Açıkçası bu tam anlamıyla benim zıt yöntemimdir... Bence bir DM tamamiyle objektif olmalı ve NPCleri bile hazırlarken bunları oyuncuya göre değil, dünyaya göre hazırlamalıdır: Oyuncunun NPC ile ne yapıp yapmayacağı beni ilgilendirmez; ancak aksi takdirde dünya, sadece oyuncular için dönmüş olur (düz mantıkla bakarsak öyledir tabii). Ama her ne kadar oyunu keyiflendirmek istiyorsak, bence DM hiçbir konuda taviz vermemeli, dünyayı oyuncuya göre şekillendirmemelidir.Ã?nceden hazırladığım NPC'ler genellikle önemli kişilerdir, oyuncularım önce isimlerini duyar, ilgilerini çekerse (yukarıda bir yerde bir arkadaş olta atmaktan bahsetti, o olay yani) ve araştırmaya başlarlarsa adamı/kadını hemen bulmalarına müsade etmiyorum ve biraz meraklandırıyorum. Verdikleri tepkilere göre de NPC'yi detaylandırıyorum (bu genellikle bir sonraki oyun için hazırlık yaparken oluyor), ince ayar çekiyorum ve hem NPC hem de oyuncular hazır olduklarında karşılaştırıyorum...
FRP oyun hikayeleri tazlari...
-
Shadowmaster
- Kullanıcı

- Posts: 402
- Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
- Contact:
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
yaw benim oynattığım oyunda karakterlerin karşısına bi kadın çıkardım.Adamlar kadına neler yaptılar.Buçukluk kadının kıyafetinden içeri bakmaya çalışıyor, cüce kadının üstüne atlayıp...... töbe töbe
(bkz. ilk paragraf
) Hazırlıklı oluyorum yani.
Ben kendi grubumu tanıyorum. En olmadık şeyleri yapıyorlar.walla benim DM lik maceralarım fazla sürmedi, ama oyuncular benim aklımda olmayan bi hareket yaptıında çok felaket tıkanıorum![]()
Bence de böyle olmalı yoksa oyuncular hiç düşünmeden önüne geleni yapıyorlar.Yani bencede oyunlarda NPCler oyuncuya göre hazırlanmamalı o zaman doğaçlama unsuru zarar görür.Oyuncu NPC ye göre davranmalı ters düşerse zaten oyunun kadarini DM o andan itibaren çizer...
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Oyuncular için yaratılmamış bir dünyada asıl sanat ise oyuncuları zorlamamak ancak yönlendirmektir. Yani hazırlıklı olduğun yönü onların istemesini sağlamaktır. Ben ozanların ve onların anlattığı hikayelerin, efsanelerin ve sahne gösterilerinin bu konularda oldukça önemli bir yer teşkil edebileceğine inanıyorum. Bu da biraz olta atma tabir edilen şeyin kapsamına giriyor sayılabilir sanırsam.
Taşlar unutana dek...
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Ben de iç içe geçmiş bir yığın macerayı sokuyorum kafalarına ve bu arada da mümkün olduğunca NPC'lere pek abuk subuk hareketler yapmalarına izin vermiyorum...
Ayrıca şu olayda yapacağım başlarını belaya sokacak denli büyük cıngar çıkartmaktır... Hatta oyunu bitirse bile:
Oyuncuların aciliyetle bulmaları gereken bir adam vardır ve gerekli emir-komuta ve/veya yönlendirmeleri almışlardır. Fakat inat edip yan şehire geçmek ve bu diyardan uzaklaşmak isterler. Ã?ünkü benim onlara göre eğilip büküleceğimi düşünürler...
Adamı bulamazlar, adam ölür. Ayrıldıkları şehir adamı bulmaya en son gidenin maceracılar olduğunu düşünüp peşlerine takılır. Adam meğer başka bir şehrin ya da oyuncuların o anda baş etmesi mümkün olmayan büyük bir gücün ajanıdır. şehirdeki kaynakları sayesinde adamını oyuncuların öldürdüğünü düşünerek onların peşine düşer.
Gitmekte oldukları şehir ise suçlu adamları almakta gönülsüz davranacak ve/veya elemanları para yada çıkar amacı ile arayanlara teslim edecektir.
Oyuncuların zorunlulukları da kesin dille belirtilmeli...
Yoldan gitmeye onları yönlendirin ama yan yolları onlara bırakın...
Saygılarımla...
Ayrıca şu olayda yapacağım başlarını belaya sokacak denli büyük cıngar çıkartmaktır... Hatta oyunu bitirse bile:
Oyuncuların aciliyetle bulmaları gereken bir adam vardır ve gerekli emir-komuta ve/veya yönlendirmeleri almışlardır. Fakat inat edip yan şehire geçmek ve bu diyardan uzaklaşmak isterler. Ã?ünkü benim onlara göre eğilip büküleceğimi düşünürler...
Adamı bulamazlar, adam ölür. Ayrıldıkları şehir adamı bulmaya en son gidenin maceracılar olduğunu düşünüp peşlerine takılır. Adam meğer başka bir şehrin ya da oyuncuların o anda baş etmesi mümkün olmayan büyük bir gücün ajanıdır. şehirdeki kaynakları sayesinde adamını oyuncuların öldürdüğünü düşünerek onların peşine düşer.
Gitmekte oldukları şehir ise suçlu adamları almakta gönülsüz davranacak ve/veya elemanları para yada çıkar amacı ile arayanlara teslim edecektir.
Oyuncuların zorunlulukları da kesin dille belirtilmeli...
Yoldan gitmeye onları yönlendirin ama yan yolları onlara bırakın...
Saygılarımla...
Türklider...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests