4E iyi ve Kötü Yanları
karakterimin cimri olmasını d20'ye göre mi yapıyorum? Ya da herhangi bir tiki olmasını... bunlar rp'yi esas etkileyen olaylar. Sistem dediğiniz olgu olasılığı olan olayların gerçekleşip gerçekleşmemesi üzerinedir. Karakterimizin rp'sini etkilemez. Karakterinizi sistem yaratmaz, siz yaratırsınız. Belirli bir sisteme göre karakter yaratılabilir, o durumda da karakteri gene siz yaratmış olursunuz, sistem değil.
Kendi tezimi savundum tabii ki, ilk post'umda kullandığım gerçekçilik kelimesinin farklı anlamlarda anlaşılabilecek şekilde kullanmış olduğumu gördüm. Açıklama yaptım.
d20'yi tartıştığımız için hangi sistem tutarlı sorusuna vereceğim cevap konunun dışına çıkar.
Neticede d20 böyle bir sistem, bence diğer sistemlerle, fantastik literatürle, gerçek hayatla kıyaslanarak tartışılması gereken bir sistem değil.
şöyle bir tartışma çok daha yerinde olurdu bence bu başlık için.
"Ya işte eskiden fighter, sadece düz saldırı yapabiliyordu, şimdi yeni abilityler eklemişler güzel olmuş"
ve ya
"eskiden magelerin bir sürü büyüsü oluyordu, şimdi büyüleri rituel diye anlamsız hale getirmişler, kötü olmuş bence"
gibi.
Kendi tezimi savundum tabii ki, ilk post'umda kullandığım gerçekçilik kelimesinin farklı anlamlarda anlaşılabilecek şekilde kullanmış olduğumu gördüm. Açıklama yaptım.
d20'yi tartıştığımız için hangi sistem tutarlı sorusuna vereceğim cevap konunun dışına çıkar.
Neticede d20 böyle bir sistem, bence diğer sistemlerle, fantastik literatürle, gerçek hayatla kıyaslanarak tartışılması gereken bir sistem değil.
şöyle bir tartışma çok daha yerinde olurdu bence bu başlık için.
"Ya işte eskiden fighter, sadece düz saldırı yapabiliyordu, şimdi yeni abilityler eklemişler güzel olmuş"
ve ya
"eskiden magelerin bir sürü büyüsü oluyordu, şimdi büyüleri rituel diye anlamsız hale getirmişler, kötü olmuş bence"
gibi.

Anchanamun'un bana söylediği birşey vardı 2e olsun, 3e olsun adını ne kadar roleplay oyunu olsa dahi dnd bir roleplay tabanlı oyun değildir. Power play tabanlıdır demişti. şayet kendisi bütün oyunları denemişti ve size birşey söyleyeyeyim mi? Bence 2e de de 4e de de aynı miktarda role play eksikliği var. 2 e de yanınızda bir arkadaşınıza işkence ederlerse veya çok yükseğe çıkarsan korkman veya en azından psikolojinin bozulması gerekirken, gayet adam sadece fort save atıyor tutturursa devam ediyorsun.
4e konusudna bazı iddialara karşı olduğumu söylemek istiyorum.
- oyun tamamen pozitif düşünce üzerine kenetlenmiş, olabildiğince az "-" sayısı gözümüze çarpıyor.
- Darkgnome'un söylediği idam sehpasındaki adama herzamanki gibi coupe de grace i otomatik yapıyorsun ve critic x2 etmiyor 3e deki gibi 1d6 olsan silahın zarı 1 attıysa 2 vurmuş olmuyorsun direkt olarak 6 vurmuş oluyorsun.
-Prestige classları abartmak yerine kısaca pathlar düzenlenmiş durumda böylece bug olma ihtimali ortadan kalkıyor.
-karakterlerinizi istediğiniz gibi monster manual'den ve hatta Faerun supllementiniz varsa daha seçebileceğiniz birçok 4e race'i var ve experience hesaplarken level atlama konusunda size level adjustment yüzünden zorluk çıkarmıyor.
-tek atımlık oyunlar dışında İStanbul'da yaptığım uzun-sürekli oyun sansları gösterdi ki 1 aydan fazla oyun oynanabiliyormuş ve insanlar gayet'te beğendi (en azından öyle söylendi)
- Breath weapon çok ta nezih birşey olmamıştır çünkü daha çok alandaki büyük orduları yok etmek amaçlı birşeydir ve tabii ki ejderhaların ağzından fışkırınca daha güçlü oluyorlar dolayısıyla dragonbornlarda onu kullanacağınız yer 1hpli bir sürü minionun size saldırmak istediği bir mekan olmalı (4th de minionlar çok önemlidir. Çok güçlü değildirler belki ama taktiksel yaklaştığınızda gayet güçlülerdir)
- Can puanlarının artması bence iyi birşey çünkü artık en azından bir wizard ilk levelda 1/4 challange ratingli bir goblin tarafından cart diye öldürülmüyor.(öndeki fighterın arkasındaki wizard'ı yanlışlıkla dalı çekerken öldürme hikayesi...)
- zeki varlıklar zeki oldukları için hızlı düşünüyor ve önce davranamya başlıyor dolayısıyla hızlı ve çevik değiller ama algılamaları çok iyi oldukları için kurtarıyorlar.
-Yaratıkları canlı olarak algılamak sana bağlı, ben savaştıracağım yaratıkların her zaman oyuncularımla konuşması için zaman buldum ve hatta şöyle örnek vereyim; haglerle savaşıyorlardı.Haglerde shapeshift özelliği var ben bunu güzel varlıkların derisini kendi üstlerinde kullanıyorlar olarak geçirdim dolayısıyla savaş sırasında derileri yırtıldı ve gördüler ki bunlar hag imiş.Yani rp kişiye bağlı.
-Taktik olarak powerlarına bağlısın ama yinede bu savaş taktiklerini çok etkiliyor.Mesela ben playerlarımı öyle bir zorladım ki slide özelliğiyle düşmanları dağdan aşağı atmak zorunda kaldılar çünkü aynı şeyi düşmanları onlara ypamak üzereydi.
4e konusudna bazı iddialara karşı olduğumu söylemek istiyorum.
- oyun tamamen pozitif düşünce üzerine kenetlenmiş, olabildiğince az "-" sayısı gözümüze çarpıyor.
- Darkgnome'un söylediği idam sehpasındaki adama herzamanki gibi coupe de grace i otomatik yapıyorsun ve critic x2 etmiyor 3e deki gibi 1d6 olsan silahın zarı 1 attıysa 2 vurmuş olmuyorsun direkt olarak 6 vurmuş oluyorsun.
-Prestige classları abartmak yerine kısaca pathlar düzenlenmiş durumda böylece bug olma ihtimali ortadan kalkıyor.
-karakterlerinizi istediğiniz gibi monster manual'den ve hatta Faerun supllementiniz varsa daha seçebileceğiniz birçok 4e race'i var ve experience hesaplarken level atlama konusunda size level adjustment yüzünden zorluk çıkarmıyor.
-tek atımlık oyunlar dışında İStanbul'da yaptığım uzun-sürekli oyun sansları gösterdi ki 1 aydan fazla oyun oynanabiliyormuş ve insanlar gayet'te beğendi (en azından öyle söylendi)
- Breath weapon çok ta nezih birşey olmamıştır çünkü daha çok alandaki büyük orduları yok etmek amaçlı birşeydir ve tabii ki ejderhaların ağzından fışkırınca daha güçlü oluyorlar dolayısıyla dragonbornlarda onu kullanacağınız yer 1hpli bir sürü minionun size saldırmak istediği bir mekan olmalı (4th de minionlar çok önemlidir. Çok güçlü değildirler belki ama taktiksel yaklaştığınızda gayet güçlülerdir)
- Can puanlarının artması bence iyi birşey çünkü artık en azından bir wizard ilk levelda 1/4 challange ratingli bir goblin tarafından cart diye öldürülmüyor.(öndeki fighterın arkasındaki wizard'ı yanlışlıkla dalı çekerken öldürme hikayesi...)
- zeki varlıklar zeki oldukları için hızlı düşünüyor ve önce davranamya başlıyor dolayısıyla hızlı ve çevik değiller ama algılamaları çok iyi oldukları için kurtarıyorlar.
-Yaratıkları canlı olarak algılamak sana bağlı, ben savaştıracağım yaratıkların her zaman oyuncularımla konuşması için zaman buldum ve hatta şöyle örnek vereyim; haglerle savaşıyorlardı.Haglerde shapeshift özelliği var ben bunu güzel varlıkların derisini kendi üstlerinde kullanıyorlar olarak geçirdim dolayısıyla savaş sırasında derileri yırtıldı ve gördüler ki bunlar hag imiş.Yani rp kişiye bağlı.
-Taktik olarak powerlarına bağlısın ama yinede bu savaş taktiklerini çok etkiliyor.Mesela ben playerlarımı öyle bir zorladım ki slide özelliğiyle düşmanları dağdan aşağı atmak zorunda kaldılar çünkü aynı şeyi düşmanları onlara ypamak üzereydi.
şimdi o kadar da bilemdiğim bir sistem hakkında atıp tutmak istemem ama o kadar bilmeme sebebim de sistemin iticiliği zaten.
Qoupe da grace ortalama değerin iki katı vuruyor. Yani normalde vurabileceğinin iki katını vuruyorsun sadece. 7d12+20 vursun. 27-104 vurabilirsin. Ortalama olarak bu şekilde 65 vurursun. x2 olsa 130 olurdu. Ama aslında 104 vurabiliyormuşsun. Aslında doğru! 2 katı bile vurulmuyormuş. Sanırım o vuruşun yapıldığı seviyelerde bir barbar 200 HP gibi şeylere sahiptir.
Ormanda günlük güçlerini geri kazanmak için uyumak zorununda kalan bir barbarın uyandırılmadan ayakları bağlanmış ve birden gererek hareketsiz kılınmış. Tek gözlü kötü adam yüzünde pis bir sırıtışla kahraman barbarın hareketsiz kalmış haline bakıyor.
Artık o kadar da güçlü gözkmüyorsun!
Arkadan dev baltası ile ölümcül vuruşu yapacak başka bir barbar geliyor. Sadece bu iş için getirtilmiş!. Sakin yüzü, birden geriliyor ve kasları şişiyor. Tamamen dellenmiş barbarın kol kasları geriliyor ve baltası göğü kapatıyor. Ardından tüm gücüyle kahramanın üstüne iniyor!
104 hasar!!!
Ölmedi. Kahramanımız second wind kullandı ve işe bak, yine hasar almamış gibi.
Biraz huızursuzluk oluyor ama önemli değil. Koca balta aynı sertlikte bir kere daha iniyor. Ama yine öldüremiyor. Hala HPsi duruyor ve bu sefer kahramanımız "undominable will" (Yada buna benzer bir fighter özelliği) özelliğini kullanarak bir kere daha healing search harcıyor ve yine hasar almamış gibi gözüküyor.
Askerler huzursuzlanmaya başlıyor ve tek gözlü kötü adam özel getirtilmiş barbara bir kere daha aynı vuruşu yapmasını söylüyor. Fakat barbar bu vuruşu günde sadece 2 kere kullanabileceğini ve aynı vuruşları yapması için bir uyku çekmesi gerektiğini söylüyor. İşte 4E ve qoupe da grace!
4E bir ruhun öldürüyor. 2E de hiç kimse o daha güçlü ben artık bu oynayacağım demezdi. Karmakarışık güçlerin içinde elinde kartlar ile kafası karışık kalmazdı. House rule kullanılır ve kimse tarafından yadırganmazdı. 2E oynayanlar gerçekten bir kahramanı canlandırdıklarını hissederlerdi çünki kendileri, ejderha soyundan gelme, cüce ejderhalar değil insansı varlıklardı. Karşı koyamayacakları, kopyalamayacakları, kaynağını bimedikleri, onları korkutan güçler vardı.
11. seviyede Karşımıza çıkan Basilisk'lerden, topuklarımız kaba bölgemize vura vura kaçtığımızı bilirim. Ölümden korkardık 2E'de. Bu ölüm taş olarak da gelebilirdi kan kaybından da. ilk 9 seviyenizde aldığınız 5 HP ve yüksek bünye değerinizden (16) gelen +1 HP ile ancak 54 olan HP'niz ile önde büyücüleri korurdunuz. Her an ölebileceğinizi bilirdiniz ve diğer tüm büyülü yaratıkların büyülü güçlerinden korkardınız ve haklı da olurdunuz. Benim FRP oynarken paranoyak olduğumu düşünenler 2E'de bir "Dark Sun" oynasınlar da görelim. Paranoyak nasıl olurmuş anlarlar. Her olasılığı hesaplar ona göre hareket ederdiniz.
Büyücü arkanızdan o muazzam büyülerini yollarken kahkahalar ile gülmez, o goblinlerin arkaya sarkmalarını önlemeniz için size yavru bir köpek gibi yalvarırdı ve evet bir goblin mızrağı ile bile ölebileceğini bilirdi. Savaşçılar ona bir tur dha kazandırmak için ellerinden geleni yaparlar ve birbirlerini desteklerlerdi. Takım oyunu oynanırdı.
Sistem olarak çok fazla hatası vardı ama gerçekten size o acizlikler içinde yükselmeyi başaran kahraman hissini verirdi. İyilik adalet ve doğruluk için oynanmaz, adeta karakterin yaşaması ve bu sırada içine düştüğünüz zorlu durumdan kurtulması için oynanırdı. Seans sonunda karakterin canlı ise mutlu olurdunuz.
3E sistemi daha güzel bir hale getirdi. Herşeyi basitleştirdi ve bir düzene de soktu. Ama o birbiri ile bütün olmaya başlayan kurallar sonucunda 2E'de DM ile tartışarak kabul ettirdiğin hareketlerin, yaratıcılığın ile meydana getirdiğin aletlerin, yani kısaca düşünen zihnin yaratıcılığından aldığın zevkin gitti.
Belki Abilityler aynı kalsa daha iyi olabilirdi. Diğer taraftan, 2E sisteminde hep 18/?? li savaşçıları durdurması bakımından da iyi oldu bu tarzın gelişi. Sistem çok güzeldi ve kendini oynattırıyordu ama ruhundan biraz yitirmişti bence. İnanın hiç bir 3E oyunu bana 2E deki zevki veremedi. Pek çok kişinin oynama isteğini geri çevirdim çünkü 2E de alabileceğim havayı alamamaktan korktum. Ne oursa olsun. Sistem denirse DM elinden değiştirilmiş kuralları ile 3E kesinlikle D&D'nin en iyisidir bence.
4e ise bana göre bir katil. Tüm bir ruhu öldürüp, yerine bambaşka, sınırlayıcı, basit ama konken kadar çok karta ihtiyaç duyduran, abartılı, saçmalama derecesinde çeşitli, gündelik hayata girmiş büyüleriyle dolu; 2E titan, 3E ejderha ise 4E'yi benim gözümde bir Ooze, bir jelly olarak gösteren, rengarenk şekerleme kıvamında bir şeydir. Nasıl fazla şeker yerseniz mideniz bulanır ve artık şekerli bir şey görmek istemezseniz, 4E bana onu yaşatacağının sinyalerini daha ilk bakışta veriyor. Tarife bakılarak yapılmış ama şekeri çok kaçmış, meyveleri kötü doğranmış, yeterince pişmemiş, beceriksizce yapılmış bir meyveli pasta. Resmine bakınca güzel ama önünüzdeki bir felaket. Her gördüğüm ile bu görüşüde ne kadar haklı oldğumu da anlıyorum. Oysa ne kadar da güzel düşünülmüş şeyler var.
