Kardeşlik (Oyun)
Benjamin elindeki değneği ile olafa yakalştı ve yaptığının arkadaşının kanamsını durdurması için dua etti.
(Olaf: Cure light wounds, değnekten)
(Olaf: Cure light wounds, değnekten)
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Benjamin elindeki değneği ile olafa yakalştı ve yaptığının arkadaşının kanamasını durdurması için dua etti.
Wand of cure light wounds.
5 berelenme 1 yaralanma iyileşti
Olaf gözlerini açtığında burnunun dibinde korkunç yaratığın dişlerini gördü panikle elini gürzüne attığı sırada yaratığın gözlerinde hayat belirtisi olmadığını anladı.
Birden son savaşta karşı karşıya kaldıkları buçukluk beliriverdi.
"Dur dostum tamamiyle büyü etkisi altındasın kendini topla." diye cüce Durgen'e doğru konuştu.
Cüce şaşkın bir şekilde Wulfgar'a vurmak için kaldırdığı çekicine baktı.
"B..Be.. Ben.." ne diyeceğini bilemeden sustu.
"Oberatium Tinderwood sizinle tanıştığıma memnun oldum." Abartılı bir şekilde eğilerek selam verdi. "Gerçi iki gündür kavga ediyoruz ama gine de memnun oldum. şu lanet olası rahibe hepimizi etkisi altına aldı, şükür ki dün büyünün etkisinden kurtulmayı başardım." dedi rahibe Bestra'yı göstererek.
"Ufak olmanın faydaları yokluğumu kimse farketmedi şimdiye dek fakat şimdi önemli bir problemimiz var. Yaptığım büyünün süresi bitince ki bilenler için söylüyorum -kötülerden korunmaya yarayan bir tılsımdır- arkadaşlarımız tekrar bize saldırabilirler."
Ã?aktırmadan Wulfgar ve Durgen'i gösterdi.
Wand of cure light wounds.
5 berelenme 1 yaralanma iyileşti
Olaf gözlerini açtığında burnunun dibinde korkunç yaratığın dişlerini gördü panikle elini gürzüne attığı sırada yaratığın gözlerinde hayat belirtisi olmadığını anladı.
Birden son savaşta karşı karşıya kaldıkları buçukluk beliriverdi.
"Dur dostum tamamiyle büyü etkisi altındasın kendini topla." diye cüce Durgen'e doğru konuştu.
Cüce şaşkın bir şekilde Wulfgar'a vurmak için kaldırdığı çekicine baktı.
"B..Be.. Ben.." ne diyeceğini bilemeden sustu.
"Oberatium Tinderwood sizinle tanıştığıma memnun oldum." Abartılı bir şekilde eğilerek selam verdi. "Gerçi iki gündür kavga ediyoruz ama gine de memnun oldum. şu lanet olası rahibe hepimizi etkisi altına aldı, şükür ki dün büyünün etkisinden kurtulmayı başardım." dedi rahibe Bestra'yı göstererek.
"Ufak olmanın faydaları yokluğumu kimse farketmedi şimdiye dek fakat şimdi önemli bir problemimiz var. Yaptığım büyünün süresi bitince ki bilenler için söylüyorum -kötülerden korunmaya yarayan bir tılsımdır- arkadaşlarımız tekrar bize saldırabilirler."
Ã?aktırmadan Wulfgar ve Durgen'i gösterdi.
.
Olaf:
"Off... Ne oldu bana, kafa sarsıntısı mı geçiriyorum?" Rahip kendini iyileştirecek kutsal duasını okur: Ölümden hayata!... Daima bir başka sabah vardır!
(Bull's Stregth yerine) Cure Moderate Wounds
"Oberatium bize durumu biraz açıklar mısın? Ne zaman geçer yaptığın büyünün etkisi? Fikirleri olan varsa söylesin arkadaşlar, ben ölümden dönmenin sarsıntısını yaşıyorum henüz," der Olaf çevresindeki manzaraya göz gezdirerek ve ne durumda olduklarını kontrol etmeye çalışarak.
