Ozan Akademisi

Herkesin kürsüye çıkıp özgürce tartışma başlatabilmesi için…
ElessarTelemnar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 407
Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
Location: Ankara/Bruxelles
Contact:

Post by ElessarTelemnar »

Bedeni Sanki Isiklarin herbirinden bir parcayla donatilmisti ve Hepsine gitmek istiyordu ama daha da onemlisi hepsini merak etmesi Mavi isiga dogru yonelmesinde bir yardimci olmustu adeta."iki kisi arasindaki aski,Aile sevgisini,Neseli gunleri,Kiskancligi, Nefreti yada ofkeyi ve bunlarla ilgili siirler yazmayi sarki soylemeyi herzman ister insan ama benim herzaman bilmek istedigim sey ise bu yazilan siirlerin insanlarda neler uyandirdigi. Muzigin Melodiye karsimini
Insanin varolusunu,ve daha nice seyi hep merak etmisimdir sanirsam bu merak duygumdandirki ..." sozlerini tamamlamais ama mavi isiga dogru ilerlemist
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Güzel öle ise Elessar dedi Firble... Cümlesi bittiğinde tepelerini kaplayan koca bir gökyüzünün altındaydılar. Yıldızlar farklı renk ve şekillerde parlıyor, arada bir ışıklar belirip sonra geçip gidiyorlardı. Garip şekilleri olan daha büyük bir sürü cisim vardı gökyüzünde.. Hepsi birden bir ressamın zorluklar şekillendirdiği usta bir tablo gibiydi.

Bir duygunun nasıl oluştuunu şekillendiini anlamak kolay deildir her zaman iste dedi Firble... Eh aslında ozanın bunu anlaması her zaman gerekmez aslına da bakarsan... Aslında ozan için asıl gereken daha çok hissetmektir. Ve bir duygunun nasıl bir şey olduğunu hissetmek için, önce o duyguyu kendi yaşadığın anları anlatabilmen gerekir her şeyden önce kendine...

İşte ilk sınavın da bu işte Ã?renci Elessar... şu ışıklara bak... Ã?yle uzaklar ki gitmek zor çoğuna dedi Üstad Firble gökyüzünü göstererek... Bazı insanlar gidemeyeceklerini düşündüklerinde merak etmeyi de yasaklarlar kendilerine bu ışıkların ne olduklarını... Firble gülümseyerek devam etti. Ancak bir ozanın en yapmaması gereken şeydir. Hiç gidemeyeceği hiç göremeyeceği şeyleri merak etmekten vazgeçmek.

Sen bu duyguyu kısa süre önce yaşadın nasıl olsa deil mi? Merak duygusunu yaşadın.. Öle ise anlat diğer ışıkların gidebileceğin ama seçmediğin ışıkların sende uyandırdığı merakı anlat... : ) )
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
ElessarTelemnar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 407
Joined: Sun Oct 29, 2006 10:00 am
Location: Ankara/Bruxelles
Contact:

Post by ElessarTelemnar »

Bi dunya dusunun
Elimi uzatsam dokunucam dersin ama aslinda asirlarca uzakta
Orasi oyle bir dunyaki, bizim dunyamizdaki
acimasizlik bulasmamis kalbine cunku hala parliyor
Orasi oyle bir dunyaki orda kimse kimseye dusman degil
ihanet bulasmamis kalbine cunku hala parliyor
Orasi oyle bir dunyaki orda herkes esit
Burjuvazi bulasmamis kalbine cunku hala parliyor
Orasi oyle bir dunyaki orada hayvanlar hep neseli
korku bulasmamis kalbine cunku hala parliyor
Orasi oyle bir dunyaki gece hic olmuyor
Endise bulasmamis kalbine cunku hala parliyor
Orasi oyle bir dunyaki bulmak zorlanma
Kafani kaldir gokyuzune bak ve gordugun pariltiya kalbinle bak
Orasi oyle bir dunyaki
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Üstad Firble hafifçe gülümsedi. Sonra söylenen şarkıyı değerlendirdi. Güzel bir şarkı aslına bakarsan da söylediğin senin.. Merak da uyandırabilecek belki de insan da bir şarkı olabilir kimbilebilir ki...

Ancak senden istediğim bu değil örenci... şimdilik istediğim bana yaşadığın merakı anlatman o merakın sana düşündürdüklerini değil... Bana o anda o yıldızları görmek sana ne hissettirdi. Neleri düşündün? Senin zihninde ve kalbinde onları merak etmek neyi değiştirdi onu anlat örenci.. Başka bir deiş ile yaşadığın duyguyu...

Anlattıın sadece gördüğün şey olması, anlattıına yaşadıın duyguyu da katman gerekiyor mutlaka...

şimdi yeniden dene örenci.. Tekrar bekliyom ben seni...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

aegron17 günlerdir aç yürüyordu suyunun son damlasınıda susuzlugunu gidermek için

harcadı ve yere düştü. Kalktıgı zaman devası bir kapının onunde oldugunu farketti.

Hayatında gördüğü hatta belki dünyadaki en büyük kapıydı bu. Kapının açılmasını isterce

baktı. Açtı ama sevgilsine duydugu hasret onun bu açlıgını bastırıyordu. Ve agzından şu

mısralar dokuldu;

Kalbimde yaşadığını hissettiğim her an,

Tekrar doğuyor aşkımız sanki.

Biliyorum, biliyorum yalan oldugunu ama,

Ne yapayım kalbime söz geçiremiyorum.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Gnom Yoruk kapıyı gıcırdatarak açtı. Kapı açılmayalı ne kadar zaman geçmişti. Aaaaa dedi. Yeni biri gelmiş. şaşırdım. Hala ozan olmak isteyen kaldı mı ki bu Dünyada...

Neyse gel içeri gel gel dedi. Aegron u içeri soktu ve kapıyı kapattı.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

Ã?nünde kapı müzik sesleri ve bir yazı....Nasıl bir yerdi burası böyle Nickoy içini çekti. Oku bir şiir, gir içeriye, demek ha, ilginç derken gülümsedi. Sonra aklına Jedsun geldi, onun kabusu muydu bu yoksa eskiden adamı öldürürdün ve iş orada biterdi. Gerçi hiç haksız yere adam öldürmemişti. bu sabah yaptığı ilkti.

Neyse okuyalım bakalım dedi, oturdu bir köşeye çıkardı Sevgili kardeşinin gitarını yavaş yavaş eski bestesini söyledi

"Ne desem ki şimdi sana..."
Güle baktığım zamanda
Acırım ona umutsuzca
Ã?ünkü koparırlar onu

Düşünmezler, yaşamı ya,
Bilmezler dalında güzel
O Güller yaşayınca hoş
Koparılırsa içi boş
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Kapı birden ağır ağır açıldı... Sanki kapıyı açan kimse hiç acelesi yok gibiydi. Dakikalarca sürmüş gibi gelen bir sürenin sonunda kısa boylu gnom Yoruk kapı aralığından başını uzatarak gelen adama baktı. Hımm sarışın, dev gibi uzun bir adamdı...

İlk şarkın fena değil dedi adama... Hadi buyur içeri dedi. Ve adam içeri girerken kapıyı kapattı. Eee hoşgeldin buraya sen... Ne zamandır kimse yoktu burada... Eh yeni bir kişi daha geldi...

Eh buranın yolu biraz zor bulunur sonuçta dedi Yoruk gülümseyerek... Sonra yüzü biraz ciddileşti, eh Sen eğitim için mi geldi o zaman diye sordu karşısındaki adama..
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

"Eğitim...." dedi Nickoy gülümseyerek, içeriye adımını attı. "Eğitim hayatın bir parçası değil mi ? Ne için eğiteceksiniz beni bakıyorumda buralar bomboş yaşlı adam, geldiğim yerde dolu olur hanlar, gerçi içerisinde cimri insanlar bulunsa da."
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Yoruk kocamaaaan gorunen icinde oturmak icin en resmi koltuklardan bahcelerde gorulecek ufak taslara miderlere kadar her tur seyin oldugu alanda, ayakta duran adama bakti...

Himmm su sizin gibi uzunlar biraz tuhaf oluyor dedi gnom.... Sadece bir metreyi biraz gecen boyuyla karsisindaki adama bakarak..

Kelimeleri fazla ciddiye aliyorsunuz gibi geliyor bazen bana aslina bakarsan eger bence...

Simdi egitimin konusu ozanliktir ziyaretci... Ama egitim sozune takilma bence... Egitim bir rehberdir... Senin ozanlik yolunda ilerlerken kullanabilecegin bir rehber... Yani ziyaretci istersen kullanirsin istersen kullanmazsin akademinin egitimini buna sen karar vereceksin ziyaretci...

Ve herseyden once ziyaretci dedi gnom karsisindaki uzunun kafasinin karisacagini dusunup gulumseyerek... Bu gorduklerinin aslinda bir ruya oldugunu da unutmazsin umarim bence...

Ruyalar yolunu bulmak isteyenler icin birebirdir ziyaretci degil mi bilmiyorum sen ne dersin acaba bu ise ? ? ? ?
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

"Rüya, demek," dedi Nickoy eski bir sandalyeye oturdu, "Peki bu rüyada viski var mı ? Hayat yönümü şaşırtır daha bu sabah haksız yere adam öldürdüm, onun mu etkisi bu rüya, Ozandın kiralık katil mi oldun diyor bana, Bunu bilmiyorum küçük efendi, gece çok zor uyudum uyandığımda da buradaydım, bana ceza mı vereceksin"
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Yoruk gulumsedi... Evet ilginc bir uzunsun sen anladigim kadari ile... Yani en azindan ole gorundun gozume...

Sole diyeyim sana... Akademinin yolunu nasil buldun bilmiyom. Nasil bulduysan aklinin icinde buldun o yolu sen aslinda... Simdi senin aklindaki dusunceler ve bedenin sana ait bu ruyada... Yani bilirsin bazi ruyalarda kendi aklini bile kontrol edemezsin tam olarak...

Ama bu akademi dedi Yoruk kollarini kaldirarak... Burasi kendi kendini yonetir. Ben sadece bekcisiyim buranin...

Sen burada ziyaretci oldugun surece bu salonda istedigini yaparsin ziyaretci... Ama eger egitim alirsin... O zaman eh istedigin kadar uzerinde yuruyebilecegin bir yolda senin yurumen icin rehberlik yapar akadami... Buranin isi budur....

Eh gecmiste de gelenler olurdu bunun icin... Gerci cok azi ogrenciliklerini bitirebildi...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

"Ã?ğretecek olan sen misin bana ozanlığı " dedi Nickoy, sandalyenin üzerinde bacak bacak üzerine attı, küçük gnom'a baktı. " Hayatta her kişi ilginçtir küçük efendi bunu unutma ne yarının ne katacağı bilinmez ne de şimdinin sana ne getireceği, Burası, eski terk edilmiş harabelere benziyor sende oranın bir bekçisi gibisin. Üzerindeki tozları silkeleme vaktidir belki ha." diye güldü yakışıklı adam.
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ufak gnom Yoruk yüzünü buruşturdu...

Hmmm... Burası bir tür rüyadır ziyaretçi.. Tüm ozanların zihni ile vardır.. Burayı yöneten bir irade de var elbette ama gücünü buradan alır akademi...

Eh yıllarca ıssız da kalsa bir gün yeniden canlanma şansı var hala aslına bakarsan akademinin... Canlanması için gereken onu rehber olarak görecek yeni ozanların olması...

Sonuç olarak ziyaretçi burası yol gösterir... Eh aslında her öğretme de yol göstermedir bir bakıma, ama Ozan Akademisi daha bir öle işte... Ve bu işi yapacak olan da, yani yol göstermeyi, ben deilim yalnızca... Ben bekçiyim, akademinin birçok şeyini bilirim ama akademinin gücü benim üstümdir ziyaretçi.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Walter
Yönetici
Posts: 528
Joined: Sat Oct 22, 2005 10:00 am
Location: Gilead
Contact:

Post by Walter »

Nickoy, gitarını çıkardı. Ufak melodiler tıngırtdatırken, aklına bir şarkı düştü uzun zaman önce büyük annesine ve eski yıkılmış bir ülkeye bestelenen bir şarkı. İlk kez duyduğunda bir mızıkadan bu melodiyi çok hoşuna gitmiş ilk kez o zaman ozan olmaya karar vermişti. O melodiyi bir kez daha çaldı belki bu güzel yeri uyandırabilir diye....

Aşk bir sevdadır, seni yakan
Kelimeler yetmez anmaya"
Ã?ünkü yürektedir bir sevda..
Sevda anlatılmaz sevdasıza"

Güneşli bir akşamüstü
Bir Sevda ağlıyor ağlıyor
Bu olayı kimse görmüyor
Ã?ünkü o korkuyor korkuyor" (aaah aah )

Sevda kadındır, aşkınla
Sevda vatandır, korunan,
Sevda çocuktur sarıldığın
Sevda senindir,senin parçan


Bu parça yok oluyor
Güneşli bir akşam üstü
Ölüyor soğuk çelikte,
Göğsünün sol üstü" (aaah aah )

şimdi yerdesin umut yok"
Karanlık üzerine çökmüş
Gözün uzakta uzakta
Bir yıldızı görmüş"

O yıldız ki geceye inat
Bir parlak hale bürünmüş
Karanlığın üzerinde
Bir alev gibi görünmüş :(aaah aah)

İşte o ışıktır sevda,
Geride kimse kalmasa da
Umut vardır elbet
Ne kadar uzak olsa da"

Bir Sevda ölüyor,
Evet bu acı veriyor..
Ama uzakta olsa da
Bir sevda daha büyüyor"
Beş dakika süren savaşlar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaşta korkuyla değil tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan ağlayacak insan kalmış olur.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests