ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Elf rahip dev boyuttaki adamı baştan aşağıya süzdü..Lord AZALİN' in sunağından aldığı güç adamın tüm duygularına erişmesini sağlıyordu..Dev boyutlarına şaşmamak gerekirdi çünkü içindeki güç çok fazlaydı..Boyutları gibi ruhuda diğer canlılara tepeden bakan bir yapıdaydı..Rahip bunu adamın "sen her ne isen.." adlı cümlesinden rahatlıkla çıkarıyordu...
Darkslayer bir an geçmişe gitti ve kendini hatırladı. Sevgilisi ve elflerle birlikte yaşadığı ve yalnız kendi mutluluğu için geçirdiği günleri aklına getirdi..Ve sonra o lanet dolu gün gözlerinin önünde canlandı.Sevgilisinin göğsünde açılmış çapraz kılıç izlerini gördü..Gözleri kapanacak fırsatı bulamamıştı..Sonra o aşağılık ırkın kaçamamış ölülerini yerde gördü...İçi acı ve intikamla..Artık birşey için yaşayacaktı..İntikam..ve bunu hem kendi için yapacak hemde elfler adına yapacaktı.Adama döndü:
Bir süre durduktan sonra adama şu sözleri söyledi:
"Her zaman Sheverash ın izindeyim ve ona inanmaya devam ediyorum ama Lord AZALİN içimdeki acıyı hergün besliyorve artık onu rahibiyim..Acıyı hissettikçe intikam için istediğim güç hergün artıyor..Lord AZALİN beni intikamıma yakınlaştırıyor..AZALİN inananlarına
....acının tadını....
....intikamın ateşini...
....korkunun canlılığını...
vaad eder yabancı"
"Bunlar sana yeter mi, acının yoğunluğu ve intikamın ateşi seni ayakta tutar mı? korku ile duyuların açık kalarak kendini hergün acınla beslemek seni güçlü kılar mı?"
Darkslayer bir an geçmişe gitti ve kendini hatırladı. Sevgilisi ve elflerle birlikte yaşadığı ve yalnız kendi mutluluğu için geçirdiği günleri aklına getirdi..Ve sonra o lanet dolu gün gözlerinin önünde canlandı.Sevgilisinin göğsünde açılmış çapraz kılıç izlerini gördü..Gözleri kapanacak fırsatı bulamamıştı..Sonra o aşağılık ırkın kaçamamış ölülerini yerde gördü...İçi acı ve intikamla..Artık birşey için yaşayacaktı..İntikam..ve bunu hem kendi için yapacak hemde elfler adına yapacaktı.Adama döndü:
Bir süre durduktan sonra adama şu sözleri söyledi:
"Her zaman Sheverash ın izindeyim ve ona inanmaya devam ediyorum ama Lord AZALİN içimdeki acıyı hergün besliyorve artık onu rahibiyim..Acıyı hissettikçe intikam için istediğim güç hergün artıyor..Lord AZALİN beni intikamıma yakınlaştırıyor..AZALİN inananlarına
....acının tadını....
....intikamın ateşini...
....korkunun canlılığını...
vaad eder yabancı"
"Bunlar sana yeter mi, acının yoğunluğu ve intikamın ateşi seni ayakta tutar mı? korku ile duyuların açık kalarak kendini hergün acınla beslemek seni güçlü kılar mı?"
Adam avucundakini daha kuvvetli sıktı ve vücudu öfkeyle titrerken eşyayı parçaladı. Eşyanın üzerine tüm gücüyle bastığında sakinleşmeyi başardı...
"Pekala rahip... Sözlerin etkileyici... Geri döneceğim... Lakin geri dönecek olursam yanımda Tanrın adına binlerce ölüm de getireceğim..."
Kara giysili adam hızla arkasını döndü ve arkasına bir daha bakmadan ilerledi...
Yerde eski bir savaş Tanrısının parçalanmış sembolü vardı...
"Pekala rahip... Sözlerin etkileyici... Geri döneceğim... Lakin geri dönecek olursam yanımda Tanrın adına binlerce ölüm de getireceğim..."
Kara giysili adam hızla arkasını döndü ve arkasına bir daha bakmadan ilerledi...