.
Olaf:
"Off... Ne oldu bana, kafa sarsıntısı mı geçiriyorum?" Rahip kendini iyileştirecek kutsal duasını okur: Ölümden hayata!... Daima bir başka sabah vardır!
(Bull's Stregth yerine) Cure Moderate Wounds
"Oberatium bize durumu biraz açıklar mısın? Ne zaman geçer yaptığın büyünün etkisi? Fikirleri olan varsa söylesin arkadaşlar, ben ölümden dönmenin sarsıntısını yaşıyorum henüz," der Olaf çevresindeki manzaraya göz gezdirerek ve ne durumda olduklarını kontrol etmeye çalışarak.
.
Oberatium Olaf'a dönerek "İşin doğrusu bende pek bir şey hatırlamıyorum. Durgen ile Mystra'nın gizli öğretisini öğrenmek için tapınağa gelmiştik. Bizi eğiteceklerdi hesapta aç susuz kaç gün geçirdiğimi bir ben bir Durgen bilir. Sonrası biraz bulanık sadece o rahibenin şu eşya ile hepimizi efsunladığını düşünüyorum." dedi. Siyah küreye dokunmadan iyice yaklaştı ve incelemeye başladı.
Sonra birden aklına gelmiş gibi döndü.
"Haaa evet 1-2 dakikamız daha var. Büyü bozmayı (Dispel Magic) biliyor musun?"
Muzip bir çocuk gibi kıkırdadı.
"Arkadaşını iyileştirmeyecek misin? Gerçi hepinizi o yatırdı yere ama iyi niyetli biri sanırım." Yerde yatan baygın Yenendithas'ı işaret etti.
Sonra birden aklına gelmiş gibi döndü.
"Haaa evet 1-2 dakikamız daha var. Büyü bozmayı (Dispel Magic) biliyor musun?"
Muzip bir çocuk gibi kıkırdadı.
"Arkadaşını iyileştirmeyecek misin? Gerçi hepinizi o yatırdı yere ama iyi niyetli biri sanırım." Yerde yatan baygın Yenendithas'ı işaret etti.
Olaf:
"Oh Yenendithas!.." Rahip yaralı arkadaşının başına gelip şifalı duasını okur:
(Bear’s Enduranc yerine) Cure Moderate Wounds
Wulgar'a bakarak, "Wulfgar sen nasılsın?"
Oberatium'a, "Dispel Magic biliyorum ama zaten biraz önce onu yapmayı denedim ve hazırladığım büyüyü harcamış oldum."
Benjamin'e dönerek, "Benjamin sağol beni iyileştirdin herhâlde. Sen de bulunur mu Dispel Magic parşömeni filan; sen kirli çıkısındır!"
Yenendithas kendine geldiyse, "Dispel Magic" konusunu ona da soruyorum. Hiçbir sonuç alamazsak da...
"Olmadı bu arkadaşları bağlayalım şimdilik. Büyünün etkisi geçene kadar ya da ben tekrar büyülerimi hazırlayana kadar," diye düşüncesini dile getirir Olaf.
.
"Oh Yenendithas!.." Rahip yaralı arkadaşının başına gelip şifalı duasını okur:
(Bear’s Enduranc yerine) Cure Moderate Wounds
Wulgar'a bakarak, "Wulfgar sen nasılsın?"
Oberatium'a, "Dispel Magic biliyorum ama zaten biraz önce onu yapmayı denedim ve hazırladığım büyüyü harcamış oldum."
Benjamin'e dönerek, "Benjamin sağol beni iyileştirdin herhâlde. Sen de bulunur mu Dispel Magic parşömeni filan; sen kirli çıkısındır!"
Yenendithas kendine geldiyse, "Dispel Magic" konusunu ona da soruyorum. Hiçbir sonuç alamazsak da...
"Olmadı bu arkadaşları bağlayalım şimdilik. Büyünün etkisi geçene kadar ya da ben tekrar büyülerimi hazırlayana kadar," diye düşüncesini dile getirir Olaf.
