Ufak bi Öadır
İçinden Başrahiple yapacağı konuşmanın provasına şimdiden başlayan Thlyrotel, kapıyı açtığı gibi üstüne çullanan ozanla çarpıştı, şaşıran ranger ozanın sorduğu soruyla durumu anladı..
"sen benim odamda ne arıyon yaa"
"Sayın ozan sanırım bir yanlışlık var, sizin odanız hemen şurda, kapısı kırık olan"
"sen benim odamda ne arıyon yaa"
"Sayın ozan sanırım bir yanlışlık var, sizin odanız hemen şurda, kapısı kırık olan"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Dev adam etrafında dönen kargaşayı gözleri kısılı bir şekilde küçümseyerek izledi ve sonra yeniden dikkatini savaşçıya verdi:Unholy wrote:Benim hayatımın amacı Tanrıma hizmet etmek ve kendi amaçlarımı gerçekleştirmek, bana vaat edilen ve Tanrımın tek hediye geçmişi ve geleceği görmemi sağlayan gözlerim... Tanrım her inanına bir hediye sunmaz ve vaat etmez...
"Tanrına yalnızca o en güçlü olduğu için mi tapıyorsun savaşçı? Bu mantığın mahallenin en güçlü kabadayısına hizmet etmekten ne farkı var? O güçlü diye hizmet edilmeyi hak mı ediyor? Tanrın amaçsızca mı var oluyor? Kafamda çok fazla soru işareti var senin dinin hakkında... Başrahibinizin bir yardımcısı filan yok muydu beni öğretilerinizden haberdar edebilecek? Ã?ünkü Tanrı'nı gördüm ama ona soru sormadım... İnananlarından onu öğrenmek istedim..."
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
HAtasını anlayan ozan önce thyrotel den sonra da baş rahipten özür diledi.
O sırada babasının tek armağanı olan elf kulakları dev adamın dediklerini duydu.Dev adamı işaret ederek rahibe:
-Bu adamın söyledikleri mantıklı gibi siz tanrınıza neden tapıyorsunuz, güçlü olduğu için mi. Ã?ünkü her güçlü bir zamanlar güçsüz olduğu için güçlüdür.Aynı cahillik hanından geçmeyen bir bilgelik yolunun olmaması gibi. Ve şu halde bizim de güçsüz olduğumuz düşünülürse, tabii ona göre, biz de mi ilerde tanrı olacaz?...
Suratında sorgulayıcı bir ifadeden çok, öğrenmesi gereken bir şey için saklı kalan bir açlık vardı...Sanki bütün hayatını bu soru da kaybetmişti...
O sırada babasının tek armağanı olan elf kulakları dev adamın dediklerini duydu.Dev adamı işaret ederek rahibe:
-Bu adamın söyledikleri mantıklı gibi siz tanrınıza neden tapıyorsunuz, güçlü olduğu için mi. Ã?ünkü her güçlü bir zamanlar güçsüz olduğu için güçlüdür.Aynı cahillik hanından geçmeyen bir bilgelik yolunun olmaması gibi. Ve şu halde bizim de güçsüz olduğumuz düşünülürse, tabii ona göre, biz de mi ilerde tanrı olacaz?...
Suratında sorgulayıcı bir ifadeden çok, öğrenmesi gereken bir şey için saklı kalan bir açlık vardı...Sanki bütün hayatını bu soru da kaybetmişti...
Ozan FEryat gelecek masalı dediği, elindeki sarımdan bir nefes daha aldı...
güneş tepelerde gezerken gölgesini ayakları altına almış yürüyordu keşiş.hiç zamana aldırış etmezdi ,yollar ise yürümek için vardı zaten .macera ve bilgi için açlığıydı onu yollara iten.gölgeler sahiplerinin altına sinmiş iken yolun sonunda bir çadır gördü keşiş.hiçbir şeyden korkusu olmadan hızlandırdı adımlarını.içinde vazgeçilmez merakı ile yeni umutlar doğdu içinde.az sonra çadırda olacaktı ve kimbilir hangi tanrıya tapanlar karşılayacaktı onu .kafasında çeşitli düşüncelerle çadırın kapısı karşısında durdu.belki biri çıkıpta kendisini davet yada tehdir eder diye bekledi.
