Powerplay: Macera1: şeytan kuyusu
Elindeki quarterstaff'ın balta kısmı bir anda düşünce herkes şaşırdı.
"Odun kesmiştim de onun için quarterstaffıma modifiye yapmıştım."
Ve kafasındaki boneyi çıkartıp attı.Elf kulakları ortaya çıkmıştı şimdi.
"Neyse, gidiyor muyuz?"
"Odun kesmiştim de onun için quarterstaffıma modifiye yapmıştım."
Ve kafasındaki boneyi çıkartıp attı.Elf kulakları ortaya çıkmıştı şimdi.
"Neyse, gidiyor muyuz?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Thorkil:devrimk wrote:"Bana yap bana! En cesur benim." dedi Bela. Düşünce balonu:
"Sıkıştım mı uçar kaçarım hem de he he!"
"Bela'cığım ben konuşmamı bitirmeden bir de baktım ki yukarıya çıkmışız bile, o yüzden uçma konusunu edit-oryal bir hassasiyetle erteliyorum. Tehlike kokusu alan var mı?" Burnunu hafifçe kaldırıp havayı kokladı.
.
Thorkil:CLiCKs wrote:"Hadi, Hadi! Gidelim!" dedi bu arada silahını kalkanına vuruyordu.
Gnome dilinde Thorkil'e "Eğer meyç armırın varsa önden hemen fırlarım!" dedi. Tikel partyde Torkil adlı bir büyücü olduğunu söylemişti Bili'ye.(!)
(!): DM izniyle
"Benim Meyç Armırım 'default' olarak var zaten; her extended restten sonra yüzümü bile yıkamadan, hatta çişe gitmeden bile önce Meyç Armor yaparım, 7 saat sürüyo zaten... de... ne alaka? Hadi fırla bakalım o hâlde, biz de arkandan geliyoruz."
.
"Ac'm biraz daha yüksek olsaydı önden ben giderdim ama değil ne yazık ki."
"Arkadan da ben gideyim isterseniz.Bili'nin arkasından."
"Arkadan da ben gideyim isterseniz.Bili'nin arkasından."
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Tek kaşını kaldırdı. "Bana atabileceğin meyç armırın var mı demeye çalışmıştım."dwaxer wrote:Thorkil:CLiCKs wrote:"Hadi, Hadi! Gidelim!" dedi bu arada silahını kalkanına vuruyordu.
Gnome dilinde Thorkil'e "Eğer meyç armırın varsa önden hemen fırlarım!" dedi. Tikel partyde Torkil adlı bir büyücü olduğunu söylemişti Bili'ye.(!)
(!): DM izniyle
"Benim Meyç Armırım 'default' olarak var zaten; her extended restten sonra yüzümü bile yıkamadan, hatta çişe gitmeden bile önce Meyç Armor yaparım, 7 saat sürüyo zaten... de... ne alaka? Hadi fırla bakalım o hâlde, biz de arkandan geliyoruz."
.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Albert Einstein
Bir anlık kararsızlıktan sonra...CLiCKs wrote:Tek kaşını kaldırdı. "Bana atabileceğin meyç armırın var mı demeye çalışmıştım."
Thorkil:
"Meyç armır normal armırla stak olmaz biliyorsun değil mi?" diye sorar. Karşısındaki kişinin karaktrer kağıdına göre Brespleytli ve şildli olması gerekiyordu ama Thorkil'in gözleri de çok okumaktan bozulmuş olabilirdi tabii.
.
Anger ve Bela'nın söyledikleri ile kimse ilgilenmedi ve kulenin daha üst katlarına doğru çıkmaya başladı. En önde isteklliliği üstüne Bili vardı. Arkasından ise Maho ilerliyordu. Anger ise artk hali kalmadığı için en arkada hepsinden sonra çıkacaktı.
Bili üst katın aşağısına göre daha karanık olduğunu fark etti. Cücelerin buralara geldiği kesindi. Dağılmış örümcek ağları bunun kanıtıydı.
Yetersiz ışıktan, etrafını göremese dahi Maho çıktığında daha ilerisini görebiliyordu. Bu seferki tünel onları daha büyük, belkide kulenin dışarıdan görünüşünden dahi daha büyük bir salonun içindeki kurumuş bir havuzun içine çıkatmıştı. Maho Salonun 2 duvarını şeçeniliyordu ancak diğer duvarlar yıklımıştı.
Yukarı kıvrılarak çıkan sütünlar havuzun dört tarafını çevrelemişlerdi ve buradaki en sağlam şeyler kendileri gibi duruyordu.
Bili üst katın aşağısına göre daha karanık olduğunu fark etti. Cücelerin buralara geldiği kesindi. Dağılmış örümcek ağları bunun kanıtıydı.
Yetersiz ışıktan, etrafını göremese dahi Maho çıktığında daha ilerisini görebiliyordu. Bu seferki tünel onları daha büyük, belkide kulenin dışarıdan görünüşünden dahi daha büyük bir salonun içindeki kurumuş bir havuzun içine çıkatmıştı. Maho Salonun 2 duvarını şeçeniliyordu ancak diğer duvarlar yıklımıştı.
Yukarı kıvrılarak çıkan sütünlar havuzun dört tarafını çevrelemişlerdi ve buradaki en sağlam şeyler kendileri gibi duruyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Buranın bu kadar büyük olacağını bilseydim Large veya Huge karakter seçerdim."
Dedi Maho.
Sonra diğerlerinin anlamadığını tahmin etmiş olacak ki:
"Boşverin, ama sanırım cüceler buradan bu kadar korktuğuna göre bu havuzun ayin yeri gibi çevrelenmiş olmasındaki tek sebep güzel gözükmesi değildir."
Dedi Maho.
Sonra diğerlerinin anlamadığını tahmin etmiş olacak ki:
"Boşverin, ama sanırım cüceler buradan bu kadar korktuğuna göre bu havuzun ayin yeri gibi çevrelenmiş olmasındaki tek sebep güzel gözükmesi değildir."
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Bela(Search): 5+17
Maho(Search): 15+2
Maho'nun ve Blea'nın fark ettiği bazı rünler dört sütuna çizilmişti. Tüm rünlerde aynı olan şey hep yarım dailerlerden meydana gelmeleriydi.
1. Sütunda tepe noktaları birincide yukarı , ikincide aşağı ve ilerleyişi takip eder şekilde şekilde ve ardı sıra ilerleyen yarım daire motifleri sütunun tabanından yukarıya doğru çıkıyorlardı.
2. Sütunda tepe noktaları yukarı bakan ve ardı sıra ilerleyen yarım daire motifleri sütunu tek bir sıra olarak çevreliyordu.
3. Sütunda, tümünün tepe noktası yukarı bakan yarım daire motifleri üstüste koyulmuşlardı. En altta 5 yarım daiere varken her katında 1 daha azalıyor ve son katında tek yarım daire ile bitiyordu.
4. Sütunda ise tepe noktaları aşağı bakan ve ardı sıra ilerleyen yarım daireler sütunu tek bir sıra olarak çevreliyordu.
Sütun üstünde her sembolde kendinden sonra gelen sütunu gösteriyordu.
Yukarı çıkan herhangi bir merdiven ve tepede herhangi bir tünel de gözükmüyordu. Ancak bir ayna kendi bulundukları havuzun içini aynen yansıtıyordu. Tek bir farkla. Havuzun içinde kendileri yoktu. Sadece Hepsinin bulunduğu noktada kan lekeleri duruyordu.
Maho(Search): 15+2
Maho'nun ve Blea'nın fark ettiği bazı rünler dört sütuna çizilmişti. Tüm rünlerde aynı olan şey hep yarım dailerlerden meydana gelmeleriydi.
1. Sütunda tepe noktaları birincide yukarı , ikincide aşağı ve ilerleyişi takip eder şekilde şekilde ve ardı sıra ilerleyen yarım daire motifleri sütunun tabanından yukarıya doğru çıkıyorlardı.
2. Sütunda tepe noktaları yukarı bakan ve ardı sıra ilerleyen yarım daire motifleri sütunu tek bir sıra olarak çevreliyordu.
3. Sütunda, tümünün tepe noktası yukarı bakan yarım daire motifleri üstüste koyulmuşlardı. En altta 5 yarım daiere varken her katında 1 daha azalıyor ve son katında tek yarım daire ile bitiyordu.
4. Sütunda ise tepe noktaları aşağı bakan ve ardı sıra ilerleyen yarım daireler sütunu tek bir sıra olarak çevreliyordu.
Sütun üstünde her sembolde kendinden sonra gelen sütunu gösteriyordu.
Yukarı çıkan herhangi bir merdiven ve tepede herhangi bir tünel de gözükmüyordu. Ancak bir ayna kendi bulundukları havuzun içini aynen yansıtıyordu. Tek bir farkla. Havuzun içinde kendileri yoktu. Sadece Hepsinin bulunduğu noktada kan lekeleri duruyordu.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Bela bu söylediklerinden sonra 1. sütuna bakmaya başlar. Yüzünde muzip ve bilmiş bir gülümseme vardır.
Sadece Bela:
Maho:3+2=5(...)
Sadece Bela:
Code: Select all
Bela sütunun üstüne çıktığı anda bir meltem üfler yüzüne. Bu kapalı yerde meltem ne arayabilir diye yandaşlarına söylemek istediğinde artık orada olmadıklarını fark eder tıpkı 1. sütun hariç tüm stunlar gibi.
Yıkılmış duvar parçaları havalanıp dönmeye başlarlar, havuzdan uzakta ama etrafında. Kuvvetli bir rüzgar yıkılmamış duvarların taşlarınıda sökümeye ve diğer taşlara katmaya başlar. Zemin yüzeyinden itibaren ufalanmaya ve ve toz zerrecikleri halinde bu dönüşe katılmaya başlar.
Etraftaki bütün taşlar ve metaller ve kalan her şey ufalanıp yok olurken havuzun içinden alevler yükselir. Alevlerin içinden taş ve topraktan oluşan bir ada yükselir, ortasında ise bir su birkintisi.
Bela 1 HP kaybetti.Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Ups!"
Code: Select all
Bela kılıçlarını çeker. Yeni oluşan adaya doğru yönelir.Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