.
Ölümünün yakın olduğunu gördükten sonra, hayatında yaptığı hataları ve pişmanlıkları gözünün önünden geçmeye başlayacakken, onca yaşadığı zamanın ve güzel anılarının değerini tam anlamak üzereyken ve tam da hayatın anlamını çözecekmiş gibi hissetmenin dehşeti içinde kıvranırken karşısında gördüğü yarım boylu adamın sevecen sesi bir umut ışığı yaktı zihninde.
Oysa son kahramanlığı olarak bir arkadaşını iyileştirerek kurtarsa ve ardından kanlar içinde yerde yatsa ve belki de güzel bir kız cansız bedenine sarılıp ağlasa, mesela Darthu bu iş için oldukça uygun gibiydi. Sağında Olaf kendisi kurtarmış büyük kahramanın ölümünün büyük acısıyla başını eğmiş, Wulfgar diz çökmüş böylesi bir kahramanın ölümüne sebep olduğu için ağlıyor olabilirdi. Gerçi Wulfgar'ın ağlayacağını sanmıyordu. Yenedithas herhalde göz yaşlarını saklamak için arkadaşlarına arkasını dönmüş olsa olur. Güneşte arkadan batsa, süper bir görüntü olacak. şöyle kırmızı ve sarı renkler ağırlıklı, usta içi bir yağlı boya tabloda gerçekten iyi dururdu herhalde...
Buçukluk ve rahip kendi aralarında konuşurlarken bir kere daha düşüncelerden uzaklaştı. Kısa boylu adamın adını pek seçememişti ve sormak da ayıp olurdu şimdi. Olaf konuşurken kendini değneği bir kere daha iyileştirmeye başladı. Hareket etmek dahi istemiyordu ki asası sayesinde o zahmetli hareketleri yapmak zorununda olmamanın verdiği haz ile kendini iyileştirmeye başladı. En azından hareket edebilecek duruma gelene kadar kendini iyileitlrmeye devam edecekti.
Belki şu ölümü sonrası tablosuna buçukluğu da ekleyebilirdi. Sonuçta ona vefa borcu olmuştu.
Olafın sorunu o sırada duydu. Aslında bundan daha fazlasını bekliyordu. Bir teşekkür olabilirdi. Gerçi sanki teşekkür ettiğinide duymuştu ama kulağındaki çınlama ve daldığı düşünceler onun tam odaklanmasını engellemişti. Kuru kuru da teşekkür gitmiyordu aslında. Belki 1-2 iyileştirme felanda iyi giderdi ama.
"... ha pardon. Evet... Yani hayır. Yok. Ne yazık ki..."
Buçukulğa da dönerek.
"Teşekkürler... Bizi kurtardığınız için yani."
Kendini iyileştirmeye devam etti. Kendi teşekkür edişini de beğenmemişti gerçi. Belki yemek filan ısmarlasa buçukluğa daha iyi olacaktı. Aklında bu düşünceleri attı. Kendisini iyileştirmesi gerekiyordu.
Oysa son kahramanlığı olarak bir arkadaşını iyileştirerek kurtarsa ve ardından kanlar içinde yerde yatsa ve belki de güzel bir kız cansız bedenine sarılıp ağlasa, mesela Darthu bu iş için oldukça uygun gibiydi. Sağında Olaf kendisi kurtarmış büyük kahramanın ölümünün büyük acısıyla başını eğmiş, Wulfgar diz çökmüş böylesi bir kahramanın ölümüne sebep olduğu için ağlıyor olabilirdi. Gerçi Wulfgar'ın ağlayacağını sanmıyordu. Yenedithas herhalde göz yaşlarını saklamak için arkadaşlarına arkasını dönmüş olsa olur. Güneşte arkadan batsa, süper bir görüntü olacak. şöyle kırmızı ve sarı renkler ağırlıklı, usta içi bir yağlı boya tabloda gerçekten iyi dururdu herhalde...
