Ölüm Zamanı (Yorum)
İki bölümü okumama rağmen yorum yazmam biraz vakit aldı... Olaylar umulmadık bir hızla başlamış, yeni bir kaç açıklama gelmiş. Egemen karakteri çok şaşırtıcı bir karkter, ikizleri avlayabilecek mi emin değilim. Damla'nın ışınlanma yeteneği çok etikleyici. Bir meleğin bedenini kontrol ettiği ve ölmeyen tek kişi olarak ölüm zamanında numunelik bir karakter gibi gözküyor. Zeliha karakteri o kadar dindarken şeytanın tarikatına nasıl girmiş, nasıl bir değişim, aklım almıyor. Ayrıca Henry'nin de neler yapacağını merak ediyorum. Ama en ilgimi çeken Mitchian. Bence yaptıkları aşk için değerdi. Yine de ileriki bölümler de içimde Mitchian'ı daha çok tanıyacağız gibi bir his var. Yeni bölümünü bu akşam beklyioruz efendim...

Illyra yorumların için teşekkür ederim, biraz mahalle baskısı altında kaldığını biliyorum ama yine de çok teşekkür ederim.
Yazar Dickens, Olvier Twist'in yazarı çağının en popüler yazarlarından biri öykülerini bütün halinde yayınlamazdı. Her hafta bir bölümünü gazetede yayınlardı ve hayranları yeni bölüm öncesi yorumlarını yazara iletirdi ve karakterlerin başlarına geleceğiyle ilgili yorumlara göre hareket ederdi. Böylece sonunda çağının en ünlü yazarı olmayı başardı.
Lost çağımızın en popüler dizilerinden biri, yazarlar dizinin gidişatına karar verirken fanların yazdığı yorumlara göre hareket ettiklerini ifade ettiler. 3. sezonda girdikleri gibi bir kaç bölüm sonra çıkarılan iki karakter en somut örnek. O karakterler fanlar tarafından beğenilmeyince yazarlar fanların isteği doğrultusunda diziden çıkarttılar o karakterleri ve onlar da bütün halinde değil bölüm olarak ilerlettikleri için kurgularını her seferinde izleyenlerin yorumlarını dikkate alarak kurgularında değişiklilk yapabiliyorlar ve hala bu böyle.
Benim bu sitede öykülerimi bölüm bölüm yazma sebebim sadece öykülerimi paylaşmak değildi. Ã?ykülerimi buraya koyuyordum çünkü sizin yorumlarınız öykümü şekillendirmeme yardımcı olacaktı. Bölümler halinde giden kurgusu sizin yorumlarınıza göre kafamda şekillenecekti.
Bunu son bir defa daha isteme yüzsüzlüğünü göstereceğim, çünkü bu benim hakkım. Bu sitede öykülerini, şiirlerini ve diğer çalışmalarını yollayan herkesin hakkı. Kimse bir fdorum sitesinde çürüsün diye yazılarını koymaz, pclerinde bir word belgesi halinde de rahatlıkla çürümeye terk edilebilir. Bir insanın en değerli şeyi zamandır ve zaman bir daha geri gelmez. Değerli anlarını bir yazı yazarak harcıyorsa, bunu birileriyle paylaşmak için yapıyordur. Bu bir tekerleme, bir duvar yazısı veya resim altı yazısı bile olsa o insan değerli vaktini bir şeyler için harcıyordur ve bunun karşılığını da alması o insana saygı duyan herkesin yapması gereken bir sorumluluktur.
Burada insanlar bir şeyler paylaşıyorlar, bazıları sadece oyunlara katılmak için giriyor olabilir. Ama burada çok az kişiyiz ve sadece çok az forum sitesinde gördüğüm bir aile ortamı var burada. Herkes birbirini sanal da olsa tanıyor ve yüzyüze karşılaştığımızda neredeyse sıkıntı çekmeyecek kadar kişilik özelliklerimizi biliyoruz birbirimizin. Nelerden hoşlandığımız, nelerden nefret ettiğimiz ve bu hayattaki beklentilerimizi.
Bazı öyküler neden devam etmeden duruveriyor, belki de o öyküyü yazan kişinin bilgisayarında devamı vardır ama buraya koymaya gerke duymamaya başlamıştır. Herkes bir karşılık bekler bu hayatta. Bir yazar ise kendini geliştirmek için, birilerinin yol göstermesini ister ona. Kendi yazarlık yolunu bulması gerekir ve bir insan bunu inat etse bile tek başına başaramaz.
Yazıları okunmalı ve okuyan kişi beğendiği ve beğenmediği yönleri ona söylemeli, yoksa yazar kendini tanıyamaz. Yazarın aynası okurlarıdır. Yazarın okura ihtiyacı vardır, sadece bir şeyler yazan kişi yazar değildir. O yazılarını okuyan biri olduğu sürece yazardır.
Bu yüzden sizden son kez rica ediyorum, buradaki yazılara değer verip okuyun. Bunu burada sizi bir aile olarak gördüğüm için samimiyetinize güvendiğim için söyleme cesaretini buluyorum. çünkü sizi biliyorum, sizi tanıyorum ve öykülerimde size göndermele yapacak kadar da sizi her gün karşılaştığım kişilerden biri olarak görüyorum. Burada sadece benden bahsetmiyoruz, burada kaç kişi öyküsünü paylaşıyor. Lütfen yorumlarınızdan mahrum bırakmayın kimseyi...
Daha fazla aklımda yazacak şey olsa da şimdilik diyeceklerim bu kadar, buraya bakıp bunları okuyacak mısınız onu bile bilmiyorum. Neyse bu kadar şimdilik yeter...
Yazar Dickens, Olvier Twist'in yazarı çağının en popüler yazarlarından biri öykülerini bütün halinde yayınlamazdı. Her hafta bir bölümünü gazetede yayınlardı ve hayranları yeni bölüm öncesi yorumlarını yazara iletirdi ve karakterlerin başlarına geleceğiyle ilgili yorumlara göre hareket ederdi. Böylece sonunda çağının en ünlü yazarı olmayı başardı.
Lost çağımızın en popüler dizilerinden biri, yazarlar dizinin gidişatına karar verirken fanların yazdığı yorumlara göre hareket ettiklerini ifade ettiler. 3. sezonda girdikleri gibi bir kaç bölüm sonra çıkarılan iki karakter en somut örnek. O karakterler fanlar tarafından beğenilmeyince yazarlar fanların isteği doğrultusunda diziden çıkarttılar o karakterleri ve onlar da bütün halinde değil bölüm olarak ilerlettikleri için kurgularını her seferinde izleyenlerin yorumlarını dikkate alarak kurgularında değişiklilk yapabiliyorlar ve hala bu böyle.
Benim bu sitede öykülerimi bölüm bölüm yazma sebebim sadece öykülerimi paylaşmak değildi. Ã?ykülerimi buraya koyuyordum çünkü sizin yorumlarınız öykümü şekillendirmeme yardımcı olacaktı. Bölümler halinde giden kurgusu sizin yorumlarınıza göre kafamda şekillenecekti.
Bunu son bir defa daha isteme yüzsüzlüğünü göstereceğim, çünkü bu benim hakkım. Bu sitede öykülerini, şiirlerini ve diğer çalışmalarını yollayan herkesin hakkı. Kimse bir fdorum sitesinde çürüsün diye yazılarını koymaz, pclerinde bir word belgesi halinde de rahatlıkla çürümeye terk edilebilir. Bir insanın en değerli şeyi zamandır ve zaman bir daha geri gelmez. Değerli anlarını bir yazı yazarak harcıyorsa, bunu birileriyle paylaşmak için yapıyordur. Bu bir tekerleme, bir duvar yazısı veya resim altı yazısı bile olsa o insan değerli vaktini bir şeyler için harcıyordur ve bunun karşılığını da alması o insana saygı duyan herkesin yapması gereken bir sorumluluktur.
Burada insanlar bir şeyler paylaşıyorlar, bazıları sadece oyunlara katılmak için giriyor olabilir. Ama burada çok az kişiyiz ve sadece çok az forum sitesinde gördüğüm bir aile ortamı var burada. Herkes birbirini sanal da olsa tanıyor ve yüzyüze karşılaştığımızda neredeyse sıkıntı çekmeyecek kadar kişilik özelliklerimizi biliyoruz birbirimizin. Nelerden hoşlandığımız, nelerden nefret ettiğimiz ve bu hayattaki beklentilerimizi.
Bazı öyküler neden devam etmeden duruveriyor, belki de o öyküyü yazan kişinin bilgisayarında devamı vardır ama buraya koymaya gerke duymamaya başlamıştır. Herkes bir karşılık bekler bu hayatta. Bir yazar ise kendini geliştirmek için, birilerinin yol göstermesini ister ona. Kendi yazarlık yolunu bulması gerekir ve bir insan bunu inat etse bile tek başına başaramaz.
Yazıları okunmalı ve okuyan kişi beğendiği ve beğenmediği yönleri ona söylemeli, yoksa yazar kendini tanıyamaz. Yazarın aynası okurlarıdır. Yazarın okura ihtiyacı vardır, sadece bir şeyler yazan kişi yazar değildir. O yazılarını okuyan biri olduğu sürece yazardır.
Bu yüzden sizden son kez rica ediyorum, buradaki yazılara değer verip okuyun. Bunu burada sizi bir aile olarak gördüğüm için samimiyetinize güvendiğim için söyleme cesaretini buluyorum. çünkü sizi biliyorum, sizi tanıyorum ve öykülerimde size göndermele yapacak kadar da sizi her gün karşılaştığım kişilerden biri olarak görüyorum. Burada sadece benden bahsetmiyoruz, burada kaç kişi öyküsünü paylaşıyor. Lütfen yorumlarınızdan mahrum bırakmayın kimseyi...
Daha fazla aklımda yazacak şey olsa da şimdilik diyeceklerim bu kadar, buraya bakıp bunları okuyacak mısınız onu bile bilmiyorum. Neyse bu kadar şimdilik yeter...
okurken şok şok şok geçirdim. çatlak profesörün sonu kötü oldu, damla casusluğu iyi beceriyor derken anlaşıldı, ama egemen buna ihtimal vermiyor. vay egemen, en güvenmeyeceği kişiye güvendi. emre damla'dan tokat yedi! işte asıl ilk şoku geçirdiğim sahne. tokadı yedi ve gıkı çıkmadı. bence damla için üzülüyor, yoksa onu tek eliyle yere sererdi orda, tabii damla teleport olup arkadan kafasına bir tane patlatmazsa.
profesörün yeteneği çok hoşuma gitmişti aslında, ama cama dokunması ve böylece zayıflaşması böylesine güzel bir yeteneğin aslında ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdi bize. zeliha soul tam olarak ne yapıyor emin değilim, aklında çok daha başka bir plan olduğuna eminim.
ikinci şok geçirdiğim sahne emily ile emre nin öpüşmesydi. on yıl düşünsem aklıma gelmezdi. hem de benjamin hemen yanlarında uyuyo. iyice gözleri kör mü olmuş aşktan ne? ne ara gizli gizli işleri ilerlettiler hiç bilmiyoruz biz ama
sonraki bölümün adından anladığım kadarıla henry'nin kolyesi üzerine olacak. kolyenin ne olduğu bu bölümde belli değil ama ileriki bölümde öğreneceğim için seviniyorum.
küçük bir rica; bir araya dereye emre ile emily nasıl böyle samimi sevgililer oldu, bir sıkıştırıversen de merakım geçse ya
profesörün yeteneği çok hoşuma gitmişti aslında, ama cama dokunması ve böylece zayıflaşması böylesine güzel bir yeteneğin aslında ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdi bize. zeliha soul tam olarak ne yapıyor emin değilim, aklında çok daha başka bir plan olduğuna eminim.
ikinci şok geçirdiğim sahne emily ile emre nin öpüşmesydi. on yıl düşünsem aklıma gelmezdi. hem de benjamin hemen yanlarında uyuyo. iyice gözleri kör mü olmuş aşktan ne? ne ara gizli gizli işleri ilerlettiler hiç bilmiyoruz biz ama
sonraki bölümün adından anladığım kadarıla henry'nin kolyesi üzerine olacak. kolyenin ne olduğu bu bölümde belli değil ama ileriki bölümde öğreneceğim için seviniyorum.
küçük bir rica; bir araya dereye emre ile emily nasıl böyle samimi sevgililer oldu, bir sıkıştırıversen de merakım geçse ya

meğerse gümüş kolye aziz bey in hediyesiymiş, hem de güçleri olan bir kolyeymiş. vangelis kim bilir nasıl öfkeden kudurmuştur henry kaçınca... bu arada aziz bey in henry i iyi adam olarak götsermesi beni şaşırttı, çünkü iki sezondur henry nn yapmadığı kötülük neredeyse kalmamıştır. henry nasıl iyi adammış bunu göreceğiz sanırım...
egemen de damla ya ne düşkünmüş. damla nın o yetenekle ele geçmesi biraz zor tabii ki kafa avcısı da bunu anlamıştır. ama ya ellerinde şeytan elması var sa? o zaman yine en güçlü egemen olur. o zaman egemen sopalar herkesi..
serdar ile milenyum rahatlıkla vangelis i sopalayıp gönderirler bence...
aziz beyin aranma sebebine gelince, sanırım ashriel ile iligi bir konu.. ama daha fazlasını tahmin edemiyorum. sonraki bölümü bekliyorum
egemen de damla ya ne düşkünmüş. damla nın o yetenekle ele geçmesi biraz zor tabii ki kafa avcısı da bunu anlamıştır. ama ya ellerinde şeytan elması var sa? o zaman yine en güçlü egemen olur. o zaman egemen sopalar herkesi..
serdar ile milenyum rahatlıkla vangelis i sopalayıp gönderirler bence...
aziz beyin aranma sebebine gelince, sanırım ashriel ile iligi bir konu.. ama daha fazlasını tahmin edemiyorum. sonraki bölümü bekliyorum

Ay ay ay, oy oy oy, nasıl da kafam acıyor.Zaten saatlerdir satranç çalışıyorum, ilk bölümden sonraki bölümleri tek seferde okudum of of of, Damla Emre'nin yanına geçti, Serdar gelecekten (!) gelen hemşerisiyle konuştu ve hatta ders aldı ve hatta gelecekteki kendisinin kafasına vurdu.
(Bir soru: Mictian Serdar'ı öldürürse kendisi de ölür mü?)
Hiç kaldıramadım ben bunları, iki güne unutmazsam iyidir, Egemen de benimle aynı fikirde sanırım, bu kadar fantezi bize ters, adamımsın egemen
Faris'i iyi halletmiş ama
Bir de en fazla iki bölüme Ashriel çıkacak gibime geldi
Baksanıza Vangelis yeni usta olarak gelmiş diyara, Aziz Bey Ashriel gibi kaçak konuma düşmek üzere, Henry desek, X-WORLD'deki Alperen konumunda.Hadi hayırlısı 
(Bir soru: Mictian Serdar'ı öldürürse kendisi de ölür mü?)
Hiç kaldıramadım ben bunları, iki güne unutmazsam iyidir, Egemen de benimle aynı fikirde sanırım, bu kadar fantezi bize ters, adamımsın egemen
Bir de en fazla iki bölüme Ashriel çıkacak gibime geldi
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
şu anda öyküde ana olarak üç grup söz konusu ve genelde amaç zamanı geriye alıp kendi akıllarına göre zamanda oynamalar yapmak.
1- Zeliha Soul'un Takımı: Tarikatı yıkmayı amaçlayan ve tarikatın şu anki lideri Benjamin Soul'dan intikamını almak isteyen Zeliha Soul'un takımının en büyük kozu ellerinde asıl tarikatın kurucusu olan ve aynı zamanda zamanda geriye giderek ilk başta her şeyi değiştiren ikizlerden Mictian ve tabi ki Mictian'ın günümüzdeki hali Serdar.
- Zeliha Soul: Eskiden dindar bir kadın olan Zeliha, şeytana tapan eşine karışmasa da oğlu Henry ve kızı Emily'i hep uzak tutmaya çalıştı ama beceremedi. artık eşini durdurmak için başa geçen Zeliha Soul, şeytan kanını kullanarak ölen kişilerin yeniden bedenlerine geri dönmeyi sağlayan ruh kilitleme yeteneği kazandı. Kanı kullandığı anı öyküde göremediğimden dediklerine inanmaktan başka çare yok.
- Henry Soul: Zeliha Hanım'ın üvey oğlu Henry, bir zaman babası için çalıştı, ardından meleklerle işbirliği yaptı ve iki kere öldüğü halde hala aramızda. O da kan sayesinde insanların hafızalarını değiştirme veya tamamen silme gibi yeteneklere sahip ve artık her şeyin bitmesini istiyor yakın zamanda.
- Egemen: İz sürmede, silah ve araç kullanmada uzman ve her türlü teknolojik cihaza hakim bir avcı. askerlik geçmişinin ardından kelle avcılığında yükselişe geçen egemen, zeliha'nın en güvendiği adamlarından biri. kan sayesinde yetenek kazanılmasına karşı ve bu kişilerin de artık insanlıktan çıktığına inanıyor.
- Serdar Seçkin: İkizlerden biri Serdar ise yeteneklerini gelecekten gelen halinin vereceği eğitimle gelişitrmeye çalışıyor. Manevi varlıkları algılayabilme, geçici felç geçirebilme gibi bir kaç yeteneği dışında diğer yeteneklerini keşfedebilmiş değil daha.
- Mictian: Zeliha Hanım'ın tutsağıydı, ama şimdi Serdar'ın hocalığını yapıyor. Aslında Serdar'ın gelecekten gelen hali ve ilk başta zamanda geriye gelerek her şeyi değiştiren ve çoğu kişinin hayatını mahveden kişi de o.
2- Tarikat: Mictian'ın Henry'nin aynı isimli büyükbabasını kullanarak kurduğu tarikatın büyük amacı hsoul diye bilinen aşamaların gerçekleşmesini sağlayıp şeytanın gelmesini sağlamaktı ama plan değişti artık. Eskiden çok uluslu bir sürü kişiden oluşan tarikat artık eski tesislerinden birinde bir kaç kişiden ibaret durumda.
- Benjamin Soul: Dediğine göre on yedi defa kanı kullanmış, bedenini saran yaralar yüzünden artık yürüyemiyor bile ve tekerlekli sandalyeye mahkum. Yeteneklerinin birini bile göremedik ama Emre'ye zamanı kontrol etmesi için eğitim vereceğine söz vermişti.
- Emre Ertürk: İkizlerden diğeri, insanlığı öğrenmek için çabalasa da artık hep kötü olarak kalmaya karar verdi ve Benjamin'in en büyük kozlarındna biri şu anda. Serdar'dan daha fazla gücü var ve kendine de güveni tam.
- Emily Dallas: Benjamin'in öz kızı. Emre ilk defa onu Gökçe Dallas olarak tanımıştı, geçmişte düşmandılar ama şimdi sevgili oldular. kan sayesinde yetenek kazanmıştı ama artık onu kaybetti. Babasının ihtiyaçlarını karşılaşmakla sorumlu şu anda.
- Damla Kuzgun: Eski muhabir, akıl hastanesinde yatmıştı, sonra da eşini kaybetti. Onun yaşadığı zamana dönecekleri için Zeliha Hanım'ın takımına girmişti, kan sayesinde ışınlanma yeteneği de kazansa da şimdi Emre'nin güçlerine güvenerek onun tarafına katıldı. Ama en son bakıldığında durumu pek de parlak değildi.
3- Melekler: Tek istedikleri tarikatın da ikizlerin ortadan kalkması olan meleklerin uğraştıkları tek şey onlar değil, yasalarına karşı gelen asi melekler de uğraşmak zorundalar.
- Cebrail: Tek bildiğimiz en eski usta meleklerden biri olduğu, Vangelis ve Azrail'i çırak olarak yetiştirmiş ve Vangelis'e Aziz Bey olarak bilinen Azrail'i yakalamasını emretmişti. Ã?oğu melek Aziz Bey'in bir hain olduğunu iddia etse de o kesin olarak emin değildi.
- Vangelis: Cebrail'in hırslı çırağıydı. şimdi usta oldu ve her türlü varlığı yok edebilme gücü olan bıçağıyla görevini en kısa zamanda bitirmeyi amaçlıyor. Aziz Bey'i yakalama görevinde kendine yeni bir amaç da edindi, o da ikizleri öldürmek!
4- Asiler: Meleklerin kurallarına uygun davranmadıkları için aranan bu melekler ikizlere bir süre yardım etmişlerdi, şimdi de kimin tarafında oldukları belli değil.