Size düşüncelerimi aktaramıyorum belki ama bu 4E'ye nefret duymam ile ilgili değil. 4E bakınca gerçekten güzel bir sistem görüyorum. Değişik. Savaşta artık savaşçılar sadece saldırdım, vurdum demiyor. Büyücülerin büyüleri onları tanrı kıvamına getirmiyor. Ama D&D sisteminde en çok tartışılan konuşar bunlar değildi. Herkes büyücülerin güçlenmesinden nefret eder, gıptayla bakar ama oyuna başlarken agresif barbar olmayı seçerdi. Ama artık 4E'de herkes agresif barbar.
Tek sıkımlık, farklı hareketlerle dolu, taktiksel bir birliktelik ile değişik şeyler başarabileceğiniz ama çokta fazla gerçekçi taktikler kurmak istemediğiniz bir sistem istiyorsanız 4E sizin içindir. Karelerin içinde etrafınızdakilere yapabileceğiniz belirli hareketler bütünlerini matematiksel bir şekilde birleştirmek ve ölme korkusu olmadan az düşün çok zıpla mantığıyla oynamak istiyorsanız 4E sizin sisteminiz. Zor ölen ve o tanrısal seviyelere ulaşma imkanı yüksek olan karakterlere sahip olmak istiyorsanız...
Bazen ben de bunları istiyorum ama... Bana 4E, 2E'den güzel demeyin...!
Qoupe da grace ortalama değerin iki katı vuruyor. Yani normalde vurabileceğinin iki katını vuruyorsun sadece. 7d12+20 vursun. 27-104 vurabilirsin. Ortalama olarak bu şekilde 65 vurursun. x2 olsa 130 olurdu. Ama aslında 104 vurabiliyormuşsun. Aslında doğru! 2 katı bile vurulmuyormuş. Sanırım o vuruşun yapıldığı seviyelerde bir barbar 200 HP gibi şeylere sahiptir.
Ormanda günlük güçlerini geri kazanmak için uyumak zorununda kalan bir barbarın uyandırılmadan ayakları bağlanmış ve birden gererek hareketsiz kılınmış. Tek gözlü kötü adam yüzünde pis bir sırıtışla kahraman barbarın hareketsiz kalmış haline bakıyor.
Artık o kadar da güçlü gözkmüyorsun!
Arkadan dev baltası ile ölümcül vuruşu yapacak başka bir barbar geliyor. Sadece bu iş için getirtilmiş!. Sakin yüzü, birden geriliyor ve kasları şişiyor. Tamamen dellenmiş barbarın kol kasları geriliyor ve baltası göğü kapatıyor. Ardından tüm gücüyle kahramanın üstüne iniyor!
104 hasar!!!
Ölmedi. Kahramanımız second wind kullandı ve işe bak, yine hasar almamış gibi.
Biraz huızursuzluk oluyor ama önemli değil. Koca balta aynı sertlikte bir kere daha iniyor. Ama yine öldüremiyor. Hala HPsi duruyor ve bu sefer kahramanımız "undominable will" (Yada buna benzer bir fighter özelliği) özelliğini kullanarak bir kere daha healing search harcıyor ve yine hasar almamış gibi gözüküyor.
Askerler huzursuzlanmaya başlıyor ve tek gözlü kötü adam özel getirtilmiş barbara bir kere daha aynı vuruşu yapmasını söylüyor. Fakat barbar bu vuruşu günde sadece 2 kere kullanabileceğini ve aynı vuruşları yapması için bir uyku çekmesi gerektiğini söylüyor. İşte 4E ve qoupe da grace!
4E bir ruhun öldürüyor. 2E de hiç kimse o daha güçlü ben artık bu oynayacağım demezdi. Karmakarışık güçlerin içinde elinde kartlar ile kafası karışık kalmazdı. House rule kullanılır ve kimse tarafından yadırganmazdı. 2E oynayanlar gerçekten bir kahramanı canlandırdıklarını hissederlerdi çünki kendileri, ejderha soyundan gelme, cüce ejderhalar değil insansı varlıklardı. Karşı koyamayacakları, kopyalamayacakları, kaynağını bimedikleri, onları korkutan güçler vardı.
11. seviyede Karşımıza çıkan Basilisk'lerden, topuklarımız kaba bölgemize vura vura kaçtığımızı bilirim. Ölümden korkardık 2E'de. Bu ölüm taş olarak da gelebilirdi kan kaybından da. ilk 9 seviyenizde aldığınız 5 HP ve yüksek bünye değerinizden (16) gelen +1 HP ile ancak 54 olan HP'niz ile önde büyücüleri korurdunuz. Her an ölebileceğinizi bilirdiniz ve diğer tüm büyülü yaratıkların büyülü güçlerinden korkardınız ve haklı da olurdunuz. Benim FRP oynarken paranoyak olduğumu düşünenler 2E'de bir "Dark Sun" oynasınlar da görelim. Paranoyak nasıl olurmuş anlarlar. Her olasılığı hesaplar ona göre hareket ederdiniz.
Büyücü arkanızdan o muazzam büyülerini yollarken kahkahalar ile gülmez, o goblinlerin arkaya sarkmalarını önlemeniz için size yavru bir köpek gibi yalvarırdı ve evet bir goblin mızrağı ile bile ölebileceğini bilirdi. Savaşçılar ona bir tur dha kazandırmak için ellerinden geleni yaparlar ve birbirlerini desteklerlerdi. Takım oyunu oynanırdı.
Sistem olarak çok fazla hatası vardı ama gerçekten size o acizlikler içinde yükselmeyi başaran kahraman hissini verirdi. İyilik adalet ve doğruluk için oynanmaz, adeta karakterin yaşaması ve bu sırada içine düştüğünüz zorlu durumdan kurtulması için oynanırdı. Seans sonunda karakterin canlı ise mutlu olurdunuz.
3E sistemi daha güzel bir hale getirdi. Herşeyi basitleştirdi ve bir düzene de soktu. Ama o birbiri ile bütün olmaya başlayan kurallar sonucunda 2E'de DM ile tartışarak kabul ettirdiğin hareketlerin, yaratıcılığın ile meydana getirdiğin aletlerin, yani kısaca düşünen zihnin yaratıcılığından aldığın zevkin gitti.
Belki Abilityler aynı kalsa daha iyi olabilirdi. Diğer taraftan, 2E sisteminde hep 18/?? li savaşçıları durdurması bakımından da iyi oldu bu tarzın gelişi. Sistem çok güzeldi ve kendini oynattırıyordu ama ruhundan biraz yitirmişti bence. İnanın hiç bir 3E oyunu bana 2E deki zevki veremedi. Pek çok kişinin oynama isteğini geri çevirdim çünkü 2E de alabileceğim havayı alamamaktan korktum. Ne oursa olsun. Sistem denirse DM elinden değiştirilmiş kuralları ile 3E kesinlikle D&D'nin en iyisidir bence.
4e ise bana göre bir katil. Tüm bir ruhu öldürüp, yerine bambaşka, sınırlayıcı, basit ama konken kadar çok karta ihtiyaç duyduran, abartılı, saçmalama derecesinde çeşitli, gündelik hayata girmiş büyüleriyle dolu; 2E titan, 3E ejderha ise 4E'yi benim gözümde bir Ooze, bir jelly olarak gösteren, rengarenk şekerleme kıvamında bir şeydir. Nasıl fazla şeker yerseniz mideniz bulanır ve artık şekerli bir şey görmek istemezseniz, 4E bana onu yaşatacağının sinyalerini daha ilk bakışta veriyor. Tarife bakılarak yapılmış ama şekeri çok kaçmış, meyveleri kötü doğranmış, yeterince pişmemiş, beceriksizce yapılmış bir meyveli pasta. Resmine bakınca güzel ama önünüzdeki bir felaket. Her gördüğüm ile bu görüşüde ne kadar haklı oldğumu da anlıyorum. Oysa ne kadar da güzel düşünülmüş şeyler var.
Size düşüncelerimi aktaramıyorum belki ama bu 4E'ye nefret duymam ile ilgili değil. 4E bakınca gerçekten güzel bir sistem görüyorum. Değişik. Savaşta artık savaşçılar sadece saldırdım, vurdum demiyor. Büyücülerin büyüleri onları tanrı kıvamına getirmiyor. Ama D&D sisteminde en çok tartışılan konuşar bunlar değildi. Herkes büyücülerin güçlenmesinden nefret eder, gıptayla bakar ama oyuna başlarken agresif barbar olmayı seçerdi. Ama artık 4E'de herkes agresif barbar.
Tek sıkımlık, farklı hareketlerle dolu, taktiksel bir birliktelik ile değişik şeyler başarabileceğiniz ama çokta fazla gerçekçi taktikler kurmak istemediğiniz bir sistem istiyorsanız 4E sizin içindir. Karelerin içinde etrafınızdakilere yapabileceğiniz belirli hareketler bütünlerini matematiksel bir şekilde birleştirmek ve ölme korkusu olmadan az düşün çok zıpla mantığıyla oynamak istiyorsanız 4E sizin sisteminiz. Zor ölen ve o tanrısal seviyelere ulaşma imkanı yüksek olan karakterlere sahip olmak istiyorsanız...
Bazen ben de bunları istiyorum ama... Bana 4E, 2E'den güzel demeyin...!
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
4E de canavarlar artık sadece hedef tahtası haline geldi. Artık onlar amacı olan yaşayan varlıklar değil.
İşin en korkunç tarafı bu sistemi yapanlar, bana göre yüzsüz bir şekilde, eski sistemleri ile dalga geçerek, şimdiye kadar saydığım tüm şeyleri bir gelişim olarak görüyorlar ve bunu çok güzel bir şeymiş gibi önümüze koyuyorlar.
4E şimdiye kadar piyasadaki kitlelere hitaben, FRP oynayanların değil oynamayanların D&D'ye gelmesi için, yalakacasına yapılmış en berbat sistemdir. WoW tarzı oyunların hastalarıdır bunun hedefi ve küçük yaştakilerdir. Tamamen içtenlikten uzak, onca zaman boyunca D&D ile FRP hayatlarını geçirmiş, gerçekten fantastik dünyalara ve konulara meraklı, hayal güçleri çalışan ve FRP'yi gerçekten seven has kitleye yapılan bir ihanettir. D&D 4E ile benim gözümde kaybetmiştir ve bu şekilde düşünenin sadece ben olduğumu sanmıyorum.
İşin en korkunç tarafı bu sistemi yapanlar, bana göre yüzsüz bir şekilde, eski sistemleri ile dalga geçerek, şimdiye kadar saydığım tüm şeyleri bir gelişim olarak görüyorlar ve bunu çok güzel bir şeymiş gibi önümüze koyuyorlar.
4E şimdiye kadar piyasadaki kitlelere hitaben, FRP oynayanların değil oynamayanların D&D'ye gelmesi için, yalakacasına yapılmış en berbat sistemdir. WoW tarzı oyunların hastalarıdır bunun hedefi ve küçük yaştakilerdir. Tamamen içtenlikten uzak, onca zaman boyunca D&D ile FRP hayatlarını geçirmiş, gerçekten fantastik dünyalara ve konulara meraklı, hayal güçleri çalışan ve FRP'yi gerçekten seven has kitleye yapılan bir ihanettir. D&D 4E ile benim gözümde kaybetmiştir ve bu şekilde düşünenin sadece ben olduğumu sanmıyorum.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Vay be baya uzun tartışılmış. Bu sefer konuya çok kısa bir uğrayıp çıkacağım.
4th edition sunuş oynama kolaylığı insanı ayrıntılarla uğraştırmaması gibi konularda avantaj sağlıyor. Bunu kabul ediyorum.
Diğer yandan da olay sanki özetle rol yapma oyunundan av yapma oyununa doğru kayıyormuş gibi. Karakterler biraz savaş makinelerine döndürülmüş insansı (ya da elf cğce her neyse) zayıflıklar mümkün olduğunca götürülmüş.
Aslında animelere çizgi filmlere benzetiyorum. Genelde karakterimiz çok büyük yaratıklarla dövüşür bağlangıçta ufacık cüssesiyle patır kütür döver. Ama ne zaman ki karşısına daha normal ve ufak boyutlarda biri çıksa oldukça zorlanır. D&D de işte bu ufak adamlara benzior oyuncular. Yaratıklar ise yine o kocaman yaratıklar. Sadece korkutucu görünmeleri ama tırt olmaları için tasarlanmışlar sanki.
şöyle diyim. Masa üstü bir oyunu bilgisayar oyununa hata geliştiriyorum arkadaşlarınızla beraber oynadığınız multiplayer bir rpgye tercih edersiniz değil mi?(neverwinter baldurs gate, icewind falan...) Fakat D&d bu tercihin sebeplerini giderek azaltmaya başladı. Sanki Bilgisayar işlemcisi yerine dmyi. Oyunla birlikte gelen senaryolar yerine dmnin yarattığı senaryoları kullanıyoruz sadece.
4th edition sunuş oynama kolaylığı insanı ayrıntılarla uğraştırmaması gibi konularda avantaj sağlıyor. Bunu kabul ediyorum.
Diğer yandan da olay sanki özetle rol yapma oyunundan av yapma oyununa doğru kayıyormuş gibi. Karakterler biraz savaş makinelerine döndürülmüş insansı (ya da elf cğce her neyse) zayıflıklar mümkün olduğunca götürülmüş.
Aslında animelere çizgi filmlere benzetiyorum. Genelde karakterimiz çok büyük yaratıklarla dövüşür bağlangıçta ufacık cüssesiyle patır kütür döver. Ama ne zaman ki karşısına daha normal ve ufak boyutlarda biri çıksa oldukça zorlanır. D&D de işte bu ufak adamlara benzior oyuncular. Yaratıklar ise yine o kocaman yaratıklar. Sadece korkutucu görünmeleri ama tırt olmaları için tasarlanmışlar sanki.
şöyle diyim. Masa üstü bir oyunu bilgisayar oyununa hata geliştiriyorum arkadaşlarınızla beraber oynadığınız multiplayer bir rpgye tercih edersiniz değil mi?(neverwinter baldurs gate, icewind falan...) Fakat D&d bu tercihin sebeplerini giderek azaltmaya başladı. Sanki Bilgisayar işlemcisi yerine dmyi. Oyunla birlikte gelen senaryolar yerine dmnin yarattığı senaryoları kullanıyoruz sadece.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
- Contact:
Bundan bir üstteki yorumunda da çok haklısın Gnomcum. Ama Kapitalizm sağolsun, ruhu öldürebiliyor ne yazık kiDarkgnome wrote:4E de canavarlar artık sadece hedef tahtası haline geldi. Artık onlar amacı olan yaşayan varlıklar değil.
İşin en korkunç tarafı bu sistemi yapanlar, bana göre yüzsüz bir şekilde, eski sistemleri ile dalga geçerek, şimdiye kadar saydığım tüm şeyleri bir gelişim olarak görüyorlar ve bunu çok güzel bir şeymiş gibi önümüze koyuyorlar.
4E şimdiye kadar piyasadaki kitlelere hitaben, FRP oynayanların değil oynamayanların D&D'ye gelmesi için, yalakacasına yapılmış en berbat sistemdir. WoW tarzı oyunların hastalarıdır bunun hedefi ve küçük yaştakilerdir. Tamamen içtenlikten uzak, onca zaman boyunca D&D ile FRP hayatlarını geçirmiş, gerçekten fantastik dünyalara ve konulara meraklı, hayal güçleri çalışan ve FRP'yi gerçekten seven has kitleye yapılan bir ihanettir. D&D 4E ile benim gözümde kaybetmiştir ve bu şekilde düşünenin sadece ben olduğumu sanmıyorum.
And i still wonder if you ever wonder the same!...