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
Tapınağın merdivenlerinden inerken girişte birinin beklediğini gördü yavaş adımlarla oraya doğru yürümeye başladı girişe vardığında bekleyen kişinin bir keşiş olduğunu gördü yüzünde sevecen bir güümseme belirdi
- zamanın ve büyünün tanrısı dragonfire ın tapınağına hoşgeldiniz lütfen içeri buyrun açmısınız veya yorgunmusunuz ?
sonra keşişin içeri girmesini ve cevap vermesini bekledi
- zamanın ve büyünün tanrısı dragonfire ın tapınağına hoşgeldiniz lütfen içeri buyrun açmısınız veya yorgunmusunuz ?
sonra keşişin içeri girmesini ve cevap vermesini bekledi
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
keşiş biraz bekledikten sonra bir rahibenin olamayacağı kadar güzel bir hanım belirmişti merdivenlerde.az daha duygularını dile getirecekti ki bir keşiş olduğu geldi aklına.güzel hanım gözlerinde kendinden de güzel bir ışıkla
- zamanın ve büyünün tanrısı Dragonfire"ın tapınağına hoş geldiniz lütfen içeri buyrun açmısınız veya yorgunmusunuz ? dedi keşişe gülümseyerek.
bir keşiş olabilirdi ama bir keşişe göre fazlasıyla güzellik hayranıydı .yutkunduktan sonra anca dilini çözebildi.
-hoş bulduk güzel hanım. yoksa rahibelerin en güzelimi demeliyim size? diyerek yüzünde bir tebessüm dudaklarında muzur bir gülümseme ile bekledi.
rahibe ise yüzyılların asaletini taşırmışçasına gülüşlerinde keşişin gözlerine bakmaktaydı.
belli bir süre geçtikten sonra keşiş boğazını temizleyerek kendisini tanıttı.
-ben kuzeydoğunun ıssız dağlarından geliyorum ve gözlerinizdeki gibi engin bilgilerin peşindeyim hanım efendi.adım Qu'el'Saruk
Mat-La-Tari"nin karlı zirvelerinden esintiler getirdim size.
- zamanın ve büyünün tanrısı Dragonfire"ın tapınağına hoş geldiniz lütfen içeri buyrun açmısınız veya yorgunmusunuz ? dedi keşişe gülümseyerek.
bir keşiş olabilirdi ama bir keşişe göre fazlasıyla güzellik hayranıydı .yutkunduktan sonra anca dilini çözebildi.
-hoş bulduk güzel hanım. yoksa rahibelerin en güzelimi demeliyim size? diyerek yüzünde bir tebessüm dudaklarında muzur bir gülümseme ile bekledi.
rahibe ise yüzyılların asaletini taşırmışçasına gülüşlerinde keşişin gözlerine bakmaktaydı.
belli bir süre geçtikten sonra keşiş boğazını temizleyerek kendisini tanıttı.
-ben kuzeydoğunun ıssız dağlarından geliyorum ve gözlerinizdeki gibi engin bilgilerin peşindeyim hanım efendi.adım Qu'el'Saruk
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
ne kadar kibar biri diye geçirdi aklından keşişin güzel sözlerine teşşekür etti " buyrun şöyle oturun" ilerdeki kum sandelyeleri gösteriyordu tekrar gülümseyerek konuşmaya başladı " Mat-La-Tari dağını biliorum benim yaşadığım elf yurdundan zirveleri gözükürdü neyse açsınız galiba arzu ettiğiniz bir yemek varmı ? bu arada öğrenmek istediğiniz bilgi nedir sizin için yanıtlayabilirim"
parıltılı gözlerle keşişin oturmasını takip ediyordu.
parıltılı gözlerle keşişin oturmasını takip ediyordu.
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
keşiş güzel rahibenin gülüşlerinde kendini kaybedip kaybedip buluyordu.acaba bu kadın bir cadıda bana büyümü yaptı diye düşünüyordu kendi kendine dalga geçer gibi.yollar onda kendi kendine konuşma alışkanlığı yapmıştı.daha sonra rahibenin gösterdiği yere doğru yürümeye başladılar.rahibenin "Mat-La-Tari dağını biliorum benim yaşadığım elf yurdundan zirveleri gözükürdü neyse açsınız galiba arzu ettiğiniz bir yemek varmı ? bu arada öğrenmek istediğiniz bilgi nedir sizin için yanıtlayabilirim" sözleriyle düşüncelerini toplayan keşiş boğazını temizlemek için öksürdükten sonra cevap verdi.
-ah evet güzel hanım bir ejder kadar açım .lütfen beni mağzur görün. diyerek güldü.
-uzun yollar teptim bilginin peşinde fakat bilmediğim çok az şey olduğunu gördüm .bu biraz beni üzdü açıkcası.ben bir gezginim.yeni diyarlar yeni insanlar tanımak için ,bilgeliğe ulaşmak için yollara düştüm anlıyacağınız. ah afedersiniz biraz aceleciyim sanırım ha ?
-yaşadığım yer dünyanın doruk noktalarından bir güzel hanım .bir çok şehir gök yüzündeki yıldızlar kadar belirgin fakat o yıldızlar kadarda dağınık gözüküyor.içeriye girmeden önce bana şehrinizden ve sizden biraz bahsetmek istermiydiniz.
-ah evet güzel hanım bir ejder kadar açım .lütfen beni mağzur görün. diyerek güldü.
-uzun yollar teptim bilginin peşinde fakat bilmediğim çok az şey olduğunu gördüm .bu biraz beni üzdü açıkcası.ben bir gezginim.yeni diyarlar yeni insanlar tanımak için ,bilgeliğe ulaşmak için yollara düştüm anlıyacağınız. ah afedersiniz biraz aceleciyim sanırım ha ?
-yaşadığım yer dünyanın doruk noktalarından bir güzel hanım .bir çok şehir gök yüzündeki yıldızlar kadar belirgin fakat o yıldızlar kadarda dağınık gözüküyor.içeriye girmeden önce bana şehrinizden ve sizden biraz bahsetmek istermiydiniz.
kaçacak yer yok, yaratılmışsın bir kere...
(rp dışı arkadaşlar üzgünüm şu sıralar oldukça az girebiliyorum nete bunun nedeni yolculuk hazırlıkları we derslerimdir zaten cumadan itibaren just_win 1 aylığına diğer bölgelerde inanan arayışına gidecek misyonerlik görewini farklı yerlerde de uygulamak amacıyla ama feryat şimdi gitmeden önce just_winin sana yetişebildiğini düşünerek cewaplıyorum seni)
ben neden mi Dragonfire'a tapıyorum...
ben kalbimin söylediği aklımın onayladığı şeye taparım neyi içimde hissedersem bu kalp neye aşk ile bağlanır (bu bahsettiğim aşk tanrı aşkıdır) hangi şey benimle daha uyumlu geliyorsa ona taparım kısacası neye uyum sağlamışsa bu akıl ona tapar ama aşk ile sadakat ile we gerektiği zaman ölüm ile...
ben neden mi Dragonfire'a tapıyorum...
ben kalbimin söylediği aklımın onayladığı şeye taparım neyi içimde hissedersem bu kalp neye aşk ile bağlanır (bu bahsettiğim aşk tanrı aşkıdır) hangi şey benimle daha uyumlu geliyorsa ona taparım kısacası neye uyum sağlamışsa bu akıl ona tapar ama aşk ile sadakat ile we gerektiği zaman ölüm ile...
çok zaman geçti çok şey değişti...
keşişi farkeden rahip derhal oraya seyirtti merhaba sayın keşiş nasılsınız buyrun oturun ben size hemen bir yemek hazırlayayım derken ellerini hareketlendiren ruhban bir kase sıcak çorbanın yanında ekmek we tavuktan oluşan ana yemek we bir de acayip görünüşlü tatlı oluşturdu oracıktaki masanın üstüne ... buyrun sizin gibi bilge birini tapınağımızda görmek cidden onur werici...
çok zaman geçti çok şey değişti...
Who is online
Users browsing this forum: Majestic-12 [Bot] and 0 guests