Buçukluk ve rahip kendi aralarında konuşurlarken bir kere daha düşüncelerden uzaklaştı. Kısa boylu adamın adını pek seçememişti ve sormak da ayıp olurdu şimdi. Olaf konuşurken kendini değneği bir kere daha iyileştirmeye başladı. Hareket etmek dahi istemiyordu ki asası sayesinde o zahmetli hareketleri yapmak zorununda olmamanın verdiği haz ile kendini iyileştirmeye başladı. En azından hareket edebilecek duruma gelene kadar kendini iyileitlrmeye devam edecekti.
Belki şu ölümü sonrası tablosuna buçukluğu da ekleyebilirdi. Sonuçta ona vefa borcu olmuştu.
Olafın sorunu o sırada duydu. Aslında bundan daha fazlasını bekliyordu. Bir teşekkür olabilirdi. Gerçi sanki teşekkür ettiğinide duymuştu ama kulağındaki çınlama ve daldığı düşünceler onun tam odaklanmasını engellemişti. Kuru kuru da teşekkür gitmiyordu aslında. Belki 1-2 iyileştirme felanda iyi giderdi ama.
"... ha pardon. Evet... Yani hayır. Yok. Ne yazık ki..."
Buçukulğa da dönerek.
"Teşekkürler... Bizi kurtardığınız için yani."
Kendini iyileştirmeye devam etti. Kendi teşekkür edişini de beğenmemişti gerçi. Belki yemek filan ısmarlasa buçukluğa daha iyi olacaktı. Aklında bu düşünceleri attı. Kendisini iyileştirmesi gerekiyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Yenendithas gözlerini açar. Çok kollu yaratığın yerde kanlar içinde yattığını görür.
Gözyaşlarına hakim olur.
" Hayır. Büyü bozmayı daha kitabıma ekleyemedim. Özgünüm. Gerçekten üzgünüm. "
Lanetli küre uzağında yerde duruyordur. Ondan sürünerek geriye uzaklaşır. Siyah kedisi saklandığı yerden fırlayarak büyücüyü sakinleştirmek için fırlar.
Monty'ye sakin olduğunu söyledikten sonra buçukluğa döner.
" Küreyi nasıl kullanıcağımı bilmiyordum. Herşey bir anda oldu. Belki o kelimeyi söylersem bizi kurtarır diye düşünmüştüm. Ne kadar aptalım. "
...
" Diğerleri de böyle donmuştu. " Gözleri kayar, o gizli girişi bulduklarında karanlık giriş kapısının büyücüleri, ve diğerlerini nasıl sarmaladığı gözünün önüne gelir.
Asasından destek alarak ayağa kalkar.
" Ezberimde bir alev topu büyüsü var. " şaşkınlıkla etrafa bakar.
" Ne? " ...Yenendithas kendine geldiyse, "Dispel Magic" konusunu ona da soruyorum. Hiçbir sonuç alamazsak da...
Gözyaşlarına hakim olur.
" Hayır. Büyü bozmayı daha kitabıma ekleyemedim. Özgünüm. Gerçekten üzgünüm. "
Lanetli küre uzağında yerde duruyordur. Ondan sürünerek geriye uzaklaşır. Siyah kedisi saklandığı yerden fırlayarak büyücüyü sakinleştirmek için fırlar.
Monty'ye sakin olduğunu söyledikten sonra buçukluğa döner.
" Küreyi nasıl kullanıcağımı bilmiyordum. Herşey bir anda oldu. Belki o kelimeyi söylersem bizi kurtarır diye düşünmüştüm. Ne kadar aptalım. "
...
" Diğerleri de böyle donmuştu. " Gözleri kayar, o gizli girişi bulduklarında karanlık giriş kapısının büyücüleri, ve diğerlerini nasıl sarmaladığı gözünün önüne gelir.
Asasından destek alarak ayağa kalkar.
" Ezberimde bir alev topu büyüsü var. " şaşkınlıkla etrafa bakar.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Ne ilerleyecek ne de geri dönecek halleri kalmamıştı. Üst üste gelen bunca savaştan sonra hepsi yorgun ve bitkindi. Işık kaynağından çok uzaklaşmadan kuytu bir yer bulup kamp kurdular. Wulfgar ve Durgen'i Olaf'ın çantasındaki iple bağladılar. Gerçi bu iplerin Wulfgar'ı durduracağından emin olamamışlardı fakat Darthu elinden geldiğince sıkı bağlamaya çalıştı dev barbarı.
Yaralarını Olaf'ın duaları ve Benjamin'in büyülü çubukları sayesinde iyileştirdiler. Nöbet tutarak dinlenmeye çalıştılar. Bu gezegende güneş doğmadığı için zaman mevhumları kaybolmuş gibiydi. Tedirginlik içinde uyur uyanık bir gece ya da gündüz geçirdiler.
Toparlandıklarında Durgen'in boş bakan gözlerinden tekrar etki altına girdiğini farkettiler Wulfgar ise iyi gözüküyordu iplerini çözdüler ve ne yapacakları hakkında konuşmaya başladılar.
Yaralarını Olaf'ın duaları ve Benjamin'in büyülü çubukları sayesinde iyileştirdiler. Nöbet tutarak dinlenmeye çalıştılar. Bu gezegende güneş doğmadığı için zaman mevhumları kaybolmuş gibiydi. Tedirginlik içinde uyur uyanık bir gece ya da gündüz geçirdiler.
Toparlandıklarında Durgen'in boş bakan gözlerinden tekrar etki altına girdiğini farkettiler Wulfgar ise iyi gözüküyordu iplerini çözdüler ve ne yapacakları hakkında konuşmaya başladılar.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Buçukluk büyünün etkisine girmediyse:
" Gölge kaynaklı büyüleri ya da yaratıkları yokeden bir büyüm var. Büyü bozma gibi değil ama bahsettiğin büyü gölge kaynaklıysa işe yarar. "
Onunla kafa kafaya gerip, gösterirse şu bahsettiği büyünün şurasını incelemesinde yardımcı olacağım.
( Ã?özmediyse ve yardımımı isterse şurayı incelerken, detect magic yapıyorum. )
" Olaf, küreyi son kullandığımda bende bir iz bıraktı. Lanetini önceki gibi kaldırabilirmisin? "
" Gölge kaynaklı büyüleri ya da yaratıkları yokeden bir büyüm var. Büyü bozma gibi değil ama bahsettiğin büyü gölge kaynaklıysa işe yarar. "
Onunla kafa kafaya gerip, gösterirse şu bahsettiği büyünün şurasını incelemesinde yardımcı olacağım.
( Ã?özmediyse ve yardımımı isterse şurayı incelerken, detect magic yapıyorum. )
" Olaf, küreyi son kullandığımda bende bir iz bıraktı. Lanetini önceki gibi kaldırabilirmisin? "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Ölümden kıl payı dönmüş biri olarak sanki herşey ona daha anlamalı ve pek çok şey de daha anlamsız gelemeye başlamıştı. Dinlenmeden sonra dinç bir şekilde ayağa kalktı.
Ben bize yerimizi belirtecek yada yardımı dokunacak bir şey varmı ona bakmaya gidiyorum.
Kurt başlının üstünde ve çıktığı odada kendilerine yardımı olabilecek bir şey olup olmadığına bakmaya gidecekti.
Ben bize yerimizi belirtecek yada yardımı dokunacak bir şey varmı ona bakmaya gidiyorum.
Kurt başlının üstünde ve çıktığı odada kendilerine yardımı olabilecek bir şey olup olmadığına bakmaya gidecekti.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
.
Ortam pek de uygun olmadığı hâlde Olaf dinlenmiş, ardından da meditasyonunu bitirmişti. şimdi içinde tazelenmiş kutsal bir enerji hissediyordu. Yenendithas'ın alnına dokunarak şifa bulması için dualar mırıldanır. Remove Curse "şimdi nasıl hissediyorsun Yenendithas?"
Durgen'ın üzerindeki büyüyü bozmak amacıyla Dispel Magic yapar.Ve sonucu kontrol eder.
Ayrıca Wulfgar'ı karşısına alarak; amaçları, görevleri, neden burda oldukları hakkında sorular sorarak arkadaşının gerçekten de kendine gelip gelmediğini anlamaya çalışır?
.
Ortam pek de uygun olmadığı hâlde Olaf dinlenmiş, ardından da meditasyonunu bitirmişti. şimdi içinde tazelenmiş kutsal bir enerji hissediyordu. Yenendithas'ın alnına dokunarak şifa bulması için dualar mırıldanır. Remove Curse "şimdi nasıl hissediyorsun Yenendithas?"
Durgen'ın üzerindeki büyüyü bozmak amacıyla Dispel Magic yapar.Ve sonucu kontrol eder.
Ayrıca Wulfgar'ı karşısına alarak; amaçları, görevleri, neden burda oldukları hakkında sorular sorarak arkadaşının gerçekten de kendine gelip gelmediğini anlamaya çalışır?
.
Ortam pek de uygun olmadığı hâlde Olaf dinlenmiş, ardından da meditasyonunu bitirmişti. şimdi içinde tazelenmiş kutsal bir enerji hissediyordu. Yenendithas'ın alnına dokunarak şifa bulması için dualar mırıldanır. Remove Curse "şimdi nasıl hissediyorsun Yenendithas?"
Yanendithas üzerinden büyük bir yükün kalktığını hissetti. Bilhassa dikkatini toplayamamasına etken olan lanet sanki üzerinden uçup gitmişti.
Durgen'ın üzerindeki büyüyü bozmak amacıyla Dispel Magic yaptı Yenendithas'ın yardımına rağmen büyüyü bozamadığını anladı. Durgen'in hala büyünün etkisindeydi.
Ölümden kıl payı dönmüş biri olarak sanki herşey ona daha anlamalı ve pek çok şey de daha anlamsız gelemeye başlamıştı. Dinlenmeden sonra dinç bir şekilde ayağa kalktı.
Kurt başlının üstünde ve çıktığı odada kendilerine yardımı olabilecek bir şey olup olmadığına bakmaya gidecekti.
Benjamin burada yarısı yenmiş bir çok ceset buldu iğrenç kokudan midesi bulanarakta olsa görevini sürdürdü. Ölenlerin eşyaları, paralarının gizlendiği bir sandık buldu.
2.600 sp.
850 gp.
580 gp. değerinde mücevher.
Potion of Barkskin +2
Potion of Levitate
Scroll of confusion
Brooch of Shielding
Dışarı çıkıp nispeten temiz hava alırken rahibenin üzerini de kontrol etti.
Full Plate MW
Shield MW
Cloak of resistance +1
Holy Symbol of Mystra
Oberatium'u zorla uyandırmaya çalıştılar, çocuk gibi sızlanıyor beş dakika sonra uyanacağına dair yemin billah ediyor beş dakika sonrasında ise tekrar uyanmaya yanaşmıyor uyumak için binbir bahane buluyordu.
Bu zorlu mücadeleyi en sonunda kazandılar. Oberatium uyandığı zaman ilk işi çıkınından çıkardığı ekmeğe yağ ve reçel sürerek yemek oldu. "Ateş yakabilseydik ne güzel çay yapardık şimdi, sabah çay içmezsem bütün günüm berbat geçiyor." dedi üzüntülü bir sesle.
"Eee?" Diye sordu herkese "Buldunuz mu kayığı?" Herkesin boş bakışlarından bir şey anlamadıklarını anladı. "Haaa, evet o sırada siz yoktunuz, bu lanetli rahibe buradan kayıkla bizi bir yere götüreceğini söylemişti. Üstelik kayığı hortlaklar kullanıyormuş. Çok merak etmiştim doğrusu hortlaklı bir kayığa binmek çok güzel olurdu."
"Gelin iki lokma bir şey yiyin, memleketimden getirdim bu reçeli çok güzeldir."
Yere yaydığı minik örtüsüne çantasından çıkardığı yiyecekleri güzelce dizdi.
Yanendithas üzerinden büyük bir yükün kalktığını hissetti. Bilhassa dikkatini toplayamamasına etken olan lanet sanki üzerinden uçup gitmişti.
Durgen'ın üzerindeki büyüyü bozmak amacıyla Dispel Magic yaptı Yenendithas'ın yardımına rağmen büyüyü bozamadığını anladı. Durgen'in hala büyünün etkisindeydi.
Ölümden kıl payı dönmüş biri olarak sanki herşey ona daha anlamalı ve pek çok şey de daha anlamsız gelemeye başlamıştı. Dinlenmeden sonra dinç bir şekilde ayağa kalktı.
Kurt başlının üstünde ve çıktığı odada kendilerine yardımı olabilecek bir şey olup olmadığına bakmaya gidecekti.
Benjamin burada yarısı yenmiş bir çok ceset buldu iğrenç kokudan midesi bulanarakta olsa görevini sürdürdü. Ölenlerin eşyaları, paralarının gizlendiği bir sandık buldu.
2.600 sp.
850 gp.
580 gp. değerinde mücevher.
Potion of Barkskin +2
Potion of Levitate
Scroll of confusion
Brooch of Shielding
Dışarı çıkıp nispeten temiz hava alırken rahibenin üzerini de kontrol etti.
Full Plate MW
Shield MW
Cloak of resistance +1
Holy Symbol of Mystra
Oberatium'u zorla uyandırmaya çalıştılar, çocuk gibi sızlanıyor beş dakika sonra uyanacağına dair yemin billah ediyor beş dakika sonrasında ise tekrar uyanmaya yanaşmıyor uyumak için binbir bahane buluyordu.
Bu zorlu mücadeleyi en sonunda kazandılar. Oberatium uyandığı zaman ilk işi çıkınından çıkardığı ekmeğe yağ ve reçel sürerek yemek oldu. "Ateş yakabilseydik ne güzel çay yapardık şimdi, sabah çay içmezsem bütün günüm berbat geçiyor." dedi üzüntülü bir sesle.
"Eee?" Diye sordu herkese "Buldunuz mu kayığı?" Herkesin boş bakışlarından bir şey anlamadıklarını anladı. "Haaa, evet o sırada siz yoktunuz, bu lanetli rahibe buradan kayıkla bizi bir yere götüreceğini söylemişti. Üstelik kayığı hortlaklar kullanıyormuş. Çok merak etmiştim doğrusu hortlaklı bir kayığa binmek çok güzel olurdu."
"Gelin iki lokma bir şey yiyin, memleketimden getirdim bu reçeli çok güzeldir."
Yere yaydığı minik örtüsüne çantasından çıkardığı yiyecekleri güzelce dizdi.
Olaf Yenendithas'a dönerek, "tekrar deneyelim; umarım bu sefer dualarım şifa bulmasına yardım eder!" der. Ardından büyüyü bozacak ritüele başlamıştı:"Resolvo veneficus!" (Dispel Magic)devrimk wrote:Durgen'ın üzerindeki büyüyü bozmak amacıyla Dispel Magic yaptı Yenendithas'ın yardımına rağmen büyüyü bozamadığını anladı. Durgen'in hala büyünün etkisindeydi.
.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Olaf'a yardım eder.dwaxer wrote:Olaf Yenendithas'a dönerek, "tekrar deneyelim; umarım bu sefer dualarım şifa bulmasına yardım eder!" der. Ardından büyüyü bozacak ritüele başlamıştı:"Resolvo veneficus!" (Dispel Magic)devrimk wrote:Durgen'ın üzerindeki büyüyü bozmak amacıyla Dispel Magic yaptı Yenendithas'ın yardımına rağmen büyüyü bozamadığını anladı. Durgen'in hala büyünün etkisindeydi.
.
" Kayık mı? Buraya gelirken ama hiç su üzerinden geçmemiştik. şu kapı diğer tarafta mıymış? "
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