- Aziz Bey: Henry Soul'a Cebrail'in kendisine hediye ettiği gümüş kolyeyi verdi ve ona görevini hatırlattı. Diğer meleklerden kaçam Aziz Bey'in nerede olduğu ve ne yaptığı bilinmiyor.
- Ashriel: Aziz Bey'in çırağıydı ama asi olduğu gerekçesiyle çıraklıktan düşürüldü. şimdi Aziz Bey gibi o da aranıyor, ama nerede olduğu bilinmiyor.
Evet, kim amacına ulaşacak sizce?
1- Zeliha Soul'un Takımı: Tarikatı yıkmayı amaçlayan ve tarikatın şu anki lideri Benjamin Soul'dan intikamını almak isteyen Zeliha Soul'un takımının en büyük kozu ellerinde asıl tarikatın kurucusu olan ve aynı zamanda zamanda geriye giderek ilk başta her şeyi değiştiren ikizlerden Mictian ve tabi ki Mictian'ın günümüzdeki hali Serdar.
- Zeliha Soul: Eskiden dindar bir kadın olan Zeliha, şeytana tapan eşine karışmasa da oğlu Henry ve kızı Emily'i hep uzak tutmaya çalıştı ama beceremedi. artık eşini durdurmak için başa geçen Zeliha Soul, şeytan kanını kullanarak ölen kişilerin yeniden bedenlerine geri dönmeyi sağlayan ruh kilitleme yeteneği kazandı. Kanı kullandığı anı öyküde göremediğimden dediklerine inanmaktan başka çare yok.
- Henry Soul: Zeliha Hanım'ın üvey oğlu Henry, bir zaman babası için çalıştı, ardından meleklerle işbirliği yaptı ve iki kere öldüğü halde hala aramızda. O da kan sayesinde insanların hafızalarını değiştirme veya tamamen silme gibi yeteneklere sahip ve artık her şeyin bitmesini istiyor yakın zamanda.
- Egemen: İz sürmede, silah ve araç kullanmada uzman ve her türlü teknolojik cihaza hakim bir avcı. askerlik geçmişinin ardından kelle avcılığında yükselişe geçen egemen, zeliha'nın en güvendiği adamlarından biri. kan sayesinde yetenek kazanılmasına karşı ve bu kişilerin de artık insanlıktan çıktığına inanıyor.
- Serdar Seçkin: İkizlerden biri Serdar ise yeteneklerini gelecekten gelen halinin vereceği eğitimle gelişitrmeye çalışıyor. Manevi varlıkları algılayabilme, geçici felç geçirebilme gibi bir kaç yeteneği dışında diğer yeteneklerini keşfedebilmiş değil daha.
- Mictian: Zeliha Hanım'ın tutsağıydı, ama şimdi Serdar'ın hocalığını yapıyor. Aslında Serdar'ın gelecekten gelen hali ve ilk başta zamanda geriye gelerek her şeyi değiştiren ve çoğu kişinin hayatını mahveden kişi de o.
2- Tarikat: Mictian'ın Henry'nin aynı isimli büyükbabasını kullanarak kurduğu tarikatın büyük amacı hsoul diye bilinen aşamaların gerçekleşmesini sağlayıp şeytanın gelmesini sağlamaktı ama plan değişti artık. Eskiden çok uluslu bir sürü kişiden oluşan tarikat artık eski tesislerinden birinde bir kaç kişiden ibaret durumda.
- Benjamin Soul: Dediğine göre on yedi defa kanı kullanmış, bedenini saran yaralar yüzünden artık yürüyemiyor bile ve tekerlekli sandalyeye mahkum. Yeteneklerinin birini bile göremedik ama Emre'ye zamanı kontrol etmesi için eğitim vereceğine söz vermişti.
- Emre Ertürk: İkizlerden diğeri, insanlığı öğrenmek için çabalasa da artık hep kötü olarak kalmaya karar verdi ve Benjamin'in en büyük kozlarındna biri şu anda. Serdar'dan daha fazla gücü var ve kendine de güveni tam.
- Emily Dallas: Benjamin'in öz kızı. Emre ilk defa onu Gökçe Dallas olarak tanımıştı, geçmişte düşmandılar ama şimdi sevgili oldular. kan sayesinde yetenek kazanmıştı ama artık onu kaybetti. Babasının ihtiyaçlarını karşılaşmakla sorumlu şu anda.
- Damla Kuzgun: Eski muhabir, akıl hastanesinde yatmıştı, sonra da eşini kaybetti. Onun yaşadığı zamana dönecekleri için Zeliha Hanım'ın takımına girmişti, kan sayesinde ışınlanma yeteneği de kazansa da şimdi Emre'nin güçlerine güvenerek onun tarafına katıldı. Ama en son bakıldığında durumu pek de parlak değildi.
3- Melekler: Tek istedikleri tarikatın da ikizlerin ortadan kalkması olan meleklerin uğraştıkları tek şey onlar değil, yasalarına karşı gelen asi melekler de uğraşmak zorundalar.
- Cebrail: Tek bildiğimiz en eski usta meleklerden biri olduğu, Vangelis ve Azrail'i çırak olarak yetiştirmiş ve Vangelis'e Aziz Bey olarak bilinen Azrail'i yakalamasını emretmişti. Ã?oğu melek Aziz Bey'in bir hain olduğunu iddia etse de o kesin olarak emin değildi.
- Vangelis: Cebrail'in hırslı çırağıydı. şimdi usta oldu ve her türlü varlığı yok edebilme gücü olan bıçağıyla görevini en kısa zamanda bitirmeyi amaçlıyor. Aziz Bey'i yakalama görevinde kendine yeni bir amaç da edindi, o da ikizleri öldürmek!
4- Asiler: Meleklerin kurallarına uygun davranmadıkları için aranan bu melekler ikizlere bir süre yardım etmişlerdi, şimdi de kimin tarafında oldukları belli değil.
- Aziz Bey: Henry Soul'a Cebrail'in kendisine hediye ettiği gümüş kolyeyi verdi ve ona görevini hatırlattı. Diğer meleklerden kaçam Aziz Bey'in nerede olduğu ve ne yaptığı bilinmiyor.
- Ashriel: Aziz Bey'in çırağıydı ama asi olduğu gerekçesiyle çıraklıktan düşürüldü. şimdi Aziz Bey gibi o da aranıyor, ama nerede olduğu bilinmiyor.
Evet, kim amacına ulaşacak sizce?
Hocam bu Serdar salak, şüphesiz salak! Adama anlatamadık kötülüğü iyiliği! İnsanın kaderi kötü olup olmayacağını belirleyemez ki! E salak bu serdar! Ayıp ya! Sinirimi bozdu bak
Ehem ehem, neyse.
Hikayeyi anlamadım
Henry Mikky'e bir şeyler yaptı, sonra bir ara bağlandı, sonra bir iki gün öncesine gitti, bir ara Serdar aşağı yuvarlandı (ki o kısım çok tanıdık geliyor) Kim kime dum duma oldu ve ben tarihi karıştırdım.Böyle iş mi olur
Ama uykunun da bunda böyük etkisi olabilir
Ehem ehem, neyse.
Hikayeyi anlamadım
Ama uykunun da bunda böyük etkisi olabilir
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Sanırım Ölüm Zamanı 2'deki olayları unuttun edmond, 5. aşamanın gerçekleştiği tepede Emily ve Serdar uçurumdan yuvarlanıyorlardı, işte o sahneye geri dönüş yaptım.
Henry, Mictian'ın zihnine girmişti, ilk başta normal bir sohbetmiş gibi görünüyor ama sonradan bunun Henry'nin yeteneği ile Mictian'ın zihninde geçen bir sohbet olduğu anlaşılıyor.
Çok uzun zaman sonra devamını yazmaya başlaadığım için sanırım unuttun eski olayları, aslında arada bir özet yazıyorum eski bölümleri hatırlatma amaçlı yorum kısmına ama pek okunduğunu da sanmıyorum bunların...
Henry, Mictian'ın zihnine girmişti, ilk başta normal bir sohbetmiş gibi görünüyor ama sonradan bunun Henry'nin yeteneği ile Mictian'ın zihninde geçen bir sohbet olduğu anlaşılıyor.
Çok uzun zaman sonra devamını yazmaya başlaadığım için sanırım unuttun eski olayları, aslında arada bir özet yazıyorum eski bölümleri hatırlatma amaçlı yorum kısmına ama pek okunduğunu da sanmıyorum bunların...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

