Ufak bi Öadır
Ölümün şovalyesi gülümsüyordu. Rahiplerin vurdum duymazlığı karşısında gülümsemesini saklayamamıştı. Elinde Firble'in küllerini taşıdığı kavanoz vardı. Kavanozu elinde sıkıca kavramış ve oldukça donuk bir ifade ile duruyordu.
- Buraya resmi görüşme talebi ile geldim. Bu şekilde davranacaksanız geri döneceğim. Başrahibinizin külleri ile...
- Buraya resmi görüşme talebi ile geldim. Bu şekilde davranacaksanız geri döneceğim. Başrahibinizin külleri ile...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
Savaşçının arkasından bird ses yükseldi; "Boşver o tapınaktakileri bir işe yaramazlar. bir şey yapmazlar senide duyamazlar büyük ihtimalle. Arka kapıya gitmeni tavsiye ederim bir kaç gündür garipleşti burası. Gel sana göstereyim."
Konuşan ince sarışın ve gülümseyen bir adamdı elindede bir deste kağıt tutuyordu.
*Talen Quicksilver
Konuşan ince sarışın ve gülümseyen bir adamdı elindede bir deste kağıt tutuyordu.
*Talen Quicksilver
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Dikkatle karşısındaki adamı süzdü ölümün şovalyesi... 'Arka kapı' diye iç geçirdi. Etkilenmiş bir eda ile yavaşça adamın ardından ilerledi. Oldukça donuk havası ve sakin tavrı ile kafasında adam hakkında bir kaç olgu yükseldi. Kılıcını kavramış şekilde ilerlerdi. Elindeki metal kavanozu kapının önüne bırakmıştı.
- Yol göster bakalım...
- Yol göster bakalım...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
Sarışın adam geniş bir yay çizerek adamı sık arazinin arkasına doğru götürdü. Birşeye bastı ve önlerinde yerden açılan bir kapı yükseldi. İçeriden ayin sesleri geliyordu. Adam bir adım geri çekildi;"Buyrun işte burası şimdi izninizle."
*Talen Quicksilver
*Talen Quicksilver
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Adam dikkatle içeri baktı ve bir adım attı. Anlamadığı biçimde buraya girmek istedi tüm kalbi. Yavaşça içeri ilerlemeye başladı. Doğru olmadığını biliyordu ama istiyordu. Huzur mu yoksa acı mı bekliyordu onu tek bildiği bunu yapmak zorunda olduğuydu...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
İlerleryen savaşçının arkasından bir fısıltı yükseldi;" Gölgelerin, yalanların ve sislerin selamı ile..."
Göz ile fark edilemeyecek kadar hızla çekilen kadim hançer bir an parladı ve ilerleyen adamın sırtından kalbine kadar uzandı.
Yere yığılan Unholy suratında bir tebessüm taşıyordu. Yere düşer düşmez sisleri yükseldi ve yerde sadece eşyaları ve kılıcı vardı.
Sarışın adam gülümsedi ve eşyaların arasından bir kolye aldı. Sırtını dönüp ilerliyordu ki son bir kez daha eşyalara baktı. Destesinden bir kağıt çekti ve;" şanslı günündesin savaşçı Joker çektin." Kağıtı eşyaların üstüne attı ve kayboldu.
*Talen Quicksilver
Göz ile fark edilemeyecek kadar hızla çekilen kadim hançer bir an parladı ve ilerleyen adamın sırtından kalbine kadar uzandı.
Yere yığılan Unholy suratında bir tebessüm taşıyordu. Yere düşer düşmez sisleri yükseldi ve yerde sadece eşyaları ve kılıcı vardı.
Sarışın adam gülümsedi ve eşyaların arasından bir kolye aldı. Sırtını dönüp ilerliyordu ki son bir kez daha eşyalara baktı. Destesinden bir kağıt çekti ve;" şanslı günündesin savaşçı Joker çektin." Kağıtı eşyaların üstüne attı ve kayboldu.
*Talen Quicksilver
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Unholy'nin eşyalarının yanına gitti.Eşyaların onun olduğundan emin olması biraz uzun sürmüştü ama artık emindi.Daha önce de bu kıyafetleri unholy'nin üstünde görmüştü.Elbiseleri almak için eğilirken kartı gördü.Eline aldı ve bir süre inceledikten sonra cübbesinin cebine koydu.E kaldırdı ve tapınağın önündeki boşluğa yığdı.Kısa bir dua ettikten sonra elbiselerin kutsal ateşte yanmasını izledi.Tekrar içeri girdi.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Cüce Gorath çadıra girdi ve Majentaya doğru yöneldi. Gözlerinde parlayan kızıl ateşlerle başrahibin önüne gelerek durdu ve "Dostumun kılıcı için geldim!" dedi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Cüceye baktı.Sonra az önce yanan ateşe...Küllerde bir kılıç parlamaktaydı.Kafasını tekrardan cüceye çevirdi."şu an için kılıcı veremem."Sonra kılıcı alıp tapınağın arkasındaki bir yere götürdü.Döndüğünde konuşmayı bitirdiğini gösteren bir sesle konuştu."Zamanı geldiğinde, eğer gerekiyorsa kılıcı size getireceğiz."
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