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
-
lightflarer
- Kullanıcı

- Posts: 639
- Joined: Tue Feb 05, 2008 10:00 am
- Contact:
her ne kadar sisteminde etkisi olsada tabii ki role play oynayanlara bağlıdır. Biz 4th edition'ta gayet güzel role play oynadık, gerçi daha sonra güç yarışına döndü oyun ama gayette zevkli oluyor Abeir-Toril haritasında. Fakat zindanlarda falan yaratıkların kum torbasından farkı yok onu da söylemeden geçemeyeceğim.Aegron wrote:Neyse birşey yazmıyorum konu sanırım baay saptı 3.5 vs 4E ye döndü bu baslık 4E nin iyi ve kötü yanlarını tartışmak üzere açıldı. 4e yi kötülemek için değil. Rp yapamıyoruz diyorsunuz;
Rp yi sistem yapmaz siz yaparsınız..
Doğrusu ben oyunlarımda rp olarak üzerinizde on going 5 fire damage varsa onu hiç healing packiniz olmadan veya çok fazla bir bilginiz olmadan basit bir biçimde üstünüze su dökerek on going fire damage i durdurmaya izin veriyorum.şimdi bu playerların yaptığı rp değildir de nedir? Rp yapmak gayet basit sadece siz görmelisiniz,Hem sonra hedef tahtası dediğiniz kötü adamlardan biri şu anda onların arkadaşları gibi grubunun içinde geziyor.Ayrıca uyuyan bir adam; helpless targettır kritik vurursun elindeki zarların en iyisini atıcaksın.Yani örneğin level 1 eladrin thiefimiz yine başka bir eladrin thief e vursun.1d4+2d8(backstabber) rougelara con önemli değildir ama yinede 14 olsun yani adamımızın 26 canı var. biz ise 20 vurduk ki bize coupe de grace yiyen biri bloodied olursa o tur ölüyor. yani aslında 13 vurmamız yetiyordu biz cıvığını bile çıkardık. Ki bunu power kullanarak yapabilirdik.Ã?yle yaparsak da diyelim King's Castle yani her 5dk da bir yapabileceğimiz encounter powerımızı kullanıyoruz (ki encounter sonunda 5dk dolmasa da doluyor ve bakınız daily kullanmadım hiç) aa ne tesadüf 2[w]+dex mod eğer brutal scoundrel kullansaydık (ki bunu genelde brutaller kullanır) str modumuz da eklenecekti. +3 dex mod eklesek 27 vurmuş oluyoruz. Bakın tamamen hatalı bir encounter powerla dahi level 1 de kendi kendimi öldürdüm hem de ezici bir biçimde.
Ayrıca healing surge harcamak o kişinin ölüyor olması anlamına gelir şöyle açıklayayım, Bleach veya Naruto izleyenler bilir. İchigo'ya ya da Naruto'nun ne zaman biri canına okusa o adam bi daha ayağa kalkar.Peki bu güç nerden geliyor? Ichigo'ya sorarsanız ruhsal enerjisinden, Naruto'ya sorarsanız Chakra'sından. Hayır.Hepsi gaza gelip ölmeyeceğini düşünüyor.İşte vücut bunu yaptığınız zaman fiziksel olarak ta kendini yaralardan silkiyor.Healing Surge mantığı budur.Ha bir de second wind i o arkadaş çok fazla gereksiz yere harcıyor. Dying olduğunuz zaman sizi kurtaracak şey healing surgelerdir.Bir cleric sizi kurtarmak için heal check atabilir ama bu sadece siz healing surge harcarsanız işe yarar öbür türlü bir encounter veya daily power harcayacak ve bir healing surge kaybedecektir.Ki dying durumunda stabilize olmak ancak healing surge harcayıp 0 a çıktığınızda olabilir.Bu da gerçekten ya critical(20) attığınızda mümkün öbür türlü üç defa 10 veya altında atmamaya çalışacaksınız.Yani healing surgeler hayat kurtarır. Ã?yle hiçbirşey olmasın demek karaktere çok zor. 4E de yanlışlıkla gruba tam ayarında npc ayarladım derken az daha goblinler tarafından öldürüyordum. Nitekim Rangerları daha önce de dediğim gibi yüksek bir yerden bi npc tarafından itilerek öldürüldü. Yani taktiksel olarak ayarlayamadığınız zaman çok sorun çıkıyor. Daha level 1 eladrin rouge iken bile bir orc'u (ki orklar level 1 bir rouge a göre oldukça güçlüydü öldürene kadar wizardla az çalışmadık) diğer orc'un üstüne attım ve onları birbirine çarptırarak prone ettim.Son kalanı da wizard sleep attı ve coupe de grace ile bloodied yaptık ve öldürdük. YAni tamamen taktiksel yaklaşılabiliyor. Sadece hayal gücü isteniyor sizden. 2E de Dark Sun'ı wizard olarak oynadığım da oldu. Ben gayet 4e den haz alıyorum.Bunun nedeni "adam öldürüyorum, egomu tatmin ediyorum" değil. Ölümden korkmak değil, gayet sonucunu bilmediğiniz cesaret isteyen hareketler yapmamızdı. Ayrıca etrafımda kafasında büyünün manyadığı dönemden bir yaratık geçerse gayet korkarsın, ki sistemde böyle yaratıklar da var. Spellplauge döneminde kalmış yarasını kendi işine geldiği açıdan kullanıyor ve sizin canınıza okuyor. Tek sıkımlık agresif barbar olmak isteyen kimse öyle her istediğini de olamıyor, bir wizardsan hele bir sesini çıkarmayı dene bak ne yapıyorlar.Ayrıca 4th ed. ev kuralı kabul edemezsin demiyor. örneğin ben oyunlarımda untrained skillerinizde lütfen levelinizin yarısını ekleyip vermeyin diyorum.Evet güzel bir uygulama level farkı olanları gayet güzel de ayırıyor bence.Ama bazı yerlerde de araların1-2 level farkı var diye o kadar abartılmasın diye bazı durumlarda söylüyorum.Ayrıca şimdi 2E ile 4E arasında şöyle birşey var. 2E 20 levela gelmek 1 yıldan biraz daha fazla zaman alıyor. 4E de ise adamların level 4 e gelmesi bir ay anca almıştır ki bunların daha 11 ayı var yaklaşık 20 ye yaklaşması için yani çook zor hadi oldu diyelim 4e nin limiti level 30 ve anca o kısma geldiğinizde 2E nin level 20 büyülerini daha yeni yeni yapıyorsunuz.Ama Resurrect kadar güçlü bir cleric büyüsü 4E de yok. Dirilen adam 3 milkestone ver heşeyine -1 alarak başlıyor. 3 milestone alan adam en fazla 6 encounter görmüş adama eşit geliyor. Bu da demek oluyor ki ölen adamın arkadaşı en az level 8 olmalı ki bu çok büyük sorun demek, level 8 adam 6 encounter görmüş sayılırsa ve herşeyine -1 alırsa bu adam daha ileri gitmesi 1 oyun belki kastırırsa şansı yaver gider.
2E'ye gelince 2E ye geçmeden önce tüm Tanrıları öldürdüler ve bunun bir rpsini göremiyorum. Ama 4E ye geçerken bir yüzyıl geçti aradan ve Cyric var ama bir planar gezegende hapis tutuluyor. Helm Cyric ve Shar tarafından öldürüldü. Halastar öldü ve sapkınlıkları daha da sapkınlaştı. Elminister kayboldu. Peki 2E'ye geçilirken niye tüm tanrılar öldü? Niye hatırlamıyoruz? Ã?ünkü umrumuzda değildi. Ã?ünkü 2E den beri dnd bir powerplay oyunu ve kimse bunu kabullenemiyor. 4E ye geçilmesine karşı çıkmak bence sadece "eskiden ne güzeldi" diyebilmek veya yeni sistemleri öğrenmeye üşenmek olabilir gibime geliyor. şayet Tiefling,Aasimar,Elf,Eladrin (moon elf veya Sun elf),Genasi,Half-fiend,Werewolf zaten oynadığınız karakterler, hatta kimileri half-dragon ,changeling oynadı. şimdi half-dragon oynayan kişi diyebilir mi ki, dragonborn çok saçma oldu.Ã?ünkü kendisi de biliyor ki monster manulde half-dragon u seçip o da oynadı. Doğrusu şimdiye kadar 3.5 oynarken hiç öyle umrumda değildi aman güçlü olsun falan, 17 charismayla gezen wizard gibi karakterler az yapmadım.4E ye geçince de hiçbir farklılık hissetmedim çünkü 2E , 3E veya 4E hiçbiri fark etmiyor.Hepsi de roleplaying oyunu, roleplay yapmak istemeyen 4E powerplay zaten diyip yapmaz çünkü aslında biliriz ki içinde onun istediği roleplay yapmak değildir.Dediğim gibi hiç ama hiç 2e den 3e ye , 4E geçerken hiç sorun yaşamadım.Ã?ünkü rp yapmak istiyorum kalanını umursamıyorum ve hiç de sorun çıkmıyor.Bunu bence bir kendiniz de düşünün, acaba sorun yeni sistemde mi yoksa sizde mi? Size birşey diyeyim mi? Bazen sorunu kendinizde arayarak cevabı bulabiliyorsunuz.Çok kolay.
Ayrıca healing surge harcamak o kişinin ölüyor olması anlamına gelir şöyle açıklayayım, Bleach veya Naruto izleyenler bilir. İchigo'ya ya da Naruto'nun ne zaman biri canına okusa o adam bi daha ayağa kalkar.Peki bu güç nerden geliyor? Ichigo'ya sorarsanız ruhsal enerjisinden, Naruto'ya sorarsanız Chakra'sından. Hayır.Hepsi gaza gelip ölmeyeceğini düşünüyor.İşte vücut bunu yaptığınız zaman fiziksel olarak ta kendini yaralardan silkiyor.Healing Surge mantığı budur.Ha bir de second wind i o arkadaş çok fazla gereksiz yere harcıyor. Dying olduğunuz zaman sizi kurtaracak şey healing surgelerdir.Bir cleric sizi kurtarmak için heal check atabilir ama bu sadece siz healing surge harcarsanız işe yarar öbür türlü bir encounter veya daily power harcayacak ve bir healing surge kaybedecektir.Ki dying durumunda stabilize olmak ancak healing surge harcayıp 0 a çıktığınızda olabilir.Bu da gerçekten ya critical(20) attığınızda mümkün öbür türlü üç defa 10 veya altında atmamaya çalışacaksınız.Yani healing surgeler hayat kurtarır. Ã?yle hiçbirşey olmasın demek karaktere çok zor. 4E de yanlışlıkla gruba tam ayarında npc ayarladım derken az daha goblinler tarafından öldürüyordum. Nitekim Rangerları daha önce de dediğim gibi yüksek bir yerden bi npc tarafından itilerek öldürüldü. Yani taktiksel olarak ayarlayamadığınız zaman çok sorun çıkıyor. Daha level 1 eladrin rouge iken bile bir orc'u (ki orklar level 1 bir rouge a göre oldukça güçlüydü öldürene kadar wizardla az çalışmadık) diğer orc'un üstüne attım ve onları birbirine çarptırarak prone ettim.Son kalanı da wizard sleep attı ve coupe de grace ile bloodied yaptık ve öldürdük. YAni tamamen taktiksel yaklaşılabiliyor. Sadece hayal gücü isteniyor sizden. 2E de Dark Sun'ı wizard olarak oynadığım da oldu. Ben gayet 4e den haz alıyorum.Bunun nedeni "adam öldürüyorum, egomu tatmin ediyorum" değil. Ölümden korkmak değil, gayet sonucunu bilmediğiniz cesaret isteyen hareketler yapmamızdı. Ayrıca etrafımda kafasında büyünün manyadığı dönemden bir yaratık geçerse gayet korkarsın, ki sistemde böyle yaratıklar da var. Spellplauge döneminde kalmış yarasını kendi işine geldiği açıdan kullanıyor ve sizin canınıza okuyor. Tek sıkımlık agresif barbar olmak isteyen kimse öyle her istediğini de olamıyor, bir wizardsan hele bir sesini çıkarmayı dene bak ne yapıyorlar.Ayrıca 4th ed. ev kuralı kabul edemezsin demiyor. örneğin ben oyunlarımda untrained skillerinizde lütfen levelinizin yarısını ekleyip vermeyin diyorum.Evet güzel bir uygulama level farkı olanları gayet güzel de ayırıyor bence.Ama bazı yerlerde de araların1-2 level farkı var diye o kadar abartılmasın diye bazı durumlarda söylüyorum.Ayrıca şimdi 2E ile 4E arasında şöyle birşey var. 2E 20 levela gelmek 1 yıldan biraz daha fazla zaman alıyor. 4E de ise adamların level 4 e gelmesi bir ay anca almıştır ki bunların daha 11 ayı var yaklaşık 20 ye yaklaşması için yani çook zor hadi oldu diyelim 4e nin limiti level 30 ve anca o kısma geldiğinizde 2E nin level 20 büyülerini daha yeni yeni yapıyorsunuz.Ama Resurrect kadar güçlü bir cleric büyüsü 4E de yok. Dirilen adam 3 milkestone ver heşeyine -1 alarak başlıyor. 3 milestone alan adam en fazla 6 encounter görmüş adama eşit geliyor. Bu da demek oluyor ki ölen adamın arkadaşı en az level 8 olmalı ki bu çok büyük sorun demek, level 8 adam 6 encounter görmüş sayılırsa ve herşeyine -1 alırsa bu adam daha ileri gitmesi 1 oyun belki kastırırsa şansı yaver gider.
2E'ye gelince 2E ye geçmeden önce tüm Tanrıları öldürdüler ve bunun bir rpsini göremiyorum. Ama 4E ye geçerken bir yüzyıl geçti aradan ve Cyric var ama bir planar gezegende hapis tutuluyor. Helm Cyric ve Shar tarafından öldürüldü. Halastar öldü ve sapkınlıkları daha da sapkınlaştı. Elminister kayboldu. Peki 2E'ye geçilirken niye tüm tanrılar öldü? Niye hatırlamıyoruz? Ã?ünkü umrumuzda değildi. Ã?ünkü 2E den beri dnd bir powerplay oyunu ve kimse bunu kabullenemiyor. 4E ye geçilmesine karşı çıkmak bence sadece "eskiden ne güzeldi" diyebilmek veya yeni sistemleri öğrenmeye üşenmek olabilir gibime geliyor. şayet Tiefling,Aasimar,Elf,Eladrin (moon elf veya Sun elf),Genasi,Half-fiend,Werewolf zaten oynadığınız karakterler, hatta kimileri half-dragon ,changeling oynadı. şimdi half-dragon oynayan kişi diyebilir mi ki, dragonborn çok saçma oldu.Ã?ünkü kendisi de biliyor ki monster manulde half-dragon u seçip o da oynadı. Doğrusu şimdiye kadar 3.5 oynarken hiç öyle umrumda değildi aman güçlü olsun falan, 17 charismayla gezen wizard gibi karakterler az yapmadım.4E ye geçince de hiçbir farklılık hissetmedim çünkü 2E , 3E veya 4E hiçbiri fark etmiyor.Hepsi de roleplaying oyunu, roleplay yapmak istemeyen 4E powerplay zaten diyip yapmaz çünkü aslında biliriz ki içinde onun istediği roleplay yapmak değildir.Dediğim gibi hiç ama hiç 2e den 3e ye , 4E geçerken hiç sorun yaşamadım.Ã?ünkü rp yapmak istiyorum kalanını umursamıyorum ve hiç de sorun çıkmıyor.Bunu bence bir kendiniz de düşünün, acaba sorun yeni sistemde mi yoksa sizde mi? Size birşey diyeyim mi? Bazen sorunu kendinizde arayarak cevabı bulabiliyorsunuz.Çok kolay.
-
SacoKhan
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2585
- Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
- Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
- Contact:
Açıkçası, mathius arkadaşım, keşke biraz daha okunaklı ve aralarda mola vererek yazsaydın. Ben şahsen yazdıklarının yarısını anlayamadım çünkü o anki düşünce hızınla yazmışsın.
Ama cevap verebileceklerim var; mesela Dragonborn ve Half-Dragon karşılaştırması. İkisinin aynı şeyler olup olmadığını bir düşünmen gerekiyor.
Onun dışında sistemleri kabullenen bir kişilik sezdim sende. İtiraz etmiyorsun, hatta afedersin ama mantık da aramıyorsun. Sadece rol yapmak istediğini söyledin, güzel bir şey. Takdir ederim seni ama Final Fantasy tarzında bir masaüstü oyunu görmek hiç de hoşuma gitmiyor, hele ki orta çağ temalı bir sistemde.
Uzay çağı, alternatif çağların olduğu sistemlerde karakterlerin "İşte şimdi ben deeee Bodozot Alevi'mi kullanacağım. şimdi işin bitti, Buz toprağın su alevli sarmaşık yaratığı!!" gibi durumları anlayabilirim, çünkü mantıkları kendi içlerindedir. Ama böyle orta çağ ve mitolojiden yararlanılan bir sistemde, kimsenin ölemediği, yaratıkların artık korku veremediği(örn: 3.5ed'da herhangi bir Demon ya da Devil'in intimidate atmasına gerek yok) bir sistemi kabul etmemiz tabiki zor olacak ki ben ne olursa olsun bu sisteme alışmayacağım, uzunca bir süre yeni .5'li sistemi bekleyeceğim. Umarım düzgün bir şeyler yaparlar.
Ama cevap verebileceklerim var; mesela Dragonborn ve Half-Dragon karşılaştırması. İkisinin aynı şeyler olup olmadığını bir düşünmen gerekiyor.
Onun dışında sistemleri kabullenen bir kişilik sezdim sende. İtiraz etmiyorsun, hatta afedersin ama mantık da aramıyorsun. Sadece rol yapmak istediğini söyledin, güzel bir şey. Takdir ederim seni ama Final Fantasy tarzında bir masaüstü oyunu görmek hiç de hoşuma gitmiyor, hele ki orta çağ temalı bir sistemde.
Uzay çağı, alternatif çağların olduğu sistemlerde karakterlerin "İşte şimdi ben deeee Bodozot Alevi'mi kullanacağım. şimdi işin bitti, Buz toprağın su alevli sarmaşık yaratığı!!" gibi durumları anlayabilirim, çünkü mantıkları kendi içlerindedir. Ama böyle orta çağ ve mitolojiden yararlanılan bir sistemde, kimsenin ölemediği, yaratıkların artık korku veremediği(örn: 3.5ed'da herhangi bir Demon ya da Devil'in intimidate atmasına gerek yok) bir sistemi kabul etmemiz tabiki zor olacak ki ben ne olursa olsun bu sisteme alışmayacağım, uzunca bir süre yeni .5'li sistemi bekleyeceğim. Umarım düzgün bir şeyler yaparlar.
And i still wonder if you ever wonder the same!...
Sackohan orta çağ temalı bir oyun olsaydı dnd bir kere büyü olmazdı değil mi?
Ve bu powerlara isim verilmiş niye mi?
"Tide of Iron" adam bildiğin kalkanınla vurarak itiyorsun. Ama "adamı bildiğin kalkanımla vurarark itiyorum." demek yerine işte "Tide of Iron" yaptım deyince bu rp olmuyor.Rp yapan adam; "Adamı kalkanımla itiyorum - Tide of Iron" diyebilir örneğin.Yani adamlar "ahaha işte şimdi işin bitti Tide of Iron gücümü kullanacağım" deyince Order of the Stick'in bildiğimiz aynısı oluyor.Dolayısıyla rpden - experiencelar alıp duruyorsun.Ki mantık aramasam daha önce de dediğim gib ion going 5 fire damage yiyen adama niye üstüne basitçe su döktürerek bu damage i kısayım ya da bitireyim değil mi? Ayrıca Devil-Demon'lar genelde zaten intimidate atmıyorlar genelde bununla ilgili fear veren bir powerları oluyor ve genelde de bu minor olarak veya immidiate reaction tarzı bir şekilde hallediliyor.Kimsenin ölmemesi de kişiye bağlı, yine daha önce dediğim gibi oyuncu karakterlerimden biri bir npc'nin "slide" veren bir powerı yüzünden yüksekten düşerek öldü. Gelecek karakterleri de bir hayaletin yardım isteyen ruhunnu onları tuzağa çekmesini planlıyorum mesela.Bu yüzden onlara bir bataklık tuzağı hazırlamaya çalışıyorum.Mesela bu da gayet ölümcül birşey ve oyuncularım hep ölücez ölücez diyerek gezdiler.Hatta birisi "abi daha fazla oyuncu olmasın katılmasın yoksa düşmanlar güçlenir ölürüz" dediğine şahit oldum.Yani bu daha çok sizin etkileyici oyununuzla alakalı.
Ã?nceki uzuuun konuşma için kusura bakmayın ama o gün biraz yorgundum dolayısıyla yazdıklarımın karmaşıklığına çok da dikkat edemedim.
Ve bu powerlara isim verilmiş niye mi?
"Tide of Iron" adam bildiğin kalkanınla vurarak itiyorsun. Ama "adamı bildiğin kalkanımla vurarark itiyorum." demek yerine işte "Tide of Iron" yaptım deyince bu rp olmuyor.Rp yapan adam; "Adamı kalkanımla itiyorum - Tide of Iron" diyebilir örneğin.Yani adamlar "ahaha işte şimdi işin bitti Tide of Iron gücümü kullanacağım" deyince Order of the Stick'in bildiğimiz aynısı oluyor.Dolayısıyla rpden - experiencelar alıp duruyorsun.Ki mantık aramasam daha önce de dediğim gib ion going 5 fire damage yiyen adama niye üstüne basitçe su döktürerek bu damage i kısayım ya da bitireyim değil mi? Ayrıca Devil-Demon'lar genelde zaten intimidate atmıyorlar genelde bununla ilgili fear veren bir powerları oluyor ve genelde de bu minor olarak veya immidiate reaction tarzı bir şekilde hallediliyor.Kimsenin ölmemesi de kişiye bağlı, yine daha önce dediğim gibi oyuncu karakterlerimden biri bir npc'nin "slide" veren bir powerı yüzünden yüksekten düşerek öldü. Gelecek karakterleri de bir hayaletin yardım isteyen ruhunnu onları tuzağa çekmesini planlıyorum mesela.Bu yüzden onlara bir bataklık tuzağı hazırlamaya çalışıyorum.Mesela bu da gayet ölümcül birşey ve oyuncularım hep ölücez ölücez diyerek gezdiler.Hatta birisi "abi daha fazla oyuncu olmasın katılmasın yoksa düşmanlar güçlenir ölürüz" dediğine şahit oldum.Yani bu daha çok sizin etkileyici oyununuzla alakalı.
Ã?nceki uzuuun konuşma için kusura bakmayın ama o gün biraz yorgundum dolayısıyla yazdıklarımın karmaşıklığına çok da dikkat edemedim.
-
Aegron Linwelin
- Kullanıcı

- Posts: 2614
- Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
- Location: Bursa
- Contact:
Evet oyuncuların da zaten tek sıkıntısı aslında bu kendilerini rp abzında direk ifade edemediklerini söylüyorlar ama bunun tek nedeni aslıdna yine tek nedeni kendileri...
Berkerinde dediği gibi Tide of Iron ayda baska bir powerda önceden sizin kılıcımı savurarak şu şekilde vuruyorum demeniz yerine bunlar power larla bir isim altında toplanmıştır. Size bırakılan ise sadec kendiniz ifade edebilmenin daha iyi yönlerini bulmak...
Berkerinde dediği gibi Tide of Iron ayda baska bir powerda önceden sizin kılıcımı savurarak şu şekilde vuruyorum demeniz yerine bunlar power larla bir isim altında toplanmıştır. Size bırakılan ise sadec kendiniz ifade edebilmenin daha iyi yönlerini bulmak...
Rol yapmak istersen, rol yaparsın. Burası kensin. Ama oyunda rolü kısıtlayan ve derinlik getirmektense yüzeyselleştiren kural sisteminde rol yapamazsın, sana biçilen rolü üstlenir ve uyum sağlamaya çalışırsın. 4E gerek küçük çocukların kakrsızlıklıklarını bastırmak, gerekse de power play yada kendi hataları ve ile oluşan kural boşlukları engellemek için çok oyunun rol yapma kısmını çok fazla kısıtlıyor. Bu sebeple rol yapılmıyor diyoruz.
Bu tartışma, Diablo rol yapma oyunumudur değilmidir tartışmasına benziyor. Rol yapma opyunu olarak sen neyi algılıyorsun, rol olarak neyi algılıyorsun olayı. Bana göre rol yapılmasını kısıtlayan bir sistem, sana göre ise rol yapılmasını kısıtlamayan bir sistem...
* Kalkanla itmeye sınırlama getirliyorsa Rp'den uzaklaştırır.
* Belli bir seviyeye kadar kalkanınla itemiyorsan RP'den uzaklaştırır.
* Bir kişinin belli bir becerisine daha fazla eğilerek diğerlerindn daha iyi yapması engelleniyorsa o RP'den uzaklaştırır.
* Karakter çeşitliliği engelleniyorsa, Rp'den uzaklaştırır.
* Karakterin ölümü değil HP'lerini hesaplamaya başladıysa Rp'den uzaklaştırır.
* İyi ya da kötü süprizler engellendiyse Rp'den uzaklaştırır.
Burada saydıklarımın bir kısmı 3E'de de olan şeyler. Ama kısıtlayıcılıkları 4^'de daha da arttı. Oyuncuların dizginlerini elinde tutmak adına kuralların sıkılığına bu kadar baş vuran bir sistem Rp'den uzaklaştırır. Bu sistemin en güzel adı da 4E'dir.
4E belki TSR'nin adından çıkarak düz mantıkta en yaklaşan sistem olabilir. Oyuncuların yarattıkları karakterler ve oyunculukları ile değil, ellerindeki güçleri en verimli şekilde kullanımları ile başarıyı getiriyor. Ama ben diğer yöntemi dha çok seven birisiyim.
Anime mantığında yaratılmış bir sistem ama animelerin bir yanını yok sayıyor. Animelerde kahramanların yaptıkları br hareket ile kötüleri dize getririrken, kötülerin "Ama bu yapılmaz. Bu imkansızzzzz. Eaaaaaah!" diye bağırmaları. Bunu 3E'de Karakterini özellikle bir konuda uzmanlaştırarak ve gerekli marifetleri alarak yapabilirsin. O adamdan beklenmeyecek güç patlamaları olur belli durumlarda ama diğer zamanlar, alelade ve belki de daha kötüdür. Ama 4E bu olayı önlüyor. Bu seviye sadece şu gücü alabilirsin ve ancak bu kadar güçlü olabilirsin diyor. Düz mantık karakterler yarattıyor.
Power play ve min-max olayını önleyeceğim derken düz mantık karakterler yarattıyorsa da RP'den uzaklaştırır.
Bu tartışma, Diablo rol yapma oyunumudur değilmidir tartışmasına benziyor. Rol yapma opyunu olarak sen neyi algılıyorsun, rol olarak neyi algılıyorsun olayı. Bana göre rol yapılmasını kısıtlayan bir sistem, sana göre ise rol yapılmasını kısıtlamayan bir sistem...
* Kalkanla itmeye sınırlama getirliyorsa Rp'den uzaklaştırır.
* Belli bir seviyeye kadar kalkanınla itemiyorsan RP'den uzaklaştırır.
* Bir kişinin belli bir becerisine daha fazla eğilerek diğerlerindn daha iyi yapması engelleniyorsa o RP'den uzaklaştırır.
* Karakter çeşitliliği engelleniyorsa, Rp'den uzaklaştırır.
* Karakterin ölümü değil HP'lerini hesaplamaya başladıysa Rp'den uzaklaştırır.
* İyi ya da kötü süprizler engellendiyse Rp'den uzaklaştırır.
Burada saydıklarımın bir kısmı 3E'de de olan şeyler. Ama kısıtlayıcılıkları 4^'de daha da arttı. Oyuncuların dizginlerini elinde tutmak adına kuralların sıkılığına bu kadar baş vuran bir sistem Rp'den uzaklaştırır. Bu sistemin en güzel adı da 4E'dir.
4E belki TSR'nin adından çıkarak düz mantıkta en yaklaşan sistem olabilir. Oyuncuların yarattıkları karakterler ve oyunculukları ile değil, ellerindeki güçleri en verimli şekilde kullanımları ile başarıyı getiriyor. Ama ben diğer yöntemi dha çok seven birisiyim.
Anime mantığında yaratılmış bir sistem ama animelerin bir yanını yok sayıyor. Animelerde kahramanların yaptıkları br hareket ile kötüleri dize getririrken, kötülerin "Ama bu yapılmaz. Bu imkansızzzzz. Eaaaaaah!" diye bağırmaları. Bunu 3E'de Karakterini özellikle bir konuda uzmanlaştırarak ve gerekli marifetleri alarak yapabilirsin. O adamdan beklenmeyecek güç patlamaları olur belli durumlarda ama diğer zamanlar, alelade ve belki de daha kötüdür. Ama 4E bu olayı önlüyor. Bu seviye sadece şu gücü alabilirsin ve ancak bu kadar güçlü olabilirsin diyor. Düz mantık karakterler yarattıyor.
Power play ve min-max olayını önleyeceğim derken düz mantık karakterler yarattıyorsa da RP'den uzaklaştırır.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Bir silahla itmeye falan sınırlama getirilmiyor, sadece bak böyle yapabilirsin, bunun için 15 tane feate gerek yok bunun için eğitilmişsin deniyor ki aslında başka seviyelerde de wizard olarak ta bunu denersin ama fighter classı powerı sayesinde bir sürü + bonus alırken wizard classı kalkanıyla itmeye bir o kadar - değer alıyor.Karakter çeşitliliği olarak ta alın bu sabit olanları kullanın denmiyor ama belli bir gücün de üstüne çıkılması engelleniyor. Bir paragon path'ın amacı da zaten. Ve yine yine tekrarlıyorum. Canınız second wind sayesinde ve yüksek hp değerleri yüzünde ölümsüzlük sağlanmıyor. Yine 4 katlı bir binadan (8 metreden) düşerseniz beyniniz yere saçılıyor veya bir su yaratığı sizi suyun içine çektiğinde yeterli tur boyunca grapple ile tutarsa zaten boğuluyorsunuz. Hatta benim oynattığım grupta bir kere kompel bütün grup goblinlere ölüyordu ve level 2lerdi hadi kıyak geçiyim diyip taktiksel birkaç ambush yapmak üzere olan goblini oyundan aldım ve bir türün de elindeki bir powerı kullanmadım. Başka bir yerde yine dediğim gibi grubun rangerı yüksekten düşrek öldü. Yani bilmiyorum siz ne olarak algılıyorsunuz ama en azından artık grubun wizardı kafasına çarpan ağaç dalından ölmüyor. şayet bir elfin veya büyücü diye herahngi bir insanın kafasına ağaç dalı çarptı diye ölmesi bence çok saçma. Bu bizim Türklerin tüpgazın kaçağı var mı diye çakmakla kontrol etmesinden daha saçma hatta bence.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
