Edmond wrote:Bir kombat sırasında eğer iksiri elinde tutmuyorsan (!) çantanı açıp, iksiri alıp, kapağını açıp içersin ve daha sonra eline tekrar kılıcı alırsın. Ã?antanda değil de belindeki kemerde olsun. Düşünsenize yandan size bir kılıç savrulurken kemerden şişeyi çıkarıp tıpayı çıkartıp içip tekrar kılıcı aldınız.
Bu eylem düşman için açık hedef olmasının yanısıra 5 saniyeden fazla sürer ki 5 saniye bir tura eşit diye biliyorum?
Bir tur 6 saniye diye kabul ediyoruz. (adamlar araştırmış bulmuş, yeni icat çıkartmayalım ) Evet Edmond haklısın hesaplarında. Ben hepinizin kemerlerinde iksirler takılı diye kabul ediyorum (cep telefonu kılıfları gibi, iksir şişe kılıfları var cırtcırtlı cırtın nasıl olduğunu merak eden varsa bilahare izah ederim) ve iksir şişeleri 250 ml değil de 100 ml küçük şişeler, camları kalın biraz, öyle kolay kırılmıyor, hele kılıfındayken çok korunaklı. şimdi özet sonuç olarak kemerinizdeki cepten iksir çıkarıp (bir elin boşta olmalı) içmek, (tıpasını da dişinle çekip açtın: hero) 2 saniye yani 4 tık kabul edebilirim. Ancak iki elin doluysa silahını diğer eline alma ya da koltuğunun altına sıkıştırma vs o zaman toplam 3 sn yani 6 tık kabul edilebilir. Yani çift-el silah kullananlar hem iksir içip hem de aynı turda savaşamaz ama hafif silahlıların böyle bir şansı bile var.
Dwaxer soruma cevap istiyorum? Oradaki söyle"me" kısmındaki me nasıl yazılmış? Eskiden "me" varmış da silinmiş şekilde mi? Yoksa söyle" yazıyormuş da birisi "me" mi eklemiş?
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
Edmond wrote:Dwaxer soruma cevap istiyorum? Oradaki söyle"me" kısmındaki me nasıl yazılmış? Eskiden "me" varmış da silinmiş şekilde mi? Yoksa söyle" yazıyormuş da birisi "me" mi eklemiş?
demek ki o iki harf zemin ile aynı renkteymiş, belli belirsiz görünüyor (sende de ne göz varmış hemen farkettin) eklenmişlik ya da silinmişlik filan yok gibi.
N'aptın ya O kadar "söyleme" yazmışsın. Aslında biraz XP'nin kimseye zararı yoktu ama yine de ben zaten ölüm döşeğindeyim iki oyunda da, "There is no chance "
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
Edmond wrote:N'aptın ya O kadar "söyleme" yazmışsın. Aslında biraz XP'nin kimseye zararı yoktu ama yine de ben zaten ölüm döşeğindeyim iki oyunda da, "There is no chance "
Verdim zaten xp'nizi; toplam 300, Balor gelseydi de, eğer yenebilseydiniz yine 300 alacaktınız.
Edmond wrote:Üstlerindeki büyüyü hatırladı. İnsan gibi görünüyorlardı...
(Doğru hatırlamışımdır umarım )
Edmond senin taktığın bir büyülü deri başlık var:
---Hortlak Hortmal"a deriden büyülü bir başlık (Dayanım:+1) bu başlık onu başkalarına normal (canlı) bir insan gibi gösterecektir, tabii illüzyon karşıdaki kişiyi etkileyebilirse;
Karizma => İrade testi
Bu arada bir hatırlatma yapayım:
Gerçi zaten biliyorsunuzdur ama hatırlatma işte
---Hortmal'ın illüzyon yaratan bir şapkası var, "yerse" düzgün bir insan kılığında gözüküyor. Ama yemezse (Karizma -> İrade) karşısındaki kişi gerçek halini görebilir hortlağın. Not: kalabalıkta her hedef için ayrı ayrı zar atılmaz; sadece her yeni ortamda, o ortamın iradesi en yüksek kişisiyle test yapılır ve tek bir test yapılır
---Aegron senin pelerinin devamlı olarak büyülü karanlık yaratmıyor; ancak sen tılsımlı kelimeyi fısıldadığında çalışıyor. Senin vampir görünüşün çok da insandan farklı değil, rengin solmuş gibi o kadar. Ancak vampirler konusunda bilgili biri, o da belki anlayabilir seni. Sarımsaktan nefret edersin, uzaklaşmak istersin, ayrıca aynaya asla bakamazsın.
---Kemiketör sen neticede iskelet tipli biri olduğundan gören şaşıracaktır ama üzerinde yerlere kadar inen kapüşonlu bir cübbe var ve eğer kapüşonu biraz önüne çeker ve yüzünü gölgede bırakırsan, uzaktan insan zannedilebilirsin
Dillendirmeyelim istersen; başkası şaka olsun diye söyleyiverir, güneşte dımdızlak kalırsın Ancak anlamı olmayan, günlük konuşmada kullanılmayan bir sözcüktür.
fmc wrote:Büyü olmadan kazanamayız... Diye düşünür Genç Korucu... Cadıyı rahatça görebildiği bir yere geçerek oklarını cadıya yollar. Eğer çıkabliyorsam çatıya çıkıp tek ok atayım. Yoksa çift ok atabilecek bir yere de geçsem yeter.
Orda silah tablosuna bakarsan, yay kullanmak 6 tık. Yani kısaca özetlersem her oyuncu kendi turunda 12 tık dediğimiz bir birim kadar hamle yapabilir ve ok atmak (oku yaya yerleştirmek de dahil) 6 tık harcatır. Yani eğer kendi turunda ok atmaktan başka hiçbir şey yapmazsan 6'şardan iki defa ok çekip atabilirsin. Ama başka hiçbir şey yapamazsın. Ben senin hançerini kılıfından çekmeni bile serbest (yani tık harcamadan) saydım. Böylece bir turda 3 kere bıçaklayabildin hayvanı. Ã?ünkü hançer kullanmak 4 tık ve 4tık x 3 kez = 12 tık
Neden her silahın kullanımı değişik tık diye sorarsan; çünkü ağır silahları kullanmak ile hafif silahları kullanmak aynı olmamalı bence; yani biri devasa bir baltayı sallayana kadar diğeri bıçağını iki kere saplayabilir.
Bu tık (yani aksiyon puanı) sistemi size çok karmaşık geliyorsa bırakabiliriz arkadaşlar. İsterseniz (tabii burdan canlı çıkarsanız) Pathfinder filan gibi profesyonel bir sisteme geçebiliriz?