Yerde eski bir savaş Tanrısının parçalanmış sembolü vardı...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Gorath gözlerinde yanan kızıl ışıklarla ve büyük bir hiddetle kaleye doğru ilerledi ve kaleyi görünce durarak ona baktı. İçindeki nefret bir an için yok oldu ama tecavüz edilerek öldürülmüş kadının oyulmuş gözleri yeniden gözlerinin önüne gelince içinde yeniden intikam büyüdü. Nefret şimdi tüm bedenini sarmıştı. Lorduna kendisini içindeki bu nefretle birlikte sunmak istemiyordu ama intikam almak istiyorsa bir an önc lordunun huzuruna çıkmalıydı. Silahsız ellerine baktı ve hayatında ilk defa kendisini yalnız hissetti. Silahını cehennemden kaçmak ve -bakışlarını arkasında süzülen firble'ın ruhuna çevirdi- dostunu kurtarmak için feda etmişti. şimdi kendisini eksik hissediyordu.
Karanlıklardan çıktı ve çığlıklar kalesine doğru ilerledi. Kapısı olmayan kaleye yaklaştı ve duvara dokundu. Duvara dokunması ile içeriye emilmesi bir oldu. Kale onun içindeki intikamı hissediyor olmalıydı. İçindeki intikam o kadar kuvvetliydiki neredeyse dokunması ile içeriye emilmesi bir olmuştu.
Artık elinde olan Firble'ın fülüdüne baktı ve arkasında rahatça süzülen dostunun ruhundan teselli bularak lordunun huzuruna ilerledi. Bakışlarını önünde tutarak lordunun önüe geldi ve "Size hizmet etmek için geldim lordum!" dedi. Arkasındaki Firble'ın ruhuna baktı ve "Onu yeniden geriye getirirseniz sevinirim!" dedi gülümseyerek. Gerçek dostluğun ne demek olduğunu cehennemdeyken anlamıştı. Oradayken Firble ona sorgusuzca güvenmiş ve peşine takılmıştı.
Bakışlarını Lorduna kaldırdı ve lorduna bakınca ezildiğini hissetti. "Bir kervanın saldırıya uğradığını gördüm lordum!" dedi....
Karanlıklardan çıktı ve çığlıklar kalesine doğru ilerledi. Kapısı olmayan kaleye yaklaştı ve duvara dokundu. Duvara dokunması ile içeriye emilmesi bir oldu. Kale onun içindeki intikamı hissediyor olmalıydı. İçindeki intikam o kadar kuvvetliydiki neredeyse dokunması ile içeriye emilmesi bir olmuştu.
Artık elinde olan Firble'ın fülüdüne baktı ve arkasında rahatça süzülen dostunun ruhundan teselli bularak lordunun huzuruna ilerledi. Bakışlarını önünde tutarak lordunun önüe geldi ve "Size hizmet etmek için geldim lordum!" dedi. Arkasındaki Firble'ın ruhuna baktı ve "Onu yeniden geriye getirirseniz sevinirim!" dedi gülümseyerek. Gerçek dostluğun ne demek olduğunu cehennemdeyken anlamıştı. Oradayken Firble ona sorgusuzca güvenmiş ve peşine takılmıştı.
Bakışlarını Lorduna kaldırdı ve lorduna bakınca ezildiğini hissetti. "Bir kervanın saldırıya uğradığını gördüm lordum!" dedi....
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Drow savaşçı kaleye yaklaştıkça içerden gelen sesleri duydu... acı dolu feryatlar.. ve o kadar dehşet verici ve iğrençti ki... drow o umurasamaz ve kaotik bedeninde bile titremeyi hissetti.tifileray wrote:Ve kalenin başında bir savaşçı drow daha belirdi.O karanlık ve lanetli Tanrıça Lloth'un pis mağarası Menzoberanzan'dan sadece gücü bulmak için kaçmış,ölü ork geçidinin yanındaki mağaradan 10 towns'a kadar gelmişti.Sadece o zayıf büyücülerden olmamak için.İstediğini ona verebilecek tek kişinin Lord Azalin olduğunu biliyordu.Ona intikamı verebilecek tek kişinin Azalin olduğunu biliyordu.Gölgelerin içinden geçip kalenin önünde beklemeye başladı...
