ben karacabeyde piknik yapalım hadisesini hen istanbul hemde ankara tayfasına neredeyse eşit uzaklıkta diye söylemiştim... hani boğazda fena fikir değil ama ankarada gelecek olan çok olursa istanbulda kalacak yer sıkıntısı filan başlar...
ben, ben hariç dört kişiyi götürürüm... ama benzine biraz sakal atın, araba GTI içiyo benzini
hava biraz düzelince, mesela temmuzda filan o zaman istanbul'da rakı/balık yapsak... ben ankara'dan kendim hariç dört kişi daha getiririm ama nerede kalıcaz? yada rakıları yuvarladıktan sonra nasıl dönücez
abi yeni smirnoffları iskoçyada yapıyorlar... uyuz oldum ben, iskoçyada yapılan votka, tuhaf geldi bana. votka konusunda finlandia derim başka şey demem.
yeni rakı iyidir, export rakı daha da iyidir bence ama hep bulunmuyor...
beyaz şaraba gelince, ben pek haz almam, ama seveni vardır mutlaka. beyaz şarap rakı yoksa eğer balıkla içilebilir.
rakı artı muhabbet de iyidir, oldukça iyidir hemde... eh, çağırın yapalım abi, udu kapar gelirim
moly, açık havada olur mu bu ud işi? hani sanatkar adamsın ya, o bakımdan soruyom. Akustik bakımından bi sorun olur mu, yoksa -Coşkun Sabah gibin- 3 kişilik seyirci topluluğu gördüğünde nerde olursa olsun çalabilir misin?
şimdi sana işin tekniğini de anlatırdım rahibecim ancak sen vampirleri turn etmekle meşgulsun o yüzden kısa keseyim.
Açık havada ud sesi genelde bozuk akorlu gitara benziyor. yani, denemedik değil ama açık hava biraz bozar gibi, açık havaya uygun enstruman getiririz bizde gerekirse...