezarlık yolu üzerine yaptırdığı -devasa bir yaban mantarına benzeyen- evinin kapısına büyükçe bir tabela asmıştı: İksirci! Kapıya yaklaştığınızda ise "Hafta-içi 14-17 saatleri arasında açıktır!" diye de bir yazıyla karşılaşıyorsunuz. Bir dükkan günde sadece 3 saat açık olur mu yahu, bu nasıl bir zihniyettir!
Adam elindeki demire son bir kez daha vurdu. Ardından suyun içine daldırıp bir süre bekletti. Bu süre terini silmesine yetmişti. Ardından kılıcı suyun içinden çekti. Havada artistik bir hareketle döndürdü ve kılıcın üzerindeki su damlacıkları etrafa saçıldı.
Forge kılıcın havayı yarma seslerini duyabiliyordu. Bir süre kılıçla hayali bir düşmana karşı savaştıktan sonra "güzel" dedi. Elindeki kılıç dengeli ve sağlam bir kılıçtı. şimdi ince işçiliğine gelmişti sıra ancak Forge bunu erteledi. Kılıcı dolaba kaldırıp güneşli gökyüzüne bakmak için dışarı çıktı. Nehirin kenarında kısa bir yürüyüş yapmayı hep severdi. O çalışkan biriydi ama arada kaçamak yapmadan olmazdı.
Archibald kulübesinden dışarı çıktı.Güneşe doğru baktı, gözleri kamaştı. Cebinden çıkardığı güneş gözlüğünü gözüne taktı. Bir iş bulmak istiyordu. Kendisi iri, uzun boyluydu.Kasaba adına çalışan bir güvenlik görevlisi olmak istiyordu. Bu yüzden kulübesine yakın olan vali binasına gitti. Valiyle görüşüp güvenlik görevlisine ihtiyaçları olup olmadığını soracaktı.
Quarion wrote:Archibald kulübesinden dışarı çıktı.Güneşe doğru baktı, gözleri kamaştı. Cebinden çıkardığı güneş gözlüğünü gözüne taktı. Bir iş bulmak istiyordu. Kendisi iri, uzun boyluydu.Kasaba adına çalışan bir güvenlik görevlisi olmak istiyordu. Bu yüzden kulübesine yakın olan vali binasına gitti. Valiyle görüşüp güvenlik görevlisine ihtiyaçları olup olmadığını soracaktı.
Vali:
"Tamam işe alındın! Bütün muhafızlar gibi günde 3 sp gümüş lira alacaksın."
Elindeki düdüğü gösterir ve öttürür. Oldukça yüksek bir ses çıkar. "Bu acil durum çağrısı, bunu duyunca koşa koşa gelmen lazım. Genelde kapıda durursun. İçeriye girenlerin üzerini ara, silahlı filan sokma kimseyi, tamam mı Archi?"
"şimdi sana ilk görevini veriyorum: burada, vali konağında toplantı yapılacak; bütün kasabalılara bildir bunu öğlen vakti gelsinler. Toplantının konusu: Kasabamızın ilgi odağı olması ve kalabalıklaşması ve dolayısıyla büyüyüp zenginleşmesi için ne yapabiliriz? Hadi bakalım herkese söyle!"
"Teşekkürler, ilk görevimi hemen yerine getireceğim. İyi günler efendim."der ve dışarıya çıkar.İlk olarak buraya en yakın yerden marketten başlayacaktır.Ağır adımlarla markete doğru ilerler.
.
Archibald, kasabanın kuzeyindeki avcının kulübesine yaklaşır ama iki köpek koşarak gelirler ve Archibald'a hırlayıp havlarlar. Sanki biraz daha ilerlerse ısıracaklar!
"Lanet olsun size."der ve geri geri giderek köpeklerden biraz uzaklaştıktan sonra uğramadağı başka bir yere gitmek için ilerlemeye başlar. Avcıya daha sonra uğrayacaktır ama bu sefer köpeklerin olmadığı yerden.
Cebindeki parasının ona uzun süre yetmiyeceğenin farkında,gitarı omzunda şehirde dolaşmaktadır.
"ne yapabilirim ? berki hancıyla konuşsam handa birkaç şarkı tıngırtatır cebimi doldururum yada hımm manastıra gelenlere ilahi mi söylesem acaba ?"
Hancıyla bir iş görüşmesi yapmaya karar verir, hanın yolunu tutar.
. Yönetim:
Vali devlet adına yönetiyor buraları. Muhafızlar, memurlar validen maaş alır. Vali de dükkan sahiplerinden, ticaret yapanlardan ve üreticilerden, kısacası kendisine bağlı olarak çalışmayan herkesten vergi toplar! Vergi miktarı kazancının %10’u kadardır. Vali, -nasıl oluyorsa- kimin ne kadar kazandığını çoğunlukla bilir! (herkesin merak ettiği bu husus henüz çözülemedi) Bu yüzden vergi kaçırmak da zordur. Kaçıranlar cezalandırılır.
Vali konağı:
Üst katlarda valinin ve ailesinin yaşadığı odalar vardır. Geniş zemin katta ise; girişte ufak bir bölüm (burada genelde bir muhafız bulunur) içeride ise büyükçe bir toplantı salonu (halk toplantıları için) ve solda vali yardımcı memurlarının bulunduğu bölüm ile sağda valinin ofisi.
Vali arada sırada kasabayla ilgili konularda toplantı yapar (belki de canı sıkılıyor) Bütün ahaliyi çağırır bu toplantılara. (çay servisi yapıldığından ilgi oluyor)
*****
Vali Oswaldo Vali Oswaldo:
Yine böyle bir toplantı yapılıyor. Halkın çoğu gelmiş. Vali kürsüde herkese çay verilmesini bekledi ve ardından tokmağını masaya vurdu. “Arkadaşlar sessizlik! Bugün sizi buraya çağırmamın sebebi; kasabamızın hareketlenmeye ihtiyacı var gibi geliyor bana. Dışa açılmalı ve dışardan kasabamıza sermaye akışını sağlamalıyız! Bunun için fikirlerinizi duymak istiyorum!.. Ben diyorum ki bir festival yapalım! Herkesin bir festivali var, niye bizim yok!.. Evet yalnız bu ne festivali olmalı, adı ne olmalı? Çalıştırın saksıları arkadaşlar!”
"Sayın vali" diye öne atıldı Forge iri cüssesiyle.
"Su oyunları yapalım kasabamız su kaynaklarının yanında bana yeterli şartları sağlarsanız size kaydırak fln da yaparım. çoluk çocuk eğlenir hem"
Ardından bıyıklarını sıvazlayarak valinin düşünmesine izin verdi.
Starfell wrote:"Sayın vali" diye öne atıldı Forge iri cüssesiyle.
"Su oyunları yapalım kasabamız su kaynaklarının yanında bana yeterli şartları sağlarsanız size kaydırak fln da yaparım. çoluk çocuk eğlenir hem"
Ardından bıyıklarını sıvazlayarak valinin düşünmesine izin verdi.
Vali Oswaldo:
"Güzel, güzel Forge! Sen ve marangoz'a çok iş düşecek salıncaklar, dönme dolaplar, kaydıraklar hazırlarsınız. Panayıra gelen ailelerin çocukları eğlenir böylece...
"Marangoza gerek bile yok hepsini ben yapabilirim. İsterseniz toplantıdan sonra odanıza geleyim. Ayrıntıları konuşuruz"
Hafif bi sırıtma hali peydah olmuştu ancak bıyıkları yüzünden çok fark edilmiyordu. Bu işten karlı çıkabilirdi. "Du bakalım vereceği fiyatı bir duyalım" diye düşündü.
Starfell wrote:"Marangoza gerek bile yok hepsini ben yapabilirim. İsterseniz toplantıdan sonra odanıza geleyim. Ayrıntıları konuşuruz"
Hafif bi sırıtma hali peydah olmuştu ancak bıyıkları yüzünden çok fark edilmiyordu. Bu işten karlı çıkabilirdi. "Du bakalım vereceği fiyatı bir duyalım" diye düşündü.
Vali: "Tabii tabii, detayları zamanı gelince görüşeceğim herkesle tek tek..."
"şimdi arkadaşlar, festivalin konsepti ne olsun, yani konusu?.. Bahar Festivali filan, bunlar modası geçmiş isimler, yeni bir şey bulmalı!.."
Silindir şapkası kucağında, duruyordu. Fincanı tuttu ve çay bardağını dudaklarına götürdü. Yüzüne kan hücum etmişti. Hayatında içtiği en güzel çaylardan biriydi. Valinin heyecanlı konferansını izliyordu. Umarım, kitap reyonu falan kur demez bana.
Bacak bacak üstüne atmış, valinin arkasındaki duvara bakıyordu.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.