Yaklaştıkça kanayan duvarlardaki yüzleri gördü. Drow yüzleriydi bunlar acı çeken, korkan... dehşet içinde savaşçıya bakıyorlardı.
Birden Yrael Ur'kelkendi yüzünü gördü orda.
Suret kokuyordu.
Yrael Ur'kel Ã?rümcek kraliçeden kaçmıştı. Ona karşı savaşabilmek için güç aramak için çıktığı yolda dehşetin kucağına düşmüştü. Ensesi karıncalanıyor, midesi katlanıyordu. Dayanamayınca dizlerinin bağı çözüldü ve yere indi.
Acaba bu korku neyin korkusuydu?O lanet tanrıçadan mı korkuyordu? Yoksa bu intikamımını alamamanın kokusu muydu?
birden etrafı bire sağlı sollu ona doğru gelen drow büyücüler gördü. ve yanlarında bir kaç tane rahibde vardı.
rahibeler büyücülere işsret verdilerler. bir anda kadim dilde sözcükler havada uçmaya başladı. büyücüler ellerinde garip ışıklar ve enerjidalgalanmaları ile Yrael Ur'kel e bakmaktaydılar.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Drow kendini toparlayıp ayağa kalktı ve kaleye doğru ilerlemeye başladı.O pis ve korkak tanrıça onu öldürse bile ırkından intikam almaya karar vermişti.Bir gün o mağaraya geri dönecek ve intikamını alacaktı.Bunu biliyordu.şu anda Lloth'un onu izliyor ve ona gülüyor olabileceğini düşündü.Ama Lord Azalin'in müritlerinden biri olduğunda gülemeyecekti...
___________________________________
Ona sarılıyım mı?
Thibbledorf Pwent
Ona sarılıyım mı?
Thibbledorf Pwent
savaşçı hızla palalarnı çekti ve en yakındaki büyüvüya son bir adım kala.. kendini yapışkan örümcek ağlarının içinde buldu. ve aynı aynda göğsüne 3 tane enerj küresi çarptı. ve teni dağlandı. illüzyon olduğuu dşündüğü drowşar gayt gerçel dövüşüyorşardı.
ağlara yapışan drowa elinde yılan kafalı kırbaçları ile iki rahibe yaklaşşmaktaydı. kırbaçların uçlarından gelen tıslamalar gayet gerçekti...
korku işte...yakalanmıştı..lotha geri mi gidecekti
intikam evet bütün drowlardan ona çektirdikleri için intikam istiyordu...
acı... evet daha önce çok yaşamıştı o kırbaçlar gerçekten acıtırdı....
ağlara yapışan drowa elinde yılan kafalı kırbaçları ile iki rahibe yaklaşşmaktaydı. kırbaçların uçlarından gelen tıslamalar gayet gerçekti...
korku işte...yakalanmıştı..lotha geri mi gidecekti
intikam evet bütün drowlardan ona çektirdikleri için intikam istiyordu...
acı... evet daha önce çok yaşamıştı o kırbaçlar gerçekten acıtırdı....
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Prens Azalin'in huzuruna çıkmayı bekleyen Karathas Uzaktan gelen bir sesle dışarıya dikkat kesilir...uzaktan
"ON KASABA SALDIRIYA UğRADI!!!!" diye bir ses duyar Karathas ve derhal atına doğru koşar. Kan beynine hücum etmiştir adeta. Onu durdurmak isteyen AresMajere'nin çabaları boşunadır; çünkü şu anda onu kimse durduramayaktır. Aynı şekilde kaleden çıkar......
(devamı Bal Likörü Salonu'nda KERVANA SALDIRI başlığı altında....)
"ON KASABA SALDIRIYA UğRADI!!!!" diye bir ses duyar Karathas ve derhal atına doğru koşar. Kan beynine hücum etmiştir adeta. Onu durdurmak isteyen AresMajere'nin çabaları boşunadır; çünkü şu anda onu kimse durduramayaktır. Aynı şekilde kaleden çıkar......
(devamı Bal Likörü Salonu'nda KERVANA SALDIRI başlığı altında....)
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Karathas Baardaner kaleden ayrılıp, kalenin çığlıklarını arkasında bırakırken, kafasında brutal bir ses yankılandı:
"Ben sözlerimi tutarım, komutan. Sen bana nasıl ruhunla bağlandıysan, bende sana sözümle bağlıyım"
"YANINDAYIM!!"
"Ben sözlerimi tutarım, komutan. Sen bana nasıl ruhunla bağlandıysan, bende sana sözümle bağlıyım"
"YANINDAYIM!!"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Elrond_Carnesir
- Kullanıcı

- Posts: 98
- Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul-Florya
- Contact:
Kender dönmüştü... Bütün yolculuk boyunca ümidini kaybetmemiş ve sora sora da olsa ( o kadar haritalarına rağmen ) on kasabayı bulmuştu... Onu ayakta tutan hırsı olmuştu... (Bir kenderden pek beklenilmeyecek bir hareket) şimdi on kasabadaydı. DAha önce tatil için geldiği on kasabadan alelacele gitmişti... Bir saldırı haberi ağazdan ağıza dolaşıyordu. Yurduna dönmüştü. Ancak döndüğünde yurdu yerinde yoktu. Haber dogru çıkmıştı. Minik kender haritalarını yüzlerce kez kontrol etmişti.. Ama doğru yerdeydi. Bundan şüphesi yoktu. Ve o an yüreğinde yanan ateşi hissetti. Bu ateşin kime karşı yandığını bilmiyordu. Ancak bilindik birşey vardı. Yüreğinde yanan intikam ateşiydi. Daha önce burada çok güçlü arkadaşları olmuştu. Ve sonunda kalıcak biryeri olmadığından yeniden on kasabaya dönme fikrine varmış bir şekilde yola çıkmıştı. Evet onu ayakta tutan hırsıydı. Minik vücudu şişip bir top halini alana kadar yürümüştü. Ardındanda yuvarlanmıştı. (bu elinde değildi:)) Ve sonunda buradaydı. Ancak daha önce geldiğinde şu anki etrafında hissettiği gücü hissetmemişti. Birşey onu kendine çekiyor ve kenderde gitmek için sabırsızlanıyordu. Yürüdü, yürüdü... Ã?nünde bir kale belirdi. Biliyordu. Nasıl oldugunu bilmiyordu ama biliyordu. Kalenin kapısı yoktu. Kalenin kendisi kapıydı... Kender hipnoz olmuş gibi yürümeye devam etti... Dimdik duvara dogru... Ve inanılmayacak bir şekilde gözden kayboldu...
Lorduna tam saldırı ile ilgili haberi veriyordu ki duvarlardan içeriye geçen kenderi gördü ve kelimeler dudaklarında donup kaldı. Konuşamaz oldu bir anda. Bu kender... Hayır o olamaz...
Uzunca süre öncesiydi... Hatta daha dragonfire'a inanıyordu o zamanlar ve kesinlikle daha cehenneme gitmemişti. İşte o zaman görmüştü bu kenderi. Baltasını çalan, hatta balta ile yetinmeyip tüm handakileri cebine atan ve bir o kadar da pervasız olan bu canlıyı. Onu tepe saçından sürüklemişti bir keresinde ve işte kender yeniden karşısındaydı.
Gorath bakışlarını kenderden lorduna çevirdi ve "Lordum!" dedi. "O buraya girmeyi nasıl başardı?" İçinde intikama olmayanların buraya giremeyeceğini biliyordu ve bir kenderin içinde intikam olması düşüncesi bile ona ters geliyordu. Bir anda eli sırtına gitti ve o anda baltasının orada olmadığını fark etti. Koruması gereken hiç bir şey yoktu bu kenderden ve o zaman ilk defa yanında bir baltası olmadığı için sevindi. Yoksa kender yeniden kıymetli baltasını alabilirdi ve bir anda artık kıymetli bir baltası olmadığınıda fark etti. Sıkıntı içinde iç geçirdi ve yeniden kendisini yalnız hissetti. Elindeki flüdü yeniden lorduna uzattı.
Uzunca süre öncesiydi... Hatta daha dragonfire'a inanıyordu o zamanlar ve kesinlikle daha cehenneme gitmemişti. İşte o zaman görmüştü bu kenderi. Baltasını çalan, hatta balta ile yetinmeyip tüm handakileri cebine atan ve bir o kadar da pervasız olan bu canlıyı. Onu tepe saçından sürüklemişti bir keresinde ve işte kender yeniden karşısındaydı.
Gorath bakışlarını kenderden lorduna çevirdi ve "Lordum!" dedi. "O buraya girmeyi nasıl başardı?" İçinde intikama olmayanların buraya giremeyeceğini biliyordu ve bir kenderin içinde intikam olması düşüncesi bile ona ters geliyordu. Bir anda eli sırtına gitti ve o anda baltasının orada olmadığını fark etti. Koruması gereken hiç bir şey yoktu bu kenderden ve o zaman ilk defa yanında bir baltası olmadığı için sevindi. Yoksa kender yeniden kıymetli baltasını alabilirdi ve bir anda artık kıymetli bir baltası olmadığınıda fark etti. Sıkıntı içinde iç geçirdi ve yeniden kendisini yalnız hissetti. Elindeki flüdü yeniden lorduna uzattı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Ã?ığlıkların kalesine giren meraklı küçük yaratık ve sert yüz hatlarına sahip cüce, bir anda rahip Ares Majere nin de dikkatini çekti...O küçük ve ince yaratık bir halfling i andırıyordu ama biraz farklı duruyordu. Cüce ise elinde tuttuğu flüdü ileri uzatmaktaydı.
Elf rahip ikisinede yaklaşıp:
"bu kale duvarlarından geçebiliyor olmanız, Lord Azalin' in yoluna attığınız ilk adımın göstergesidir."
"Sizi nelerin beklediğini biliyor musunuz"
Elf rahip ikisinede yaklaşıp:
"bu kale duvarlarından geçebiliyor olmanız, Lord Azalin' in yoluna attığınız ilk adımın göstergesidir."
"Sizi nelerin beklediğini biliyor musunuz"
"Beklentiler!" dedi Gorath. "Hepsini aştım." Elindeki flüde baktı ve bakışları flütten arkasında süzülmekte olan Gnome'un ruhuna gitti. "Onları teslim edip Lord Azaline bağlılığımı sunmaya geldim. Kendime karşı olan intikamımı yendim ama şimdi alıcağım bir intikamım daha var." Bir an durdu ve düşündü. "Zamanla alınacak bir intikam!" dedi sonunda.
Rahip Ares'in önüne ilerledi ve "Flüdü sizemi teslim etmeliyim?" diye sordu. "Firble artık geriye gelmeli. Onu geriye getirmek için kaosu arkamda bıraktım." Aklına yaptığı fedakârlık geldi. Baltasını yok edişini düşündü. Hiçbir zaman ellerinden düşmemiş olan baltasını ölüm çukuruna atmıştı Firble'ın ruhunu kurtarmak için. "Beklentiler gelecektede var rahip Ares!" dedi sakin bir şekilde. "Artık beklentilerimin ne olduğunu anlıyorum." Yeniden parlayan kızıl gözlerle homurdandı. "Kendimi tamamiyle Lord Azaline sunmayı bekliyorum. Onun beni kabul etmesini ve onun huzurunda bir savaşçı olmayı. Sonunda ise..." Bakışları kalenin içinde gezindi. "Sonunda ise son intikamımı almayı."
Rahip Ares'in önüne ilerledi ve "Flüdü sizemi teslim etmeliyim?" diye sordu. "Firble artık geriye gelmeli. Onu geriye getirmek için kaosu arkamda bıraktım." Aklına yaptığı fedakârlık geldi. Baltasını yok edişini düşündü. Hiçbir zaman ellerinden düşmemiş olan baltasını ölüm çukuruna atmıştı Firble'ın ruhunu kurtarmak için. "Beklentiler gelecektede var rahip Ares!" dedi sakin bir şekilde. "Artık beklentilerimin ne olduğunu anlıyorum." Yeniden parlayan kızıl gözlerle homurdandı. "Kendimi tamamiyle Lord Azaline sunmayı bekliyorum. Onun beni kabul etmesini ve onun huzurunda bir savaşçı olmayı. Sonunda ise..." Bakışları kalenin içinde gezindi. "Sonunda ise son intikamımı almayı."
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest