İnsanlar hırslıdır ve de sabırsızlardır yaratılışları gereği. Bir cüce bir zırhın üzerindeki motifi oluştumak için günlerini, yıllarını harcayabilir; bir elf bir enstruman yapmak için yıllarını harcayabilir. İnsanlardaysa bu sabır yoktur... Ve de yayılma hırsları onların yaratılan güzellikleri yok etmesine yol açar. Genelleme yapmak gerekirse, ne kadar güzel olursa olsun bir başkasının eserine saygı göstermezler. Kendileri uğraşıp daha güzel bir eser vermek yerine, o eseri yok etmek gibi daha kolay bir yolu tercih ederler. Bu da onların tahammülsüzlüğüdür.
- Yukarıdakiler genellemedir -
Kral cesurdu ve öfkesiyle kudretli,
Gümüştendi parıldayan miğferi.
Ringil'di kadim kılıcının adı,
Kristallerle donanmıştı mavi kalkanı.
öncellikle pyros'un ne dediğini anlamamışım şeklindeki iç çekişini şiddetle kınıyorum:)Anlamakla kalmamış ve eklenti yapmıştım oysaki neyseki fingolfin benden daha anlatabiliyor.
Erethan; uzun cümleler kuruyorsun, noktalama işaretlerini kullanmıyorsun ve arada kelime yazmayı atlıyorsun. Sanırım insanların seni anlamamaları gayet doğal. Bunlara biraz daha dikkat edersen fikirlerini bizimle paylaşman kolaylaşır.
Bir şey soracağım (yalnız benim mi başıma geliyor öğrenmek için)
Kitaplardan çok etkileniyorum bazen, mesela Artemis Entreri okuduktan sonra gıcık olduğum insanlara gözümü kırpmadan bakarak onları rahatsız etme, Tom Ripley okuduktan sonra Elbetteye elbet deme, Rasitlin okuduktan sonra sadece meyve yemek gibi. (salakça biliyorum)
Night, etkilenmiyor olsaydın burada olur muydun, sence? Ne güzel, okuduğun karakterlerle bütünleşebiliyorsun. Herkes böyle bir şeye sahip değildir. Yani devam, ama abartmadan.
Boşuna mutluluğu aramayın, ancak acılarınızı azaltabilirsiniz.
Hayır etkilenmenin bu boyutu bence pek iyi değil.Oyundaki karakterin gibi olucaksın tabiki ancak bunu oyundayken yapıcaksın, masadan kalktığında
herşey bitmeli.