Rufus Boruüfleyen ve Roäc
Tobold Boruüfleyen bulmuştur pipo tütününü. Bahçesinde yetişen bu bitkileri tüttürmeyi ilk o düşünmüştür. (Büyücülerden bile önce...) İhtiyar Gandalf, pipo içmeyi biz Shire'lılardan öğrendi. Arada bir buraya uğramasının sebebi de sanırım bu tütünlerden kendisi için bir miktar stoklamak. Yoksa o huysuz Bilbo'nun sohbetinden keyif aldığını hiç sanmıyorum. Bir keresinde bana şöyle birşey söylemişti.
"Dumanın, zihnindeki bulutları dağıttığını farkedebilirsin. Sabırlı olmana ve problemleri, sinirlerine yenik düşmeden çözmene yardımı dokunur." Çok bilgece bir söz.
Her neyse, ismim Rufus Boruüfleyen. Tobold'un 12.neslindenim. Asırlar boyu unutulmuş, çürümeye yüz tutmuş aile bahçemizi tekrardan canlandırdım. (Gandalf'ın bu amacımı gerçekleştirmemde katkısı çok büyüktür. İhtiyar, gezdiği yerlerde bulduğu bütün değişik bitkileri bahçeme getirmiş ve bana akıl vermiştir.) Bitkibilimi ve simya üzerine bir de kütüphanem var. Çok geniş bir bitki ve iksir koleksiyonum bulunmaktadır. Ama hepsinden öte, Dünya üzerindeki en şahane pipo tütününü, benden başkası size satamaz.
Bahçemle uğraşmadığım zamanlarda sapanımla avlanmak için ormanlara giderim. Evcil bir kuzgunum var. İsmi Roäc. Çok akıllı bir kuştur. Senelerdir birlikte ve yalnız yaşarız. Neredeyse her gece gördüğüm korkunç rüyalarımdan sonra beni sakinleştiren de odur. (Tabi bir de sakinleştirici iksirlerim.) şimdi size rüyalarımdan bahsedeyim. Her seferinde farklı bir şekilde olsa da, hep onu görüyorum. Kara bir süvari. Elindeki devasa topuzunu sallayarak üzerime geliyor. Kaçmaya, kurtulmaya çalışıyorum, ama onu sürekli peşimde, bir nefes uzağımda hissediyorum.
Rüyalarımı Gandalf'a anlattığımda bana tüttürmeyi bırakmamı söyledi. Ne kadar ciddi olduğumu anladığında ise;
"Bu işten en iyi elfler anlar, çaresi Ayrık Vadi'de." dedi. Bende güldüm. Ayrık Vadi... Efsanevi elf şehri. Omzumda oturan Roäc'a dönerek fısıldadım.
"Duydun mu dostum, Ayrık Vadi. Sonunda Elfleri göreceğiz." Elflerin şifa veren bitkilerini yakından tanımayı her zaman çok istemiştim zaten. Her çeşit iksirimden, bolca tütünlerimden ve bir kaç kitabımı, Gandalf'ın bana uzun zaman önce satmış olduğu (karşılığında o seneki bütün tütün mahsullerimi almıştı.) büyülü çantamın içine koyarak ve hem sapan, hem de yol değneği görevi üstlenen silahımı alarak koyuldum yollara. Rehberim, Gandalf'ın sözleri, ve Bilbo'dan bir servete mal olarak satın aldığım harita oldu.
Buraya gelene kadar yaşadığım maceraları anlatmaya kalksam, bambaşka bir kitap daha çıkar ortaya. Ama sizlere anlatacağım hikaye, Ayrıkvadi'ye ayak bastığımdan sonrasına dayanıyor. İşte buradayız, efsanevi elf şehrinde. Roäc ile anlamlı anlamlı bakışıyoruz.
"Macera, daha yeni başlıyor."

Been there. Seen that. Got the scars.