Ufak bi Öadır
Noob firblenin öldürülmesiyle kendini çok büyük bir ızdırap ve kinin içinde buldu,madalyonu eline aldı ve sıktı "onu bizden alanlar , hepsi , hesap verecekler" . Biraz rahatlamak için lordunun tapınağına doğru yola çıkar. Tapınağa gelince artık kararını vermiştir, anlatması gerekiyordur, onun tamamen lorduna kendini bildirmesi için bunu lordunun bilmesi gerekiyordur. Tapınağın içine girer rahibi görür karşısında, üstündeki yeşil elf zırhını çıkarır. Rünle benzenmiş olan vücüduna bakar ve sonra da rahibin gözlerine rahibe doğru ilerler, birden dizlerinin üstüne çöker" ey yüce rahip bunu artık saklamanın bir yararı olmayacağına karar verdim, bunu halkımdan sakladım herkesten sakladım bana güvenenlerden sakladım sadece orman ve diğer patrynler biliyor bunu, evet gördüğünüz gibi karşınızda bir elf patryn var efendim, rün sanatını çok eski zamanlarda sayıları çok azalmış olan ğatrynlerden öğrenen atalarım bunu bir giz olarak sakladılar hep korktular bu sanatı bir elfe uygulamaktan babama dek babam bu sanatı benim üzerime uyguladı ve daha gelişmiş yürek rünü ve rün yapıları kullandı,bana bu gücü nasıl kullanacağımı öğretti. Bende gücümü geliştirdim ve şimdiye kadar bunu saklayarak büyüdüm, bunu halkımdan kimse bilmemeliydi,yasaklanan sanat üzerimde uygulanmıştı, artık huzur buldum yüce rahip büyü dalgasının merkezindeki birinin hizmetkarı olmaktan çok onur duyuyorum" Rahatlamış bir ifadeyle ayağa kalkar ve rahibin bunu nasıl karşılayacağını merak eder.
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
rahip tekrar kendi ekseni etrafında döndü we yine ortam değişti bir çöldelerdi şimdi karşısında gördüğü piramid ise oldukça büyüktü
yüce ruhbanın sesi yankılandı kulaklarında görewin tanrımıza açık seçik küfreden bir ruhbanın uyarılmasını sağlamak onu sen uyaracaksın fakat seni düşman olarak göreceklerini tahmin ediyorsun
yüce ruhbanın sesi yankılandı kulaklarında görewin tanrımıza açık seçik küfreden bir ruhbanın uyarılmasını sağlamak onu sen uyaracaksın fakat seni düşman olarak göreceklerini tahmin ediyorsun
çok zaman geçti çok şey değişti...
-
Dragonfire
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 2005
- Joined: Sun Sep 21, 2003 10:00 am
- Location: Abyss
- Contact:
Tapınağın girişinden içeri önce dev boyutlarda kızıl cüppesi içinde bir adam süzüldü. Ardından onu izleyen kara zırhlı şövalye.
Sadece gerçek inanları içeri girenin gerçekte kim olduğunu görebilmişlerdi.
Bir adım daha önce çıktı ve tapınağa ;" Bu yeni koruyucunuz, tapınak şövalyeniz. Onu tanıyın."
Ardından cüppeli silüet blurlaştı ve yok oldu.
Sadece gerçek inanları içeri girenin gerçekte kim olduğunu görebilmişlerdi.
Bir adım daha önce çıktı ve tapınağa ;" Bu yeni koruyucunuz, tapınak şövalyeniz. Onu tanıyın."
Ardından cüppeli silüet blurlaştı ve yok oldu.
"What is locked can be opened; What is hidden can be found; What is yours will be mine."
Ardında duran adam dikkatle Lord'un gitmesini izledi. Beyaz saçları ardında toplanmış ve üzerindeki Siyah Ejderha pulundan yapılmış zırhın üzerine kırmızı bir cübbe giymişti. Cübbenin tam göğüs kafesinde Atlın bir Ejderha pencesi bir kum saati tutuyordu. Dikkatle etrafını süzmüştü biri geçimişi biri geleceği temsil eden gözleri dikkatle etrafı süzdü. Altın sarısı ve kırmızı gözleri bir an Rahiplere takıldı.
Bir kaç adım ilerledikten sonra Tapınağın ortasında durdu. Çok savunmasız görünmüştü gözüne tapınak...
Bir kaç adım ilerledikten sonra Tapınağın ortasında durdu. Çok savunmasız görünmüştü gözüne tapınak...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
NOOB'a bakarken ve birşey söylemek için ağzını açmışken içeri giren tanrısını gördü.Gözleri ona odaklandı.Sonra o sesi duydu.Sonra tanrısına sessizce bir dua mırıldanmaya başladı ve önünde kaybolmasını izledi.FArkında olmadan madalyonunu tutmuştu.
Sonra şovalyenin önüne gitti.Tanımıştı bu yüzü."Hoş geldin" dedi ve yüzüne hafif bir gülümseme yayıldı.
Sonra şovalyenin önüne gitti.Tanımıştı bu yüzü."Hoş geldin" dedi ve yüzüne hafif bir gülümseme yayıldı.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Karşısındaki adamı süzdü. Adamın gülümsemesine karşı donuk bir ifade ile karşılık vermişti. Ne adamın onu tanıdığına dair verdiği ifadeyi ne de adam hakkında bir yakınlık duymadı içinde. Adamın üzerindeki kıyafetlerden bir rahip olduğunu anlamıştı.
Başı ile adamı selamladı. Etrafı inceledi tekrar belindeki kızıl saplı kılıç bir an için kırmızı bir aura yaydı ve durdu.
Başı ile adamı selamladı. Etrafı inceledi tekrar belindeki kızıl saplı kılıç bir an için kırmızı bir aura yaydı ve durdu.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Cüce Gorath Unholy'e sadece bir an için baktı ve ardından hızla tapınaktan dışarıya yöneldi. şimdi neler olduğunu biliyordu. Tapınaktan çıktı ve Ölü ruhlar hanına yöneldi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Rahipin ona hediye ettiği yay ı tekarar sıkı sıkı kavradı bu sefer bu yay ı kullancağından daha çok emindi piramidin içlerine doğru ilerlemeye başladı bi takım insan sesleri duyuyordu ama seslerin nerden geldiğini tam kestiremiyordu derin bi nefes aldı seslerin geldiği yöne doğru ilerledi Her adımda tanrısına sesleniyordu
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Duyduğu huzur dolu sesle irkildi piramidin etrafına bakındı ama kimse yoktu çünkü o ses ona kalbinden seslenmişti ama bu sesi kısa süreliğine duymuştu sonra tekrar kalbinden değilde piramidden gelen seslere odakladı kendini içeri giremiyordu mutlaka gizli bi giriş olmalıydı Elini piramidin kahveringi duvarlarında gezdirdi kalbinin derinliklerinden tanrısına seslendi Tanrım benimle olduğunu biliyorum gizli girişi bulmamda bana yardımcı ol bende tanrıma karşı kötü sözler söğleyen ruhbanı bulabileyim ve onu lordumun adına uyarabileyim ardından detect magic büyüsü kullandı
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Gizli geçitin bulunmasıyla birlikte tanrısına şükretti her ne kadar hiç kimseyi incitmek istemesede ona saldırmaya çalışan bi kişiye karşı kendisini korumalıydı o yüzden dikkatli ama hızlı adımlarla yürüyordu insanların bulunduğu yere vardı ve içeri girdi korkmuyordu tanrısının onu koruyacağını biliyordu muhafızı gördü muhafızın uyuduğu belliydi yanında duran hançeri eline aldı birini en savunmasız anında yani uykusunda öldürmenin yanlış bişi olduğunu biliyordu ama yinede yapmalıydı sessizce yaklaştı etrafına tekrar kolçan ettikten sonra hançeri muhfızın boğazına dayadı sonra tanrısından affetmisini isteyerek muhafızın boğazını kesti
RP dışı : benim dışımda gelişecek kısımlarını just_winden izin alarak yazdım
RP dışı : benim dışımda gelişecek kısımlarını just_winden izin alarak yazdım
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest
