-efendim diyara yeni katılan bi büyücü var ve lord orene hizmet etmek istioyor ve büyücü bize yaralı olabileceğini düşündüm
ADALETİN,ÖLÖMÖN ve SAVAşIN TAPINAğI(TANRI:OREN
Daha sonra Calis bi güç hissetti NO_FEaR ın yanına doğru ilerledi senin büyücü olduğunu hissedebiliyorum.Ben büyücü Calis efendi yeminer seni görmekte mutlu olacaktır.Beni izle der ve doğruca efendi yeminer in odasına giitiler.Yeminerin odasının kapısını girmek için çalan calis daha sonra içeri girdi ve yeminere
-efendim diyara yeni katılan bi büyücü var ve lord orene hizmet etmek istioyor ve büyücü bize yaralı olabileceğini düşündüm
-efendim diyara yeni katılan bi büyücü var ve lord orene hizmet etmek istioyor ve büyücü bize yaralı olabileceğini düşündüm
No one hears him cry so he turns to evil...
Uçuyordu, kırmızı güçlü kanatlarını hızlıca çarpıyor. kanatlarını çırptıkça kendi güçüne hayranlık duyuyor, tarif edilemez bir haz alıyordu. çünkü o madde düzleme gelmişti. açık gökyüzünde uçmayı, çıkabildiği kadar çıkıp gidebildiği kadar gitmeyi, yok edip aciz yaşamları ölümle buluşturmayı. işkence edip çığlıklarla beslenmeyi, umutların sonu ruhların çalıcısı olan o kendi amacı olarak görüyordu. bu aciz ölümlü insanların içinde yok edilemez olan o, kendini tanrı olarak görüyordu. tanrısı yoktu, ama taptığı vardı. Güç... bu amaç için vardı. güçlenmek ve yok etmek, daha güçlenmek daha yok etmek. çünkü o ateşin, karanlığın kendisinden yaratılmıştı. o kötülüğün güçle buluştuğu son noktaydı o salt kötüydü o Demon du.
Hiçbir zaman evi olmayan cehennemde geçirmişti asırlarını. Açılan kapıyı görmeseydi belkide daha çok asırlarını feda edecekti dipsiz kuyuda. Ã?ağrılan impi yenmek kolay olmuştu o sadece küçük bir varlıktı. Asır zor olan çağrılan impin yerine kapıdan geçmekti. Bir şekilde başardı. Belkide demon lord ları böyle istiyorlardı. Ahh çağırdığı küçük impin yerine dev bir demonun geldiğini gören çırak nede şaşırmıştı ölürken çığlık bile atamamıştı. Ã?ırağın yerine geçip mistik büyünün inceliklerini öğrenmekte zekiceydi. Ã?ırağının çok çabuk öğrenip geliştiğini anlayan ustada ne kadar sevinmişti. Ölürken çırağının neredeyse kendisini geçtiğini anlıyor ve mutlu oluyordu. Öldürdüğü ustanında kitabını alıp gizlerine sahip olmak zekiceydi. Ama şimdi tekrar çırak olmalıydı. Ã?ünkü"
Buraya bir amaç için gelmişti. amacı sadece kendisi için vardı ama aracı Ölüm büyüsü olacaktı.
kendisine söylenenleri düşündü. Ölüm büyüsünü öğrenebileceği en uygun yerin burası olduğunu. demon lordlarından büyük ücretler karşılığında öğrenmişti. Bir şeyler hissetti Karanlığın kalbinden gelen gücün orada aşağıda olduğunu anladı.
Etrafta ölümü yenenler vardı.
Aşağıya doğru dalışa geçti. Büyük kadim binayı görüyor görmese bile hissedebiliyordu. Bu binada ölüm vardı bu binada kaos vardı bu binada GÃ?Ã? vardı. şeklini hızla değiştirip insanların o aciz güçsüz vücuduna büründü. Binanın kapısında muhafızlar vardı. Onları kendisine rakip olarak bile görmüyordu ama saygılı olmalıydı. Ã?ünkü içeride güç vardı. Geceden daha kara ateşten daha sıcak olan güç. Kapıya doğru yürümeye başladı"..
Hiçbir zaman evi olmayan cehennemde geçirmişti asırlarını. Açılan kapıyı görmeseydi belkide daha çok asırlarını feda edecekti dipsiz kuyuda. Ã?ağrılan impi yenmek kolay olmuştu o sadece küçük bir varlıktı. Asır zor olan çağrılan impin yerine kapıdan geçmekti. Bir şekilde başardı. Belkide demon lord ları böyle istiyorlardı. Ahh çağırdığı küçük impin yerine dev bir demonun geldiğini gören çırak nede şaşırmıştı ölürken çığlık bile atamamıştı. Ã?ırağın yerine geçip mistik büyünün inceliklerini öğrenmekte zekiceydi. Ã?ırağının çok çabuk öğrenip geliştiğini anlayan ustada ne kadar sevinmişti. Ölürken çırağının neredeyse kendisini geçtiğini anlıyor ve mutlu oluyordu. Öldürdüğü ustanında kitabını alıp gizlerine sahip olmak zekiceydi. Ama şimdi tekrar çırak olmalıydı. Ã?ünkü"
Buraya bir amaç için gelmişti. amacı sadece kendisi için vardı ama aracı Ölüm büyüsü olacaktı.
kendisine söylenenleri düşündü. Ölüm büyüsünü öğrenebileceği en uygun yerin burası olduğunu. demon lordlarından büyük ücretler karşılığında öğrenmişti. Bir şeyler hissetti Karanlığın kalbinden gelen gücün orada aşağıda olduğunu anladı.
Etrafta ölümü yenenler vardı.
Aşağıya doğru dalışa geçti. Büyük kadim binayı görüyor görmese bile hissedebiliyordu. Bu binada ölüm vardı bu binada kaos vardı bu binada GÃ?Ã? vardı. şeklini hızla değiştirip insanların o aciz güçsüz vücuduna büründü. Binanın kapısında muhafızlar vardı. Onları kendisine rakip olarak bile görmüyordu ama saygılı olmalıydı. Ã?ünkü içeride güç vardı. Geceden daha kara ateşten daha sıcak olan güç. Kapıya doğru yürümeye başladı"..
I am the banisher, the ill will that snuffs the final candle
"Saygılarımı sunarım başrahip,geliş sebebim şu katliam ile Tanrınızın bir ilgisi olup olmadığını merak etmem'dir,Ben bir ilgisi olmadığını düşünüyorum,Lord Orenin bu kadar lüzumsuz ölümleri istemiyeceğini tahmin ediyorum,yada umut ediyorum demeliyim yoksa ölüm çok kolay olurdu...Herneyse eğer ilgisi yoksa bile onun adına yapıldığına eminim buda sizi sorumlu kılar bence en azından sorumluların hakkettiği cezayı bulması için sorumlu kılar...ben kendimi tanıtmadım sanırım...Erethan"
bugün bu katliamdan bahseden ikinci kişiydi erethan.
"Ã?ncelikle, tespitinizde haklısınız. Lord oren istese, ölüm bu diyarda kol gezerdi. Fakat şu bahsettiğiniz katliam hakkında hiçbir fikrim yok, dolayısıyla bu katliam dediğiniz şeyin arkasında tapınağın desteği yoktur. şimdi, şu katliam hakkında biraz bilgi verir misiniz rica etsem?"
gözucuyle dev adamı süzdü; fakat adamda hiç hayat belirtisi yoktu...
"Ã?ncelikle, tespitinizde haklısınız. Lord oren istese, ölüm bu diyarda kol gezerdi. Fakat şu bahsettiğiniz katliam hakkında hiçbir fikrim yok, dolayısıyla bu katliam dediğiniz şeyin arkasında tapınağın desteği yoktur. şimdi, şu katliam hakkında biraz bilgi verir misiniz rica etsem?"
gözucuyle dev adamı süzdü; fakat adamda hiç hayat belirtisi yoktu...
War, war never changes...
"On kasaba civarında bir kervana yapılmış,benim öğrenebildiğim pek birşey yok aslında,yapanların, en azından bir kısmının ,yüzlerini sizi tarif edebilirim..."der ve anlatmaya başlar Erethan,özellikle bir yüz üzerinde yoğunlaşır tasfirleri,sensei'nin yüzü..."...Ayrıca,doğa dışı bir varlığıda sezinledim ki ben bu tip bir hissi ancak üstad Yeminerin uyandırabileceğini tahmin ediyorum,anlatabileceklerim bundan ibaret"
-
Dark_Devil
- Kullanıcı

- Posts: 3
- Joined: Thu Jul 15, 2004 10:00 am
- Location: sakarya
- Contact:
senseı bu kadar katlıamı yaparken vıcdan azabı duymayıp mutluluktan adam kellelerını kesıp kadınlara tecavüz edıyordu Dark_Devil orda onu orda gorup bu yaptıklarını hesabını soracaktı arkasından kafasını govdesınden ayıracaktı ama kendıne guven duyamadı cunku tapınak tan onay beklıyordu belkı o bunları yaparken bırılerıne mesaj gonderıyo olabılırmı ?
"on kasabaya yapılan saldırı, kesinlikle lord orenin iradesiyle yapılmadı, sizi temin ediyorum. Zaten bu lord oren'in yolu değildir. 10 kasabaya saldırılacak zaman henüz gelmedi. Geldiğinde emin olun ki, işin aslını öğrenmeniz için buraya kadar zahmet etmenize gerek kalmayacak.
bahsettiğiniz kişilere gelince, sensei de yeminer de tapınakta kabul görmüş kişilerdir; fakat onların Lord oren'in müttefiki olması, yaptıklarından tapınağın sorumlu tutulabileceği anlamına gelmez.
şimdi, yanıtlarınızı aldığınıza göre, burada hangi sıfatla bulunduğunuzu öğrenebilir miyim, erethan?"
bahsettiğiniz kişilere gelince, sensei de yeminer de tapınakta kabul görmüş kişilerdir; fakat onların Lord oren'in müttefiki olması, yaptıklarından tapınağın sorumlu tutulabileceği anlamına gelmez.
şimdi, yanıtlarınızı aldığınıza göre, burada hangi sıfatla bulunduğunuzu öğrenebilir miyim, erethan?"
War, war never changes...
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Başrahibim ben olay yerine bugün gittim ve olanları gördüm.odaya izinsiz girdigim icin beni bagıslayın fakat konusmalarınıza kulak misafiri oldum...ben oraya vardıgımda eski dostumuz cüce Gorath ordaydı...kensisine bu saldırırın tapınagın iradesi altında yapılmadıgın belirttim ve ona bunun tapınagın iradesinde olmadıgını bagımsız bi hareket oldgunu cevresine duyurması rica ettim...sizden izin almadan vböle bi hareket yaptıgım icin kusura bakmayın fakat herkes bu katliamdan tapınagı sorumlu tutuyordu yannıs anlasılmalara yol acmamak icin bunu yaptım....
başrahipten bir cevap beklerken başrahipin yanında duran beye selam verip kendini tanıttı ölüm sovalyesi...
başrahipten bir cevap beklerken başrahipin yanında duran beye selam verip kendini tanıttı ölüm sovalyesi...
Caradoc The DeathKnight
Dev adam odanın içini ayrıntılı bir biçimde inceliyordu. Bir ara ayağa kalkıp duvardaki bazı yazıtları ve duaları, kaotik anlamsız işaretleri gözlemledi ve düşünüyor gibi gözüküyordu. Adamın başrahiple yalnız kalmadan konuşmayacağı belliydi...burock wrote:burock, dev adamla beraber tapınağın içinde ilerledi doğruca başrahibin özel odasına yolandılar. Tahtadan yapılmış, sade bir kapının önüne geldiklerinde başrahip kapıyı açtı ve içeri girdi. İçeride ahşap, oymalı bi masa vardı. Onun arkasında yine ahşaptan, kollu bi sandalye bulunuyordu, başrahibin sandalyesi. Masanın kapıdan tarafında konuklar için konulmuş 2 sandalye daha vardı. Yan duvarlarda çok dolu olmayan kitaplıklar bulunuyordu. Başrahibin sandalyesinin arkasında, boylamasına upuzun ve arkasını göstermeyecek kadar kalın, gece mavisi renkte bi kumaştan yapılmış bi perde, çekili halde duruyordu. burock, sandalyesine oturdu ve konuğuna oturmasını işaret etti.
"Ã?ncelikle, kim olduğunuzu ve neden lord oren'in yoluyla ilgilendiğinizi öğrenebilir miyim?"
diye sordu; zira bu zamana kadar tapınağa gelen, hatta lord orene kan yeminiyle bağlananlardan bir kişi bile bu konuları merak etmemişti.
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
Ariakas tam kapıyı kapatmıştı ki haddinden fazla ses çıkaran adım sesleri gelmeye başlamıştı ama bu kadar sesi ne burock ne de o büyücü çıkartabilirdi o yüzden içeriye tekrar girip baktığında ağzı bir karış açık kalmıştı dev savaşçı dikkatimden kaçmış dedi Ariakas büyük bir hayrete düşerek ona da selam verdikten sonra
-burocktan tekrar tekrar özür dileyerek- odadan ayrıldı.
-burocktan tekrar tekrar özür dileyerek- odadan ayrıldı.
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: Majestic-12 [Bot] and 2 guests